Ceza Muhakemesi Hukuku

Ceza Muhakemesi Hukuku kategorisindeki güncel hukuki gelişmeler, mevzuat değişiklikleri ve içtihat analizleri.

CMK 182 Kapsamında Duruşmanın Açıklığı ve Aleniyet İlkesinin İhlali: Adliye Pratiğinde Mutlak Bozma Sebepleri

CMK 182 Kapsamında Duruşmanın Açıklığı ve Aleniyet İlkesinin İhlali: Adliye Pratiğinde Mutlak Bozma Sebepleri

Ceza muhakemesinde aleniyet ilkesi, duruşmanın herkese açık yapılmasını ve hükmün aleni tefhimini zorunlu kılan, ihlali halinde CMK m. 289/1-f uyarınca mutlak hukuka aykırılık teşkil eden temel bir yargılama güvencesidir. Genel ahlak veya kamu güvenliği gerekçesiyle verilen kapalılık kararlarında dahi, on sekiz yaşından büyük sanıklar için hükmün açık duruşmada açıklanması yasal bir zorunluluktur.

CMK 180 ve İstinabe Usulünde Vasıtasızlık İlkesinin Sınırları: Büyükşehir Yasağı ve SEGBİS Uygulaması

CMK 180 ve İstinabe Usulünde Vasıtasızlık İlkesinin Sınırları: Büyükşehir Yasağı ve SEGBİS Uygulaması

Ceza muhakemesinde delillerin doğrudan doğruyalığı ilkesi, CMK 180 kapsamında istinabe ve naip hakimlik müesseseleriyle istisnai bir rejime tabi tutulmuştur. Büyükşehir belediye sınırları içindeki istinabe yasağı ve SEGBİS kullanımının önceliği, savunma hakkının kısıtlanmaması adına emredici usul kuralları teşkil eder.

Ceza Muhakemesinde Yer Yönünden Yetki ve CMK Madde 18 Uyarınca Yetkisizlik İddiası Usulü

Ceza Muhakemesinde Yer Yönünden Yetki ve CMK Madde 18 Uyarınca Yetkisizlik İddiası Usulü

5271 sayılı CMK m. 18, ceza yargılamasında yer yönünden yetkisizlik iddiasının ileri sürülme zamanını ve mahkemenin bu husustaki karar verme yetkisini sınırlayan hak düşürücü nitelikte usul kuralları öngörmektedir. Sanığın sorgusundan önce ileri sürülmeyen veya mahkemece bu aşamaya kadar re’sen gözetilmeyen yetkisizlik hususu, yargılamanın ilerleyen safhalarında bir bozma nedeni teşkil edemez.

CMK 178 Kapsamında Hazır Edilen Tanığın Dinlenmesi: Savunma Hakkı ve Usul Sınırları
Delil ve İspat18 Temmuz 2026

CMK 178 Kapsamında Hazır Edilen Tanığın Dinlenmesi: Savunma Hakkı ve Usul Sınırları

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 178, mahkemece reddedilen tanıkların duruşmada hazır edilmesi halinde dinlenmesini zorunlu kılarak silahların eşitliği ilkesini güvence altına alır. Bu hak, davayı uzatma amacı taşımadığı sürece mutlak bir dinleme yükümlülüğü doğurur ve savunma hakkının kısıtlanması riskine karşı en güçlü usulî mekanizmalardan biridir.

5271 Sayılı CMK Madde 174 Uyarınca İddianamenin İadesi: Usul Ekonomisi, Lekelenmeme Hakkı ve Yargıtay İçtihatları Ekseninde Hukuki Analiz

5271 Sayılı CMK Madde 174 Uyarınca İddianamenin İadesi: Usul Ekonomisi, Lekelenmeme Hakkı ve Yargıtay İçtihatları Ekseninde Hukuki Analiz

5271 sayılı CMK'nın 174. maddesi, kamu davası açılmadan önce iddianamenin kanuni şartlara uygunluğunu denetleyen merkezi bir filtre mekanizmasıdır. Suçun sübutuna mutlak etki edecek delillerin toplanmaması veya usuli eksiklikler nedeniyle verilen iade kararları, kovuşturma aşamasının verimliliğini ve şüphelinin lekelenmeme hakkını koruma amacı taşır.

CMK 176: İddianamenin Tebliği, Duruşmaya Çağrı Usulü ve Bir Haftalık Sürenin İhlali

CMK 176: İddianamenin Tebliği, Duruşmaya Çağrı Usulü ve Bir Haftalık Sürenin İhlali

Ceza muhakemesinde savunma hakkının temel taşını oluşturan CMK 176 uyarınca, iddianamenin tebliği ile duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması yasal zorunluluktur. Bu sürenin ihlali veya usulsüz tebligat, CMK 190/2 uyarınca sanığa duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı tanımakta olup, bu hakkın hatırlatılmaması mutlak bozma nedeni teşkil eder.

