Kovuşturma ve Duruşma Usulü

Kovuşturma ve Duruşma Usulü kategorisindeki güncel hukuki gelişmeler, mevzuat değişiklikleri ve içtihat analizleri.

CMK 182 Kapsamında Duruşmanın Açıklığı ve Aleniyet İlkesinin İhlali: Adliye Pratiğinde Mutlak Bozma Sebepleri

CMK 182 Kapsamında Duruşmanın Açıklığı ve Aleniyet İlkesinin İhlali: Adliye Pratiğinde Mutlak Bozma Sebepleri

Ceza muhakemesinde aleniyet ilkesi, duruşmanın herkese açık yapılmasını ve hükmün aleni tefhimini zorunlu kılan, ihlali halinde CMK m. 289/1-f uyarınca mutlak hukuka aykırılık teşkil eden temel bir yargılama güvencesidir. Genel ahlak veya kamu güvenliği gerekçesiyle verilen kapalılık kararlarında dahi, on sekiz yaşından büyük sanıklar için hükmün açık duruşmada açıklanması yasal bir zorunluluktur.

CMK 180 ve İstinabe Usulünde Vasıtasızlık İlkesinin Sınırları: Büyükşehir Yasağı ve SEGBİS Uygulaması

CMK 180 ve İstinabe Usulünde Vasıtasızlık İlkesinin Sınırları: Büyükşehir Yasağı ve SEGBİS Uygulaması

Ceza muhakemesinde delillerin doğrudan doğruyalığı ilkesi, CMK 180 kapsamında istinabe ve naip hakimlik müesseseleriyle istisnai bir rejime tabi tutulmuştur. Büyükşehir belediye sınırları içindeki istinabe yasağı ve SEGBİS kullanımının önceliği, savunma hakkının kısıtlanmaması adına emredici usul kuralları teşkil eder.

CMK 176: İddianamenin Tebliği, Duruşmaya Çağrı Usulü ve Bir Haftalık Sürenin İhlali

CMK 176: İddianamenin Tebliği, Duruşmaya Çağrı Usulü ve Bir Haftalık Sürenin İhlali

Ceza muhakemesinde savunma hakkının temel taşını oluşturan CMK 176 uyarınca, iddianamenin tebliği ile duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması yasal zorunluluktur. Bu sürenin ihlali veya usulsüz tebligat, CMK 190/2 uyarınca sanığa duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı tanımakta olup, bu hakkın hatırlatılmaması mutlak bozma nedeni teşkil eder.

Bağlantılı Suçlarda Yetki ve Davaların Birleştirilmesi: CMK Madde 16-17 Ekseninde Usulü Uyuşmazlıklar ve Yargıtay İçtihat Analizi

Bağlantılı Suçlarda Yetki ve Davaların Birleştirilmesi: CMK Madde 16-17 Ekseninde Usulü Uyuşmazlıklar ve Yargıtay İçtihat Analizi

Ceza muhakemesinde bağlantılı suçlarda yetki ve davaların birleştirilmesi, usul ekonomisi ile maddi gerçeğe ulaşma ideali arasında bir denge kurar. CMK m. 16 uyarınca mahkemeler arası muvafakat sağlanamadığı hallerde ortak yüksek görevli mahkemenin belirleyeceği yetki kuralları ve hak düşürücü süreler, yargılamanın sıhhati açısından belirleyicidir.

CMK 151 ve Müdafi Görevini İhmal Etmesinin Savunma Hakkı Kısıtlaması Bakımından Analizi

CMK 151 ve Müdafi Görevini İhmal Etmesinin Savunma Hakkı Kısıtlaması Bakımından Analizi

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 151, müdafiin görevini yerine getirmemesi durumunda yargılamanın kesintisiz devamını ve savunma hakkının korunmasını amaçlayan usulü bir emniyet mekanizmasıdır. Zorunlu müdafilik statüsündeki avukatın duruşmaya mazeretsiz katılmaması veya görevden yasaklanması halinde mahkemenin yeni müdafi atama yükümlülüğü, silahların eşitliği ilkesinin adliye pratiğindeki en kritik tezahürlerinden biridir.

CMK Madde 10 Uyarınca Ceza Davalarının Birleştirilmesi ve Ayrılmasında Usul ve Esaslar

CMK Madde 10 Uyarınca Ceza Davalarının Birleştirilmesi ve Ayrılmasında Usul ve Esaslar

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 10. maddesi, bağlantılı ceza davalarının kovuşturma evresindeki birleştirme ve ayırma usulünü, yüksek görevli mahkemenin mutlak yetkisini ve yargılama usulünün birliğine dair emredici kuralları düzenler. Kanun, usul ekonomisi ile maddi gerçeğin araştırılması ilkeleri arasında hassas bir denge kurarak, uyuşmazlıkların çözümünde mahkemeler arası koordinasyonu ve yüksek yargı denetimini esas alır.

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 1 Kapsamında Muhakeme Kurallarının Yer Bakımından Uygulanması ve Usulü Kazanılmış Haklar

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 1 Kapsamında Muhakeme Kurallarının Yer Bakımından Uygulanması ve Usulü Kazanılmış Haklar

5271 sayılı CMK m. 1, ceza muhakemesinin yürütülmesine ilişkin temel usul kurallarını belirlerken, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının geriye yürümezliği ilkesi ile basit yargılama ve seri muhakeme usullerindeki hak düşürücü etkileri sınırlandırmaktadır. Usul kurallarının derhal uygulanırlığı prensibi, kesinleşmiş hükümler bakımından maddi ceza hukukundaki lehe kanun uygulamasından ayrışarak yargılama disiplinini korur.

Yargıtay İçtihatları ve Mevzuat Çerçevesinde Usul Hukuku Pratiği: Gerekçelendirme, Kanun Yolları ve Hak Arama Özgürlüğü

Yargıtay İçtihatları ve Mevzuat Çerçevesinde Usul Hukuku Pratiği: Gerekçelendirme, Kanun Yolları ve Hak Arama Özgürlüğü

Türk usul hukukunda mahkeme kararlarının gerekçelendirilmesi, Anayasa'nın 141. ve HMK'nın 297. maddeleri uyarınca bir geçerlilik şartıdır. Hak arama özgürlüğü ekseninde, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkiler ve temyiz harçlarının ikmalinde usulüne uygun muhtıra düzenlenmesi, yargılamanın sıhhati açısından belirleyici hukuki eksenleri oluşturur.

CMK 231 ve TCK 51 Ekseninde Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ile Hapis Cezasının Ertelenmesi Kurumlarının Analizi

CMK 231 ve TCK 51 Ekseninde Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ile Hapis Cezasının Ertelenmesi Kurumlarının Analizi

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile hapis cezasının ertelenmesi, cezanın bireyselleştirilmesi amacına hizmet etse de hükmün hukuki varlığı, sanık/hükümlü statüsü ve infaz rejimi bakımından temelden ayrışmaktadır. HAGB kurumunda mahkûmiyet hükmü hukuki varlık kazanmayarak askıda bırakılırken, hapis cezasının ertelenmesinde kesinleşmiş bir mahkûmiyetin infazı belirli şartlarla denetim süresine yayılmaktadır.

5271 Sayılı CMK m. 231 Kapsamında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Müessesesinin Anayasa Mahkemesi İptal Kararı ve 7499 Sayılı Kanun Sonrası Hukuki Rejimi

5271 Sayılı CMK m. 231 Kapsamında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Müessesesinin Anayasa Mahkemesi İptal Kararı ve 7499 Sayılı Kanun Sonrası Hukuki Rejimi

HAGB müessesesi, AYM'nin topyekûn iptal kararı ve 7499 sayılı Kanun ile getirilen istinaf kanun yolu düzenlemesiyle yapısal bir dönüşüm geçirmiştir. Adil yargılanma hakkı ve hukuki güvenlik eksenindeki bu yeni rejim, denetim süresi içindeki ihlallerin denetimi ve usuli güvenceler açısından köklü değişiklikler ihtiva etmektedir.

HAGB Kararının İhlali ve Hükmün Açıklanması Prosedüründe Yargısal Denetim Rejimi

HAGB Kararının İhlali ve Hükmün Açıklanması Prosedüründe Yargısal Denetim Rejimi

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı sonrasında denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırı davranılması, askıda olan yargılamanın nihai bir mahkûmiyet hükmüne dönüşmesine sebebiyet verir. İptal edilen rıza mekanizmaları ve kesinleşme şerhinin denetim süresine etkisi, ceza muhakemesi pratiğinde ispat yükü ve kanun yolu incelemesi bakımından kritik bir hukuki dönüşüm noktası teşkil etmektedir.

Kamu Davasına Katılma Usulü, Sıfat Ayrımı ve CMK 237-238 Ekseninde Hak Arama Özgürlüğü

Kamu Davasına Katılma Usulü, Sıfat Ayrımı ve CMK 237-238 Ekseninde Hak Arama Özgürlüğü

Ceza muhakemesinde kamu davasına katılma hakkı, suçtan doğrudan zarar görme şartına bağlı olarak mağdur, suçtan zarar gören ve malen sorumluya tanınan usuli bir yetkidir. Bu makalede, katılma talebinin reddi, doğrudan zarar ilkesi ve CMK 260/1 uyarınca katılan sıfatı alabileceklerin temyiz hakları içtihatlar ışığında çözümlenmektedir.

Ceza Muhakemesinde Kaçakların Yargılanması Usulü ve CMK 247-248 Kapsamındaki Koruma Tedbirleri

Ceza Muhakemesinde Kaçakların Yargılanması Usulü ve CMK 247-248 Kapsamındaki Koruma Tedbirleri

Ceza muhakemesinde kaçaklık statüsü, sanığın sorgusu yapılmadan mahkûmiyet hükmü kurulmasını engelleyen ve malvarlığına elkonulması gibi ağır koruma tedbirlerini tetikleyen teknik bir süreçtir. Tebligat usulsüzlükleri ve güvence belgesi mekanizması, yargılamanın akıbetini doğrudan belirleyen temel hukuk eksenlerini oluşturur.

Gaip Sanıkların Yargılama Usulü, Güvence Belgesi ve CMK 244 Uygulama Stratejileri

Gaip Sanıkların Yargılama Usulü, Güvence Belgesi ve CMK 244 Uygulama Stratejileri

Ceza muhakemesinde gaip sanık statüsü, duruşma açılmasını engelleyen ve yalnızca delillerin korunmasına izin veren istisnai bir usul rejimidir. Makalede, CMK 244 kapsamında gaip sayılma şartları, güvence belgesinin hukuki niteliği ve savunma hakkının kısıtlanması riskine karşı Yargıtay’ın güncel bozma kriterleri teknik düzeyde incelenmektedir.

CMK m. 223/8 Çerçevesinde Durma Kararı: Usul Hataları, İctihat Çatışmaları ve Yargısal Pratikler

CMK m. 223/8 Çerçevesinde Durma Kararı: Usul Hataları, İctihat Çatışmaları ve Yargısal Pratikler

Ceza muhakemesinde durma kararı, CMK 223/8 uyarınca soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek amacıyla verilen ve davayı nihayete erdirmeyen bir ara karardır. Derhal beraat imkanının bulunduğu hallerde durma kararı verilemeyeceği ilkesi, sanığın lekelenmeme hakkı ve masumiyet karinesi ekseninde yargısal denetime tabi tutulmaktadır.

İddianamenin Kabulü Süreci ve Kovuşturma Safhasında Tensip Zaptı Tanzim Usulü

İddianamenin Kabulü Süreci ve Kovuşturma Safhasında Tensip Zaptı Tanzim Usulü

İddianamenin kabulü, ceza muhakemesinde şüpheli sıfatının sanığa dönüşmesini sağlayan ve soruşturma evresini nihayete erdiren kurucu bir işlemdir. 5271 sayılı CMK m. 175 uyarınca gerçekleşen bu kabulle birlikte kamu davası açılmış sayılırken, zamanaşımı kesilmesi ve davasız yargılama olmaz ilkesi çerçevesinde mahkemenin yetki sınırları tayin edilmektedir.

Adliye Pratiğinde Ceza Davasının Düşmesi Kararı: CMK 223/8 Kapsamında Usulü Güvenceler ve Yargıtay İçtihat Analizi

Adliye Pratiğinde Ceza Davasının Düşmesi Kararı: CMK 223/8 Kapsamında Usulü Güvenceler ve Yargıtay İçtihat Analizi

Ceza muhakemesinde davanın düşmesi, devletin cezalandırma yetkisini sona erdiren ve davanın esasını çözmeden muhakemeyi nihayete erdiren bir hüküm türüdür. CMK 223/8 uyarınca tesis edilen bu karar; dava zamanaşımı, şikayetten vazgeçme veya önödeme gibi maddi ceza hukuku sebeplerine dayandığı gibi, kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin kesin olarak anlaşıldığı hallerde de uygulama alanı bulur.