Kesinleşmiş Ceza Hükümlerinde Yargılamanın Yenilenmesi: CMK 311 ve İade-i Muhakeme Pratiği
Kanun YollarıYazar: EmsalDava Editör Ekibi

Kesinleşmiş Ceza Hükümlerinde Yargılamanın Yenilenmesi: CMK 311 ve İade-i Muhakeme Pratiği

Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş hükümlerdeki maddi hataların giderilmesi amacıyla başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur. 5271 sayılı CMK 311 kapsamında, yeni delil sunumu veya sahtelik gibi sınırlı nedenlerle işletilen bu müessesede davanın esasına etkili "yenilik" ve "ciddiyet" kriterleri ispat yükünün merkezinde yer alır.

Kesinleşmiş Hükümlere Karşı Olağanüstü Denetim Mekanizması

Yargılamanın yenilenmesi (iade-i muhakeme), şekli anlamda kesinleşmiş ve infaz kabiliyeti kazanmış bir ceza hükmünün, kanunda sınırlı (numerus clausus) olarak sayılan ağır adli hatalardan biriyle malul olduğunun anlaşılması halinde başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur. Bu müessesenin temel amacı, kesin hükmün otoritesi ile maddi gerçeğe ulaşma ilkesi arasındaki çatışmada, maddi gerçeğe üstünlük tanıyarak adaletsiz sonuçları bertaraf etmektir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 311 uyarınca, hükmün kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan deliller veya hükmün dayandığı temel unsurlardaki sakatlıklar, yargılamanın tekrarını mümkün kılmaktadır.

Yargılamanın yenilenmesi, hükümlünün lehine veya aleyhine olmak üzere iki yönlü düzenlenmiştir. Ancak hukuk güvenliği ilkesi gereği, aleyhe yenileme nedenleri lehe yenileme nedenlerine göre çok daha dar kapsamlı tutulmuştur. Bu süreç, sadece "yeni" bir bilgi sunulması değil, sunulan bilginin mevcut hükmü değiştirebilecek nitelikte "önemli" olması şartına bağlıdır.

"Bu ihlâl, hükümlünün lehine ya da aleyhine olabileceğinden Kanun'da yargılamanın yenilenmesi kurumu, hükümlünün hem lehine hem de aleyhine olarak başvurulabilecek bir kanun yolu olarak düzenlenmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 'Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri' başlıklı 311. maddesi; (1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür."

Kaynak: Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2020/262 - Karar No: 2022/491

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2020/262 E. , 2022/491 K.

Hükümlü Lehine Yargılamanın Yenilenmesi Nedenleri

Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi sebepleri 5271 sayılı CMK m. 311/1 maddesinde altı bent halinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu nedenler genişletilemez ve kıyas yoluyla artırılamaz. Uygulamada en sık karşılaşılan neden (e) bendinde düzenlenen "yeni olaylar veya yeni deliller" başlığı olsa da, belgede sahtelik (a), yalan tanıklık (b), bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaası, hâkimin görev suçuna dayalı kusuru (c), dayanak hukuk mahkemesi hükmünün ortadan kalkması (d) ve AİHM ihlal kararları (f) da hayati öneme sahiptir.

CMK 311 yargılamanın yenilenmesi nedenleri tablosu ve kanun metni detay görünümü.

Yenileme nedenlerinin her biri, hükmün verilmesi aşamasında mahkemenin bilgisi dışında kalan veya hükümden sonra sübut bulan maddi vakıaları hedefler. Örneğin, bir belgenin sahteliği ancak kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla veya suçüstü hali gibi açık delillerle ispatlandığında CMK m. 311/1-a kapsamında bir başvuru zemini oluşur.

CMK m. 311/1 Bendi Yenileme Nedeni Temel Şart
(a) Bendi Belgede Sahtelik Belgenin hükme esas alınmış ve etkili olması.
(b) Bendi Yalan Tanıklık/Bilirkişi Kasıtlı veya ihmali gerçek dışı beyanın hükmü etkilemesi.
(c) Bendi Hâkimin Görev Kusuru Hâkimin ceza mahkûmiyetini gerektiren görev suçu işlemesi.
(d) Bendi Dayanak Hükmün Kalkması Hükme esas alınan hukuk mahkemesi ilamının iptali.
(e) Bendi Yeni Delil veya Olay Tek başına veya eski delillerle beraati/az cezayı gerektirmesi.
(f) Bendi AİHM İhlal Kararı İhlalin kesinleşmiş hükmün esasına dayanması (1 yıl süre).

"Yeni Delil" Kavramının Yargısal Sınırları ve "Önem" Kriteri

CMK m. 311/1-e bendi uyarınca sunulan delil veya olayın "yeni" sayılabilmesi için, hükmü veren mahkeme tarafından yargılama aşamasında bilinmiyor olması ve bu nedenle değerlendirilmemiş olması gerekir. Yenilik kavramı taraf açısından değil, mahkeme açısından ele alınır. Yani, sanık veya müdafii tarafından bilinse dahi mahkemeye sunulmayan bir delil, mahkeme tarafından değerlendirilmediği sürece "yeni delil" vasfını korur.

Yargıtay içtihatlarında vurgulanan en kritik husus, delilin sadece "yeni" olmasının yetmediği, aynı zamanda "önemli" olması gerektiğidir. Önem kriteri, söz konusu delilin tek başına veya mevcut delillerle birlikte değerlendirildiğinde, sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı almasını sağlayacak güçte olmasıdır. Bu niteliği taşımayan, sadece usuli hatalara veya yan unsurlara yönelik iddialar yenileme nedeni olarak kabul edilmez.

"Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için 'yeni' olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın 'yeni' olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır."

Kaynak: Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2012/909 - Karar No: 2014/121

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2012/909 E. , 2014/121 K.

Yeni Tanık Bildirimi ve Mahkemenin Takdiri

Kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan yeni tanık beyanları, teorik olarak bir yenileme nedenidir. Ancak adliye pratiğinde, tanık bildiriminin "ciddiyeti" sorgulanır. Eğer tanık, asıl yargılama sırasında dinlenmek istenmiş ancak ulaşılamamışsa veya mahkemece gerek görülmemişse, bu durum genellikle yeni delil olarak kabul edilmez. Ancak tanık, olayın asıl failinin başkası olduğunu iddia ediyor veya hükmü temelden sarsacak bir görgüye dayanıyorsa, mahkeme "kabule değerlik" incelemesinde bu talebi ciddiye almalıdır.

HTS Kayıtları ve Bilimsel Raporların Yenilik Vasfı

Teknolojik gelişmelerin geriye dönük analizi, özellikle kasten öldürme veya terör suçlarında yenileme taleplerinin merkezindedir. Örneğin, asıl yargılama sırasında talep edilmesine rağmen incelenmeyen veya temin edilemeyen HTS (Historical Traffic Search) kayıtları, baz istasyonu verileriyle birlikte değerlendirildiğinde sanığın olay yerinde olmadığını kanıtlayabilirse, bu durum CMK m. 311/1-e kapsamında "yeni ve önemli delil" olarak nitelendirilir.

"Sanık ... ve müdafiilerinin savunma kapsamındaki taleplerine rağmen HTS kayıtlarının araştırılmadığı, yargılamanın yenilenmesi aşamasında daha önce araştırılmayan ve dosyaya ilk defa getirtilen HTS kayıtlarının girdiği, bu kayıtlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinin daha önce yaptırılmadığı, tüm bu hususların tek tanık olan ...ın beyanlarını destekleyecek veya çürütecek maddi delil mahiyetinde olduğu ve sanığın beraatini gerektirecek nitelikle olduğu anlaşıldığından..."

Kaynak: 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2024/2499 - Karar No: 2024/5893 (Karşı Oy)

Belgeyi Gör: 1. Ceza Dairesi 2024/2499 E. , 2024/5893 K.

Sahtelik ve Gerçek Dışı Tanıklık Olgusunun İspatı

CMK m. 311/1-a ve (b) bentleri, yargılamanın dayandığı ispat araçlarının sahteliği üzerine kuruludur. Belgede sahtelik veya yalan tanıklık olgusunun yargılamanın yenilenmesine esas teşkil edebilmesi için, bu fiillerin hükmü etkileyecek ağırlıkta olması gerekir. Uygulamada en büyük engel, bu sahtelik iddiasının nasıl ispatlanacağıdır.

Kural olarak, bir belgenin sahteliğinin veya bir tanığın yalan söylediğinin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyeti kararıyla saptanmış olması beklenir. Ancak fiilin zamanaşımına uğraması, sanığın ölümü veya delil yetersizliği gibi nedenlerle ceza davası açılamıyorsa, yenileme talebini inceleyen mahkeme bu hususu bizzat araştırabilir. Eğer sahteliği iddia edilen belge hükmün esasını oluşturmuyorsa, yenileme talebi reddedilecektir.

Hâkimin Görev Suçuna Dayalı Yenileme İstemi

Hükme katılmış olan hâkimlerden birinin, görevi kötüye kullanma, rüşvet veya tarafsızlığı ihlal edecek düzeyde kusurlu davranması CMK m. 311/1-c uyarınca yenileme nedenidir. Bu nedenin işletilebilmesi için hâkim hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunması şarttır. Eğer hâkim hakkında yürütülen soruşturma takipsizlik veya beraatle sonuçlanmışsa, bu bent uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmesi ihtimal dahilinde değildir.

Editörün Notu: Hâkimin sadece hukuki takdir hatası yapması veya kanunu yanlış yorumlaması görev suçu kapsamında değerlendirilemez. Yenileme için, hâkimin sübjektif bir kusurla (kasıtla) sanık aleyhine hareket ettiğinin adli makamlarca tespiti gerekir.

"Hükümlü ... müdafii, hükme katılan ilk derece mahkemesi hakimleri ... ... ve ... ... ile fezlekeyi düzenleyen Cumhuriyet savcısı ... ..., iddianameyi düzenleyen Cumhuriyet savcısı ... ..., duruşmaya katılan Cumhuriyet savcısı ... .... haklarında aleyhlerine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur ettiklerinden bahisle CMK'nın 311. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde belirtilen... yeniden yargılama talep etmektedir."

Kaynak: 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2016/2658 - Karar No: 2016/4291

Belgeyi Gör: 10. Ceza Dairesi 2016/2658 E. , 2016/4291 K.

AİHM İhlal Kararları ve Bir Yıllık Hak Düşürücü Süre

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM), kesinleşmiş ceza hükmünün İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme'yi ihlal ettiğine dair kararı, CMK m. 311/1-f uyarınca yenileme nedenidir. Bu düzenleme, özellikle adil yargılanma hakkının (m. 6) ihlali durumlarında sanığa yeniden yargılanma hakkı tanır. Ancak bu hakka başvurabilmek için AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde talepte bulunulmalıdır.

AİHM'in sadece ihlal tespiti yapması yeterlidir; ihlalin mutlaka maddi sonuca etkili olması şartı (diğer bentlere nazaran daha esnek olsa da) aranır. Uygulamada, AİHM tarafından hükmedilen manevi tazminatın yargılamanın yenilenmesine engel olup olmayacağı tartışmalıdır. Yargıtay ve Danıştay eğilimi, tazminatın ihlalin sonuçlarını tamamen ortadan kaldırmadığı hallerde (örneğin hürriyeti bağlayıcı ceza devam ediyorsa) yenileme yolunun açık olduğu yönündedir.

"Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması... Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir."

Kaynak: CEZA MUHAKEMESİ KANUNU - Madde 311/1-f

Belgeyi Gör: CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Hakimin Davaya Bakamaması ve Yasaklılık Halleri

Yargılamanın yenilenmesi sürecinde en kritik usul kuralı, daha önce asıl hükmü veren veya yargılamaya katılan hâkimin, yenileme sürecinde görev alamayacağıdır. CMK m. 23/3 hükmü uyarınca, "Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev alamaz." Bu yasak, sadece duruşma aşamasını değil, başvurunun "kabule değerlik" incelemesini de kapsar.

Hâkimin yasaklılığı ve çekinme kararını temsil eden profesyonel hukuki görsel.

Adliye pratiğinde sıklıkla yapılan bir hata, yenileme dilekçesinin asıl hükmü veren hâkim tarafından incelenerek reddedilmesidir. Yargıtay'ın güncel ve baskın görüşü, bu durumun adil yargılanma hakkını ve hâkimin tarafsızlığı ilkesini ihlal ettiği yönündedir. İlk kararı veren hâkimin kanaati zaten belirginleştiği için, başvurunun ciddiyetini değerlendirecek olan kişi, olaya tamamen yabancı başka bir hâkim olmalıdır.

"Bu çerçevede yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına ilişkin kararın aynı mahkemce, fakat asıl kararı veren hakim, başkan ve üyeler dışındaki hakimlerce oluşturulacak heyetle verilmesi gerekir. Önceki kararı veren hakimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu... bu sebeple adil yargılanma hakkının bir uzantısı olarak, olaya tamamen yabancı, farklı bir hakimin yer aldığı heyetin/hakimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi doğru olacaktır."

Kaynak: 2. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/1920 - Karar No: 2021/12009

Belgeyi Gör: 2. Ceza Dairesi 2021/1920 E. , 2021/12009 K.

Başvurunun Kabule Değerlik İncelemesi ve İki Aşamalı Usul

Yargılamanın yenilenmesi süreci iki ana aşamadan oluşur. Birinci aşama "kabule değerlik" (admissibility) incelemesidir (CMK m. 318-319). Mahkeme, duruşma açmadan önce dosya üzerinden yaptığı incelemede, dilekçede yasal bir neden gösterilip gösterilmediğini ve bu nedenin delillerle desteklenip desteklenmediğini denetler. Eğer bu şartlar oluşmamışsa, istem "kabule değer görülmeyerek" reddedilir. Bu karara karşı "itiraz" (appeallate objection) yolu açıktır; ancak temyiz yolu kapalıdır.

İkinci aşama ise "yenileme isteminin kabulü" ve "yeniden duruşma açılması" sürecidir (CMK m. 321). Eğer mahkeme ileri sürülen delilleri ciddi bulursa, infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar vererek yargılamayı yeniden başlatır. Bu aşamada artık asıl hükmün dokunulmazlığı kalkmış ve delillerin serbestçe tartışıldığı yeni bir yargılama süreci başlamış sayılır.

"Kesinleşmiş bir hükümle ilgili olarak yargılamanın yenilenmesi talebinin hükmü veren mahkemeye verilmesi üzerine yapılması gereken ilk inceleme (Birinci aşama), talebin 318. maddede gösterilen usule uygun yapılıp yapılmadığına, 311. ve 314. maddeler uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek kanuni bir neden gösterilip gösterilmediğine ve gösterilen nedeni doğrulayacak delillerin açıklanıp açıklanmadığına ilişkin olmalıdır."

Kaynak: 2. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/15727 - Karar No: 2023/75

Belgeyi Gör: 2. Ceza Dairesi 2022/15727 E. , 2023/75 K.

İnfazın Durdurulması Müessesesi ve Mahkemenin Takdir Yetkisi

CMK m. 312/1 uyarınca, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulması, kesinleşmiş olan hükmün infazını kendiliğinden durdurmaz. Bu, hukuki güvenliğin ve kesin hükmün otoritesinin bir sonucudur. Ancak kanun koyucu, mahkemeye "infazın geri bırakılması veya durdurulması" konusunda geniş bir takdir yetkisi tanımıştır.

Uygulama Notu: Mahkeme, yenileme talebinin kabule değer olduğuna dair güçlü bir kanaat oluşturmuşsa ve infazın devamı hükümlü açısından telafisi imkansız zararlar (örneğin haksız yere hapis yatma) doğuracaksa, duruşma açma kararıyla birlikte infazı da durdurmalıdır. Ancak sadece şekli bir başvuru, infazın kesilmesini sağlamaz.

"Yargılamanın yenilenmesi istemi hükmün infazını ertelemez. Ancak mahkeme, infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar olabilir."

Kaynak: CEZA MUHAKEMESİ KANUNU - Madde 312/1

Belgeyi Gör: CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Sanık Aleyhine Yargılamanın Yenilenmesi

Yargılamanın yenilenmesi sadece hükümlü lehine değil, sınırlı hallerde sanık aleyhine de işletilebilir. CMK m. 314'te sayılan bu nedenler; belgede sahtelik, yalan tanıklık/bilirkişilik veya hâkimin görev suçunun sanık lehine sonuç doğurmuş olması ve sanığın ikrarıdır. Örneğin, beraat eden bir sanık, daha sonra yetkili bir makam önünde (hâkim veya savcı gibi) suçu işlediğini ikrar ederse, aleyhine yargılamanın yenilenmesi yolu açılabilir.

Aleyhe yenilemede de "kesinleşmiş mahkûmiyet" şartı aranır. Yani sahtecilik iddiası yine başka bir mahkeme kararıyla ispatlanmalıdır. Sanığın ölümü halinde aleyhe yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilemeyeceği, şahsiliğin doğal bir sonucudur.

HAGB Kararlarında Yenileme İstemi Meselesi

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararları, teknik anlamda CMK m. 223 kapsamında davayı sonuçlandıran "hüküm" niteliğinde değildir. Bu kararlar, denetim süresi boyunca hukuki bir sonuç doğurmazlar. Bu nedenle, henüz açıklanmamış ve kesinleşmiş bir hüküm vasfı kazanmamış olan HAGB kararlarına karşı "yargılamanın yenilenmesi" yoluna gidilmesi hukuken mümkün değildir.

Eğer denetim süresi içinde yeni bir suç işlenir ve hüküm açıklanıp kesinleşirse, ancak o tarihten sonra yenileme talebinde bulunulabilir. Mahkemeler, HAGB kararlarına karşı yapılan yenileme taleplerini "kabule değerlik" aşamasında, ortada kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle reddetmektedir.

"Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması... CMK.'nın 223. maddesinde sayılan, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm değildir... CMK.'nın 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi, ancak kesin hükümlere karşı başvurulabilecek olağanüstü bir yasa yolu olup..."

Kaynak: 15. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/8879 - Karar No: 2015/26574

Belgeyi Gör: Kaynak

Yenileme Sürecinde Duruşma Açılması ve İspat Faaliyeti

Yenileme isteminin kabule değer görülmesinden sonra mahkeme CMK m. 321/2 uyarınca yargılamanın yenilenmesine karar verir. Bu karar, dosyanın yeniden esastan incelenmesi gerektiği anlamına gelir. Yenileme yargılaması kural olarak duruşmalı yapılır. Ancak sanığın ölümü veya beraat kararının açıkça anlaşılması gibi istisnai hallerde duruşma açılmadan da karar verilebilir (CMK m. 322).

Yeniden yapılan yargılamada, sadece yeni sunulan deliller değil, dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilir. Mahkeme, önceki hükmü tamamen iptal ederek yeni bir hüküm kurabileceği gibi, önceki hükmün doğru olduğuna kanaat getirirse "önceki hükmün onaylanmasına" da karar verebilir. Yeni yargılamada sanığın savunma hakkı kısıtlanamaz; sanık bizzat duruşmada hazır bulunmalı ve yeni delillere karşı beyanları alınmalıdır.

"İstisnai nedenlerle yargılamanın yenilenmesine karar verildikten sonra yeni bir yargılama olduğu gibi deliller toplanabilir. Re’sen araştırma ilkesi sonucu olarak yenilenme sebebine bağlı olmaksızın başvuruda belirtilen delillerin dışında da delil toplanabilir. Toplanan deliller karar yerinde tartışılıp suçun ne şekilde işlendiği açıklanmalı, mevcut deliller irdelenmeli, delillerle sonuç arasında bağ kurulmalı..."

Kaynak: 3. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/14264 - Karar No: 2022/341

Belgeyi Gör: 3. Ceza Dairesi 2021/14264 E. , 2022/341 K.

Hukuki Risk Analizi ve Uygulama Notları

Yargılamanın yenilenmesi başvurularında başarı oranı, dilekçenin hukuki kurgusuna ve sunulan delilin "yenilik" vasfına doğrudan bağlıdır. Adliye pratiğinde "kabule değerlik" engeli, başvuruların %90'ından fazlasının elendiği aşamadır.

Yargılamanın yenilenmesinde süreler ve usul detaylarını içeren kontrol listesi görseli.

  1. Süre Sınırlaması: AİHM ihlal nedenli başvurular hariç, yargılamanın yenilenmesi herhangi bir süreye tabi değildir. Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü dahi başvuruya engel teşkil etmez (CMK m. 313).
  2. Dilekçe İçeriği: Dilekçede sadece soyut iddialarda bulunulmamalı, CMK m. 311'deki nedenlerden hangisine dayanıldığı açıkça belirtilmeli ve bu nedeni doğrulayan deliller (tanık isimleri, raporlar, belgeler) eklenmelidir.
  3. İtiraz Merci: Yenileme talebinin reddi halinde, CMK m. 268 uyarınca kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde asliye ceza kararları için ağır ceza mahkemesine, ağır ceza mahkemesi kararları için ise numara takibini izleyen ağır ceza mahkemesine itiraz edilmelidir.
  4. Hâkim Reddi: Dilekçenin asıl hükmü veren hâkim tarafından incelendiği fark edildiğinde, derhal hâkimin yasaklılığı (CMK m. 23/3) ileri sürülerek çekinme kararı vermesi istenmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Hükümlü cezaevindeyken yargılamanın yenilenmesi istenir mi ve tahliye imkanı var mıdır?
Evet, hükümlünün cezaevinde olması başvuruya engel değildir. Ancak başvuru tek başına infazı durdurmaz. Mahkemenin CMK m. 312 uyarınca infazın durdurulmasına karar vermesi gerekir. Bu da genellikle "kabule değerlik" aşaması geçildikten sonra delillerin ciddiyetine göre değerlendirilir.

2. Yeni bir tanık buldum, yargılama yenilenir mi?
Sadece yeni bir tanık bulunması yeterli değildir. Bu tanığın beyanının, asıl yargılama sırasında mahkemece bilinen delillerle birlikte değerlendirildiğinde beraati veya daha az cezayı gerektirecek nitelikte olması şarttır. Tanığın daha önce dinlenilmemesinin geçerli bir nedeni olmalı ve beyanı "önemli" bulunmalıdır.

3. Savunma hakkının kısıtlandığına dair AİHM kararı aldım, süreç nasıl işler?
AİHM kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde hükmü veren mahkemeye başvurmalısınız. Mahkeme bu durumda yargılamayı yenilemek zorundadır. Ancak yeniden yargılamada sadece usuli eksiklik (örneğin avukat yardımı almama) giderilir; maddi vakıa hala suçun işlendiğini kanıtlıyorsa önceki hüküm onaylanabilir.

4. Yargılamanın yenilenmesi talebim reddedildi, temyize gidebilir miyim?
Hayır, CMK m. 319/3 uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer görülmemesine (reddine) dair kararlara karşı sadece "itiraz" yolu açıktır. İtiraz merciinin vereceği karar kesindir; temyiz incelemesi yapılamaz.

Kaynakça

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 311 - 323.
  • Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2020/262, Karar No: 2022/491.
  • Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2012/909, Karar No: 2014/121.
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/10266, Karar No: 2021/12978.
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/1920, Karar No: 2021/12009.
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/14264, Karar No: 2022/341.
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Esas No: 2018/15354, Karar No: 2021/6028.
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi, Esas No: 2015/8879, Karar No: 2015/26574.
  • AİHM, Kerimoğlu / Türkiye Kararı, Başvuru No: 58829/10.

Yasal Uyarı: Bu makale, kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti hükümlerine karşı işletilen yargılamanın yenilenmesi müessesesi hakkında genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Her somut uyuşmazlığın kendine özgü delil yapısı, usul hataları ve süre aşımı riskleri bulunmaktadır. Bu içerik hukuki danışmanlık yerine geçmez; hak kaybına uğramamak için bir avukattan profesyonel yardım almanız tavsiye edilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: