TCK 165 Kapsamında Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçunda İspat Standartları ve Yargısal Denetim
Malvarlığına Karşı SuçlarYazar: EmsalDava Editör Ekibi

TCK 165 Kapsamında Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçunda İspat Standartları ve Yargısal Denetim

TCK 165 uyarınca düzenlenen suç eşyasının satın alınması suçu, eşyanın öncül bir suçtan elde edildiğinin fail tarafından bilinmesini gerektiren teknik bir kast yapısına sahiptir. Yargılama sürecinde hapis cezasıyla birlikte adli para cezasına hükmedilmemesi veya uzlaştırma prosedürünün işletilmemesi, güncel Yargıtay içtihatları uyarınca temel bozma nedenidir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu, malvarlığına karşı işlenen suçlar neticesinde elde edilen değerlerin piyasada dolaşımını engelleyerek, öncül suçun failinin bu suçtan menfaat sağlamasını zorlaştırmayı amaçlayan bir engelleyici normdur. Bu suçun vücut bulabilmesi için, satın alınan veya kabul edilen eşyanın daha önce işlenmiş bir suçtan (hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma vb.) elde edilmiş olması ve failin bu durumu bilerek hareket etmesi şarttır. Adliye pratiğinde bu suç tipi, özellikle ikinci el piyasasındaki ticari faaliyetler ve bilişim aygıtlarının devri süreçlerinde sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.

Suçun Maddi Unsurları ve Öncül Suç Koşulu

TCK m. 165/1 hükmünün uygulanabilmesi için her şeyden önce ortada bir "suç eşyası" bulunmalıdır. Bu eşya, mutlaka bir suçun işlenmesi suretiyle elde edilmiş olmalıdır. Eğer eşya bir kabahat (örneğin mülkiyetin devrine ilişkin bir idari usulsüzlük) neticesinde ele geçirilmişse, bu maddenin uygulanması mümkün değildir. Öncül suçun ne olduğu veya kim tarafından işlendiği hususunda kesin bir mahkumiyet kararı aranmasa da, söz konusu eşyanın yasal olmayan yollarla, bir suç fiili neticesinde malikin rızası dışında elden çıktığının somut delillerle ortaya konulması gerekir.

Mülkiyet ve adalet terazisi temsili görseli

Yargıtay uygulamalarında, eşyanın niteliği ve elde ediliş biçimi suçun vasıflandırılmasında belirleyici rol oynar. Özellikle hırsızlık suçunun konusu olan bir malın, bu suça iştirak etmeksizin sonradan devralınması hali TCK 165 kapsamında değerlendirilir. Ancak fail, hırsızlık fiiline en baştan ortak olmuşsa veya suçun işlenmesine yardım etmişse, artık suç eşyasını satın alma suçundan değil, asıl suçtan (hırsızlık) sorumlu tutulacaktır.

"Suç tarihinde müştekinin giriş katında bulunan evinden pencerenin de açık olmasından faydalanılarak cep telefonunun camın önünde bulunan masadan çalındığı ve kayıtlara göre sanık tarafından bir ay süre ile kullanıldığı, sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmediği ve suça konu çalmadığı yönündeki savunmasının aksine delil bulunmaması karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 165. maddesinde tanımlanan suç eşyasını satın alma veya kullanma suçuna uyduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgı ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir."

Kaynak: Yargıtay 17. Ceza Dairesi, Esas No: 2015/9038, Karar No: 2016/1564

Belgeyi Gör: 17. Ceza Dairesi 2015/9038 E. , 2016/1564 K.

Manevi Unsur Olarak "Bilme" Kriteri ve Kastın İspatı

Suç eşyasını satın alma veya kabul etme suçu, taksirle işlenebilen bir suç değildir; failin doğrudan veya olası kast ile hareket etmesi gerekir. Failin, eşyanın bir suçtan elde edildiğini bilmesi veya bu durumu "hayatın olağan akışı" içerisinde öngörebilecek durumda olması (olası kast) yeterlidir. Yargılama makamları, "bilme" unsurunu tespit ederken şu somut verileri esas almaktadır:

  1. Eşyanın Fiyatı: Piyasa değerinin çok altında bir bedelle satılması.
  2. Satış Yeri ve Zamanı: Gece vakti, ıssız yerlerde veya yetkisiz kişilerden yapılan alımlar.
  3. Belge Eksikliği: Fatura, garanti belgesi veya mülkiyet karinesi oluşturan diğer belgelerin bulunmaması.
  4. Failin Mesleki Durumu: Alıcının mesleği gereği eşyanın menşeini sorgulama yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı (Örn: Eskici, ikinci el telefon satıcısı).

Kastın Belirlenmesinde Subjektif Değerlendirme

Failin savunmasında dile getirdiği "yolda buldum" veya "tanımadığım birinden aldım" şeklindeki beyanlar, her zaman suçtan kurtulmaya yönelik kabul edilmez. Ancak bu beyanların dosyadaki diğer delillerle (HTS kayıtları, baz istasyonu verileri, tanık beyanları) çelişmesi durumunda mahkumiyet hükmü tesis edilmektedir. Kastın yokluğu, ancak failin eşyayı piyasa koşullarında, dürüst bir ticaretin gerektirdiği özenle aldığını kanıtlaması durumunda kabul edilebilir.

Olası Kast ve İhmali Davranış Farkı

Hukuk pratiğinde sıkça karıştırılan bir husus, failin "eşyanın çalıntı olabileceğini tahmin etmesi" durumudur. Eğer fail, eşyanın suçtan geldiği konusunda ciddi bir şüpheye düşmüş ancak "ne olursa olsun" diyerek satın alma işlemini gerçekleştirmişse, burada olası kasttan söz edilir ve TCK 165 uyarınca cezalandırma yoluna gidilir.

Yaptırım Rejiminde Hapis ve Adli Para Cezası Birlikteliği

TCK m. 165/1 hükmü, yaptırım olarak hapis cezası ile adli para cezasının birlikte uygulanmasını emretmektedir. Kanun metninde yer alan "ve" ibaresi, hakime bu iki cezadan birini seçme yetkisi vermez; her iki cezaya da aynı anda hükmedilmesi yasal bir zorunluluktur. Adliye pratiğinde en sık karşılaşılan bozma nedenlerinden biri, yerel mahkemelerin yalnızca hapis cezasına hükmedip adli para cezasını ihmal etmeleridir.

Hukuki yaptırım ve dosyaları simgeleyen görsel

Suç Tipi Hapis Cezası Süresi Adli Para Cezası (APC) Durumu Uzlaştırma Kapsamı
TCK 165 (Temel Hal) 6 Ay - 3 Yıl Zorunlu (Hapisle Birlikte) Evet (7188 S.K. ile)
TCK 165 (Olası Kast) 1/3 ile 1/2 oranında indirim Zorunlu (Hapisle Birlikte) Evet
TCK 167 (Şahsi Cezasızlık) Ceza Verilmez Uygulanmaz -

Yargıtay daireleri, aleyhe temyiz bulunmadığı sürece bu eksikliği "eleştiri" konusu yapmakta ancak hükmü bozmamaktadır. Fakat sanık lehine yapılan temyiz incelemelerinde, ceza miktarının belirlenmesindeki çelişkiler bozma nedeni sayılabilmektedir.

"Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için 5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesinin suç tarihinde yürürlükte bulunan şekli ile... yaptırımlarının, her ikisinin de birlikte öngörüldüğü... alt sınırdan hapis cezası belirlendiği halde, adli para cezası ile ilgili temel ceza belirlenirken aynı gerekçeler gösterilerek alt sınırdan uzaklaşılıp 30 gün karşılığı adli para cezasına hükmolunması suretiyle kararda çelişkiye neden olunması bozmayı gerektirmiştir."

Kaynak: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, Esas No: 2013/6570, Karar No: 2013/28793

Belgeyi Gör: 2. Ceza Dairesi 2013/6570 E. , 2013/28793 K.

Uzlaştırma Prosedürü ve 7188 Sayılı Kanun Değişikliği

24/10/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7188 sayılı Kanun ile TCK 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Bu değişiklik, halen görülmekte olan davalar ve infaz aşamasındaki dosyalar için de "lehe kanun" ilkesi gereği uygulama alanı bulmaktadır.

Hukuki uzlaşma ve anlaşma sürecini temsil eden görsel

Mahkemelerin, yargılama aşamasında dosyayı öncelikle Uzlaştırma Bürosu'na göndermesi zorunludur. Uzlaştırma işlemlerinin tamamlanmadan mahkumiyet kararı verilmesi, usule aykırılık teşkil etmektedir. Eğer taraflar uzlaşırsa, kamu davasının düşmesine; uzlaşma sağlanamazsa yargılamaya devam olunarak esas hakkında karar verilmesine hükmedilir.

"Sanık ...'a yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasını satın alma suçu nedeniyle... 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir."

Kaynak: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, Esas No: 2018/8320, Karar No: 2019/12506

Belgeyi Gör: 15. Ceza Dairesi 2018/8320 E. , 2019/12506 K.

Savunma Stratejileri: "İyi Niyet" ve "Eksik İnceleme" Savunmaları

Adliye pratiğinde sanık müdafilerinin odaklanması gereken en temel nokta, müvekkilin eşyanın suçtan elde edildiğini bilmediğine dair somut olguların dosyaya sunulmasıdır. Yargıtay, sanığın savunmasının aksini ispat yükünün iddia makamında olduğunu vurgulasa da, hayatın olağan akışına aykırı durumların varlığı halinde sanığın aktif savunma yapması beklenir.

İkinci El Ticaretinde Belgeleme Yükümlülüğü

Özellikle telefon, bilgisayar veya otomobil yedek parçası gibi emtiaların ticaretini yapan profesyonellerin, alım-satım belgelerini (gider pusulası, kimlik fotokopisi, satış sözleşmesi) saklaması hayati önem taşır. Belgesiz yapılan alımlarda, Yargıtay "bilmesi gerekirdi" karinesiyle mahkumiyet yönünde eğilim göstermektedir.

Hukuki Alacağın Tahsili Savunması

Bazı durumlarda sanık, bir alacağını tahsil edemediği için borçlusundan eşya alabilmektedir. Eğer alınan bu eşya, borçlunun bir başka yerden çaldığı bir mal ise; sanığın eyleminin "hukuki alacağın tahsili amacıyla hırsızlık" (TCK 144/1-b) mi yoksa suç eşyasını satın alma mı olduğu tartışılmalıdır.

"Sanıkların beyanları, katılanın ekonomik kriz nedeniyle işçi maaşlarını ödeyemediğini kabul etmesi, ücret ve kıdem tazminatına yönelik açtıkları davanın halen derdest olduğu birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların eyleminin TCK'nın 144/1-b maddesinde tanımlanan hukuki alacağın tahsili için işlenen hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir."

Kaynak: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, Esas No: 2014/15258, Karar No: 2015/18258

Belgeyi Gör: 2. Ceza Dairesi 2014/15258 E. , 2015/18258 K.

CMK m. 226 Uyarınca Ek Savunma Hakkı Zorunluluğu

Yargılama süreci hırsızlık (TCK 141-142) veya yağma gibi ağır suçlardan başlamış olsa dahi, mahkeme eylemin niteliğinin değişerek TCK 165'e dönüşeceği kanaatine varırsa, sanığa mutlaka ek savunma hakkı tanımalıdır. Bu usul kuralı, savunma hakkının kısıtlanmaması adına emredici niteliktedir.

Ek savunma hakkı verilmeden doğrudan TCK 165/1 uyarınca kurulan hükümler, Yargıtay tarafından mutlak bozma nedeni olarak görülmektedir. Özellikle hırsızlık suçundan dava açılan dosyalarda, mahkemenin "hırsızlık yapmadın ama çalıntı malı kabul ettin" diyebilmesi için bu usulü işletmesi şarttır.

Suçun Şahsi Cezasızlık Sebepleriyle İlişkisi (TCK m. 167)

Suç eşyasını satın alma veya kabul etme suçu, TCK'nın "Malvarlığına Karşı Suçlar" bölümünde yer aldığı için 167. maddedeki şahsi cezasızlık sebeplerinden yararlanabilir. Buna göre; eşyanın suçtan elde edildiğini bilerek satın alan kişi, öncül suçu işleyen kişinin (hırsızın) eşi, üstsoyu, altsoyu veya aynı konutta beraber yaşayan kardeşi ise hakkında ceza verilmez. Bu durum, aile bağlarının korunması amacıyla getirilmiş bir "ceza engeli" niteliğindedir.

Uygulamada, eğer satın alan kişi ile öncül suçun faili arasında bu tür bir akrabalık bağı varsa, mahkemece "Ceza Verilmesine Yer Olmadığına" kararı verilmelidir. Ancak bu indirim veya cezasızlık, sadece maddedeki sınırlı akrabalık ilişkileri için geçerlidir; uzak akrabalar veya arkadaşlar bu korumadan yararlanamaz.

Tekerrür ve İnfaz Rejimindeki Özellikler

Sanığın adli sicil kaydında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunması halinde, TCK 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanır. TCK 165 kapsamında verilen hapis cezalarında, mahkemenin mükerrirliği tartışması ve hüküm fıkrasında belirtmesi gerekir.

Yargıtay, tekerrür hükümlerinin uygulanmamasını veya yanlış uygulanmasını (Örn: Denetimli serbestlik süresinin hükümde kısıtlanması) bozma veya eleştiri konusu yapmaktadır.

"Sanığın, adli sicil kaydına göre tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde TCY’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır."

Kaynak: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, Esas No: 2011/24008, Karar No: 2014/10104

Belgeyi Gör: 6. Ceza Dairesi 2011/24008 E. , 2014/10104 K.

Hak Yoksunlukları ve TCK 53 Uygulaması

Kasten işlenen bu suçun bir sonucu olarak, sanık hakkında TCK 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına (kamu görevinden yoksun kalma, seçme-seçilme ehliyeti vb.) hükmedilmesi gerekir. Anayasa Mahkemesi’nin 2015 yılındaki iptal kararı sonrasında, bu maddedeki bazı kısıtlamaların kapsamı değişmiş olsa da, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak yoksunlukları infaz aşamasında da dikkate alınabilmektedir.

Mahkemenin hükümde hak yoksunluklarına yer vermemesi, genellikle "infaz aşamasında gözetilebilir" denilerek bozma nedeni yapılmamaktadır. Ancak teknik bir eksiklik olduğu aşikardır.

Zamanaşımı Süreleri ve Usul Ekonomisi

TCK 165/1 maddesinde düzenlenen suçun hapis cezasının üst sınırı 3 yıl olduğundan, TCK 66/1-e maddesi uyarınca olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Suçun işlendiği tarihten itibaren (satın alma veya kabul etme anı), kesen bir neden yoksa 8 yıl geçmesiyle kamu davası düşer. Eğer zamanaşımını kesen işlemler (ifade alımı, mahkumiyet kararı vb.) varsa, süre en fazla yarı oranında uzayarak 12 yıla çıkar.

"Sanığın eylemine uyan ve 765 sayılı TCY.nın 512/1. maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 11.02.2005 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması sebebiyle kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE karar verilmiştir."

Kaynak: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, Esas No: 2012/16778, Karar No: 2012/23882

Belgeyi Gör: 6. Ceza Dairesi 2012/16778 E. , 2012/23882 K.

Suçun Şikayete Tabi Olmaması ve Kamu Davası Niteliği

Suç eşyasını satın alma suçu, şikayete tabi bir suç değildir. Dolayısıyla, eşyası çalınan mağdur (katılan) şikayetinden vazgeçse dahi kamu davası düşmez; yargılama resen devam eder. Mağdurun zararının giderilmiş olması (eşyanın iadesi veya bedelinin ödenmesi), ancak ceza miktarında bir indirim veya erteleme gerekçesi olarak değerlendirilebilir.

Ancak dikkat edilmesi gereken husus, 165. maddenin uzlaştırma kapsamında olmasıdır. Eğer uzlaşma sağlanırsa, bu durum şikayetten vazgeçme gibi değil, davanın sonlanması sonucunu doğurur.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Çalıntı olduğunu bilmeden aldığım bir telefon için ceza alır mıyım? TCK 165 kapsamında cezalandırma için "bilme" veya "bilmesi gerekme" (olası kast) şarttır. Eğer telefonu piyasa değerinde, güvenilir bir dükkandan veya faturalı olarak aldıysanız, kastınızın olmadığı kabul edilir ve ceza almazsınız. Ancak piyasanın çok altında, belgesiz ve şüpheli şahıslardan yapılan alımlarda yargı makamları bilmeme savunmasına itibar etmemektedir.

2. Suç eşyasını geri verirsem cezam silinir mi? Eşyanın iade edilmesi veya zararının tazmin edilmesi suçu ortadan kaldırmaz ancak TCK 168 (Etkin Pişmanlık) kapsamında bir indirim nedeni olabilir. Fakat TCK 165 açısından Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2014/32640 E. sayılı kararında belirttiği üzere, bu suçta 168. maddenin uygulanma imkanı tartışmalıdır; buna karşın uzlaştırma müessesesi bu zararı giderme yolunu açmaktadır.

3. Sadece hapis cezası verildi, adli para cezası yazılmadı. Bu benim lehime mi? Evet, sadece hapis cezası verilmesi sanık lehine bir durumdur. Yargıtay, bu durumu "eksik ceza tayini" olarak nitelendirmekte ancak aleyhe (savcı veya katılan tarafından) bir temyiz yoksa, "kazanılmış hak" kuralı gereği sanık aleyhine bozma yapmamaktadır.

4. Suç eşyasını satın alan kişi hırsızla aynı kişi olabilir mi? Hayır. Kendi çaldığı malı elinde bulunduran kişi TCK 165'ten değil, sadece hırsızlıktan cezalandırılır. Suç eşyasını satın alma suçunun faili, öncül suça iştirak etmemiş üçüncü bir kişi olmalıdır.

Kaynakça

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
  • 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi, Esas No: 2013/6570, Karar No: 2013/28793
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi, Esas No: 2015/9038, Karar No: 2016/1564
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi, Esas No: 2018/8320, Karar No: 2019/12506
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi, Esas No: 2012/16778, Karar No: 2012/23882
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi, Esas No: 2018/2274, Karar No: 2018/14554

Yasal Uyarı: Bu içerik, TCK 165 ve ilgili yargı kararlarına dair akademik ve profesyonel bir analiz olup genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olayların kendine özgü dinamikleri hukuki neticeyi değiştirebileceğinden, profesyonel bir hukuki yardım almadan bu metne dayanarak işlem yapılması önerilmez.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: