
CMK Madde 17 Kapsamında Yetki Uyuşmazlıkları ve Ortak Yüksek Görevli Mahkemenin Belirlenmesi: Adliye Pratiği ve Usul Stratejileri
Ceza muhakemesinde yer yönünden yetki kurallarının ihlali durumunda ortaya çıkan olumlu ve olumsuz yetki uyuşmazlıkları, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılması ilkesini doğrudan etkiler. CMK 17 uyarınca ortak yüksek görevli mahkemenin belirlenmesi sürecinde, uyuşmazlığın Bölge Adliye Mahkemelerinin kuruluş tarihi olan 20 Temmuz 2016 sonrasına tekabül etmesi durumunda çözüm mercii BAM ceza daireleri olup; farklı yargı çevreleri arasındaki uyuşmazlıklarda ise Yargıtay’ın belirleyici rolü ve hak düşürücü sürelerin yönetimi stratejik önem taşır.
Ceza Muhakemesinde Yetki Uyuşmazlıklarının Çözüm Rejimi
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 17, birden fazla mahkemenin kendisini yetkili görmesi (olumlu uyuşmazlık) veya hiçbir mahkemenin kendisini yetkili görmeyerek karşılıklı yetkisizlik kararı vermesi (olumsuz uyuşmazlık) durumunda, yargı yerinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesini sağlar. Bu düzenleme, "kanuni hakim ilkesi" ve "makul sürede yargılanma hakkı" ile doğrudan ilişkilidir. Ortak yüksek görevli mahkeme, dosyayı esastan incelemeden sadece yetkili mahkemeyi belirleyerek uyuşmazlığı kesin olarak sonlandırır.
Uygulamada yetki uyuşmazlıkları genellikle yer yönünden yetki kurallarını düzenleyen 5271 sayılı CMK m. 12 ve devamı maddelerindeki kriterlerin farklı yorumlanmasından kaynaklanır. Mahkemelerin yetkisizlik kararı vermesi kural olarak duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılabilse de, davanın hangi aşamasında yetki itirazında bulunulabileceği hususu hak düşürücü sürelerle sınırlandırılmıştır.
"Birkaç hakim veya mahkeme arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkeme, yetkili hakim veya mahkemeyi belirler."
Kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 17/1
Ortak Yüksek Görevli Mahkemenin Belirlenmesinde Temel Kriterler
Ortak yüksek görevli mahkemenin tespiti, uyuşmazlığa düşen mahkemelerin hiyerarşik bağlarına ve coğrafi konumlarına göre değişkenlik gösterir. Eğer iki mahkeme de aynı Ağır Ceza Mahkemesinin yargı çevresi içindeyse (örneğin aynı adliyenin asliye ceza mahkemeleri), uyuşmazlığı o yer Ağır Ceza Mahkemesi çözer. Ancak mahkemeler farklı yargı çevrelerindeyse, 20 Temmuz 2016 tarihi bir milat kabul edilerek Bölge Adliye Mahkemelerinin (BAM) yetki alanı devreye girer.
Yetki Uyuşmazlıklarında Bölge Adliye Mahkemelerinin Fonksiyonu
Bölge Adliye Mahkemelerinin tüm yurtta göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen yetkisizlik kararlarıyla ortaya çıkan uyuşmazlıklarda, çözüm mercii kural olarak BAM ceza daireleridir. Eğer uyuşmazlık aynı BAM yargı çevresi içindeki iki farklı adliye arasında ise, ilgili BAM dairesi kesin kararı verir. Ancak uyuşmazlık iki farklı BAM çevresindeki mahkemeler arasında ise, bu durumda Yargıtay'ın ilgili ceza dairesi (genellikle 5. Ceza Dairesi) devreye girmektedir.
Olumsuz Yetki Uyuşmazlığının Oluşma Şartları ve Usulü
Olumsuz yetki uyuşmazlığı, bir mahkemenin dosyayı yetkisizlik kararıyla başka bir mahkemeye göndermesi ve dosyanın gönderildiği mahkemenin de kendisinin yetkisiz olduğuna kanaat getirerek karşı yetkisizlik kararı vermesiyle vücut bulur. Bu aşamada her iki kararın da gerekçeli olması ve birbiriyle çatışan yetki alanlarını net bir şekilde ortaya koyması zorunludur.
Uygulama pratiğinde, ilk yetkisizlik kararı verildiğinde dosya doğrudan diğer mahkemeye gönderilir. İkinci mahkeme yetkiyi kabul etmezse, "karşı yetkisizlik" kararı verirken aynı zamanda "olumsuz yetki uyuşmazlığının giderilmesi" için dosyanın ortak yüksek görevli mahkemeye gönderilmesine de karar vermelidir. Bu noktada dosyanın kalem işlemleriyle hızlıca üst mercie iletilmesi, sanığın tutukluluk durumu gibi hak kısıtlayıcı unsurların varlığı halinde kritik önem arz eder.
Yetki İtirazının Süresi ve İleri Sürülme Biçimi
Ceza muhakemesinde yer yönünden yetkisizlik iddiası, yargılamanın her aşamasında ileri sürülemez. Sanık veya müdafii, yetki itirazını en geç duruşmada sorgusundan önce yapmalıdır. Mahkeme de bu ana kadar yetkisizlik kararı verebilir. Bu süre geçtikten sonra mahkeme artık yetkili hale gelir ve yetkisizlik kararı veremez. İstisnası, kesin yetki halleridir (örneğin suçun işlendiği yerin belli olmaması gibi özel durumlar).
Karşılıklı Yetkisizlik Kararlarının Kesinleşmesi Gerekliliği
Olumsuz yetki uyuşmazlığının çözüm merciine götürülebilmesi için her iki mahkemenin verdiği kararın da usulen "verilmiş" olması yeterlidir; ancak davanın sürüncemede kalmaması için bu kararların kanun yolu denetiminden geçerek kesinleşmiş olması aranmaz. Yüksek mahkeme (BAM veya Yargıtay), uyuşmazlığı çözmek üzere dosyayı aldığında her iki kararın hukuki isabetini denetler ve "yetkili mahkemeyi" belirler. Bu belirleme kesindir ve ilgili mahkeme artık yetkisizlik kararı veremez.
Olumlu Yetki Uyuşmazlığı ve Yargılamanın Durdurulması
Olumlu yetki uyuşmazlığı, aynı suç ve sanık hakkında birden fazla mahkemenin kendisini yetkili görerek dava açması veya yargılamayı yürütmesi durumudur. Bu durumda, mahkemeler arasında çıkacak ihtilafın çözümü için yine CMK 17 mekanizması işletilir. Olumlu uyuşmazlıkta temel amaç, mükerrer yargılamanın önüne geçmek ve "ne bis in idem" (aynı suçtan iki kez yargılanmama) ilkesini korumaktır.
Olumlu uyuşmazlık çıktığında, uyuşmazlık çözülene kadar acil işler hariç yargılamanın durdurulması gerekebilir. Ortak yüksek görevli mahkeme, davaların birleştirilmesine veya mahkemelerden birinin yetkili kılınarak diğerindeki davanın reddine/birleştirilmesine karar verebilir.
"İnceleme konusu olayda yetki ihtilafı meydana getiren kararın... bölge adliye mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlama tarihi olan 20/07/2016 tarihinden sonraya ait olmasına ve anılan Yasanın 37/2. maddesi gereğince bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin görevleri arasında yargı çevresi içerisinde bulunan adli yargı ilk derece ceza mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmenin de bulunmasına göre... çözüm yeri CMK'nın 17. maddesi uyarınca ortak yüksek görevli Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairesidir."
Kaynak: Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/1894 - Karar No: 2021/1088
Soruşturma Aşamasında Yetki Uyuşmazlığı (CMK 161/7)
CMK m. 17 genel olarak mahkemeler arasındaki uyuşmazlığı düzenlese de, soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılıkları arasındaki yetki uyuşmazlıkları için CMK m. 161/7 hükmü özel bir usul öngörmüştür. Bir savcılık yetkisizlik kararı verip dosyayı gönderdiğinde, gelen savcılık da kendisinin yetkisiz olduğunu düşünürse, doğrudan uyuşmazlık çıkaramaz.
Savcılıklar arasındaki uyuşmazlıkta "karşılıklı yetkisizlik" şartı aranmaz. İkinci savcılık, kendisinin de yetkisiz olduğu kanaatine vardığı anda, dosyayı en yakın Ağır Ceza Mahkemesine gönderir. Bu mahkemenin vereceği karar kesindir. Yargıtay, bu usulün işletilmemesini "adil yargılanma hakkı" ve "makul sürede yargılanma" ilkesine aykırı bulmaktadır.
Cumhuriyet Savcısının İkinci Yetkisizlik Kararı Verme Yetkisi
6217 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası, yetkisizlik kararı ile gelen dosyada savcı kendisini yetkisiz görürse, dosyayı geldiği yere geri gönderemez. Bunun yerine "en yakın Ağır Ceza Mahkemesi"ne başvurarak yetkili savcılığın belirlenmesini istemek zorundadır. Bu düzenleme, dosyaların savcılıklar arasında "ping-pong" topu gibi gidip gelmesini engellemek amacıyla getirilmiştir.
En Yakın Ağır Ceza Mahkemesi Kavramı ve Denetim Yetkisi
"En yakın" kavramı, coğrafi yakınlık kadar idari yapılanmayı da kapsar. Ağır Ceza Mahkemesi, sadece kendisine gelen iki savcılığın görüşünü değil, suçun işlendiği yer, delillerin bulunduğu yer gibi CMK 12 kriterlerini esas alarak bir belirleme yapar. Mahkemece verilen bu karar üzerine dosya, belirlenen savcılığa gönderilir ve o savcılık artık yetkisizlik kararı veremez.
Ortak Yüksek Görevli Mahkemenin Tespiti İçin Karşılaştırmalı Tablo
| Uyuşmazlık Halindeki Mahkemeler | Karar Tarihi | Ortak Yüksek Görevli Mahkeme (Çözüm Mercii) |
|---|---|---|
| Aynı Ağır Ceza Çevresindeki Mahkemeler | Fark etmez | O yer Ağır Ceza Mahkemesi |
| Aynı BAM Çevresindeki Mahkemeler | 20.07.2016 Öncesi | Yargıtay (İlgili Ceza Dairesi) |
| Aynı BAM Çevresindeki Mahkemeler | 20.07.2016 Sonrası | İlgili Bölge Adliye Mahkemesi |
| Farklı BAM Çevresindeki Mahkemeler | Fark etmez | Yargıtay (İlgili Ceza Dairesi) |
| Cumhuriyet Başsavcılıkları | Fark etmez | En Yakın Ağır Ceza Mahkemesi |
İnfaz Hakimlikleri Arasındaki Yetki İhtilafları
İnfaz hizmetlerinin yürütülmesi sırasında ortaya çıkan yetki uyuşmazlıkları da CMK 17 kapsamında değerlendirilir. Hükümlünün bulunduğu ceza infaz kurumunun değişmesi veya infaz işlemlerinin başladığı yer ile hükmü veren yer mahkemesi arasındaki farklılıklar, infaz hakimlikleri arasında yetki uyuşmazlığına yol açabilmektedir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin güncel içtihatlarına göre, infaz hakimlikleri arasındaki uyuşmazlıklarda da BAM'ların göreve başlama tarihi esastır. Eğer uyuşmazlığı çıkaran kararlar 20.07.2016 sonrasına aitse, çözüm yeri ilgili Bölge Adliye Mahkemesi'dir.
"Aynı bölge adliye mahkemesi yargı çevresinde bulunan X 2. İnfaz Hakimliği ile Y İnfaz Hakimliği arasında meydana gelen yetki uyuşmazlığının çözüm yeri CMK'nın 17. maddesi uyarınca ortak yüksek görevli Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairesi olduğundan..."
