CMK 177 ve Savunma Delillerinin Toplanması: Sanık Hakları ve Uygulama Pratiği
Kovuşturma ve Duruşma UsulüYazar: EmsalDava Editör Ekibi

CMK 177 ve Savunma Delillerinin Toplanması: Sanık Hakları ve Uygulama Pratiği

5271 sayılı CMK 177 uyarınca sanığın savunma delillerini toplama istemi, silahların eşitliği ilkesinin yansımasıdır. Mahkemenin delil toplama talebini reddetmesi halinde CMK 178 çerçevesinde delillerin doğrudan duruşmaya getirilmesi hakkı, adil yargılanma hakkının temel güvencesini oluşturur.

CMK 177 Kapsamında Savunma Delillerinin Toplanması ve Silahların Eşitliği

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 177. maddesi, sanığa iddianamenin kabulü ile duruşma hazırlığı aşamasında, savunmasını güçlendirecek delillerin toplanmasını isteme yetkisi tanır. Bu madde, ceza muhakemesinin temel sütunlarından biri olan "silahların eşitliği" ilkesinin somut bir tezahürüdür. İddia makamının (Cumhuriyet Savcılığı) soruşturma evresinde hem lehe hem de aleyhe delilleri toplama yükümlülüğü bulunmasına rağmen, kovuşturma evresinde sanığın kendi stratejisi doğrultusunda delil ikamesi yapabilmesi, savunma hakkının kısıtlanamaz bir parçasıdır.

Ceza Muhakemesi Kanunu ve çalışma materyalleri.

CMK 177/1 uyarınca sanık, duruşma gününün bildirilmesinden itibaren beş gün içinde; tanıkların veya bilirkişilerin davet edilmesini veya savunma delillerinin toplanmasını mahkeme başkanından veya hakimden isteyebilir. Bu istemin reddedilmesi, yargılamanın ilerleyen aşamalarında "eksik inceleme" nedeniyle bozma sebebi teşkil edebileceği gibi, sanığın CMK 178 uyarınca bu delilleri doğrudan duruşmaya getirme hakkını da saklı tutar. Uygulamada, sanığın savunmasında adı geçen tanıkların dinlenmemesi, Yargıtay tarafından savunma hakkının kısıtlanması olarak nitelendirilmektedir.

Savunma Delilleri İçin Beş Günlük Süre ve Hak Düşürücü Olmayan Niteliği

CMK 177 maddesinde öngörülen beş günlük süre, doktrinde ve yargı kararlarında tartışmalı bir konudur. Metin üzerinde "beş gün içinde" ifadesi yer alsa da, bu sürenin geçirilmesi sanığın delil sunma hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. Ancak bu süreye uyulması, duruşma hazırlığının (tenzip) sağlıklı yürümesi ve yargılamanın süratle sonuçlandırılması bakımından usuli bir gereklilik olarak kabul edilir.

Sürenin başlangıcı, duruşma gününün sanığa tebliğ edildiği tarihtir. Eğer sanık bu süreyi geçirirse, mahkeme bu delilleri toplama talebini "yargılamayı uzatma amacı taşıdığı" gerekçesiyle reddedebilir; fakat delilin davanın sonucunu doğrudan etkileyecek mahiyette (esasa müessir) olması durumunda, beş günlük sürenin geçirilmiş olması tek başına reddin gerekçesi yapılamaz. Maddi gerçeğe ulaşma ilkesi, usul kurallarının katı uygulanmasının önünde yer alır.

Mahkemenin Delil Toplama İstemini Reddetmesi ve CMK 178 Güvencesi

Sanığın delil toplama istemi mahkeme tarafından reddedildiğinde, CMK 178. madde devreye girer. Bu hükme göre mahkeme başkanı veya hakim, sanığın sunduğu tanık veya bilirkişi davetini reddettiğinde; sanık veya müdafii bu kişileri doğrudan mahkemeye getirme hakkına sahiptir. Bu durumda mahkeme, getirilen kişileri dinlemekle yükümlüdür.

Ancak bu yükümlülüğün bir istisnası mevcuttur: Eğer tanığın veya bilirkişinin dinlenmesi istemi, yargılamayı makul sürenin ötesinde uzatmak amacıyla yapılmışsa veya davanın sonucuna bir etkisi olmayacağı açıkça anlaşılıyorsa, mahkeme bu talebi reddedebilir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, sanığın savunmasında belirttiği ve olayın aydınlatılması için kritik öneme sahip tanıkların dinlenmemesi, doğrudan bir bozma sebebidir.

"...Sanığın kovuşturma aşamasındaki savunmasında adı geçen ve olayın tek tanığı olduğu anlaşılan Uğur Yitik, tanık sıfatıyla duruşmada usulünce dinlenmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi... Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA..."

Kaynak: Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2014/40529 - Karar No: 2019/177

Belgeyi Gör: 4. Ceza Dairesi 2014/40529 E. , 2019/177 K.

İddianamenin Kabulü ve Sanık Sorgusunda Usul Güvenceleri

Savunma hakkının etkin kullanımı, sanığın ne ile suçlandığını tam olarak bilmesiyle başlar. CMK 175 uyarınca iddianamenin kabulü ile başlayan kovuşturma evresinde, duruşma hazırlığı tamamlanır. CMK 191/3-b maddesi uyarınca duruşmada "iddianamenin veya iddianame yerine geçen belgenin okunması" zorunludur.

İddianame okunmadan yapılan sorgu, savunma hakkının ağır ihlali sayılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında, sanığın sorgusunun yapılmasından önce isnat edilen fiilin açıkça anlatılmasının ve haklarının hatırlatılmasının (CMK 147 ve 191) mutlak bir zorunluluk olduğu vurgulanmaktadır. Bu usul, sanığın hangi delillere karşı savunma yapacağını belirlemesi için temeldir.

"...iddianame okunmadan sanığın sorgusu yapılarak hüküm kurulmasının savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir... ceza muhakemesi hukukunun temel esaslarına aykırı sonuçlar ortaya çıkacak, bu durum, iddia ve yargılama fonksiyonlarının aynı süjede birleşmesi gibi tehlikeli bir hal doğurabilecek, işbirliği sisteminin temellerini ve savunma hakkını ortadan kaldırarak..."

Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2012/9-1467 - Karar No: 2013/610

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2012/9-1467 E. , 2013/610 K.

Sanığın Sorgusunda Hatırlatılması Gereken Haklar

Duruşmada sanığa, CMK 191/3 maddesi uyarınca şu haklar hatırlatılmalıdır: 1. Susma Hakkı: Sanığın kendisine yöneltilen suçlama hakkında konuşmama yetkisi. 2. Müdafi Seçme Hakkı: Kendi seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir avukatın yardımından yararlanma. 3. Delil Toplama İstemi: Savunmasını destekleyecek delillerin toplanmasını isteme hakkı. 4. Kişisel Durum Bilgisi Verme: Ekonomik ve sosyal durumu hakkında bilgi verme.

Eksik Sorgu ve Savunma Kısıtlamasının Sonuçları

Eğer sanığın açık kimliği tespit edilmeden veya hakları hatırlatılmadan savunması alınırsa, bu durum hükmün esastan bozulmasına yol açar. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, bu durumu bir kesin hukuka aykırılık hali olarak değerlendirmiştir.

"...CMK'nın 191/3-a maddesi uyarınca duruşmada sanığın açık kimliği ile kişisel ve ekonomik durumu tespit edilmeden, CMK'nın 191/3. maddesinin (c) ve (d) fıkraları ile 147. maddesindeki hakları sanığa hatırlatılmadan savunmasının alınması ve bu şekilde sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması... Nedenleriyle bozulmasına..."

Kaynak: Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2023/6128 - Karar No: 2023/5300

Belgeyi Gör: 10. Ceza Dairesi 2023/6128 E. , 2023/5300 K.

Suç Vasfının Değişmesi ve Ek Savunma Hakkı (CMK 226)

Yargılama sırasında deliller toplandıkça, iddianamede belirtilen suçun hukuki niteliği değişebilir. CMK 226/1 uyarınca sanık, suçun hukuki niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir halde bulundurulmadıkça, iddianamedeki suçtan başkasıyla mahkum edilemez.

Duruşma salonunda hukuk belgeleri ve usul vurgusu.

Bu durum özellikle TCK 177 (Hayvanın tehlike yaratacak şekilde serbest bırakılması) ve TCK 89 (Taksirle yaralama) gibi birbirine yakın suç tiplerinde sıklıkla karşımıza çıkar. Eğer mahkeme, iddianamede TCK 89'dan dava açılmışken eylemin TCK 177'ye girdiğine kanaat getirirse, sanığa ek savunma hakkı vermelidir.

Usul Adımı CMK Maddesi Hukuki Sonuç
Delil Toplama İstemi 177 5 günlük süre içinde yazılı başvuru.
İstemin Reddi 178 Sanığın delili/tanığı doğrudan getirme hakkı doğar.
Suç Vasfı Değişikliği 226 Sanığa ek savunma hakkı verilmesi zorunludur.
Sorgu ve İfade 191 İddianame okunması ve hakların hatırlatılması şarttır.

Hayvanın Tehlike Yaratacak Şekilde Serbest Bırakılması ve Görev Sorunu

TCK 177. maddesinde düzenlenen "Hayvanın tehlike yaratacak şekilde serbest bırakılması" suçu, somut bir zarar doğmasa dahi "tehlike" oluşturulmasıyla tamamlanır. Ancak bu eylem sonucunda bir yaralanma meydana gelmişse, eylem TCK 89 (Taksirle yaralama) suçunu oluşturur. Yargıtay, bu iki suç arasındaki geçişkenliğin savunma hakkı üzerinden denetlenmesi gerektiğini savunur.

Uygulamada, taksirle yaralama suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi durumunda, mahkemenin eylemin TCK 177 kapsamında bir tehlike suçu oluşturup oluşturmadığını tartışması gerekir. Bu tartışma, duruşma açılmadan ve sanığın savunması alınmadan yapılamaz.

"...taksirle yaralamaya neden olmak suçundan açılan davada, şikayet yokluğu nedeniyle TCK.nun 89. maddesiyle ceza tayin olunmaması halinde duruşma açılarak sanık ve mağdur ile tanıklar da dinlenerek tüm deliller toplanıp eylemin aynı Yasanın 177. maddesinde yazılı suçu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiği..."

Kaynak: Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Esas No: 2012/25355 - Karar No: 2013/27461

Belgeyi Gör: 8. Ceza Dairesi 2012/25355 E. , 2013/27461 K.

Basit Yargılama Usulü ve Anayasa Mahkemesi’nin İptal Kararları

7188 sayılı Kanun ile hukuk sistemimize giren "Basit Yargılama Usulü" (CMK 251), üst sınırı iki yıla kadar hapis cezası gerektiren suçlarda duruşma açılmaksızın evrak üzerinden karar verilmesine olanak tanır. Ancak bu usulün savunma haklarını kısıtladığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından önemli iptal kararları verilmiştir.

Editörün Notu: Basit yargılama usulünde mahkumiyet halinde cezada 1/4 oranında indirim yapılması, bu usulü maddi ceza hukuku bakımından sanık lehine bir düzenleme haline getirir. Ancak Anayasa Mahkemesi, "hükme bağlanmış" dosyalar yönünden getirilen kısıtlamayı iptal ederek, bu lehine düzenlemenin geçmişe dönük uygulanmasının yolunu açmıştır.

"...Anayasa Mahkemesinin... iptal kararı ile '...kovuşturma evresine geçilmiş...' ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan '...basit yargılama usulü...' yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği... CMK’nin 251/3. maddesinde 'Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir' şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan..."

Kaynak: (Kapatılan) 3. Ceza Dairesi - Esas No: 2020/18253 - Karar No: 2021/177

Belgeyi Gör: (Kapatılan)3. Ceza Dairesi 2020/18253 E. , 2021/177 K.

İcra Ceza Muhakemesinde Savunma Hakkı ve Duruşma Zorunluluğu

İcra ve İflas Kanunu (İİK) kapsamında düzenlenen suçlarda (örneğin mal beyanında bulunmamak), mahkemelerin sıklıkla "evrak üzerinden" karar verme eğiliminde olduğu görülmektedir. Oysa İİK 349 ve 350. maddeleri uyarınca disiplin hapsi veya tazyik hapsi dahi olsa yargılamanın duruşmalı yapılması asıldır.

Yargıtay, icra mahkemelerinin duruşma açmaksızın verdiği mahkumiyet kararlarını, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle kanun yararına bozma (CMK 309) konusu yapmaktadır. Sanığa usulüne uygun davetiye çıkarılması ve duruşmada bizzat veya müdafii aracılığıyla dinlenmesi adil yargılanma hakkının asgari koşuludur.

"...2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 349. ve 350.maddelerine göre İcra Mahkemesince duruşma açılarak yargılama yapılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir. Mahkemece duruşma açılmaksızın, sanığın savunma hakkı da kısıtlanmak suretiyle evrak üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir."

Kaynak: (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi - Esas No: 2008/4428 - Karar No: 2008/3902

Belgeyi Gör: (Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/4428 E. , 2008/3902 K.

Uzlaştırma Kapsamındaki Suçlarda Delil Değerlendirmesi

Suçun hukuki vasfının değişmesi, davanın "uzlaştırma" kapsamında kalıp kalmadığını da etkiler. CMK 253 uyarınca uzlaştırma kapsamında kalan bir suçta, mahkeme uzlaştırma işlemlerini yerine getirmeden yargılamaya devam edemez. Sanığın savunma delilleri toplandıktan sonra suçun vasfı değişirse (örneğin tehdit suçunun TCK 106/1-2. cümleye girmesi), mahkeme dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermekle yükümlüdür.

Uygulamada, mahkemelerin uzlaştırma şartı gerçekleşmeden mahkumiyet kurması, Yargıtay tarafından "eksik inceleme" ve "yasaya aykırılık" olarak nitelendirilmektedir. Sanığın bu aşamadaki hakları, hem maddi ceza hukuku hem de usul hukuku bakımından korunmaktadır.

"...sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla... uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması... Bozmayı gerektirdiğinden..."

Kaynak: Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/3808 - Karar No: 2022/177

Belgeyi Gör: 4. Ceza Dairesi 2021/3808 E. , 2022/177 K.

Uyuşturucu Madde Suçlarında Kovuşturma Şartı: Israr Koşulu

TCK 191 kapsamında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararı sonrası denetimli serbestliğe uyulmaması durumunda dava açılır. Ancak burada "ısrar" koşulu bir kovuşturma şartıdır. Mahkeme, sanığın ihlalinin "ısrar" teşkil edip etmediğini delillerle (tebligat kayıtları, denetimli serbestlik dosyası) incelemek zorundadır.

Eğer ısrar şartı gerçekleşmemişse, mahkeme beraat kararı veremez; CMK 223/8 uyarınca "durma" kararı vererek dosyayı infazın devamı için savcılığa iade etmelidir. Bu teknik ayrım, sanığın gelecekteki yargılama hakları bakımından hayati önemdedir.

"...mahkemece ısrar şartının gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda... 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraat kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."

Kaynak: Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2017/177 - Karar No: 2017/4454

Belgeyi Gör: 10. Ceza Dairesi 2017/177 E. , 2017/4454 K.

Editörün Notu: Uygulama Notları ve Stratejik Öneriler

Ceza muhakemesinde CMK 177 uyarınca yapılacak delil toplama istemleri, salt bir "dilekçe verme" işlemi olarak görülmemelidir. Bu istemler, savunma teorisinin inşasında anahtar rol oynar.

Ceza davası hazırlık süreci ve dosya inceleme.

Uygulama Notu: 1. Gerekçelendirme: İstenen tanık veya belgenin davanın hangi vakıasına (sübut, kast, hukuka uygunluk nedeni vb.) temas ettiği dilekçede açıkça belirtilmelidir. 2. Süre Takibi: Beş günlük süre geçirilmiş olsa dahi, delil toplama istemi "esaslı delil" vurgusuyla her aşamada yinelenmelidir. 3. Doğrudan Hazır Etme: Mahkeme talebi reddederse, CMK 178'e dayanarak tanığı duruşma salonunda hazır etmek, mahkemenin tanığı dinleme zorunluluğunu (yargılamayı uzatma amacı yoksa) doğurur. 4. Ek Savunma Denetimi: Suçun vasıf değiştirmesi ihtimalinde, mahkemenin ek savunma hakkı verip vermediği zapta titizlikle geçirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. CMK 177'deki 5 günlük süreyi kaçırırsam tanık dinletemez miyim? Hayır, bu süre hak düşürücü değildir. Ancak mahkeme, duruşma gününe çok az süre kala yapılan talepleri "yargılamayı uzatma" gerekçesiyle reddedebilir. Bu durumda CMK 178 uyarınca tanığı duruşmada hazır ederek mahkemeyi dinlemeye zorlayabilirsiniz.

2. Mahkeme sanığın getirdiği tanığı dinlemek zorunda mıdır? Evet, CMK 178 uyarınca sanığın doğrudan getirdiği tanıklar dinlenmelidir. Mahkeme ancak tanığın dinlenmesinin "açıkça gereksiz" olması veya "davayı uzatma kastı" bulunması halinde reddedebilir, ancak bu reddin gerekçesi denetime elverişli olmalıdır.

3. İddianame okunmadan sorgu yapılması bozma sebebi midir? Evet, CMK 191/3-b maddesinin ihlali niteliğindedir. Sanığa isnat edilen fiilin ve yasal unsurlarının anlatılması, savunma hakkının özünü oluşturur. Yargıtay bu durumu savunma hakkının kısıtlanması olarak kabul etmektedir.

4. Basit yargılama usulünde delil toplanması nasıl olur? Basit yargılama usulünde kural olarak duruşma açılmaz; beyanlar ve deliller yazılı olarak sunulur. Ancak sanık veya müdahil duruşma açılmasını talep ederse veya mahkeme maddi gerçeğin ortaya çıkması için duruşma açılmasını gerekli görürse genel hükümlere dönülür.

Kaynakça

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/3808, Karar No: 2022/177.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Esas No: 2023/6128, Karar No: 2023/5300.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2012/9-1467, Karar No: 2013/610.
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2012/25355, Karar No: 2013/27461.

Yasal Uyarı: Bu içerik tamamen genel bilgilendirme amaçlı olup, somut bir hukuki uyuşmazlığa uygulanması durumunda farklı sonuçlar doğurabilir. Profesyonel hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti yerine geçmez. Hak kaybına uğramamak için bir hukuk profesyoneline başvurulması önerilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: