
CMK m. 223/8 Çerçevesinde Durma Kararı: Usul Hataları, İctihat Çatışmaları ve Yargısal Pratikler
Ceza muhakemesinde durma kararı, CMK 223/8 uyarınca soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek amacıyla verilen ve davayı nihayete erdirmeyen bir ara karardır. Derhal beraat imkanının bulunduğu hallerde durma kararı verilemeyeceği ilkesi, sanığın lekelenmeme hakkı ve masumiyet karinesi ekseninde yargısal denetime tabi tutulmaktadır.
Ceza Muhakemesinde Durma Kararının Hukuki Niteliği ve Kapsamı
Ceza muhakemesi hukukunda durma kararı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 223. maddesinin 8. fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen, yargılamanın ilerlemesine engel teşkil eden bir şartın gerçekleşmesini beklemek üzere verilen usuli bir karardır. Durma kararı, davanın esasına yönelik bir çözüm üretmez; mahkemenin davadan el çekmesine neden olmaz ve yargılamayı sadece "askıya" alır. Bu niteliğiyle durma kararı, CMK m. 223/1 anlamında teknik bir "hüküm" değil, kendine özgü bir "ara karar" mahiyetindedir. Ancak kanun koyucu, bu kararın sanık ve katılan üzerindeki hak kısıtlayıcı etkisini gözeterek, karara karşı itiraz yolunu (CMK m. 223/8-son) açık tutmuştur.
Adliye pratiğinde durma kararı, genellikle dokunulmazlığın kaldırılması, izin (4483 sayılı Kanun gibi), karar (Yargıtay/Danıştay kararı bekletilmesi) veya şahsi davasızlık hallerinde gündeme gelmektedir. Durma kararı verilmesiyle birlikte dava zamanaşımı süresi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 67/1 uyarınca durur. Bu noktada en kritik ayrım, engel halinin "gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması" ile "gerçekleşmesinin beklenmesi" arasındadır. Eğer şartın artık gerçekleşme ihtimali kalmamışsa mahkeme "durma" değil, "düşme" kararı vermelidir.
"Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir."
Kaynak: 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu - Madde 223/8
CMK m. 223/8 Uyarınca Durma Kararının Verilme Koşulları
Durma kararı verilebilmesi için kovuşturma aşamasında bir "dava şartının" eksik olması ve bu eksikliğin sonradan giderilebilir nitelikte bulunması gerekmektedir. Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu’nun yerleşik içtihatlarına göre, durma kararı davanın esasını çözen bir uyuşmazlık çözümü değildir. Mahkeme, dosyada mevcut olan eksikliğin giderilmesinin kendi yetkisinde olmadığını, başka bir merciin tasarrufuna (izin, mütalaa, karar vb.) bağlı olduğunu tespit ettiğinde bu yola başvurur.
Durma kararı verilmesi için şu kümülatif şartların mevcudiyeti aranır: 1. Kamu davasının açılmış olması (iddianamenin kabulü sonrası). 2. Yargılamanın devamı için kanunen zorunlu bir "şartın" (izin, mütalaa, şikayet, dokunulmazlığın kaldırılması) eksik olması. 3. Söz konusu şartın gerçekleşme ihtimalinin hukuken devam etmesi. 4. Dosya kapsamında CMK m. 223/9 anlamında "derhal beraat" verilebilecek bir durumun bulunmaması.
Uygulamada, mahkemelerin "bekletici mesele" (CMK m. 218) ile "durma" kararı (CMK m. 223/8) arasındaki ince çizgiyi karıştırdığı görülmektedir. Durma kararı doğrudan kovuşturma şartına ilişkindir; bekletici mesele ise bir başka mahkemedeki uyuşmazlığın çözümünün, mevcut davadaki "suçun kanıtlanması" üzerindeki etkisine ilişkindir.
Soruşturma ve Kovuşturma Şartlarının Gerçekleşmesini Bekleme Yükümlülüğü
Kovuşturma şartı, bir suçun cezalandırılabilirliği için kanunun aradığı usuli bir önkoşuldur. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 367 kapsamındaki "mütalaa" veya Anayasa m. 83 kapsamındaki "yasama dokunulmazlığı" tipik kovuşturma şartlarıdır. Eğer mahkeme, mütalaa eksikliğini duruşma aşamasında tespit ederse, CMK m. 223/8 gereği durma kararı vererek ilgili idari merciden mütalaa talep etmelidir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin bir kararında vurgulandığı üzere, durma kararı verildiğinde mahkeme davadan el çekmez; sadece usuli bir engelin aşılmasını bekler. Eğer beklenen mütalaa olumsuz gelirse veya izin verilmezse, bu aşamada "şartın gerçekleşmeyeceği anlaşıldığından" davanın düşmesine karar verilmesi gerekecektir.
"Gölmarmara Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2008 gün ve 2005/111 Esas, 2008/90 Karar sayılı durma kararının davayı sonuçlandırıcı hüküm niteliğinde olmadığı, durma kararına konu dava şartının gerçekleşmediği ve davanın yeniden esasa kaydedilerek düşme kararı verilmesi, aynı konuda ikinci kez açılan kamu davasının reddi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırıdır."
Kaynak: Yargıtay 11. Ceza Dairesi - Esas No: 2012/4270 - Karar No: 2012/7707
TCK m. 191 Kapsamında Erteleme ve İhlal Durumlarında Durma Kararı Gerekliliği
Uyuşturucu madde kullanma suçlarında (TCK m. 191), Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi (KADEK) kararı ve bu kararın ihlali süreci, durma kararının en sık uygulama bulduğu alanlardan biridir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2024 ve 2025 yıllarına sarkan güncel içtihatları, KADEK kararının usulüne uygun kesinleşmemesi (örneğin itiraz yolunun gösterilmemesi veya tebliğ hataları) durumunda mahkemenin "düşme" kararı veremeyeceğini, "durma" kararı vererek usuli eksikliği savcılığa tamamlattırması gerektiğini savunmaktadır.
KADEK ihlali iddiasıyla açılan bir davada, mahkeme erteleme kararının usulsüz tebliğ edildiğini veya sanığa itiraz hakkı tanınmadığını tespit ederse, kovuşturma şartının (geçerli bir ihlalin varlığı) henüz oluşmadığı sonucuna varır. Bu durumda mahkeme, CMK m. 223/8-2. cümle uyarınca "durma" kararı vermeli ve dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığına iade ederek tebligatın/kesinleşmenin usulüne uygun tamamlanmasını beklemelidir.
| Karar Türü | Hukuki Dayanak | Temel Gerekçe | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Durma | CMK 223/8-2 | Şartın gerçekleşme ihtimali var | Dosya derdest kalır, şart beklenir |
| Düşme | CMK 223/8-1 | Şartın gerçekleşmeyeceği kesinleşti | Kamu davası nihayete erer |
| Beraat | CMK 223/2 | Suçun sübut bulmaması / unsurların oluşmaması | Sanık aklanır, nihai hükümdür |
Usul Ekonomisi ve Durma Kararına Karşı Kanun Yolları
Durma kararı bir hüküm olmamakla birlikte, CMK m. 223/8-son hükmü uyarınca doğrudan itiraz yoluna tabidir. Bu itiraz, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki bir üst mahkemeye (Asliye Ceza için Ağır Ceza, Ağır Ceza için en yakın Ağır Ceza) yapılır. İtiraz merciinin durma kararını yerinde bulmaması durumunda, mahkeme yargılamaya devam etmek zorundadır.
Usul ekonomisi ilkesi gereği, mahkemeler durma kararı vermeden önce dosyadaki diğer eksiklikleri (tanık dinleme, delil toplama) tamamlamalı mıdır? Yargıtay'ın baskın eğilimine göre, bir dava şartı eksikse o şart gerçekleşmeden esasa yönelik (delil takdiri içeren) işlemlerin yapılması kısıtlıdır. Ancak CMK m. 223/9 istisnası burada devreye girer: Eğer dosya durumu o an itibarıyla sanığın aklanmasını (beraatini) gerektiriyorsa, hiçbir şart beklenmeden beraat kararı verilmelidir.
Derhal Beraat Kararı Verilebilecek Hallerde Durma Yasağı (CMK m. 223/9)
CMK m. 223/9 uyarınca, "Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez." Bu kural, ceza muhakemesinin en temel güvencelerinden biridir. "Derhal" kavramı, sadece iddianame sonrası değil, yargılamanın her aşamasında (delil ikamesi tamamlanmış olsa dahi) dosyadaki mevcut verilerin sanığın beraatını gerektirdiği anı ifade eder.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'ndeki bir uyuşmazlıkta, muhalefet şerhi bu konuyu akademik bir derinlikle ele almıştır. Eğer mahkeme, dava zamanaşımı nedeniyle düşme veya izin eksikliği nedeniyle durma kararı vereceği noktada, eldeki delillerle sanığın kusursuz olduğunu saptayabiliyorsa, sanığı lekelememek adına "beraat" kararı vermelidir.
"Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceğine dair hükmü ile Kanun, o anki dosya durumu itibariyle birden fazla kararın verilebilme imkânının olduğu hallerde, sanığın daha lehine olanın tercih edilmesini istemektedir... 'Derhal' ile kastedilen, 'yargılamanın geldiği aşama itibariyle', iki farklı karar verilebilmesinin mümkün olduğu hallerde, sanığın daha lehine olan beraat kararının tercih edilmesidir."
Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Esas No: 2013/23750 - Karar No: 2013/28603
Dava Zamanaşımı ve Durma Kararının Süreç Üzerindeki Etkisi
Durma kararı, TCK m. 67/1 kapsamında zamanaşımını durduran bir sebeptir. Ancak bu kararın usulüne uygun verilmiş olması şarttır. Hukuka aykırı şekilde verilmiş bir durma kararı, zamanaşımını durdurmaz. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin içtihadına göre, bekletici mesele yapılması gereken bir durumda usulsüz olarak "durma" kararı verilirse, bu karar zamanaşımını kesen veya durduran bir işlem olarak kabul edilmeyebilir.
Bu durum, özellikle uzun süren izin süreçlerinde (örneğin bir bakanlık izni 3 yıl sürüyorsa) kritik önem arz eder. Eğer durma kararı hukuka aykırıysa, 3 yıllık bekleme süresi boyunca zamanaşımı işlemeye devam eder ve bu da davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine yol açabilir. Bu nedenle durma kararının gerekçesi ve yasal dayanağı (CMK 223/8-2) titizlikle incelenmelidir.
İcra Ceza Yargılamasında Şikayet Şartı ve Durma/Düşme Ayrımı
İcra ceza mahkemelerinde görülen davalarda (İİK m. 331-354), şikayet hakkının doğması için takibin kesinleşmesi şarttır. Takip kesinleşmeden yapılan şikayetlerde mahkemenin duruşma açıp "durma" mı yoksa "düşme" mi vereceği tartışmalıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, takibin kesinleşmediği durumlarda "doğmamış bir hakkın kullanımı" söz konusu olduğu için davanın CMK 223/8 uyarınca "düşmesine" karar verilmesi gerektiğini belirtmektedir.
Buradaki nüans, şartın sonradan tamamlanabilir olup olmamasıdır. İcra ceza suçlarında şikayet süresi hak düşürücü nitelikte olduğundan ve usulüne uygun bir şikayet bulunmadığından, mahkeme "beklemek" yerine yargılamayı sonlandırmaktadır. Bu durum, CMK 223/8'in birinci cümlesindeki "kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması" kapsamında değerlendirilmektedir.
"Sanığın üzerine atılı 2004 sayılı İİK’nın 338/1. maddesine aykırılık suçunun kovuşturmasının şikayet şartına bağlı olduğu... icra takibi kesinleşmeden yapılacak şikayetin, henüz doğmamış bir hakkın kullanımı niteliğinde olacağı... CMK'nun 223/8. maddesinde soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması halinde 'davanın düşmesine' karar verileceğinin öngörülmesi karşısında, sanık hakkında açılan davanın 'düşmesine' karar verilmesi gerekir."
Kaynak: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi - Esas No: 2019/12167 - Karar No: 2019/17372
Belgeyi Gör: 12. Hukuk Dairesi 2019/12167 E. , 2019/17372 K.
Durma Kararı ile Bekletici Mesele Arasındaki Teknik Farklar
Adliye pratiğinde en çok karıştırılan iki kavram "durma" ve "bekletici mesele"dir. CMK m. 218/1 uyarınca, yüklenen suçun ispatı, ceza mahkemesi dışında bir merciin (Hukuk Mahkemesi, İdare Mahkemesi vb.) çözeceği bir uyuşmazlığa bağlıysa mahkeme "bekletici mesele" kararı verir. Bu kararın temelinde "ispat" sorunu yatar. Oysa CMK m. 223/8 altındaki durma kararı "yargılama yapabilme yetkisine" (izin, mütalaa vb.) ilişkindir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, uyuşturucu ticareti davasının sonucunun beklenmesini durma kararı değil, bekletici mesele olarak nitelemiş ve bu usul hatasını bozma nedeni yapmıştır. Pratik uygulama bakımından; bekletici meselede dosya esasa kayıtlı kalmaya devam ederken, durma kararında mahkeme şart gerçekleşene kadar aktif yargılama faaliyetini durdurur.
"Şişli 6. Asliye Ceza Mahkemesince, bu davanın ön şartı olan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen uyuşturucu ticareti suçundan yapılan yargılamanın sonucunun beklenmesi amacıyla durma kararı verildiği anlaşılmış ise de... somut olayda bir başka mahkemede görülen davanın sonucunun beklenmesinin durma kararı verilmesi için yeterli sebep olmadığı, mahkemesince ancak bu sorunun bekletici mesele yapılabileceği gözetilmelidir."
Kaynak: Yargıtay 7. Ceza Dairesi - Esas No: 2011/7510 - Karar No: 2012/1915
Durma Kararı Sonrası Yargılama Usulü ve Kalem İşlemleri
Durma kararı verildiğinde, mahkeme kalemi dosyayı "karar" numarası vererek kapatmaz; ancak UYAP sisteminde dosya "durma" aşamasına geçer. İlgili kovuşturma şartı (izin, karar vb.) gerçekleştiğinde veya reddedildiğinde, mahkeme re'sen veya tarafların talebiyle yargılamaya kaldığı yerden devam eder. Bu durumda yeni bir esas numarası verilmesine gerek yoktur; dosya eski numarası üzerinden canlandırılır (tensiplenir).
Uygulama Notu: Durma kararı sonrasında şartın gerçekleştiği öğrenilirse, mahkeme ara kararla durma kararını kaldırır ve bir duruşma günü tayin ederek taraflara tebliğ eder. Eğer durma kararı itiraz üzerine bozulmuşsa, mahkeme bu karara uymak zorundadır ve yargılamayı sürdürür.
Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararlarında Tebliğ Usulsüzlüğü ve Durma
Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2021 ve sonrası kararları, KADEK (Kamu davasının açılmasının ertelenmesi) müessesesinde yapılan tebliğ hatalarının yargılamada "durma" kararı verilmesini gerektirdiğini açıkça ortaya koymuştur. Eğer sanığa verilen KADEK kararı usulüne uygun tebliğ edilmemişse veya kararda itiraz süresi/mercii yanlış gösterilmişse (örn. 15 gün yerine 7 gün denmesi), bu karar kesinleşmiş sayılmaz. Kesinleşmeyen bir kararın ihlalinden de söz edilemez.
Bu durumda mahkeme "beraat" veya "düşme" veremez. Zira ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediği henüz hukuken test edilebilir değildir. Mahkeme, CMK m. 223/8 uyarınca durma kararı vermeli ve dosyayı savcılığa göndererek kararın usulüne uygun tebliğini ve kesinleşmesini beklemelidir.
"Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz kanun yolunun gösterilmediği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği... anlaşıldığından; mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 'durma kararı' verilerek... usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben erteleme ve tedavi kararının infazının sonucunun beklenilmesine karar verilmesi gerekirken, kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle 'düşme' kararı verilmesi yasaya aykırıdır."
Kaynak: Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2023/23174 - Karar No: 2025/5774
Durma Kararı Verilmesi Gereken Durumlarda Düşme Hükmü Kurulmasının Sonuçları
Uygulamada mahkemelerin, kovuşturma şartının yokluğunu tespit ettiklerinde "durma" yerine "düşme" (CMK 223/8-1) kararı vererek dosyayı nihai olarak sonuçlandırma eğiliminde oldukları görülmektedir. Ancak bu, ağır bir usul hatasıdır. Düşme kararı verildiğinde, aynı fiil ve fail hakkında yeniden dava açılması "non bis in idem" (aynı suçtan iki kez yargılanamazlık) ilkesi gereği kısıtlanabilir.
Oysa durma kararı, şart gerçekleştiğinde yargılamanın devamına imkan tanır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, durma verilmesi gerekirken düşme kararı verilmesini "yargılamanın karıştırılması" ve "kanun yararına bozma" nedeni olarak kabul etmektedir. Sanık lehine verilmiş bir düşme kararı olsa dahi, usuli şartların eksikliği durumunda kararın durmaya tahvil edilmesi, infazın selameti açısından zorunluluktur.
"Açılan kamu davasında yapılan yargılama üzerine 5237 sayılı TCK'nın 191/4-a. maddesi uyarınca ısrar koşulunun gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde 'durma kararı' verilerek... tekrar tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden 'düşme' kararı verilmesi ve dosyanın kesin olarak sonuçlandırılması Kanun'a aykırıdır."
Kaynak: Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/13918 - Karar No: 2021/13185
Sıkça Sorulan Sorular
1. Durma kararı ile beraat kararı arasındaki hiyerarşi nedir? CMK m. 223/9 uyarınca, mahkeme durma kararı vermeden önce sanığın "derhal beraat" edip edemeyeceğini incelemek zorundadır. Eğer mevcut delillere göre suçun sanık tarafından işlenmediği veya eylemin suç oluşturmadığı anlaşılıyorsa, kovuşturma şartı (izin, mütalaa vb.) beklenmeksizin doğrudan beraat kararı verilmelidir. Beraat, durma kararına göre önceliklidir ve sanığın lehindedir.
2. Durma kararı verildiğinde adli kontrol tedbirleri devam eder mi? Durma kararı, yargılamayı askıya alan usuli bir ara karardır. Mahkeme, durma kararıyla birlikte sanık hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin (imza, yurt dışı çıkış yasağı vb.) devamına veya kaldırılmasına karar verebilir. Ancak yargılamanın ne kadar süreceği belirsiz olan uzun durma süreçlerinde, ölçülülük ilkesi gereği adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması yargısal eğilimdir.
3. Bekletici mesele kararı ile durma kararı aynı anda verilebilir mi? Teknik olarak hayır. Durma kararı, mahkemenin yargılama yapma yetkisinin bir şartın gerçekleşmesine bağlı olduğu durumlarda verilir. Bekletici mesele ise yargılama devam ederken bir ispat unsurunun netleşmesi için verilir. Eğer dava şartı yoksa (durma gerekiyorsa), zaten esasa yönelik bir bekletici mesele değerlendirmesi yapılamaz. Öncelikle durma kararı verilerek usuli engel aşılmalıdır.
4. Durma kararına karşı yapılan itirazda üst mahkeme esasa girebilir mi? İtiraz merciinin yetkisi, durma kararının yerinde olup olmadığı ile sınırlıdır. Yani üst mahkeme, sadece "kovuşturma şartının eksik olup olmadığını" ve "bu eksikliğin durma kararı verilmesini gerektirip gerektirmediğini" denetler. İtiraz mercii, durma kararını kaldırıp doğrudan mahkumiyet veya beraat gibi davanın esasına yönelik bir hüküm kuramaz.
Kaynakça
-
- Hukuk Dairesi 2019/12167 E. , 2019/17372 K.
- 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
-
- Ceza Dairesi 2013/23750 E. , 2013/28603 K.
-
- Ceza Dairesi 2023/23174 E. , 2025/5774 K.
-
- Ceza Dairesi 2011/7510 E. , 2012/1915 K.
- Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu 2021/18 E. , 2022/4 K.
-
- Ceza Dairesi 2021/13918 E. , 2021/13185 K.
-
- Ceza Dairesi 2012/4270 E. , 2012/7707 K.
Yasal Uyarı: Bu makale, 05.03.2026 tarihi itibarıyla yürürlükte olan mevzuat ve yargı içtihatları çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut uyuşmazlığın kendine özgü koşulları ve usul detayları bulunmakta olup, içerikteki bilgilerin doğrudan uygulanması hak kayıplarına yol açabilir. Bu metin profesyonel hukuki danışmanlık yerine geçmez; hukuki sorunlarınız için mutlaka uzman bir hukukçudan destek almanız önerilir.
Ana Kategori Rehberi
Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.