TCK 168 Kapsamında Etkin Pişmanlık Müessesesi ve Adliye Pratiğinde Zararın Tazmini Stratejileri
Malvarlığına Karşı SuçlarYazar: EmsalDava Editör Ekibi

TCK 168 Kapsamında Etkin Pişmanlık Müessesesi ve Adliye Pratiğinde Zararın Tazmini Stratejileri

Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık rejimi, failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını gidermesi şartıyla cezada indirim öngören maddi hukuk tabanlı bir ceza azaltım nedenidir. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarına göre değişen indirim oranları, suçun niteliği ve zararın giderilme biçimi, adliye pratiğinde ispat yükü ve iradilik unsuru üzerinden şekillenmektedir.

Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 168 uyarınca etkin pişmanlık, hırsızlık, yağma, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs ve taksirli iflâs suçlarında failin suç tamamlandıktan sonra pişmanlık duyarak zararı gidermesi halinde uygulanır. Bu müessese, sadece zararın giderilmesini değil, aynı zamanda failin bu iade veya tazmini "bizzat pişmanlık" saikiyle gerçekleştirmesini zorunlu kılar. Adliye pratiğinde bu kurum, yargılama aşamalarına göre kademeli bir indirim sistemi sunarken, özellikle yağma gibi nitelikli suçlarda daha sınırlı oranlar ve daha sıkı uygulama şartları barındırır.

TCK 168 Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Hukuki Niteliği ve Kapsamı

Etkin pişmanlık, ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran bir neden olmayıp, verilecek cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi bir sebeptir. 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi, mülga 765 sayılı TCK’nın 523. maddesinden farklı olarak "iade ve tazmin" esasının yanına "pişmanlık" kriterini de eklemiştir. Bu durum, failin zararı yalnızca maddi bir yükümlülükten kaçınmak için değil, eyleminden duyduğu samimi nedamet sonucu gidermesi gerektiğini ortaya koyar.

"Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.05.2008 gün ve 127-147 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere; 5237 sayılı TCK’nun 168. maddesinde yer alan 'etkin pişmanlık' hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi halinde, failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir. Anılan madde bu düzenleniş şekliyle, 765 sayılı TCK’nun 523. maddesinden oldukça farklıdır... 5237 sayılı TCK’nun 168. maddesi tazminden çok 'pişmanlık' esasına dayanmaktadır."

Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2013/6-143 - Karar No: 2013/137

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2013/6-143 E. , 2013/137 K.

Uygulama Alanına Giren Suç Tipleri

TCK m. 168/1’de sayılan suçlar tahdidi niteliktedir. Bunlar hırsızlık (m. 141, 142), mala zarar verme (m. 151, 152), güveni kötüye kullanma (m. 155), dolandırıcılık (m. 157, 158), hileli iflâs (m. 161) ve taksirli iflâstır (m. 162). Yağma suçu (m. 148, 149) ise maddenin 3. fıkrasında özel bir rejimle düzenlenmiştir. Karşılıksız yararlanma suçu (m. 163) ise 6352 sayılı Kanun değişikliği ile 168. maddenin 5. fıkrasında ayrı bir mekanizmaya tabi tutulmuştur.

Pişmanlık Unsurunun Subjektif Değerlendirmesi

Failin iadeyi "bizzat" ve "gönüllü" yapması gerekir. Yakalanma anında üzerinde suç konusu eşya bulunan veya kaçarken kolluğun baskısıyla eşyayı atan failin durumu, TCK m. 168 anlamında etkin pişmanlık oluşturmaz. Burada "bilgi kazancı" sağlayan husus, iadenin mutlaka fail tarafından fiziksel olarak yapılması gerekmediği, failin yönlendirmesiyle üçüncü kişilerin (akraba, arkadaş vb.) yaptığı ödemelerin de failin iradesine dayanması kaydıyla geçerli kabul edildiğidir.

Soruşturma ve Kovuşturma Evrelerinde İndirim Oranları

Etkin pişmanlığın gösterildiği zaman dilimi, ceza indirimi miktarını doğrudan tayin eder. Kanun koyucu, yargı organlarının iş yükünü azaltmak ve mağdurun zararına bir an önce kavuşmasını teşvik etmek amacıyla soruşturma evresindeki iadelere daha yüksek indirim oranı tanımıştır.

TCK 168 indirim oranları tablosu ve kanun metni

Suç Grubu Soruşturma Evresi (Kovuşturma Öncesi) Kovuşturma Evresi (Hüküm Öncesi)
Hırsızlık, Mala Zarar Verme, Dolandırıcılık, Güveni Kötüye Kullanma 2/3'e kadar indirim 1/2'ye kadar indirim
Yağma Suçu (Gasp) 1/2'ye kadar indirim 1/3'e kadar indirim
Karşılıksız Yararlanma Kamu davası açılmaz (Düşme/Kovuşturmaya Yer Olmadığı) 1/3'e kadar indirim

Kovuşturmanın Başlaması Kriteri

Adliye pratiğinde en çok tartışılan hususlardan biri "kovuşturmanın başlaması" anıdır. 5271 sayılı CMK m. 2/1-f uyarınca kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlar. Dolayısıyla iddianame düzenlenmiş olsa dahi, mahkemece kabul edilmediği sürece failin yapacağı iadeler "soruşturma evresi" kapsamında değerlendirilmeli ve TCK m. 168/1 uyarınca 2/3’e kadar indirim uygulanmalıdır.

Hüküm Verilmezden Önce Şartı

TCK m. 168/2 uyarınca indirimden yararlanabilmek için son sınır, yerel mahkemenin hükmünü tefhim ettiği andır. İstinaf veya temyiz aşamasında yapılan zararın giderilmesi, kural olarak TCK m. 168 kapsamında bir indirim nedeni oluşturmaz; ancak takdiri indirim nedenleri (TCK m. 62) kapsamında değerlendirilebilir.

Zararın Tamamen veya Kısmen Giderilmesi ve Mağdur Rızası

Zararın "aynen iade" veya "tazmin" suretiyle giderilmesi esastır. Aynen iade, suç konusu malın zilyetliğinin mağdura geri verilmesidir. Tazmin ise malın değerinin para ile karşılanmasıdır.

Zarar tespiti ve tazmin süreçlerinin hukuki analizi

Kısmen Giderilmede Rıza Şartı

TCK m. 168/4 uyarınca, zararın kısmen giderilmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun açık rızası aranır. Mağdur, "kısmi ödemeyi kabul ediyorum ancak ceza indirimi yapılmasına rıza göstermiyorum" derse, mahkeme etkin pişmanlık hükümlerini uygulayamaz. Bu noktada ispat yükü faildedir.

"Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır... Mağdurun Cumhuriyet Başsavcılığında alınan beyanında sanığın zararını karşıladığını söylemesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nun 168/1-3. maddesiyle uygulama yapılmaması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir."

Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2013/6-143 - Karar No: 2013/137

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2013/6-143 E. , 2013/137 K.

Uygulama Notu: Zararın Belirlenmesi ve Tevdi Mahalli

Adliye pratiğinde mağdurun zararı fahiş göstermesi veya ödemeyi kabul etmemesi durumunda izlenecek yol, mahkemeden zarar tespiti (bilirkişi incelemesi) talep etmek ve belirlenen tutarı mahkeme veznesine veya tevdi mahalline depo etmektir. Mağdur parayı almaktan imtina etse dahi, gerçek zararın depo edilmesi "pişmanlık iradesinin" dışa vurumu olarak kabul edilmektedir.

Yağma Suçunda Etkin Pişmanlık ve Üçüncü Kişilerin Zararı

Yağma suçunda etkin pişmanlık (TCK m. 168/3), diğer malvarlığı suçlarına göre daha ağır şartlara bağlıdır. Yağma, hem malvarlığına hem de kişi hürriyetine karşı bir suç olduğu için kanun koyucu indirim oranlarını daha düşük tutmuştur.

Kuyumcu veya Suç Eşyasını Satın Alanın Durumu

Suç konusu eşyanın bir üçüncü kişiye (örneğin bir kuyumcuya) satılması durumunda, mağdurun zararının giderilmesi için eşyanın geri alınması gerekir. Bu aşamada kuyumcuya ödenen paranın kimin tarafından karşılanacağı tartışmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik içtihatlarına göre, etkin pişmanlık için yalnızca "suçun mağdurunun" zararının giderilmesi yeterlidir; suç eşyasını satın alan üçüncü kişinin (mutazarrır) zararının giderilmesi bir şart değildir.

"5237 sayılı TCK'nun 168. maddesinde 765 sayılı TCK'nun 523. maddesinden farklı olarak mutazarrır (zarar gören) kavramı yerine mağdur kavramı kullanılmış olup, mutazarrır kavramı içinde yer alan suç eşyasını satın alan kişi veya kişilerin, mağdur kavramına dahil edilmesi mümkün bulunmadığından... etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için yalnızca maddede belirtilen suçların mağdurlarının zararının giderilmesi yeterli olacağından, ayrıca suça konu eşyayı satın alan kişi veya kişilerin... zararının giderilmesi şartı aranmamalıdır."

Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2014/127 - Karar No: 2014/237

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2014/127 E. , 2014/237 K.

Yağmada İadenin İradiliği Sorunu

Eğer fail, kolluk tarafından takip edildiği sırada eşyayı yere atarsa veya yakalandığı anda üzerinden eşya çıkarsa, bu durum bir iade değil "el koyma" olarak nitelendirilir. Etkin pişmanlıktan söz edilebilmesi için dışsal bir zorlama olmaksızın, failin serbest iradesiyle eşyanın yerini göstermesi veya iade etmesi gerekir.

Karşılıksız Yararlanma Suçunda Özel Etkin Pişmanlık Rejimi

TCK m. 163 kapsamında düzenlenen karşılıksız yararlanma suçları (elektrik, su, doğal gaz hırsızlığı vb.) için 168. maddenin 5. fıkrası özel bir düzenleme getirmiştir. Bu düzenleme, klasik etkin pişmanlıktan farklı olarak "soruşturma aşamasında tam tazmin" halinde kamu davasının açılmamasını (kovuşturmaya yer olmadığı kararı) öngörür.

Bildirim Zorunluluğu ve İddianamenin İadesi

Adliye pratiğinde en kritik usul hatası, soruşturma makamının faile "zararı ödeme ihtarı" yapmadan iddianame düzenlemesidir. Yargıtay 13. Ceza Dairesi’nin istikrarlı kararlarına göre, failin uğradığı zararın (vergili ve cezasız tutar) bildirilmesi, ödeme süresi ve yerinin tayin edilmesi zorunludur.

"Karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan 5237 sayılı TCK 168/5. maddesi gereğince... katılan kurumun uğradığı zararı... ödemesi halinde hakkında kamu davası açılamayacağı hususu, ödeme süresi ve yeri soruşturma merciince sanığa bildirilmeden... kamu davası açılması karşısında; bunun iddianamenin iadesi sebebi olduğu gözetilmeden kabul edilip yapılan yargılama... bozmayı gerektirmiştir."

Kaynak: Yargıtay 13. Ceza Dairesi - Esas No: 2016/5588 - Karar No: 2017/1344

Belgeyi Gör: 13. Ceza Dairesi 2016/5588 E. , 2017/1344 K.

Sınırlandırma: İki Defadan Fazla Yararlanamama

TCK m. 168/5 uyarınca karşılıksız yararlanma suçunda sağlanan bu özel imkândan bir kişi hayatı boyunca en fazla iki defa yararlanabilir. Üçüncü ihlalde, zarar giderilse dahi kamu davası açılacak ve yalnızca ceza indirimi gündeme gelecektir.

Pişmanlığın Şekli: Sözle Beyan Zorunlu Mudur?

Etkin pişmanlıkta nedametin mutlaka "Pişmanım" şeklinde sözlü bir beyanla ifade edilmesi gerekmez. Failin tutum ve davranışları, zararı gidermek için gösterdiği çaba, mahkemece pişmanlık belirtisi olarak kabul edilebilir.

Davranışlarla Sergilenen Nedamet

Özellikle failin suç konusu eşyanın yerini kolluğa göstermesi veya mağdura ulaşarak zararını gidermesi, zımni bir pişmanlık beyanıdır. Yargıtay, failin suçlamayı inkar etmesi ile etkin pişmanlık göstermesi arasında bazen çelişki görse de, zararın giderilmesi somut bir pişmanlık emaresi olarak kabul edilmektedir.

"Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun uğradığı zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi şartı yerine getirilirken duyulan pişmanlığın mutlaka sözle ifade edilmesi zorunluluğu bulunmayıp, söz ve/veya davranışlar yoluyla da ifade edilmesi olayın özelliğine göre mümkün olabilecektir."

Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2011/6-195 - Karar No: 2012/40

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2011/6-195 E. , 2012/40 K.

İtirazın İncelenmesi ve Delil Planı

Uygulamada, failin "suçsuzum ama mağduriyet olmasın diye ödedim" şeklindeki beyanları mahkemelerce "pişmanlık" olarak kabul edilmeyebilir. Editörün Notu: Müdafi stratejisi kurulurken, iade veya tazminin TCK m. 168 gerekçesindeki "haksızlığın neticelerini ortadan kaldırma" iradesiyle yapıldığı vurgulanmalı, sadece ekonomik bir ödeme olarak sunulmamalıdır.

Bilişim Sistemlerinin Kullanılması ve Kredi Kartı Suçlarında Durum

TCK m. 245 kapsamında düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu, TCK m. 168’deki sayma usulü listesinde yer almamaktadır. Bu durum, doktrinde ve uygulamada uzun süre tartışılmış, Anayasa Mahkemesi önüne kadar gitmiştir.

Anayasa Mahkemesi ve Eşitlik İlkesi Tartışması

Yerel mahkemeler, hırsızlık suçunda indirim varken kredi kartı hırsızlığında (m. 245) indirim olmamasının Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğunu savunmuştur. Ancak Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun takdir yetkisini kullanarak bazı suçları bu kapsam dışına alabileceğine hükmetmiştir.

"5237 sayılı Kanun'un itiraz konusu maddesinde hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, taksirli iflas ve karşılıksız yararlanma ile yağma suçları için etkin pişmanlık halinde yapılacak indirim şartları ile oranları belirlenmiş; aynı Yasa'nın 245. maddesinin de yer aldığı Onuncu Bölüm'deki 'bilişim alanında suçlar' ise madde kapsamına alınmamıştır... İtiraz konusu kuralın bakılmakta olan davada uygulanma durumunun bulunmadığı anlaşılmaktadır."

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararı - Esas No: 2006/80 - Karar No: 2006/67

Belgeyi Gör: ANAYASA MAHKEMESİ KARARI E. 2006/80, K. 2006/67

Güncel Yaklaşım ve TCK m. 245/5

Anayasa Mahkemesi’nin ret kararı sonrasında, yasama organı 2008 yılında TCK m. 245’e 5. fıkrayı ekleyerek; bu maddede düzenlenen suçlar (kartın kötüye kullanılması) hakkında da TCK m. 168 hükümlerinin uygulanacağını açıkça hükme bağlamıştır. Bu, kanun koyucunun sistem içi tutarlılığı sağlama yönündeki iradesini yansıtır.

İştirak Halinde İşlenen Suçlarda Etkin Pişmanlık

Suçun birden fazla kişiyle işlenmesi (iştirak) durumunda, etkin pişmanlık hükümleri "şahsilik" ilkesi çerçevesinde değerlendirilir. Bir ortağın (failin) zararı gidermesi, diğer ortakların da bu indirimden yararlanacağı anlamına gelmez.

Giderime Katılmayan Ortağın Durumu

Kural olarak, etkin pişmanlık indiriminden yalnızca zararın giderilmesine bizzat katılan veya giderim iradesini ortaklaştıran şüpheli/sanık yararlanır. Ancak, bir ortağın yaptığı ödeme sonucu mağdurun zararı tamamen ortadan kalkmışsa ve diğer ortaklar da bu giderime onay verip pişmanlıklarını dile getirmişlerse, Yargıtay’ın bazı daireleri tüm sanıklar lehine uygulama yapılması gerektiğini savunmaktadır.

Ortak İrade ve Bilgi Paylaşımı

Özellikle yağma gibi suçlarda, suç konusu eşyanın nerede olduğunu söyleyerek iadeyi sağlayan sanık, bu eşyanın geri alınmasıyla diğer sanıkların da "zararsız" kalmasına neden olabilir. Ancak indirim için diğer sanıkların da nedamet göstermesi şarttır.

Terör Örgütü Üyeliği ve Etkin Pişmanlık (TCK 221)

TCK m. 168 dışındaki en önemli etkin pişmanlık düzenlemesi TCK m. 221'de yer alan "Örgütlü Suçlar" rejimidir. Burada amaç zarar gidermek değil, "bilgi vererek suçun önlenmesini veya örgütün deşifre edilmesini" sağlamaktır.

Bilgi Verme ve Pişmanlık Kriteri

Örgüt üyeliği suçundan yakalanan bir failin TCK m. 221’den yararlanabilmesi için verdiği bilgilerin "faydalı" ve "samimi" olması gerekir. Bilgilerin önceden devletin elinde olması, failin indirimden yararlanmasına engel değildir; önemli olan failin kendi bilgisi dahilindeki her şeyi dürüstçe anlatmasıdır.

"TCK'nın etkin pişmanlığa ilişkin 221. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi birlikte nazara alındığında, failin bilgisi dahilinde gerçekleşen faaliyetlerle ilgili ifade vermesinin yeterli olacağının ve bu bilgilerin daha önceden güvenlik güçlerinin elinde olup olmadığının önem arz etmeyeceğinin anlaşılması karşısında... etkin pişmanlık iradesi göstererek gerek kendisi ve gerekse birlikte yakalandığı kişilerin eylemlerini açıkça ifade etmek şeklindeki durumunun etkin pişmanlık olarak değerlendirilmesi gerektiği..."

Kaynak: Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/17590 - Karar No: 2022/8730

Belgeyi Gör: 3. Ceza Dairesi 2021/17590 E. , 2022/8730 K.

Cezadan İndirim veya Ceza Verilmemesi

TCK m. 221 kapsamında, failin teslim olması veya yakalandıktan sonra verdiği bilgilerin niteliğine göre "ceza verilmesine yer olmadığına" dair karar dahi verilebilir. Kovuşturma aşamasında verilen bilgilerde ise cezada 1/3 ile 3/4 oranında indirim öngörülmüştür.

Adliye Pratiğinde Etkin Pişmanlık İçin Stratejik Adımlar

Savunma makamı açısından etkin pişmanlık hükümlerinden maksimum düzeyde yararlanabilmek için belirli usul adımlarının titizlikle takip edilmesi gerekir.

Adliye pratiğinde zararın tazmini ve ödeme makbuzu sunumu

  1. Zararın Tespiti: Mağdurun beyan ettiği tutar ile gerçek zarar arasındaki fark bilirkişi marifetiyle netleştirilmelidir.
  2. Ödeme Zamanlaması: En yüksek indirim oranı için ödeme, iddianamenin kabulünden önce (soruşturma safhasında) yapılmalı ve makbuz dosyaya sunulmalıdır.
  3. Tevdi Mahalli Tayini: Mağdurun ödemeyi reddettiği veya miktar uyuşmazlığı olduğu durumlarda mahkemeden tevdi mahalli tayini istenerek tutar depo edilmelidir.
  4. Pişmanlık Beyanı: Ödeme dilekçesinde iadenin sadece hukuki sonuçlardan kurtulmak için değil, mağdurun zararını telafi etme arzusuyla yapıldığı açıkça belirtilmelidir.
  5. Mağdurla Uzlaşma: Kısmi ödeme yapılmışsa, mağdurun indirim uygulanmasına yönelik rızası yazılı olarak alınmalı ve duruşmada tutanağa geçirilmelidir.

Etkin Pişmanlık ve Diğer İndirim Nedenlerinin İçtimaı

Mahkemece ceza tayin edilirken indirimlerin uygulanma sırası TCK m. 61 uyarınca belirlenir. Etkin pişmanlık (TCK m. 168), "suçun temel şekline göre cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi bir sebep" olarak, teşebbüs (TCK m. 35) ve haksız tahrik (TCK m. 29) gibi nedenlerden sonra, ancak takdiri indirim (TCK m. 62) nedeninden önce uygulanır.

İndirim Sırasının Önemi

Hatalı indirim sırası, sonuç cezanın yanlış hesaplanmasına ve dolayısıyla kararın bozulmasına neden olur. Örneğin, önce TCK m. 62 (takdiri indirim) uygulanıp sonra TCK m. 168 uygulanması usule aykırıdır. Doğru sıra: Temel Ceza -> Artırım/İndirim Nedenleri (Nitelikli Haller) -> Teşebbüs -> Etkin Pişmanlık -> Takdiri İndirim.

Zincirleme Suç ve Etkin Pişmanlık

Failin aynı mağdura karşı birden fazla hırsızlık eylemi gerçekleştirmesi durumunda (TCK m. 43), etkin pişmanlık indiriminin her bir eylem için ayrı ayrı mı yoksa toplam ceza üzerinden mi yapılacağı tartışmalıdır. Yargıtay pratiğinde, zararın tüm eylemleri kapsayacak şekilde giderilmesi halinde toplam ceza üzerinden indirim yapılmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Soru 1: Mağdurun zararını sanığın ailesi öderse etkin pişmanlık indirimi uygulanır mı? Cevap: Evet, failin rızası ve yönlendirmesiyle üçüncü kişilerin (aile, arkadaş vb.) yaptığı ödeme, "failin bizzat pişmanlığı" kapsamında değerlendirilir. Ancak ödemenin failden tamamen habersiz ve onun iradesi dışında yapılması durumunda indirim uygulanmayabilir.

Soru 2: Suç konusu eşya kolluk tarafından bulunup mağdura teslim edilirse 168. madde uygulanır mı? Cevap: Hayır. Eşyanın kollukça ele geçirilmesi "rızai iade" değil, "cebri iade"dir. Failin eşyanın yerini kendiliğinden söylemesi veya iadeye yardımcı olması gibi aktif bir katkısı yoksa etkin pişmanlık indirimi yapılmaz.

Soru 3: Kısmi iade durumunda mağdur rıza göstermezse hiç indirim yapılmaz mı? Cevap: TCK m. 168/4 gereği, kısmi iadede mağdurun rızası şarttır. Mağdur rıza göstermezse etkin pişmanlık indirimi yapılamaz. Ancak bu durum, ceza tayininde TCK m. 62 (takdiri indirim) kapsamında sanık lehine değerlendirilebilir.

Soru 4: Karşılıksız yararlanma suçunda zararın soruşturma aşamasında ödenmesi sabıka kaydına işler mi? Cevap: Hayır. TCK m. 168/5 uyarınca soruşturma aşamasında tam tazmin halinde "Kovuşturmaya Yer Olmadığı" kararı verilir ve bu karar bir mahkumiyet olmadığı için adli sicil kaydına (sabıkaya) işlenmez.

Kaynakça

  • Anayasa Mahkemesi Kararı - Esas No: 2006/80 - Karar No: 2006/67.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2011/6-195 - Karar No: 2012/40.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2013/6-143 - Karar No: 2013/137.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2014/127 - Karar No: 2014/237.
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi - Esas No: 2016/5588 - Karar No: 2017/1344.
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/17590 - Karar No: 2022/8730.
  • 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 168.
  • 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 2.

Yasal Uyarı: Bu metin, 2026 yılı güncel yargı pratikleri ve mevzuat çerçevesinde profesyonel hukukçular için genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut olaylara doğrudan uygulanması hak kaybına yol açabilir. Her vakanın kendine özgü dinamikleri (kusur oranı, delil durumu, usul işlemleri) bulunduğundan, hukuki süreçlerin uzman bir avukat aracılığıyla yönetilmesi tavsiye edilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: