Cinsel Taciz Suçunda Tipiklik ve İspat Kriterleri: TCK 105 Uygulama Rehberi
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarYazar: EmsalDava Editör Ekibi

Cinsel Taciz Suçunda Tipiklik ve İspat Kriterleri: TCK 105 Uygulama Rehberi

5237 sayılı TCK m. 105 kapsamında düzenlenen cinsel taciz suçu, bedensel temas içermeyen ancak cinsel saik taşıyan fiillerin cezalandırılmasını amaçlar. Suçun elektronik haberleşme araçlarıyla işlenmesi halinde takibinin şikayete bağlı olup olmadığına dair güncel Yargıtay içtihatları ve ispat yükü bu makalede analiz edilmektedir.

Cinsel Taciz Suçunda Maddi Unsur ve Cinsel Saik Ayrımı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçu, kişinin vücut dokunulmazlığının ihlal edilmediği, ancak cinsel özgürlüğünün ve psikolojik bütünlüğünün hedef alındığı bir suç tipidir. Bu suçun oluşabilmesi için failin gerçekleştirdiği fiilin mutlaka cinsel amaçlı (saik) olması ve mağdurun vücuduna herhangi bir fiziksel temasın gerçekleşmemiş olması şarttır. Fiziksel temasın varlığı halinde, fiilin niteliğine göre cinsel saldırı veya çocuğun cinsel istismarı suçları gündeme gelmektedir.

Cinsel taciz suçu ceza oranları ve nitelikli haller karşılaştırma tablosu.

Cinsel taciz teşkil eden fiiller; söz atma, laf atma, cinsel içerikli tekliflerde bulunma, cinsel organ teşhir etme veya elektronik ortamda cinsel içerikli mesajlar gönderme şeklinde tezahür edebilir. Yargıtay uygulamalarında, failin amacının cinsel arzularını tatmin etmek veya mağduru cinsel yönden rahatsız etmek olup olmadığı titizlikle incelenmektedir. Eğer failin amacı cinsel değilse, eylem şartları varsa hakaret (TCK m. 125) veya kişilerin huzur ve sükununu bozma (TCK m. 123) suçlarını oluşturabilir.

"Cinsel taciz suçu ise 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 105. maddesinde; '(1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına hükmolunur. (2) Bu fiiller; hiyerarşi, hizmet veya eğitim ve öğretim ilişkisinden ya da aile içi ilişkiden kaynaklanan nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle ya da aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlendiği takdirde, yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır' şeklinde düzenlenmiştir."

Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2014/342 - Karar No: 2017/476

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2014/342 E. , 2017/476 K.

Sözlü Cinsel Taciz ve İspat Kriterleri

Sözlü cinsel taciz, uygulamada ispatı en güç olan alanlardan biridir. Genellikle fail ve mağdur arasında geçen, tanığı bulunmayan veya gizli ortamlarda gerçekleştirilen bu fiillerde, yargılama makamları mağdurun beyanının tutarlılığına ve olayın hayatın olağan akışına uygunluğuna odaklanır. Sözlerin cinsel taciz sayılabilmesi için nezaket dışı bir davranışın ötesine geçmesi, cinsel arzuları hedef alması ve mağdurun rızası hilafına olması gerekir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, mağdurun anlatımlarının aşamalarda istikrarlı olması, fail ile arasında iftira atmasını gerektirecek bir husumetin bulunmaması ve beyanların yan delillerle (mesaj kayıtları, tanık duyumları, psikolojik raporlar) desteklenmesi mahkumiyet için yeterli kabul edilebilir. Ancak soyut beyanların dışında, sanığın savunmasını çürütecek hiçbir olgunun bulunmadığı durumlarda "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği beraat kararı verilmesi yargı eğilimidir.

"Sanığın olay tarihinde katılan mağdurenin yanına giderek yılışık şekilde bıçak vererek ve ertesi gün balkondan örtüleri silkelediği esnada sanığın 'kolay gelsin temizlik mi yapıyorsun' diye sorduğu, devamında 'ne güzel gülüyorsun telefon numaranı bana verir misin' dediği şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemler nedeniyle cinsel taciz suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. Ancak mağdurenin ifadeleri, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın söz ve davranışlarının cinsellik içerip içermediği ve eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'un 123. maddesinde unsurları tanımlanan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmalıdır."

Kaynak: Yargıtay 9. Ceza Dairesi - Esas No: 2024/5628 - Karar No: 2024/10043

Belgeyi Gör: 9. Ceza Dairesi 2024/5628 E. , 2024/10043 K.

Elektronik Haberleşme Vasıtasıyla İşlenen Suçlarda Şikayet Paradoksu

TCK m. 105/2-d uyarınca cinsel taciz suçunun posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmesi ağırlaştırıcı bir neden olarak düzenlenmiştir. Adliye pratiğinde en çok tartışılan husus, bu nitelikli halin varlığı durumunda suçun halen şikayete bağlı olup olmadığıdır. TCK m. 105/1 uyarınca suçun temel şekli açıkça şikayete bağlıdır. Ancak 105/2. fıkradaki nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda, kanun metninde "şikayet üzerine" ibaresinin yer almaması doktrinde ve yargıda görüş ayrılıklarına neden olmuştur.

Dijital haberleşme araçları ile işlenen cinsel taciz suçunda delil analizi.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin çoğunluk görüşü, nitelikli hallerin (örneğin WhatsApp veya telefon üzerinden mesaj gönderme) varlığı durumunda suçun şikayete tabi olmaktan çıktığı ve resen kovuşturulması gerektiği yönündedir. Bu yaklaşıma göre, mağdur şikayetten vazgeçse dahi kamu davası devam etmelidir. Öte yandan, Yargıtay üyelerinin bir kısmı, temel şekli şikayete tabi olan bir suçun daha hafif cezayı gerektiren veya usuli kolaylık sağlayan nitelikli halinin resen takibinin "mantık tutarsızlığı" olduğunu savunarak karşı oy kullanmaktadır.

"Sanığın müştekinin telefonuna cinsel taciz içerikli mesajlar gönderme şeklindeki eylemi 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı TCK'nın 105/1-1. fıkra, 105/2-d maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturup, soruşturma ile kovuşturmasının şikayete bağlı olmadığı gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken müsnet suçun takibinin şikayete tabi bulunduğu kabul edilerek şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi kanuna aykırıdır."

Kaynak: Yargıtay 9. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/8109 - Karar No: 2022/11986

Belgeyi Gör: 9. Ceza Dairesi 2021/8109 E. , 2022/11986 K.

Teşhir Suretiyle Cinsel Taciz ve Aleniyet Şartı

Teşhir suretiyle cinsel taciz, failin cinsel organını veya cinsel bölgelerini mağdura göstermesi eylemidir. Bu eylem TCK m. 105/2-e bendinde nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. Burada kritik ayrım, fiilin doğrudan bir kişiyi hedef alıp almadığıdır. Eğer fail, belli bir mağduru hedef almadan, genel bir kitleye hitaben (örneğin parkta herkesin görebileceği şekilde) teşhirde bulunursa, bu durumda "Hayasızca Hareketler" (TCK m. 225) suçu oluşur. Ancak fail, doğrudan mağdurun gözüne sokacak şekilde veya mağduru muhatap alarak bu eylemi gerçekleştirirse cinsel taciz suçu oluşacaktır.

Teşhirin mutlaka fiziksel bir ortamda olması gerekmez; video aramaları veya cinsel içerikli görsellerin doğrudan mağdura gönderilmesi de bu kapsamda değerlendirilebilir. Ancak bu durumda TCK 105/2-d (elektronik haberleşme) ile TCK 105/2-e (teşhir) arasında bir yarışma söz konusu olabilir. Uygulamada genellikle fikri içtima hükümleri gereği en ağır cezayı gerektiren nitelikli halden hüküm kurulmaktadır.

"Cinsel amaçlı hareketlerin, doğrudan mağduru hedef alarak gerçekleştirilmesi halinde cinsel taciz suçu, mağduru hedef almadan ve alenen gerçekleştirilmesi halinde ise TCK’nın 225. maddesinde düzenlenen hayasızca hareketler suçu oluşacaktır. Somut olayda, müşteki beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla davaya konu eylemlerini müştekileri hedef alarak gerçekleştirdiği anlaşılan sanık hakkında TCK’nın 105/1, 105/2-e, 43/2. madde ve fıkraları uyarınca hüküm kurulması gerekir."

Kaynak: Yargıtay 9. Ceza Dairesi - Esas No: 2023/3171 - Karar No: 2023/7718

Belgeyi Gör: 9. Ceza Dairesi 2023/3171 E. , 2023/7718 K.

Cinsel Taciz Suçunda Cezai Yaptırım ve Artırım Oranları

Aşağıdaki tablo, TCK 105 kapsamında öngörülen temel cezalar ile nitelikli hallerdeki değişimleri göstermektedir:

Suçun İşleniş Biçimi Temel Ceza Aralığı Artırım / Alt Sınır
Temel Şekil (M. 105/1) 3 ay - 2 yıl hapis veya APC -
Çocuğa Karşı İşlenmesi 6 ay - 3 yıl hapis -
Hizmet/Hiyerarşi Nüfuzu (M. 105/2-a) Temel ceza üzerinden 1/2 oranında artırım
Aynı İşyerinde Çalışma (M. 105/2-c) Temel ceza üzerinden 1/2 oranında artırım
Elektronik Haberleşme (M. 105/2-d) Temel ceza üzerinden 1/2 oranında artırım
Teşhir Suretiyle (M. 105/2-e) Temel ceza üzerinden 1/2 oranında artırım
Mağdurun İşi Bırakması/Okuldan Ayrılması - Ceza 1 yıldan az olamaz

Cinsel Taciz ile Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Arasındaki Çizgi

Uygulamada, failin mağdura yönelik ısrarlı aramaları veya mesajları cinsel taciz ile TCK 123'te düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu arasında ince bir çizgi oluşturur. İki suç arasındaki temel fark failin kastıdır (manevi unsur). Eğer failin eylemi cinsel bir arzu tatmini veya cinsel yakınlık kurma amacı taşımıyorsa, sadece mağduru rahatsız etmek, kızdırmak veya bezdirmek niyetindeyse cinsel taciz suçu oluşmaz.

Örneğin, ayrıldığı eski eşini sürekli arayarak "barışmak istediğini" söyleyen bir kişinin eylemi, cinsel bir içerik barındırmıyorsa TCK 123 kapsamında kalabilir. Ancak bu aramalar sırasında cinsel içerikli övgüler, teklifler veya müstehcen sözler sarf ediliyorsa, suçun vasfı cinsel tacize dönüşecektir. Bu ayrım, hem ceza miktarı hem de uzlaşma kapsamı açısından hayati önem taşır; zira kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu uzlaşmaya tabi iken, cinsel taciz suçu uzlaşma kapsamında değildir.

"Sanığın müştekiye yönelen dosya kapsamındaki eylemleri bütün halinde zincirleme cinsel taciz suçunu oluşturduğu halde ayrıca TCK'nın 123. maddesinden mahkûmiyet hükmü kurulması kanuna aykırıdır. Sanığın tek bir suç işleme kararı kapsamında gerçekleştirdiği cinsel içerikli eylemler, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu da kapsar nitelikte olup, sadece daha ağır olan cinsel taciz suçundan ceza verilmesi gerekir."

Kaynak: Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Esas No: 2013/11460 - Karar No: 2015/8811

Belgeyi Gör: 14. Ceza Dairesi 2013/11460 E. , 2015/8811 K.

Bedensel Temasın Yokluğu: Taciz ile Sarkıntılık Ayrımı

Cinsel tacizi, cinsel saldırının (TCK 102) en hafif şekli olan "sarkıntılık" düzeyinden ayıran temel ölçüt bedensel temastır. Yargıtay içtihatlarında, mağdurun vücuduna yönelik cinsel amaçlı ani, kesintili ve kısa süreli fiziksel temaslar (örneğin mağdurun elini tutma, beline sarılma, öpmeye çalışma) sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı olarak nitelendirilir. Ancak temasın hiç gerçekleşmediği, sadece söz veya işaretlerle sınırlı kaldığı durumlar cinsel tacizdir.

Uygulama Notu: Failin mağdura sarılmaya çalışması ancak mağdurun kaçması nedeniyle temasın gerçekleşmemesi durumunda, eylem "cinsel saldırıya teşebbüs" mü yoksa "cinsel taciz" mi sayılacaktır? Yargıtay, failin kastının fiziksel temas olduğunu ancak engellendiği için temasın gerçekleşmediği durumlarda cinsel saldırıya teşebbüsten hüküm kurulması gerektiğini belirtirken; eğer fail temas etme imkanı varken sadece sözlü tacizde kalmışsa cinsel taciz suçuna hükmedilmesini öngörmektedir.

"Sanığın mağdureye sarılmaya çalışması şeklindeki eyleminde fiziksel temasın bulunup bulunmadığı hususunda şüphe oluştuğundan, Mahkemede bu husus açıklığa kavuşturulduktan sonra sanığın hukuki durumunun bütünüyle cinsel taciz suçunu oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur."

Kaynak: Yargıtay 9. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/10003 - Karar No: 2024/1930

Belgeyi Gör: 9. Ceza Dairesi 2021/10003 E. , 2024/1930 K.

Kamu Görevi ve Hiyerarşiden Kaynaklanan Nüfuzun Kötüye Kullanımı

TCK m. 105/2-a bendinde düzenlenen kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıktan faydalanma nitelikli hali, failin sahip olduğu otoriteyi mağdur üzerinde baskı aracı olarak kullanmasını cezalandırır. Bu durum sadece devlet memurları için değil, özel sektördeki yönetici-çalışan ilişkisi için de geçerlidir. Hiyerarşik güç farkı, mağdurun tacize karşı direnmesini zorlaştırdığı veya ses çıkarmasını engellediği için ceza yarı oranında artırılır.

Ayrıca, aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak (m. 105/2-c) ayrı bir nitelikli haldir. Burada failin mağdurdan hiyerarşik olarak üstte olması şart değildir; aynı kademedeki iş arkadaşları arasındaki taciz vakalarında da bu madde uygulanır. İşyerindeki ortak kullanım alanları, mesai saatleri ve çalışma düzeninin sağladığı yakınlık fail için bir "kolaylık" teşkil etmektedir.

"TCK'nın 105. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca; suçun kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu ağırlaştırıcı nedenin uygulanabilmesi için failin sahip olduğu hiyerarşik güç veya hizmet ilişkisinin mağdur üzerinde bir baskı oluşturması veya eylemin gerçekleştirilmesini kolaylaştırması zorunludur."

Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2013/352 - Karar No: 2014/446

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2013/352 E. , 2014/446 K.

İspat Hukuku ve Mağdurun Beyanının Delil Değeri

Cinsel suçlarda "delil yetersizliği" nedeniyle beraat kararları sıkça karşılaşılan bir durumdur. Ancak Yargıtay, özellikle tanığı bulunmayan olaylarda mağdurun beyanlarını belirli testlerden geçirmektedir. Mağdurun; faili önceden tanıyıp tanımadığı, aralarında bir husumet olup olmadığı, şikayetin süresi içinde yapılıp yapılmadığı ve beyanların hayatın olağan akışına uygunluğu ispatın temel taşlarını oluşturur.

Editörün Notu: Profesyonel hukukçular için dosya hazırlığında, mağdurun psikolojik durumuna dair uzman raporları (anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu vb.) büyük önem taşır. Zira fail ile mağdur arasında fiziksel temas olmasa dahi, tacizin mağdur üzerinde bıraktığı psikolojik izler, eylemin gerçekliğini destekleyen yan deliller olarak kabul edilmektedir. Ayrıca dijital delillerin (log kayıtları, WhatsApp ekran görüntüleri, ses kayıtları) hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş olması, hükmün onanması için elzemdir.

Zincirleme Suç Hükümlerinin Cinsel Taciz Davalarında Uygulanması

Failin aynı mağdura karşı farklı zamanlarda birden fazla kez cinsel tacizde bulunması durumunda, TCK m. 43/1 uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanır. Bu durumda fail hakkında tek bir ceza belirlenir ve bu ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır. Ancak, failin tek bir eylemle (örneğin aynı anda birden fazla kişiye cinsel içerikli mesaj atması veya bir topluluğa karşı cinsel içerikli sözler sarf etmesi) birden fazla kişiyi taciz etmesi durumunda ise TCK m. 43/2 uyarınca aynı artırım oranları uygulanacaktır.

Uygulamada, failin gönderdiği ardışık mesajların "tek bir suç işleme kararı" kapsamında olup olmadığı tartışma konusudur. Eğer mesajlar arasında uzun zaman dilimleri varsa veya her mesaj ayrı bir irade beyanı içeriyorsa, her bir mesaj zincirleme suçun bir halkası olarak kabul edilmelidir. Ancak tek bir diyalog akışı içindeki birkaç cümle genellikle tek bir suç olarak değerlendirilmektedir.

"Sanığın cinsel içerikli eylemlerinin değişik zamanlarda gerçekleşmesi nedeniyle TCK'nın 105/1, 43/1. maddeleri kapsamında kalan zincirleme şekilde cinsel taciz suçunu oluşturması karşısında sanık hakkında aynı Kanunun 43/1. maddesi gereğince cezada arttırım yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır."

Kaynak: Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Esas No: 2013/11460 - Karar No: 2015/8811

Belgeyi Gör: 14. Ceza Dairesi 2013/11460 E. , 2015/8811 K.

Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler

TCK 105/1 kapsamındaki cinsel taciz suçunun temel şekli şikayete bağlıdır. Bu nedenle mağdurun, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayette bulunması gerekir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Ancak suçun nitelikli hallerinin (örneğin elektronik haberleşme yoluyla işlenmesi) resen soruşturulacağı kabul edilen içtihatlar uyarınca, bu durumlarda 6 aylık şikayet süresi aranmaz; sadece 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresi içinde kamu davası açılabilir.

Zamanaşımı kesen işlemler (iddianame düzenlenmesi, sanık sorgusu, mahkumiyet kararı) gerçekleştikçe bu süre uzayabilir. Özellikle 2014 yılı öncesi işlenen suçlarda, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler lehe kanun uygulaması açısından dikkatle incelenmelidir.

"Sanığın katılana yönelik eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturup, öngörülen cezaların türleri ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlendiğinden kamu davasının düşmesine karar verilmiştir."

Kaynak: Yargıtay 9. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/8482 - Karar No: 2024/2185

Belgeyi Gör: 9. Ceza Dairesi 2021/8482 E. , 2024/2185 K.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarında Temyiz Kesinlik Sınırı

CMK m. 286 uyarınca, istinaf mahkemelerince verilen bazı kararlar temyiz edilemez. Cinsel taciz suçu gibi üst sınırı 2 yıl olan suçlarda, Bölge Adliye Mahkemesinin (BAM) ilk derece mahkemesinin beraat kararını kaldırarak verdiği mahkumiyet kararlarının temyiz edilip edilemeyeceği 2019 yılındaki yasal değişikliklerle yeni bir boyut kazanmıştır.

BAM kararlarında temyiz sınırlarını ve kesinlik şartlarını gösteren evrak düzeni.

Güncel düzenlemeye göre, ilk defa BAM tarafından verilen mahkumiyet kararları, ceza miktarı ne olursa olsun (3.000 TL altı adli para cezaları hariç) temyiz yoluna tabidir. Ancak Yargıtay'ın bazı kararlarında, TCK 105/1 kapsamındaki temel cezanın miktar itibarıyla temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle temyiz taleplerinin reddedildiği de görülmektedir. Bu durum, sanığın hukuki güvenliği açısından içtihat birliği sağlanması gereken kritik bir usul detaydır.

"Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararının CMK'nın 272/3. fıkrası kapsamında istisna niteliğindeki bir karar olmadığı, sanığa isnat edilen eylemin kanuni düzenlemesindeki ceza miktarı itibariyle temyiz kesinlik sınırı içinde kaldığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmemiştir."

Kaynak: Yargıtay 9. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/12105 - Karar No: 2022/10546

Belgeyi Gör: 9. Ceza Dairesi 2022/12105 E. , 2022/10546 K.

Uygulama Pratiği ve Savunma Stratejileri

Cinsel taciz davalarında profesyonel bir savunma veya iddia stratejisi, dosyadaki delillerin niteliğine göre şekillenmelidir. Fail açısından en güçlü savunma, eylemin "cinsel saik" taşımadığını ispatlamaktır. Örneğin, gönderilen mesajların bir ticari ilişki, alacak-verecek tartışması veya şaka mahiyetinde olduğunun ispatı, suçun manevi unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle beraat getirebilir.

