Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Şartları ve Kapalıdan Açığa Geçiş Usulü
Hükümlü ve Tutuklu HaklarıYazar: EmsalDava Editör Ekibi

Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Şartları ve Kapalıdan Açığa Geçiş Usulü

5275 sayılı Kanun m. 14 ve Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği uyarınca hükümlülerin açık cezaevine geçişi; ceza miktarı, suç türü ve idare gözlem kurulu tarafından saptanan iyi hal kriterlerine bağlıdır. İnfaz rejiminde kademeli serbestlik ilkesi uyarınca gerçekleştirilen bu geçiş, on yıl üzeri cezalarda infaz hakimi onayına tabidir.

Hükümlülerin açık ceza infaz kurumlarına ayrılma hakları, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 14. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. Sistematik açıdan açık cezaevine geçiş; doğrudan açık kuruma alınma ve kapalı kurumdan açık kuruma ayrılma olmak üzere iki ana kategoride değerlendirilir. Temel kural, hükümlünün suç türüne göre belirlenen minimum süreyi kapalı kurumda "iyi halli" olarak geçirmesi ve koşullu salıverilme tarihine belirli bir sürenin kalmış olmasıdır.

Doğrudan Açık Ceza İnfaz Kurumuna Alınacak Hükümlüler

Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az, taksirli suçlardan ise beş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanların cezaları, belirli suç tipleri istisna tutulmak kaydıyla doğrudan açık ceza infaz kurumlarında infaz edilir. 5275 sayılı Kanun m. 14/1 uyarınca, terör suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve ikinci defa mükerrir olanlar bu imkânın dışındadır. Doğrudan açık kuruma alınma, hükümlünün kapalı kurumun disiplin ve sıkı güvenlik rejimine tabi tutulmadan infaz sürecine başlamasını sağlayan istisnai bir usuldür.

Kasıtlı ve Taksirli Suçlarda Doğrudan Geçiş Baremleri

Kasıtlı suçlarda üç yılın altındaki cezalar doğrudan açık kurumda infaz edilse de, hükümlünün adli para cezasından çevrilme hapis cezası bulunması veya İcra İflas Kanunu uyarınca tazyik hapsine tabi tutulması durumunda da doğrudan açık kurum usulü uygulanır. Ancak hükümlünün infaz süreci devam ederken başka bir suçtan tutuklanması veya firar etmesi durumunda bu statü kaybedilir.

Doğrudan Geçişten Yararlanamayacak İstisnai Suç Grupları

Yönetmeliğin 5. maddesi, doğrudan açık kuruma alınma hakkını suçun niteliğine göre sınırlandırmıştır. Özellikle cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar (TCK m. 102, 103 vb.) ve terörle mücadele kanunu kapsamındaki suçlar, ceza miktarı ne olursa olsun mutlaka kapalı kurumda infaza başlamak zorundadır. Bu hükümlüler için ancak "kapalıdan açığa ayrılma" prosedürü işletilebilir.

"Terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar ile ikinci defa mükerrir olanlar ve koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler hariç olmak üzere; a) Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm olanların, b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm olanların... cezaları doğrudan açık kurumlarda yerine getirilir."

Kaynak: Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği - Madde 5

Belgeyi Gör: AÇIK CEZA İNFAZ KURUMLARINA AYRILMA YÖNETMELİĞİ

Kapalı Kurumdan Açık Kuruma Ayrılma Şartları

Cezası kapalı ceza infaz kurumunda infaz edilen hükümlülerin açık kuruma ayrılabilmesi için toplam cezalarının miktarına göre belirlenen bir süreyi kapalıda geçirmeleri ve koşullu salıverilmelerine yedi yıl veya daha az süre kalmış olması gerekir. Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca; toplam cezası on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kapalı kurumda infaz etmek zorundadır. Bu süreler, hükümlünün cezaevindeki davranışlarının "iyi hal" kapsamında değerlendirilmesi için gerekli görülen asgari gözlem süreleridir.

Ceza infaz süreleri ve açık cezaevine ayrılma şartlarını temsil eden hukuki kompozisyon.

Ceza Miktarına Göre Kapalıda Kalma Süreleri

Uygulamada en çok uyuşmazlık konusu olan husus, ceza miktarı on yılın üzerinde olan hükümlülerin kapalıda geçirmesi gereken "onda bir"lik süredir. Bu hesaplama yapılırken sadece kapalıda geçen süreler dikkate alınır; hükümlünün daha önce başka bir suçtan açık kurumda geçirdiği süreler bu hesaba dahil edilmez. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, bu sürenin mutlaka kapalı kurum disiplini altında geçirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Koşullu Salıverilme Tarihine Kalan Süre Sınırı

Süre şartının gerçekleşmesi tek başına yeterli değildir; aynı zamanda hükümlünün koşullu salıverilme (şartla tahliye) tarihine yedi yıl veya daha az süre kalmış olmalıdır. Eğer hükümlü müebbet hapis cezasına mahkûm edilmişse, bu süre beş yıla iner. Yüksek güvenlikli kurumlarda bulunanlar için ise daha ağırlaştırılmış süreler (cezanın 1/3'ünün infazı ve koşullu salıverilmeye 3 yıl kalması) öngörülmüştür.

Ceza Türü / Miktarı Kapalıda Geçmesi Gereken Süre Koşullu Salıverilmeye Kalan Süre
10 Yıldan Az Süreli Hapis 1 Ay 7 Yıl veya Daha Az
10 Yıl ve Üzeri Süreli Hapis Toplam Cezanın 1/10'u 7 Yıl veya Daha Az
Müebbet Hapis - 5 Yıl veya Daha Az
Yüksek Güvenlikli Kurumlar Toplam Cezanın 1/3'ü 3 Yıl veya Daha Az
TCK 142, 148, 149, 188, 190 - 5 Yıl veya Daha Az

Hırsızlık, Yağma ve Uyuşturucu Ticareti Suçlarında Özel Şartlar

5237 sayılı TCK’nın 142 (Hırsızlık), 148, 149 (Yağma), 188 ve 190 (Uyuşturucu Ticareti ve Sağlanması) maddelerinden mahkûm olan hükümlüler için açık cezaevine ayrılma şartları daha katıdır. Bu suçlardan hükümlü olanların açığa ayrılabilmesi için koşullu salıverilme tarihlerine beş yıldan az süre kalması şartı aranır. Bu düzenleme, toplumda infial uyandıran veya kamu sağlığını tehdit eden suç tiplerinde kapalı kurum infaz süresini uzatmayı amaçlayan bir politika tercihidir.

Koşullu Salıverilmeye Beş Yıl Kalma Kuralı

Bu suç grupları için Yönetmelik m. 6/2-a bendi uyarınca getirilen beş yıl sınırı, genel yedi yıl sınırından ayrılan bir istisnadır. Dolayısıyla, bir hükümlü hırsızlık suçundan on yıl ceza almış olsa dahi, genel şart olan "1/10 ve 7 yıl" kuralına değil, "1/10 ve 5 yıl" kuralına tabi olacaktır. Bu durum, hükümlünün kapalıda daha uzun süre kalması sonucunu doğurur.

İçtimaya Konu Cezalarda Suç Türünün Etkisi

Hükümlünün birden fazla cezası toplanmışsa (içtima edilmişse), açık kuruma ayrılmada esas alınacak suç, koşullu salıverilme tarihine en az sürenin arandığı suçtur. Örneğin, hem kasten yaralama hem de uyuşturucu ticareti suçu bulunan bir hükümlüde, uyuşturucu ticareti için aranan "5 yıl" kuralı infazın bütününe şamil kılınır.

