
İnfaz Hukukunda Koşullu Salıverilmenin Geri Alınması ve Bihakkın Tahliye Süreçleri
Koşullu salıverilmenin geri alınması, denetim süresi içinde kasten hapis cezasını gerektiren bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, tahliye edilen hükümlünün cezaevine iadesini ve bihakkın tahliye tarihine kadar olan sürenin aynen infazını öngören ağır bir yaptırımdır.
Koşullu Salıverilme Kararının Hukuki Niteliği ve İnfaz Rejimindeki Yeri
Koşullu salıverilme, kesinleşmiş bir hapis cezasının infazı sürecinde, hükümlünün ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken süreyi iyi halli olarak tamamlaması şartıyla, cezasının kalan kısmını dışarıda denetim altında geçirmesine imkan tanıyan bir infaz kurumu niteliğindedir. Bu kurum, cezanın tamamen sona erdiği veya affedildiği anlamına gelmez; aksine, infazın dış dünyada devam eden bir aşamasıdır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (CGTİHK) m. 107 çerçevesinde şekillenen bu süreçte, hükümlünün dış dünyadaki tutum ve davranışları, cezasının infaz edilmiş sayılıp sayılmayacağını belirleyen temel kriterdir.
Adliye pratiğinde sıklıkla hata yapılan husus, koşullu salıverilme kararının kesin bir tahliye statüsü kazandırdığı yanılgısıdır. Yargıtay yerleşik içtihatlarında, koşullu salıverilen hükümlü hakkında infaz işleminin, özgürlüğü bağlayıcı cezanın kanun gereği yerine getirilmesi gereken bihakkın tahliye tarihine kadar kesintisiz sürdüğünü kabul etmektedir. Bu bağlamda, koşullu salıverilme bir hak değil, şartlı bir imkandır. Eğer hükümlü, kendisine tanınan bu denetim süresi içerisinde yasal sınırları ihlal ederse, infaz rejimi derhal kapalı sisteme geri döner.
İnfazın Kesintisizliği İlkesi ve Denetim Süresinin Başlangıcı
Koşullu salıverilme kararı ile hükümlü fiziken özgürlüğüne kavuşsa da hukuken infaz süreci devam eder. Denetim süresi, mahkemenin koşullu salıverilmeye karar verdiği andan itibaren başlar ve kural olarak bihakkın tahliye tarihine kadar sürer. Ancak süreli hapis cezalarında bu denetim süresi, infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır ve her halükarda bihakkın tahliye tarihini geçemez.
İyi Hal Analizi ve İdari Gözlem Kurulu Raporları
Koşullu salıverilmeden yararlanabilmenin ilk ve en önemli şartı, mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesidir. 5275 sayılı Kanun m. 107/1 uyarınca, ceza infaz kurumu idaresi tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, hükmü veren mahkemeye veya infaz hakimliğine sunulur. Bu raporun sübjektif değerlendirmelerden uzak, hükümlünün disiplin geçmişini, eğitim faaliyetlerini ve rehabilitasyon sürecine katılımını içermesi zorunludur.
"Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre, koşullu salıverilme bir infaz kurumudur ve hükümlünün cezaevinden bırakılarak özgürlüğü bağlayıcı cezasının dışarıda çektirilmesi sürecini başlatır. Koşullu salıverilme kararı cezanın tamamen çektirildiği anlamına gelmez. Koşullu salıverilen hükümlü hakkında infaz işleminin özgürlüğü bağlayıcı cezanın kanun gereği yerine getirilmesi tarihine kadar kesintisiz sürdüğünün kabulünde zorunluluk vardır."
Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2019/2769 - Karar No: 2020/3311
Koşullu Salıverilmenin Geri Alınması Şartları ve Kapsamı
Koşullu salıverilme kararının geri alınması, 5275 sayılı Kanun m. 107/12 uyarınca iki temel nedene dayanır: Denetim süresi içinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesi. Pratik uygulamada, geri alma kararlarının büyük çoğunluğu denetim süresi içinde işlenen yeni bir suçtan kaynaklanmaktadır. Geri alma kararı, kural olarak dosya üzerinden ve duruşma açılmaksızın verilir; ancak bu karara karşı itiraz yolu açıktır.
Geri alma müessesesi işletilirken mahkemelerin dikkat etmesi gereken en kritik husus, suçun "denetim süresi içinde" işlenmiş olmasıdır. Eğer suç, denetim süresi başladıktan sonra ancak henüz bihakkın tahliye tarihine ulaşılmadan önce işlenmişse, geri alma şartları oluşmuş sayılır. Burada dikkat edilmesi gereken, suçun işlendiği tarihtir; mahkumiyetin kesinleşme tarihi değil. Ancak geri alma kararı verilebilmesi için, denetim süresi içinde işlenen bu ikinci suçun kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmüne bağlanması ön şarttır.
Kasıtlı Suç Şartı ve Hapis Cezası Zorunluluğu
Geri alma kararı verilebilmesi için ikinci suçun "kasten" işlenmesi gerekir. Taksirli suçlar, koşullu salıverilmenin geri alınmasına sebebiyet vermez. Ayrıca, bu kasıtlı suçun neticesinde mahkemece hapis cezasına hükmedilmesi gerekir. Eğer mahkeme, hapis cezası yerine doğrudan adli para cezasına hükmetmişse veya hapis cezasını adli para cezasına çevirmişse, bu durum koşullu salıverilmenin geri alınması için yeterli bir sebep teşkil etmez.
Yükümlülüklere Aykırılık ve İnfaz Hakiminin Uyarısı
CGTİHK m. 107/12 uyarınca, hükümlüye bir yükümlülük yüklenmişse (örneğin belirli bir yere gitmekten yasaklanma veya imza atma), bu yükümlülüğün ihlali tek başına geri alma sebebi değildir. İnfaz hakiminin öncelikle hükümlüyü uyarması, hükümlünün bu uyarıya rağmen ihlalde ısrar etmesi gerekir. Israr şartı gerçekleşmeden verilen geri alma kararları usul yönünden hukuka aykırıdır.
"Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır."
Kaynak: 5275 Sayılı CGTİHK m. 107/12
Denetim Süresi İçinde Kasıtlı Suç İşlenmesi ve Yargıtay'ın "Hapis Cezası" Kriteri
Koşullu salıverilmenin geri alınmasında en tartışmalı ve teknik detay içeren konu, ikinci suçun sonucunda verilen yaptırımın niteliğidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin istikrarlı kararları uyarınca, denetim süresinde işlenen suçun geri almaya esas olabilmesi için mutlaka "hapis cezasına mahkûmiyet" ile sonuçlanması gerekmektedir. Bu noktada, hapis cezasının seçenek yaptırımlara, özellikle de adli para cezasına çevrilmesi durumu infaz hukukunda belirleyici bir dönemeçtir.
Adli Para Cezasına Çevrilen Hapis Cezalarının Etkisi
5237 sayılı TCK m. 50/5 uyarınca, kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrildiğinde, "asıl mahkumiyet" artık hapis cezası değil, adli para cezasıdır. Bu durum, CGTİHK m. 107/12'de yer alan "hapis cezasını gerektiren suç" kriterinin mahkumiyet bazında karşılanmadığı anlamına gelir. Dolayısıyla, denetim süresi içinde kasten yaralama suçundan 6 ay hapis cezası alan ancak bu cezası adli para cezasına çevrilen bir hükümlünün koşullu salıverilme kararı geri alınamaz.
Uygulama Notu: Adli Para Cezası ile Hapis Cezası Ayrımı
Müdafilerin, infaz dosyalarında geri alma ihbarı yapıldığında ilk incelemesi gereken husus, ihbara konu ilamın hüküm fıkrasıdır. Eğer mahkeme, hapis cezasını m. 50/1-a uyarınca adli para cezasına çevirmişse, bu ilamın "koşullu salıverilmeyi yakmayacağı" yönünde infaz hakimliğine derhal itiraz sunulmalıdır.
"Kasıtlı suç işleyen hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan verilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği ve neticede hükümlünün adli para cezası ile cezalandırıldığı, 5237 sayılı TCK’nun 50/5 maddesi gereğince uygulamada asıl mahkumiyetin bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası olduğu, adli para cezasının ise koşullu salıverilmenin geri alınmasını gerektirmediği anlaşılmakla..."
Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/385 - Karar No: 2015/1323
Geri Alma Kararında "İhtarat" Gerekliliği: Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin Güncel Görüşü
Eski uygulamalarda, koşullu salıverilme kararı verilirken hükümlüye "suç işlemesi halinde kararın geri alınacağı" yönünde bir ihtarat (uyarı) yapılması gerektiği, aksi takdirde geri alma kararı verilemeyeceği yönünde görüşler mevcuttu. Ancak Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2023 yılındaki güncel kararları, bu tartışmaya son noktayı koymuştur. Yeni içtihadı uyarınca, denetim süresi içinde suç işlenmesi halinde geri alma kararı verilmesi "kanuni bir zorunluluktur" ve bu durum hükümlüye ayrıca bir ihtarat yapılmasını gerektirmez.
İhtarat Şartının Uygulanmadığı Haller
Mahkemeler, yasada açıkça öngörülen bir infaz sonucunun gerçekleşmesi için ayrıca bir hatırlatma yapılmasının geçerlilik şartı olmadığını vurgulamaktadır. CGTİHK m. 107, koşullu salıverilme şartlarını ve sonuçlarını net bir şekilde düzenlemiştir. Hükümlü, kendisine tebliğ edilen müddetname ile bihakkın tahliye tarihini ve denetim altında olduğunu bildiği için, suç işlememe yükümlülüğü kanundan doğmaktadır.
Hukuki Güvenlik İlkesi ve İhtarat Tartışması
Her ne kadar bazı yerel mahkemeler "hukuki güvenlik" adına ihtarat yapılmamasını geri almaya engel görse de, Yargıtay bu görüşü kanun yararına bozma yoluyla ortadan kaldırmaktadır. Bu nedenle, adliye pratiğinde "bana ihtarat yapılmadı, bu yüzden şartlı tahliyem yanmaz" şeklindeki bir savunmanın başarı şansı 2026 infaz pratiği itibarıyla yok denecek kadar azdır.
"Denetim süresi içerisinde kasıtlı suçtan mahkûm olan hükümlü hakkında koşullu salıverilme kararının geri alınmasının kanunî bir zorunluluk olduğu, hükümlüye bu konuda ihtarat yapılıp yapılmamasının anılan Kanun'un 107 nci maddesinin 12 nci fıkrasının uygulanması bakımından geçerlilik şartı teşkil etmediği..."
Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2023/4073 - Karar No: 2023/3256
7242 Sayılı Kanun ve 671 Sayılı KHK Değişikliklerinin Denetim Süresine Etkisi
İnfaz hukukunda yapılan dönemsel yasal değişiklikler (Örn: 671 sayılı KHK ve 7242 sayılı Kanun), koşullu salıverilme oranlarını ve buna bağlı olarak denetim sürelerini doğrudan etkilemektedir. Ancak bu değişikliklerin, halihazırda tahliye olmuş hükümlüler üzerindeki etkisi karmaşık bir yapı arz eder. Temel kural, infaz rejimine ilişkin aleyhe değişikliklerin derhal uygulanması, lehe olanların ise hükümlüye yansıtılmasıdır.
Denetim Süresinin Yeniden Hesaplanması Zorunluluğu
Yargıtay, lehe yapılan yasal değişikliklerin (örneğin infaz oranının 2/3'ten 1/2'ye düşürülmesi) daha önce tahliye olmuş hükümlülerin denetim sürelerini de kısaltması gerektiğini savunmaktadır. Eğer lehe düzenleme ile denetim süresi kısalmışsa ve hükümlü yeni (kısalmış) denetim süresi geçtikten sonra bir suç işlemişse, artık koşullu salıverilme geri alınamaz.
Kazanılmış Hak ve İnfaz Rejimi Ayrımı
İnfaz rejimindeki süre azalmaları hükümlüye bir "kazanılmış hak" vermez; ancak suç tarihinde yürürlükte olan en lehe kanunun uygulanması ilkesi (TCK m. 7/2) gereği, mahkemece denetim süresinin uyarlanması şarttır. Adliye pratiğinde, geri alma kararı verilmeden önce mutlaka 7242 sayılı Kanun sonrası oluşan yeni süreler üzerinden bir müddetname analizi yapılmalıdır.
| Durum / Kriter | 7242 Sayılı Kanun Öncesi | 7242 Sayılı Kanun Sonrası |
|---|---|---|
| Süreli Hapislerde İnfaz Oranı | Genellikle 2/3 | Genellikle 1/2 (İstisnalar hariç) |
| Denetim Süresi | İnfaz kurumunda geçmesi gerekenin 1/2'si | İnfaz kurumunda geçmesi gerekenin 1/2'si |
| Denetimli Serbestlik Süresi | 1 Yıl | 1 Yıl (Geçici maddelerle 3 yıla kadar) |
| Mükerrirlerde İnfaz Oranı | 3/4 | 3/4 (İkinci kez mükerrirlik hariç) |
Geri Alma Kararının Uygulanmasında Zaman Bakımından Yetki: Karar Öncesi Suçlar
Koşullu salıverilmenin geri alınması için en kritik usul kuralı, ikinci suçun mutlaka "koşullu salıverilme kararının verildiği tarihten sonra" işlenmiş olmasıdır. Pratik hayatta bazen hükümlü, koşullu salıverilme tarihine hak kazanmış olsa da mahkeme kararı birkaç gün gecikmeli çıkabilmektedir. Eğer hükümlü, fiili tahliye ile mahkeme kararı arasındaki o kısa boşlukta suç işlerse, bu suç geri almaya dayanak yapılamaz.
Şartla Tahliye Kararından Önce İşlenen Suçların Etkisi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, denetim süresinin ancak koşullu salıverilme kararının verildiği tarihte başlayabileceğini hükme bağlamıştır. Karar tarihinden önce, hatta karar geriye dönük (ex tunc) etkili olsa dahi, karar tarihinden önceki bir tarihte işlenen suç, hukuken "denetim süresi içinde işlenmiş" sayılamaz. Bu durum, savunma makamı için çok güçlü bir usuli itiraz sebebidir.
Uygulama Notu: Karar Tarihi ve Suç Tarihi Karşılaştırması
İnfaz dosyalarında, mahkemenin koşullu salıverilme kararının altına attığı imza tarihi ile ikinci suçun işlendiği gün/saat mutlaka karşılaştırılmalıdır. Karar 10.05.2026'da verilmiş ancak suç 09.05.2026'da işlenmişse, geri alma kararı kanun yararına bozma konusudur.
"Şartla salıverilme kararının verildiği tarihten önce işlemiş olduğu suç nedeniyle hakkında verilen şartla salıverilme kararının geri alınamayacağı... şartla tahliye kararının geri alınmasına gerekçe gösterilen ikinci suçun işlendiği tarih itibarıyla ortada sanık hakkında verilmiş bir şartla salıverme kararının bulunmadığı anlaşıldığından..."
Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/205 - Karar No: 2021/9856
Koşullu Salıverilmenin Geri Alınmasında İnfaz Hakimliği ve Usul Ekonomisi
7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası, koşullu salıverilme kararının geri alınması yetkisi asıl mahkemeden alınarak İnfaz Hakimliğine verilmiştir (CGTİHK m. 107/15). Bu değişiklik, infaz süreçlerinin tek elde toplanması ve uzmanlaşma adına önemli bir adımdır. Karar kural olarak dosya üzerinden verilir; ancak infaz hakimi gerekli gördüğünde tarafları dinleyebilir.
Görevli ve Yetkili İnfaz Hakimliği
Hükmü veren ilk derece mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliği geri alma kararını vermeye yetkilidir. Cezaların toplandığı (içtima edildiği) hallerde ise, en son hükmü veren mahkemenin bulunduğu yer infaz hakimliği yetkilidir. Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilen hükümlerde de m. 101/2 uyarınca belirlenen infaz hakimliği devreye girer.
