
Ceza Muhakemesinde Görüntü ve Ses Kaydı Analizi: Kriminal İnceleme Raporlarının İspat Gücü ve Eşkal Teşhisi Kriterleri
Ceza yargılamasında dijital delillerin sübuta etkisi, salt teknik benzerlik oranlarından ziyade hukuka uygun elde ediliş yöntemleri ve bilirkişi denetimine elverişlilik esaslarına dayanır. Maddi gerçeğe ulaşmada görüntü benzerliği raporlarının tek başına mahkumiyete esas teşkil edip etmeyeceği, ispat yükü ve özel hayatın gizliliği dengesiyle belirlenir.
Kriminal İnceleme Raporlarında "Kuvvetle Muhtemel" İbaresi ve Mahkumiyet Sınırı
Ceza yargılamasında sanığın kimliğinin teşhisi amacıyla hazırlanan kriminal raporlarda yer alan "%90 uyumlu" veya "çok kuvvetle muhtemel" gibi olasılık belirten ifadeler, tek başına mahkumiyet hükmüne esas alınamaz. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, bu tür raporların kesinlik içermediği sürece şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat yönünde değerlendirilmesi gerektiğini vurgular. Bir suçun sübutu için delillerin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak derecede kesin, inandırıcı ve somut olması zorunludur.
Dijital görüntü analizlerinde, kamera açısı, ışıklandırma, çözünürlük ve kayıt hızı gibi teknik değişkenler eşkal tespitinde yanıltıcı sonuçlar üretebilir. Bu nedenle, teknik inceleme sonucunda elde edilen benzerlik oranları ancak yan delillerle (tanık beyanı, teşhis tutanağı, HTS kayıtları) desteklendiğinde tam ispat gücüne ulaşabilir. Bilirkişinin "sanığa benzediği" şeklindeki kanaati, ceza hukukunun aradığı maddi gerçeklik eşiğini aşmaya yetmez.
"Sanık hakkında olaya karıştığına ilişkin herhangi bir teşhisin bulunmadığı, mağdurun işyerinin bulunduğu AVM içerisindeki kuyumcu dükkanının güvenlik kamerasından elde edildiği bahsedilen... görüntü üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda kamera kaydında görünen kişinin sanık ...’nın resmi ile “Çok kuvvetle muhtemel (%90 oranında)” uyumlu olduğunun bildirilmiş olmasının tek başına mahkumiyete yeter, kesin ve inandırıcı delil olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden, mahkumiyet hükmü kurulması bozmayı gerektirmiştir."
Kaynak: Yargıtay 6. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/22177 - Karar No: 2022/16000
Görüntü Analizinde Teknik Yetersizlik ve İspat Külfeti
Kriminal laboratuvarlar tarafından sunulan analiz raporlarında, dijital materyalin netleştirilemediği veya çözünürlüğün yüz hatlarını ayırt etmeye izin vermediği durumlarda, "benzeme" olgusu sanık aleyhine yorumlanamaz. Adliye pratiğinde sıklıkla karşılaşılan "gözle yapılan inceleme" yöntemi, bilimsel bir delil değeri taşımaz. Yargıtay, teknik imkanlarla iyileştirilmemiş görüntüler üzerinden yapılan subjektif benzetmelerin hükme esas alınmasını hukuk devleti ilkesine aykırı bulmaktadır.
Özel Alana Yerleştirilen Kameraların Delil Niteliği ve Hukuka Uygunluk Denetimi
Kişilerin kendi mülkiyet haklarını veya can güvenliklerini korumak amacıyla kendi konutlarına veya iş yerlerine yerleştirdikleri kamera kayıtları, kural olarak hukuka uygun delil kabul edilir. Burada temel kriter, kaydın hangi amaçla ve hangi kapsamda yapıldığıdır. Bir kişinin, aleyhine işlenen bir suçun delillerini toplamak amacıyla kendi özel alanında yaptığı kayıt, "hak arama özgürlüğü" (Anayasa m. 36) kapsamında değerlendirilir.
Ancak, bu kayıtların komşu dairesinin içini, balkonunu veya özel hayatın gizliliğini ihlal edecek bir açıyı kapsaması durumunda, delilin hukuka aykırılığı tartışması başlar. Mahkemeler, kameranın "sabit" olup olmadığı, "zoom" özelliğinin bulunup bulunmadığı ve çekim açısının "zorunluluk" sınırlarını aşıp aşmadığını bilirkişi marifetiyle tespit ettirmelidir.
"Katılan mağdurun, özetle kendi can ve mal güvenliğini koruma amacıyla kurdurduğu kamera sistemine ait görüntülerin, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen bir delil olduğunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. ... Sanık gizlice kayda alınmış olmakla birlikte, kendi konutunda ve/veya özel hayatında değil, mağdurun konutunda görüntülenmiştir. Mağdurun aleyhine işlenen suçtan dolayı adli makamlara sunulmak üzere delil oluşturma hakkı mevcuttur."
Kaynak: Yargıtay 6. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/10682 - Karar No: 2022/5430
Kamusal Alan ve Ortak Alan Ayrımında Yargısal Sınırlar
Apartman koridorları, bahçeler ve otoparklar gibi ortak alanlarda yapılan çekimlerde, Kat Mülkiyeti Kanunu ve özel hayatın gizliliği arasındaki denge gözetilir. Bir kat malikinin, diğer maliklerin rızasını almadan ortak alana kamera takması usulsüzlük teşkil etse de, bu durum kaydın ceza yargılamasındaki delil değerini her zaman ortadan kaldırmaz. Eğer kamera, sadece suçun işlendiği koridoru görüyorsa ve sanığın konut dokunulmazlığını ihlal etmiyorsa, bu kayıtlar maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için kullanılabilir.
Güvenlik Amacı ile Özel Hayat İhlali Arasındaki Teknik Kriterler
Kameranın teknik özellikleri, sanığın kastının belirlenmesinde kritik rol oynar. 12. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, kameranın hareketli (PTZ) olup olmadığı veya gece görüş kapasitesi gibi unsurlar, "gözetleme" kastını ispatlamak için incelenmelidir. Eğer kamera sadece mülk girişini korumak üzere sabitlenmişse ve teknik kapasitesi gereği yan komşunun mahremiyetini net olarak algılayamıyorsa, özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşmayacaktır.
| Parametre | Hukuka Uygun Delil Eğilimi | Hukuka Aykırı Delil Riski |
|---|---|---|
| Kayıt Alanı | Kendi taşınmazı/Mağdurun alanı | Başkasının konutunun içi / Yatak odası |
| Kurulum Amacı | Can ve mal güvenliği / Suç tespiti | Şantaj / Özel hayatı sürekli izleme |
| Rıza Durumu | Mağdurun rızası/Hak arama özgürlüğü | Sistematik gizli takip (mahkeme kararsız) |
| Teknik Özellik | Sabit açı / Standart çözünürlük | Yüksek zoom / Hareketli sensör / Gizli düzenek |
Bilirkişi İncelemesinde İzlenecek Teknik ve Usuli Basamaklar
Görüntü ve ses kayıtlarının çözümü, adliye pratiğinde sıklıkla kolluk görevlilerine (polis kriminal veya jandarma kriminal) yaptırılsa da, bu raporlara itiraz halinde uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunludur. Özellikle ses kayıtlarında "gürültü temizleme" ve "spektrografik analiz" yöntemleri kullanılarak konuşma içeriklerinin netleştirilmesi gerekir. Hukuk Genel Kurulu kararları uyarınca, sadece "izleme" tutanağı ile yetinilmesi, eksik inceleme nedeniyle bozma nedenidir.
Ses Kayıtlarında Spektrografik Karşılaştırma ve İdentifikasyon
Sanığın sesiyle kayıttaki sesin eşleştirilmesi süreci, salt kulak dolgunluğuyla yapılamaz. Sanıktan alınacak mukayese ses örnekleri ile suç konusu kaydın frekans aralıkları, vurgu ve tını özellikleri profesyonel yazılımlarla analiz edilmelidir. Eğer sanık kaydı kabul etmiyorsa, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması bir usul zorunluluğudur.
Görüntü Netleştirme ve Yapay Zeka Destekli Nesne Sınıflandırması
Modern yargılamada, düşük çözünürlüklü görüntülerin yapay zeka tabanlı yazılımlarla iyileştirilmesi mümkün hale gelmiştir. Ancak bu iyileştirme işleminin, delilin orijinalliğini (integritiy) bozup bozmadığı denetlenmelidir. Bilirkişi raporunda, uygulanan algoritmalar ve piksel tamamlama yöntemleri açıkça belirtilmelidir. Aksi takdirde, "manipülasyon" iddiası gündeme gelebilir.
"Davalı tarafından dosyaya sunulan kamera kayıtlarını içerir CD'nin uzman bilirkişi aracılığıyla incelenip çözümü yaptırılarak taraflarca beyan edilen olay esnasında sarf edilen sözlerin içeriği belirlenerek ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir."
Kaynak: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu - Esas No: 2019/181 - Karar No: 2022/72
SEGBİS Üzerinden Alınan Kayıtların Saklanması ve İtiraz Usulü
Ceza Muhakemesinde Ses ve Görüntü Bilişim Sisteminin Kullanılması Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, duruşma veya sorgu kayıtları UYAP bünyesinde güvenli bir şekilde saklanır. Bu kayıtların taraflara "ham veri" olarak verilmesi yasaklanmış olup, sadece yazılı tutanağa dönüştürülmüş halleri verilebilir. Ancak, kaydın içeriği ile tutanak arasında çelişki olduğu iddiası varsa, mahkeme gözetiminde izleme/dinleme talebinde bulunulabilir.
SEGBİS Kayıtlarının Yazılı Tutanağa Dönüştürülmesindeki Riskler
Yazılı tutanaklar, çoğu zaman mahkeme katibi tarafından "özet" şeklinde tutulmaktadır. Sesin tınısından veya duraksamalardan kaynaklanan anlam kaymaları, tutanağa geçmeyebilir. Bu durum, özellikle istinaf ve temyiz aşamasında "beyan beyanı tutmuyor" savunmalarına yol açmaktadır. Avukatlar, kritik beyanların kelimesi kelimesine (verbatim) tutanağa geçirilmesini veya itiraz halinde kaydın yeniden çözülmesini talep etmelidir.
Teknik Altyapı Standartları ve Savunma Hakları
Yönetmeliğin 4. maddesi, görüntünün yüz ifadelerini ve vücut hareketlerini gözlemlemeye elverişli olması gerektiğini düzenler. Bağlantı kalitesindeki düşüklük veya ses senkronizasyonundaki kaymalar, sanığın "doğrudanlık ilkesi" çerçevesinde sorgulanmasını engelliyorsa, yargılama usulü açısından mutlak bozma nedeni oluşabilir.
"SEGBİS ile elde edilen kayıtlar, ilgili mevzuatta öngörülen usule göre UYAP Bilişim Sisteminde yazılı tutanağa dönüştürülüp, elektronik imza ile imzalanır. ... Ses ve görüntü kayıtları taraflara verilmez ancak yazılı tutanağa dönüştürülen kayıtlar kanunlarda öngörülen şartlara uygun olarak verilebilir."
Kaynak: Ceza Muhakemesinde Ses ve Görüntü Bilişim Sisteminin Kullanılması Hakkında Yönetmelik - Madde 7-8
Belgeyi Gör: CEZA MUHAKEMESİNDE SES VE GÖRÜNTÜ BİLİŞİM SİSTEMİNİN KULLANILMASI HAKKINDA YÖNETMELİK
Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Kararının Sınırları
CMK m. 139 ve 140 uyarınca yürütülen gizli soruşturmacı faaliyetlerinde, hakim kararı olmaksızın alınan ses ve görüntü kayıtları "hukuka aykırı delil" mahiyetindedir. Gizli soruşturmacının delil toplama yetkisi olsa da, bu yetki anayasal hakları ihlal edecek şekilde genişletilemez. Eğer dosyada sadece hukuka aykırı bir kayıt varsa, bu kayıt "mutlak yasak delil" kapsamında değerlendirilerek hükümden çıkarılmalıdır.
Hukuka Aykırı Kayıtların Diğer Delillerle İlişkisi
Ceza Genel Kurulu'nun son dönem kararları, hukuka aykırı yollarla elde edilen kayıtların sonuca etkili olup olmadığını "delil bütünlüğü" içinde değerlendirmektedir. Eğer sanığın ikrarı, tanık beyanları ve uyuşturucu madde gibi somut deliller suçun sübutu için yeterliyse, hukuka aykırı kayıt sadece "eleştiri" konusu yapılarak mahkumiyet onanabilmektedir. Ancak suçun tek delili bu kayıt ise beraat kaçınılmazdır.
"CMK' nun 140. Maddesi gereğince teknik takip, ses ve görüntü kaydı alınması hususunda her hangi bir Hakimlik kararı bulunmadığı dolayısıyla gizli soruşturmacıların görüntü ve ses kaydı almalarının hukuka aykırı delil olduğu ve hükme esas alınamayacağı anlaşılmış ise de; gerek sanığın aşamalardaki ifade ve savunmaları... nazara alındığında sanığın suçunun sübuta erdiği ve hukuka aykırı delilin sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından bu husus sadece eleştiri konusu yapılmıştır."
Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2021/249 - Karar No: 2022/648
Kat Mülkiyeti Hukukunda Kamera Sistemlerinin Kaldırılması Davaları
Apartman veya sitelerde, bir kat malikinin ortak alanlara kamera yerleştirmesi, 634 sayılı KMK m. 19 uyarınca "beşte dört" oranında malik rızası gerektirir. Bu rıza alınmadan yapılan kurulumlar, müdahalenin önlenmesi ve eski hale iade davasına konu olabilir. Mahkemeler bu davalarda, kameranın "özel hayatın gizliliğini ihlal edip etmediğine" değil, "yönetim planına ve rıza şartına uygunluğuna" odaklanır.
Ortak Alanlarda Görüntüleme ve Kayıt Yasağı
Yönetim planında aksine bir hüküm yoksa, bir malik kendi güvenliği için dahi olsa ortak koridoru veya komşunun kapısını görecek şekilde kamera takamaz. 20. Hukuk Dairesi'nin kararlarında vurgulandığı üzere, mahkeme tarafından yapılan keşifte kameranın açısı incelenmeli ve komşu dairesinin girişini gördüğü tespit edilirse kameranın kaldırılmasına karar verilmelidir.
Bilirkişi Raporunun İnfaza Elverişliliği
Mahkeme kararında, hangi kameranın kaldırılacağı veya açısının nasıl değiştirileceği "infazda tereddüt yaratmayacak" şekilde somutlaştırılmalıdır. Sadece "bilirkişi raporuna atıf yapılması" Yargıtay tarafından usul hatası olarak görülmektedir. Hüküm fıkrasında kameraların numaraları ve görüntü alanları tek tek belirtilmelidir.
"Dava konusu siteye ait yönetim planının 36/f maddesinde kat maliklerinin ortak alanları hiçbir kamera veya benzeri aygıtlar ile görüntüleyemeyip kaydedemeyeceği hüküm altına alınmış olmakla... bilirkişi raporunda davalıların kendi bağımsız bölümlerine taktırdıkları kameraların ortak alanları görüntülediğinin sabit olduğu... davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır."
Kaynak: Yargıtay 20. Hukuk Dairesi - Esas No: 2018/5969 - Karar No: 2019/2839
İş Hukukunda Gizli Kamera Kayıtları ve Haklı Nedenle Fesih
İşyerlerinde verimliliği ölçmek veya güvenliği sağlamak amacıyla kamera takılması genel bir uygulama olsa da, işçinin rızası dışında ve "gizli" yapılan kayıtların fesih gerekçesi yapılması tartışmalıdır. 9. Hukuk Dairesi, işçinin işverene yönelik hakaretlerini içeren ancak gürültülü (örneğin elektrik süpürgesi sesiyle karışık) ve belirsiz kayıtların tek başına haklı fesih ispatı sayılamayacağını kabul etmektedir.
İşçinin Özel Hayat Alanında Denetim Sınırı
Soyunma odaları, tuvaletler veya dinlenme alanları gibi işçinin mahremiyet beklentisinin olduğu yerlerde yapılan kamera çekimleri, elde edilen bulgular ne olursa olsun hukuka aykırıdır. Bu kayıtlar ne ceza davasında ne de iş davasında delil olarak kullanılamaz. İşverenin yönetim yetkisi, işçinin kişilik haklarını ortadan kaldıracak düzeye ulaşamaz.
Savunma Yazısı ve İkrarın Delil Gücü
Eğer işçi, kamera kayıtlarını gördükten sonra içeriği kabul eden bir savunma yazısı vermişse, artık kaydın hukuka aykırılığı tartışması önemini yitirebilir. Zira burada ispat, "kayıt"tan ziyade "yazılı ikrar"a dayanmaktadır. Uygulama notu olarak; işçinin sessiz kalma hakkı veya kayıtları reddetme hakkı her zaman hatırlatılmalıdır.
"Konuşmalarının dinlendiğinden habersiz şekilde işçinin rızası dışında elde edilen CD kaydının delil olarak değerlendirilemeyeceği... elektrik süpürge sesinden başka hakaret içeren bir sözün net olarak dinlenemediği... hukuksuz elde edilen ve itibar edilmemesi gereken CD kaydının içeriğinin kendi rızası dışında daha üst bir korunmaya değer hak olmadan çözümünün yaptırılmasına gerek görülmediği..."
Kaynak: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi - Esas No: 2023/8847 - Karar No: 2023/7137
İdari İşlemlerde Görüntü Kayıtlarının Kesin Delil Şartı
PVSK m. 8/f uyarınca işyerlerinin hanutçuluk veya benzeri nedenlerle kapatılması işlemlerinde, kamera kayıtlarının "kesin delil" niteliğinde olması aranır. Danıştay, sadece bir kişinin dükkan önünde durduğu veya yoldan geçenle konuştuğu görüntüsünü "hanutçuluk" için yeterli somut tespit saymamaktadır. Görüntülerin, müşteriyi rahatsız eden eylemi net bir şekilde ortaya koyması zorunludur.
İdari Yargı Denetiminde Eksik İnceleme Halleri
Mahkemeler, idari işlem dosyasında bulunmayan veya formatı açılmayan kamera kayıtları üzerinden karar veremez. Eğer işlemin dayanağı kamera kaydıysa, bu kaydın mahkemece izlenmesi ve tutanak altına alınması bir zorunluluktur. Fotoğraf kareleri, sürekli bir eylemi ispatlamada yetersiz kalmaktadır.
Polis Müdahalesinde Ses ve Görüntü Kaydı Alınması
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün polis müdahalesi sırasında görüntü alınmasını yasaklayan genelgesi, Danıştay tarafından anayasal haklara aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Kamusal alanda polisin görevini ifa ederken kaydedilmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal etmez; aksine polisin orantısız güç kullanımını denetleme aracıdır. Ancak, müdahaleyi fiilen engelleyecek derecede yakın çekim yapılması veya kişisel verilerin ifşa edilmesi yasal zeminden çıkabilir.
Adliye Pratiğinde Bilirkişi Raporuna İtiraz ve Yeni Rapor Talebi
Bilirkişi raporları, mahkeme hakimi için bağlayıcı değildir; ancak teknik konularda hakimin takdir yetkisini şekillendiren en önemli unsurdur. Raporun "yetersiz", "soyut" veya "çelişkili" olması durumunda 6100 sayılı HMK m. 281 uyarınca iki hafta içinde itiraz edilmelidir.
Rapor İtirazında Odaklanılması Gereken Teknik Hatalar
- Kıyas Materyali Yetersizliği: Mukayese için kullanılan fotoğrafların güncel olmaması veya düşük çözünürlüklü olması.
- Yöntem Belirsizliği: Yüz hatlarının hangi matematiksel oranlarla (ana kılavuz dikdörtgeni, burun ucu mesafesi vb.) kıyaslandığının raporda yer almaması.
- Çelişkili İfadeler: Raporda bir yerde "benzerlik var" denilip sonuç kısmında "tanımlanamadı" denilmesi.
- Ekipman Eksikliği: İncelemenin profesyonel laboratuvar yerine standart ofis bilgisayarlarında yapılması.
Uzman Görüşü (Mütalaa) Alınmasının Önemi
Taraflar, dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunun aksini ispatlamak için HMK m. 293 ve CMK m. 67/6 uyarınca dışarıdan "uzman görüşü" alabilirler. Özellikle terör suçları veya nitelikli yağma gibi ağır cezalık dosyalarda, emekli TRT teknisyenleri veya adli bilişim uzmanlarından alınacak mütalaalar, mahkemenin yeni bir bilirkişi heyeti oluşturmasını sağlayabilir.
Hukuka Aykırı Delil ve "Zehirli Ağacın Meyvesi" Doktrini
Türk Ceza Muhakemesi hukukunda, hukuka aykırı yollarla elde edilen bir delil, başka bir delilin elde edilmesine yol açmışsa (örneğin; yasadışı ses kaydından yola çıkarak yapılan ev araması), bu ikinci delil de kural olarak "yasak delil" sayılır. Ancak Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi, "mutlak" bir yasakçılık yerine, ihlalin ağırlığı ve kamu yararı dengesini gözetmeye başlamıştır.
Anayasal Hak İhlali ve Mutlak Bozma Nedeni
Anayasa m. 38/6 uyarınca, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. Eğer mahkeme, kararını büyük ölçüde hukuka aykırı bir kamera kaydına dayandırmışsa ve bu durum sanığın adil yargılanma hakkını zedelemişse, bu durum CMK m. 289/1-i uyarınca mutlak bozma nedenidir.
Özel Kişilerin Elde Ettiği Delillerin İstisnai Durumu
Yargıtay, kamu görevlilerinin (polis vb.) hukuka aykırı delil elde etmesi ile özel şahısların elde etmesi arasında ayrım yapabilmektedir. Bir eşin, diğer eşin sadakatsizliğini ispat için eve yerleştirdiği ses cihazı aile mahkemesinde delil olabilirken, aynı cihazla işlenen "özel hayatın gizliliğini ihlal" suçu ceza mahkemesinde cezalandırılabilir. Bu "iki yönlü hukuk" yaklaşımı, adliye pratiğinde en çok kafa karıştıran alanlardan biridir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Görüntüdeki kişinin ben olduğum %90 oranında tespit edilmişse bu kesin mahkumiyet için yeterli midir? Hayır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin kararları uyarınca, %90 gibi olasılık belirten oranlar "kuvvetle muhtemel" olsa dahi kesin ve inandırıcı delil sayılmaz. Maddi gerçeğin %100 kesinlikle tespit edilmesi gerekir; aksi halde şüpheden sanık yararlanır ilkesi uygulanır.
2. Komşumun kapımı gören kamerasını mahkeme kararıyla kaldırtabilir miyim? Evet. Eğer kamera sizin daire girişinizi veya balkonunuzu görüyorsa, özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği gerekçesiyle müdahalenin önlenmesi davası açabilirsiniz. Ayrıca Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca ortak alanlara rızasız kamera takılması da kaldırma nedenidir.
3. İş yerindeki gizli ses kaydı iş davasında delil olur mu? Kural olarak hayır. İşçinin rızası dışında ve gürültülü ortamda alınan, içeriği netleşmeyen kayıtlar hukuka aykırı delil kabul edilir. Ancak bu kayıtlardan sonra işçi suçlamayı kabul eden yazılı bir savunma vermişse, ikrar delil niteliği kazanabilir.
4. SEGBİS kaydı ile duruşma tutanağı arasında fark varsa hangisi esas alınır? Hukuki uyuşmazlıklarda ses ve görüntü kaydının aslı esastır. Tutanaktaki maddi hataların düzeltilmesi için SEGBİS kaydının yeniden çözümü ve bilirkişi raporu alınması talep edilmelidir.
Kaynakça
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 139, 140, 206, 217.
- 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m. 19.
- Ceza Muhakemesinde Ses ve Görüntü Bilişim Sisteminin Kullanılması Hakkında Yönetmelik.
- Yargıtay 6. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/22177, Karar No: 2022/16000.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Esas No: 2019/181, Karar No: 2022/72.
- Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, Esas No: 2018/5969, Karar No: 2019/2839.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Esas No: 2023/8847, Karar No: 2023/7137.
- Danıştay 2. Daire Başkanlığı, Esas No: 2021/774, Karar No: 2022/3571.
Yasal Uyarı: Bu içerik, adli tıp analizi, görüntü benzerliği ve eşkal teşhisi süreçlerine dair güncel yargı kararlarını profesyonel hukukçular için derleyen bir metindir. Genel bilgilendirme niteliğinde olup, her somut olayın teknik ve hukuki dinamikleri farklılık gösterebilir. İçerik, hukuki danışmanlık yerine geçmez; spesifik uyuşmazlıklarda dosya kapsamına göre uzman desteği alınması önerilir.
Ana Kategori Rehberi
Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.