İnfaz Hakimliğinin Görev ve Yetki Sınırları: 4675 Sayılı Kanun Kapsamında Şikayet ve İtiraz Usulü
Hükümlü ve Tutuklu HaklarıYazar: EmsalDava Editör Ekibi

İnfaz Hakimliğinin Görev ve Yetki Sınırları: 4675 Sayılı Kanun Kapsamında Şikayet ve İtiraz Usulü

4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu uyarınca tesis edilen şikayet mekanizması, ceza infaz kurumlarının idari işlemlerine karşı yargısal denetim yolunu açarken; müddetnameye itiraz ve disiplin cezalarının iptali süreçlerinde 15 günlük hak düşürücü sürenin işletilmesi hak kayıplarının önlenmesi bakımından kritik eşik teşkil eder.

4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu kapsamında infaz hakimliğinin temel misyonu, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ile tutuklular hakkında tesis edilen işlemlerin mevzuata uygunluğunu denetlemektir. İnfaz hakimi, kural olarak idarenin yerine geçerek karar veremez; ancak idari işlemin iptaline veya faaliyetin durdurulmasına hükmedebilir. Şikayet başvurusu, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren 15 gün ve her halde yapıldığı tarihten itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır. İnfaz hakimliğinin yetkisi, hükmün infazına ilişkin işlemin yapıldığı yere göre belirlenir ve kararlarına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz yolu açıktır.

İnfaz Hakimliğinin Görev Alanı ve Fonksiyonel Yetkisi

4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu m. 4 uyarınca infaz hakimlikleri, ceza infaz kurumlarındaki idari işleyişin yargısal denetçisi olarak kurgulanmıştır. Bu mahkemelerin görevi, sadece kanunda sayılan sınırlı konularla (numerus clausus) sınırlı olmayıp, infazın her aşamasındaki hukuka aykırılık iddialarını kapsayacak genişliktedir.

İnfaz hakimliklerinin asli görevleri şunlardır: 1. Hükümlü ve tutukluların kuruma kabulü, barınma, beslenme, sağlık ve dış dünya ile iletişim süreçlerine dair şikayetleri karara bağlamak. 2. Cezaların infazı, açık cezaevine ayrılma, nakil, sevk ve tahliye işlemlerini denetlemek. 3. Disiplin cezaları ve tedbirlerinin mevzuata uygunluğunu incelemek. 4. Cumhuriyet savcısının infaza dair kararlarına yönelik şikayetleri incelemek. 5. Mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü gibi hallerde gerekli kararları almak.

"4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun 4 ve 6 ncı madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, İnfaz Hakimliğinin görevinin ceza infaz kurumunda yer alan tutuklu ve hükümlülere ilişkin cezaevi idaresinin eylem ve işlemlerinin şikayet yolu ile kanun veya diğer mevzuat hükümlerine uygunluğunun denetlenmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır."

Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2023/9101 - Karar No: 2024/1563

Belgeyi Gör: 1. Ceza Dairesi 2023/9101 E. , 2024/1563 K.

Yer Yönünden Yetki ve Yargı Çevresi

4675 sayılı Kanun m. 2 uyarınca infaz hakimliğinin yetkisi, "hükmün infazına ilişkin işlemin yapıldığı yere" göre tayin edilir. Ceza infaz kurumunda bulunan kişilerin şikayetleri bakımından, işlemin gerçekleştiği kurumun bulunduğu yer infaz hakimliği yetkilidir. Büyükşehir belediyesi bulunan illerde yargı çevresi, Hâkimler ve Savcılar Kurulunca ayrıca belirlenebilir.

Görev ve Yetki Çatışmalarında Usul

İnfaz hakimi, önüne gelen başvuruyu incelerken öncelikle görev ve yetki kontrolü yapmak zorundadır. Eğer şikayet konusu başka bir yargı merciinin (örneğin infazı takip eden mahkemenin veya sulh ceza hakimliğinin) görev alanına giriyorsa, başvuru dilekçesi esasa girmeden reddedilmeli ve görevli mercie gönderilmelidir (4675 s. K. m. 6/1).

İdareye Başvuru Zorunluluğu: "İdarenin Yerine Geçme" Yasağı

Adliye pratiğinde en sık karşılaşılan hatalardan biri, ceza infaz kurumu idaresine herhangi bir başvuru yapmadan doğrudan infaz hakimliğine şikayet yoluna gidilmesidir. Yargıtay içtihatları, bu durumu "idarenin yerine geçerek karar verme" yasağı kapsamında değerlendirmekte ve usulden ret sebebi saymaktadır.

Hükümlünün bir hakkını kullanmak istemesi (örneğin ziyaretçi değişikliği, tarafsız koğuşa geçiş, özel izin) durumunda izlemesi gereken hiyerarşi şöyledir: * Birinci Adım: İlgili ceza infaz kurumu müdürlüğüne veya idare ve gözlem kuruluna yazılı talepte bulunulmalıdır. * İkinci Adım: İdare tarafından bu talebe ilişkin bir karar (kabul veya ret) verilmesi veya zımnen reddedilmesi beklenmelidir. * Üçüncü Adım: İdarenin tesis ettiği bu karara karşı 15 gün içinde infaz hakimliğine şikayet başvurusu yapılmalıdır.

"Ceza infaz kurumu idaresi tarafından herhangi bir işlem veya faaliyet yapılmadan hükümlü tarafından doğrudan İnfaz Hâkimliğinden işlem veya faaliyet yapılmasının talep edilemeyeceği, aksi bir durumun Kanun'a aykırı olacağı, İnfaz Hakimliğinin idarenin yerine geçerek karar vermesinin mümkün olmadığı gözetilmelidir."

Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2023/5425 - Karar No: 2023/5344

Belgeyi Gör: 1. Ceza Dairesi 2023/5425 E. , 2023/5344 K.

Şikayet Başvuru Usulü ve Hak Düşürücü Süreler

İnfaz hakimliğine yapılacak şikayetlerde sürelerin takibi, hak arama hürriyetinin etkinliği açısından hayati önem taşır. 4675 sayılı Kanun m. 5, iki kademeli bir süre öngörmüştür. Sürelerin kaçırılması durumunda infaz hakimi başvuruyu esasa girmeden reddetmek zorundadır.

İnfaz hakimliği şikayet sürelerini simgeleyen takvim ve kanun metni görseli.

Sürelerin Hesaplanması ve Başlangıcı

Şikayet süresi, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren 15 gündür. Ancak işlemin yapıldığı tarihten itibaren her halde 30 gün içinde başvuru tamamlanmalıdır. Öğrenme tarihi, kararın hükümlüye tebliğ edildiği veya işlemin fiilen tatbik edildiği andır.

Şikayet yolları şunlardır: * Doğrudan infaz hakimliğine dilekçe verilmesi. * Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla başvuru. * Ceza infaz kurumu müdürlüğü aracılığıyla dilekçe gönderilmesi. * Sözlü şikayetin tutanağa bağlanması.

Şikayete Yetkili Kişiler

Şikayet hakkı münhasıran hükümlü veya tutukluya ait değildir. Kanun; eş, ana, baba, ayırt etme gücüne sahip çocuk, kardeş, müdafi ve kanuni temsilciye de bu hakkı tanımıştır. Ayrıca Ceza İnfaz Kurumu İzleme Kurulları da tespitleri doğrultusunda şikayet yoluna başvurabilir.

Başvuru Türü Süre (Öğrenmeden İtibaren) Üst Süre (İşlemden İtibaren) Yetkili Merci
Disiplin Cezasına Şikayet 15 Gün 30 Gün İnfaz Hakimliği
Müddetnameye İtiraz/Şikayet 15 Gün 30 Gün İnfaz Hakimliği
Savcı Kararına Şikayet 15 Gün 30 Gün İnfaz Hakimliği
İnfaz Hakimliği Kararına İtiraz 2 Hafta - Ağır Ceza Mahkemesi

Müddetnameye İtiraz ve Hesaplama Hatalarının Çözümü

Müddetname (süreli salıverilme ve hak ederek tahliye tarihlerini gösteren belge), infazın en kritik belgesidir. Cumhuriyet savcılığı tarafından düzenlenen bu belgedeki hesaplama hataları, mahsup eksiklikleri veya infaz rejiminin yanlış seçilmesi (örneğin 1/2 yerine 2/3 uygulanması) durumlarında şikayet yolu işletilir.

