ictihat
1. Ceza Dairesi 2023/5425 E. , 2023/5344 K.
# 1. Ceza Dairesi 2023/5425 E. , 2023/5344 K.
1. Ceza Dairesi 2023/5425 E. , 2023/5344 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/423 değişik iş
KARAR : İtirazın reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'ın, ziyaretçi kabulü talebine yapılan şikayetin kabulüne ilişkin Çorum İnfaz Hâkimliğinin 16.05.2022 tarihli ve 2022/2157 Esas, 2022/2204 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2022 tarihli ve 2022/423 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 94660652-105-19-32675-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve 2023/60365 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve 2023/60365 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1) 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nun "İnfaz hakimliklerinin görevleri" başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında, "İnfaz hâkimliklerinin görevleri şunlardır :1. Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak" şeklinde,
5 ... maddesinde, "Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararların kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir" şeklinde yer alan düzenlemelere nazaran,
Ceza infaz kurumunun barındırdığı hükümlülerin çalışmalarına ilişkin işlem ve faaliyetlerine yönelik İnfaz Hakimliğine şikayette bulunulabileceği, fakat söz konusu yolun işletilebilmesi için öncelikle hükümlüler hakkında ceza infaz kurumunca gerçekleştirilmiş bir işlem ve faaliyetin olmasının gerektiği, nitekim bu durumda söz konusu faaliyetin veya işlemin infaz hakimliğince denetlenebileceği, aksi halde infaz hakimliğinin idarenin yerine geçerek bir karar vermesinin mümkün olmadığı,
Somut olayda ise, hükümlünün eşinin dayısı, baldızı ve baldızının çocuğunun ziyarete alınmaması üzerine, idarece verilmiş bir kararın bulunmadığı, hükümlünün şikayetine konu meselenin esasen, başvurması halinde, öncelikle ceza infaz kurumu idaresi tarafından değerlendirilebilecek ve hakkında bir işlem veyahut faaliyet gerçekleştirilebilecek hususlardan olduğunun anlaşılması karşısında,
Hükümlünün talebi ile ilgili olarak öncelikle ilgili Ceza İnfaz Kurumuna müracaat etmesini müteakip, ceza infaz kurumunca yapılacak işlem veya faaliyet sonrasında kararın veya uygulamanın beğenilmemesi halinde şikayet hakkının kullanılmasının gerektiği, ancak bu halde ceza infaz kurumu işleminin denetlenmesi imkanının olacağı, dosya kapsamında ise, şikayet ve karar tarihinde hükümlünün talebine dair önceden ceza infaz kurumuna başvurulması sonucu verilmiş veya yapılmış infaz hakimliğince incelenebilir bir ceza infaz kurumu işlemi ya da faaliyeti bulunmadığı cihetle, talep hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, verilen karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
Kabule göre de,
2-) Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 03.07.2013 tarihli ve 2013/2985 Esas, 2013/4744 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 83 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği
en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir." hükmü ile,
Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğinin 9 ncu maddesindeki, "(1)Hükümlü ve tutuklular; eşi, anne, babası, büyükanne ve büyükbabası, çocuğu, torunu, kardeşi, gelini, damadı, kayınbiraderi, baldızı, yengesi, eniştesi, görümcesi, kayınvalidesi, kayınpederi, kayınvalidesinin annesi ve babası, kayınpederinin anne ve babası, eşinin başkasından olma çocuğu, büyükanne ve büyük babasının anne ve babaları, torun çocuğu, kardeş çocuğu, eşi, amcası, halası, dayısı, teyzesi ve bunların eşleri ile vasisi ve kayyımıyla görüşebilir. (2) Hükümlü ve tutuklular, birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan üç ziyaretçisinin adı ve soyadı ile bilmesi hâlinde adresini ceza infaz kurumuna kabulünden ve kendisine bu hususun tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde bildirir. Bu ziyaretçiler, ölüm, ağır hastalık, doğal afet, hükümlü ve tutuklunun nakli ya da ziyaretçinin ziyaret olanağını ortadan kaldıracak yerleşim yeri değişikliği gibi zorunlu hâller dışında değiştirilemez." hükümleri nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre; hükümlünün ziyaretçi talebinde bulunduğu eşinin dayısı, baldızı ve baldızının çocuğunun ziyaretçi listesinde bulunup bulunmadığının araştırılmadığı gibi kanunda sayılan ''üçüncü dereceye kadar'' kapsamında da kalmadıkları gözetilmeden, verilen karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 4 ve 6. madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, İnfaz Hakimliğinin görevinin ceza infaz kurumunda yer alan tutuklu ve hükümlülere ilişkin cezaevi idaresinin eylem ve işlemlerinin şikayet yolu ile kanun veya diğer mevzuat hükümleri ile hukukun genel ilkelerine uygunluğunun denetlenilmesine ilişkin olduğu, İnfaz Hakimliğince hükümlü veya tutuklu tarafından yapılan şikayetin kabulü halinde cezaevi idaresi tarafından verilen kararın veya yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verilebileceği, somut olayda hükümlü tarafından cezaevi idaresine yapılan talep üzerine cezaevi idaresi tarafından verilmiş veya yapılmış İnfaz hakimliğince denetlenebilecek işlem ya da faaliyet bulunmadığı halde hükümlünün doğrudan İnfaz hakimliğine verdiği 24.12.2020 tarihli dilekçesi üzerine İnfaz hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın bu sebeple kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, tebliğnamedeki (1) nolu kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
3. 5275 sayılı Kanun’un 83 üncü maddesinde hükümlüyü ziyaret edebilecek kişiler arasında üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarıda sayılmış olup, Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinde de tek tek sayma yöntemi ile hükümlü ve tutukluları ziyaret edebilecek kişiler sayılmış olup, kanun ve yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde hükümlü ve tutukluların üçüncü derece dahil kan ve kayın hısımları ile görüşme hakkı bulunduğunun kabulü gerektiği, buna göre somut olayda hükümlünün baldızı ve eşinin dayısı ile görüşme hakkı bulunmadığı bu yönündeki değerlendirme ve tebliğnamedeki (2) nolu kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (1) nolu kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 30.05.2022 tarihli ve 2022/423 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (2) nolu düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.09.2023 tarihinde karar verildi.