CMK 173 Kapsamında Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtiraz ve Yargısal Denetim Usulü

CMK 173 Kapsamında Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtiraz ve Yargısal Denetim Usulü

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara karşı CMK 173 uyarınca yapılacak itirazlar, suçtan zarar görenin hak arama hürriyetinin ceza muhakemesindeki en kritik güvencesidir. Tebliğden itibaren iki haftalık hak düşürücü süre, vekile tebliğ zorunluluğu ve sulh ceza hâkimliğinin soruşturmayı genişletme yetkisi uyuşmazlığın usuli çekirdeğini oluşturur.

CMK 171 Uyarınca Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi ve Savcılık Takdir Yetkisinin Denetimi

CMK 171 Uyarınca Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi ve Savcılık Takdir Yetkisinin Denetimi

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi, yeterli şüpheye rağmen savcılığın takdir yetkisini kullanarak kovuşturmayı belirli şartlarla durdurduğu bir usul kurumudur. Şüphelinin denetim altına alınması ve masumiyet karinesi arasındaki denge, özellikle uyuşturucu suçlarında şüpheliye tanınan itiraz hakkı üzerinden Yargıtay içtihatlarıyla şekillenmektedir.

5271 Sayılı CMK 172 Uyarınca Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararının Hukuki Rejimi ve Uygulama Pratiği

5271 Sayılı CMK 172 Uyarınca Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararının Hukuki Rejimi ve Uygulama Pratiği

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, soruşturma evresi sonunda yeterli şüphe eşiğine ulaşılamaması veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde tesis edilen ve kesinleşmesiyle muhakeme şartı niteliği kazanan bir karardır. Bu karara karşı suçtan zarar görenin iki haftalık kesin süre içinde itiraz hakkı bulunmakta olup, karar kesinleşmeden veya yeni delil elde edilip hakim kararıyla kaldırılmadan kamu davası açılması usul hukukuna aykırılık teşkil eder.

CMK Madde 17 Kapsamında Yetki Uyuşmazlıkları ve Ortak Yüksek Görevli Mahkemenin Belirlenmesi: Adliye Pratiği ve Usul Stratejileri

CMK Madde 17 Kapsamında Yetki Uyuşmazlıkları ve Ortak Yüksek Görevli Mahkemenin Belirlenmesi: Adliye Pratiği ve Usul Stratejileri

Ceza muhakemesinde yer yönünden yetki kurallarının ihlali durumunda ortaya çıkan olumlu ve olumsuz yetki uyuşmazlıkları, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılması ilkesini doğrudan etkiler. CMK 17 uyarınca ortak yüksek görevli mahkemenin belirlenmesi sürecinde, uyuşmazlığın Bölge Adliye Mahkemelerinin kuruluş tarihi olan 20 Temmuz 2016 sonrasına tekabül etmesi durumunda çözüm mercii BAM ceza daireleri olup; farklı yargı çevreleri arasındaki uyuşmazlıklarda ise Yargıtay’ın belirleyici rolü ve hak düşürücü sürelerin yönetimi stratejik önem taşır.

CMK Madde 166 Kapsamında Adli Kolluk Denetimi ve Cumhuriyet Başsavcılığı Değerlendirme Raporu Yetkisi

CMK Madde 166 Kapsamında Adli Kolluk Denetimi ve Cumhuriyet Başsavcılığı Değerlendirme Raporu Yetkisi

5271 sayılı CMK 166. maddesi, adli kolluk görevlilerinin adli görevlerindeki performansının Cumhuriyet Başsavcıları tarafından denetlenmesini düzenleyen temel usul hükmüdür. Bu makalede, adli kolluğun çift hiyerarşili yapısı, değerlendirme raporlarının hukuki niteliği ve savcılık denetiminin sınırları içtihatlar ışığında analiz edilmektedir.

5271 Sayılı CMK Madde 164 Kapsamında Adli Kolluk Görevleri ve Soruşturma Usulü: Adliye Pratiğinde Hukuka Aykırı Delil Riski ve Savcılık Denetimi

5271 Sayılı CMK Madde 164 Kapsamında Adli Kolluk Görevleri ve Soruşturma Usulü: Adliye Pratiğinde Hukuka Aykırı Delil Riski ve Savcılık Denetimi

Adli kolluk, Cumhuriyet savcısının emirleri doğrultusunda suç delillerini toplamak ve muhafaza etmekle yükümlü olan teknik birimdir. Ceza muhakemesinde delil güvenliği, adli kolluğun savcı talimatı olmaksızın yetki aşımı yapmaması ve koruma tedbirlerinde kanuni sınırlara uymasıyla doğrudan ilişkilidir.

