
Ceza Muhakemesinde Yer Yönünden Yetki ve CMK Madde 18 Uyarınca Yetkisizlik İddiası Usulü
5271 sayılı CMK m. 18, ceza yargılamasında yer yönünden yetkisizlik iddiasının ileri sürülme zamanını ve mahkemenin bu husustaki karar verme yetkisini sınırlayan hak düşürücü nitelikte usul kuralları öngörmektedir. Sanığın sorgusundan önce ileri sürülmeyen veya mahkemece bu aşamaya kadar re’sen gözetilmeyen yetkisizlik hususu, yargılamanın ilerleyen safhalarında bir bozma nedeni teşkil edemez.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 18. maddesi, ceza adalet sisteminde "tabii hâkim" ilkesinin bir görünümü olan yer yönünden yetki (territorial jurisdiction) kurallarının usuli çerçevesini çizmektedir. Ceza muhakemesinde yetki, kural olarak kamu düzenine ilişkin olsa da yer yönünden yetki uyuşmazlıkları, davanın esasına girilmeden önce çözülmesi gereken ön sorunlar (incidental issues) kategorisinde değerlendirilir. CMK m. 18, uyuşmazlığın sürüncemede kalmasını engellemek amacıyla hem sanık hem de mahkeme yönünden kesin süreler ve usuli sınırlamalar getirmiştir.
Yer Yönünden Yetkisizlik İddiasının İleri Sürülme Zamanı ve Usuli Sınırlar
CMK m. 18/1 uyarınca sanık, yer yönünden yetkisizlik iddiasını ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan önce bildirmek zorundadır. Bu süre, hak düşürücü nitelikte olup sorgu işlemine başlanmasıyla birlikte sanığın bu husustaki itiraz hakkı kural olarak sona erer. Bölge adliye mahkemelerinde ise incelemenin başlamasından veya duruşmalı işlerde inceleme raporunun okunmasından önce bu iddianın dile getirilmesi şarttır.
Yetkisizlik iddiası, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilen "görev" (subject-matter jurisdiction) itirazından keskin bir biçimde ayrılır. Kanun koyucu, yargılama ekonomisini gözeterek, yer yönünden yetki tartışmalarının davanın başlangıcında neticelendirilmesini murat etmiştir. Bu aşamadan sonra mahkemenin re'sen yetkisizlik kararı vermesi de mümkün değildir. Mahkeme, sanığın sorgusuna geçmeden önce yer yönünden yetkisini denetlemeli, eğer bir yetkisizlik durumu varsa bu aşamada kararını tesis etmelidir.
"(1) Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşma sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme raporunun okunmasından önce bildirir. (2) Yetkisizlik iddiasına ilişkin karar, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusundan önce, bölge adliye mahkemelerinde duruşmasız işlerde incelemenin hemen başlangıcında, duruşmalı işlerde inceleme raporu okunmadan önce verilir. Bu aşamalardan sonra yetkisizlik iddiasında bulunulamayacağı gibi mahkemeler de bu hususta re'sen karar veremez."
Kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 18/1-2
Mahkemenin Re’sen Yetkisizlik Kararı Verme Yetkisinin Sona Ermesi
Mahkemeler, sanığın sorgusuna başladıktan sonra artık dosyanın yer yönünden yetkili başka bir mahkemeye gönderilmesine karar veremezler. CMK m. 18/2 hükmü, mahkemenin re’sen takdir yetkisini de "sorgu öncesi" evre ile sınırlamıştır. Eğer mahkeme, sanığı sorgulamış ve yargılamanın ilerleyen aşamalarında suçun aslında başka bir yer mahkemesinin yetki çevresinde işlendiğini tespit etmiş olsa dahi, yetkisizlik kararı vererek dosyayı gönderemez.
Pratikte bu durum, "yetkinin kesinleşmesi" olarak adlandırılır. İstisnaen, özel kanunlarda yer alan kesin yetki kuralları saklıdır; ancak genel CMK rejiminde yer yönünden yetki uyuşmazlığı, sorgu ile birlikte hukuken kapanmış kabul edilir. Yargıtay uygulamaları da mahkemenin işin esasına girdikten sonra yetkisizlik kararı vermesini "usul ekonomisine aykırılık" ve "kanun maddesinin açık ihlali" olarak nitelendirmektedir.
Uygulama Notu: Karmaşık Suçlarda Yetki Tayini
Suçun birden fazla yerde işlendiği veya zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı hallerde, CMK m. 12 ve devamı maddeleri uyarınca yetki tayini yapıldıktan sonra mahkemenin m. 18 kapsamındaki denetimi daha da kritik hale gelir. Müdafilerin, tensip zaptının tebliğinden itibaren ilk duruşma ve sorgu anına kadar dosyadaki suç yeri verilerini teknik olarak analiz etmesi elzemdir.
Kabahatler Hukukunda CMK m. 18 Kurallarının Cari Olması
5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 22/4, yer yönünden yetki kuralları açısından CMK hükümlerine atıf yapmaktadır. Bu atıf, sadece yetkinin hangi yer mahkemesinde olduğunu değil, aynı zamanda yetkisizlik iddiasının ileri sürülme usulünü de (CMK m. 18) kapsar. Sulh Ceza Hakimlikleri önüne gelen idari para cezası itirazlarında, hakimliğin işin esasına geçip karar vermesinden sonra merci tarafından yapılan yetki denetiminde m. 18 kısıtlamaları geçerliliğini korur.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, bir idari para cezası itirazında Sulh Ceza Hakimliği işin esasına girip karar tesis etmişse, itiraz mercii artık "bu dosya aslında başka yerdeki hakimlikçe incelenmeliydi" diyerek yetkisizlik kararı veremez. Bu aşamada yetki uyuşmazlığı tartışması CMK m. 18/2 uyarınca sona ermiştir.
"...ortada bir yetkisizlik iddiası bulunmamasına ve Çorum Sulh Ceza Hakimliğince işin esasına geçilerek karar verilmiş olmasına karşın, merciince itiraz konusu hakkında karar verilmesi gerekirken Çorum Sulh Ceza Hakimliğinin yetkisizliğine karar verilmiş olmasında isabet görülmediği gerekçesiyle... Sungurlu Sulh Ceza Hakimliğinin kararı bozulmuştur."
Kaynak: Yargıtay 19. Ceza Dairesi - Esas No: 2016/566 - Karar No: 2017/1346
Soruşturma Evresinde Cumhuriyet Savcıları Arasındaki Yetki Uyuşmazlıkları
Kovuşturma aşamasında CMK m. 18 uygulandığı halde, soruşturma evresinde savcılar arasındaki yetki uyuşmazlıkları CMK m. 161/7 çerçevesinde çözülür. Bir Cumhuriyet savcısı, kendisine gelen dosyada yetkisiz olduğu kanaatindeyse yetkisizlik kararı vererek dosyayı ilgili yer savcılığına gönderir. Ancak, dosyayı alan ikinci savcı da kendisini yetkisiz görürse, artık doğrudan bir yetkisizlik kararı veremez.
Bu durumda, "olumsuz yetki uyuşmazlığı" doğmuş kabul edilir ve dosya, uyuşmazlığın çözümü için ikinci savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesine gönderilir. Yargıtay, bu prosedürün atlanarak dosyaların savcılıklar arasında "mekik dokumasını" hukuka aykırı bulmakta ve mahkemece verilen "karar verilmesine yer olmadığı" şeklindeki kararları bozmaktadır.
Olumsuz Yetki Uyuşmazlığında "En Yakın Ağır Ceza Mahkemesi" Kriteri
CMK m. 161/7, savcılıklar arasındaki yetki ihtilaflarında nihaî merciyi belirlemiştir. Kanun koyucu, tarafsızlığı sağlamak ve hiyerarşik tıkanıklığı aşmak için dosyanın "en yakın" ağır ceza mahkemesine gönderilmesini emreder. Burada "en yakın" ibaresi, coğrafi yakınlığı ifade etmekte olup, mahkemenin bu konuda verdiği karar kesin niteliktedir.
Uygulamada, bazen ağır ceza mahkemeleri uyuşmazlığın esasına girmek yerine "henüz uyuşmazlık doğmamıştır" diyerek dosyayı iade etmektedir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, bu tür iade kararlarının m. 161/7'nin amacına aykırı olduğunu, ikinci yetkisizlik kararından itibaren mercinin işin esasına dair bir yer belirlemesi gerektiğini vurgulamaktadır.
"Yetkisizlik kararı ile gelen bir soruşturmada Cumhuriyet savcısı, kendisinin de yetkisiz olduğu kanaatine varırsa yetkisizlik kararı verir ve yetkili savcılığın belirlenmesi için soruşturma dosyasını, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesine gönderir. Mahkemece bu konuda verilen karar kesindir."
Kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 161/7
Özel Kanunlardaki Yetki Kurallarının Genel Hükümlerle Çatışması
Yargı pratiğinde en sık karşılaşılan hatalardan biri, özel kanunlardaki (örneğin 6112 sayılı Kanun veya 5187 sayılı Basın Kanunu) özel yetki kurallarının genel yetki kuralları (CMK m. 12) ile karıştırılmasıdır. 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun m. 18, düzeltme ve cevap hakkı başvurularında başvuru sahibinin ikamet ettiği yerdeki sulh ceza mahkemesini yetkili kılar.
Bu tür durumlarda, genel CMK m. 18 usulü yerine özel kanundaki usul uygulanmalıdır. Eğer bir Sulh Ceza Hakimliği, özel kanun kapsamındaki bir talepte "yetkisizlik" kararı verirse, bu karara karşı itiraz mercii ilgili Asliye Ceza Mahkemesidir. Dosyanın CMK m. 268 uyarınca başka bir Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmesi, özel kanun hükmünün baypas edilmesi anlamına gelir.
Medya Yayınları Nedeniyle Düzeltme ve Cevap Hakkında Yetki Denetimi
Radyo ve televizyon yayınları üzerinden yapılan düzeltme ve cevap taleplerinde yetki uyuşmazlığı, 6112 sayılı Kanun'un 18. maddesinin getirdiği özel prosedüre tabidir. Bu madde uyarınca verilen kararlara karşı yapılacak itirazların incelenmesi, CMK'daki genel "yetkisizlik kararı" rejiminden farklıdır.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, bir Sulh Ceza Hakimliğinin yer yönünden yetkisiz olduğu gerekçesiyle verdiği kararın, aslında bir "yetkisizlik kararı" değil, usule ilişkin bir ret kararı niteliğinde olduğunu ve buna karşı itirazın ancak Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sonuçlandırılabileceğini belirtmektedir.
"Sulh Ceza Hakimliğini bir işe veya itiraza bakmakla yetkili kılan usul hükümlerinde, 6112 sayılı Kanun'un 18. maddesinde yazılı ve halen yürürlükte olan 'düzeltme ve cevap kararı' ve buna dair 'itiraz' usulüne ilişkin bir değişiklik öngörülmediği... merci olarak ilgili Asliye Ceza Mahkemesinde itiraz yolu açık olmak üzere yetki yönünden reddedilmesi ve dosyanın ilgili merciye gönderilmesi gerekir..."
Kaynak: Yargıtay 19. Ceza Dairesi - Esas No: 2019/30355 - Karar No: 2019/15118
Yetki Uyuşmazlığı ve Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararının İhlali
Uyuşturucu madde bulundurma suçlarında sıkça uygulanan "Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi" (KDAE) kararlarının ihlali halinde, yetkili mahkemenin tayini karmaşık bir hal alabilmektedir. Eğer sanık, denetim süresi içinde başka bir yerde yeni bir suç işlerse, bu suçun bir ihlal teşkil edip etmediğini değerlendirme yetkisi, asıl kararı (KDAE) veren savcılığa aittir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, bu durumlarda ihlale konu ikinci suçun işlendiği yer savcılığının yetkisiz olduğunu, dosyanın asıl kararı veren savcılığa gönderilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Bu yaklaşım, dosyaların birleştirilmesi ve infaz bütünlüğünün korunması amacını gütmektedir.
| İşlem Türü | Yetki İtiraz Süresi / Merci | Hukuki Dayanak |
|---|---|---|
| İlk Derece Mahkemesi | Sanık Sorgusundan Önce | CMK m. 18/1 |
| Bölge Adliye Mahkemesi | İnceleme Başlamadan Önce | CMK m. 18/1 |
| Soruşturma (Savcılar Arası) | İkinci Yetkisizlikten Sonra En Yakın ACM | CMK m. 161/7 |
| Medya Düzeltme/Cevap | İtiraz Üzerine Asliye Ceza Mahkemesi | 6112 s.K. m. 18 |
Yetkisizlik Kararı Verilen Dosyalarda Yapılan İşlemlerin Akıbeti
CMK m. 20 uyarınca, yetkisiz mahkeme tarafından yapılan işlemler, sadece "yetkisizlik" nedeniyle hükümsüz sayılmaz. Dosya yetkili mahkemeye ulaştığında, mahkeme önceki işlemleri (ifade alma, keşif, bilirkişi raporu vb.) geçerli kabul edebilir veya gerekli görürse bu işlemleri yenileyebilir.
Ancak, CMK m. 18'e aykırı olarak sorgudan sonra verilen bir yetkisizlik kararı "hukuken yok hükmünde" kabul edilebileceği için, bu aşamada yapılan işlemlerin sıhhati tartışmalı hale gelir. Kanun yararına bozma kararlarında, bu usuli hatanın yargılamayı başa döndürdüğü sıklıkla görülmektedir.
Yetkisizlik İddiasının Reddi Kararına Karşı Kanun Yolları
Mahkeme, yer yönünden yetki itirazını reddettiğinde bu karar "ara karar" niteliğindedir ve doğrudan temyiz veya istinaf edilemez. Bu itiraz, ancak hükümle birlikte kanun yoluna taşınabilir. Öte yandan, mahkemenin "yetkisizlik kararı" vermesi durumunda, bu karar bir "nihai karar" olmasa da CMK m. 18/3 uyarınca itiraza tabidir.
Uygulama Notu: İtirazda Süre ve Merci
Yetkisizlik kararına karşı tebliğden itibaren 7 gün içinde, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki bir sonraki numara mahkemeye veya ilgili ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Özel kanunlarda (örneğin 6112 s.K.) itiraz süreleri ve mercileri farklılık gösterebilir.
Kanun Yararına Bozma Denetiminde Yetki Hatalarının Analizi
Yer yönünden yetki uyuşmazlıkları, kesinleşmiş kararlar aleyhine başvurulan "kanun yararına bozma" (CMK m. 309) yolunda sıklıkla incelenen konulardır. Adalet Bakanlığı, savcılıklar arasındaki çözülemeyen uyuşmazlıkları veya mahkemelerin süresinden sonra verdiği yetkisizlik kararlarını Yargıtay'ın denetimine sunar.
Yargıtay, bu aşamada sadece yer tayini yapmakla kalmaz, aynı zamanda usul hatası yapan merciyi de belirleyerek dosyanın doğru yargı koluna veya mahkemeye aktarılmasını sağlar. Özellikle "mercii tayini" kararlarının eksik inceleme ile verilmesi, kanun yararına bozma nedenidir.
"...şüphelinin 20/03/2019 tarihinde işlediği iddia edilen suçun, anılan 18/06/2014 tarihli aynı suçu kapsayan eyleminin ihlali sayılıp sayılmayacağının yetkili Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığınca değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden... Ömerli Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili olduğunun tespitine ilişkin Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının bozulmasına..."
Kaynak: Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2020/3760 - Karar No: 2020/5807
Sıkça Sorulan Sorular
1. Sanık müdafii duruşmaya katılmasa da sanığın sorgusu yapılmışsa yetki itirazında bulunulabilir mi? Hayır. CMK m. 18/1 uyarınca belirleyici olan sanığın sorgusunun yapılmış olmasıdır. Müdafiin hazır olup olmaması, eğer zorunlu müdafilik durumu yoksa, sorgu ile başlayan usuli engeli ortadan kaldırmaz. Bu nedenle yetki itirazı en geç sorgudan hemen önce, ön sorun olarak dile getirilmelidir.
2. Mahkeme, suçun işlendiği yerin kendi yetki alanında olmadığını sanık sorgusundan sonra fark ederse ne yapmalıdır? CMK m. 18/2 gereği, mahkeme bu aşamadan sonra re’sen yetkisizlik kararı veremez. Yargılamaya devam etmek ve işin esası hakkında karar vermek zorundadır. Yetkisizlik bu aşamadan sonra artık bir bozma sebebi de teşkil etmez.
3. Savcılıklar arasındaki yetki uyuşmazlığında Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği karar temyiz edilebilir mi? Hayır. CMK m. 161/7 uyarınca, olumsuz yetki uyuşmazlığını çözen ağır ceza mahkemesinin kararı kesin niteliktedir. Bu karara karşı ancak kanun yararına bozma yoluna gidilebilir; ancak olağan kanun yolları (itiraz, istinaf, temyiz) kapalıdır.
4. E-posta yoluyla işlenen suçlarda (Bilişim Suçları) yetki itirazı nasıl yapılır? Bilişim suçlarında yetki, mağdurun yerleşim yeri, bilişim sisteminin bulunduğu yer veya zararın meydana geldiği yer mahkemelerince kullanılabilir. Bu tür çoklu yetki durumlarında, ilk el koyan mahkeme yetkili hale gelir. Sanık, CMK m. 18 süresi içinde bu kriterlerden hiçbirinin mahkemenin yetki çevresine girmediğini ispatlayarak itiraz etmelidir.
Kaynakça
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu
- 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun
- Yargıtay 19. Ceza Dairesi, Esas No: 2019/30355, Karar No: 2019/15118
- Yargıtay 19. Ceza Dairesi, Esas No: 2016/566, Karar No: 2017/1346
- Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Esas No: 2018/6626, Karar No: 2018/5389
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Esas No: 2020/3760, Karar No: 2020/5807
- Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/2904, Karar No: 2022/5200
Yasal Uyarı: Bu metin, CMK m. 18 ve ilgili yargısal içtihatlar çerçevesinde profesyonel hukukçular için hazırlanmış bir inceleme bültenidir. İçerik, hukuki tavsiye niteliği taşımamakta olup somut uyuşmazlıklarda güncel mevzuat ve davanın özel koşulları değerlendirilmelidir.
Ana Kategori Rehberi
Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.