Tapulu Taşınmazların Haricen Satışında Hapis Hakkı ve Tasfiye Süreçleri
Tapu İptal ve TescilYazar: EmsalDava Editör Ekibi

Tapulu Taşınmazların Haricen Satışında Hapis Hakkı ve Tasfiye Süreçleri

Resmi şekle aykırı harici satışlar mülkiyet nakli sağlamasa da, TMK 994 ve 1940 tarihli İBK uyarınca alıcıya satış bedeli iade edilinceye kadar hapis hakkı tanır ve bu süreçte işgal tazminatı taleplerini engeller.

Tapulu Taşınmazda Harici Satışın Geçersizliği ve Kişisel Hakların Doğumu

Tapulu taşınmazların mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmeler, Türk Medeni Kanunu m. 706, Türk Borçlar Kanunu m. 237 ve Tapu Kanunu m. 26 uyarınca resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçersizdir. Resmi şekil, mülkiyetin nakli için kurucu bir unsur (sıhhat şartı) olup, bu şarta uyulmadan yapılan "harici satış senedi" veya "köy senedi" gibi belgeler mülkiyeti alıcıya geçirmez. Ancak, bu geçersizlik sözleşmeyi tamamen yok hükmüne getirmez; taraflar arasında haksız iktisap kuralları çerçevesinde borçlandırıcı bir ilişki ve kişisel hak doğurur.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, harici satış mülkiyet yönünden bir hak bahşetmese de, alıcı lehine satış bedelinden kaynaklanan bir kişisel hak ve bu bedel ödeninceye kadar taşınmazı elinde tutma yetkisi verir. Bu durum, taşınmazı haricen satın alan kişinin "fuzuli şagil" (haksız işgalci) olarak nitelendirilmesini engeller. Zira taşınmazın zilyetliği, malik tarafından rıza ile devredilmiştir.

"Tapuda kayıtlı olan bir taşınmazın Türk Medeni Kanunu (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu 237. ve 2644 sayılı Tapu Kanununun 26. maddeleri hükmü uyarınca, resmi olarak yapılmayan satışına değer verilemez. Ne var ki, haricen satın alma olgusu satın alan bakımından TMK’nun 994. maddesi ve 10.07.1940 tarih 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bedelden kaynaklanan kişisel hak sağlar."

Kaynak: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi - Esas No: 2013/21102 - Karar No: 2014/9629

Belgeyi Gör: 1. Hukuk Dairesi 2013/21102 E. , 2014/9629 K.

Şekil Eksikliğinin Müeyyidesi ve İade Yükümlülüğü

Geçersiz sözleşmelerde iade süreci, "herkesin aldığını aynı anda iade etmesi" prensibine dayanır. 10.07.1940 tarihli ve 2/77 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (YİBK), harici satıştan dönüldüğünde tarafların verdiklerini geri alma hakkına sahip olduğunu kesin bir dille belirtmiştir. Bu noktada alıcı, taşınmazı iade etmekle yükümlüyken; satıcı da aldığı satış bedelini iade etmek zorundadır.

Muvafakatın Geri Alınması ve Dava Şartı

Harici satışla zilyetliğin devredilmesi, malikin taşınmazın kullanımına icazet (muvafakat) verdiği anlamına gelir. Bu muvafakat, ancak elatmanın önlenmesi davası açılmasıyla veya noterden gönderilecek bir ihtarname ile geri alınmış sayılır. Bu süreye kadar yapılan kullanım haksız işgal olarak değerlendirilemez.

Elatmanın Önlenmesi Davasında Harici Satışın Def'i Olarak İleri Sürülmesi

Malik tarafından açılan elatmanın önlenmesi davasında, davalı taraf harici satış sözleşmesine dayanarak taşınmazı kullanma hakkı olduğunu savunabilir. Mahkeme, mülkiyet hakkına üstünlük tanıyarak elatmanın önlenmesine karar verecek olsa da, davalının savunma (def'i) yoluyla ileri sürdüğü "satış bedelinin iadesi" talebini dikkate almak zorundadır.

Uygulamada mahkeme, harici satış olgusunun ispatlanması halinde "hapis hakkı tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesine" hükmeder. Bu, davacı malikin taşınmazına kavuşabilmesi için öncelikle alıcıya satış bedelini (ve varsa iyileştirme giderlerini) ödemesi gerektiği anlamına gelir.

"Davalı taraf yararına hapis hakkı tanınması gerektiği de açıktır... 1940 tarih 2/77 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gözetilerek belirlenecek harici satış bedeli üzerinden davalı taraf yararına hapis hakkı tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekir."

Kaynak: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi - Esas No: 2010/6082 - Karar No: 2010/6912

Belgeyi Gör: 1. Hukuk Dairesi 2010/6082 E. , 2010/6912 K.

Savunma Yoluyla Hapis Hakkı Talebi

Hapis hakkı, hakim tarafından resen (kendiliğinden) gözetilmez. Davalının yargılama aşamasında, harici satış bedeli ödenmeden taşınmazı tahliye etmeyeceğine dair açık bir savunma yapması veya karşı dava açması gerekmektedir. HMK m. 26 uyarınca hakim, tarafların talebiyle bağlıdır; açık bir hapis hakkı talebi yoksa, mahkeme kendiliğinden bu hakkı hüküm altına alamaz.

İspat Yükü ve Deliller

Harici satışın varlığını ispat yükü davalıdadır. Tapulu taşınmazlarda satış ilişkisinin kural olarak yazılı delille ispatı gerekir. Ancak satış bedelinin ödendiğine dair ikrar veya yemin teklifi gibi usul araçları da devreye girebilir. Eğer taraflar arasında miras payının satışı gibi özel durumlar varsa, tanık anlatımları ancak yazılı delil başlangıcı varsa veya karşı tarafın açık muvafakatı ile dinlenebilir.

Hapis Hakkının (Alıkoyma) Kapsamı ve Uygulama Şartları

TMK m. 994/1 uyarınca, iyiniyetli zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi ancak zorunlu ve yararlı giderlerin tazmin edilmesi karşılığında geri vermekten kaçınabilir. Harici satışlarda bu madde, satış bedelinin iadesini de kapsayacak şekilde geniş yorumlanmaktadır. Hapis hakkı, alıcının ekonomik olarak korunmasını amaçlayan bir def'i aracıdır.

Taşınmaz harici satışında hapis hakkı ve ödeme belgelerini simgeleyen kompozisyon.

Alıkoyma hakkının tanınabilmesi için şu şartların bir arada bulunması gerekir: 1. Geçerli bir harici satış sözleşmesinin varlığı. 2. Satış bedelinin kısmen veya tamamen ödenmiş olması. 3. Taşınmazın fiilen alıcıya teslim edilmiş (zilyetliğin devri) olması. 4. Davalının yargılama sırasında bu bedel ödenmeden çıkmayacağını (hapis hakkını) talep etmesi.

Unsur Hukuki Niteliği Dayanak Maddeler
Satış Bedeli Alıcının ödediği meblağ TMK m. 994, 1940/2-77 YİBK
Zorunlu Giderler Taşınmazın korunması için şart olan masraflar TMK m. 994/1
Yararlı Giderler Taşınmazın değerini artıran masraflar TMK m. 994/2
Lüks Giderler Sadece zevk amaçlı harcamalar (Hapis hakkı vermez) TMK m. 995/2

Editörün Notu: Hapis hakkı sadece satış bedeli ile sınırlı değildir. Eğer alıcı, taşınmaz üzerine bina yapmışsa veya seracılık gibi kalıcı ve taşınmazın kaim değerini artıran yatırımlar yapmışsa, bu giderlerin de "yararlı masraf" kapsamında hapis hakkına konu edilmesi mümkündür.

İade Edilecek Bedelin Hesaplanması: Denkleştirici Adalet İlkesi

Harici satış senedinde yazılı olan bedelin, aradan geçen yıllar sonra aynı nominal değerle iadesi, enflasyonist ekonomilerde ciddi hak kayıplarına yol açmaktadır. Bu sebeple Yargıtay, son yıllardaki kararlarında "Denkleştirici Adalet" (Compensatory Justice) ilkesini benimsemiştir. Bu ilke, paranın satın alma gücünün, ödeme tarihindeki reel değerine ulaştırılmasını hedefler.

Denkleştirici adalet ilkesine göre paranın uyarlanmasını simgeleyen görsel.

Ancak içtihatlarda bu konuda bir uyuşmazlık mevcuttur. Bazı daireler hala 1940 tarihli YİBK'ya katı bir bağlılıkla "senede yazılı miktarın aynen iadesini" savunurken, Hukuk Genel Kurulu ve güncel kararlar "uyarlama" yapılmasını zorunlu kılmaktadır.

"Geçersiz sözleşme gereğince, akdin düzenlendiği tarih itibariyle, verilen paranın aynen iadesine karar verilmesi, enflasyonist yaşam hayatında, büyük adaletsizlikler yaratır... Denkleştirici adalet kuralı ve hakkaniyet gözetilerek, sözleşme tarihinde satış bedeli olarak verilen paranın... çeşitli ekonomik etkenlerin ortalamaları alınmak sureti ile ulaşacağı alım gücü, paranın reel değeri tespit edilerek bu bedel alıkoymada hükme esas alınmalıdır."

Kaynak: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi - Esas No: 2014/12521 - Karar No: 2015/14458

Belgeyi Gör: 1. Hukuk Dairesi 2014/12521 E. , 2015/14458 K.

Uyarlamada Kullanılan Ekonomik Parametreler

Bilirkişi kurulu (hukukçu, mali müşavir ve bankacıdan oluşan) tarafından yapılacak hesaplamada şu veriler dikkate alınır: * Tüketici ve Üretici Fiyat Endeksleri (TÜFE-ÜFE). * Altın ve döviz kurlarındaki artış oranları. * Memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar. * Paranın reel alım gücündeki değişimlerin aritmetik ortalaması.

Harici Satış ve Ecrimisil Taleplerinin Reddi Gerekçeleri

Hukuk pratiğinde en sık karşılaşılan hatalardan biri, harici satışa dayalı zilyetliği olan kişiden geriye dönük ecrimisil (işgal tazminatı) talep edilmesidir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları ve yerleşik içtihat uyarınca, satış bedeli iade edilinceye kadar alıcı taşınmazı kullanma hakkına sahiptir. Bu hak, onu haksız işgalci (fuzuli şagil) olmaktan çıkarır.

Ecrimisil davasının reddedilmesinin temel dayanağı, taraflar arasındaki geçersiz sözleşmenin bir "kullanma muvafakatı" oluşturmasıdır. Satıcı, hem parayı elinde tutup hem de taşınmazın kullanım bedelini isteyemez. Bu, "kimse kendi kusuruna dayanarak hak elde edemez" ve "dürüstlük kuralı" (TMK m. 2) prensiplerine de aykırıdır.

"10.7.1940 tarih 2/77 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca haricen yapılan... taşınmaz mal satışından dönüldüğünde satış bedelini geri vermeyen taraf... harici satış bedeli kendisine iade edilmeyen taraf parası geri verilinceye kadar yararlandığı ürünlerin bedelini ve ecrimisil ödemekle yükümlü değildir."

Kaynak: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi - Esas No: 2010/13144 - Karar No: 2011/286

Belgeyi Gör: 1. Hukuk Dairesi 2010/13144 E. , 2011/286 K.

Ecrimisilin Mümkün Olduğu İstisnai Haller

Eğer satıcı, satış bedelini mahkeme veznesine depo etmiş veya haricen alıcıya ödemişse ve buna rağmen alıcı taşınmazı boşaltmıyorsa, bu tarihten sonrası için ecrimisil talep edilebilir. Ayrıca, hapis hakkı sadece satış senedindeki bedel için geçerlidir; eğer alıcının hiçbir ödeme yapmadığı ispatlanırsa muvafakatın dava tarihi itibariyle kalktığı kabul edilerek dava tarihinden sonrası için ecrimisile hükmedilebilir.

Faydalı ve Zorunlu Giderlerin Tazmini ve İspatı

Harici satışla taşınmazı devralan kişi, tapunun kendisine verileceği inancıyla taşınmaz üzerinde inşaat yapmış, ağaç dikmiş veya iyileştirmelerde bulunmuş olabilir. Sözleşmenin geçersizliği nedeniyle taşınmazı iade ederken, bu giderlerin tazminini TMK m. 994 uyarınca talep edebilir.

İyiniyetli Zilyetlik ve Tazminat Esasları

Tapulu taşınmazı haricen satın alan ve kendisine teslim edilen kişi, satıcının zımni rızasıyla bina yapmışsa "iyiniyetli zilyet" kabul edilir. Tapudaki şekil eksikliğini bilmesi, tek başına kötüniyetli sayılması için yeterli değildir.

  • Zorunlu Giderler: Taşınmazın varlığını sürdürmesi için yapılan masraflardır (Örn: Çökmek üzere olan çatının onarımı). Tamamı tazmin edilir.
  • Yararlı Giderler: Taşınmazın değerini artıran masraflardır (Örn: Seraya sulama sistemi kurulması, binaya ek kat yapılması). Taşınmazın geri verilme tarihindeki kaim (objektif) değeri üzerinden tazmin edilir.

Giderlerin Hapis Hakkına Konu Edilmesi

Alıcı, sadece nakit ödediği satış bedeli için değil, bu "yararlı ve zorunlu" giderler için de hapis hakkı kullanabilir. Mahkeme, hem güncellenmiş satış bedelini hem de bilirkişi marifetiyle tespit edilen faydalı masraf bedelini davacıya depo ettirmelidir.

Mirasçıların Harici Satış Sözleşmesinden Sorumluluğu

Taşınmazı haricen satan kişinin ölümü halinde, mülkiyet mirasçılarına elbirliği halinde intikal eder. Alıcı, harici satıştan kaynaklanan kişisel hakkını ve hapis hakkını mirasçılara karşı da ileri sürebilir. Mirasçılar, mirasbırakanın borçlarından TMK m. 641 uyarınca müteselsilen sorumludur.

Ancak mirasçıların sorumluluğu mülkiyeti devretme borcu değil, "geçersiz sözleşme nedeniyle alınan bedelin iadesi" borcudur. Eğer taşınmaz mirasçılar adına tapuya tescil edilmişse, alıcı "tapu iptal ve tescil" davası açamaz; ancak mirasçılara karşı "bedel iadesi" talepli terditli dava açabilir ve hapis hakkını koruyabilir.

"Çekişmeli taşınmazın, harici satışı yapan Süleyman’a ait iken, ölümü sonucunda tek mirasçısı olan davacıya kaldığı ve davacının maliki olduğu gözetildiğinde anılan harici satıştan kaynaklanan kişisel haktan halefiyet tarikiyle davacının sorumlu tutulacağı açıktır."

Kaynak: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi - Esas No: 2011/5179 - Karar No: 2011/6010

Belgeyi Gör: 1. Hukuk Dairesi 2011/5179 E. , 2011/6010 K.

Risk Analizi: Mirasçıların taşınmazı üçüncü bir kişiye (iyiniyetli) resmen satması durumunda, haricen satın alan kişinin hapis hakkı son bulur. Bu durumda alıcı, yalnızca mirasçılara karşı "sebepsiz zenginleşme" hükümlerine göre tazminat davası açabilir. Taşınmazın zilyetliği elden çıktığı için hapis hakkı kullanılamaz hale gelir.

Usul Hukuku: Hapis Hakkı İçin Açık Talep Zorunluluğu

Yargılama hukukunda hapis hakkı bir "def'i" (savunma) niteliğindedir. Davalı, cevap dilekçesinde veya en geç ön inceleme aşamasına kadar bu hakkını ileri sürmelidir. Yargıtay'ın en kritik bozma nedenlerinden biri, mahkemelerin davalının talebi olmaksızın resen hapis hakkı tanımasıdır.

HMK m. 26 ve Taleple Bağlılık İlkesi

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26 uyarınca hakim, tarafların talepleriyle bağlıdır. Davalı sadece "davanın reddini" istiyor ve "bedel ödenmezse çıkmam" demiyorsa, mahkeme mutlak olarak elatmanın önlenmesine karar vermelidir.

"Davalının harici satış bedeli üzerinden alıkoyma (hapis) hakkı tanınması konusunda, savunma (defi) yoluyla ileri sürdüğü açık bir talebi bulunmamasına rağmen mahkemenin kendiliğinden (resen) harici satış bedeli üzerinden alıkoyma (hapis) hakkı tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir."

Kaynak: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi - Esas No: 2018/3174 - Karar No: 2019/2950

Belgeyi Gör: 8. Hukuk Dairesi 2018/3174 E. , 2019/2950 K.

Kararın İnfaz Kabiliyeti

Hapis hakkı tanınarak verilen bir elatmanın önlenmesi kararında, iade edilecek bedelin miktarı hüküm fıkrasında net bir rakam olarak gösterilmelidir. "Güncel değerin ödenmesi kaydıyla" gibi muğlak ifadeler infazda tereddüt yaratacağı için bozma nedenidir.

Tapu İptal ve Tescil Taleplerinin Reddi ve Tazminat Alternatifi

Haricen satın alan kişi, çoğu zaman ana davasını "tapu iptali ve tescil" olarak kurgular. Ancak tapulu taşınmazlarda, harici satışa dayalı olarak tapu kaydının iptali mümkün değildir (Olağanüstü zamanaşımı ile kazanım şartları hariç). Bu durumda dava, "terditli" (kademeli) olarak açılmalı; tescil mümkün değilse ödenen bedelin güncel değerinin tahsili istenmelidir.

Terditli Dava Stratejisi

Davacılar, tapu iptali ve tescil taleplerinin reddedileceğini bilerek, ikinci kademede "denkleştirici adalet ilkesine göre bedel tazmini" talep etmelidir. Mahkeme, tescil talebini şekil eksikliğinden reddederken, bedel iadesi talebi hakkında uzman bilirkişi raporu alarak karar vermelidir.

Satış İlişkisinin İkrarı ve Etkisi

Satış ilişkisinin davalı (satıcı) tarafından mahkemede ikrar edilmesi, sözleşmeyi geçerli hale getirmez. Şekil şartı kamu düzenindendir. Ancak ikrar, satış bedelinin ödendiğinin ispatı noktasında kesin delil teşkil eder ve hapis hakkının miktarını belirlemede kullanılır.

Adliye Pratiğinde Yol Haritası ve Risk Analizi

Harici satış uyuşmazlıklarında profesyonel bir hukuki sürecin yönetimi, hem usul ekonomisi hem de hak kaybının önlenmesi açısından kritik aşamalar içerir. Uygulama aşamasında karşılaşılan en büyük engel, satış bedelinin tespiti ve uyarlanması noktasındaki teknik detaylardır.

Hukuki süreçte risk analizi ve uygulama adımlarını gösteren profesyonel evrak seti.

  1. İhtarname ve Muvafakatın Kesilmesi: Malik tarafındaysanız, davadan önce noter aracılığıyla muvafakatı geri aldığınızı ve taşınmazın tahliyesini istediğinizi bildirmek, dava tarihinden itibaren ecrimisil hakkınızı garanti altına alır.
  2. Hapis Hakkı Def'inin Zamanlaması: Alıcı vekiliyseniz, hapis hakkını sadece cevap dilekçesinde değil, aynı zamanda mülkiyet hakkına dayalı bir karşı dava (bedel iadesi) ile desteklemek stratejik üstünlük sağlar.
  3. Bilirkişi Raporuna İtiraz Esasları: Denkleştirici adalet hesaplamasında sadece enflasyon verilerinin kullanılması eksiktir. Altın, döviz ve asgari ücret gibi parametrelerin de ortalamaya dahil edilmediği raporlara mutlaka itiraz edilmelidir.
  4. Islah ve Talep Artırımı: Bedel iadesi talepli davalarda, dava açılırken sembolik bir rakam gösterilmeli; bilirkişi raporu geldikten sonra denkleştirici adalet miktarına göre ıslah yapılmalıdır.

Olası Riskler Tablosu

Risk Faktörü Olası Sonuç Korunma Yöntemi
Taşınmazın 3. Kişiye Satılması Hapis hakkının kaybı Tapu kaydına ihtiyati tedbir konulması talebi
Bedelin Depo Edilememesi Elatmanın önlenmesi talebinin reddi Müvekkilin finansal hazırlığı veya bedelin mahsubu
İspat Eksikliği (Yazılı Belge Yokluğu) Davanın tamamen reddi Delil başlangıcı araması ve yemin teklifi
Eksik Harçlandırma Davanın usulden reddi veya gecikme Taşınmaz ve bedel değerinin doğru tespiti

Sıkça Sorulan Sorular

Harici satış senedinde şahitlerin olması sözleşmeyi geçerli kılar mı?

Hayır. Tapulu taşınmazların satışı ancak Tapu Sicil Müdürü veya yetkili memuru huzurunda resmi senet düzenlenmesiyle geçerlilik kazanır. Şahitlerin varlığı veya senedin noterden "imza onayı" şeklinde yapılması mülkiyetin nakli için yeterli değildir; sadece satış bedelinin ödendiğinin ispatına hizmet eder.

Satıcı satış bedelini iade etmeden beni taşınmazdan çıkarabilir mi?

Eğer yargılama sırasında usulüne uygun şekilde "hapis hakkı" (alıkoyma hakkı) savunması yaptıysanız, mahkeme "satış bedeli davacı tarafından mahkeme veznesine depo edildiğinde veya davalıya ödendiğinde elatmanın önlenmesine" şeklinde karar verir. Bu bedel ödenmeden cebri icra (tahliye) yoluyla çıkarılmanız mümkün değildir.

30 yıl önce aldığım taşınmaz için ödediğim parayı bugünkü değeriyle alabilir miyim?

Evet. "Denkleştirici adalet" ilkesi uyarınca, paranın 30 yıl önceki alım gücü ile dava tarihindeki alım gücü arasındaki fark hesaplanır. Bilirkişiler; altın, döviz, TEFE-ÜFE ve memur maaş katsayılarını kullanarak ödediğiniz paranın bugünkü reel değerini belirler ve iade bu miktar üzerinden yapılır.

Harici satışla aldığım tarlaya ev yaptım, ev için de hapis hakkı kullanabilir miyim?

Evet. TMK m. 994 uyarınca iyiniyetli zilyet, taşınmazın değerini artıran "yararlı masrafları" da talep edebilir. Harici satışla zilyetliği devralan kişi kural olarak iyiniyetli kabul edildiğinden, yaptığı binanın kaim (güncel) değerini de hapis hakkına konu edebilir.

Kaynakça

  • 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu (m. 2, 683, 706, 993, 994, 995).
  • 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 237).
  • 2644 Sayılı Tapu Kanunu (m. 26).
  • 10.07.1940 tarihli ve 2/77 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı.
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2014/12521 E. , 2015/14458 K.
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2018/3174 E. , 2019/2950 K.
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2010/6082 E. , 2010/6912 K.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2022/1574 E. , 2022/6012 K.

Yasal Uyarı: Bu makale, sunulan mevzuat ve içtihatlar ışığında genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmış olup, somut her olayın kendine özgü dinamikleri (süreler, ispat araçları, taraf sıfatları) farklılık gösterebilir. Metin, profesyonel hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti yerine geçmez. Hak kaybına uğramamak adına bir hukuk profesyoneline başvurulması tavsiye edilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Gayrimenkul Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: