Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu: TCK 135 Kapsamında Hukuki Analiz ve Yargıtay Uygulamaları
Bilişim SuçlarıYazar: EmsalDava Editör Ekibi

Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu: TCK 135 Kapsamında Hukuki Analiz ve Yargıtay Uygulamaları

Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu, TCK 135 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngören bir tehlike suçudur; özel hayatın gizliliği ile verilerin korunması arasındaki ince sınırda ispat yükü ve hukuka aykırılık bilinci belirleyici rol oynar.

TCK 135 Kapsamında Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçunun Maddi Unsurları

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 135. maddesinde düzenlenen kişisel verilerin kaydedilmesi suçu, bir kimsenin kişisel verilerini hukuka aykırı olarak bir sisteme veya ortama kaydetmesiyle vücut bulan bir tehlike suçudur. Suçun oluşması için kaydedilen verinin mutlaka bir zarara yol açmış olması gerekmez; verinin yetkisiz şekilde kayıt altına alınması suçun tamamlanması için yeterlidir. Temel ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiş olup, eylemin hukuka aykırılığı suçun manevi unsuru olan kastın yanı sıra "hukuka aykırılık bilinci" ile de yakından ilişkilidir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, kişisel veri kavramı sadece sır niteliğindeki bilgileri değil, kişiyi toplumda belirlenebilir kılan her türlü bilgiyi kapsar. Ancak her türlü verinin kaydedilmesinin suç teşkil etmesi, günlük hayatın olağan akışını sekteye uğratabileceğinden, yargı makamları "hukuka aykırılık" kriterini titizlikle değerlendirmektedir.

"Kişisel verilerin kaydedilmesi ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun maddi konusunu oluşturan 'kişisel veri' kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı nüfus bilgileri, adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, banka hesap bilgileri, telefon numarası, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hali, parmak izi, DNA'sı, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü, sendikal bağlantıları gibi kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerekir."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Esas No: 2019/973 - Karar No: 2020/218

Belgeyi Gör: 12. Ceza Dairesi 2019/973 E. , 2020/218 K.

Kişisel Veri Kavramının Yargıtay İçtihatları Işığında Sınırları

Kişisel veri, belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgidir. Adliye pratiğinde en çok tartışılan husus, herkesçe bilinen veya kolaylıkla ulaşılabilen bilgilerin (örneğin bir eczanenin açılış kapanış saatleri veya bir kişinin herkesin görebileceği bir yerdeki fotoğrafı) bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilmeyeceğidir. Yargıtay, bu tür bilgilerin de teorik olarak kişisel veri olduğunu kabul etmekle birlikte, her eylemin suç oluşturmaması adına somut olayın özelliklerine göre "amaçsal bir sınırlama" yapmaktadır.

Kamuya Açık Alanlarda Veri Kaydı ve "Kalabalığın İçinde Görünmezlik" Prensibi

Kişinin kamuya açık bir alanda bulunması, o alandaki her türlü görüntüsünün veya sesinin kaydedilmesine rıza gösterdiği anlamına gelmez. Yargıtay, "kalabalığın içinde dikkat çekmezlik" prensibi uyarınca, kişinin kamuya açık alanda dahi olsa sürekli gözetim altına alınması ve bu bilgilerin kaydedilmesini özel hayatın gizliliği veya kişisel verilerin korunması kapsamında değerlendirmektedir.

Herkesçe Bilinen Bilgilerin Koruma Kapsamı

Önemle belirtilmelidir ki, bir bilginin internette veya rehberlerde bulunması, o bilginin sınırsızca kaydedilebileceği anlamına gelmez. Ancak bu durumda sanığın "hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle" hareket edip etmediği sorgulanmalıdır. Eğer veri, kişinin toplumsal hayatını etkilemeyecek kadar yüzeysel ve genel ise ceza sorumluluğunun doğmaması ihtimal dahilindedir.

"Herkes tarafından bilinen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olan kişisel bilgiler de, yasal anlamda 'kişisel veri' olarak kabul edilmektedir. Ancak, kişisel verilerin kaydedilmesi ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarının uygulama alanının amaçlanandan fazla genişletilerek, uygulamada belirsizlik ve hemen her eylemin suç oluşturması gibi olumsuz sonuçların doğmaması için, somut olayın özellikleri dikkate alınarak titizlikle değerlendirme yapılması... ve sanığın eylemiyle hukuka aykırı hareket ettiğini bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunun da tespit edilmesi gerekir."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Esas No: 2019/14037 - Karar No: 2022/2232

Belgeyi Gör: 12. Ceza Dairesi 2019/14037 E. , 2022/2232 K.

Özel Hayatın Gizliliği (TCK 134) ve Kişisel Veri Suçları (TCK 135) Ayrımı

Uygulamada en sık yapılan hata, bir kişinin görüntüsünün veya sesinin kaydedilmesini doğrudan TCK 135 kapsamında değerlendirmektir. Yargıtay’ın bu konuda çok net bir ayrımı bulunmaktadır: Eğer kaydedilen veri kişinin "özel hayatına ilişkin bir görüntü veya ses" ise eylem TCK 134/1-2. cümle (Özel hayatın gizliliğini ihlal) kapsamında kalır. TCK 135 ise daha ziyade metinsel veriler (TC no, telefon, adres, sicil bilgisi vb.) için uygulama alanı bulur.

TCK 134 ve 135 arasındaki teknik ayrımı betimleyen sembolik görsel.

Görüntü ve Ses Kayıtlarının Hukuki Niteliği

Kişinin çıplak fotoğrafları, gizli çekilmiş videoları veya aile içi mahrem konuşmaları kişisel veri olarak kabul edilse de, bunların kaydedilmesi eylemi TCK 134'teki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun özel bir türüdür. Bu ayrım, ceza miktarı ve şikayete tabi olup olmama hususlarında büyük önem taşır. Zira TCK 134 şikayete tabi iken, TCK 135 resen soruşturulur.

Uygulamada Nitelendirme Hataları ve Bozma Nedenleri

Yargıtay, bir alışveriş merkezinde mağdurun fotoğraflarını çeken sanığın eylemini TCK 135 değil, TCK 134 kapsamında değerlendirmiştir. Benzer şekilde, müstehcenlik içeren veya cinsel mahremiyete ilişkin verilerin kaydı da TCK 135 yerine TCK 134 veya duruma göre TCK 105 (cinsel taciz) kapsamında mütalaa edilmektedir.

"Bir özel hayat görüntüsünün ya da sesinin, 'kişisel veri' olduğunda kuşku bulunmakta ise de, kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsünün ya da sesinin, bilgisi dışında... kaydedilmesi TCK'nın 134/1. madde ve fıkrasının 2. cümlesinde... düzenlendiğinden, kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsü ya da sesi, yasal anlamda, TCK'nın 135/1 ve aynı Kanun’un 136/1. madde ve fıkraları kapsamında kişisel veri olarak değerlendirilemez."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Esas No: 2019/973 - Karar No: 2020/218

Belgeyi Gör: 12. Ceza Dairesi 2019/973 E. , 2020/218 K.

Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçunda Cezalar ve Artırım Nedenleri

TCK 135 kapsamındaki cezalar, verinin niteliğine ve failin sıfatına göre değişkenlik gösterir. 6526 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle suçun temel şekli için öngörülen alt sınır artırılmıştır. Özellikle hassas veriler olarak adlandırılan cinsel yaşam, sağlık bilgileri veya siyasi görüş gibi verilerin kaydı durumunda ceza yarı oranında artırılmaktadır.

TCK 135 cezalarını ve adalet terazisini simgeleyen akademik görsel.

Suç Tipi / Durum Uygulanacak Madde Temel Ceza Süresi Artırım / İndirim Oranı
Temel Kaydetme Eylemi TCK 135/1 1 - 3 Yıl Hapis -
Hassas Verilerin Kaydı (Din, Irk, Cinsel Yaşam vb.) TCK 135/2 1 - 3 Yıl Hapis 1/2 Oranında Artırım
Kamu Görevlisinin Yetkisini Kötüye Kullanması TCK 137/1-a Madde 135 uyarınca 1/2 Oranında Artırım
Mesleki Kolaylıktan Yararlanma TCK 137/1-b Madde 135 uyarınca 1/2 Oranında Artırım

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 30. maddesiyle TCK 135/2 fıkrasında yapılan düzenleme, verinin niteliğine bağlı artırımın kapsamını genişletmiştir. Bu durum, failin kastının bu hassas verilere yönelik olup olmadığının ispatını daha kritik hale getirmiştir.

Hukuka Aykırı Kayıt Eyleminin Şartları ve Hukuka Uygunluk Nedenleri

Kişisel verilerin kaydedilmesinin suç teşkil etmesi için eylemin "hukuka aykırı" olması şarttır. Türk hukuk sisteminde kişisel verilerin işlenmesi (kaydedilmesi) ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla mümkündür. 6698 sayılı KVKK kapsamında belirtilen istisnalar (bir hakkın tesisi, sözleşmenin ifası, veri sorumlusunun meşru menfaati vb.) ceza hukuku bağlamında da hukuka uygunluk nedeni olarak değerlendirilebilir.

Meşru Menfaat ve Veri Kaydı Arasındaki Denge

Bir kurumun güvenliğini sağlamak amacıyla kamera kaydı yapması veya bir bankanın müşterisinin mali analiz bilgilerini tutması kural olarak hukuka uygundur. Ancak, bu kayıtların amacını aşması (örneğin zabıta memurunun merak saikiyle bir başkasının özlük dosyasını kopyalaması) hukuka aykırılığı yeniden canlandırır.

Rıza Sakatlıkları ve Geri Alınan Rıza

Mağdurun başlangıçta veri kaydına rıza göstermesi (örneğin bir fotoğrafın çekilmesine izin vermesi), bu verinin süresiz veya her amaçla kaydedilebileceği anlamına gelmez. Rızanın geri alınması durumunda, verinin silinmemesi veya kaydedilmeye devam edilmesi TCK 138 veya 135 bağlamında riskler doğurur.

"Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir... Modern toplumda 'özel hayat' kavramının kapsamı 'kişisel verilerin korunması ihtiyacı' karşısında daha bir derinlik ve özel mânâ kazanmıştır... Gelişen teknoloji karşısında kişisel verilerin hızla depolanabileceği, iletilebileceği vb. faaliyetler düşünüldüğünde bu alandaki koruma ihtiyacının önemi ortadadır."

Kaynak: Yargıtay 19. Ceza Dairesi - Esas No: 2017/6127 - Karar No: 2018/11148 (Karşı Oy)

Belgeyi Gör: 19. Ceza Dairesi 2017/6127 E. , 2018/11148 K.

İş Yerinde Kişisel Verilerin Kaydedilmesi ve Mesleki Kolaylık

Kurumsal yapılarda çalışanların, görevleri gereği eriştikleri verileri şahsi amaçlarla kaydetmeleri sık karşılaşılan bir ihlal türüdür. Özellikle banka çalışanlarının müşteri bilgilerini şahsi e-postalarına göndermeleri eylemi, hem Bankacılık Kanunu’ndaki sır saklama yükümlülüğünün ihlali hem de TCK 135 anlamında veri kaydı suçunu gündeme getirebilir.

Mesleki Kolaylık Sebebiyle Artırım (TCK 137/1-b)

Doktor, avukat, mali müşavir veya bankacı gibi meslek sahiplerinin, mesleklerinin sağladığı güven ve erişim kolaylığını kullanarak veri kaydetmeleri durumunda TCK 137 uyarınca ceza yarı oranında artırılır. Burada kritik nokta, veriye erişimin mesleki faaliyet kapsamında meşru olup olmadığı değil, bu erişimin "hukuka aykırı bir kayıt" ile sonuçlanıp sonuçlanmadığıdır.

Bankacılık Sırrı ve Kişisel Veri Karmaşası

Yargıtay 19. Ceza Dairesi’ndeki uyuşmazlıklarda görüldüğü üzere; müşterilere ait mali analizlerin, kredi değerlendirme formlarının banka dışına çıkarılması "veri kaydı" olarak nitelendirilebilir. Çoğunluk görüşü bazen bu eylemleri özel kanun (5411 s.K.) kapsamında değerlendirse de, muhalif görüşler bu bilgilerin "gerçek kişiye ait her türlü veri" kapsamında TCK 135'e vücut verdiğini savunmaktadır.

"Sanığın katılan banka tarafından görevi sebebiyle kendisine tevdi edilen bilgisayarında kayıtlı olup içeriğinde müşterilere ait mali analiz bilgileri ve kredi değerlendirme formları gibi bilgileri kendisi veya yeni işyerine ait elektronik posta adresinden kendi adresine göndermekten... ibarettir... Gerçek kişilere ait mali analiz bilgileri ile kredi değerlendirme bilgilerinin kişiden sadır olduğu bu itibarla kişisel veri niteliği taşıdığı ve kuşkusuzdur. Bu itibarla sanığın bu verileri özel elektronik posta adresine göndermek şeklindeki hareketinin TCK’nin 135/1. maddesindeki kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde kaydedilmesi (depolanması) fiilini oluşturacağı kanaatindeyiz."

Kaynak: Yargıtay 19. Ceza Dairesi - Esas No: 2017/6127 - Karar No: 2018/11148 (Karşı Oy)

Belgeyi Gör: 19. Ceza Dairesi 2017/6127 E. , 2018/11148 K.

Sosyal Medya Paylaşımları ve Kamuya Açık Profil Verileri

Dijital ortamlarda, özellikle Instagram veya Facebook gibi platformlarda herkese açık paylaşılan fotoğrafların kaydedilmesi adliye pratiğinde ciddi uyuşmazlıklara gebedir. Bazı Bölge Adliye Mahkemeleri, verinin "herkese açık" olmasını bir hukuka uygunluk nedeni olarak görse de, Yargıtay bu konuda daha korumacı bir yaklaşım sergilemektedir.

Rızanın Sınırı: Paylaşmak Kaydetme Hakkı Verir mi?

Bir kişinin fotoğrafını kendi sosyal medya hesabında paylaşmış olması, üçüncü kişilere bu fotoğrafı kopyalayıp kendi sistemlerine kaydetme veya başka amaçlarla kullanma yetkisi vermez. Yargıtay, verinin kamuya açıklanmış olmasının, bu verinin "kişisel veri" niteliğini ortadan kaldırmayacağını defaatle vurgulamaktadır.

Sahte Profil ve Veri Kaydı İlişkisi

Mağdurun telefon numarasını veya fotoğraflarını kullanarak onun adına sahte (fake) profil açılması eylemi, genellikle TCK 136 (Verileri yayma) suçunu oluşturur. Ancak bu sürecin bir parçası olarak verilerin bir veri tabanına kaydedilmesi TCK 135 ile de ilişkilendirilebilir. Yargıtay bu durumda fikri içtima kuralları gereği daha ağır cezayı gerektiren maddeden hüküm kurulmasını tercih etmektedir.

"Katılanların bir arada bulunduğu fotoğrafı, katılanların şahsi kullanımındaki instagram hesabından ele geçirdikten sonra yine instagram hesabı olan... kullanıcı ismiyle katılanların rızası hilafına paylaşan sanığın, katılanlara ait kamuya açık alanda çekilmiş ve kişisel veri niteliğindeki resimlerini daha önce kendi instagram hesabında yayımlamasının bu resimlerin kişisel veri olma özelliğini değiştirmeyeceği gibi üçüncü kişilere katılanların rızası dışında yayınlama hakkı da tanımayacağı gözetilmeden..."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/4834 - Karar No: 2024/8047

Belgeyi Gör: 12. Ceza Dairesi 2022/4834 E. , 2024/8047 K.

Veri Sezme ve Ele Geçirme: "Okuma" Eylemi Suç Oluşturur mu?

Hukuk pratiğinde en tartışmalı konulardan biri de, bir verinin sadece ekranda okunması veya öğrenilmesinin "ele geçirme" veya "kaydetme" sayılıp sayılmayacağıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, verinin sadece duyu organlarıyla algılanmasını (okunmasını) ele geçirme saymazken, Ceza Genel Kurulu bu konuda daha geniş bir yorum getirme eğilimindedir.

Fiziksel Sabitleme Gerekliliği

TCK 135 ve 136 bağlamında bir verinin suç teşkil edebilmesi için genel kabul, verinin "kaydedilmiş halde" olmasıdır. Kaydedilmemiş bir verinin (örneğin havada uçuşan bir sesin veya o anki görüntünün) sadece izlenmesi, ancak özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134) suçunu oluşturabilir. Veri, bir disk, kağıt veya dijital ortama aktarıldığı anda TCK 135/136 kapsamına girer.

VEDOP ve Benzeri Sistemlerde Usulsüz Sorgulama

Kamu görevlilerinin (vergi memurları, polisler vb.) sistemde yetkileri dahilinde ama "merak" saikiyle yaptıkları sorgulamalar, verilerin "ele geçirilmesi" suçunu oluşturabilir. Ancak Yargıtay’ın bazı daireleri, verinin zaten görevlinin önünde olduğu ve dışarı sızdırılmadığı durumlarda "ele geçirme" unsurunun oluşmadığını, eylemin ancak görevi kötüye kullanma veya idari disiplin suçu olabileceğini savunmaktadır.

"Kişisel verilerin, üzerinde yazılı olduğu belgenin bulunduğu yerden alınması ya da kaydedilmiş haliyle başka bir nesne üzerine taşınarak sabitlenmesi, böylece istenildiğinde tekrar kullanılabilmesi olanağını sağlayan her türlü faaliyet, kişisel verileri 'ele geçirme' kapsamında değerlendirilebilir ise de, kişisel verilerin kaydedilmeden önce öğrenilmesi, hafızada tutulan kişisel verilerin başkalarına açıklanması, kişisel verilere salt duyu organları aracılığıyla vakıf olunması, ancak TCK'nın 134/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilebilir."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/3691 - Karar No: 2015/7773

Belgeyi Gör: 12. Ceza Dairesi 2015/3691 E. , 2015/7773 K.

Meşru Müdafaa ve Delil Elde Etme Amacıyla Yapılan Kayıtlar

Kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçu (hakaret, tehdit, şantaj vb.) kanıtlamak amacıyla, başka türlü delil elde etme imkanı bulunmadığı ani gelişen durumlarda yaptığı kayıtlar "hukuka aykırı" kabul edilmez. Bu, Yargıtay’ın "kaybolma olasılığı bulunan delillerin muhafazası" ilkesine dayanmaktadır.

Ani Gelişen Durum Kriteri

Eğer kayıt, planlı ve sistematik bir şekilde, suçun işlenmesini bekleyerek ve tuzak kurarak yapılmışsa hukuka uygunluktan bahsedilemez. Ancak o anda gelişen bir saldırıyı belgelemek amacıyla yapılan telefon kaydı veya video çekimi, cezai sorumluluğu ortadan kaldırabilir.

Delil Olarak Kullanma Sınırı

Bu şekilde elde edilen kayıtların sadece adli makamlara sunulması hukuka uygundur. Eğer bu kayıtlar üçüncü kişilere izletilir veya sosyal medyada paylaşılırsa, başlangıçta meşru olan eylem "verileri hukuka aykırı olarak yayma" suçuna dönüşür.

"Kişinin, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda... kendisine veya aile birliğine yönelen, onurunu zedeleyen, haksız bir saldırıyı önlemek için... saldırıyı gerçekleştiren tarafın bilgisi ve rızası dışında... özel hayata ilişkin ses ve görüntülerini dinleme, izleme ya da kaydetme eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu kabul etmek mümkün olmadığı gibi, esasen bu hallerde, kişinin hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket ettiğinden de söz edilemeyeceği..."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Esas No: 2013/26464 - Karar No: 2014/12686

Belgeyi Gör: 12. Ceza Dairesi 2013/26464 E. , 2014/12686 K.

Usul Hukuku Boyutu: Şikayet, Uzlaştırma ve Zamanaşımı

Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu (TCK 135) şikayete tabi bir suç değildir; dolayısıyla savcılık tarafından resen soruşturulur. Ancak suçun özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134) olarak nitelendirilmesi durumunda şikayet şartı aranır. Bu nitelendirme farkı, davanın düşmesi veya devam etmesi noktasında hayati önem taşır.

Uzlaştırma Kapsamı

TCK 135 (Kişisel verilerin kaydedilmesi) suçu kural olarak uzlaştırma kapsamında değildir. Ancak TCK 134 (Özel hayatın gizliliğini ihlal) suçu uzlaştırmaya tabidir. Mahkemeler suç vasfını değiştirdiğinde, mutlaka CMK 253-254 uyarınca uzlaştırma işlemlerini ikmal etmek zorundadır.

Zamanaşımı Süreleri

Bu suç için dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Suçun işlendiği andan itibaren başlayan bu süre, kesen nedenlerin varlığı halinde 12 yıla kadar uzayabilir. Fiilin işlendiği tarihteki mevzuat ile hüküm tarihindeki mevzuat arasında fail lehine olan hüküm uygulanır (TCK 7/2).

Uygulama Notu: Müdafi ve Vekil Stratejileri İçin Pratik Rehber

Editörün Notu: Adliye pratiğinde bu tür davalarla karşılaşan profesyoneller için şu stratejik noktalar kritiktir:

Avukatlık pratiğinde stratejik dosya yönetimini simgeleyen görsel.

  1. Vasıflandırma İtirazı: Eğer müvekkiliniz bir fotoğraf veya ses kaydı nedeniyle TCK 135’ten yargılanıyorsa, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarını sunarak eylemin TCK 134 kapsamında olduğunu ve şikayetin bulunmadığını (veya uzlaşma gerektiğini) ileri sürün.
  2. Hukuka Aykırılık Bilinci: Sanığın veriyi kaydederken bunun hukuka aykırı olduğunu bilip bilmediği, verinin kamuya açık bir kaynaktan alınıp alınmadığı savunmanın merkezine konulmalıdır.
  3. Bilirkişi İncelemesi: Kayıt düzeneğinin (kamera, yazılım vb.) gerçekten kayıt yapıp yapmadığı, hard diskin erişilebilir olup olmadığı mutlaka teknik olarak incelenmelidir. Kayıt yapmayan bir "dummy" (boş) kamera düzeneği, suçun maddi unsurunun oluşmadığına delalet eder.
  4. KVKK İstisnaları: Savunmada sadece TCK değil, 6698 sayılı Kanun’un 5. ve 28. maddelerindeki istisnalara atıf yaparak eylemin "kanun hükmünün icrası" kapsamında olduğunu argümante edin.

Sıkça Sorulan Sorular

Birinin telefon numarasını izinsiz rehbere kaydetmek suç mudur? TCK 135 anlamında bu bir kayıt eylemidir. Ancak günlük hayatta telefon numarasının verilmesi genellikle rızaya dayalıdır. Eğer numara hukuka aykırı bir yolla ele geçirilip kaydedilmişse suç oluşabilir. Yargıtay, bu tür durumlarda "hukuka aykırılık bilinci" ve "toplumsal beklenti" kriterlerini esas almaktadır.

Eski sevgilinin fotoğraflarını telefonda saklamaya devam etmek TCK 135 kapsamına girer mi? Fotoğrafların çekildiği anda rıza varsa, saklama eylemi kural olarak TCK 135’e girmez. Ancak bu fotoğrafların silinmesi talep edilmiş ve buna rağmen saklanmaya devam edilmişse TCK 138 (Verileri yok etmeme) gündeme gelebilir. Eğer fotoğraflar mahrem ise TCK 134 tartışılmalıdır.

Güvenlik kamerası komşunun bahçesini görüyorsa bu suç teşkil eder mi? Yargıtay, güvenlik kamerasının sadece kendi mülkünü koruma amacını aşarak komşunun özel yaşam alanını (bahçesini, giriş çıkışlarını) sürekli denetim altına alacak şekilde ayarlanmasını TCK 134 (Özel hayatın gizliliğini ihlal) kapsamında suç saymaktadır. Kameranın kayıt yapıp yapmadığı bu noktada belirleyicidir.

Kurumsal e-posta adresindeki yazışmaların yedeğini almak suç mudur? İşçinin, iş akdi devam ederken görevine ilişkin verileri yedeklemesi iş politikalarına aykırı olabilir ancak her zaman suç teşkil etmez. Eğer bu veriler "kişisel veri" niteliğinde ise (müşteri bilgileri vb.) ve iş yerinden ayrıldıktan sonra kullanılmak üzere hukuka aykırı olarak kopyalanmışsa TCK 135 veya 136 kapsamında değerlendirilebilir.

Kaynakça

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (Madde 135, 136, 137, 138).
  • 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu.
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2019/973, Karar No: 2020/218.
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2019/14037, Karar No: 2022/2232.
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2013/26464, Karar No: 2014/12686.
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/4834, Karar No: 2024/8047.
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi, Esas No: 2017/6127, Karar No: 2018/11148.

Yasal Uyarı: Bu makale akademik bir bakış açısıyla, profesyonel hukukçulara yönelik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki uyuşmazlıklar somut olayın özelliklerine göre farklılık gösterebilir. Bu içerik, doğrudan hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti niteliği taşımamaktadır; hak kaybına uğramamak adına bir hukuk profesyoneline başvurulması önerilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: