Ticari İşletme Devri Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları ve Adliye Pratiğinde İspat Sorunları
Sözleşmeler HukukuYazar: EmsalDava Editör Ekibi

Ticari İşletme Devri Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları ve Adliye Pratiğinde İspat Sorunları

6102 sayılı TTK m. 11/3 uyarınca ticari işletme devri, nitelikli yazılı şekle ve ticaret siciline tescile tabi bir tasarruf işlemidir. Sözleşmede zorunlu unsurların eksikliği veya tescil yokluğu, devrin külliyen butlanına yol açarken; devralanın borçlardan müteselsil sorumluluğu TBK m. 202 kapsamında ilan şartına bağlıdır.

Ticari İşletme Devrinde Geçerlilik Şartı Olarak Nitelikli Yazılı Şekil

Ticari işletmenin devri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 11/3 uyarınca ancak yazılı bir sözleşme ile yapılabilir ve bu sözleşmenin ticaret siciline tescil ve ilanı zorunludur. Adliye pratiğinde bu yazılı şekil, sıradan bir adi yazılı belge değil, Ticaret Sicil Yönetmeliği (TSY) m. 133/2 ile çerçevesi çizilmiş "nitelikli (mevsuf) yazılı şekil" olarak kabul edilmektedir. Bu şartlara uyulmadan akdedilen "protokoller", "kapora belgeleri" veya "niyet mektupları" mülkiyeti nakleden bir işletme devri sözleşmesi hükmünde sayılmamaktadır.

Ticari işletme devir sözleşmesi ve noter tasdik süreci simgesi.

"Ticaret Sicil Yönetmeliği (TSY) m.133/2’de, ticari işletmenin devri sözleşmesinin hangi hususları içermesi gerektiği belirlenmiş olduğundan, artık bu yazılı şeklin nitelikli (mevsuf) yazılı şekil olarak anlaşılması gerekir. Somut uyuşmazlıkta taraflarca düzenlenmiş yazılı bir işletmenin devri sözleşmesi bulunmamaktadır. Her ne kadar dava dilekçesi ekinde 'Kapora Sözleşmesi' başlıklı bir belge yer almış ise de bu belgede yalnızca '...' adlı işletmenin devri için 15.000,00-TL paranın elden teslim edildiğinin belirtildiği, işletmenin devrine ilişkin bir sözleşme özelliği taşımayan belgenin işletmenin devri sözleşmesi olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilmiştir."

Kaynak: T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ - ID: 01934bcd-d180-73c2-b076-5f4538a739a6

Belgeyi Gör: T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Uygulamada, tarafların kendi aralarında düzenledikleri ancak TSY m. 133/2'de aranan zorunlu unsurları taşımayan belgeler, tapu veya sicil tescili taleplerine dayanak oluşturmamaktadır. Mahkemeler, sözleşmenin geçerliliğini re'sen incelemekte ve şekil eksikliğini "kesin hükümsüzlük" nedeni olarak değerlendirmektedir.

Ticaret Sicili Yönetmeliği Madde 133 ve Sözleşmenin Asgari İçeriği

Ticari işletme devir sözleşmesinin geçerli olması ve sicil müdürlüğü tarafından tescil edilebilmesi için belirli unsurları ihtiva etmesi yasal bir zorunluluktur. TSY m. 133 uyarınca, sözleşmede tarafların kimlik/unvan bilgileri, tebligat adresleri, devir dışı bırakılan unsurlar (varsa), devrin şartsız olduğuna dair beyan ve devir bedeli ile ödeme şartları açıkça yer almalıdır.

Sözleşmede Yer Alması Zorunlu Teknik Unsurlar

Sözleşme metninde işletmenin bir bütün olarak ve devamlılığını sağlayacak şekilde devredildiğine ilişkin "şartsız beyan" yer almadığı takdirde, sicil müdürlüğünün tescil talebini reddetmesi ihtimal dahilindedir. Ayrıca, işletme devir vaadi veya belirli bir şarta bağlı devirler tescil edilememektedir. Bu durum, ticari işletme devrinin bir "tasarruf işlemi" olmasından kaynaklanmaktadır.

Devir Dışı Bırakılan Unsurların Belirlenmesi

TTK m. 11/3 uyarınca aksine hüküm yoksa; duran malvarlığı, işletme değeri, kiracılık hakkı, ticaret unvanı ve fikri mülkiyet hakları devir kapsamında sayılır. Eğer taraflar, örneğin bir markayı veya belirli bir demirbaşı devir dışı bırakmak istiyorlarsa, bunu sözleşmede açıkça ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde listelemelidir. Aksi halde "külli intikal" karinesi gereği tüm unsurların devredildiği kabul edilmektedir.

Tescil ve İlanın Hukuki Niteliği: Kurucu Etki Tartışması

Ticari işletme devrinde tescilin etkisi doktrinde tartışmalı olsa da, mevcut yönetmelik hükümleri ve yargı pratiği tescile "kurucu" (maddi hukuk anlamında hakkı doğuran) bir nitelik atfetmektedir. TSY m. 133/3 hükmü, devrin ancak tescil ile hüküm ifade edeceğini açıkça düzenlemiştir. Bu durum, tescilsiz devirlerin taraflar arasında dahi mülkiyeti nakleden sonuçlar doğurmayabileceği riskini ortaya koymaktadır.

"Kanunda devre ilişkin olarak yazılı sözleşme ve ticaret siciline tescil ve ilân gibi şekli unsurlara yer verilmiş; ancak devrin hükmünü ne zaman doğurduğu, yani tescilin kurucu mu açıklayıcı mı olduğu konusunda açık düzenleme yapılmamıştır. TSY m. 133/3’de ise, ticari işletmenin devrinin, devir sözleşmesinin tümünün tescili ile hüküm ifade edeceği hükme bağlanmıştır. Anılan düzenlemeden, ticaret siciline yapılan tescilin 'kurucu' etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmaktadır."

Kaynak: T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ - Esas No: 2021/779 - Karar No: 2023/86

Belgeyi Gör: T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

Adliye pratiğinde, tescil edilmemiş bir devir sözleşmesine dayanarak bakiye satış bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerinde, mahkemeler sözleşmenin "hükümsüzlüğü" gerekçesiyle davanın reddine karar verebilmektedir. Bu durum, tescilin sadece üçüncü kişilere karşı değil, taraflar arasındaki borçlandırıcı işlemin ifası bakımından da bir ön şart haline geldiğini göstermektedir.

İşletme Devrinde Külli İntikal İlkesi ve Marka/Unvan İlişkisi

Ticari işletme devri, kural olarak işletmeye özgülenmiş tüm unsurların bir bütün halinde devrini içerir. Bu noktada en kritik tartışma, marka ve ticaret unvanının akıbetidir. TTK m. 11/3 ve Sinai Mülkiyet Kanunu m. 148/4 hükümleri uyarınca, işletmenin devri markanın devrini de kapsar; aksi sözleşmede kararlaştırılabilir.

İşletme markası ve unvanının devir kapsamındaki hukuki statüsü.

Markanın Devri ve Dürüstlük Kuralı

Markanın işletmeden ayrı tutulması teknik olarak mümkündür ancak bu durumun sözleşmede açıkça belirtilmesi gerekir. Yargı kararlarında, işletmeyi devreden tarafın markayı kendi uhdesinde tutarak aynı alanda faaliyet göstermeye devam etmesi veya markanın kullanımını engellemesi MK m. 2 anlamında dürüstlük kuralına aykırı görülebilmektedir.

Ticaret Unvanının Devredilemezliği İstisnası

Ticaret unvanı, işletmeden ayrı olarak devredilemez (TTK m. 49). İşletme devredildiğinde, aksi kararlaştırılmamışsa unvan da devralana geçer. Ancak unvanın devralan tarafından kullanılabilmesi için, devralanın kendi unvanına işletmeyi devraldığını gösteren bir ibare eklemesi veya sicil kayıtlarında gerekli güncellemeyi yapması şarttır.

Devralanın Borçlardan Sorumluluğu ve TBK 202 Uygulaması

Ticari işletmeyi devralan kişi, işletmenin borçlarından dolayı devreden ile birlikte müteselsilen sorumlu olur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 202 uyarınca bu sorumluluk, devrin alacaklılara bildirilmesi veya ilan edilmesiyle başlar. Devreden tarafın sorumluluğu ise, devrin bildirilmesi veya ilanından itibaren 2 yıl daha devam eder.

"Mahkeme tarafından devrin geçerli olduğu sonucuna ulaşılması halinde TBK m. 202'ye göre devralanın işletmenin borçlarından dolayı devredenle birlikte müteselsil olarak sorumlu olacağı, her ne kadar TBK m. 202'de devralanın sorumlu tutulabilmesi için ihbar ve ilan şartlarına yer verilmiş olsa da Yargıtay'ın söz konusu şartlar gerçekleşmese bile devralanın sorumlu olduğu şeklinde kararlar verdiği..."

Kaynak: T.C. KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ - ID: 00000000-0000-732c-a386-2cdb3b52ca98

Belgeyi Gör: T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Uygulama Notu: Alacaklılar bakımından devrin sicilde tescili tek başına yeterli olmayabilir; TBK m. 202 anlamında ilan (Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazete veya Ticaret Sicil Gazetesi) sorumluluğun başlangıcı için kritik önemdedir. Devralan, işletmenin aktifleri yanında pasiflerini de (borçlarını) devralmış sayılır ve "borçları devralmadım" şeklindeki sözleşme hükümleri kural olarak üçüncü kişi alacaklılara karşı ileri sürülemez.

Şekle Aykırı Devirlerin Hukuki Sonuçları ve Sebepsiz Zenginleşme

Yazılı şekil ve tescil şartına uyulmaksızın yapılan "fiili" devirler, hukuk düzeni tarafından korunmamaktadır. Ancak tarafların işletmeyi fiilen teslim ettiği, bedelin ödendiği ve ticari faaliyetin devralan tarafından sürdürüldüğü durumlarda, geçersiz sözleşme nedeniyle tarafların birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmesi gerekir.

"Mahkemece; 6102 sayılı TTK'nın 11/3 maddesi gereği ticari işletme devrine ilişkin yapılan sözleşmelerin yazılı olarak yapılmasının zorunlu olduğu, bu madde ile öngörülen şekil şartının, TBK'nın 12/2 maddesi gereği geçerlilik şartı olduğu, dolayısıyla devir sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmamasının devrin geçersizliği sonucunu doğuracağı... bu durumda tarafların aldıkları edimleri geri vermesi gerektiği..."

Kaynak: T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ - Karar No: 2022/103

Belgeyi Gör: T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında görüldüğü üzere, işletmeyi fiilen yürüten, hasılatı toplayan ve giderleri karşılayan tarafın "sözleşme geçersizdir" diyerek yaptığı masrafları talep etmesi, fiili durumla çelişebilir. Bu gibi hallerde mahkemeler, sözleşme geçersiz olsa dahi "fiili işletmecilik" olgusunu dikkate alarak kar/zarar dengesi üzerinden bir tasfiye yoluna gidebilmektedir.

Limited Şirket Pay Devri ile Ticari İşletme Devri Farkı

Uygulamada en çok karıştırılan hususlardan biri, limited şirket ortaklarının paylarını devretmesi ile şirketin sahip olduğu işletmenin devredilmesidir. Pay devri (TTK m. 595), şirketin tüzel kişiliğinin iç yapısındaki bir değişikliktir ve işletmenin mülkiyeti şirkette kalmaya devam eder. Ticari işletme devri ise (TTK m. 11/3), işletmenin malvarlığı unsurlarının bir başka kişi veya kuruma aktarılmasıdır.

"Limited şirketlerde pay devri için ticaret siciline tescil ve ilanın kurucu mahiyette olmayıp yalnızca açıklayıcı nitelikte olmasına, davacı tarafından davalı ... Şti.'nin ticari işletmenin devri sözleşmesini yaparken davacının pay devraldığını bildiği ve kötü niyetli olduğu hususunu kanıtlayamamasına göre ilk derece mahkemesince TMK'nın 598/3. Maddesi kapsamında davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır."

Kaynak: T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ - Karar No: 2023/1408

Belgeyi Gör: T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Editörün Notu: Bir limited şirketin tek ve en önemli varlığı olan işletmesini devretmesi, "şirketin konusunun fiilen sona ermesi" sonucunu doğurabilir. Bu tür durumlarda devrin geçerliliği için sadece müdürün imzası yetmeyebilir; genel kurulun bu yönde bir karar alması (TTK m. 616/1-e kıyasen) dürüstlük kuralı ve şirket menfaatleri gereği aranabilmektedir.

Esnaf İşletmelerinin Devrinde Uygulanacak Usul: TBK 202

TTK m. 11/3 hükümleri yalnızca "ticari işletmeler" (tacirler) için geçerlidir. Esnaf işletmelerinin devri ise TTK kapsamında değil, TBK m. 202 uyarınca "malvarlığı veya işletmenin devri" hükümlerine tabidir. Esnaf devrinde ticaret siciline tescil bir geçerlilik şartı değildir ve sözleşme kural olarak şekle tabi olmayıp ispat kolaylığı açısından yazılı yapılması önerilir.

"Bu nedenle esnaf işletmelerinin devri, TBK m. 202 hükmü uyarınca yapılacaktır. TBK m. 202 uyarınca yapılacak esnaf işletmesinin devri sözleşmesi, TTK 11/3 maddesi düzenlemesinden farklı olarak esnaf işletmesinin devrine ilişkin sözleşmenin yazılı olması, ticaret sicile tescil ve ilanı gerekmediği gibi işletmenin malvarlığına dâhil aktif ve pasiflerin kendiliğinden devralana geçmesini de sağlamaz."

Kaynak: T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ - ID: 01946c31-f180-7a89-a002-80c115c76340

Belgeyi Gör: T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

Bu ayrım, görevli mahkemenin belirlenmesi ve devrin hüküm ifade etme anı bakımından kritiktir. Bir işletmenin "ticari" mi yoksa "esnaf" işletmesi mi olduğu, Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen limitler ve işletmenin hacmi üzerinden mahkemece bilirkişi marifetiyle tespit edilmektedir.

Ticari İşletme Devrinde İspat Araçları ve Delillerin Değerlendirilmesi

Geçerli bir yazılı sözleşmenin yokluğu durumunda, tarafların "devir yapıldığına" dair iddialarını tanıkla ispat etmesi HMK m. 200 (senetle ispat zorunluluğu) gereği mümkün değildir. Ancak fiili durumun tespiti ve sebepsiz zenginleşme talepleri bakımından yan deliller önem kazanır.

  1. Ticari Defterler: İşletmenin devralan tarafından tutulmaya başlanması, stok giriş-çıkışları.
  2. Banka Kayıtları: Devir bedeli adı altında yapılan ödemeler veya kredi kartı pos cihazlarının devralan adına tanımlanması.
  3. WhatsApp/E-posta Yazışmaları: Devir bedeli, borçların üstlenilmesi ve işletmenin teslimine dair irade beyanları.
  4. Resmi Kurum Kayıtları: Vergi dairesi terk-tesis işlemleri, belediye ruhsat başvuruları.
  5. Kira Sözleşmesi: İşyerinin bulunduğu taşınmazın devralan adına kiralanması (ancak bu tek başına işletme devrini ispatlamaz - Bkz. Kaynak 17).

İşletme Devrinin İptali ve İhyası Davalarında Usul

Şahıs işletmelerinde (gerçek kişi tacir), işletmenin ticaret sicilinden terkin edilmesi durumunda "ihya" (yeniden canlandırma) davası açılması teknik olarak mümkün değildir. İhya kurumu, TTK m. 547 ve geçici m. 7 uyarınca yalnızca sermaye şirketleri ve kooperatifler için öngörülmüştür.

"...gerçek kişi tacirlerin, ticari işletmelerini ticaret siciline tescil ettirmek zorunda olduğu, ancak ihya talebinin sadece ticaret şirketleri ve kooperatifler bakımından söz konusu olduğu, gerçek kişi tacirle ilgili olarak 6102 sayılı TTK'nın 547. ve geçici 7. maddelerinde, ticari işletme kaydının ihyası kurumuna yer verilmediğinden gerçek kişi tacir veya ticari işletmeler için ihya talebinde bulunulamayacağı..."

Kaynak: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi - Esas No: 2024/5961 - Karar No: 2025/3696

Belgeyi Gör: 11. Hukuk Dairesi 2024/5961 E. , 2025/3696 K.

Gerçek kişi tacir işletmesini usulsüz terkin ettirmişse, devralan taraf "tescil ve ilan" davası açarak kendi adına tescilini talep etmelidir. Ancak işletmenin ticaret sicilinden silinmiş olması, işletme devir sözleşmesinden doğan tazminat haklarını ortadan kaldırmaz.

Pratik Uygulama Rehberi ve Operasyonel Adımlar

Adliye pratiğinde karşılaşılan uyuşmazlıkları minimize etmek adına, ticari işletme devri sürecinde takip edilmesi gereken adımlar aşağıda tablolaştırılmıştır:

Ticaret sicili tescil süreci ve resmi evrak teslimi.

İşlem Aşaması Hukuki Dayanak Dikkat Edilmesi Gereken Risk
Ön Protokol TBK m. 22 (Sözleşme Vaadi) Tek başına mülkiyeti nakletmez; sadece "yapma borcu" doğurur.
Sözleşme Hazırlığı TSY m. 133/2 Zorunlu unsurlardan birinin eksikliği tescile engeldir.
Noter Tasdiki TTK m. 11/3 İmza itirazlarını önlemek ve sicil başvurusu için zorunludur.
Sicil Tescili TSY m. 133/3 Devrin hüküm ifade etmesi için "kurucu" şarttır.
Alacaklılara İlan TBK m. 202 2 yıllık müteselsil sorumluluk süresini başlatır.
Aktiflerin Devri TTK m. 11/3 Gayrimenkul, marka vb. özel sicillerde bildirim yapılmalıdır.

Uygulama Notu: Gayrimenkullerin işletme devri sözleşmesi ile tescili tartışmalı bir konudur. Yargıtay'ın bir kısım görüşü, işletme devrinin "külli halefiyet" benzeri bir etki yaratarak tapuda ayrıca tescile gerek olmaksızın mülkiyeti geçirdiğini savunsa da (Bkz. Kaynak 24'teki iddia), tapu müdürlükleri somut bir tescil istemi veya mahkeme kararı olmaksızın işlem yapmaktan kaçınmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. İşletme devri sözleşmesi tescil edilmezse ne olur? Sözleşme ticaret siciline tescil edilmediği sürece, TSY m. 133/3 uyarınca devir hüküm ifade etmez. Bu durum, devralanın üçüncü kişilere karşı işletme sahibi olduğunu ileri sürememesine ve devredenin bakiye bedeli talep ettiği davalarda "geçersizlik" def'i ile karşılaşmasına neden olabilir.

2. Markayı devir dışı bırakmak için ne yapmalıyım? İşletme devir sözleşmesinde "Sözleşme dışında bırakılan unsurlar" başlığı altında, markanın tescil numarası ve unvanı belirtilerek devir kapsamına dahil edilmediği açıkça yazılmalıdır. Aksi halde TTK m. 11/3 uyarınca markanın da devredildiği karinesi işler.

3. İşletmeyi devraldım ancak eski borçları ödemek istemiyorum. Sözleşmeye madde koyabilir miyim? Sözleşmeye "eski borçlardan devralan sorumlu değildir" şeklinde bir madde konulması taraflar arasında geçerli olsa da, TBK m. 202 uyarınca işletme alacaklılarına karşı bu madde ileri sürülemez. Alacaklılar, devralanı müteselsil sorumlu tutmaya devam edebilir; devralan ancak ödediği tutarı devredene rücu edebilir.

4. Eczane devri ticari işletme devri sayılır mı? Eczacıların tacir olup olmadığı ve eczanelerin ticari işletme niteliği tartışmalıdır. Bazı mahkeme kararlarında (Bkz. Kaynak 13), eczacıların kamu hizmeti gördüğü ve tacir sayılamayacağı yönünde savunmalar yapılsa da, vergi hukuku ve oda kayıtları bakımından tacir sıfatı ağır basmaktadır. Ancak devir süreci Sağlık Bakanlığı ve Eczacılar Odası'nın özel muvazaa denetimine tabidir.


Yasal Uyarı: Bu makale, 2026-03-03 tarihi itibarıyla güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olayın kendine özgü dinamikleri, süreleri ve ispat zorlukları bulunmaktadır. Bu metin, profesyonel bir hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti yerine geçmez. Hak kaybına uğramamak için uzman bir hukukçudan destek alınması tavsiye edilir.


Kaynakça

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (m. 11, 40, 49, 595, 598).
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 12, 184, 202).
  • Ticaret Sicili Yönetmeliği (m. 133, 134).
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Esas No: 2024/5961, Karar No: 2025/3696.
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Esas No: 2016/11334, Karar No: 2016/8349.
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, Karar No: 2022/103.
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, Karar No: 2023/1408.
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, Esas No: 2021/779, Karar No: 2023/86.
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, ID: 01934bcd-d180-73c2-b076-5f4538a739a6.
  • Prof. Dr. Rıza Ayhan, Ticari İşletme Hukuku Ders Notları, 2012.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Borçlar Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş:
Ticari İşletme Devri Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları ve Adliye Pratiğinde İspat Sorunları | EmsalDava