
CMK Madde 14 Kapsamında Yabancı Ülkede İşlenen Suçlarda Yetki ve Yargı Yeri Belirlenmesi
Yabancı ülkede işlenen suçlarda Türk mahkemelerinin yetkisi, şüphelinin Türkiye'deki yerleşim yeri veya yakalandığı yer esasına göre belirlenirken; adresin bulunmadığı hallerde Adalet Bakanı'nın istemiyle Yargıtay tarafından özel yetkilendirme prosedürü işletilmektedir. Bu süreçte TCK 14/1 uyarınca seçimlik ceza öngörülen suçlarda kovuşturma yasağının bulunması, yetki uyuşmazlıklarının çözümünde belirleyici bir usul engeli teşkil eder.
CMK Madde 14 Kapsamında Yetki Kurallarının Hiyerarşisi
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 14. maddesi, yabancı ülkede işlenen ve Türk hukukuna göre Türkiye’de soruşturulması ve kovuşturulması gereken suçlarda yetki kurallarını kademeli bir hiyerarşi içinde düzenlemiştir. Bu düzenlemeye göre temel kural, yetkinin CMK m. 13/1-2 çerçevesinde belirlenmesidir; yani öncelikle şüpheli veya sanığın Türkiye’de yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Yerleşim yeri de bulunmayan şahıslar için Türkiye’deki en son adresi esas alınır.
Uygulamada, bu genel yetki kurallarının uyuşmazlığı çözemediği veya yargılama ekonomisine hizmet etmediği durumlarda CMK m. 14/2 ve 14/3 devreye girer. Cumhuriyet savcısının veya sanığın istemi üzerine Yargıtay, suçun işlendiği yere coğrafi olarak en yakın mahkemeyi yetkili kılabilir. Eğer şüphelinin Türkiye’de hiçbir bağlantısı (yakalanma, yerleşim, adres) yoksa, yetkili mahkeme Adalet Bakanı’nın istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın başvurusu üzerine bizzat Yargıtay tarafından tayin edilir.
"CMK'nın 13 ve 14. maddeleri uyarınca, yabancı ülkede işlenen suçtan kastedilenin icra hareketi veya neticesi doğrudan Türkiye’de meydana gelmeyen fiiller olduğu, yurt dışındaki suçlarda sanığın Türkiye’de yakalandığı, yakalanmamışsa yerleşim yeri, o da yoksa son adresi mahkemesinin yetkili olacağı; ancak yargılama gerekleri açısından suçun işlendiği yabancı ülkeye coğrafi bakımdan daha yakın yer mahkemesinin yetkili kılınmasına Yargıtay tarafından karar verilebileceği sabittir."
Kaynak: Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/6598 - Karar No: 2015/12235
Anahtar Çıkarım: Yabancı ülkede işlenen suçlarda yetki, şüphelinin Türkiye ile olan fiziki veya hukuki bağlarına (yerleşim, adres, yakalanma) göre belirlenir; bu bağların yokluğu halinde ise Yargıtay’ın münhasır belirleme yetkisi saklıdır.
Suçun Türkiye'de Soruşturulabilirliği: TCK ve CMK Etkileşimi
Yabancı ülkede işlenen bir suçun Türk mahkemelerinde görülmesi için yalnızca CMK m. 14'teki yetki kurallarının varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) m. 11, 12 ve 13 hükümlerindeki "soruşturulabilirlik" şartlarının gerçekleşmiş olması gerekir. Vatandaş tarafından işlenen suçlarda TCK m. 11/1 uyarınca suçun aşağı sınırının bir yıldan az olmayan hapis cezasını gerektirmesi ve şahsın Türkiye'de bulunması şarttır.
Yabancı tarafından işlenen suçlarda (TCK m. 12) veya evrensellik ilkesine tabi katalog suçlarda (TCK m. 13) ise Adalet Bakanı'nın talebi veya şikayet gibi ek usul şartları gündeme gelebilir. Muhakeme hukuku açısından CMK m. 14'ün uygulanabilmesi için öncelikle maddi ceza hukuku anlamında Türk kanunlarının uygulanabilir olduğu bir "takibat imkanı" bulunmalıdır.
"Bir Türk vatandaşı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve Türkiye'de kovuşturulabilirliğin bulunması koşulu ile Türk kanunlarına göre cezalandırılır."
Kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu - Madde 11/1
Şikayete Bağlı Suçlarda Özel Durum
TCK m. 11/2 uyarınca, eğer suçun aşağı sınırı bir yıldan az hapis cezasını gerektiriyorsa, yargılama yapılması zarar görenin veya yabancı hükümetin şikayetine bağlıdır. Bu durumda şikayet süresi, vatandaşın Türkiye'ye girdiği tarihten itibaren 6 aydır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, yetki uyuşmazlığından önce bu sürenin dolup dolmadığı mahkemece re'sen gözetilmelidir.
Katalog Suçlar ve Bakanlık Talebi
TCK m. 13/1 kapsamındaki "soykırım", "insanlığa karşı suçlar", "işkence" gibi suçlarda şüphelinin vatandaş olup olmadığına bakılmaksızın Türk kanunları uygulanır. Ancak m. 13/2 gereğince, belirli fıkralar hariç tutulmak kaydıyla, bu suçlardan dolayı Türkiye'de yargılama yapılması Adalet Bakanı'nın talebine bağlıdır. Bakanlık talebi bulunmayan bir dosyada CMK m. 14 uyarınca yetkili yer tayini istenmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
Şüpheli veya Sanığın Türkiye'de Bulunması Durumunda Yetki Belirleme
CMK m. 14/1 uyarınca, yabancı ülkede işlenen suçlarda yetki öncelikle CMK m. 13'e göre belirlenir. Bu madde, suç yerinin belli olmadığı haller için derpiş edilmiş olsa da, yabancı ülkede işlenen suçlar için de temel referans noktasıdır. Eğer şüpheli Türkiye'de yakalanmışsa, yakalandığı yer mahkemesi; yakalanmamışsa MERNİS adresi (yerleşim yeri) mahkemesi yetkilidir.
Uygulamada, failin yurt dışında yerleşik olduğu ancak Türkiye'de bir adresinin bulunduğu durumlarda karmaşa yaşanmaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış görüşüne göre, failin Türkiye'de kayıtlı bir yerleşim yeri varsa, CMK m. 14/3'teki "Bakanlık/Yargıtay" prosedürüne başvurulamaz; doğrudan bu yer mahkemesi yetkilidir.
"Suçun işlendiği yer belli değilse, şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Şüpheli veya sanığın Türkiye'de yerleşim yeri yoksa Türkiye'de en son adresinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Mahkemenin bu suretle de belirlenmesi olanağı yoksa, ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir."
Kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu - Madde 13
Anahtar Çıkarım: Türkiye'de yerleşim yeri veya adresi bulunan bir şüpheli için CMK m. 14/3 mekanizmasının işletilmesi usul ekonomisine aykırıdır ve yetkisizlik kararına konu teşkil eder.
Yargıtay Tarafından Coğrafi Yakınlık İlkesine Göre Yetki Verilmesi
CMK m. 14/2, yargılamanın daha sağlıklı ve hızlı yürütülebilmesi amacıyla "coğrafi yakınlık" kriterini getirmektedir. Bu hükme göre, Cumhuriyet savcısı, şüpheli veya sanık Yargıtay'dan suçun işlendiği yabancı ülkeye coğrafi olarak daha yakın bir yer mahkemesinin yetkili kılınmasını talep edebilir. Örneğin, Suriye'de işlenen bir suç için Hatay veya Gaziantep mahkemelerinin yetkilendirilmesi bu kapsamdadır.
Editörün Notu: Bu yetki, Yargıtay'ın takdirine bağlıdır ve mutlak bir zorunluluk değildir. Yargıtay, dosya kapsamındaki delillerin niteliği ve tanıkların konumuna göre bu talebi reddedebilir. Özellikle bilişim suçlarında coğrafi yakınlığın ispatı veya önemi azaldığından, bu maddenin uygulama alanı fiziksel icra hareketinin yoğun olduğu suçlarla sınırlı kalmaktadır.
Başvuru Usulü ve İstem Sahipleri
Coğrafi yakınlık üzerinden yetki tayini istemi; soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında ise mahkeme, sanık veya müdafi tarafından yapılabilir. İstemin doğrudan Yargıtay ilgili ceza dairesine iletilmesi gerekir.
Redde İlişkin Yargısal Denetim
Eğer yerel mahkeme, coğrafi yakınlık nedeniyle yetkisizlik kararı verip dosyayı başka bir yere göndermek isterse, bu durum "görevsizlik" kararı niteliğinde olmayıp "yetkisizlik" kararıdır. Yargıtay'ın bu konudaki kararları kesindir.
Türkiye'de Bağlantısı Bulunmayan Şüpheliler İçin Özel Usul
Şüphelinin Türkiye'de yakalanmadığı, yerleşmediği ve adresinin bulunmadığı durumlarda CMK m. 14/3 uyarınca yetkili mahkemenin belirlenmesi zorunludur. Bu fıkra, adeta bir "yetki boşluğu" oluşmasını engellemek amacıyla tasarlanmıştır. Belirleme işlemi için Adalet Bakanı'nın istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın başvurusu şarttır. Bu iki aşamalı idari/hukuki prosedür tamamlanmadan mahkemenin kendiliğinden yetki tesis etmesi mümkün değildir.
Uygulama pratiğinde, yabancı ülkede yaşayan gurbetçilerin veya yabancıların karıştığı uyuşmazlıklarda mahkemeler sıklıkla bu prosedürü işletmektedir. Ancak Yargıtay, şüphelinin MERNİS adresinin tespit edilmesi halinde bu talepleri reddederek yetkinin yerleşim yeri mahkemesine ait olduğunu vurgulamaktadır.
"Şüpheli veya sanık Türkiye'de yakalanmamış, yerleşmemiş veya adresi yoksa; yetkili mahkeme, Adalet Bakanının istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusu üzerine Yargıtay tarafından belirlenir."
Kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu - Madde 14/3
Anahtar Çıkarım: CMK m. 14/3, ikincil bir yetki belirleme kuralıdır; şüphelinin Türkiye'de herhangi bir adres kaydı varsa bu fıkraya müracaat edilemez.
Diplomatik Bağışıklıktan Yararlanan Kamu Görevlilerinin Yargılanması
CMK m. 14/4, yabancı ülkelerde görev yapan ve diplomatik bağışıklığı bulunan Türk kamu görevlileri (büyükelçiler, konsoloslar, askeri ataşeler vb.) için kesin bir yetki kuralı öngörmüştür. Bu kişilerin yabancı ülkede işledikleri suçlardan dolayı yetkili mahkeme münhasıran Ankara Mahkemeleridir.
Bu düzenleme, hem devletin itibarının korunması hem de diplomatik hizmetin hassasiyeti nedeniyle merkezi bir yargılama öngörür. Ankara mahkemelerinin yetkisi burada "kesin yetki" niteliğindedir. Diğer yetki kuralları (yakalanma yeri, yerleşim yeri vb.) bu özel hüküm karşısında uygulama alanı bulamaz.
| Kişi Grubu | Suç Yeri | Yetkili Mahkeme | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Yerleşik Türk Vatandaşı | Yabancı Ülke | MERNİS Adresi Mahkemesi | CMK m. 14/1 |
| Adresi Olmayan Şüpheli | Yabancı Ülke | Yargıtayca Belirlenen Yer | CMK m. 14/3 |
| Diplomatik Görevli | Yabancı Ülke | Ankara Mahkemeleri | CMK m. 14/4 |
| Milletvekili | Yurt İçi/Dışı | Ankara Mahkemeleri | CMK m. 161/9 |
Milletvekillerinin Yurt Dışında İşlediği Suçlarda Yetki Karmaşası
Milletvekillerinin seçimden önce veya sonra işledikleri iddia edilen suçlarda CMK m. 161/9 uyarınca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ankara Ağır Ceza Mahkemesi yetkilidir. Ancak bu yetki kuralı, kişinin "milletvekilliği sıfatı devam ederken" yapılan soruşturmalar için geçerlidir. Eğer soruşturma başladığı sırada veya yargılama sırasında kişinin milletvekilliği sıfatı sona ermişse, yetki kuralı genel hükümlere (CMK m. 12-14) geri döner.
Yargıtay içtihatlarına göre, suç tarihinde milletvekili olan ancak soruşturma aşamasında bu sıfatı kaybeden kişiler için Ankara'nın özel yetkisi son bulur. Bu durumda suç yurt dışında işlenmişse, failin yerleşim yeri mahkemesi yetkili hale gelir.
"Milletvekillerinin seçimden önce veya sonra işlediği iddia olunan suçlara ilişkin soruşturma yapma yetkisinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ait olduğu, söz konusu madde metninin uygulanabilmesi için ilgilinin soruşturma başladığı sırada milletvekilliği sıfatının devam ediyor olmasının gerektiği... soruşturma başladığı sırada milletvekili sıfatı bulunmadığı takdirde genel yetki hükümlerinin uygulanacağı belirlenmiştir."
Kaynak: Yargıtay 16. Ceza Dairesi - Esas No: 2019/3279 - Karar No: 2019/5815
Bilişim Suçları ve Sosyal Medya Üzerinden İşlenen Suçlarda Yabancı Ülke Unsuru
Twitter, YouTube veya Facebook gibi sunucusu yurt dışında bulunan sosyal ağlar üzerinden işlenen hakaret, tehdit veya kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarında "suç yeri" tartışmalıdır. CMK m. 12/6'da yapılan 2021 tarihli değişiklikle, bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen suçlarda "mağdurun yerleşim yeri" mahkemelerine de yetki tanınmıştır.
Eğer fail yurt dışındaysa ve eylemini yurt dışından gerçekleştirmişse, CMK m. 14 devreye girer. Ancak suçun neticesi Türkiye'de (mağdurun ekranında) meydana geldiği için, doktrin ve yargı pratiği bunu "Türkiye'de işlenmiş suç" olarak kabul etme eğilimindedir. Bu durumda m. 14 değil, m. 12/6'daki mağdurun yerleşim yeri yetkisi öncelikli olarak uygulanır.
"Twitter ve youtube isimli sosyal paylaşım sitelerinin yayın yerinin Amerika Birleşik Devletleri ülkesinde bulunduğu, müştekinin ikamet adresinin yer aldığı yer mahkemesinin CMK'nın 12. maddeleri uyarınca yetkili olduğu anlaşılmaktadır."
Kaynak: Yargıtay 16. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/1192 - Karar No: 2015/3555
Uygulama Notu: Sosyal medya üzerinden işlenen suçlarda, fail yurt dışında olsa dahi "netice yeri" veya "mağdurun yerleşim yeri" üzerinden Türkiye'de yetkili bir mahkeme bulunması mümkündür. Bu durumda CMK m. 14/3'teki ağırlaştırılmış prosedüre (Bakanlık onayı) gerek kalmaksızın doğrudan mağdurun bulunduğu yer savcılığı soruşturma açabilir.
Seçimlik Cezalarda Soruşturma Yasağının Yetki Kurallarına Etkisi
TCK m. 14/1 uyarınca, yabancı ülkede işlenen suçun kanun maddesinde "hapis cezası" ile "adli para cezası" seçimlik olarak öngörülmüşse, bu suç hakkında Türkiye'de soruşturma veya kovuşturma yapılamaz. Bu kural, yetki uyuşmazlıklarının çözümünde "yargılama engeli" olarak karşımıza çıkar. Örneğin, yurt dışında işlenen basit yaralama (TCK m. 86/2) suçu seçimlik ceza içerdiğinden, mahkemenin yetki tayini için dosyayı Yargıtay'a göndermesi yerine doğrudan "düşme" kararı vermesi gerekir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, bu tür durumlarda yetki belirlenmesi taleplerini reddetmekte ve mahkemelerin öncelikle kovuşturma imkanını denetlemesi gerektiğini vurgulamaktadır.
"TCK'nın 86/2 maddesinde hapis cezası veya adli para cezasından birinin uygulanması seçimlik olarak sayıldığından, Türk vatandaşı olan sanık hakkında yurt dışında işlediği basit yaralama suçuna ilişkin olarak TCK'nın 14/1 maddesi uyarınca soruşturma veya kovuşturma açılamayacağı... düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmelidir."
Kaynak: Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Esas No: 2020/6859 - Karar No: 2021/559
Yetki Uyuşmazlıklarında Kanun Yararına Bozma ve Usul Ekonomisi
Ceza muhakemesinde yetki kuralları, kural olarak kamu düzeninden sayılmaz (istisnalar hariç). Ancak yetki uyuşmazlığı nedeniyle dosyaların mahkemeler arasında sürekli gidip gelmesi, yargılama hakkının ihlali boyutuna ulaşabilir. CMK m. 18 uyarınca sanık, yetki itirazını sorgusundan önce ileri sürmek zorundadır. Mahkeme de yetkisizlik kararını bu aşamaya kadar re'sen verebilir.
Kesinleşmiş yetkisizlik kararlarına karşı, hukuka aykırılık iddiasıyla "kanun yararına bozma" (CMK m. 309) yoluna gidilebilir. Yargıtay, yetki uyuşmazlığında merciin hatalı kararını bozarak dosyayı yetkili mahkemeye gönderir. Bu süreçte dosyanın fiziksel olarak hangi adliyede bulunduğu değil, UYAP üzerindeki yetki tanımlaması esastır.
Yetkisizlik Kararına İtiraz Süreci
Yetkisizlik kararlarına karşı CMK m. 18/3 yollamasıyla itiraz yolu açıktır. İtiraz, kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine yapılır. İtirazın reddi halinde karar kesinleşir ve uyuşmazlık (olumlu veya olumsuz) üst merci (Yargıtay veya BAM) tarafından çözülür.
Merci Tayini ve Bağlayıcılık
Yargıtay tarafından belirlenen yetki kesindir. Ancak bu kesinlik, yalnızca "yer" (yetki) bakımındandır; davanın esasına veya mahkemenin görevine (Asliye vs Ağır Ceza) dair bir bağlayıcılık teşkil etmez.
Adliye Pratiğinde Yetkisizlik Kararları ve Görevsizlik Ayrımı
Yetki uyuşmazlıklarında en sık yapılan hata, "yetkisizlik" (yer bakımından) ile "görevsizlik" (madde bakımından) kavramlarının birbirine karıştırılmasıdır. CMK m. 14 kapsamında yapılan tüm belirlemeler yer itibarıyla yetkiye ilişkindir. Bir mahkeme, suçun yurt dışında işlendiğini ve kendisinin yer itibarıyla yetkisiz olduğunu düşünüyorsa "yetkisizlik" kararı vermelidir.
Görevsizlik kararı ise, davanın Ağır Ceza Mahkemesi yerine Asliye Ceza Mahkemesi'nde (veya tersi) açılması durumunda verilir. Yetkisizlik kararı üzerine yapılan merci tayini, mahkemenin ileride suç vasfının değişmesi nedeniyle görevsizlik kararı vermesine engel değildir.
"Adli yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararı (CMK 5/2) ile yetkisizlik kararı (CMK 18/3) farklı hukuki sonuçlar doğurur... Yetkisizlik kararı yer itibarıyla uyuşmazlığı çözerken, görevsizlik kararı mahkemenin madde yönünden yetkisini belirler."
Kaynak: Yargıtay 11. Ceza Dairesi - Esas No: 2012/22307 - Karar No: 2012/18918
Uygulama Notu: Kalem işlemlerinde, yetkisizlik kararı kesinleşmeden dosya fiziken gönderilmemelidir. Kesinleşme şerhi düşüldükten sonra dosya "gönderme" formu ile yetkili savcılığa veya mahkemeye UYAP üzerinden devredilir.
Yurt Dışı Tebligat ve İstinabe Süreçlerinin Muhakemeye Etkisi
CMK m. 14 kapsamında yürütülen yargılamaların en büyük pratik zorluğu, yurt dışı tebligat ve istinabe (adli yardımlaşma) süreçleridir. Sanığın yurt dışında olması durumunda 7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 25 ve devamı hükümleri ile uluslararası sözleşmeler (Lahey Sözleşmesi vb.) uygulanır.
Bu süreçlerin uzunluğu, zamanaşımı riskini beraberinde getirir. Ancak sanığın sorgusunun yurt dışında istinabe yoluyla yapılması, "yüzyüzelik" ilkesinin istisnasıdır. Eğer suçun alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiriyorsa, sanığın mutlaka Türkiye'de mahkeme huzurunda sorgusunun yapılması gerekir ki bu durumda yakalama kararı çıkarılması kaçınılmazdır.
- İstinabe Talebi: Mahkeme, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla ilgili ülke makamlarından sanığın ifadesinin alınmasını ister.
- Soru Formu: İstinabe talebiyle birlikte, sanığa sorulacak soruların (interrogatories) ve ek savunma haklarının yer aldığı bir form gönderilmelidir.
- Tercüme: Tüm belgelerin ilgili ülkenin resmi diline yeminli tercüman tarafından çevrilmesi zorunludur.
Sıkça Sorulan Sorular
Yabancı ülkede işlenen suçta sanığın Türkiye'de hiç adresi yoksa doğrudan Ankara mahkemeleri mi yetkilidir? Hayır. Diplomatik bağışıklığı olan kamu görevlileri (CMK m. 14/4) dışında, Ankara mahkemelerinin otomatik bir yetkisi yoktur. Adresi olmayan şüpheliler için CMK m. 14/3 uyarınca Adalet Bakanı'nın istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın başvurusu üzerine Yargıtay tarafından bir mahkeme (bu Ankara da olabilir, başka bir yer de) yetkilendirilir.
Yurt dışında işlenen hakaret suçunda seçimlik ceza kuralı uygulanır mı? Evet. TCK m. 125/1 uyarınca hakaret suçu "üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası" öngördüğü için seçimlik ceza içerir. TCK m. 14/1 gereğince, bu suç yurt dışında işlendiğinde Türkiye'de soruşturma ve kovuşturma yapılamaz; dava açılmışsa düşme kararı verilmelidir.
Milletvekili yurt dışında suç işlerse dokunulmazlık ve yetki nasıl işler? Anayasa m. 83 uyarınca yasama dokunulmazlığı devam eder. Soruşturma aşamasında CMK m. 161/9 gereği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yetkilidir. Ancak dokunulmazlığın kaldırılması veya milletvekilliğinin sona ermesi şartıyla yargılama yapılabilir.
Bilişim yoluyla işlenen suçlarda faile ulaşılamıyorsa yetkili mahkeme nasıl belirlenir? Failin kimliği meçhul ise veya yurt dışındaysa, CMK m. 12/6 uyarınca mağdurun yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Bu bir "özel yetki" kuralı olduğu için CMK m. 14'teki prosedürlere başvurmadan mağdurun bulunduğu yerde dava açılabilir.
Kaynakça
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu.
- Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Esas No: 2015/6598, Karar No: 2015/12235.
- Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Esas No: 2020/6859, Karar No: 2021/559.
- Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Esas No: 2019/3279, Karar No: 2019/5815.
- Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Esas No: 2015/1192, Karar No: 2015/3555.
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Esas No: 2012/22307, Karar No: 2012/18918.
Yasal Uyarı: Bu metin, 2026 yılı güncel mevzuat ve içtihatları çerçevesinde profesyonel hukukçular için hazırlanmış teknik bir editör analizidir. İçerik genel bilgilendirme amaçlı olup, somut olay bazlı hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlığın kendine özgü şartları ve usul engelleri bulunabileceği unutulmamalıdır.
Ana Kategori Rehberi
Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.