Tıbbi Malpraktis Davalarında Kusur Analizi, Zamanaşımı Rejimi ve İspat Standartları
Tıbbi Malpraktis TazminatıYazar: EmsalDava Editör Ekibi

Tıbbi Malpraktis Davalarında Kusur Analizi, Zamanaşımı Rejimi ve İspat Standartları

Tıbbi uygulama hatalarından kaynaklanan tazminat uyuşmazlıklarında hukuki sorumluluk, müdahalenin niteliğine göre vekalet veya eser sözleşmesi hükümlerine dayanmakta; ispat yükü ve zamanaşımı süreleri bu ayrım çerçevesinde şekillenmektedir. Kamu hastanelerinde hizmet kusuru, özel hastanelerde ise akdi sorumluluk ve istihdam edenin sorumluluğu esas alınarak yargılama stratejisi kurgulanmalıdır.

Tıbbi Malpraktis Davalarında Hukuki Sorumluluğun Temelleri ve Görevli Yargı Yolu

Tıbbi malpraktis uyuşmazlıklarında davanın açılacağı yargı yolu ve uygulanacak maddi hukuk hükümleri, müdahalenin yapıldığı kurumun niteliğine ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin türüne göre belirlenir. Kamu hastanelerinde gerçekleştirilen operasyonlar "hizmet kusuru" kapsamında idari yargının görev alanına girerken; özel hastane ve serbest hekim müdahaleleri adli yargıda, genellikle tüketici mahkemeleri nezdinde vekalet veya eser sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmektedir. Malpraktis, hekimin tedavi sırasında standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya özen yükümlülüğünü ihlal etmesiyle oluşan zararı ifade eder.

Tıbbi malpraktis davalarında zamanaşımı sürelerini simgeleyen hukuk ve tıp objeleri.

Kavram: Tıbbi Malpraktis (Tıpta Uygulama Hatası)
Görevli Mahkeme: İdare Mahkemesi (Kamu), Tüketici Mahkemesi (Özel), Asliye Hukuk Mahkemesi (Vekalet ilişkisi yoksa/istisnai)
Hukuki Dayanak: 6098 sayılı TBK m. 502-514 (Vekalet), m. 470-486 (Eser), 2577 sayılı İYUK m. 13 (Hizmet Kusuru)

"Tıbbî faaliyetin kusurlu ifası meslek hatası (malpraktis) olarak ifade edilmektedir. Türk Tabipleri Birliği Hekimlik Meslek Etiği Kuralları’nın 13 üncü maddesine göre malpraktis bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle bir hastanın zarar görmesidir. Malpraktis, komplikasyon kavramından farklıdır. Komplikasyon hekimin tıbbî müdahaleyi gerçekleştirirken her şeyi doğru yapmasına rağmen yine de istenmeyen bir sonucun meydana gelmesidir ve komplikasyonun iyi ve doğru yönetilmiş olması kaydıyla, istenmeyen sonucun ortaya çıkmasında tıp ilminin genel kurallarının kusurlu ihlâli söz konusu olmadığından hekimin sorumluluğu doğmayacaktır."

Kaynak: Hukuk Genel Kurulu - Esas No: 2024/144 - Karar No: 2024/565

Belgeyi Gör: Hukuk Genel Kurulu 2024/144 E. , 2024/565 K.

Hukuki Niteliğin Belirlenmesinde Vekalet ve Eser Sözleşmesi Ayrımı

Tıbbi müdahalenin amacı, davanın temelindeki akdi sorumluluğun sınırlarını çizer. Tedavi amaçlı genel tıbbi müdahaleler "vekalet sözleşmesi" kapsamında değerlendirilirken, estetik operasyonlar ve diş protezi gibi sonuç odaklı müdahaleler "eser sözleşmesi" niteliğindedir. Bu ayrım, hekimin "sonuç garantisi" verip vermediğinin belirlenmesi açısından kritiktir.

Vekalet Sözleşmesi ve Özen Borcunun Sınırları

Vekalet sözleşmesinde hekim, sonucu değil, bu sonuca ulaşmak için gerekli olan en yüksek özeni göstermeyi taahhüt eder. 6098 sayılı TBK m. 506 uyarınca vekil, işi sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Basiretli bir hekimin aynı şartlar altında göstermesi gereken davranış, özen borcunun ölçütüdür.

Eser Sözleşmesi ve Estetik Müdahalelerde Sonuç Garantisi

Estetik amaçlı müdahalelerde Yargıtay'ın güncel eğilimi, ilişkinin eser sözleşmesi olduğu yönündedir. Bu durumda hekim (yüklenici), eserin ayıpsız olarak ortaya çıkacağını garanti eder. Tıbbi zorunluluk bulunmayan, sadece güzelleşme amacı güden operasyonlarda komplikasyon savunması, tedavi amaçlı müdahalelere oranla daha dar yorumlanır.

"Somut olayda, davacı ile davalı arasında eser sözleşmesi niteliğinde estetik müdahaleyi kapsayan hukuki ilişki bulunduğu, sözleşmenin niteliği itibariyle hekim ile hasta arasında tıbbi zorunluluk sebebiyle gerçekleştirilen tedaviye ilişkin vekalet sözleşmesinden farklı olduğu ve eser sözleşmesi hükümlerin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır... Yüklenici, hangi yöntemi kullanırsa kullansın eserin ayıpsız olarak ortaya çıkması gerekmekte olup, diğer bir deyişle eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmektedir."

Kaynak: 6. Hukuk Dairesi - Esas No: 2023/2664 - Karar No: 2024/5122

Belgeyi Gör: 6. Hukuk Dairesi 2023/2664 E. , 2024/5122 K.

Zamanaşımı Rejiminde Uzamış Ceza Zamanaşımı ve Hak Arama Süreleri

Malpraktis davalarında zamanaşımı, davanın dayandığı hukuki temele göre değişkenlik gösterir. Haksız fiil, vekalet sözleşmesi veya idari hizmet kusuru iddiaları farklı sürelere tabidir. Ancak fiilin aynı zamanda bir suçu teşkil etmesi durumunda, Türk Ceza Kanunu'ndaki daha uzun olan ceza zamanaşımı süreleri uygulanır.

Müdahale Türü Hukuki Dayanak Zamanaşımı Süresi Başlangıç Tarihi
Özel Hastane (Tedavi) Vekalet Sözleşmesi 5 Yıl Zararın Öğrenildiği Tarih
Özel Hastane (Estetik) Eser Sözleşmesi 5 Yıl (Ağır Kusurda 20) Eserin Teslimi / Ayıp
Kamu Hastanesi Hizmet Kusuru 1 Yıl (Başvuru) Zararın ve Kusurun Öğrenilmesi
Taksirle Yaralama/Ölüm Uzamış Ceza Zamanaşımı 8 veya 15 Yıl Olay Tarihi

Özel Hukuk Sorumluluğunda Zamanaşımı Def'i

6098 sayılı TBK m. 147/5 (Eski BK 126/4) uyarınca vekalet sözleşmesinden doğan davalar 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Zararın öğrenilmesi, sadece fiziksel bir durumun fark edilmesi değil, bu durumun bir "tıbbi hata" sonucunda oluştuğunun tıbben anlaşıldığı andır.

"Dava dilekçesinde açıklanan hususlar dikkate alındığında davadaki istem haksız fiile değil, vekalet sözleşmesine dayanmaktadır. Yani, vekil konumunda olan davalı doktorların tedavi sırasında özen borcuna aykırı davrandıkları ileri sürülmüştür. Bu durumda uygulanacak olan zamanaşımı süresi, Borçlar Kanununun 126/4.maddesinde belirtilen beş yıllık zamanaşımı süresidir."

Kaynak: 3. Hukuk Dairesi - Esas No: 2010/186 - Karar No: 2010/5764

Belgeyi Gör: 3. Hukuk Dairesi 2010/186 E. , 2010/5764 K.

Ceza Zamanaşımının Tazminat Davasına Etkisi

Hekimin eylemi TCK kapsamında "taksirle yaralama" veya "taksirle öldürme" suçunu oluşturuyorsa, TBK m. 72 uyarınca daha uzun olan ceza zamanaşımı uygulanır. Bu durum, hukuk davası açma süresini ciddi oranda uzatabilir. Özellikle Adli Tıp raporu ile kusurun geç tespit edildiği dosyalarda bu kural "can kurtaran" niteliğindedir.

"Davalılardan doktor hakkında Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/91 esas sayılı dosyada bu olay nedeniyle mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmaktadır. Borçlar Kanununun 72.maddesi uyarınca tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımını öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu zamanaşımı uygulanır. Türk Ceza Kanununun 89/1.maddesinin zamanaşımı süresi dolmadan açılan dava süresindedir."

Kaynak: Hukuk Genel Kurulu - Esas No: 2017/778 - Karar No: 2019/329

Belgeyi Gör: Hukuk Genel Kurulu 2017/778 E. , 2019/329 K.

Kamu Hastanelerinde Tam Yargı Davası ve Zorunlu İdari Başvuru

Devlet hastaneleri, üniversite hastaneleri ve eğitim araştırma hastanelerinde meydana gelen tıbbi hatalar için doğrudan doktora dava açılamaz (Anayasa m. 129/5). Husumet idareye yöneltilmeli ve dava öncesinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m. 13 uyarınca zorunlu idari başvuru süreci tamamlanmalıdır.

İdare mahkemelerinde açılan tam yargı davaları için idari başvuru sürecini temsil eden görsel.

Bir Yıllık Hak Düşürücü Süre ve Öğrenme Ölçütü

İdari yargıda tazminat talepleri, zararın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halükarda eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde idareye yazılı olarak bildirilmelidir. Burada "öğrenme", zararın kapsamının ve idarenin kusurlu olduğunun netleştiği "nihai rapor" veya "kesin teşhis" tarihidir.

"İdarece kişinin tedavisi sırasında gerçekleştirilen eylemin bütün sonuçlarının son rapor tarihi olan 27/10/2009 tarihinde ortaya çıktığının kabulü gerektiği, bu kabule göre de, davacı tarafından eylemin bütün sonuçlarının öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde, yani en son 27/10/2010 tarihine kadar, sorumlu olduğu düşünülen idareye tazminat istemli olarak başvurulması... gerekirken... Kanun'da belirtilen bir yıllık süre geçirildikten çok sonra 16/05/2011 tarihinde (adli yargıda) açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir."

Kaynak: DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU - Esas No: 2021/794 - Karar No: 2021/1910

Belgeyi Gör: DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/794 E. , 2021/1910 K.

Hizmet Kusuru ve Organizasyon Sorumluluğu

İdari yargıda sadece doktorun şahsi hatası değil, hastanenin fiziki şartları, cihaz yetersizliği, nöbetçi doktor bulunmaması gibi "organizasyon kusurları" da tazminat gerektirir. İdare, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi nedeniyle ortaya çıkan zararlardan kusursuz sorumluluk veya hizmet kusuru prensipleri gereği sorumludur.

Aydınlatılmış Onamın Geçerliliği ve İspat Yükü

Aydınlatılmış onam, hekimin hukuki sorumluluktan kurtulması için sadece bir imza değil, hastanın müdahaleyi ve olası riskleri anladığını tevsik eden bir süreçtir. Yargıtay uygulamasına göre, onamın varlığını ve kapsamını ispat yükü hekim/hastane üzerindedir.

Onam Formlarının İçeriği ve "Maktu" Form Geçersizliği

Standart, her hasta için aynı olan ve riskleri detaylandırmayan maktu formlar, hukuki geçerliliğe sahip değildir. Formun, hastanın anlayabileceği dilde, müdahalenin risklerini, alternatif tedavi yöntemlerini ve müdahale edilmezse doğacak sonuçları içermesi gerekir.

Acil Durumlarda Onam Şartı ve İstisnalar

Hastanın bilincinin kapalı olduğu ve müdahale edilmezse hayati riskin doğacağı acil durumlarda onam şartı aranmaz. Ancak bu durumun tıbbi kayıtlarla (epikriz, müşahade kağıdı) kanıtlanması gerekir. Estetik müdahalelerde ise aciliyet kavramı genellikle bulunmadığından, onam yükümlülüğü çok daha katıdır.

İspat Yükünün Ters Çevrilmesi ve Karine Uygulaması

Sözleşmeden doğan sorumlulukta, borçlu (hekim) kusursuz olduğunu ispat etmedikçe sorumlu kabul edilir (TBK m. 112, Eski BK 96). Ancak bu karine, malpraktis davalarında mutlak bir "haksızlık" karinesi değildir; hastanın zararı ve illiyet bağını ispat etmesi ön şarttır.

Uygulama Notu: Mahkemeler, tıbbi müdahalenin karmaşıklığı nedeniyle ispat yükünü değerlendirirken genellikle Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Heyet raporlarına dayanır. Alacaklı (hasta), sözleşmenin ihlal edildiğini, bir zararın doğduğunu ve bu zarar ile müdahale arasında uygun illiyet bağı olduğunu kanıtlamalıdır. Kusurun yokluğunu kanıtlama yükü ise hekimdedir.

"Kural olarak herkes hakkını dayandırdığı olayları ispat etmek zorundadır (4721 sayılı Kanun, md. 6; 6100 sayılı Kanun, md. 190/1). Ancak sözleşmeden doğan sorumlulukta yukarıda bahsi geçen 818 sayılı Kan'un 96 ncı maddesi ile kanun koyucu borçlu aleyhine bir karine koymuş ve kusur yönünden ispat yükünü ters çevirmiştir. Ne var ki bu noktada şu husus göz ardı edilmemelidir: Kusur dışında kalan sözleşmenin ihlâli, zarar ve uygun illiyet bağı gibi unsurların varlığını ispat yükü yine alacaklıya düşmektedir."

Kaynak: Hukuk Genel Kurulu - Esas No: 2024/144 - Karar No: 2024/565

Belgeyi Gör: Hukuk Genel Kurulu 2024/144 E. , 2024/565 K.

Komplikasyon Yönetimi ve Hekimin Sorumluluğunun Sınırı

Her istenmeyen sonuç malpraktis değildir. Tıp biliminin kabul ettiği, her türlü özen gösterilse dahi kaçınılamayan riskler "komplikasyon" olarak adlandırılır. Hekimin sorumluluğu, komplikasyonun ortaya çıkmasında değil, ortaya çıkan komplikasyonun "yönetilmesinde" hata yapması halinde doğar.

Komplikasyon Tanısı ve Zamanında Müdahale

Bilirkişi incelemelerinde, meydana gelen zararın bir komplikasyon olup olmadığı, eğer komplikasyon ise hekimin bu durumu zamanında fark edip etmediği ve standartlara uygun müdahalede bulunup bulunmadığı irdelenir. Örneğin, bir ameliyat sonrası enfeksiyon komplikasyon olabilir; ancak enfeksiyon belirtileri görülmesine rağmen antibiyotik tedavisine başlanmaması hizmet kusuru/malpraktis teşkil eder.

Yanlış Teşhis ve Test İhmali

Down Sendromu gibi genetik durumların hamilelik sürecinde teşhis edilememesi (Wrongful Birth), gerekli testlerin (ikili/dörtlü tarama, amniyosentez önerisi) yapılmaması veya sonuçların yanlış yorumlanması durumunda malpraktis olarak değerlendirilmektedir. Hekim, hastayı ileri tetkik seçenekleri konusunda bilgilendirmek zorundadır.

Maddi ve Manevi Tazminat Kalemlerinin Hesaplanması

Malpraktis sonucu bedensel bütünlüğü bozulan veya vefat eden hastanın yakınları, çeşitli tazminat kalemlerini talep edebilir. Maddi tazminat kalemleri aktüeryal hesaplamalarla somutlaştırılırken, manevi tazminat hakimin takdir yetkisindedir.

Tıbbi malpraktis tazminat hesaplamalarını simgeleyen çalışma masası ve evraklar.

  1. Tedavi Giderleri: Hatalı müdahaleyi düzeltmek için yapılan ve gelecekte yapılması muhtemel tüm masraflar.
  2. Kazanç Kaybı: Tedavi süresince çalışılamayan dönemdeki gelir mahrumiyeti.
  3. Çalışma Gücü Kaybı (Maluliyet): Kalıcı sakatlık durumunda, kişinin kalan ömrü boyunca uğrayacağı ekonomik kayıp (PMF veya TRH tablolarına göre hesaplanır).
  4. Destekten Yoksun Kalma: Ölüm halinde, müteveffanın desteğinden mahrum kalanların (eş, çocuk, anne-baba) uğradığı zarar.
  5. Manevi Tazminat: Yaşanan elem ve ızdırabın karşılığı olarak takdir edilen bedel.

Dikkat Edilmesi Gerekenler: Sigorta şirketlerine (Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) başvurulurken poliçe limitleri ve olay tarihindeki limitler kontrol edilmelidir. Rücu ilişkilerinde ise sigorta şirketinin doktorun kasten veya ağır kusurla hareket edip etmediğine bakma hakkı saklıdır.

Bilirkişi İncelemesi ve Yargıtay'ın Denetim Kriterleri

Tıbbi malpraktis davaları, teknik uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu davanın merkezinde yer alır. Ancak Yargıtay ve Danıştay, sadece "kusur yoktur" şeklindeki kısa ve gerekçesiz raporlara dayanılarak hüküm kurulmasını bozma sebebi saymaktadır.

Uzmanlık Alanına Göre Heyet Oluşturulması

Hangi branşta hata yapıldığı iddia ediliyorsa, o branştan profesör veya doçent düzeyinde öğretim üyelerinden oluşan bir heyet kurulmalıdır. Örneğin, bir kadın doğum operasyonunda anestezi hatası iddia ediliyorsa heyette mutlaka anestezi uzmanı bulunmalıdır.

"Adli Tıp Kurumu raporlarında her ne kadar ölen eş ... bakımından sezeryan ve sonrası sürece ilişkin işlemler incelenerek sonuç olarak davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı belirtilmiş ise de raporların davacının itirazlarını karşılar nitelikte olmadığı... üniversitede görevli öğretim üyelerinden oluşturulacak konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden... taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden..."

Kaynak: 3. Hukuk Dairesi - Esas No: 2023/157 - Karar No: 2023/913

Belgeyi Gör: 3. Hukuk Dairesi 2023/157 E. , 2023/913 K.

Çelişkili Raporların Giderilmesi

Adli Tıp Kurumu raporu ile Üniversite Heyet raporu arasında çelişki varsa, mahkeme bu çelişkiyi gidermek için Adli Tıp Genel Kurulu veya farklı bir üniversiteden "Genişletilmiş Uzmanlar Heyeti" raporu almalıdır. Çelişki giderilmeden verilen kararlar usulden bozulmaktadır.

Arabuluculuk Süreci ve Dava Şartı Denetimi

7251 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonrası, tüketici mahkemelerinde görülen tıbbi malpraktis davaları "dava şartı arabuluculuk" kapsamına alınmıştır. Kamu hastanelerine karşı açılan tam yargı davalarında ise arabuluculuk şartı bulunmamaktadır; doğrudan idari başvuru sonrası dava açılır.

Editörün Notu: Arabuluculuk tutanağı düzenlenirken "anlaşılamayan" hususların net belirtilmesi, maddi ve manevi tazminat kalemlerinin her ikisinin de müzakere edildiğinin tutanakta yer alması, ileride "dava şartı yokluğu" nedeniyle usulden red riskiyle karşılaşmamak adına hayatidir.

Sorumluluk Paylaşımı ve Rücu Davaları

Tıbbi müdahale sırasında hem hastanenin organizasyon kusuru hem de doktorun operasyonel hatası mevcutsa, "müteselsil sorumluluk" kuralları işler. Hasta, zararının tamamını hastaneden veya doktordan (veya sigortasından) talep edebilir.

  1. Doktor ve Hastane İlişkisi: Özel hastanelerde TBK m. 116 (Yardımcı Kişilerin Fiillerinden Sorumluluk) ve m. 66 (Adam Çalıştıranın Sorumluluğu) uyarınca hastane, doktorun hatasından kendi kusuru olmasa dahi sorumludur.
  2. Sigorta Şirketinin Rolü: Zorunlu mali sorumluluk sigortası, doktorun kusuru oranında tazminatı ödemekle yükümlüdür. Ancak manevi tazminat talepleri genellikle poliçe kapsamı dışındadır (özel klozlarda aksi belirtilmedikçe).
  3. İdarenin Rücu Hakkı: Kamu hastanelerinde Devlet tazminatı ödedikten sonra, ilgili personelin (doktorun) kasten veya ağır kusurla hareket ettiğini tespit ederse, personele rücu eder. Bu rücu davası adli yargıda görülür.

"Devlet, ödediği tazminat nedeniyle, sorumlu bilirkişiye, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde rücu eder . Hükme esas alınan bilirkişi raporu kasten gerçeğe aykırı olarak düzenlenmişse, bu durumda, ceza zamanaşımı süresi uygulanır."

Kaynak: HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Madde 287

Belgeyi Gör: HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

Sıkça Sorulan Sorular

Ameliyat öncesi imzalatılan "her türlü riski kabul ediyorum" şeklindeki genel onam formu hekimi sorumluluktan kurtarır mı?
Hayır. Yargıtay içtihatlarına göre bu tür ucu açık ve genel ifadeler "aydınlatılmış onam" sayılmaz. Onamın geçerli olabilmesi için müdahalenin spesifik risklerinin hastaya anlatıldığının ispatı gerekir.

Malpraktis davası açmak için mutlaka doktorun ceza alması mı gerekir?
Hayır. Hukuk mahkemesi veya idare mahkemesi hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değildir (Kusur tespiti açısından). Ceza davasında "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği beraat verilmiş olsa bile, hukuk davasında "özen borcuna aykırılık" tespit edilerek tazminata hükmedilebilir.

Estetik ameliyat sonucunu beğenmeyen hasta her durumda tazminat alabilir mi?
Estetik müdahaleler eser sözleşmesi sayıldığından hekim bir "sonuç" taahhüt etmiş kabul edilir. Eğer sonuç, tıbbi standartlara ve başlangıçta vaat edilen (örneğin simülasyon görüntüleri) duruma aykırı ise ayıp hükümleri uyarınca tazminat talep edilebilir; ancak bu durumun tıbbi bir kusur veya sözleşmeye aykırılık teşkil etmesi gerekir.

Kamu hastanesindeki bir hata için doğrudan doktora dava açabilir miyim?
Anayasa m. 129/5 ve 657 sayılı Kanun uyarınca, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılabilir. Doğrudan doktora açılan davalar "husumet" nedeniyle reddedilir.


Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlı olup, somut hukuki uyuşmazlıklara doğrudan çözüm sunmaz. Her vakanın kendine özgü teknik detayları, tıbbi kayıtları ve usuli süreçleri farklılık gösterebilir. Tıbbi malpraktis gibi karmaşık uyuşmazlıklarda profesyonel hukuki destek alınması zorunludur.

Kaynakça

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu.
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/144, K. 2024/565.
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2664, K. 2024/5122.
  • Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/794, K. 2021/1910.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/157, K. 2023/913.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/778, K. 2019/329.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Tazminat Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş:
Tıbbi Malpraktis Davalarında Kusur Analizi, Zamanaşımı Rejimi ve İspat Standartları | EmsalDava