ictihat
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI E. 2006/80, K. 2006/67
# Norm Kararı
```html
"...
II-
İTİRAZ İSTEMİNİN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir :
“5237 sayılı TCK'nun 168. maddesindeki etkin pişmanlık
hükümlerinin TCK'nun 245/1 fıkrasındaki banka kredi kartı çalıp alışveriş yapan
ve bu şekilde hırsızlık yapıp menfaat temin eden olaydaki sanık hakkında
uygulanmaması Anayasa'nın 10. maddesindeki kanun önünde eşitlik ilkesine açıkça
aykırıdır.
Çünkü TCK'nun 168. maddesinde açıkça, hırsızlık suçunu
işleyene, dolandırıcılık suçu işleyene (bankayı veya kamu kurumunu,veya kamu
kurumunu aracı kılarak veya mesleğini alet ederek veya iletişim araçlarını veya
bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenenler dahil olmak üzere),
hileli iflas ettirenlere, mala zarar verenlere, taksirli iflas edenlere, güveni
kötüye kullananlara, karşılıksız yararlanma suçunu işleyenlere, yağma suçunu
işleyenlere,
Kovuşturma başlamadan önce failin veya şeriklerinin bizzat
pişmanlık aynen geri verir veya tazmin ederse üçte ikisine kadar indirim
yapılmasını; kovuşturma sonrası bu şekilde tazmin edilmesi halinde yarısına
kadar indirim yapılmasını âmirdir.
5237 SK.nun 2. maddesinin 3. fıkrasında da Ceza Kanunu'nda
kıyas yasağı getirilmiştir. Gene Anayasa'nın 10. maddesine paralel olarak 3.
maddesinde kanun önünde eşitlik ilkesi tekrarlanmıştır.
5237 sayılı Kanun'un ikinci kitap, ikinci kısım, onuncu
bölümünde ‘malvarlığına karşı suçlar' olarak, hırsızlık, yağma, mala zarar
verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli ve taksirli iflas,
karşılıksız yararlanma, suç eşyasının satın alınması suçları düzenlenmiş ve bu
suçlarda ilişkin 168. maddesinde etkin pişmanlık hükümleri düzenlenmiştir.
5237 sayılı Kanun'un ikinci kitap üçüncü kısım onuncu
bölümde ‘Bilişim sistemine karşı suçlar' kısmında, 245/1 fıkrasındaki kredi
kartının kötüye kullanılması olarak, ‘başkasına ait bir banka veya kredi
kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse,
kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası
olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar
sağlarsa, üç yıldan 6 yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası
ile cezalandırılır', hükmü yer almıştır.
TCK'nun 245/2 ve 3. fıkralarındaki eylemler daha da
karmaşık bilişim sistemlerini gerektirdiği veya daha fazla örgütlü ve
teknolojik donanımları kullanmayı gerektirdiği açık ise de 245/1 maddesindeki
eylemin basit kredi kartı hırsızlığı olduğu veya bir nevi hırsızlıktaki taklit
anahtar kullanma gibi değerlendirilebilecek ve doğrudan doğruya malvarlığına
ilişkin olan ve hırsızlık suçlarına paralellik göstermesine karşın bunun
Malvarlığına karşı suçlar kısmında düzenlenmedi diye 168 m.sinin uygulama alanı
dışında bırakılması, aynı tür suç işleyenlere farklı kanun hükümleri
uygulanmasını ve bu meyan da ne kadar pişmanlık gösterirse göstersin, ne kadar
mağdurun zararını karşılarsa karşılasın etkin pişmanlıktan yararlandırmamak
aynı tür suç işleyerek aynı yönde menfaat (malvarlığı) elde eden kişiler
arasında eşitsizliği getireceği,
Bir anlamda bu tür suçun mağduru olanların zararının
karşılanmasını bir nevi engelleyeceği (çünkü suç işleyen ne kadar pişman olursa
olsun mağdurun zararını karşılasa dahi cezasında indirim olmayacağını bilen
sanığın zararı karşılama veya tazmin yönünde kılını dahi kıpırdatmayacağı,
suçtan sağlanan menfaati geri vermeye veya mağdurun zararını karşılamaya
yanaşmayacağı) TCK'nun 168. maddesinin getiriliş amacına yani mağdurun zararını
izole etmeye teşvik ve toplum barışını bir anlamda sağlama ilkesine aykırı
olacağı açıktır.
5237 sayılı TCK'nun 148. ve 149. maddesindeki yağma
suçlarında bile etkin pişmanlık gösteren sanıklara soruşturma öncesi tazmin
edilirse 1/2 oranında indirim yapılacağı kovuşturma aşamasında tazmin edilirse
1/3 oranda indirim yapılacağı hükmü TCK'nun, 168. maddesinde emredici hüküm
olarak hükme bağlandığı (silah zoru ile bir mağdurun parasını veya değerli eşyasını
çalan sanığın pişmanlığını ve zararı tazminine olanak sağlayan 168. maddesinin
bu olaydaki gibi kredi kartı çalınması ve kullanılmasında tazmin edilse dahi
indirim hükmü getirilmemesi)
En önemlisi, bir bankayı bile en son teknolojik aletlerle
ve diyelim ki örgütlü olarak dolandıranlara veya banka veya çok önemli ve
binlerce kişiyi ilgilendiren bir büyük şirketi bile iflas ettirene zararı
tazmin ederse indirim ve etkin pişmanlık hükümleri getiren TCK'nun sırf bu
olayda olduğu gibi hırsızlıkla işyerindeki masadan çalman kredi kartı ile
toplamda 637 YTL.lik alışveriş yapan sanığa etkin pişmanlık hükümlerinin
uygulanmaması kanun önünde eşitliği öngören Anayasanın 10. maddesine ve TCK'nun
3. maddesindeki hükümlerine aykırılık oluşturacağı ve çelişki teşkil ettiği
açıktır.”"
ANAYASA
MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2006/80
Karar Sayısı : 2006/67
Karar Günü : 30.5.2006
Resmi Gazete Tarih-Sayısı : 7.10.2006-26312
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME :
Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 26.9.2004 günlü, 5237
sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 29.6.2005 günlü, 5377 sayılı Kanun'un
20. maddesiyle değiştirilen 168. maddesinin Anayasa'nın 10. maddesine
aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Çalıntı kredi kartı ile alış veriş yapmak suretiyle kendisine
menfaat temin etmek suçundan sanık hakkında açılan davada itiraz konusu kuralın
Anayasa'ya aykırı olduğu savını ciddi bulan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
III- İTİRAZ KONUSU YASA KURALI
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 29.6.2005 günlü, 5377
sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen itiraz konusu168. maddesi şöyledir;
“Madde 168 -
(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma,
dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs ve karşılıksız yararlanma suçları
tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce,
failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun
uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi
halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm
verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı
indirilir.
(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye
verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya
giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.
(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık
hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.”
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince yapılan ilk
inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, ilk inceleme raporu, itiraz
konusu yasa kuralı ve bunun gerekçesi ile diğer yasama belgeleri okunup
incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, bir davaya bakmakta
olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmünde
kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin
ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırsa bu hükmün iptali
için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir
mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, elinde yöntemince açılmış
ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralın da
o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın
değişik evrelerinde, ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı
sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki
kurallardır.
Başkasına ait kredi kartını çaldıktan sonra bununla alışveriş
yapan sanık hakkında açılan kamu davasında, Cumhuriyet Savcısının, itiraz
konusu kuralda yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin sanık hakkında açılan
davaya konu suç bakımından da uygulanması gerekirken uygulanmamasının eşitlik ilkesine
aykırı olduğu görüşünü ciddi bulan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
5237 sayılı Kanun'un itiraz konusu maddesinde hırsızlık, mala
zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, taksirli
iflas ve karşılıksız yararlanma ile yağma suçları için etkinlik pişmanlık
halinde yapılacak indirim şartları ile oranları belirlenmiş; aynı Yasa'nın 245.
maddesinin de yer aldığı Onuncu Bölüm'deki “bilişim alanında suçlar” ise madde
kapsamına alınmamıştır.
İddianamede sanığa yüklenen ve yargılama aşamasında değişmeyen
suçun niteliği ile uygulanması istenen sevk maddeleri olan 5237 sayılı Kanun'un
245(1), 53., 54. ve 63. maddelerine bakıldığında, itiraz konusu kuralın
bakılmakta olan davada uygulanma durumunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda
başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
V- SONUÇ
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı “Türk Ceza Kanunu”nun, 29.6.2005
günlü, 5377 sayılı Yasa'nın 20. maddesiyle değiştirilen 168. maddesinin, itiraz
başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı
bulunmadığından, bu maddeye ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği
nedeniyle REDDİNE, 30.5.2006 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Tülay
TUĞCU
Başkanvekili
Haşim
KILIÇ
Üye
Sacit
ADALI
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Mustafa
YILDIRIM
Üye
Cafer
ŞAT
Üye
A.
Necmi ÖZLER
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket
APALAK
Üye
Osman
Alifeyyaz PAKSÜT
```