ictihat
1. Ceza Dairesi 2024/1119 E. , 2024/4056 K.
# 1. Ceza Dairesi 2024/1119 E. , 2024/4056 K.
1. Ceza Dairesi 2024/1119 E. , 2024/4056 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/1010 değişik iş
İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulüne
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme, kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme ve muhtelif suçlarından Seydişehir İnfaz Hakimliğinin 01.08.2022 tarihli ve 2022/1208 Esas, 2022/7602 Karar sayılı içtima kararıyla 9 yıl 26 ay 37 gün hapis cezasına hükümlü ...'nın, bu cezasının infazı sırasında, açık ceza infaz kurumuna ayrılmasına ilişkin Seydişehir T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 10.05.2023 tarihli ve 2023/1829 sayılı kararının, 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 18 nci maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 14 ncü maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca onaylanması talebinin reddine dair Seydişehir İnfaz Hakimliğinin 12.05.2023 tarihli ve 2023/691 Esas, 2023/686 Karar sayılı kararına karşı infaz savcısı tarafından yapılan itirazın, hükümlünün kapalı ceza infaz kurumunda kalması gereken süreyi tamamladığından bahisle kabulü ile anılan İnfaz Hâkimliğinin red kararının kaldırılmasına, anılan açığa ayırma kararının onaylanmasına ilişkin mercii Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ve 2023/1010 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02/01/2024 gün ve 94660652-105-42-17734-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2024 tarihli ve 2024/4563 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2024 tarihli ve 2024/4563 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesindeki “(1) Hükümlülerden;
a) (Değişik:RG-22/8/2015-29453) Toplam (Değişik ibare:RG-22/2/2017-29987) cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infaz edip, iyi hâlli olan ve koşullu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha az süre kalanlar,
b) Müebbet hapis cezasına mahkûm olup, koşullu salıverilme tarihine beş yıl veya daha az süre kalanlar,
c) Cezaları yüksek güvenlikli kapalı kurumlar veya diğer kapalı kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edilenlerden toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda iyi hâlli olarak geçiren ve koşullu salıverilme tarihine üç yıl veya daha az süre kalanlar,
açık kurumlara ayrılabilir.
(2) Açık kurumlara ayrılabilmek için, ayrıca;
a) (Değişik:RG-18/8/2016-29805) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142, 148, 149, 188 ve 190 ıncı maddeleri ile 1/3/1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 403, 404, 491/3-4, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498 ve 499 uncu maddelerinden mahkûm olanların koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az süre kalması,
b) (Değişik:RG-18/8/2016-29805) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102 ve 103 üncü maddeleri ile eşe karşı işlenen 82/1-d, 86/3-a ve 96/2-b maddeleri ve 1/3/1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 414, 416/1, 418/1 maddeleri ile eşe karşı işlenen 449/1, 456 ve 457/1 maddelerinden mahkûm (Değişik ibare:RG-11/4/2019-30742) olanların koşullu salıverilme tarihine üç yıldan az süre kalması,
c) 29/7/2003 tarihli ve 4959 sayılı Topluma Kazandırma Kanunu, 30/7/1999 tarihli ve mülga 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri ile Mücadele Kanununun 14 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanunun 221 inci maddesinden yararlananların koşullu salıverilme tarihine iki yıldan az süre kalması,
ç) Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması,
şartı aranır.” şeklindeki düzenleme ile,
5275 Sayılı Kanun'un Geçici 9 ncu maddesinin altıncı fıkrasında yer alan;
"Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, toplam hapis cezası on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve daha fazla olanlar ise üç ayını kapalı ceza infaz kurumunda geçirmiş olan iyi hâlli hükümlülerden ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmalarına bir yıl veya daha az süre kalanlar, talepleri hâlinde açık ceza infaz kurumlarına gönderilebilirler. Bu hükümlüler, açık ceza infaz kurumlarında barındırılır. İlgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya, beşinci fıkrada belirtilen süreler içinde hak kazandıkları takdirde beşinci fıkra uyarınca izinli sayılırlar. Beşinci fıkrada belirtilen sürenin
tamamlanmasından sonra ise açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanıp kazanmadıklarına bakılmaksızın, 95 inci maddede düzenlenen izin hakkından yararlanırlar. Bu fıkra hükmü 31/12/2020 tarihine kadar uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında,
Benzer bir olaya ilişkin, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 11.03.2022 tarihli ve 2022/776 Esas, 2022/1915 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; "...Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinde yer alan "cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infaz edip" şeklindeki düzenlemede kurumlarda ibaresi kullanılmış, kapalı kurumlarda infaz edilir şeklinde açık bir ibare kullanılmamış ise de, buradaki amaçlananın kapalı kurumlarda belirli süreleri dolduran hükümlülerin açık kurumlara ayrılmak olduğunun kabul edilmesi gerektiği, aksi takdirde "kurumlarda" ifadesinin açık kurumları da kapsadığı düşünülecek olursa; tek bir ilamdan 10 yıl ve üzeri mahkumiyeti bulunan bir hükümlünün doğrudan kapalı ceza infaz kurumuna alınacağı düşünüldüğünde cezasının 1/10'luk kısmı olan 1 yıl ve üzeri süreyi kapalı kurumda infaz etmeden açık kuruma ayrılamayacağı, bu hükümlü açısından 1/10'luk kısmın kapalıda geçirilmesinin aranacağı ancak daha öncesinde 10 yıl ve altı cezaları sebebi ile cezaları belirli zamanlarda içtima ettirilerek 10 yılın üzerine çıkan ve belirli zamanlarda açık kurumlarda da bulunan hükümlünün de cezasının 1/10'luk kısmının sadece kapalı kurumda geçirdiği sürelerin aranmaması ve açık kurumda geçirdiği sürelerin de 1/10'luk kısma dahil edilmesi halinde bu hükümlünün 1/10'luk kısmının tamamını kapalı kurumda geçirmeden açık kuruma ayrılacağı ancak 10 yılın üzerinde tek bir ilamı olan diğer hükümlü açısından 1/10'luk kısmın tamamının kapalı kurumda geçirilmesi gerekeceğinden iki hükümlü açısından eşitsizlik meydana getireceği, bu suretle Açık Ceza İnfaz Kurumların Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki "kurumlarda" ibaresinin kapalı kurum olarak düşünülmemesi halinde her bir hükümlü açısından farklı ve eşit olmayan uygulamalara sebebiyet verebileceği gözetildiğinde....KANUN YARARINA BOZULMASINA..." şeklindeki açıklama karşısında,
Seydişehir T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 10.05.2023 tarihli ve 2023/1829 sayılı kararı ile hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılmasına dair kararın onaylanmasına ilişkin talebin Seydişehir İnfaz Hakimliğinin 12.05.2023 tarihli kararı ile reddine karar verilmesini müteakip, hükümlü ve Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan itirazın Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ve 2023/1010 değişik iş sayılı kararı ile kabulüne, anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de,
Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinde yer alan "cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infaz edip" şeklindeki düzenlemede kurumlarda ibaresi kullanılmış, kapalı kurumlarda infaz edilir şeklinde açık bir ibare kullanılmamış ise de, buradaki amaçlananın kapalı kurumlarda belirli süreleri dolduran hükümlülerin açık kurumlara ayrılmak olduğunun kabul edilmesi gerektiği, aksi takdirde "kurumlarda" ifadesinin açık kurumları da kapsadığı düşünülecek olursa; tek bir ilamdan 10 yıl ve üzeri mahkumiyeti bulunan bir hükümlünün doğrudan kapalı ceza infaz kurumuna alınacağı düşünüldüğünde cezasının 1/10'luk kısmı olan 1 yıl ve üzeri süreyi kapalı kurumda infaz etmeden açık kuruma ayrılamayacağı, bu hükümlü açısından 1/10'luk kısmın kapalıda geçirilmesinin aranacağı ancak daha öncesinde 10 yıl ve altı cezaları sebebi ile cezaları belirli zamanlarda içtima ettirilerek 10 yılın üzerine çıkan ve belirli zamanlarda açık kurumlarda da bulunan hükümlünün de cezasının 1/10'luk kısmının sadece kapalı kurumda geçirdiği sürelerin aranmaması ve açık kurumda geçirdiği sürelerin de 1/10'luk kısma dahil edilmesi halinde bu
hükümlünün 1/10'luk kısmının tamamını kapalı kurumda geçirmeden açık kuruma ayrılacağı ancak 10 yılın üzerinde tek bir ilamı olan diğer hükümlü açısından 1/10'luk kısmın tamamının kapalı kurumda geçirilmesi gerekeceğinden iki hükümlü açısından eşitsizlik meydana getireceği, bu suretle Açık Ceza İnfaz Kurumların Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki "kurumlarda" ibaresinin kapalı kurum olarak düşünülmemesi halinde her bir hükümlü açısından farklı ve eşit olmayan uygulamalara sebebiyet verebileceği gözetildiğinde,
Somut dosya kapsamında, hükümlünün diğer suçlarından dolayı 14.09.2022 tarihinde Seydişehir T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna alınarak başlandığı, ancak hükümlünün içtima kapsamındaki 9 yıl 26 ay 37 gün hapis cezasının infazına 25.04.2023 tarihinde başlandığı ve Seydişehir T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 10.05.2023 tarihli kararı gereğince 10.05.2023 tarihine kadar bu kurumda kaldığı (15 gün), hükümlünün anılan içtima kararına konu Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/282 Esas sayılı dosyasında 02.10.2015-16.11.2015 tarihleri arasında 45 gün tutukluluk süresi ile birlikte hükümlünün yukarıda belirtilen tarih aralıklarında kapalı kurumlarda geçirdiği sürelerin toplamının (60 gün) hükümlünün toplam cezasına tekabül eden 4.845 günün 1/10'nu olan 484 günden az olduğu, hükümlünün kapalı kurumda infaz etmesi gereken toplam cezasının 1/10'luk kısmını henüz infaz etmediğinin ve bu haliyle hükümlünün Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca henüz açık ceza infaz kurumlarına ayrılma şartlarını taşımadığı gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin (1) nci fıkrasının (a) bendi;
(a) (Değişik:RG-22/8/2015-29453) Toplam (Değişik ibare:RG-22/2/2017-29987) cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infaz edip, iyi hâlli olan ve koşullu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha az süre kalanlar,
....
....
açık kurumlara ayrılabilir.
3. Hükümlünün 9 yıl 26 ay 37 gün hapis cezasının infazı amacıyla Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 25.04.2023 tarihli ve 2022/3179 sayılı müddetnameye göre, 25.04.2023 tarihinde kapalı ceza infaz kurumuna alındığı, şartla tahliye tarihinin 21.07.2027, bihakkın tahliye tarihinin ise 17.12.2032 olarak tespit edildiği, hükümlünün açık ceza infaz kurumunda ve denetimli serbestlikte geçen süreleri ile tutukluluk süresinin denetime imkan verecek şekilde müddetnamede gösterildiği anlaşılmaktadır.
4. Hükümlünün içtimalı infaza konu 9 yıl 26 ay 37 gün hapis cezasının infazı için 25.04.2023 tarihinde kapalı ceza infaz kurumuna alınmadan önce içtimaya konu bir kısım cezalarının infazı amacıyla 30.03.2021 tarihinde açık ceza infaz kurumuna alındığı, cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilmesi nedeniyle 01.04.2021 tarihinde denetimli serbestliğe ayrıldığı ve 25.10.2021 tarihine kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infaz edildiği, 25.10.2021 tarihinde tekrar açık ceza infaz kurumuna alındığı ve 14.09.2022 tarihine kadar açık ceza infaz kurumunda cezasının infaz edildiği, kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verilen hükümlünün 03.10.2022 tarihinde yakalanarak kapalı ceza infaz kurumuna alındığı görülmektedir.
5. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre hükümlünün hukuki durumu değerlendirildiğinde, 9 yıl 26 ay 37 gün hapis cezası nedeniyle şartla tahliye tarihi 21.07.2027 olarak tespit edilen hükümlünün, toplam cezasının 1/10 ni kapalı ceza infaz kurumunda geçirmesi şartıyla kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılabileceği, İdare ve Gözlem Kurulunun karar tarihi itibariyle hükümlünün kapalı ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin tamamlanmadığı, toplam 60 günlük kapalı ceza infaz kurumunda geçen süresi bulunduğu anlaşılmakla, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılmasına ilişkin İdare ve Gözlem Kurulu kararının onaylanmasına ilişkin talebin, “kapalı ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre şartı gerçekleşmediği” gerekçesiyle reddine dair İnfaz hakimliğince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamasına rağmen, bu karara karşı yapılan itirazın reddi yerine kabulüne dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.05.2023 tarihli ve 2023/1010 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2024 tarihinde karar verildi.