
CMK 171 Uyarınca Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi ve Savcılık Takdir Yetkisinin Denetimi
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi, yeterli şüpheye rağmen savcılığın takdir yetkisini kullanarak kovuşturmayı belirli şartlarla durdurduğu bir usul kurumudur. Şüphelinin denetim altına alınması ve masumiyet karinesi arasındaki denge, özellikle uyuşturucu suçlarında şüpheliye tanınan itiraz hakkı üzerinden Yargıtay içtihatlarıyla şekillenmektedir.
Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kurumunun Hukuki Niteliği
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 171, Cumhuriyet savcısına soruşturma evresi sonunda kamu davası açmak yerine, belirli şartların varlığı halinde bu işlemi beş yıl süreyle erteleme yetkisi tanır. Bu kurum, ceza adalet sisteminde "maslahata uygunluk" ilkesinin bir yansımasıdır. Savcı, suçun işlendiğine dair yeterli şüpheye ulaşmış olsa dahi, failin topluma kazandırılması ve yargı organlarının iş yükünün azaltılması amacıyla bu takdir yetkisini kullanabilir. Ancak bu yetki mutlak olmayıp, CMK m. 171/3’te sayılan kümülatif şartlara ve belirli suç tipleri bakımından getirilen yasaklara tabidir.
Uygulamada kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE), şüpheli hakkında bir mahkûmiyet hükmü kurulmadan, ancak suçun işlendiği yönünde kuvvetli bir kanaat ile tesis edilir. Bu durum, şüphelinin belirli bir süre denetim altında tutulmasını ve kasıtlı bir suç işlememesini gerektirir. Erteleme süresi içinde şartlara uyulması halinde, CMK m. 171/4 uyarınca "kovuşturmaya yer olmadığına dair karar" (KYOK) verilir ve bu karar sicile yansımaz.
"Cumhuriyet savcısı, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olup, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine karar verebilir. Suçtan zarar gören veya şüpheli, bu karara 173 üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir."
Kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 171/2
Anahtar Çıkarım: KDAE kararı, teknik anlamda bir KYOK değildir; davanın açılmasını askıya alan ve şüpheliye denetimli bir özgürlük alanı tanıyan usuli bir ara karardır.
Genel Erteleme Şartları ve Kümülatif Uygulama
CMK m. 171/3 uyarınca bir Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verebilmesi için kanunda belirtilen dört şartın birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Bu şartlar, savcının keyfi hareket etmesini engelleyen yasal bariyerlerdir.
Şüphelinin Geçmişi ve Suç İşleme Eğilimi
Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm olmamış bulunması ilk şarttır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, adli para cezasının veya taksirli suçlardan alınan cezaların bu engele takılmamasıdır. Savcı, şüphelinin geçmişini adli sicil kayıtları üzerinden re'sen inceler. İkinci olarak, yapılan soruşturmanın, erteleme halinde şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi gerekir. Bu, savcının şüphelinin şahsiyeti, suç sonrası tavırları ve sosyal durumu üzerinden yapacağı bir projeksiyondur.
Toplumsal Yarar ve Zararın Giderilmesi
Ertelemenin, şüpheli ve toplum açısından kamu davası açılmasından daha yararlı olması gerekir. Ayrıca suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, tazmin veya eski hale getirme suretiyle tamamen giderilmesi şarttır. Maddi zararın giderilmediği durumlarda erteleme kararı verilmesi, itiraz halinde kararın kaldırılmasına sebebiyet verir.
"Kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilmesi için... d) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı ve Cumhuriyet savcısı tarafından tespit edilen zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir."
Kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 171/3-d
Editörün Notu: Zararın giderilmesi şartı, özellikle malvarlığına karşı işlenen suçlarda savcılık tarafından titizlikle incelenmelidir. Zararın miktarı konusunda uyuşmazlık varsa, savcı bilirkişi incelemesi yaptırarak zararı tespit etmelidir.
Savcının Takdir Yetkisinin Sınırları ve İddianamenin İadesi
Cumhuriyet savcısının CMK m. 171 kapsamında takdir yetkisini kullanarak KDAE kararı vermesi bir zorunluluk değil, bir yetkidir. Savcı, şartlar oluşsa bile doğrudan iddianame düzenleyerek kamu davası açabilir. Bu noktada adliye pratiğinde en çok karşılaşılan sorunlardan biri, mahkemelerin "neden erteleme kararı verilmedi" gerekçesiyle iddianameyi iade edip edemeyeceğidir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, savcının erteleme kurumuna başvurmaması, iddianamenin iadesi sebebi olarak kabul edilemez. Savcı, iddianame düzenleyerek zaten takdirini davanın açılması yönünde kullanmış sayılır. İddianamede erteleme yoluna neden gidilmediğine dair bir gerekçe gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
"...şüphelilerin üzerine atılı suçun kapsamına göre Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verme hususunda takdir hakkının bulunduğu ve iddianame düzenlenmesi ile bu yöne ilişkin takdirin erteleme yönünde kullanılmadığı şeklinde anlaşılması gerektiği... takdir yetkisinin neden kullanılmadığının açıklanmasına ya da gerekçelendirilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Kaynak: Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2020/19828 - Karar No: 2021/1191
Uygulama Notu: Eğer müdafii olarak savcılığın erteleme şartları oluştuğu halde iddianame düzenlediğini düşünüyorsanız, mahkemeye iddianamenin kabulü sonrası "durma" veya "beraat" talep etmek yerine, soruşturma aşamasında savcıya erteleme şartlarının oluştuğunu gösteren delilleri sunarak takdir yetkisini bu yönde kullanmaya teşvik etmeniz daha efektif bir yöntemdir.
Şüphelinin KDAE Kararına İtiraz Hakkı ve Yargıtay Yaklaşımı
CMK m. 171/2'nin eski metninde sadece "suçtan zarar görenin" itiraz edebileceği yazılıyken, uyuşturucu suçları (TCK m. 191) ve denetimli serbestlik içeren kararlar bakımından ciddi bir hukuki tartışma doğmuştur. Şüpheli, aslında suçsuz olduğunu iddia ediyorsa, beş yıl boyunca denetim altında kalmak ve bir yıl boyunca idrar tahlili vermek gibi kısıtlamalara neden katlanmalıdır?
Yargıtay, özellikle uyuşturucu kullanma suçlarında şüpheliye yüklenen yükümlülüklerin (denetimli serbestlik, tedavi) birer "güvenlik tedbiri" niteliğinde olduğunu, bunların ancak suçu sabit olanlara uygulanabileceğini ve bu nedenle şüphelinin de masumiyet karinesi uyarınca bu karara itiraz edebilmesi gerektiğini kabul etmiştir. 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası bu hak yasal statüye de kavuşmuştur.
"...şüpheliye yükümlülük getiren denetimli serbestlik ve tedavi tedbirlerini içermesi nedeniyle... adil yargılama ilkesi ve suçsuzluk karinesi gereğince, CMK'nın 171. ve 173. maddelerinde suçtan zarar gören için tanınan 'kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına itiraz' hakkıyla ilgili hükümlerin... şüpheli için de kıyas yolu ile uygulanması gerekir."
Kaynak: Yargıtay 20. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/8231 - Karar No: 2016/4886
İtiraz Merciinin Yetki Sınırı
Şüphelinin itirazı üzerine Sulh Ceza Hakimliği dosyayı incelerken sadece usuli şartlara bakmaz. Eğer mevcut deliller suçun işlenmediğini veya maddi unsurların oluşmadığını gösteriyorsa, hakim erteleme kararını kaldırmalıdır. Ancak hakim, savcının yerine geçerek "kovuşturmaya yer olmadığına karar verilsin" şeklinde bir talimat veremez; sadece kararı kaldırır ve topu tekrar savcıya atar.
"İtiraz merciince 'kamu davasının açılmasının ertelenmesi' kararı kaldırıldıktan sonra, Cumhuriyet savcısının aynı suçla ilgili yeni deliller toplayarak konuyu tekrar değerlendirmesine engel bir hal olmadığından... verilecek kararı Cumhuriyet savcısının takdirine bırakmak gerekirken, hüküm fıkrasında ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığından 'kovuşturmaya yer olmadığına' karar verilmesi istenmesi hukuka aykırı olduğundan..."
Kaynak: Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/3983 - Karar No: 2016/3962
Uyuşturucu Suçlarında (TCK 191) Özel Erteleme Rejimi
Uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçlarında KDAE kararı, savcının bir takdir yetkisi değil, kural olarak yasal bir zorunluluktur. TCK m. 191/2 uyarınca, şüpheli hakkında CMK m. 171'deki genel şartlar (daha önce suç işlememiş olma vb.) aranmaksızın beş yıl süreyle erteleme kararı verilir.
| Özellik | Genel Erteleme (CMK 171) | Uyuşturucu Suçu Ertelemesi (TCK 191) |
|---|---|---|
| Savcının Yetkisi | Takdir yetkisidir (Açabilir/Erteleyebilir). | Zorunluluktur (İstisnalar hariç). |
| Üst Sınır Şartı | 3 yıl veya daha az süreli hapis. | Üst sınıra bakılmaz. |
| Adli Sicil Şartı | Kasıtlı suçtan hapis yatmamış olmak. | Aranmaz (İlk sefer için). |
| Denetim Süresi | Beş yıl (Denetim zorunlu değil). | Beş yıl erteleme + 1-3 yıl denetim zorunlu. |
| İtiraz Hakkı | Mağdur ve Şüpheli. | Şüpheli ve Mağdur (Kıyasen ve 7188 ile). |
Bu rejimde en kritik aşama, denetimli serbestlik süresince yapılan ihlallerdir. Eğer şüpheli tedaviye uymazsa veya tekrar uyuşturucu kullanırsa, savcı erteleme kararını kaldırarak doğrudan iddianame düzenler.
Uzlaştırma ve Erteleme İlişkisindeki Usul Hataları
CMK m. 253/19 uyarınca, uzlaştırma sağlandığında eğer edimin yerine getirilmesi ileri bir tarihe bırakılmış veya takside bağlanmışsa, savcının CMK m. 171/2'deki şartları aramaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar vermesi zorunludur. Uygulamada bazen savcıların bu durumu atlayarak doğrudan "edimsiz uzlaşma" veya "takipsizlik" kararı verdiği görülmektedir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, edimin ileri tarihe bırakıldığı durumlarda KDAE kararı verilerek sürecin takip edilmesi gerektiğini, aksi halde verilen KYOK kararının hukuka aykırı olacağını belirtmektedir. Bu durum, şüphelinin edimi yerine getirip getirmediğinin denetlenmesi için şarttır.
"Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir... ancak anılan Cumhuriyet Başsavcılığınca bahse konu düzenleme gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilerek süreç takip edilmediği gibi edimin yerine getirilip getirilmediğine ilişkin de herhangi bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden..."
Kaynak: Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/21523 - Karar No: 2021/19609
Seri Muhakeme Usulü ve Erteleme Önceliği
7188 sayılı Kanun ile hukukumuza giren seri muhakeme usulü ile CMK m. 171 arasındaki ilişki hiyerarşiktir. CMK m. 250/1 uyarınca, bir suç seri muhakeme kapsamında olsa dahi, savcı öncelikle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilemeyeceğini değerlendirmelidir. Eğer KDAE kararı verilmezse seri muhakeme teklif edilebilir.
Bunun tersi de geçerlidir: Eğer şüpheli hakkında bir kez KDAE kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmişse, erteleme süresi içinde işlenen yeni bir suç veya yükümlülük ihlali nedeniyle dava açılacaksa, artık bu aşamada seri muhakeme usulü uygulanamaz. Bu durumda savcı genel hükümlere göre iddianame düzenlemek zorundadır.
"5271 sayılı Ceza Kanun'un 250/1. maddesi uyarınca... seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmemesi gerektiği... şüpheli hakkında daha önce aynı suça ilişkin olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesi nedeniyle anılan Kanun'un 250/1. maddesi gereğince seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı..."
Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Esas No: 2023/5240 - Karar No: 2024/2179
Erteleme Süresinin Hesaplanması ve İhlal Sayılan Haller
KDAE kararlarında beş yıllık erteleme süresi, kararın kesinleştiği tarihten itibaren başlar. Ancak uyuşturucu suçları gibi "ihlal" takibinin sıkı yapıldığı dosyalarda, tebliğ ve kesinleşme tarihleri hayati önem taşır. Şüpheli, henüz kendisine tebliğ edilmemiş bir erteleme kararı varken yeni bir suç işlerse, bu durum ertelemenin ihlali olarak değerlendirilemez.
Tebligatın Kesinleşmeye Etkisi
İstikrarlı Yargıtay içtihatları, erteleme kararının şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmesini ve itiraz sürelerinin geçmesini şart koşar. Tebligat yapılmadan veya itiraz süresi dolmadan işlenen ikinci suç, ertelemenin ihlali (TCK 191/4) sayılamaz; zira şüpheli henüz üzerinde bir denetim yükümlülüğü olduğundan yasal olarak haberdar değildir.
"...kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kendisine tebliğ edildiği 02/03/2017 tarihten önce 27/02/2017 tarihinde uyuşturucu madde kullandığı iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan şüphelinin yükümlülüklere aykırı davrandığı, yasakları ihlal ettiği kabul edilemeyeceğinden..."
Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2017/2883 - Karar No: 2018/1372
Kesinleşme Şerhinde Hata
Bazı durumlarda adliye kalemi kesinleşme tarihini sehven yanlış yazabilir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2025 tarihli güncel kararına göre, kesinleşme tarihi hatalı gösterilmiş olsa bile, eğer şüphelinin ikinci eylemi her halükarda (hatalı tarih veya gerçek tarih fark etmeksizin) erteleme süresi içine düşüyorsa, bu hata davanın durmasına sebep olmaz.
Çocuk Failler Bakımından Erteleme Süreleri (ÇKK 19)
Suça sürüklenen çocuklar (SSÇ) bakımından kamu davasının açılmasının ertelenmesi, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu (ÇKK) m. 19 ve CMK m. 171’in harmanlanmasıyla uygulanır. Çocuklar için erteleme süresi beş yıl değil, üç yıldır.
Ayrıca 7188 sayılı Kanun değişikliği ile, 15 yaşını doldurmamış çocuklar bakımından erteleme kapsamındaki suçların üst sınırı üç yıldan beş yıla çıkarılmıştır. Yani bir yetişkin için üst sınırı 3 yılı aşan bir suçta erteleme verilemezken, 14 yaşındaki bir çocuk için üst sınırı 5 yıl olan bir suçta erteleme verilebilir. Bu, çocukların adalet sistemi içinde damgalanmasını önlemeye yönelik pozitif bir ayrımcılıktır.
KDAE Kararının Adli Sicil ve Arşiv Kayıtlarına Etkisi
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları, standart adli sicil (sabıka kaydı) sorgulamalarında görünmez. Bu kararlar, CMK m. 171/5 uyarınca "bunlara mahsus bir sisteme" kaydedilir. Bu kayıtlar sadece bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı veya hakim tarafından istenebilir.
Eğer beş yıllık erteleme süresi sonunda şüpheli şartlara uymuşsa, dosya hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir ve bu sicil kaydı tamamen silinir. Bu yönüyle KDAE, özellikle genç profesyoneller ve "lekelenmeme hakkı" hassasiyeti olan kişiler için hayati bir kurumdur.
Adliye Pratiğinde İtiraz Süreci ve Dilekçe Stratejisi
KDAE kararına itiraz, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde yapılmalıdır. İtiraz mercii, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki Sulh Ceza Hakimliği'dir.
İtiraz dilekçesinde şu hususların vurgulanması stratejik öneme sahiptir: 1. Maddi Vaka Analizi: Yeterli şüphenin dahi oluşmadığı, dosyadaki delillerin (tanık beyanı, ekspertiz raporu vb.) şüpheli lehine olduğu belirtilmelidir. (Yargıtay 10. CD, 2018/2590 E. yaklaşımı uyarınca). 2. Usuli Aykırılıklar: Zararın giderilmediği (mağdur açısından) veya tebligatın usulsüzlüğü. 3. Yükümlülüklerin Ağırlığı: Şüpheliye yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin ölçüsüz olduğu ve beraat ihtimalinin yüksekliği.
İtiraz Sonrası Olası Senaryolar
- İtirazın Reddi: Karar kesinleşir ve denetim süresi başlar.
- İtirazın Kabulü (Usulden): Eksik soruşturma varsa, hakim savcılığın soruşturmayı genişletmesini ister.
- İtirazın Kabulü (Esastan): Hakim kararı kaldırır; savcı ya yeni delil toplar ya da dosyayı KYOK ile kapatmak durumunda kalır.
Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararının Hukuki Riskleri
KDAE kararı her ne kadar bir "fırsat" gibi görünse de, kabul edilmesi veya itiraz edilmemesi bazı riskleri beraberinde getirir.
- Zamanaşımı Durması: CMK m. 171/4 uyarınca erteleme süresince dava zamanaşımı işlemez. Bu, dosyanın beş yıl boyunca hukuki bir "askıda" kalması demektir.
- Hukuk Davalarına Etki: Uzlaşma yoluyla verilen erteleme kararları, TBK m. 166 ve CMK m. 253/19 uyarınca artık tazminat davası açılmasını engeller. Bu durum sigorta rücu davalarında veya maddi tazminat taleplerinde "feragat" hükmündedir.
- İkinci Suç Riski: Beş yıl içinde işlenecek çok küçük bir kasıtlı suç (örn: hakaret), askıdaki bu davanın açılmasına ve her iki suçun birleştirilerek cezalandırılmasına yol açabilir.
"Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır... bu feragatin müteselsil sorumlu olan davalı sigorta şirketine de sirayet edeceğinin kabulü gerekir."
Kaynak: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi - Esas No: 2023/146 - Karar No: 2023/480
Belgeyi Gör: T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
Sıkça Sorulan Sorular
1. Hakkımda verilen erteleme kararı iş başvurularında görünür mü? Hayır. CMK m. 171/5 uyarınca bu kayıtlar özel bir sisteme kaydedilir ve işverenlerin erişebildiği standart adli sicil kayıtlarında yer almaz. Sadece adli makamlar görebilir.
2. Erteleme süresi içinde trafik cezası alırsam erteleme iptal edilir mi? Hayır. Ertelemenin iptali için "kasıtlı bir suç" işlenmesi gerekir. Trafik cezaları genellikle idari yaptırımdır. Ancak "alkollü araç kullanma" gibi trafik güvenliğini tehlikeye sokma (TCK 179) suçundan bir soruşturma açılırsa risk doğabilir.
3. Savcı erteleme kararı verdi ama ben suçsuzum, ne yapmalıyım? Tebliğden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliği'ne itiraz etmelisiniz. Yargıtay içtihatları, "suçsuzluk" iddiası olan şüphelinin, üzerinde denetim yükü kuran bu karara itiraz hakkı olduğunu kesin olarak kabul etmektedir.
4. Uzlaştık ve edimi takside bağladık, savcı neden dava açmıyor? Edimin yerine getirilmesi ileri bir tarihe veya takside bağlandığında savcı zorunlu olarak KDAE kararı verir. Tüm taksitler bittiğinde ise KYOK kararı vererek dosyayı kapatır. Eğer bir taksit dahi aksarsa, savcı erteleme kararını kaldırıp dava açar.
Kaynakça
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu.
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu.
- Yargıtay 20. Ceza Dairesi, Esas No: 2015/8231, Karar No: 2016/4886.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Esas No: 2015/3983, Karar No: 2016/3962.
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Esas No: 2017/2883, Karar No: 2018/1372.
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas No: 2020/19828, Karar No: 2021/1191.
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2023/5240, Karar No: 2024/2179.
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, Esas No: 2023/146, Karar No: 2023/480.
Yasal Uyarı: Bu makale, 05 Mart 2026 tarihi itibarıyla güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları temel alınarak mesleki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, somut olayların değişkenlik gösteren hukuki detaylarını kapsamayabilir ve profesyonel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Hukuki uyuşmazlıklarda hak kaybına uğramamak için bir avukat ile çalışılması tavsiye edilir.
Ana Kategori Rehberi
Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.