"Açık kurumlara ayrılabilmek için, ayrıca; a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142, 148, 149, 188 ve 190 ıncı maddeleri ile... mahkûm olanların koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az süre kalması... kuralı uyarınca; dava konusu 18/08/2016 tarih ve 29805 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değiştirilen 2. fıkrasında... açık kurumlara ayrılabilir kuralı getirilmiştir."

Kaynak: Danıştay 10. Daire Başkanlığı - Esas No: 2020/507 - Karar No: 2024/312

Belgeyi Gör: Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/507 E. , 2024/312 K.

İdare ve Gözlem Kurulunun İyi Hal Değerlendirmesi

Süre şartlarını taşıyan her hükümlü otomatik olarak açık cezaevine ayrılamaz. 5275 sayılı Kanun m. 89 uyarınca, hükümlünün "iyi halli" olduğuna dair İdare ve Gözlem Kurulu (İGK) tarafından verilmiş bir karar bulunmalıdır. Kurul bu değerlendirmeyi yaparken; hükümlünün kurum düzenine uyumu, disiplin cezası alıp almadığı, eğitim ve sosyal faaliyetlere katılımı, pişmanlık duyup duymadığı gibi parametreleri dikkate alır.

Cezaevi idare ve gözlem kurulu değerlendirme sürecini simgeleyen dosya ve raporlar.

Altı Ayda Bir Yapılan Puanlama ve Gözlem

Hükümlüler, cezaevinde bulundukları süre boyunca en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulur. Bu değerlendirme, hükümlünün kademeli serbestliğe uygunluğunu belirler. İyi hal puanı düşük olan veya olumsuz gözlem raporu bulunan hükümlülerin, süre şartı dolsa dahi açığa ayrılma talepleri reddedilebilir.

İnfaz Hakimliğinin Onay Yetkisi ve Sınırları

Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu ticareti ve terör suçlarından mahkûm olanların açığa ayrılma kararları, 5275 sayılı Kanun m. 14/4 uyarınca infaz hâkiminin onayından sonra kesinleşir. İnfaz hâkimi, kurul kararını şekli şartlar ve hukuka uygunluk açısından denetler; ancak yerindelik denetimi yaparak kurulun takdir yetkisini tamamen devre dışı bırakamaz.

Terör ve Örgütlü Suçlarda Açığa Ayrılma Rejimi

Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olanlar için açık cezaevine geçiş, ancak örgütten ayrıldıklarının İdare ve Gözlem Kurulu tarafından tespit edilmesi halinde mümkündür. Yönetmelik m. 6/2-ç uyarınca, bu hükümlülerin koşullu salıverilmelerine bir yıldan az süre kalması şartı aranır. Bu durum, terör suçlularının infazının neredeyse tamamını kapalı kurumlarda geçirmesi anlamına gelmektedir.

Örgütten Ayrılmanın Tespiti ve Samimiyet Tasdiki

Hükümlünün örgütten ayrıldığına dair karar verilebilmesi için, örgüte yönelik somut bir tavır sergilemiş olması, örgütsel faaliyetlere son vermesi ve kurumdaki tutumlarıyla bunu desteklemesi gerekir. "Samimiyet tasdiki" olarak da adlandırılan bu süreç, kolluk ve istihbarat birimlerinden gelen verilerle de desteklenir.

Etkin Pişmanlıktan Yararlananlar İçin Özel Süre

Terör örgütü üyeliği suçundan mahkûm olup TCK m. 221 (Etkin Pişmanlık) hükümlerinden yararlananlar için bir avantaj söz konusudur. Bu hükümlüler, koşullu salıverilmelerine iki yıl kala açık kuruma ayrılabilirler. Bu düzenleme, suçla mücadelede işbirliğini teşvik etme amacını taşır.

"Hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumlarından, açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilmeleri için toplam cezalarının üçte birini iyi halli olarak geçirmeleri ve koşullu salıverilme tarihine 3 yıl ve daha az süre kalması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğine ilişkin genel bir düzenleme öngörüldüğü... terör ve örgütlü suçlardan etkin pişmanlık göstermek suretiyle hüküm giyenlerin açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmeleri için koşullu salıverme tarihlerine 2 yıldan az süre kalması kuralı... uygulanır."

Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2023/3263 - Karar No: 2023/7670

Belgeyi Gör: 1. Ceza Dairesi 2023/3263 E. , 2023/7670 K.

Disiplin Cezalarının İnfaz Sürecine Etkisi

Disiplin cezaları, hükümlünün "iyi hal" statüsünü doğrudan etkiler ve açığa ayrılma sürecini kesintiye uğratır. Kınamadan başka bir disiplin cezası alan hükümlü, bu cezası infaz dosyasına işlendiği andan itibaren, ceza kaldırılana kadar iyi halli sayılmaz. Disiplin cezalarının kaldırılması (silinmesi) için kanunda öngörülen sürelerin geçmesi zorunludur.

Disiplin Cezası Kaldırılmadan Açığa Ayrılma Yasağı

Hücreye koyma, bazı etkinliklerden men veya ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma gibi cezalar alan bir hükümlü, bu cezaların kesinleşmesinden itibaren türüne göre 6 ay ile 18 ay arasında değişen "iyi hal kazanma" sürelerini beklemek zorundadır. Bu süreler geçmeden İGK tarafından iyi hal kararı verilemez.

Firar ve Firara Teşebbüsün Ağır Sonuçları

Firar eden veya firara teşebbüs eden hükümlüler için açık cezaevine geçiş hakkı çok daha zorlu şartlara bağlanmıştır. Firar eylemi gerçekleştikten sonra yakalanan hükümlü, disiplin cezası kaldırılsa dahi, kapalı kurumda belirli bir süre (genellikle cezasının geri kalanının 1/5'i) infaz yapmadan tekrar açığa ayrılamaz.

On Yıl ve Üzeri Cezalarda "Onda Bir" Hesabının Kritik Detayları

Yönetmelik m. 6/1-a bendindeki "onda bir" kuralı, on yılın üzerinde hapis cezası alan hükümlüler için en büyük engeldir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, on yıllık sürenin tek bir suçtan mı yoksa toplanan cezalardan mı kaynaklandığıdır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin güncel görüşüne göre, hükümlünün farklı zamanlarda işlediği suçlar nedeniyle cezaları toplansa ve toplam on yılı aşsa dahi, her halükarda onda birlik sürenin kapalıda geçirilmesi aranır.

Kapalıda Geçen Süreye Tutukluluk Dahil Midir?

Hükümlünün ilgili suçtan dolayı gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreler, hükümlülük süresinden mahsup edildiği gibi, açığa ayrılma hesabında da "kapalıda geçmiş süre" olarak kabul edilir. Ancak bu sürelerin "iyi halli" geçirilmiş olması şarttır. Tutukluluk sürecinde disiplin cezası alan bir kişinin bu süresi süre hesabında kullanılsa da iyi hal şartını sakatlayabilir.

Farklı Kurumlarda Geçen Sürelerin Birleştirilmesi

Hükümlünün nakil nedeniyle farklı kapalı cezaevlerinde bulunması, süre hesabını etkilemez. Tüm kapalı kurumlarda geçen toplam süre, onda birlik dilimin hesabında toplanır. Ancak açık cezaevinde geçirilip de sonradan kapalıya iade edilen hükümlülerin açıkta geçirdikleri süre, "kapalıda geçirilmesi gereken onda bir" hesabına dahil edilmez.

"...Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinde yer alan 'cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infaz edip' şeklindeki düzenlemede kurumlarda ibaresi kullanılmış... buradaki amaçlananın kapalı kurumlarda belirli süreleri dolduran hükümlülerin açık kurumlara ayrılmak olduğunun kabul edilmesi gerektiği... aksi takdirde iki hükümlü açısından eşitsizlik meydana getireceği..."

Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2024/1119 - Karar No: 2024/4056

Belgeyi Gör: 1. Ceza Dairesi 2024/1119 E. , 2024/4056 K.

Açık Cezaevinden Kapalıya İade ve Hak Kayıpları

Açık cezaevine ayrılan bir hükümlü, buradaki kurallara uymakla yükümlüdür. Firar eden, disiplin cezası alan veya kurum düzenine uyum sağlayamayan hükümlüler, İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla kapalı ceza infaz kurumuna iade edilir. İade kararı, hükümlünün açık cezaevi imkânlarından uzun süre mahrum kalmasına neden olur.

İadeyi Gerektiren Disiplin Suçları

Açık kurumda kınamadan daha ağır bir disiplin cezası (örneğin hücreye koyma veya bazı haklardan yoksun bırakma) alan hükümlü doğrudan kapalıya gönderilir. Ayrıca, hakkında başka bir suçtan dolayı tutuklama kararı çıkanlar da idari kararla kapalıya iade edilirler.

İnfaz Hakiminin İade Kararındaki Onay Rolü

Açık cezaevi şartlarına uyum sağlayamama gerekçesiyle verilen iade kararları, 5275 sayılı Kanun m. 14/5-c uyarınca infaz hâkiminin onayına tabidir. Firar veya disiplin cezası kaynaklı iadelerde ise onay mekanizması işletilmez; karar doğrudan uygulanır ve hükümlü itiraz yoluna başvurabilir.

Adliye Pratiğinde Açığa Ayrılma Süreci ve Dilekçe Aşaması

Hükümlünün süre şartı dolduğunda, bizzat veya avukatı aracılığıyla Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'ne hitaben bir dilekçe vererek açığa ayrılma talebinde bulunması gerekir. Bu talep üzerine dosya İGK sekreteryasına gönderilir. Kurul, hükümlü hakkında hazırlanan gözlem ve gelişim raporlarını inceler.

Açık cezaevine geçiş için hazırlanan hukuki başvuru ve dilekçe süreci.

Dilekçede Vurgulanması Gereken Unsurlar

Dilekçede, müddetnameye göre süre şartının dolduğu, herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı (veya kaldırıldığı), cezaevindeki eğitim ve sosyal faaliyetlere aktif katılım sağlandığı ve pişmanlık beyanı özellikle belirtilmelidir. Uygulama Notu: Eğer hükümlü on yıl üzeri cezaya sahipse, dilekçede infaz hakimliği onay sürecinin hızlandırılması için makul gerekçeler sunulabilir.

İtiraz ve Şikayet Yolları

İGK'nın talebi reddetmesi halinde, bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde infaz hakimliğine şikayet yoluna başvurulabilir. Şikayet dilekçesinde, kurulun yerindelik denetimi sınırlarını aştığı, objektif kriterlere dayanmadığı veya süre hesabında hata yaptığı gibi hukuki argümanlar sunulmalıdır.

Editörün Notu: İnfaz Rejimindeki Dönüşüm ve Risk Analizi

Açık cezaevine geçiş, sadece bir yer değişikliği değil, aynı zamanda denetimli serbestliğe giden yolun en önemli eşiğidir. 5275 sayılı Kanun m. 105/A uyarınca denetimli serbestlikten yararlanmanın ön şartı, açık cezaevine ayrılma hakkını kazanmış olmaktır. Bu nedenle, kapalıdan açığa geçişte yaşanan bir gecikme, tahliye tarihini doğrudan ötelemektedir.

Hukuki Riskler ve Stratejik Planlama

Hükümlülerin en büyük riski, disiplin cezalarının silinme sürelerini takip etmemektir. Bir "kınama" cezası dahi, bazen açığa geçişi aylar boyu engelleyebilir. Profesyonel hukukçuların, müvekkillerinin cezaevi disiplin sicilini düzenli kontrol etmeleri ve kurul kararlarına karşı süresinde müdahale etmeleri infazın selameti açısından elzemdir.

İnfaz Hakimliği Kararlarındaki Yargıtay Denetimi

Yargıtay, son dönem kararlarında infaz hakimliklerinin İdare ve Gözlem Kurulu yerine geçerek hükümlü hakkında "toplumla bütünleşmeye hazır değil" gibi soyut gerekçelerle onay taleplerini reddetmesini hukuka aykırı bulmaktadır. Hakimlik, sadece kararın şekli şartları taşıyıp taşımadığını ve dayanak raporların gerçeği yansıtıp yansıtmadığını denetlemekle mükelleftir.

"İnfaz hakimliğince, gerek şikayet üzerine gerekse de... onaylanma talebi üzerine gelen dosyalar ile ilgili... tekrar işin esasına girilerek bir karar verilmesinin mümkün olmadığı, şikayet hakkında incelemenin hükümlünün açık cezaevine ayrılma koşullarını taşıyıp taşımadığı, şekli şartların olup olmadığı ile sınırlı olarak yapılması gerektiği, İnfaz Hakimliğince yerindelik denetimi yapılamayacağı..."

Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/8372 - Karar No: 2022/7298

Belgeyi Gör: 1. Ceza Dairesi 2022/8372 E. , 2022/7298 K.

Sıkça Sorulan Sorular

1. On yılın üzerinde cezası olan bir hükümlü, kapalıda 1 ay kalıp açığa geçebilir mi? Hayır. Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca on yıl ve üzeri cezası olanlar, toplam cezalarının onda birini kapalıda geçirmek zorundadır. Sadece on yıldan az cezası olanlar için "1 ay" kuralı geçerlidir.

2. Adli para cezasından çevrilme hapis cezası olanlar doğrudan açığa mı alınır? Evet, 5275 sayılı Kanun m. 14/1-c ve Yönetmelik m. 5/1-c uyarınca adli para cezası hapis cezasına çevrilenlerin cezaları doğrudan açık kurumlarda infaz edilir. Ancak bu kişilerin infazı gereken başka bir "kapalı infaz rejimi" gerektiren cezası varsa durum değişebilir.

3. Başka bir suçtan tutuklu olmak açığa ayrılmaya engel midir? Evet. Yönetmeliğin 8. maddesi uyarınca, hakkında başka bir suçtan tutuklama kararı bulunan hükümlüler, diğer şartları taşısalar dahi açık kuruma ayrılamazlar. Tutukluluk hali kalktığında talep değerlendirilir.

4. İnfaz hakimi açığa ayrılma kararını reddederse ne yapılabilir? İnfaz hakimi tarafından verilen ret kararına karşı, tebliğden itibaren 7 gün içinde Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz merciinin kararı kesindir ancak kanun yararına bozma yolu açıktır.

5. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda 3 yıl kuralı neden aranmıyor? 5275 sayılı Kanun m. 14/1 uyarınca cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar doğrudan açık kuruma ayrılma hakkından istisna tutulmuştur. Bu suçlardan hükümlü olanlar, ceza miktarı ne olursa olsun kapalıda infaza başlar ve belirli bir süreyi (m. 6/2-b uyarınca koşullu salıverilmeye 3 yıl kalana kadar) kapalıda geçirirler.

Kaynakça

  • 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun
  • Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği
  • Danıştay 10. Daire Başkanlığı, Esas No: 2020/507, Karar No: 2024/312
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Esas No: 2024/1119, Karar No: 2024/4056
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Esas No: 2023/3263, Karar No: 2023/7670
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/8372, Karar No: 2022/7298
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Esas No: 2023/2371, Karar No: 2023/3869

Yasal Uyarı: Bu metin, 2026 yılı güncel mevzuat ve içtihat dinamikleri çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmış olup, somut her olayda bireysel infaz rejimi ve suç türü farklılık gösterebilir. Profesyonel bir hukuki danışmanlık yerine geçmez; içerik üzerinden doğrudan hukuki aksiyon alınması tavsiye edilmez.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için İnfaz Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: