Evliliğin İptali Davasında Mutlak ve Nisbi Butlan Rejimi: İrade Sakatlıkları ve Hak Düşürücü Sürelerin Hukuki Analizi
Boşanma DavalarıYazar: EmsalDava Editör Ekibi

Evliliğin İptali Davasında Mutlak ve Nisbi Butlan Rejimi: İrade Sakatlıkları ve Hak Düşürücü Sürelerin Hukuki Analizi

Evliliğin iptali, kurucu unsurları mevcut olsa da geçerlilik şartlarını taşımayan evliliklerin mutlak veya nisbi butlan nedenleriyle mahkeme kararıyla sonlandırılmasıdır. Dava sürecinde ispat yükü, hak düşürücü süreler ve ayırt etme gücünün tespiti, uyuşmazlığın çözümünde belirleyici usulü parametrelerdir.

Evliliğin İptali ve Boşanma Rejimi Arasındaki Hukuki Farklar

Evliliğin iptali, geçerli bir şekilde kurulmamış veya kuruluş aşamasında irade sakatlığı ya da kanuni engel barındıran bir evliliğin mahkeme kararıyla hükümsüz kılınmasıdır. Boşanmadan temel farkı, uyuşmazlığın odağının evlilik birliği içindeki kusurlu davranışlar değil, evlenme akdi sırasındaki sakatlıklar olmasıdır. İptal davası, bozucu yenilik doğuran bir hak niteliğindedir ve mahkeme kararı kesinleşinceye kadar evlilik, geçerli bir evliliğin tüm sonuçlarını doğurmaya devam eder.

Evliliğin iptali davasında hak düşürücü süreleri temsil eden hukuki semboller.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca evliliğin iptali; mutlak butlan ve nisbi butlan olmak üzere iki ana kategoride düzenlenmiştir. Mutlak butlan halleri kamu düzenini ilgilendirdiği için Cumhuriyet savcıları ve ilgililer tarafından dava edilebilirken, nisbi butlan sadece eşlerin iradesine ve belirli hak düşürücü sürelere bağlanmıştır.

Geçerlilik ve Hükümsüzlük Ayrımı

Evlenmenin kurucu unsurlarında (ayrı cinsler, evlendirme memuru önünde karşılıklı irade beyanı) eksiklik varsa evlilik "yokluk" ile maluldür. Ancak bu unsurlar mevcutsa ve sadece kanunun öngördüğü geçerlilik şartlarında sakatlık varsa "butlan" gündeme gelir. İptal kararı verilene kadar taraflar "evli" statüsündedir; kararın kesinleşmesiyle evlilik sona erer ancak bu sona erme, boşanmada olduğu gibi ileriye etkili sonuç doğurur.

İptal Davasının Bekletici Mesele Yapılması

Uygulamada eşler aynı anda hem evliliğin iptalini hem de boşanmayı talep edebilmektedir. Yargıtay uygulamasında, evliliğin iptali davası önceliklidir. Zira geçerli olmayan bir evliliğin boşanma ile sona erdirilmesi hukuken mümkün değildir. İlk derece mahkemeleri, iptal davasını boşanma davasından tefrik ederek, iptal davasının sonucunu boşanma davası için bekletici mesele yapmak zorundadır.

"Davalı-davacı kadın tarafından açılan mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali davası, boşanma davası açısından bekletici sorun oluşturur. Mahkemece yapılacak iş, mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali davasının tefrik edilerek sonucu beklendikten sonra boşanma davası hakkında olumlu ya da olumsuz karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır."

Kaynak: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu - Esas No: 2015/167 - Karar No: 2015/1328

Belgeyi Gör: Hukuk Genel Kurulu 2015/167 E. , 2015/1328 K.

Mutlak Butlan Nedenleri ve Kamu Düzeni Denetimi

TMK m. 145’te sınırlı sayıda sayılan mutlak butlan nedenleri, evliliğin kuruluşundaki en ağır sakatlıklardır. Bu nedenlerin varlığı halinde evlilik kendiliğinden sona ermez; mutlaka bir mahkeme kararı (iptal ilamı) gereklidir. Mutlak butlan davası açma yetkisi sadece eşlere değil, Cumhuriyet savcısına ve her ilgiliye (örneğin mirasçılara) tanınmıştır.

Kamu düzenini ilgilendiren mutlak butlan davalarında yargısal denetim.

Mevcut Evlilik ve Yakın Hısımlık Engeli

Eşlerden birinin evlenme sırasında evli olması (çift evlilik), mutlak butlanın en tipik örneğidir. İkinci evlilik yapılırken ilk evlilik henüz sona ermemişse, ikinci evlilik mutlak butlan ile batıldır. Ancak, ikinci evliliğin iptali davası açılmadan önce ilk evlilik ölüm veya boşanma ile sona ermişse ve ikinci evlilikteki eş "iyiniyetli" ise, butlan kararı verilemez (TMK m. 147/3). Ayrıca, üstsoy-altsoy arası, kardeşler arası ve kayın hısımlığı (doğrudan hat) evlenmeye mutlak engel teşkil eder.

Ayırt Etme Gücü ve Akıl Hastalığı Sorunsalı

Eşlerden birinin evlenme anında "sürekli bir sebeple" ayırt etme gücünden yoksun olması veya evlenmeye engel olacak derecede akıl hastası olması mutlak butlan nedenidir. Burada kritik nokta, hastalığın evlenme tarihindeki mevcudiyetidir. Sonradan ayırt etme gücü kazanılırsa veya akıl hastalığı iyileşirse, dava açma hakkı sınırlanmaktadır.

Tıbbi Raporun Tarihsel Uygunluğu

Yargıtay, mutlak butlan iddialarında alınan sağlık kurulu raporlarının mutlaka "evlenme tarihini" kapsaması gerektiğini vurgulamaktadır. Evlenmeden yıllar önce veya yıllar sonra alınan raporlar, tek başına evliliğin iptali için yeterli kanıt oluşturmaz. Adli tıp incelemesi, kişinin nikah tarihindeki iradi kabiliyetini tespit etmeye odaklanmalıdır.

"Mahkemece, davacı-davalı kocanın evlenme akdinin yapıldığı 21.04.2006 tarihinde sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olup olmadığı ve evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığının bulunup bulunmadığı hususu tıbben belirlenip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru bulunmamıştır."

Kaynak: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu - Esas No: 2015/167 - Karar No: 2015/1328

Belgeyi Gör: Hukuk Genel Kurulu 2015/167 E. , 2015/1328 K.

Mirasçıların Dava Hakkındaki Sınırlamalar

Mutlak butlan davası kural olarak her ilgili tarafından açılabilirse de, TMK m. 147/2 özel bir sınırlama getirmiştir. Eğer ayırt etme gücü sonradan kazanılmışsa veya akıl hastalığı iyileşmişse, mutlak butlan davasını sadece bu eş açabilir. Bu durumda mirasçıların dava açma hakkı ortadan kalkar. Bu husus, mutlak butlanın belirli koşullarda "nisbi butlan" karakterine büründüğünü göstermektedir.

Nisbi Butlan Halleri: İrade Sakatlıkları ve Hak Düşürücü Süreler

Nisbi butlan, evlenme sırasında iradesi sakatlanan eşin, bu evliliği devam ettirip ettirmeme konusundaki seçim hakkını ifade eder. Mutlak butlandan farklı olarak, nisbi butlan davasını Cumhuriyet savcısı açamaz; sadece iradesi sakatlanan eş veya belirli şartlarla yasal temsilci açabilir.

Geçici Ayırt Etme Gücü Yoksunluğu

Evlenme anında sarhoşluk, ilaç etkisi veya geçici bir şok gibi nedenlerle ayırt etme gücünü kaybeden eş, nisbi butlan davası açabilir (TMK m. 148). Burada "geçicilik" esastır; eğer yoksunluk sürekliyse uyuşmazlık mutlak butlan kapsamında değerlendirilir.

Yanılma (Hata) ve Aldatma (Hile)

TMK m. 149 ve 150’de düzenlenen hata ve hile halleri, uygulamada en çok karşılaşılan nisbi butlan nedenleridir. Yanılma; evlenmeyi hiç istemediği halde imza atılması (beyanda hata) veya eşin vasıflarında yanılma şeklinde olabilir. Ancak her vasıf hatası iptal nedeni değildir; hatanın "birlikte yaşamayı eş için çekilmez kılacak" derecede ağır olması gerekir.

Eşin Namusu ve Şerefi Hakkında Aldatma

Eşin doğrudan kendisi veya başkası tarafından aldatılması (örneğin; bulaşıcı ve ağır bir hastalığın gizlenmesi, haysiyetsiz yaşam tarzının saklanması) iptal nedenidir. Ancak cinsel geçmişe dair yalanlar, Yargıtay'ın güncel içtihatlarında her zaman "ağır kusur" olarak kabul edilse de, butlan davasından ziyade boşanma davasının konusu olma eğilimindedir. Nisbi butlanda dürüstlük kuralı ve sürelere riayet ön plandadır.

"Davacı-davalı erkek vekili... evlendikleri günün gecesi müvekkilinin kadının bakire olmadığı kanısına vardığını, kadının akıl hastalığının erkekten saklandığını... beyanla evliliğin nisbi butlan nedeniyle iptalini, bu talebi yerinde görülmez ise tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına karar verilmesini... talep etmiştir."

Kaynak: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - Esas No: 2023/6985 - Karar No: 2024/4131

Belgeyi Gör: 2. Hukuk Dairesi 2023/6985 E. , 2024/4131 K.

Korkutma (İkrah)

Kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namusuyla ilgili ağır ve yakın bir tehlike ile evlenmeye zorlanan eş, nisbi butlan davası açabilir (TMK m. 151). Korkunun etkisi geçtikten sonra evliliğin benimsenmesi veya sürenin geçirilmesi dava hakkını düşürür.

İptal Davasında Usulü Süreler ve Hak Düşürücü Engeller

İptal davalarında sürelere uyum, davanın esasına girilmeden önce incelenmesi gereken bir dava şartı benzeri engeldir. Mutlak butlan davasında kural olarak bir süre sınırı yokken, nisbi butlan sıkı sürelere bağlanmıştır.

Parametre Mutlak Butlan Nisbi Butlan
Dava Açma Süresi Süresiz (Kural olarak) 6 Ay / 5 Yıl (Hak Düşürücü)
Savcının Yetkisi Var Yok
İlgililerin Yetkisi Var (Mirasçılar vb.) Yok (Sadece Eşler)
Ölümün Etkisi Mirasçılar davaya devam edebilir Dava hakkı mirasçılara geçmez
Süre Başlangıcı Engel mevcut olduğu sürece İptal sebebinin öğrenildiği/Korkunun bittiği tarih

TMK m. 152 uyarınca nisbi butlan davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olup, hakim tarafından re'sen gözetilir.

Ölüm Halinde Dava Hakkının Akıbeti

Eşlerden birinin ölümü, nisbi butlan davası açma hakkını sona erdirir. Mirasçılar, ölen eşin iradesine halef olarak nisbi butlan davası açamazlar. Ancak mutlak butlan hallerinde (örneğin; gizli kalmış bir hısımlık veya mevcut evlilik), mirasçılar butlanın tespitini her zaman isteyebilirler.

"Dava, Türk Medeni Kanununun 150/2. maddesinde yer alan sebebe dayanmakta olup, dava tarihinden önce evliliğin 'ölümle' sona erdiği, sona ermiş bir evliliğin nisbi butlan sebebiyle iptalini dava etme hakkının mirasçılara geçmeyeceğine (TMK. m. 159) göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA..."

Kaynak: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - Esas No: 2011/7748 - Karar No: 2012/17090

Belgeyi Gör: 2. Hukuk Dairesi 2011/7748 E. , 2012/17090 K.

Evliliğin İptali Davasında Geçici Tedbirler ve Nafaka

Evliliğin iptali davası açıldığında, hakim boşanma davalarında olduğu gibi geçici tedbirleri re'sen almakla yükümlüdür. TMK m. 158/2 yollamasıyla boşanma hükümleri kıyasen uygulanır. Bu kapsamda tedbir nafakası, barınma ve çocukların bakımıyla ilgili kararlar ivedilikle verilir.

Tedbir Nafakasının Re'sen Takdiri

Dava devam ederken eşlerin ayrı yaşama hakkı doğar. Maddi imkanı kısıtlı olan eş yararına, talep olmasa dahi hakim tarafından tedbir nafakasına hükmedilmelidir. Yargıtay, iptal davalarında bu hususun ihmal edilmesini bozma sebebi saymaktadır.

"Evlenmenin iptaline ilişkin davalarda da boşanma hükümleri kıyasen uygulanır (TMK m. 158/2). Evlenmenin iptali davası açılmakla eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar. Kaldı ki istek olmasa bile davanın devamı süresince gerekli tedbirlerin hakim tarafından alınması zorunludur. (TMK m. 169)."

Kaynak: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - Esas No: 2015/21380 - Karar No: 2016/3185

Belgeyi Gör: 2. Hukuk Dairesi 2015/21380 E. , 2016/3185 K.

İptal Sonrası Yoksulluk Nafakası ve İyiniyet Koşulu

Evliliğin butlanına karar verildiğinde, eşler arasındaki yoksulluk nafakası yükümlülüğü boşanma hükümlerine (TMK m. 175) göre belirlenir. Ancak burada eşin "iyiniyeti" (evlenirken butlan sebebini bilmemesi) nafaka miktarında veya hakkın doğup doğmamasında etkili olabilir. İptal kararının kesinleşmesiyle evlilik birliği sona erdiğinden, yoksulluk nafakası bu tarihten itibaren başlar.

Maddi ve Manevi Tazminat Taleplerinin Değerlendirilmesi

TMK m. 158/2 gereği, evlenmenin butlanına karar verilmesi durumunda tazminat hakları bakımından boşanma hükümleri (TMK m. 174) uygulanır. Ancak butlan davasında tazminat alabilmek için butlan sebebinin doğmasında tarafların kusur oranları titizlikle incelenmelidir.

Kusur Belirlemesi ve Tazminat Miktarı

Eğer bir eş, diğerini bilerek aldatmışsa veya mutlak butlan sebebini (örneğin evli olduğunu) gizlemişse "tam kusurlu" kabul edilir. Kusurlu taraf, kusursuz veya daha az kusurlu olan diğer eşe maddi ve manevi tazminat ödemekle yükümlüdür. Tazminat miktarı belirlenirken eşlerin sosyal ve ekonomik durumları, hakkaniyet ilkesi ve zenginleşme yasağı gözetilir.

"...evliliğin mutlak butlan sebebiyle (TMK.m.145/1) iptaline karar verilmesi ve kadın eşin tam kusurlu olduğu da gözetilerek davacı-davalı erkek lehine maddi ve manevi tazminata karar verilmesi gerekirken hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir."

Kaynak: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu - Esas No: 2018/20 - Karar No: 2021/1383

Belgeyi Gör: Hukuk Genel Kurulu 2018/20 E. , 2021/1383 K.

Manevi Tazminatın Amacı ve Sınırları

Manevi tazminat, butlanla sonuçlanan evlilik sürecinde kişilik hakları saldırıya uğrayan eşin duyduğu elem ve ızdırabı hafifletmeyi amaçlar. Manevi tazminat bir ceza değildir; bu nedenle fahiş miktarlarda hükmedilmesi Yargıtay tarafından "zenginleşme aracı" olarak görülüp bozulabilmektedir.

Evlenmenin İptalinin Kişisel Durum ve Çocuklar Üzerindeki Etkisi

İptal kararı, evliliği "yok" saymaz; kararın kesinleştiği ana kadar evlilik geçerli kabul edilir. Bu nedenle iptal kararı geriye yürümeyerek, kazanılmış bazı hakları korur.

Çocukların Soybağı ve Velayeti

Evlenmenin butlanına karar verilse bile, bu evlilikten doğan çocuklar evlilik içinde doğmuş sayılırlar (TMK m. 157/1). Anne ve baba arasındaki ilişkinin butlanla sakatlanmış olması, çocukların soybağını etkilemez. Velayet, iştirak nafakası ve kişisel ilişki konularında yine boşanma hükümleri uygulanır; çocuğun üstün yararı esas alınır.

Eşlerin Kişisel Durumu ve İyiniyetin Önemi

Evlenirken butlan sebebini bilmeyen (iyiniyetli) eş, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu (örneğin soyadını, vatandaşlık haklarını) koruyabilir. Ancak kötüniyetli eş, evlenmeyle kazandığı bu hakları kaybeder ve bekarlık soyadına döner. Mal rejiminin tasfiyesi de yine boşanma hükümleri kıyasen uygulanarak gerçekleştirilir.

"...evliliğin mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine ve evliliğin iptaline, vekiledeninin iyi niyetli olduğunun tespitine, evlenme ile kazandığı kişisel durumun korunmasına karar verildiğini ve verilen bu kararın da Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini..."

Kaynak: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi - Esas No: 2013/14356 - Karar No: 2014/8163

Belgeyi Gör: 8. Hukuk Dairesi 2013/14356 E. , 2014/8163 K.

Görevli Mahkeme ve Yargılama Usulü

Evliliğin iptali davalarında görevli mahkeme 4787 sayılı Kanun uyarınca Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemeleri bu davalara "Aile Mahkemesi Sıfatıyla" bakmak zorundadır.

Yetkili Mahkeme

Yetki kuralı boşanma davası ile paraleldir (TMK m. 168). Eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir. Ancak mutlak butlan davalarında Cumhuriyet savcısının açtığı davalarda yetki kuralları daha esnek yorumlanabilmektedir.

Cumhuriyet Savcısının Rolü ve Tebligat Usulü

Mutlak butlan davası kamu düzenini ilgilendirdiği için, dava savcı tarafından açılmamış olsa dahi, davanın ve kararın Cumhuriyet savcılığına bildirilmesi gerekir. Savcılığın temyiz hakkı mevcuttur. Tebligatların eksik yapılması usuli bir bozma nedenidir.

"Evliliğin iptali davası Türk Medeni Kanununun 146. maddesi uyarınca Cumhuriyet Savcısı tarafından açıldığına göre; kararın Tebligat Kanununun 43. maddesinde gösterilen usul çerçevesinde Cumhuriyet Savcılığına tebliği ve yasal temyiz süresinin beklenmesinden sonra gönderilmek üzere..."

Kaynak: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - Esas No: 2012/26597 - Karar No: 2013/19290

Belgeyi Gör: 2. Hukuk Dairesi 2012/26597 E. , 2013/19290 K.

Uygulama Notu: Adliye Pratiğinde İspat ve Strateji

İptal davası açacak bir hukukçunun ilk değerlendirmesi, uyuşmazlığın butlan mı yoksa boşanma kapsamında mı kalacağıdır. Eğer evlenme iradesi oluşurken bir sakatlık (hile, tehdit, akıl hastalığı) varsa mutlaka butlan davası tercih edilmelidir.

Evliliğin iptali davalarında delil tespiti ve stratejik dosya hazırlığı.

  1. Delil Tespiti: Özellikle akıl hastalığına dayalı butlan davalarında, nikah tarihinden hemen önceki ve sonraki hastane kayıtları, reçeteler ve sosyal çevre tanıkları hayati önem taşır.
  2. Süre Kontrolü: Nisbi butlan davasında 6 aylık hak düşürücü sürenin başlangıcı olan "öğrenme anı" somut delillerle (mesajlar, tutanaklar vb.) desteklenmelidir.
  3. Tefrik ve Bekletici Mesele: Eğer karşı taraf boşanma davası açmışsa, derhal iptal davası açılmalı ve dosyaların birleştirilmesi veya iptal davasının sonucunun beklenmesi talep edilmelidir.
  4. İyiniyet Savunması: İptal kararı sonrası kişisel durumun (soyadı vb.) korunması isteniyorsa, evlenme anında sakatlığı bilmediğinizi ispatlayacak veriler sunulmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Evlendikten sonra eşimin daha önce evli olduğunu öğrendim, ne yapmalıyım?

Bu durum TMK m. 145/1 uyarınca bir mutlak butlan nedenidir. Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunabileceğiniz gibi, doğrudan Aile Mahkemesinde evliliğin iptali davası açabilirsiniz. Ancak, dava devam ederken eşinizin önceki evliliği sona ererse ve siz evlenirken iyiniyetliyseniz (bilmiyorduysanız), hakim evliliği iptal etmeyebilir.

Eşim cinsel tercihini benden saklamış, bu evliliğin iptali için yeterli midir?

Bu durum genellikle TMK m. 150/2 uyarınca eşin vasıflarında yanılma (nisbi butlan) kapsamında değerlendirilebilir. Eğer bu durum sizin için birlikte yaşamayı çekilmez kılıyorsa, öğrenme tarihinden itibaren 6 ay içinde iptal davası açabilirsiniz. Ancak Yargıtay bu tip vakalarda genellikle butlan yerine "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" nedeniyle boşanma yolunu daha uygulanabilir bulmaktadır.

Mutlak butlan davasında zaman aşımı var mıdır?

Hayır, mutlak butlan davası (kamu düzenine aykırı hısımlık, mevcut evlilik gibi nedenlerle) kural olarak herhangi bir süreye tabi olmaksızın her zaman açılabilir. Ancak, sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı savcı tarafından re'sen dava edilemez; sadece mirasçıların veya ilgililerin tespitte hukuki yararı varsa dava açılabilir.

İptal davası sürerken eşim ölürse mirasçısı olabilir miyim?

İptal davası sonuçlanıp kesinleşmeden evlilik hukuken devam eder. Ancak mutlak butlan davasında, eğer sağ kalan eşin kötüniyetli olduğu (butlan sebebini bilerek evlendiği) ispat edilirse, mirasçılık haklarını kaybedebilir. Nisbi butlan davalarında ise ölümle birlikte dava hakkı mirasçılara geçmediği için genellikle eş mirasçı kalmaya devam eder.

Kaynakça

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 133, 145-160, 169, 174, 175.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu - Esas No: 2015/167 - Karar No: 2015/1328.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - Esas No: 2015/21380 - Karar No: 2016/3185.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - Esas No: 2023/6985 - Karar No: 2024/4131.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - Esas No: 2011/7748 - Karar No: 2012/17090.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - Esas No: 2012/26597 - Karar No: 2013/19290.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu - Esas No: 2018/20 - Karar No: 2021/1383.
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi - Esas No: 2013/14356 - Karar No: 2014/8163.

Yasal Uyarı: Bu içerik 03.03.2026 tarihindeki güncel içtihat ve mevzuat verilerine göre, profesyonel hukukçular için genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olayın kendine has özellikleri bulunduğu ve hukuki süreçlerin kişiye özel değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Bu metin profesyonel bir hukuki danışmanlık yerine geçmez; içerikteki bilgilerden yola çıkarak yapılan işlemlerden editör sorumlu tutulamaz.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Aile Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş:
Evliliğin İptali Davasında Mutlak ve Nisbi Butlan Rejimi: İrade Sakatlıkları ve Hak Düşürücü Sürelerin Hukuki Analizi | EmsalDava