İtiraz Süreci ve Hak Düşürücü Süreler
İnfaz Hakimliğinin verdiği geri alma kararlarına karşı, tebliğden itibaren 7 gün içinde Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz süresi hak düşürücü niteliktedir. İtirazın reddi halinde karar kesinleşir; ancak hukuka aykırılık iddiası devam ediyorsa Adalet Bakanlığı üzerinden kanun yararına bozma (olağanüstü kanun yolu) süreci tetiklenebilir.
4616 Sayılı Kanun Kapsamında Tahliye Olanlarda Geri Alma ve AYM Yaklaşımı
Kamuoyunda "Rahşan Affı" olarak bilinen 4616 sayılı Kanun uyarınca, cezalarından on yıllık indirim yapılarak koşullu salıverilen hükümlülerin durumu, infaz hukukunun en istisnai alanlarından biridir. Bu hükümlüler, denetim süresi içinde suç işlediklerinde hem 4616 sayılı Kanun'un getirdiği avantajı kaybetme riskiyle hem de CGTİHK m. 107/12 uyarınca geri alma yaptırımıyla karşı karşıya kalırlar.
Anayasa Mahkemesinin "Mehmet Kök" Kararı ve Etkisi
Anayasa Mahkemesi, 4616 sayılı Kanun ile tahliye olanların denetim süresinde suç işlemesi halinde şartlı tahliyenin geri alınmasını Anayasa'ya aykırı bulmamıştır. Mahkeme, bu durumun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal etmediğini, infaz rejiminin bir gereği olduğunu vurgulamıştır. Dolayısıyla, özel af mahiyetindeki indirimlerden yararlanmış olmak, geri alma yaptırımından muafiyet sağlamaz.
10 Yıllık İndirimin Akıbeti
Geri alma kararı verildiğinde, 4616 sayılı Kanun uyarınca yapılan 10 yıllık indirimin geri alınıp alınmayacağı büyük bir tartışma konusuydu. Yargıtay ve AYM, geri alma durumunda "aynen infazın" esas olduğunu, ancak bu durumun 4616 sayılı Kanun'un özüne aykırı olmaması gerektiğini belirtmektedir. Pratik sonuç olarak, hükümlü ikinci suçu işlediği tarihten bihakkın tahliye tarihine kadar olan süreyi cezaevinde geçirmek zorundadır.
"4616 sayılı Kanun hükümleri uyarınca koşullu salıverilen hükümlüler yönünden denetim süresince hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlenmesi hâlinde... koşullu salıverme kararının geri alınabileceği... bu suçun koşullu salıverilmeyi gerektiren suç ile aynı cins veya daha ağır hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç olup olmamasının öneminin bulunmadığı..."
Kaynak: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm - Başvuru No: 2015/5738 (Mehmet Kök Başvurusu)
Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminde Koşullu Salıverilme ve Denetim Süresi
Tekerrür hükümlerinin uygulandığı mahkûmiyetlerde (TCK m. 58), koşullu salıverilme oranları ağırlaştırılmıştır. CGTİHK m. 108 uyarınca, mükerrirler için infaz oranı kural olarak 3/4'tür (ancak süreli hapislerde 2/3'lük genel oran ile 3/4'lük mükerrir oranı arasındaki denge 7242 sonrası hassaslaşmıştır). Mükerrir hükümlüler için en önemli risk, koşullu salıverilme sonrası uygulanacak denetim süresinin mutlaka "yükümlülüklü" olmasıdır.
Denetim Süresinde Koşullu Salıverilme Hükümleri
CGTİHK m. 108/5 uyarınca, tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır. Bu, mükerrir hükümlünün denetim süresi içinde suç işlemesi halinde de m. 107'deki geri alma prosedürünün işletileceği anlamına gelir. Ancak mükerrirlerde, geri alma sonrası "bir daha koşullu salıverilme" yasağı çok daha katı uygulanır.
İkinci Kez Tekerrür ve Koşullu Salıverilme Yasağı
Hükümlü hakkında "ikinci kez mükerrir" kararı verilmişse, 5275 sayılı Kanun m. 108/3 uyarınca bu kişi hakkında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Bu durumdaki kişiler, cezalarını bihakkın tahliye tarihine kadar cezaevinde infaz etmek zorundadırlar. Dolayısıyla ikinci kez mükerrirler için "geri alma" gibi bir durum söz konusu olamaz; zira zaten hiç tahliye edilmemişlerdir.
Koşullu Salıverilmenin Geri Alınması Kararına Karşı İtiraz Usulü ve Kanun Yararına Bozma
Geri alma kararı, hükümlünün hürriyetini doğrudan etkileyen bir işlem olduğu için sıkı bir denetim mekanizmasına tabidir. İnfaz hakimliği tarafından verilen geri alma kararı, hükümlüye tebliğ edildikten sonra 7 günlük itiraz süresi başlar. Bu süre içinde yapılmayan itirazlar usulden reddedilir. Ancak kesinleşmiş bir ret kararı olsa dahi, eğer kararda açık bir hukuka aykırılık varsa kanun yararına bozma yoluna gidilebilir.
İtiraz Merciinin İnceleme Kapsamı
İtiraz merci olan Ağır Ceza Mahkemesi, sadece şekli bir inceleme yapmaz. İkinci suçun denetim süresi içinde işlenip işlenmediğini, mahkumiyetin hapis cezası olup olmadığını ve sürelerin doğru hesaplanıp hesaplanmadığını esastan inceler. Eğer merci, itirazı haklı bulursa İnfaz Hakimliğinin kararını kaldırarak infazın durdurulmasına ve hükümlünün salıverilmesine karar verebilir.
Kanun Yararına Bozma ve İnfaza Etkisi
Kanun yararına bozma, Yargıtay'ın denetiminden geçmeden kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesi için Adalet Bakanlığı'nın istemiyle açılan bir yoldur. 5271 sayılı CMK m. 309 uyarınca yapılan bu başvuruda Yargıtay, kararı bozarsa infaz derhal durur. Özellikle süre hesaplama hataları ve "karar öncesi suç" gibi durumlarda bu yol çok etkilidir.
"İnfaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede... denetim süresi içerisinde suç işleyen hükümlünün şartla tahliyesinin geri alınmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/13951 - Karar No: 2023/3061
Bihakkın Tahliye Tarihinin Hesaplanması ve İnfaz Kesintisi Riskleri
Bihakkın tahliye, mahkumun cezasının saniyesi saniyesine bittiği ve devletin hükümlü üzerindeki infaz yetkisinin sona erdiği tarihtir. Koşullu salıverilme geri alındığında, hükümlü için artık tek hedef bihakkın tahliye tarihidir. Ancak bu tarihin hesaplanması, kapalıda geçen süreler, açık cezaevindeki süreler ve firar gibi durumlar nedeniyle karmaşıklaşabilir.
Aynen İnfazın Sınırı: İkinci Suç Tarihi
Geri alma kararı verildiğinde, hükümlü cezaevine girerken ne kadar süre kalacağı m. 107/13-a uyarınca belirlenir. Hükümlü, "sonraki suçu işlediği tarihten itibaren" bihakkın tahliye tarihine kadar olan süreyi aynen çeker. Bu süreden, koşullu salıverildikten sonra suç işlemeden önce dışarıda geçirdiği süreler mahsup edilmez. Yani suç işlendiği andan itibaren dışarıda geçen her gün, hükümlünün aleyhinedir.
İkinci Suçun Cezası ile Aynen İnfaz Arasındaki İlişki
7242 sayılı Kanun m. 48 ile yapılan değişiklikle, m. 107/13-a bendinde yeni bir düzenleme getirilmiştir. Buna göre geri alma halinde hükümlü, sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı süreyi, ancak bihakkın tahliye tarihini geçmemek kaydıyla cezaevinde çeker. Bu düzenleme, küçük bir suç nedeniyle yıllarca "aynen infaz" yatılmasının önüne geçmeyi amaçlasa da, uygulama pratiğinde halen bihakkın tahliye tarihine kadar olan sürenin esas alındığı vakalarla karşılaşılmaktadır.
Adliye Pratiğinde Müddetname Analizi ve Hukuki Hataların Tespiti
Her hükümlü için düzenlenen müddetname, infazın yol haritasıdır. Ancak müddetnameler kalem personeli veya savcılar tarafından hazırlandığı için insan hatasına açıktır. Özellikle 7242 sayılı Kanun ve 671 sayılı KHK gibi geçiş dönemlerinde, eski suçların yeni oranlara göre uyarlanmaması en sık karşılanan hatadır.
Müddetnamede Kontrol Edilmesi Gereken 5 Temel Unsur: 1. Suç Tarihi: Lehe kanun uygulamasının belirlenmesi için esastır. 2. İnfaz Oranı: Suçun nev'ine göre 1/2 mi yoksa 2/3 mü olduğu kontrol edilmelidir. 3. Gözaltı ve Tutukluluk Mahsubu: Dava sürecinde kısıtlı geçirilen sürelerin eksiksiz düşülüp düşülmediği incelenmelidir. 4. Bihakkın Tahliye Tarihi: Koşullu salıverilme tarihinden itibaren doğru hesaplanıp hesaplanmadığı teyit edilmelidir. 5. 18 Yaş Altı Süreler: CGTİHK m. 107/5 uyarınca, 18 yaşından küçükken cezaevinde geçirilen 1 günün 2 gün olarak sayılıp sayılmadığı bakılmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Denetim süresi bittikten sonra kesinleşen bir dava şartlı tahliyemi yakar mı? Hayır. Önemli olan suçun işlendiği tarihtir. Suç, denetim süresi dolduktan sonra işlenmişse, davanın ne zaman bittiği veya kesinleştiği önemli değildir; şartlı tahliyeniz geri alınamaz. Ancak suç denetim süresi içindeyse ve denetim süresi bittikten sonra kesinleşmişse, bu durumda şartlı tahliyeniz geri alınır.
2. Şartlı tahliyem geri alındıktan sonra tekrar şartlı tahliye olabilir miyim? 5275 sayılı Kanun m. 107/13 uyarınca, koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilemez. Cezanızı bihakkın tahliye tarihine kadar kesintisiz çekmek zorundasınız.
3. Adli para cezası ödenmediği için hapse çevrilen cezalar denetimli serbestlik sağlar mı? CGTİHK m. 105/A-4 uyarınca, adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle hapse çevrilen cezaların infazında denetimli serbestlik hükümleri uygulanmaz. Bu durumda hak ederek tahliye (bihakkın) tarihi esas alınır. Ancak bu kuralın istisnası, suç tarihinin 01.03.2008 öncesi olması durumudur; bu halde lehe kanun uyarınca şartlı tahliye mümkündür.
4. 7 Kasım 1982 öncesi işlenen suçlarda geri alma yasağı nedir? 5275 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5. madde uyarınca, 7 Kasım 1982 tarihinden önce işlenen bir suçtan dolayı mahkum olanlar, koşullu salıverildikten sonra denetim süresinde yeni bir suç işleseler dahi koşullu salıverilme kararları geri alınamaz. Bu, darbe dönemi öncesi suçlar için getirilmiş özel bir koruma hükmüdür.
Kaynakça
- Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm - Başvuru No: 2015/5738 - Karar Tarihi: 09/01/2019
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2023/4073 - Karar No: 2023/3256
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/13951 - Karar No: 2023/3061
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2019/2769 - Karar No: 2020/3311
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/385 - Karar No: 2015/1323
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/205 - Karar No: 2021/9856
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/12611 - Karar No: 2022/9549
- 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun
- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu
Yasal Uyarı: Bu makale, infaz hukuku alanındaki güncel içtihatlar ve mevzuat çerçevesinde profesyonel hukukçular için genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olayın infaz rejimi, suç tarihi ve hükümlünün geçmiş kayıtlarına göre farklılık gösterebileceği unutulmamalıdır. Bu içerik, bireysel hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti niteliği taşımamaktadır; infaz hesaplamaları ve itiraz süreçleri için mutlaka dosya bazlı profesyonel destek alınmalıdır.
Ana Kategori Rehberi
Bu konunun genel çerçevesi için İnfaz Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.