Ayrıca, HTS kayıtları ve baz istasyonu verileri (cell-id), failin olay anında mağdurun yanında olup olmadığını veya telefonu o esnada kullanıp kullanmadığını denetlemek için mutlaka talep edilmelidir. Mağdur vekili açısından ise, olayın ardından mağdurun sergilediği davranışların (paniğe kapılması, ağlayarak birine anlatması, hemen karakola gitmesi) tanık beyanlarıyla dosyaya kazandırılması, ispat yükünü hafifleten en önemli unsurlardır.

Risk Analizi: TCK 105/2-d uyarınca verilen mahkumiyet kararları, adli sicil kaydında "Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suç" olarak görüneceğinden, sanığın kamu görevinden çıkarılması veya belirli meslekleri yapmaktan men edilmesi gibi ikincil yaptırım risklerini de beraberinde getirir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında usul işlemlerinin titizlikle takibi şarttır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. WhatsApp üzerinden atılan "Seni seviyorum, çok güzelsin" mesajı cinsel taciz suçunu oluşturur mu?
Yargıtay'ın baskın görüşüne göre, bu tür mesajlar mağdurun rızası hilafına ve cinsel ilgi uyandırma/yakınlık kurma amacıyla atılmışsa TCK 105/1 ve 105/2-d uyarınca cinsel taciz suçunu oluşturur. Ancak Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin bazı kararlarında, sadece "seni seviyorum" ifadesinin cinsel içerik taşımadığı, ancak "seninle birlikte olmak istiyorum" gibi ek ifadelerle birleştiğinde suçun oluşacağı belirtilmektedir. Her somut olay, fail ile mağdur arasındaki geçmiş ilişki ve diyaloğun bütününe bakılarak değerlendirilir.

2. Mağdurun şikayetten vazgeçmesi durumunda dava her zaman düşer mi?
Hayır. Suçun temel şekli (TCK 105/1) şikayete bağlıdır ve vazgeçme ile dava düşer. Ancak suçun nitelikli hallerinden birinin varlığı durumunda (örneğin telefonla taciz veya işyerinde taciz), Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin güncel eğilimi bu durumların resen kovuşturulacağı yönündedir. Bu durumda mağdur şikayetten vazgeçse dahi yargılama devam eder ve sanık hakkında mahkumiyet kararı verilebilir.

3. Cinsel taciz suçunda uzlaşma mümkün müdür?
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, 5271 sayılı CMK m. 253/3 uyarınca uzlaşma kapsamı dışındadır. Bu nedenle cinsel taciz suçunda (temel şekli şikayete tabi olsa dahi) uzlaştırma prosedürü uygulanmaz. Soruşturma aşamasında dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmeden doğrudan iddianame düzenlenir.

4. Sözlü tacize karşı gizlice alınan ses veya video kaydı delil sayılır mı?
Kural olarak gizli kayıtlar hukuka aykırı delildir. Ancak Yargıtay, kişinin kendisine karşı işlenen bir suçun ispatı için o anda kolluğa başvurma imkanının bulunmadığı ve delil kaybolma riskinin olduğu ani gelişen durumlarda alınan kayıtları "hukuka uygun" kabul edebilmektedir. Yine de bu kayıtların tek başına mahkumiyet için yeterli görülmeyip diğer delillerle desteklenmesi aranmaktadır.

Kaynakça

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu.
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/342, K. 2017/476.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/352, K. 2014/446.
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2022/12101, K. 2022/10547.
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/8109, K. 2022/11986.
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2013/11460, K. 2015/8811.
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2023/3171, K. 2023/7718.
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/10003, K. 2024/1930.
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/8482, K. 2024/2185.

Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlı olup, somut olayın özelliklerine göre farklılık gösterebilir. Metin, profesyonel hukuki danışmanlık niteliği taşımamakta olup; herhangi bir hukuki işlem tesis etmeden önce alanında uzman bir hukukçuya danışılması önerilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş:
Cinsel Taciz Suçunda Tipiklik ve İspat Kriterleri: TCK 105 Uygulama Rehberi | EmsalDava