
Mala Zarar Verme Suçunda Tek Hukuki Yarar Doktrini ve Uzlaştırma Engellerinin Hukuki Analizi
Mala zarar verme suçu, TCK 151 ve 152. maddeleri ekseninde mülkiyet hakkını koruma altına alırken, hırsızlık suçuyla olan içtima ilişkisi ve CMK 253/3 kapsamındaki uzlaştırma engelleri yargı pratiğinde temel uyuşmazlık noktalarını oluşturmaktadır. Etkin pişmanlık ve zararın giderilmesi, ceza tayini ve HAGB süreçlerinde belirleyici usul aşamalarıdır.
Mala Zarar Verme Suçunun Tipiklik ve Maddi Unsur Analizi
Mala zarar verme suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151. maddesinde temel şekliyle, 152. maddesinde ise nitelikli halleriyle düzenlenen, başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkma, tahrip etme, yok etme, bozma, kullanılamaz hale getirme veya kirletme fiilleriyle vücut bulan bir suçtur. Bu suçta korunan hukuki yarar mülkiyet hakkıdır; dolayısıyla suçun mağduru mutlaka malın maliki veya zilyedi olmalıdır. Suçun oluşması için failin, mağdura ait bir mal üzerinde madde metninde sayılan seçimlik hareketlerden birini gerçekleştirmesi ve bu eylemin malın değerinde bir azalmaya veya fonksiyonunda bozulmaya yol açması zorunludur.
Seçimlik hareketlerin kapsamı, adliye pratiğinde geniş bir yorum alanına sahiptir. "Bozma" eylemi, malın teknik özelliklerinin işlevsiz kılınmasını ifade ederken; "kirletme", malın değerini düşüren veya estetik/hijyenik bütünlüğünü bozan dış müdahaleleri kapsar. Nitekim TCK m. 151/1 uyarınca, suçun temel şekli şikayete bağlı olup, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür. Ancak suçun nitelikli hallerinin (TCK m. 152) varlığı durumunda şikayet aranmaksızın resen soruşturma yürütülür.
"Mala zarar verme suçunun konusu ile hırsızlık suçunun konusunun aynı taşınır mal olması halinde, ayrıca mala zarar verme suçundan da ceza verilmemesi gerekmektedir. Ancak hırsızlık eylemi gerçekleştirilirken suça konu mal dışında bir başka eşyaya zarar verilmiş ise, mala zarar verme suçu ayrıca gerçekleşecektir. Örneğin, aracın camı kırılarak içerideki telefonun alınması halinde hırsızlık suçu yanında, ayrıca hırsızlık suçunun konusunu oluşturmayan araç camının kırılmış olması nedeniyle mala zarar verme suçu da oluşacaktır. Bununla birlikte hırsızlık suçunun konusunu oluşturan eşyanın çalınması sırasında ayrıca bu eşyaya zarar verilmesi de söz konusu olduğu hallerde, bu durum 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde göz önünde bulundurulmalıdır."
Kaynak: Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Esas No: 2020/27858 - Karar No: 2020/11774
Hırsızlık Suçu ile İrtibat ve "Tek Hukuki Yarar" Doktrini
Yargıtay ceza dairelerinin yerleşik içtihatlarına göre, hırsızlık suçuna konu olan eşyanın kendisi üzerinde, hırsızlık kastını gerçekleştirmeye yönelik olarak meydana getirilen zararlar, ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmaz. "Tek hukuki yarar" prensibi gereği, çalınmak istenen malın mülkiyeti ihlal edilirken, o malın bütünlüğüne verilen zarar (örneğin düz kontak yapılması, kilit kırma vb.) hırsızlık suçunun unsurları veya ağırlaştırıcı nedenleri kapsamında değerlendirilir. Ancak zarar, hırsızlık suçuna konu eşyadan bağımsız bir mal üzerinde gerçekleşmişse (örneğin evden televizyon çalmak için evin kapısının kırılması), bu durumda gerçek içtima hükümleri uygulanarak fail hem hırsızlık hem de mala zarar verme suçundan ayrı ayrı cezalandırılır.
Uygulamada, özellikle araç hırsızlıklarında direksiyon muhafazasının sökülmesi veya kabloların kesilmesi gibi eylemler sıklıkla mala zarar verme suçuna konu edilmektedir. Ancak Yargıtay, suçun konusunun araç olduğu durumlarda, aracın çalıştırılması için verilen zararın aracın mülkiyetine yönelik hırsızlık kastı içerisinde eridiğini kabul etmektedir. Bu ayrım, failin alacağı ceza miktarını ve uzlaştırma kapsamını doğrudan etkilediği için savunma stratejilerinin merkezinde yer almalıdır.
"Hükümlü hakkında, şikâyetçiye ait motosikleti çalarken düz kontak yapmaya çalıştığı esnada motosikletin elektrik aksamında zarar meydana gelmesi nedeniyle hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, eylemin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden hükümlünün ayrıca mala zarar verme suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür."
Kaynak: Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Esas No: 2024/16771 - Karar No: 2025/849
Uzlaştırma Engelinin CMK 253/3 Kapsamında Değerlendirilmesi
Mala zarar verme suçu (TCK 151/1), kural olarak uzlaştırma kapsamındaki suçlardandır; ancak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/3. maddesi, bu kurala kritik bir istisna getirmektedir. "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz" hükmü, adliye pratiğinde en çok kanun yararına bozma konusu olan başlıklardan biridir. Örneğin, nitelikli hırsızlık (TCK 142) gibi uzlaşma kapsamında olmayan bir suçla birlikte işlenen mala zarar verme suçu, sırf bu irtibat nedeniyle uzlaştırma bürosuna gönderilemez.
Yargıtay kararlarında, bu hükmün uygulanabilirliği suçun işlendiği tarihe ve yasal değişikliklere göre farklılık göstermektedir. 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlarda uzlaştırma yasağı varken, bu yasak kaldırılmış; ancak "birlikte işlenme" kuralı korunmuştur. Dolayısıyla, bir dosyada hem mala zarar verme hem de nitelikli hırsızlık iddiası varsa, her iki suçun da uzlaştırma dışında kalacağı unutulmamalıdır.
"5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinin 2. cümlesinde yer alan, 'Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.' şeklindeki hükmün yürürlükte olması nedeniyle, suç tarihinde uzlaştırma kapsamına girmeyen nitelikli hırsızlık suçu ile birlikte işlenmiş ve etkin pişmanlık hükümlerine tâbi olan mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür."
Kaynak: Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Esas No: 2024/10841 - Karar No: 2024/14154
Birlikte İşlenen Suçlarda Beraat Kararının Uzlaştırmaya Etkisi
Eğer fail hakkında birden fazla suçtan dava açılmış ve uzlaştırma yasağına neden olan (uzlaşma dışı) suçtan yargılama sonunda beraat kararı verilmişse, geri kalan mala zarar verme suçu için uzlaştırma yolu açılır. Bu durum, "uzlaştırma engelinin ortadan kalkması" olarak adlandırılır. Örneğin, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından açılan bir davada, mahkeme konut dokunulmazlığı suçundan beraat kararı verirse, artık mala zarar verme suçu tek başına kaldığı için dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermek zorundadır.
Editörün Notu: Uygulamada yerel mahkemeler bazen beraat kararı vermelerine rağmen, mala zarar verme suçu yönünden uzlaştırma işlemlerini ikmal etmeden doğrudan mahkumiyet kurmaktadır. Bu durum, savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup Yargıtay tarafından mutlak bozma sebebi kabul edilmektedir.
Uzlaştırma Sürecinde Mahkeme ve Savcılık İşlemleri
- Soruşturma Safhası: Savcı, TCK 151/1 kapsamındaki suçun başka bir uzlaşma dışı suçla (örn. Yağma) bağlantılı olup olmadığını denetler. Bağlantı varsa uzlaştırma teklifi yapmaz.
- Kovuşturma Safhası: Mahkeme, yargılama sırasında suç vasfının değişmesi veya bazı suçlardan beraat kararı verilmesi ihtimaline binaen uzlaştırmayı resen gözetir.
- Kanun Yararına Bozma: Kesinleşmiş kararlarda bile, uzlaştırma engelinin yanlış takdir edilmesi durumunda Adalet Bakanlığı üzerinden bozma yoluna gidilebilir.
Etkin Pişmanlık Müessesesi ve Zararın Giderilme Usulü (TCK 168)
TCK 168. maddesi, mala zarar verme suçunda failin pişmanlık göstererek mağdurun zararını gidermesi durumunda önemli ceza indirimleri öngörmektedir. İndirim oranı, zararın giderildiği aşamaya (soruşturma veya kovuşturma) göre değişir. Soruşturma aşamasında, yani iddianame kabul edilmeden önce yapılan ödemelerde cezanın üçte ikisine kadarı indirilebilirken; kovuşturma aşamasında hüküm verilene kadar yapılan ödemelerde indirim oranı yarıya kadar düşmektedir.
Zararın "aynen iade" veya "tazmin" suretiyle giderilmesi gerekir. Kısmi ödeme yapılması durumunda ise, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası şarttır. Uygulama pratiğinde, sanığın zararı gidermek istediğini beyan etmesi üzerine mahkemenin mağdura zararın miktarını sorması ve sanığa ödeme için süre vermesi usuli bir gerekliliktir.
"Sanık ... tarafından dosyaya sunulan 19/11/2021 tarihli dilekçe ekinde yer alan 19/11/2021 tarihli dekonta göre atılı mala zarar verme suçundan doğan zarar kovuşturma aşamasında karşılanmış olmasına karşın, 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmü uyarınca sanığın cezasında indirime gidilmesi gerektiğinin gözetilmemesi... kanun yararına bozma istemleri yerinde görülmüştür."
Kaynak: Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/5547 - Karar No: 2022/17434
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve Zarar Koşulu
Mala zarar verme suçlarında HAGB kararı verilebilmesi için sanığın sabıkasız olması ve mahkemede olumlu kanaat uyandırmasının yanı sıra, suçla ortaya çıkan maddi zararın giderilmiş olması ön koşuldur. CMK 231/6-c maddesi uyarınca zararın giderilmemesi, sanığın diğer tüm koşulları taşısa dahi HAGB’den yararlanmasına engel teşkil eder. Ancak bu noktada mahkemenin, zararın miktarını tereddütsüz tespit etmesi ve sanığa bu tutarı yatırması için makul bir imkan tanıması zorunludur.
Uygulama Notu: Bazı durumlarda mağdur, fahiş zararlar talep edebilmektedir. Mahkeme bu durumda zararı bilirkişi marifetiyle tespit ettirmeli, sanığa ise sadece bu "belirlenmiş maddi zarar" üzerinden ödeme yapma yükümlülüğü yüklemelidir. Manevi tazminat talepleri HAGB engelini oluşturmaz.
| Suç Tipi | Şikayet Durumu | Ceza Aralığı (Temel) | Uzlaştırma |
|---|---|---|---|
| Basit Mala Zarar Verme (TCK 151) | Şikayete Bağlı | 4 Ay - 3 Yıl Hapis | Tabi (İstisnalar hariç) |
| Nitelikli Mala Zarar Verme (TCK 152) | Resen (Şikayet aranmaz) | 1 Yıl - 4 Yıl Hapis | Tabi Değil |
| İbadethanelere Zarar Verme (TCK 153) | Resen | 1 Yıl - 4 Yıl Hapis | Tabi Değil |
| Taşınmaz İşgali (TCK 154/1) | Şikayete Bağlı | 6 Ay - 3 Yıl Hapis | Tabi |
Kamu Hizmetine Tahsisli Mallara Zarar Verme ve Artırım Nedenleri
TCK 152. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamu yararına yararlanılan mallara zarar verilmesi, suçun nitelikli halini oluşturur. Örneğin, elektrik kablolarının kesilmesi, duraklara zarar verilmesi veya kamu binasının camlarının kırılması bu kapsamdadır. Ayrıca, TCK 152/3 uyarınca bu fiiller sonucunda haberleşme, enerji veya ulaşım gibi kamu hizmetlerinin aksaması durumunda verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 2022/11732 Esas sayılı kararında vurgulandığı üzere, çalmak amacıyla elektrik kablolarının kesilmesi olayında da "tek hukuki yarar" kuralı işletilmektedir. Eğer failin amacı kabloyu çalmaksa, kablonun kesilmesi eylemi hırsızlık suçunun unsuru olarak kalır ve ayrıca kamu malına zarar vermeden ceza verilmez. Ancak failin hırsızlık kastı yoksa, sadece sistemi bozmak için kabloları kesmişse bu durumda nitelikli mala zarar verme suçundan hüküm kurulur.
Soruşturma Safhasında Zararın Tespiti ve Delillendirme Teknikleri
Cumhuriyet Savcılığı, mala zarar verme iddiası ile karşılaştığında CMK 160 uyarınca maddi gerçeği araştırmakla yükümlüdür. Zararın soyut bir iddiadan ibaret kalmaması için, suç konusu eşyanın incelenmesi, mümkünse olay yeri inceleme raporu ile hasarın belgelenmesi ve değer tespiti için bilirkişi görüşü alınması gerekir. Sadece "sıramatiğe vurdu, kırdı" şeklindeki bir beyan, fatura veya teknik raporla desteklenmedikçe mahkumiyete esas alınamaz.
"Müşteki tarafından dosyaya sunulan 17/03/2023 tarihli içeriği OLC 21 Bilet makinesi olan faturanın da dosyaya ibraz edildiği, bu minvalde müşteki tarafından yeni sıramatik alınıp alınmadığı, yere düşen sıramatiğin akıbeti hususunda müştekiden ek beyan alınarak zarar oluşup oluşmadığının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden... itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Kaynak: Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Esas No: 2024/6109 - Karar No: 2024/18173
Hakkı Olmayan Yere Tecavüz ile Sınır İhtilafları (TCK 154)
Malvarlığına karşı suçlar başlığı altında yer alan TCK 154, taşınmaz malların işgali, sınırların bozulması veya suların mecrasının değiştirilmesi gibi eylemleri yaptırıma bağlar. Bu suç, teknik olarak mala zarar verme suçundan farklı unsurlara sahiptir. Taşınmazın fiziki yapısına zarar verilmesinden ziyade, hak sahibinin yararlanmasına engel olunması cezalandırılır. Suçun oluşması için failin bir hakka dayanmaksızın ve "malikmiş gibi" hareket ederek zilyetliği ele geçirmesi veya sınırları bozması şarttır.
Sınır ihtilaflarında, özellikle köylülerin ortak kullanımındaki mera veya harman yerlerine yapılan tecavüzler (TCK 154/2) kamu davasına konu olur. Bu suç tipi şikayete bağlı değildir; zira burada korunan yarar bireysel mülkiyetin ötesinde kamu düzenidir. Soruşturma aşamasında kadastro kayıtları ve yerinde yapılacak keşif raporları birincil delil niteliğindedir.
Kanun Yararına Bozma ve Mükerrer Davaların Reddi (CMK 223/7)
Hukuk devletinin en temel ilkelerinden biri olan "Aynı fiilden dolayı iki kez yargılama yapılamaz" (Ne Bis In Idem) kuralı, mala zarar verme suçlarında da titizlikle uygulanır. Eğer bir eylem hakkında daha önce açılmış bir dava veya verilmiş bir hüküm varsa, sonradan açılan mükerrer davanın CMK 223/7 maddesi uyarınca reddine karar verilmelidir. Pratik hayatta, farklı şikayet dilekçeleri nedeniyle aynı olay için iki ayrı iddianame düzenlenebilmektedir.
Böyle bir durumda, kesinleşmiş hüküm olsa dahi kanun yararına bozma yoluna gidilerek hukuki hata giderilmelidir. Yargıtay, mükerrer cezalandırmanın temel insan haklarına ve usul ekonomisine aykırı olduğunu, bu hatanın yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmeden doğrudan bozma ile düzeltilmesi gerektiğini ifade etmektedir.
"Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir şeklindeki düzenleme gereğince, sanık hakkında mala zarar verme suçundan... kesin nitelikte olan kararının bulunduğu... mükerrer olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur."
Kaynak: Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Esas No: 2024/375 - Karar No: 2024/10028
İbadethanelere ve Mezarlıklara Zarar Verme (TCK 153)
Toplumun dini değerlerini ve manevi bütünlüğünü korumayı amaçlayan TCK 153, ibadethanelere ve mezarlıklara verilen zararları özel olarak ağırlaştırmıştır. Bu suçun oluşması için failin, dini mekanları yıkması, bozması veya kirletmesi gerekir. Eğer eylem, ilgili dini inanışı benimseyen kesimi tahkir (aşağılama) kastıyla işlenmişse, ceza üçte biri oranında artırılır.
Mezarlıklardaki tesislere veya korunmaya yönelik yapılara (duvar, çit vb.) zarar verilmesi de bu madde kapsamındadır. Suçun kirletme suretiyle işlenmesi halinde ceza alt sınırı üç ay, hapis veya adli para cezasıdır. Bu madde, genel mala zarar verme suçuna göre özel norm niteliğinde olduğundan, ibadethanelere yönelik saldırılarda TCK 151 veya 152 değil, TCK 153 uygulanır.
Uygulama Notu: Savunma ve İddia Stratejilerinde Usul Hatası Riskleri
Profesyonel hukukçular için mala zarar verme dosyalarında en büyük risk, "içtima" ve "uzlaştırma" karmaşasıdır. Bir dosyada hırsızlık varsa, mutlaka "zarar verilen eşya çalınan eşya ile aynı mı?" sorusu sorulmalıdır. Eğer aynıysa, mala zarar vermeden beraat talep edilmelidir. Ayrıca, uzlaştırma raporu dosyaya girmeden verilen kararlar, usul yasasına aykırılık teşkil eder.
Zararın giderilmesi konusunda, sanığın ödeme yapma iradesi tutanağa geçirilmeli ve mağdura zararı netleştirilmelidir. Eğer zarar giderilmişse, TCK 168 etkin pişmanlık indiriminin uygulanıp uygulanmadığı karar metninde denetlenmelidir. Özellikle kanun yararına bozma başvurularında, suç tarihindeki CMK 253 metni ile güncel metin arasındaki farklar (etkin pişmanlık engelinin kalkması gibi) gerekçelendirmede temel dayanak yapılmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Hırsızlık suçuyla birlikte işlenen mala zarar vermede uzlaştırma mümkün müdür? Hayır. CMK 253/3 uyarınca, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun (mala zarar verme), uzlaştırma kapsamı dışındaki bir suçla (nitelikli hırsızlık) birlikte işlenmesi halinde her iki suç için de uzlaştırma yolu kapanır. Ancak hırsızlık suçundan beraat verilirse mala zarar verme için uzlaştırma süreci başlatılabilir.
2. Fail, çaldığı araca sonradan hasar verirse her iki suçtan da ceza alır mı? Hayır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, çalınan malın mülkiyeti hırsızlık eylemiyle ihlal edildiği için, o malın üzerinde sonradan meydana gelen zararlar hırsızlık suçunun bünyesinde değerlendirilir; ayrı bir mala zarar verme suçu oluşmaz.
3. Zararın giderilmesi (etkin pişmanlık) HAGB için yeterli midir? Zararın giderilmesi HAGB için "nesnel (objektif)" bir koşuldur. Ancak mahkemenin sanığın "tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaate" varması (öznel koşul) da şarttır. Sadece paranın ödenmesi, hakimi HAGB vermeye mecbur bırakmaz.
4. Başkasının taşınmazına duvar örerek tecavüz etmek hangi suçu oluşturur? Bu eylem, TCK 154/1 uyarınca "Hakkı olmayan yere tecavüz" suçunu oluşturur. Taşınmazın bir kısmının malikmiş gibi işgal edilmesi veya sınırların bozulması bu kapsamda cezalandırılır. Şikayete bağlı bir suçtur.
Kaynakça
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 151, 152, 153, 154, 168).
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 223, 231, 253, 254, 309).
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, Esas No: 2024/10841, Karar No: 2024/14154.
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, Esas No: 2023/1724, Karar No: 2023/7104.
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, Esas No: 2024/16771, Karar No: 2025/849.
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, Esas No: 2020/27858, Karar No: 2020/11774.
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/5547, Karar No: 2022/17434.
- Yargıtay 6. Ceza Dairesi, Esas No: 2020/3720, Karar No: 2021/1118.
Yasal Uyarı: Bu makale genel bilgilendirme amaçlı olup, somut uyuşmazlıklara doğrudan uygulanamayacağı gibi profesyonel hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Her vaka kendi özel şartları içinde değerlendirilmelidir.
Ana Kategori Rehberi
Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.