Müddetname hesaplama denetimini temsil eden resmi belge ve kalem görseli.

Müddetnamenin Yasal Niteliği

Müddetname, teknik olarak bir "savcılık kararı" veya "infaz işlemi" niteliğindedir. 2020 yılında 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, Cumhuriyet savcısının infaza dair kararlarına karşı infaz hakimliğine şikayet yolu açıkça düzenlenmiştir (4675 s. K. m. 4/5 ve m. 5/1).

Uygulama Notu: Müddetname hükümlüye tebliğ edildiğinde, infaz hesaplamasında bir hata olduğu düşünülüyorsa, 15 günlük süre içinde infaz hakimliğine şikayet dilekçesi verilmelidir. Bu dilekçede özellikle 5275 sayılı Kanun m. 105/A (denetimli serbestlik) ve m. 107 (koşullu salıverilme) hükümlerine göre yapılan hesaplamadaki somut hatalar belirtilmelidir.

Mahsup İşlemleri ve İnfaz Hakimi Denetimi

Gözaltı, tutukluluk veya adli kontrol (konutu terk etmeme) sürelerinin cezadan indirilmemesi hali, infaz hakimliğinin görev alanına giren tipik bir şikayet konusudur. İnfaz hakimi, kesinleşmiş ilamın infazı sırasında gerçekleşen bu usuli eksiklikleri resen veya talep üzerine inceleyerek müddetnameyi düzelttirebilir.

Disiplin Cezalarının Denetimi ve Savunma Hakkı

Hükümlü ve tutuklular hakkında cezaevi disiplin kurulları tarafından verilen hücreye koyma, bazı etkinliklerden alıkoyma gibi cezalar, infaz hakimliği tarafından hem usul hem de esas yönünden denetlenir.

Usuli Güvenceler ve Savunma Alma Zorunluluğu

4675 sayılı Kanun m. 6/2 uyarınca, disiplin cezasına karşı yapılan şikayetlerde infaz hakimi, hükümlünün savunmasını almadan ve talep edilen delilleri toplamadan karar veremez. Bu kural, adil yargılanma hakkının infaz hukukundaki yansımasıdır.

"Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. Hükümlü veya tutuklu, savunmasını avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir."

Kaynak: İnfaz Hakimliği Kanunu - Madde 6/2

Belgeyi Gör: İNFAZ HAKİMLİĞİ KANUNU

Disiplin Soruşturmasındaki Sürelerin Niteliği

5275 sayılı Kanun m. 47/2 uyarınca, disiplin eyleminin öğrenilmesinden itibaren "en geç iki gün" içinde soruşturmaya başlanması gerektiği düzenlenmiştir. Ancak Yargıtay, bu sürenin "hak düşürücü" değil "düzenleyici" bir süre olduğunu kabul etmektedir. Bu süreye uyulmaması, disiplin cezasını kendiliğinden geçersiz kılmaz.

Editörün Notu: Disiplin soruşturmasının geç başlaması, sadece hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin gecikmesine neden oluyorsa bir hak ihlali olarak değerlendirilebilir. Salt sürenin aşılmasına dayanarak yapılan iptal talepleri genellikle reddedilmektedir.

Denetimli Serbestlik ve Dosya Kapatma İşlemleri

Denetimli Serbestlik Müdürlükleri tarafından tesis edilen işlemlerin niteliği, hangi yargı yoluna başvurulacağını belirler. Burada "idari işlem" ve "adli işlem" ayrımı kritiktir.

  • İdari İşlemler: Müdürlüğün hazırladığı denetim planları, raporlar ve uyarılar idari niteliktedir. Bunlara karşı infaz hakimliğine şikayet yoluna gidilir (5402 s. K. m. 18/1).
  • Adli İşlemler: Yükümlülüğün ihlali nedeniyle dosyanın kapatılarak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi işlemi "adli" niteliktedir.

