Hükümlü ve Tutuklu Hakları

Hükümlü ve Tutuklu Hakları kategorisindeki güncel hukuki gelişmeler, mevzuat değişiklikleri ve içtihat analizleri.

İnfaz Hakimliğinin Görev ve Yetki Sınırları: 4675 Sayılı Kanun Kapsamında Şikayet ve İtiraz Usulü

İnfaz Hakimliğinin Görev ve Yetki Sınırları: 4675 Sayılı Kanun Kapsamında Şikayet ve İtiraz Usulü

4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu uyarınca tesis edilen şikayet mekanizması, ceza infaz kurumlarının idari işlemlerine karşı yargısal denetim yolunu açarken; müddetnameye itiraz ve disiplin cezalarının iptali süreçlerinde 15 günlük hak düşürücü sürenin işletilmesi hak kayıplarının önlenmesi bakımından kritik eşik teşkil eder.

Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Şartları ve Kapalıdan Açığa Geçiş Usulü

Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Şartları ve Kapalıdan Açığa Geçiş Usulü

5275 sayılı Kanun m. 14 ve Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği uyarınca hükümlülerin açık cezaevine geçişi; ceza miktarı, suç türü ve idare gözlem kurulu tarafından saptanan iyi hal kriterlerine bağlıdır. İnfaz rejiminde kademeli serbestlik ilkesi uyarınca gerçekleştirilen bu geçiş, on yıl üzeri cezalarda infaz hakimi onayına tabidir.

Adli ve İdari Para Cezalarının İnfaz Rejimi: Hapse Çevirme Usulü ve Uygulama Hatalarının Analizi

Adli ve İdari Para Cezalarının İnfaz Rejimi: Hapse Çevirme Usulü ve Uygulama Hatalarının Analizi

Adli para cezalarının ödenmemesi durumunda 5275 sayılı Kanun m. 106/3 uyarınca hapse çevirme prosedürü işletilirken, idari para cezalarında hürriyeti bağlayıcı cezaya dönüşme yasağı esastır. Hapse çevirme işlemlerinde gün karşılığı miktarın belirlenmesi ve kamuya yararlı işte çalıştırma teklifinin usulü, infazın hukuka uygunluğu açısından belirleyici kriterlerdir.

Müddetnameye İtiraz Süresi ve İnfazın Hesaplanmasında Usul Hataları: 5275 Sayılı Kanun Madde 98 Uygulaması

Müddetnameye İtiraz Süresi ve İnfazın Hesaplanmasında Usul Hataları: 5275 Sayılı Kanun Madde 98 Uygulaması

Müddetnameye itiraz süreci, infaz edilecek cezanın hesabındaki duraksamaların giderilmesi ve sanık lehine süre sınırlaması olmaksızın başvuru hakkı tanınması esasına dayanmaktadır. 5275 sayılı Kanun m. 98 ve m. 101 kapsamında, hesap hatalarının düzeltilmesi ve infaz rejimindeki usulsüzlüklerin denetimi, hak düşürücü süreler ve görevli merci tayini açısından teknik bir titizlik gerektirir.