Duruşmada Ses ve Görüntü Kaydı Alma Yasağı: CMK 183 ve HMK 153 Ekseninde Yasak Delil ve Cezai Sorumluluk Analizi
Kovuşturma ve Duruşma UsulüYazar: EmsalDava Editör Ekibi

Duruşmada Ses ve Görüntü Kaydı Alma Yasağı: CMK 183 ve HMK 153 Ekseninde Yasak Delil ve Cezai Sorumluluk Analizi

Duruşma salonunda izinsiz ses ve görüntü kaydı alınması, CMK 183 ve HMK 153 uyarınca mutlak yasak kapsamında olup, bu kuralın ihlali TCK 286 uyarınca cezai yaptırıma ve elde edilen verilerin yasak delil mahiyetinde değerlendirilmesine yol açar.

Duruşma Salonunda Kayıt Yasağının Kanuni Dayanağı ve Kapsamı

Duruşma salonlarında ses ve görüntü kaydı alınması, Türk hukuk sisteminde yargılamanın selametini, tarafların kişilik haklarını ve mahkemenin otoritesini korumak amacıyla mutlak bir yasak rejimiyle düzenlenmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 183 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 153, bu yasağın temel direklerini oluşturur. Kural olarak, mahkeme salonunda yargılama devam ederken hiçbir şekilde ses veya görüntü kaydedilemez; bu yasağın ihlali yalnızca usul hukuku bakımından değil, maddi ceza hukuku bakımından da ağır yaptırımlar öngörmektedir.

Duruşma salonu kapısında kayıt yasağı uyarı levhası.

Yasağın kapsamı sadece cep telefonları veya kameralarla yapılan çekimleri değil, her türlü teknolojik cihazla elde edilen kayıtları kapsar. Bu kuralın istisnası, yalnızca mahkemenin yargılamanın zorunlu kıldığı hallerde, bizzat mahkeme eliyle veya denetiminde (örneğin SEGBİS veya e-Duruşma kayıtları) kayıt yapılmasıdır. Ancak bu istisnai kayıtların dahi yayımlanması, tarafların ve mahkemenin açık iznine tabidir. Adliye pratiğinde bu yasak, duruşma düzeninin bir parçası olarak kabul edilir ve ihlali halinde hâkimin derhal müdahale yetkisi mevcuttur.

"Duruşma sırasında fotoğraf çekilemez ve hiçbir şekilde ses ve görüntü kaydı yapılamaz. Ancak, dava dosyasında saklı kalmak kaydıyla, yargılamanın zorunlu kıldığı hâllerde, mahkemece çekim yapılabilir ve kayıt alınabilir. Bu şekilde yapılan çekim ve kayıtlar ile kişilik haklarını ilgidiren konuları içeren dava dosyası içindeki her türlü belge ve tutanak, mahkemenin ve ilgili kişilerin açık izni olmadıkça hiçbir yerde yayımlanamaz."

Kaynak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 153/1

Belgeyi Gör: HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

Ceza Muhakemesi Kanunu 183. Madde Uygulaması ve Mutlak Yasak

Ceza yargılamasında aleni olan duruşmaların dahi ses ve görüntü nakli yoluyla yayımlanması veya kaydedilmesi CMK m. 183 uyarınca yasaklanmıştır. Kanun koyucu, ceza yargılamasının hassas doğası gereği, sanığın, mağdurun ve tanıkların üzerinde oluşabilecek baskıyı engellemeyi amaçlamıştır. Bu madde, duruşmanın başladığı andan hükmün açıklandığı ana kadar geçen tüm süreci kapsar. Maddenin ihlali, duruşma düzenini bozma eylemi olarak değerlendirilir ve adliye pratiğinde tutanak altına alınarak doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar edilir.

CMK 183. madde, yargılamanın kamuya açık olma (aleniyet) ilkesinin bir sınırlamasıdır. Aleniyet, duruşma salonunda fiziksel olarak bulunmayı ve yargılamayı izlemeyi kapsarken, bu sürecin kaydedilerek salon dışına taşırılmasını içermez. Yargıtay uygulamalarında, bu yasağa aykırı davranan kişilerin duruşma salonundan çıkarılması ve cihazlarına el konulması yönündeki kararlar, mahkemenin disiplin yetkisi çerçevesinde hukuka uygun bulunmaktadır.

Yargılamanın Zorunlu Kıldığı Haller ve Mahkeme Kayıtları

CMK m. 183'ün ikinci cümlesi, mahkemece kayıt yapılabilecek durumları "yargılamanın zorunlu kıldığı haller" olarak tanımlamıştır. Bu istisna, genellikle karmaşık davalarda tutanağa geçirilmesi zor olan beyanların tespiti veya SEGBİS sisteminin kullanılması durumlarında devreye girer. Ancak bu kayıtlar dahi kamuya servis edilemez ve yalnızca dosya kapsamında delil veya usul işlemi olarak saklanır.

Medya Kuruluşları ve Gazetecilerin Çekim Yasağı

Basın hürriyeti kapsamında dahi duruşma salonunda görüntü alınması mümkün değildir. Gazeteciler, duruşmayı izleme ve haber yapma hakkına sahip olsalar da, salon içerisinde görsel veya işitsel kayıt cihazı kullanamazlar. Bu yasak, duruşma salonunun kapısından itibaren başlar. Uygulamada, bu yasağı ihlal eden medya mensupları hakkında TCK m. 286 uyarınca soruşturma açılması yargı eğiliminin bir parçasıdır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 153. Madde ve Yayın Yasağı

Hukuk davalarında duruşma disiplini, HMK m. 153 ile tesis edilmiştir. Bu madde, CMK'daki düzenlemeye paralel olarak duruşma sırasında fotoğraf çekilmesini ve kayıt yapılmasını kesin bir dille yasaklar. Hukuk yargılamasında "taraflarca hazırlama" ilkesi egemen olsa da, duruşma düzeni üzerindeki mutlak yetki hâkime aittir. HMK m. 153, yalnızca duruşma salonunu değil, kayıtların yayımlanmasını da sıkı bir rejime bağlamıştır.

Editörün Notu: HMK m. 153/1 uyarınca yapılan kayıtların mahkemenin ve tarafların açık rızası olmadan yayımlanması, kişilik haklarının ihlali teşkil eder. Bu durum, sadece cezai yaptırım değil, aynı zamanda manevi tazminat davasının da konusunu oluşturabilir.

"Mahkeme, yargılamanın zorunlu kıldığı hâllerde, gerekçesini belirterek e-Duruşmanın kayıt altına alınmasına karar verebilir. e-Duruşma Sistemi ile elde edilen kayıtlar, mahkemece e-Duruşmanın yönetildiği bilgisayarda veya veri depolayabilen aygıta aktarılarak dosyasında saklanmak üzere Merkezi Kayıt Sisteminde iki hafta süre ile muhafaza edilir. Süre sonunda Merkezi Kayıt Sistemindeki bu veriler geri döndürülemeyecek şekilde silinir."

Kaynak: Hukuk Muhakemelerinde Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmelik Madde 15/1-2

Belgeyi Gör: HUKUK MUHAKEMELERİNDE SES VE GÖRÜNTÜ NAKLEDİLMESİ YOLUYLA DURUŞMA İCRASI HAKKINDA YÖNETMELİK

SEGBİS ve e-Duruşma Sisteminde Kayıt Usulü ve Güvenlik İlkeleri

Gelişen teknoloji ile birlikte yargılamaya entegre edilen SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ve e-Duruşma sistemleri, kayıt yasağının yegane yasal istisnalarını oluşturur. Hukuk Muhakemelerinde Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmelik uyarınca, bu sistemler üzerinden yapılan duruşmalar, mahkemenin kararı ile kayıt altına alınabilir. Ancak bu kayıtlar, Bakanlık tarafından kurulan güvenli sunucularda (Merkezi Kayıt Sistemi) saklanır ve belirli bir süre sonunda (genellikle iki hafta) silinmesi kuralı uygulanır.

Uygulama Notu: e-Duruşmaya katılan avukatların, kendi bürolarından veya adliyedeki tahsisli alanlardan bağlandıklarında ekran görüntüsü almaları veya görüşmeyi üçüncü taraf yazılımlarla kaydetmeleri HMK m. 153 ve Yönetmelik m. 14 uyarınca yasaktır. Bu durum, fiziksel duruşma salonundaki yasak ile aynı hukuki rejime tabidir.

Kimlik Tespiti ve Veri Güvenliği

e-Duruşma sisteminde tarafların ve vekillerin kimlik tespiti, güvenli elektronik imza veya mobil imza gibi yöntemlerle yapılır. Bu dijital süreçte ses ve görüntü naklinin kesintisiz olması esastır. Eğer ses ve görüntü naklinde beyanların anlaşılmasını güçleştirecek bir teknik aksaklık yaşanırsa, e-Duruşma sonlandırılır ve bu durum tutanağa geçirilir. Bu usul, savunma hakkının ve adil yargılanma ilkesinin bir gereğidir.

Kayıtların Dosyaya Aktarılması ve İmhası

Yönetmelik m. 15 uyarınca mahkeme, gerekçesini belirterek kayda karar verdiği takdirde, bu kayıtlar veri depolama aygıtlarına aktarılarak dosya içerisinde saklanır. Ancak Merkezi Kayıt Sistemi üzerindeki veriler iki hafta içinde geri döndürülemeyecek şekilde silinir. Bu, kişisel verilerin korunması ve yargılama güvenliği açısından kritik bir emniyet mekanizmasıdır.

Türk Ceza Kanunu 286. Madde Kapsamında Cezai Müeyyideler

Duruşma salonunda yetkisiz kayıt yapılması veya mahkemece yapılan kayıtların izinsiz yayımlanması, Türk Ceza Kanunu m. 286 uyarınca suç teşkil eder. Bu maddeye göre; soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılabilir. Eğer bu kayıtlar herhangi bir vasıta ile yayımlanırsa, ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına yükselir.

Mahkeme salonunda hukuk kitapları ve duruşma tutanağı.

TCK 286 kapsamında düzenlenen suç, adliye disiplinini doğrudan hedef alan bir suç tipidir. Bu suçun oluşması için kaydın içeriğinin gizli olması gerekmez; yasanın yasakladığı bir mekânda ve süreçte (duruşma salonunda) kayıt yapılması suçun oluşumu için yeterlidir. Mahkeme başkanı veya hâkimi, kayıt yapan kişiyi tespit ettiğinde durumu derhal duruşma tutanağına geçirerek şüpheliyi kolluğa teslim edebilir.

Kanun / Düzenleme Madde No İçerik Özeti Yaptırım Türü
CMK 183 Ceza duruşmalarında ses ve görüntü kaydı yasağı Disiplin Tedbiri / Suç Duyurusu
HMK 153 Hukuk duruşmalarında kayıt ve yayın yasağı Salon Çıkarma / Disiplin Hapsi
TCK 286 Ses veya görüntülerin yetkisiz kaydı ve yayılması 6 Ay - 3 Yıl Hapis Cezası
HMK Yönetmelik 14 e-Duruşma sırasında kayıt yasağı TCK 286 Uygulaması

Gizli Ses Kaydının Delil Niteliği ve "Ani Gelişen Durum" İstisnası

Hukuk ve ceza yargılamasında en çok tartışılan konulardan biri, bir kişinin kendisine karşı işlenen suçu ispatlamak amacıyla yaptığı gizli kayıtlardır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre; kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili (hakaret, tehdit, şantaj vb.) başka türlü kanıt elde etme imkânının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma şansının olmadığı ani gelişen durumlarda yaptığı kayıtlar hukuka uygun kabul edilebilir.

Ancak bu istisna, duruşma salonundaki kayıtlar için geçerli değildir. Zira duruşma salonunda mahkeme heyeti, zabıt kâtibi ve mübaşir gibi kamu görevlileri mevcuttur. Kişinin duruşma sırasında bir suç işlendiğini iddia etmesi halinde, bu durumun tutanağa geçirilmesini isteme hakkı vardır. Dolayısıyla, duruşma salonunda "kanıt elde etme zorunluluğu" iddiasıyla gizli kayıt yapılması hukuka uygunluk nedeni oluşturmaz.

"Kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinde kaydın hukuka uygun olduğu kabul edilmelidir. Aksi takdirde kanıtların kaybolması ve bir daha elde edilememesi söz konusu olacaktır... Olayın şüphelisini/sanığını kışkırtarak, tuzağa düşürerek, iradesini sakatlayarak önceden planlanmış yöntemler, kurgulanmış senaryolar ve kurulmuş düzeneklerle elde edilen kanıtların hukuka uygun olduğu ileri sürülemeyecektir."

Kaynak: Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2013/28113 - Karar No: 2015/40428

Belgeyi Gör: 4. Ceza Dairesi 2013/28113 E. , 2015/40428 K.

Adliye Ortak Alanlarında Fotoğraf ve Video Çekiminin Hukuki Rejimi

Adliye binalarının duruşma salonu dışındaki koridorlar, bekleme alanları ve diğer ortak alanlarında kayıt yapılması durumu, duruşma salonundaki mutlak yasaktan biraz daha farklı bir hukuki rejime tabidir. Adliyeler kamu hizmeti veren resmi binalar olsa da, buralarda yürütülen faaliyetlerin gizliliği ve güvenliği esastır. Birçok adliye binasında "Adalet Bakanlığı izni olmaksızın çekim yapılamayacağı" yönünde idari kararlar bulunmaktadır.

Bu alanlarda yapılan kayıtlar, duruşma salonundaki kadar keskin bir "yasak delil" sonucuna yol açmasa da, kayıt yapılan kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal edebilir (TCK m. 134). Ayrıca, bir hâkim veya Cumhuriyet Savcısının odasında veya kaleminde yapılan gizli kayıtlar, kamu görevlisinin özel alanına müdahale olarak değerlendirilmekte ve delil niteliği tartışmalı hale gelmektedir.

Kalem İşlemleri Sırasında Kayıt

Kalem personeli ile yapılan görüşmelerin kaydedilmesi, adliye pratiğinde ciddi disiplin sorunlarına yol açar. Personelin görevi başındayken izinsiz kaydedilmesi, sadece özel hayatın gizliliği değil, aynı zamanda kamu görevlisine karşı işlenen suçlar kapsamında değerlendirilebilir. Bu tür kayıtların bir davada delil olarak sunulması durumunda, mahkemenin öncelikle kaydın elde ediliş yöntemini denetlemesi gerekir.

Avukat-Müvekkil Görüşmelerinin Gizliliği

Adliye koridorlarında veya avukat bekleme salonlarında yapılan görüşmelerin üçüncü kişilerce kaydedilmesi, avukatın mesleki sır saklama yükümlülüğü ve müvekkilin savunma hakkına doğrudan saldırı niteliğindedir. Bu tür kayıtlar, hiçbir yargılama aşamasında hükme esas alınamaz ve sunan kişi hakkında derhal suç duyurusunda bulunulur.

Duruşma Düzeni ve Hâkimin Müdahale Yetkisi

HMK m. 151 ve CMK m. 203, duruşma düzenini sağlama görevini mahkeme başkanına veya hâkime vermiştir. Hâkim, duruşmanın intizamını bozan her türlü eyleme müdahale edebilir. İzinsiz kayıt yapıldığını tespit eden hâkim; avukatlar hariç olmak üzere, kişiyi derhal salondan çıkarabilir. İhtara rağmen davranışına devam eden kişiler hakkında dört güne kadar disiplin hapsi uygulanması mümkündür.

Avukatlar hakkında ise disiplin hapsi uygulanmasa da, bu eylem bir suç teşkil ediyorsa (TCK m. 286 gibi), mahkeme durumu bir tutanakla ilgili baroya ve Cumhuriyet Başsavcılığına bildirir. Duruşma salonunda hâkimin "telefonların kapatılması" yönündeki ihtarı, CMK m. 183'ün somutlaştırılmasıdır.

"Hâkim, duruşmanın düzenini bozan kimseyi, bunu yapmaktan men eder ve gerekirse, avukatlar hariç, derhâl duruşma salonundan çıkarılmasını emreder. Bir kimse, ihtara rağmen mahkemenin düzenini bozar veya mahkeme huzurunda uygun olmayan bir söz söylemeye veya davranışta bulunmaya devam ederse derhâl yakalanır ve hakkında dört güne kadar disiplin hapsi uygulanır. Bu fıkra hükmü avukatlar hakkında uygulanmaz."

Kaynak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 151/1-2

Belgeyi Gör: HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

İspat Gücü ve Yasak Delil Doktrini İlişkisi

Anayasa m. 38/6 uyarınca, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. Duruşma salonunda yasak olmasına rağmen alınan ses kayıtları, "mutlak yasak delil" kategorisindedir. Bu kayıtların içeriği ne kadar somut bir gerçeği yansıtırsa yansıtsın, usulüne uygun elde edilmediği için mahkemece hükme esas alınamaz. Yargıtay, yasak delile dayanılarak kurulan mahkûmiyet veya tazminat kararlarını bozma nedeni saymaktadır.

Yasak delil doktrini, "zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir" kuralı ile açıklanır. Eğer bir delil, kanunun açıkça yasakladığı bir yöntemle (izinsiz kayıt gibi) elde edilmişse, bu delilden yola çıkarak elde edilen diğer yan deliller de sakatlanabilir. Örneğin, yasadışı bir duruşma kaydına dayanarak yapılan bir suç duyurusunda, mahkemenin o kaydı dosyadan ayıklaması ve görmezden gelmesi gerekir.

Telefon Dinleme ve Tesadüfi Elde Edilen Delillerle Farkı

CMK m. 135 uyarınca yapılan yasal telefon dinlemeleri ile duruşmadaki izinsiz kayıtlar birbirine karıştırılmamalıdır. CMK 135 kapsamındaki dinlemeler, ancak belirli katalog suçlar için ve hâkim kararıyla yapılabilir. Bu dinlemeler sırasında katalog dışı bir suçun (örneğin reşit olmayanla cinsel ilişki) tespit edilmesi durumunda, elde edilen bu kayıtların delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı içtihatlarda tartışmalıdır. Ancak duruşma salonundaki izinsiz kayıt, hiçbir şekilde bu koruma tedbirlerine benzetilemez.

"TCK'nın 104/2. maddesinde düzenlenen aralarında evlenme yasağı bulunan reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun CMK'nın 135'inci maddesinin sekizinci fıkrasında sayılan suçlar arasında yer almaması nedeniyle... bu şekilde elde edilen delillerin soruşturmaya konu edilemeyip, yasak delil olarak kabul edilmesinde zorunluluk bulunduğu... telefon görüşme kayıtlarını içeren iletişimin tespiti tutanaklarının yasak delil niteliğinde olması ve sanık ile mağdure beyanlarının da yasak delil sayılan iletişimin tespiti tutanaklarına dayanılarak alındığının anlaşılması karşısında, bunun herhangi bir şekilde soruşturma ve hükme esas alınamayacağı..."

Kaynak: Yargıtay 9. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/24461 - Karar No: 2022/1375

Belgeyi Gör: 9. Ceza Dairesi 2021/24461 E. , 2022/1375 K.

Savunma Hakkı ve Yüz Yüzelik İlkesi Bağlamında SEGBİS Analizi

SEGBİS kullanımı, sanığın duruşma salonunda bizzat bulunma hakkının bir istisnasıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sanığın SEGBİS ile dinlenmesinin savunma hakkını kısıtlamadığını, makul sürede yargılanma ve usul ekonomisi ilkelerine hizmet ettiğini kabul etmektedir. Ancak bu sistemde mahkemenin yaptığı kayıtlar, duruşma tutanağının bir parçasını oluşturur. Savunma tarafı, bu kayıtların içeriğine itiraz etme veya inceleme hakkına sahiptir.

Buradaki kritik ayrım, kaydın devlet otoritesi (mahkeme) tarafından ve denetlenebilir bir şekilde yapılmasıdır. Şahsi cihazlarla yapılan kayıtlar, manipülasyona açık olması ve teknik doğruluğunun teyit edilememesi nedeniyle savunma hakkını güçlendirmez, aksine yargılamanın dürüstlüğüne zarar verir.

"Sanığın duruşma salonunda fiziksel olarak hazır bulunması savunma hakkının kullanılmasında tek etkili yol olmayıp, SEGBİS ile sorgunun yapılması esas mahkeme önünde 'makul sürede yargılanma' ve yaşam, özgürlük ve güvenlik haklarının korunmesi gerekliliklerine uygundur... tutuklu sanığın Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.05.2014 günlü oturumuna SEGBİS vasıtası ile katıldığı ve sanık müdafiinin de duruşma salonunda hazır olduğu..."

Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2016/639 - Karar No: 2017/339

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2016/639 E. , 2017/339 K.

Hukuki Risk Analizi ve Pratik Uygulama Notları

Duruşma salonunda kayıt alma yasağının ihlali durumunda karşılaşılabilecek riskler şunlardır:

Hukuki risk analizi için Türk Ceza Kanunu ve HMK ciltleri.

  1. Cezai Sorumluluk: TCK m. 286 uyarınca yetkisiz kayıt alma suçundan hapis cezası riski.
  2. Mesleki Disiplin: Avukatlar için Avukatlık Kanunu m. 34 ve m. 134 uyarınca kınama, para cezası veya geçici olarak meslekten çıkarma yaptırımları.
  3. Yargılama Engeli: Kaydın delil olarak kullanılmasının reddi ve mahkeme nezdinde güven kaybı.
  4. Tazminat Yükümlülüğü: Kaydedilen kişilerin özel hayatının ihlali gerekçesiyle açabileceği manevi tazminat davaları.

Uygulama Notu: Eğer duruşma sırasında bir beyanın tutanağa yanlış geçtiği veya eksik yazıldığı düşünülüyorsa, kayıt almak yerine derhal "beyanın düzeltilmesi" veya "tutanak şerhi" düşülmesi talep edilmelidir. Tutanak, aksi ispatlanana kadar kesin delil mahiyetindedir.

İçtihat Aykırılıkları ve Güncel Yargı Eğilimleri

Yargıtay daireleri arasında, "kendisine karşı işlenen suçun ispatı için yapılan kayıtların" hukuka uygunluğu konusunda geçmişte bazı nüans farkları bulunsa da, son yıllarda Ceza Genel Kurulu kararlarıyla bir birlik sağlanmıştır. Özellikle "başka türlü delil elde etme imkânı yoksa" kriteri, oldukça dar yorumlanmaktadır.

Yargı eğilimi, duruşma salonunda yapılan kayıtları hiçbir şekilde "meşru savunma" veya "kanıt toplama" kapsamında görmemektedir. Zira duruşma salonu, kamusal denetimin en üst düzeyde olduğu yerdir. Ancak e-Duruşma süreçlerinde, teknik arızalar nedeniyle avukatların "ispat amacıyla" ekran görüntüsü alması gibi durumlar, disiplin soruşturmalarında "kastın yokluğu" bağlamında tartışılsa da usul hukuku bakımından yasak geçerliliğini korumaktadır.

"...sanığın, kendisine karşı suç işlenmekte olduğuna dair iddiasını ispatlama ve kaybolma olasılığı bulunan delillerin muhafazasını sağlama amacını taşıyan eylemlerinde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket ettiği kabul edilemeyeceğinden sanık hakkında beraat kararı verilmesi yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, kanuna aykırı olup..."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Esas No: 2013/10293 - Karar No: 2014/1505

Belgeyi Gör: 12. Ceza Dairesi 2013/10293 E. , 2014/1505 K.

Sıkça Sorulan Sorular

Soru 1: Bir avukat, duruşma sırasında not almak yerine ses kaydı cihazını masaya koyarak kayıt yapabilir mi? Hayır. Avukatlar da dahil olmak üzere hiç kimse, mahkemenin açık izni olmadan duruşmada ses kaydı yapamaz. Bu durum CMK 183 ve HMK 153'ün açık ihlalidir. Not tutma özgürlüğü, teknolojik kayıt cihazı kullanma hakkını vermez.

Soru 2: Duruşma bittikten sonra, duruşma salonunun kapısında beklerken yapılan gizli kayıtlar suç mudur? Duruşma salonu dışındaki koridorlar kamuya açık alanlar olsa da, bir kişinin rızası dışında sesinin kaydedilmesi TCK m. 133 (Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması) suçunu oluşturabilir. Eğer kayıt, duruşma devam ederken açık olan kapıdan içeriyi kaydediyorsa CMK 183 ihlali de söz konusu olabilir.

Soru 3: Hâkim, duruşma tutanağına geçmeyen bir hakarette bulunursa bunu kaydetmek delil olur mu? Adliye pratiğinde bu tür bir kayıt "yasak delil" olarak kabul edilir. Hâkimin tutumu hakkındaki iddialar, duruşma salonunda bulunan tanıklar, diğer vekiller veya reddi hâkim prosedürü ile kanıtlanmalıdır. İzinsiz kayıt, hem delil olarak kabul edilmez hem de vekil hakkında suç duyurusuna yol açar.

Soru 4: e-Duruşma sistemindeki bir kesintiyi ispatlamak için telefonla ekran kaydı almak güvenli midir? Teknik bir sorunu ispatlamak için alınan kısa bir görüntü "kastın yokluğu" olarak yorumlanabilirse de, e-Duruşma yönetmeliği uyarınca her türlü kayıt yasaktır. En güvenli yöntem, kesintiyi derhal mahkeme kalemine bildirmek ve UYAP üzerinden teknik aksaklığa dair beyan dilekçesi sunmaktır.

Kaynakça

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 183, 193, 223.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 150, 151, 152, 153.
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 286, 133, 134.
  • Hukuk Muhakemelerinde Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmelik.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2016/639, Karar No: 2017/339.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas No: 2013/28113, Karar No: 2015/40428.
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/24461, Karar No: 2022/1375.
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2013/10293, Karar No: 2014/1505.

Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her somut olay, kendi özel şartları içinde değerlendirilmelidir. Yargılama süreçlerinde telafisi güç zararlara uğramamak için profesyonel bir hukukçudan destek alınması tavsiye edilir. KVKK kapsamında vaka örnekleri anonimleştirilmiştir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş:
Duruşmada Ses ve Görüntü Kaydı Alma Yasağı: CMK 183 ve HMK 153 Ekseninde Yasak Delil ve Cezai Sorumluluk Analizi | EmsalDava