Kaynak: Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/1894 - Karar No: 2021/1088
Yetki Uyuşmazlığında Yanılma ve Hak Kayıplarının Önlenmesi
Hukuk sistemimizde "kanun yolunun belirlenmesinde yanılma" ilkesi, vatandaşın ve profesyonellerin usuli hatalar nedeniyle hak kaybına uğramasını engeller. CMK m. 264 uyarınca, kabul edilebilir bir başvuruda merciin yanlış belirlenmesi başvuruyu geçersiz kılmaz; başvurunun yapıldığı merci, dosyayı derhal görevli ve yetkili mercie göndermekle yükümlüdür.
Ancak yetki uyuşmazlığı aşamasında, dosyanın yanlış yüksek mahkemeye gönderilmesi zaman kaybına yol açar. Örneğin, BAM'ın yetkili olduğu bir dosyada Yargıtay'a gönderim yapılması, dosyanın "görevsizlik" kararıyla geri dönmesi anlamına gelir ki bu da yargılamanın 6 ay ile 1 yıl arasında uzamasına sebebiyet verebilir.
Uygulama Notu: Dosya Tekemmülünde Dikkat Edilecek Hususlar
Yetki uyuşmazlığı için dosya üst mercie gönderilirken, sadece karşılıklı yetkisizlik kararları değil; iddianame, suç yeri tespit tutanakları, nüfus kayıtları ve varsa tutukluluk inceleme kararları tam olarak gönderilmelidir. Eksik dosya ile yapılan gönderimler, yüksek mahkemenin dosyayı "tekemmül etmediği" gerekçesiyle iade etmesine yol açarak sürecin aksamasına neden olur.
Editörün Notu: Adli Tatil ve Sürelerin Durması
Uyuşmazlık Mahkemesi veya yüksek mahkemelere yapılacak başvurularda sürelerin adli tatile rastlaması durumu 2247 sayılı Kanun m. 18 kapsamında değerlendirilir. Eğer uyuşmazlık süreci bir hak düşürücü süreye (örneğin savcılık yetki itirazı sonrası mahkeme başvurusu) bağlıysa ve bu sürenin bitimi adli tatile denk gelirse, süre tatilin bitiminden itibaren yedi gün uzamış sayılır.
Görev Uyuşmazlığı ile Yetki Uyuşmazlığı Arasındaki İnce Ayrım
Adliye pratiğinde en sık yapılan hatalardan biri, "görevsizlik" kararı ile "yetkisizlik" kararının birbirine karıştırılmasıdır. Görev (madde yönünden yetki), mahkemenin suçun türü bakımından bakıp bakamayacağı (Örn: Asliye Ceza - Ağır Ceza ayrımı) ile ilgilidir ve kamu düzenindendir, her aşamada ileri sürülebilir. Yetki (yer yönünden yetki) ise suçun nerede işlendiği ile ilgilidir ve kural olarak hak düşürücü süreye tabidir.
Bir mahkeme hem görevsizlik hem yetkisizlik kararı veremez. Önce göreve bakılır; mahkeme kendisini görevli bulursa yetkiyi inceler. Eğer mahkeme kendisini görevsiz görüyorsa, zaten yetkiyi inceleme yetkisi yoktur. Bu nedenle "Görevli ve Yetkili X Mahkemesine gönderilmesine" şeklindeki kararlar teknik olarak hatalıdır; öncelik her zaman görevdedir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin Yetki Alanına Giren Durumlar
Bazı durumlarda uyuşmazlık sadece adli yargı içindeki mahkemeler arasında değil, farklı yargı kolları (örneğin adli yargı ile idari yargı) arasında çıkabilir. Bu durumda CMK 17 değil, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Eğer bir ceza mahkemesi, dosyanın aslında idari yargının veya askeri bir disiplin suçunun (ilgili kanun yolları saklı kalmak kaydıyla) alanına girdiğini düşünerek görevsizlik verirse ve idari yargı da aksi yönde karar verirse, çözüm mercii Ankara’daki Uyuşmazlık Mahkemesi’dir.
"Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur..."
Kaynak: 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun m. 19
Belgeyi Gör: UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN
Farklı Bölge Adliye Mahkemeleri Arasındaki İhtilaflarda Yargıtay’ın Rolü
BAM yargı çevrelerinin belirlenmesinden sonra, örneğin İstanbul BAM ile Ankara BAM arasında bir yetki uyuşmazlığı çıkması durumunda, bu düğümü çözecek olan makam Yargıtay 5. Ceza Dairesi'dir. Bu durum, BAM'ların "ortak yüksek görevli mahkemesi"nin Yargıtay olmasından kaynaklanır.
Adliye pratiğinde, yerel mahkemeler bazen yetkisizlik kararı vererek dosyayı farklı bir BAM çevresindeki mahkemeye gönderir. Karşı mahkeme de yetkisizlik verirse, dosya uyuşmazlığın giderilmesi için Yargıtay’a sevk edilir. Yargıtay bu aşamada tarafların itirazlarını değil, doğrudan CMK 12 kriterlerini denetleyerek nihai kararını verir.
"Farklı yargı çevresindeki mahkemeler arasındaki uyuşmazlıkta karar verme yetkisi karar tarihi itibariyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri olduğu gözetilerek dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esastan inceleme yapılarak karar verilmesinde isabet görülmediğinden..."
Kaynak: Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Esas No: 2016/10664 - Karar No: 2016/9846
Sıkça Sorulan Sorular
Yetkisizlik kararı verilen dosyada sanığın tutukluluk hali nasıl incelenir? Yetkisizlik kararı veren mahkeme, dosyayı gönderene kadar tutukluluk halini incelemekle yükümlüdür. Dosya uyuşmazlık nedeniyle yüksek mahkemeye (Yargıtay/BAM) gittiğinde, tutukluluk incelemesi dosyanın bulunduğu yüksek mahkeme tarafından veya yüksek mahkemenin belirleyeceği geçici bir mahkemece yapılır.
Savcılıklar arasındaki yetki uyuşmazlığında "en yakın Ağır Ceza Mahkemesi" nasıl belirlenir? Bu belirleme HSK'nın belirlediği yargı çevreleri ve coğrafi yakınlık üzerinden yapılır. Örneğin A ilçesi ile B ilçesi savcılıkları arasındaki uyuşmazlıkta, her iki ilçenin de bağlı olduğu bir üst Ağır Ceza merkezi yoksa, coğrafi olarak her iki merkeze de en yakın olan üçüncü bir Ağır Ceza merkezi yetkili kılınır.
İstinaf aşamasında yetki uyuşmazlığı çıkarılabilir mi? Kural olarak hayır. Yer yönünden yetki itirazı ilk derece mahkemesinde duruşma başlamadan önce yapılmalıdır. İstinaf mercii ancak "kesin yetki" kuralının ihlal edildiği çok istisnai durumlarda veya yerel mahkemenin yetkisizlik itirazını hukuka aykırı reddetmesi durumunda bu hususu inceleyebilir.
Uyuşmazlık Mahkemesi kararı beklenirken yargılama işlemleri devam edebilir mi? CMK 17 ve 2247 sayılı Kanun uyarınca, uyuşmazlığın çözümü için başvurulduğunda yargılamanın durdurulması esastır. Ancak, delillerin kaybolma tehlikesi varsa veya gecikmesinde sakınca bulunan acil haller söz konusuysa (Örn: tanık dinlenmesi, keşif), mahkeme bu işlemleri yapabilir.
Kaynakça
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
- 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun.
- 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun.
- Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Esas No: 2016/10664, Karar No: 2016/9846.
- Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/1894, Karar No: 2021/1088.
- Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/633, Karar No: 2021/3318.
- Yargıtay 14. Ceza Dairesi, Esas No: 2013/6321, Karar No: 2013/9240.
- Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/643, Karar No: 2022/2278.
Yasal Uyarı: Bu makale, 5271 sayılı CMK m. 17 çerçevesinde akademik bir inceleme ve uygulama rehberi niteliğinde olup, güncel mevzuat ve yargı içtihatları ışığında profesyonel hukukçular için hazırlanmıştır. Her somut olay, kendi özel şartları içinde değerlendirilmelidir. Bu metin, doğrudan hukuki danışmanlık yerine geçmez ve bu içerikten yola çıkarak yapılan işlemlerin sonuçlarından yazarı veya yayıncı kuruluşu sorumlu tutulamaz.
Ana Kategori Rehberi
Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.