CMK 160 ve Cumhuriyet Savcısının Soruşturma Yürütme Yükümlülüğü: Yargıtay İçtihatları Işığında Maddi Gerçek ve Delil Toplama Esasları

CMK 160 ve Cumhuriyet Savcısının Soruşturma Yürütme Yükümlülüğü: Yargıtay İçtihatları Işığında Maddi Gerçek ve Delil Toplama Esasları

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 160 uyarınca Cumhuriyet savcısı, suçun işlendiği izlenimini edinir edinmez maddi gerçeği araştırmak ve şüphelinin hem lehine hem aleyhine delil toplamakla yükümlüdür; yeterli şüphe oluşmasına rağmen araştırma yapılmadan verilen takipsizlik kararları hukuka aykırılık teşkil eder.

CMK Madde 161 Kapsamında Cumhuriyet Savcısının Soruşturma Yetkisi, Adli Kolluk İlişkisi ve Kamu Görevlilerinin Doğrudan Soruşturulması

CMK Madde 161 Kapsamında Cumhuriyet Savcısının Soruşturma Yetkisi, Adli Kolluk İlişkisi ve Kamu Görevlilerinin Doğrudan Soruşturulması

5271 sayılı CMK 161. maddesi, Cumhuriyet savcısının soruşturma evresindeki mutlak egemenliğini ve adli kolluk üzerindeki talimat yetkisini düzenler. Adliye ile ilgili görev ifa eden kamu görevlileri ve kolluk amirlerinin görev suçlarında 4483 sayılı Kanun engeline takılmaksızın doğrudan soruşturma usulünün işletilmesi, adli yargı pratiğinde ispat hukuku ve usul ekonomisi açısından belirleyici bir role sahiptir.

5271 Sayılı CMK Madde 163 Kapsamında Sulh Ceza Hâkiminin Soruşturma Yetkisi ve İstisnai Görev Sınırları

5271 Sayılı CMK Madde 163 Kapsamında Sulh Ceza Hâkiminin Soruşturma Yetkisi ve İstisnai Görev Sınırları

Sulh ceza hâkiminin soruşturma evresindeki ikame yetkisi, suçüstü ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerle sınırlı olup, Cumhuriyet savcısına erişilememesi veya iş gücünün aşılması şartlarına bağlıdır. 5320 sayılı Kanun m. 11 uyarınca bu yetkiyi kullanan hâkimin kovuşturma evresindeki görev yasağına dair istisnai rejim, adil yargılanma hakkı ve tarafsızlık ilkesi ekseninde teknik bir denetime tabidir.

Bağlantılı Suçlarda Yetki ve Davaların Birleştirilmesi: CMK Madde 16-17 Ekseninde Usulü Uyuşmazlıklar ve Yargıtay İçtihat Analizi

Bağlantılı Suçlarda Yetki ve Davaların Birleştirilmesi: CMK Madde 16-17 Ekseninde Usulü Uyuşmazlıklar ve Yargıtay İçtihat Analizi

Ceza muhakemesinde bağlantılı suçlarda yetki ve davaların birleştirilmesi, usul ekonomisi ile maddi gerçeğe ulaşma ideali arasında bir denge kurar. CMK m. 16 uyarınca mahkemeler arası muvafakat sağlanamadığı hallerde ortak yüksek görevli mahkemenin belirleyeceği yetki kuralları ve hak düşürücü süreler, yargılamanın sıhhati açısından belirleyicidir.

CMK 158 Kapsamında İhbar ve Şikâyet Usulü: SYOK Kararları, İtiraz Süreçleri ve Adliye Pratiği

CMK 158 Kapsamında İhbar ve Şikâyet Usulü: SYOK Kararları, İtiraz Süreçleri ve Adliye Pratiği

Ceza muhakemesinde soruşturma evresi, 5271 sayılı CMK m. 158 uyarınca yetkili mercilerin suç şüphesini öğrenmesiyle başlar. Şikâyete bağlı suçlarda altı aylık hak düşürücü süre, soyut iddialarda soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı (SYOK) ve etkin soruşturma yükümlülüğü, adliye pratiğinde hak kayıplarının önlenmesi bakımından stratejik bir ispat ve usul yönetimi gerektirir.