"TCK 191. maddesi uyarınca verilen denetimli serbestlik tedbirinin ihlali halinde dosyanın kapatılarak gönderilmesi kararı adli nitelikte bir işlemdir. Bu kapatma işlemlerine karşı yapılacak itirazlarda infaz ve sulh ceza hakimliklerinin görevli olmadığı, itirazın Cumhuriyet Başsavcılığına yapılması gerektiği anlaşılmaktadır."

Kaynak: Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2016/1061 - Karar No: 2017/2069

Belgeyi Gör: 10. Ceza Dairesi 2016/1061 E. , 2017/2069 K.

Sağlık, Barınma ve İletişim Haklarına Dair Denetim

İnfaz hakimliği, sadece cezalandırma ile değil, hükümlünün yaşam hakkı ve beden bütünlüğü ile de ilgilenir. Isınma, beslenme, temizlik ve muayene gibi temel insan hakları odaklı başvurular 4675 sayılı Kanun m. 4/1 kapsamında incelenir.

Ziyaretçi Talepleri ve Üçüncü Derece Hısımlık

Hükümlülerin ziyaretçi listesinde yapacakları değişiklikler sıklıkla uyuşmazlık konusudur. 5275 sayılı Kanun m. 83 ve ilgili yönetmelik uyarınca eş, anne, baba ve çocukların yanı sıra üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ziyaret hakkına sahiptir. Ancak baldız ve eşin dayısı gibi kişiler doğrudan bu kapsama girmez; ancak "bildirilen üç kişi" kontenjanından görüş yapabilirler.

Tarafsız Koğuş ve Örgütten Ayrılma Tespiti

Terör suçlarından mahkum olanların "bağımsız/tarafsız koğuş" talepleri, idare ve gözlem kurulunun takdirindedir. İnfaz hakimi, bu kararları denetlerken idarenin takdir yetkisini aşan bir hukuka aykırılık olup olmadığını inceler. Örgütten ayrıldığını beyan eden ancak buna dair somut bir eylemi (etkin pişmanlık vb.) olmayan hükümlülerin bu taleplerinin reddedilmesi genellikle hukuka uygun bulunmaktadır.

Şikayet Başvurusunun İnfaza Etkisi ve Yürütmenin Durdurulması

Kural olarak, infaz hakimliğine şikayette bulunulması, şikayet edilen kararın veya işlemin icrasını durdurmaz. Ancak kanun koyucu, telafisi imkansız zararların önlenmesi adına infaz hakimine bir istisna tanımıştır.

Durdurma Şartları (Kümülatif): 1. Giderilmesi güç veya imkansız sonuçların doğma ihtimali bulunmalı, 2. Karar veya işlemin açıkça hukuka aykırı olması gerekir.

Bu iki şart birlikte gerçekleştiğinde, infaz hakimi işlemin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir (4675 s. K. m. 5/son). Özellikle nakil veya disiplin cezası gibi hızlı icra edilen işlemlerde bu yetkinin kullanılması talep edilmelidir.

İnfaz Hakimliği Kararlarına İtiraz Usulü ve Süresi

İnfaz hakimliği tarafından şikayetin reddi veya kabulü yönünde verilen kararlar kesin değildir. Bu kararlara karşı yargısal denetim mekanizması "itiraz" yoludur.

  • İtiraz Süresi: Kararın tebliğinden itibaren iki hafta (7499 sayılı Kanun ile 14/04/2024 tarihinden itibaren uygulanan süre).
  • İtiraz Merci: İnfaz hakimliğinin yargı çevresinde bulunduğu Ağır Ceza Mahkemesi.
  • İnceleme Usulü: Ağır ceza mahkemesi dosya üzerinden inceleme yapar. İnfaz hakimi, aynı zamanda bu mahkemenin üyesi ise (münhasıran infaz hakimi atanmayan yerlerde) itiraz incelemesine katılamaz.

İtirazda Başvuru Hakkı Olanlar

İtiraz yoluna; şikayetçi (hükümlü, müdafi vb.) veya ilgili Cumhuriyet savcısı başvurabilir. Cumhuriyet savcısının itiraz hakkı, infazın hukuka uygunluğunu denetleme görevinden kaynaklanır ve aleyhe de kullanılabilir.

Adliye Pratiğinde İnfaz Şikayetlerinde İspat ve Delil Toplama

İnfaz yargılaması, kural olarak dosya üzerinden ve duruşmasız yürütülür. Ancak disiplin cezalarına ilişkin şikayetlerde sözlü savunma hakkı baki olup, infaz hakimi gerek gördüğünde ceza infaz kurumunda inceleme yapabilir.

Delil Araçları: * Kurum Kayıtları: Kamera kayıtları (Uyak), disiplin raporları, arama tutanakları. * Yazılı Görüş: Cumhuriyet savcısından alınan yazılı mütalaa. * Bilirkişi İncelemesi: Özellikle sağlık şikayetlerinde Adli Tıp Kurumu veya tam teşekküllü devlet hastanesi raporları. * Tanık Dinleme: Koğuş arkadaşları veya infaz koruma memurlarının beyanları (nadiren başvurulur).

Uygulama Notu: İnfaz hakimi, incelemesini tamamladıktan sonra bir hafta içinde karar vermelidir. Karar; şikayetin reddi, işlemin iptali veya faaliyetin durdurulması şeklinde olabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Müddetnamedeki tarihlerin yanlış hesaplandığını fark ettim, ancak 15 günlük süre geçti. Ne yapabilirim? Müddetnameye karşı şikayet süresi geçmiş olsa dahi, infazın her aşamasında mahsup veya toplama (içtima) hatalarının düzeltilmesi için "infazın durdurulması" veya "yeni bir müddetname düzenlenmesi" talebiyle infaz savcılığına başvurulabilir. Savcılığın bu talebi reddetmesi durumunda, yeni bir "işlem" doğacağı için bu ret kararına karşı tekrar 15 gün içinde infaz hakimliğine gidilebilir.

Disiplin cezası kesinleşti ancak hakkımdaki ceza davasından beraat ettim. Disiplin cezası kalkar mı? Disiplin cezasına konu eylem aynı zamanda bir suç teşkil ediyorsa ve bu suçtan dolayı beraat kararı verilmişse (özellikle suçun işlenmediği sabit ise), hükümlü bu beraat kararını ekleyerek cezaevi idaresine disiplin cezasının kaldırılması için başvurmalıdır. İdare talebi reddederse infaz hakimliğine şikayet hakkı doğar. İnfaz hakimi doğrudan iptal edemez; önce idarenin değerlendirmesini bekler.

İnfaz hakimi şikayeti duruşma yapmadan reddedebilir mi? Evet, 4675 sayılı Kanun m. 6/2 uyarınca infaz hakimi, disiplin cezaları dışındaki şikayetlerde duruşma yapmaksızın dosya üzerinden karar verir. Ancak disiplin cezalarında savunma alma zorunluluğu olduğundan, savunma alınmadan verilen ret kararları usulden bozulmaktadır.

Ziyaretçi listesini değiştirmek için doğrudan infaz hakimine dilekçe verebilir miyim? Hayır. Önce ceza infaz kurumu idaresine başvurup listenin güncellenmesini istemelisiniz. İdare bu talebi reddettiğinde veya 60 günlük süreyi gerekçe göstererek işlemi yapmadığında, bu karara karşı infaz hakimliğine şikayette bulunabilirsiniz.

Kaynakça

  • 4675 Sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu.
  • 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun.
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Esas No: 2023/9101, Karar No: 2024/1563.
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Esas No: 2024/6631, Karar No: 2024/7192.
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Esas No: 2023/5425, Karar No: 2023/5344.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Esas No: 2016/1061, Karar No: 2017/2069.
  • Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik.

Yasal Uyarı: Bu metin, 4675 sayılı Kanun ve güncel Yargıtay içtihatları çerçevesinde profesyonel hukukçular için hazırlanmış teknik bir bültendir. İçerik, genel bilgilendirme amaçlı olup her somut olayın kendine özgü koşulları (suç türü, infaz rejimi, kurum disiplini vb.) farklı sonuçlar doğurabilir. Hak kayıplarının önlenmesi adına profesyonel hukuki danışmanlık alınması tavsiye edilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için İnfaz Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: