
CMK 127 ve 128 Kapsamında Elkoyma Rejimi: Onay Prosedürleri, İstisnai Haller ve Taşınmaz Elkoyma Usulü
Ceza muhakemesi hukukunda elkoyma, mülkiyet hakkına müdahale teşkil eden bir koruma tedbiri olup CMK 127 uyarınca hakim onayı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı emriyle tesis edilir. Tedbirin hukuki geçerliliği, 24 ve 48 saatlik hak düşürücü sürelerin titizlikle takibi ve ispat vasıtası niteliğinin somutlaştırılmasına bağlıdır.
Elkoyma Tedbirinin Hukuki Niteliği ve Temel Uygulama Esasları
Ceza muhakemesinde elkoyma, suçun ispatı için yararlı görülen veya müsadereye tabi olan eşya ya da malvarlığı değerleri üzerindeki zilyetliğin, zilyedin rızası olmaksızın kamu gücü eliyle sınırlandırılmasıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 127 uyarınca genel elkoyma yetkisi münhasıran hakime ait olmakla birlikte, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, savcıya ulaşılamayan hallerde ise kolluk amirinin yazılı emriyle bu işlem gerçekleştirilebilir.
Uygulamada, elkoyma işlemi ile "muhafaza altına alma" sıklıkla birbirine karıştırılmaktadır. CMK m. 123 uyarınca eşyanın rızaen teslim edilmesi durumu muhafaza altına alma olarak nitelendirilirken, rızanın yokluğu halinde başvurulan cebri işlem elkoymadır. Elkoyma kararı verilebilmesi için suçun işlendiğine dair makul şüphe bulunmalı ve tedbirin ölçülülük ilkesine uygun olması gerekmektedir. Adliye pratiğinde, özellikle dijital materyaller ve taşınmazlar üzerindeki elkoyma işlemlerinde usul hatalarının sıklıkla yapıldığı ve bu durumun delil yasaklarına sebebiyet verdiği gözlemlenmektedir.
"İspat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerleri, muhafaza altına alınır. Yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya elkonulabilir. Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri, elkoyma işlemini gerçekleştirebilir."
Kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 123 ve 127
CMK 127/3 Kapsamında Onay Süreleri ve Hak Düşürücü Etkiler
Hâkim kararı olmaksızın (savcı veya kolluk amiri emriyle) yapılan elkoyma işlemleri, CMK m. 127/3 uyarınca sıkı bir denetim mekanizmasına tabidir. Kanun koyucu, mülkiyet hakkının korunması amacıyla 24 ve 48 saatlik iki kademeli bir süre öngörmüştür. Elkoyma işlemi gerçekleştirildikten sonra en geç yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulması zorunludur. Hâkim, bu talebi inceleyerek elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde kararını açıklamak durumundadır.
Bu sürelerin geçirilmesi, elkoyma tedbirini kendiliğinden hükümsüz kılar. Yargıtay uygulamalarında, süresinde onanmayan elkoyma işlemleri neticesinde elde edilen bulguların "hukuka aykırı delil" niteliğinde olduğu ve hükme esas alınamayacağı istikrarlı bir şekilde vurgulanmaktadır. Ancak, bulundurulması ve taşınması başlı başına suç teşkil eden (yasak silahlar, uyuşturucu maddeler vb.) eşyalar bakımından bu sürelerin ve onay prosedürünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunda içtihatlar özel bir ayrım yapmaktadır.
Onay Prosedürünün İşleyişi ve Kalem İşlemleri
Onay süreci, kolluğun elkoyma tutanağını Cumhuriyet savcılığına intikal ettirmesiyle başlar. Savcılık, elkoyma işleminin hukuka uygunluğunu denetleyerek 24 saatlik süre içinde Sulh Ceza Hakimliğinden "onama" talep eder. Uygulamada, bu talepler UYAP üzerinden "değişik iş" defterine kaydedilir. Hakim, dosya üzerinden yapacağı incelemede; suçun niteliğini, eşyanın delil değerini ve gecikmesinde sakınca bulunan halin varlığını denetler.
Süre Aşımının Hukuki Sonuçları ve Eşyanın İadesi
Eğer 48 saatlik süre içinde hakim tarafından bir onama kararı verilmezse, elkoyma tedbiri kanun gereği kalkar. Bu durumda Cumhuriyet savcılığının eşyayı derhal ilgilisine iade etmesi gerekir. İade edilmeyen eşyalar bakımından ilgililer, CMK m. 131 uyarınca her zaman hakime başvurarak iade kararı verilmesini isteyebilirler. Uygulama birliğinin sağlanması adına, sürelerin başlangıcının "eşyanın fiilen denetim altına alındığı an" olduğu unutulmamalıdır.
Bulundurulması Suç Teşkil Eden Eşyada Onay Gerekliliği Tartışması
Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin güncel içtihatları, bulundurulması ve taşınması başlı başına suç oluşturan uyuşturucu madde, kaçak eşya veya yasak silahlar gibi materyallerin ele geçirilmesi durumunda, CMK m. 127/3'teki onay prosedürünün işletilmesine gerek olmadığını savunmaktadır. Bu görüşün temel dayanağı, söz konusu eşyaların zaten müsadereye tabi olması ve kişiye iadesinin hukuken mümkün olmamasıdır.
"Bulundurulması ve taşınması başlı başına suç oluşturan bir maddeye kolluk görevlileri tarafından elkonabilmesi için hâkim veya Cumhuriyet savcısının ya da kolluk amirinin kararına gerek yoktur. Aynı şekilde, hâkim kararı olmaksızın bu tür bir maddeye elkonulması işleminin hâkim tarafından onaylanması da gerekli değildir. CMK'nın 123 ve 127. maddeleri uyarınca elkoyma ve elkoymanın onaylanması için karar alınması zorunluluğu; bulundurulması ve taşınması başlı başına suç oluşturan maddelerin dışında kalıp, delil niteliğindeki ya da suçta kullanılan eşya için geçerlidir."
Kaynak: Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/1714 - Karar No: 2016/669
Uyuşturucu Maddeler ve Yasak Silahlar Üzerindeki Uygulama
Uyuşturucu madde ticareti veya bulundurma suçlarında, şüphelinin üzerinde veya aracında yapılan aramada ele geçirilen maddeler için Sulh Ceza Hakimliğinden onama istenmesi durumunda, mahkemeler "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar tesis etmelidir. Zira bu maddeler, CMK m. 123 kapsamında ispat aracı olmanın ötesinde, TCK m. 54/4 uyarınca bizatihi müsadereye tabi eşyalardır.
Müsadereye Tabi Diğer Eşyaların Hukuki Durumu
Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında ele geçirilen ve bandrolsüz olduğu tespit edilen sigara, alkol veya tütün mamulleri de benzer bir rejime tabidir. Ancak burada kritik eşik, eşyanın rızaen teslim edilip edilmediğidir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, rızaen teslim edilen (muhafaza altına alınan) eşya için onay aranmayacağını, ancak rıza yoksa ve eşya bizatihi suç teşkil etmiyorsa (yalnızca ispat aracı ise) onay prosedürünün zorunlu olduğunu belirtmektedir.
Taşınmazlara, Hak ve Alacaklara Elkoyma: CMK 128 Usulü
CMK m. 128, genel elkoyma rejiminden farklı olarak taşınmazlar, banka hesapları, şirket payları ve kıymetli evraklar gibi malvarlığı değerlerine elkoymayı düzenler. Bu tedbire karar verilebilmesi için suçun işlendiğine dair "somut delillere dayanan kuvvetli şüphe" bulunması şarttır. Ayrıca bu tedbir, kanunda sınırlı olarak sayılan (katalog) suçlar bakımından uygulanabilir.
| Kriter | CMK 127 (Genel Elkoyma) | CMK 128 (Taşınmaz/Hak/Alacak) |
|---|---|---|
| Şüphe Derecesi | Makul Şüphe | Somut Delillere Dayanan Kuvvetli Şüphe |
| Karar Mercii | Hakim (Gecikmesinde Savcı/Kolluk) | Münhasıran Hakim Kararı |
| Suç Sınırlaması | Tüm Suçlar | Katalog Suçlar (TCK 188, 252, 282 vb.) |
| Rapor Şartı | Yok | İlgili Kurumdan Rapor (BDDK, SPK, MASAK vb.) |
| İcra Şekli | Fiilen El Koyma | Siciline Şerh Verme / Tebliğ |
"Taşınmaz, hak ve alacaklara elkoymaya ancak hâkim karar verebilir. Bu madde uyarınca elkonulan taşınmaz, hak ve alacakların idaresi gerektiğinde bu malvarlığı değerlerinin yönetimi amacıyla kayyım atanabilir. Bu durumda 133 üncü madde hükümleri kıyasen uygulanır."
Kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 128/9-10
Kaçakçılık Suçlarında Elkoyma ve Tasfiye Süreçleri
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, elkoyma konusunda CMK hükümlerine atıf yapsa da, özellikle kaçak eşya naklinde kullanılan taşıtlar bakımından özel hükümler içermektedir. Kaçak eşya naklinde kullanılan bir taşıta elkonulabilmesi için, taşıtın suçun işlenmesini kolaylaştırması veya suçun işlenmesine tahsis edilmiş olması gerekir.
Nakil Araçlarının Alıkonulması ve Teminatla İade
Elkonulan taşıtlar, sahibinin başvurusu üzerine değerinin (kasko değeri veya piyasa değeri) %25'i oranında bir teminat yatırılması halinde iade edilebilir. Ancak taşıtın Türkiye'de sicile kayıtlı olmaması veya daha önce de kaçakçılık suçunda kullanılmış olması durumunda alıkoyma kararı verilir. 5607 sayılı Kanun m. 10/2 uyarınca verilen bu kararlar, mülkiyet hakkına ağır müdahale teşkil ettiğinden yargısal denetimi ivedilikle yapılmalıdır.
Bekletilemeyecek Eşyanın Tasfiyesi Usulü
Kaçak şüphesiyle elkonulan eşyanın muhafazası ciddi bir külfet oluşturuyorsa veya eşya çabuk bozulacak nitelikteyse, soruşturma aşamasında Sulh Ceza Hakimliğinden tasfiye kararı alınabilir. Tasfiye Genel Tebliği uyarınca, gümrük idaresi eşyanın değerini tespit ederek tasfiye işlemlerini yürütür. Bu noktada mülkiyet sahibinin haklarını korumak adına değer tespitine itiraz hakkı saklıdır.
Postada Elkoyma ve Haberleşme Hürriyeti Engeli
CMK m. 129 kapsamında düzenlenen postada elkoyma, sadece kişiler arasındaki haberleşmeye yarayan gönderileri (mektup, telgraf vb.) kapsar. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kargo yoluyla gönderilen ve içinde ticari mal (örneğin kaçak cep telefonu anakartı) bulunan paketlerin CMK 129 kapsamında değil, genel elkoyma hükümleri (CMK 127) kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini hüküm altına almıştır.
"Postada elkoyma başlıklı düzenleme, kişiler arasındaki haberleşme hürriyetini korumak amacıyla getirilmiş olup haberleşmeye yarayan mektup, telgraf, yazılı metin vb. gönderileri kapsar. Somut olayda yurt dışı kargo servisinde yapılan kontrolde ele geçirilen kaçak cep telefonu ana kartlarının posta gönderisi olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Bu tür eşyalar hakkında CMK 123 ve 127 hükümleri uygulanmalıdır."
Kaynak: Yargıtay 7. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/15690 - Karar No: 2015/20636
Kargo Gönderilerinde Arama ve Elkoyma Yetkisi
Kargo paketleri, niteliği gereği "haberleşme" kapsamına girmiyorsa, gümrük kapılarında veya kargo işleme merkezlerinde savcı talimatıyla açılabilir. Burada haberleşme gizliliği ile suçla mücadele arasındaki denge, gönderinin içeriğine dair makul şüphe üzerinden kurulur. Eğer gönderi bir mektup zarfı ise, açılması için mutlaka hakim kararı gerekir.
Haberleşme İçeriği ve Delil Niteliği
Haberleşme içerikli materyallere elkonulması durumunda, CMK m. 129/2 uyarınca gönderi öncelikle Cumhuriyet savcısına teslim edilir. Savcı, gönderinin suçla ilgisini tespit ederse durumu hakime sunar. Hakim kararı olmaksızın haberleşme içeriklerinin okunması veya elkonulması, TCK m. 132 ve devamındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturabileceği gibi elde edilen delili de kirletir.
Elkoyma Kararına İtiraz ve Kanun Yolları
Elkoyma işlemi bir koruma tedbiri olduğundan, Sulh Ceza Hakimliğinin bu konudaki kararlarına karşı CMK m. 267 uyarınca itiraz kanun yolu açıktır. İtiraz süresi, kararın öğrenilmesinden veya tebliğinden itibaren yedi gündür. İtiraz, kararı veren hakimliğe bir dilekçe ile veya zabıt katibine beyanda bulunarak yapılır.
İtirazın İncelenmesi ve Kesinleşme Süreci
İtirazı inceleyen merci (genellikle numara olarak takip eden Sulh Ceza Hakimliği), tedbirin hukuki dayanağını, sürelerin uyulup uyulmadığını ve ölçülülüğü denetler. Merciin verdiği karar kesindir. Ancak, kanun yararına bozma (CMK m. 309) yoluyla hukuka aykırı kararların Yargıtay önüne taşınması mümkündür. Özellikle onay sürelerinin ihlal edildiği durumlarda kanun yararına bozma başvuruları sıklıkla kabul görmektedir.
İspat Yükü ve Savunma Argümanları
İtiraz aşamasında ispat yükü, tedbirin devamını isteyen iddia makamındadır. Savunma tarafı; eşyanın suçla bir ilgisinin bulunmadığını, ispat aracı olarak işlevini yitirdiğini veya müsadereye tabi olmadığını somut verilerle ortaya koymalıdır. Özellikle üçüncü kişilere ait eşyalara elkonulması durumunda, iyiniyetli üçüncü kişinin mülkiyet hakkı TCK m. 54/1 uyarınca korunmaktadır.
Bilişim Sistemlerinde Elkoyma ve İmaj Alma Prosedürü
CMK m. 134, bilgisayarlar, bilgisayar programları ve kütükleri üzerinde arama, kopyalama ve elkoyma işlemlerini düzenler. Bu madde, genel elkoyma hükümlerine göre daha sıkı şartlara bağlanmıştır. Bilgisayar üzerinde elkoyma yapılabilmesi için, "başka surette delil elde etme imkanının bulunmaması" şartı aranır.
"Bilişim sistemlerinde yapılacak arama, kopyalama ve elkoyma işlemlerine, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından da karar verilebilir. Bu karar, beş gün içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren on gün içinde açıklar; aksi halde elkoyma kendiliğinden kalkar. Kopyalama ve yedekleme işleminin uzun sürecek olması halinde bu araç ve gereçlere elkonulabilir."
Kaynak: 6755 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirler Hakkında Kanun m. 3/j (CMK 134 Atfıyla)
İmaj Alma ve Yedekleme Zorunluluğu
Bilişim materyallerine elkonulurken, sistemdeki verilerin tamamının kopyalanması (imaj alma) ve bu kopyanın bir örneğinin ilgilisine verilmesi esastır. Eğer yerinde imaj alma mümkün değilse, cihaza elkonulabilir ancak cihaz üzerinde yapılacak incelemeler sırasında verilerin değiştirilmesini önleyecek teknik tedbirler (hash değeri hesaplama vb.) alınmalıdır.
Kripto Varlıklar ve Banka Hesaplarındaki Yeni Rejim
7571 sayılı Kanun ile CMK'ya eklenen 128/A maddesi, bilişim suçları aracılığıyla elde edilen menfaatlerin bulunduğu banka veya kripto varlık hesaplarının 48 saate kadar dondurulmasına (askıya alınmasına) imkan tanımaktadır. Bu işlem doğrudan ilgili finans kuruluşu tarafından yapılır ve derhal savcılığa bildirilir. Savcılık 24 saat içinde bu işlemin devamı veya kaldırılması hakkında karar verir.
Elkoyma İşleminin Tutanak Altına Alınması ve Şekil Şartları
Elkoyma işleminin geçerliliği, tutanağın usulüne uygun düzenlenmesine bağlıdır. CMK m. 127/2 uyarınca, elkoyma işlemini gerçekleştiren kolluk görevlisinin açık kimliği mutlaka tutanağa geçirilmelidir. Ayrıca Suç Eşyası Yönetmeliği uyarınca, elkonulan eşyanın cinsi, miktarı, seri numarası ve fiziksel durumu detaylıca betimlenmelidir.
"Elkonulan eşya, fiziksel özelliklerine uygun şekilde tasnifi yapılarak ambalaj içine konulur ve mühürlenir. Elkoyma tutanağındaki bilgilerin doğruluğundan tereddüt edilir ise teslim alan görevli eşyayı inceleyip yeniden mühürler. Zilyetliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine elkonulan kimse, hâkimden her zaman elkoymanın kaldırılmasını isteyebilir."
Kaynak: Suç Eşyası Yönetmeliği m. 5
Mühürleme ve Güvenlik Tedbirleri
Elkonulan eşyanın delil niteliğinin bozulmaması için mühürlü torbalarda muhafaza edilmesi gerekir. Adli emanet birimine teslim edilen eşyaların, teslim anındaki durumunu gösteren fotoğrafların dosyaya eklenmesi, ileride doğabilecek "eşyanın zarar gördüğü" iddialarını bertaraf etmek açısından kritiktir.
Tutanakta Hazır Bulunanlar ve İmza Eksikliği
Elkoyma tutanağının, işlemi yapan görevliler ve varsa zilyet tarafından imzalanması şarttır. Zilyet imzadan imtina ederse, bu durum tutanağa gerekçesiyle yazılmalıdır. CMK m. 119 ve 127'deki arama ve elkoyma işlemlerinde, o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan bir kişinin bulundurulması kuralı (savcı hazır değilse) delil güvenliği açısından emredici niteliktedir.
Özel Hayatın Gizliliği ve Mesleki Sır Kapsamındaki Elkoyma Sınırları
Avukat bürolarında, hekim muayenehanelerinde veya basın kuruluşlarında yapılacak elkoyma işlemleri, meslek sırrının korunması adına özel usullere tabidir. Özellikle avukat bürolarında arama ve elkoyma, ancak mahkeme kararı ve Cumhuriyet savcısının katılımıyla yapılabilir.
Avukat Bürolarında Özel Usul (CMK 130)
Avukatın müvekkiliyle arasındaki yazışmalar ve dosyalar, kural olarak elkonulamaz. Arama sırasında avukat, elkonulmak istenen belgenin meslek sırrı kapsamında olduğunu iddia ederse, bu belge bir zarfa konularak mühürlenir ve karar verilmek üzere hakime sunulur. Hakim, belgenin sır kapsamında olup olmadığını inceleyerek iadesine veya elkonulmasına karar verir.
Basın ve Yayın Kuruluşlarındaki Kısıtlamalar
Gazetecilik faaliyetleri kapsamında kullanılan materyallere ve haber kaynaklarına dair bilgilere elkonulması, Anayasa m. 28 ve 30 ile korunan basın hürriyetine doğrudan müdahaledir. Bu tür elkoyma işlemlerinde "demokratik toplum düzeninde gereklilik" ve "zorunlu bir toplumsal ihtiyacın karşılanması" kriterleri çok sıkı uygulanmalıdır.
Editörün Notu: Adliye Pratiğinde Dikkat Edilmesi Gereken Usul Hataları
Uygulamada, Sulh Ceza Hakimliklerinin onay taleplerini matbu gerekçelerle reddettiği veya kabul ettiği sıkça görülmektedir. Profesyonel bir hukukçu, onay kararının içeriğinde "gecikmesinde sakınca bulunan halin somut olgularla açıklanıp açıklanmadığını" mutlaka irdelemelidir. Özellikle 24 saatlik sürenin dolmasından sonra yapılan onay taleplerinin reddedilmesi yasal bir zorunluluktur. Ancak Yargıtay'ın "bizatihi suç teşkil eden eşya" ayrımına dikkat ederek, müvekkilin iade taleplerini bu hukuki zemin üzerine kurgulamak gerekir. Taşınmaz elkoymalarında ise BDDK veya MASAK raporunun yokluğu, tedbirin derhal kaldırılması için tek başına yeterli bir itiraz sebebidir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Hâkim onay süresi olan 48 saat ne zaman başlar? 48 saatlik süre, eşyaya kolluk tarafından fiilen el konulduğu (zilyetliğin zorla devralındığı) andan itibaren başlar. Bu süre hak düşürücü olup, sürenin sonunda bir karar verilmemişse elkoyma kendiliğinden kalkar.
2. Rızaen teslim edilen eşya için hakim onayı gerekir mi? Hayır. CMK 123 uyarınca kişinin rızasıyla teslim ettiği eşya "muhafaza altına alınmış" sayılır. Bu işlem için ayrıca bir elkoyma kararı veya hakim onayı alınması zorunlu değildir.
3. Uyuşturucu madde ele geçirildiğinde 24 saat içinde onama istenmezse uyuşturucu iade edilir mi? Hayır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, bulundurulması ve taşınması suç teşkil eden eşyalar için onama prosedürü gerekmez. Bu maddeler müsadereye tabi olduğu için sahibine iadesi mümkün değildir.
4. Taşınmazlara elkoyma kararını savcı verebilir mi? Kural olarak hayır. CMK 128/9 uyarınca taşınmaz, hak ve alacaklara elkoyma yetkisi münhasıran hakime aittir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde dahi savcının bu tür malvarlığı değerlerine doğrudan elkoyma yetkisi bulunmamaktadır (istisnai OHAL düzenlemeleri saklıdır).
Kaynakça
- 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu.
- 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu.
- Suç Eşyası Yönetmeliği.
- Tasfiye Genel Tebliği (Seri No: 1).
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Esas No: 2015/1714, Karar No: 2016/669.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/2987, Karar No: 2022/4771.
- Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Esas No: 2020/4407, Karar No: 2021/2559.
- Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Esas No: 2015/15690, Karar No: 2015/20636.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Esas No: 2018/786, Karar No: 2018/4486.
Yasal Uyarı: Bu makale, elkoyma ve koruma tedbirleri konusundaki mevzuat ve içtihatların akademik bir analizidir. İçerik genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, somut olayların hukuki değişkenleri (zaman, mekan, suç tipi vb.) nedeniyle profesyonel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Hukuki işlem tesis etmeden önce bir hukuk profesyoneline danışılması tavsiye edilir.
Ana Kategori Rehberi
Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.