Adli Yargı Denetiminde Yargıtay’ın Hukuki Rolü ve Temyiz Usulü
Kanun YollarıYazar: EmsalDava Editör Ekibi

Adli Yargı Denetiminde Yargıtay’ın Hukuki Rolü ve Temyiz Usulü

Yargıtay, bölge adliye mahkemelerinin kararlarını hukuki denetim süzgecinden geçiren yüksek mahkeme olup, maddi vakıa incelemesi yapmaksızın sadece norm ihlallerini ve delil değerlendirme hatalarını denetler.

Yargıtay’ın Adli Yargı Sistemindeki Hukuki Konumu ve Denetim Yetkisi

Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme mercii olan bağımsız bir yüksek mahkemedir. Temel işlevi, ülkede hukuk kurallarının tekdüze uygulanmasını sağlamak (içtihat birliği) ve alt derece mahkemelerinin kararlarını sadece "hukuka uygunluk" yönünden denetlemektir. Yargıtay, bir "vaka mahkemesi" değil, bir "hukuk mahkemesi" olarak kabul edilir; bu nedenle maddi olayların tespiti kural olarak Yargıtay'ın görev alanı dışındadır.

2797 sayılı Yargıtay Kanunu m. 1 uyarınca Yargıtay, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve kendi kanunu çerçevesinde görev yapan, adli yargının zirvesinde yer alan bir otoritedir. Yargıtay’ın denetim yetkisi, kural olarak Bölge Adliye Mahkemeleri (BAM) tarafından verilen ve kesinleşmemiş olan kararlar üzerinde yoğunlaşır. Üç dereceli yargılama sisteminde (İlk Derece - İstinaf - Temyiz), Yargıtay üçüncü ve son basamağı teşkil eder.

"Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme mercii olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile bu Kanun ve diğer kanunların hükümlerine göre görev yapan bağımsız bir yüksek mahkemedir."

Kaynak: 2797 sayılı Yargıtay Kanunu Madde 1

Belgeyi Gör: YARGITAY KANUNU

Editörün Notu: Yargıtay’ın birincil görevi somut uyuşmazlığı çözmekten ziyade, o uyuşmazlığa uygulanan hukuk kuralının doğruluğunu teyit etmektir. Bu durum, temyiz dilekçelerinin yazımında maddi olay anlatımından ziyade, hukuki norm ihlallerine odaklanılması gerektiğini pratik bir zorunluluk haline getirir.

Anayasal Çerçeve ve Yargıtay’ın Teşkilat Yapısı

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 154, Yargıtay’ın kuruluş esaslarını ve üyelerinin seçim usulünü düzenleyerek mahkemenin bağımsızlığını teminat altına almıştır. Yargıtay üyeleri, Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından birinci sınıfa ayrılmış adli yargı hakim ve savcıları arasından seçilir. Bu yapısal hiyerarşi, yüksek mahkemenin liyakat esaslı bir denetim organı olmasını sağlar.

Yargıtay bünyesinde; hukuk daireleri, ceza daireleri, Hukuk Genel Kurulu, Ceza Genel Kurulu ve Büyük Genel Kurul gibi çeşitli karar organları bulunur. 2797 sayılı Kanun m. 5 uyarınca güncel yapıda 12 hukuk ve 12 ceza dairesi öngörülmüştür. Her bir daire, kendi uzmanlık alanına giren davaların temyiz incelemesini gerçekleştirir.

Yargıtay Karar Organlarının Görev Dağılımı

Yargıtay’ın karar organları sadece temyiz incelemesi yapmakla kalmaz, aynı zamanda yüksek yargı içindeki idari ve disiplin süreçlerini de yönetir.

  • Daireler: Temyiz incelemesinin asıl mutfağıdır. Kararların büyük çoğunluğu ilgili hukuk veya ceza dairesi tarafından verilir.
  • Hukuk ve Ceza Genel Kurulları: Dairelerin bozma kararlarına karşı alt derece mahkemelerinin gösterdiği direnme kararlarını inceleyen en üst kurullardır.
  • Büyük Genel Kurul: İçtihatları birleştirme yetkisine sahip olup, farklı daireler veya genel kurullar arasındaki görüş ayrılıklarını giderir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Fonksiyonu

Ceza yargılamasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, dosya ilgili daireye gitmeden önce bir "tebliğname" hazırlar. Bu tebliğname, hükmün onanması veya bozulması yönünde bir görüş içerir ancak daire için bağlayıcı değildir. Başsavcılık ayrıca, daire kararlarına karşı sanık lehine veya aleyhine "itiraz" yetkisine de sahiptir (CMK m. 308).

Temyiz İncelemesinin Mahiyeti: Maddi Vakıa Denetimi Yasağı

Temyiz incelemesi, istinaf incelemesinden farklı olarak dar kapsamlı bir hukuksal denetimdir. Yargıtay, önündeki dosyada maddi olayların doğru tespit edilip edilmediğiyle ilgilenmez; alt derece mahkemesinin "tespit ettiği vakıalara uyguladığı hukuk kuralının" isabetli olup olmadığına bakar. Bu prensibe "maddi vakıa denetimi yasağı" denir.

Ancak bu yasağın mutlak olmadığı, Yargıtay içtihatlarıyla esnetildiği noktalar mevcuttur. Eğer mahkemenin vakıa tespiti dosyadaki delillerle açıkça çelişiyorsa veya mantık kurallarına aykırı bir sonuç doğuruyorsa, Yargıtay bu durumu bir "hukuk ihlali" olarak kabul ederek müdahale edebilir.

"Yargıtay hukukî denetim ve içtihat mercii olup, yasal süresi içerisinde ileri sürülmeyen yeni vakıalar ve deliller Yargıtay tarafından inceleme konusu yapılamaz, delil toplanamaz, temyizen gelen dosya ve içerisinde bulunan bilgi ve belgelerle karar verir. Bununla birlikte mahkemenin vakıayı tespit ederken kanuna aykırı davranmış olması... hâlinde pek tabi Yargıtay bu hatalı tespit ile bağlı olmayacak ve hatalı kararı denetleyecektir."

Kaynak: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu - Esas No: 2021/1023 - Karar No: 2022/403

Belgeyi Gör: Hukuk Genel Kurulu 2021/1023 E. , 2022/403 K.

Hukuki Denetimin Sınırları ve İstisnalar

Yargıtay incelemesinde temel varsayım, maddi vakıaların alt derece mahkemesinde kesinleştiğidir. Ancak Yargıtay; delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edilip edilmediğini, gerekçeli karar hakkının ihlal edilip edilmediğini ve ispat yükünün doğru dağıtılıp dağıtılmadığını denetlerken zorunlu olarak maddi olguya temas eder.

Uygulama Notu: Maddi Hata Kavramı

Uygulamada "maddi hata", Yargıtay'ın dosya kapsamındaki açık bir belgeyi görmezden gelmesi veya yanlış okuması durumunda ortaya çıkar. Bu gibi durumlarda Yargıtay, kendi kararını "tashih" (karar düzeltme veya ceza muhakemesinde itiraz yoluyla) edebilir. Ancak bu, yeni bir vakıa incelemesi değil, mevcut dosyanın yanlış okunmasının düzeltilmesidir.

Ceza Muhakemesinde Temyiz Sebepleri ve Denetimin Kapsamı

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 288 uyarınca temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Hukuka aykırılık ise bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanmasıdır. Ceza dairesi incelemesi, kural olarak temyiz dilekçesinde belirtilen hususlar ile sınırlıdır (CMK m. 301). Ancak "hukuka kesin aykırılık" halleri (CMK m. 289) dilekçede gösterilmese dahi resen incelenir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına göre, temyiz mahkemesi delillerin değerlendirilmesinde vicdani kanı oluşturma yetkisine sahip değildir; bu yetki "olay hakimi"ne aittir. Yargıtay sadece bu kanının oluşum sürecindeki hukuksal hataları denetler.

"Yargıtay hukuksal incelemesine önündeki hüküm bakımından ispat konularının sübuta erdiği varsayımından başlar. Temyiz mahkemesi yalnızca hâkimin delilleri değerlendirmesinde hukuksal hata yapıp yapmadığını değerlendirebilir. Delillerin değerlendirilmesi ve ispat açısından vicdani kanıyı olay hâkiminin oluşturması gerekir."

Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2019/330 - Karar No: 2020/296

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2019/330 E. , 2020/296 K.

Mutlak Bozma Sebepleri: CMK m. 289

Temyiz dilekçesinde belirtilmese dahi Yargıtay'ın resen dikkate almak zorunda olduğu mutlak bozma sebepleri şunlardır: 1. Mahkemenin kanuna aykırı olarak teşekkül etmiş olması. 2. Hakimin yasaklı olduğu veya reddini gerektiren bir durumda davaya bakması. 3. Mahkemenin görevsiz veya yetkisiz olması. 4. Hükmün gerekçeyi içermemesi. 5. Savunma hakkının sınırlandırılmış olması.

Temyizde İnceleme Alanı: Sınırlılık İlkesi

CMK m. 301/1 açıkça Yargıtay'ın temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile sınırlı inceleme yapacağını belirtir. Bu durum, ceza davasında temyiz dilekçesinin "genel ifadelerle" (Örn: "Karar usul ve yasaya aykırıdır, bozulmasını talep ederiz") yazılmasının riskli olduğunu gösterir. Somut hukuka aykırılıkların, örneğin bir tanığın dinlenmemesinin savunma hakkını nasıl kısıtladığının veya bir delilin neden hukuka aykırı olduğunun dilekçede netleştirilmesi gerekir.

Hukuk Muhakemesinde Temyiz Edilebilirlik ve Kesinlik Sınırı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca her karar temyiz edilemez. Özellikle malvarlığına ilişkin davalarda her yıl güncellenen bir "kesinlik sınırı" bulunmaktadır. Bu sınırın altında kalan kararlar için Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği kararlar kesindir ve Yargıtay yolu kapalıdır.

Hukuk muhakemesi temyiz sürecini simgeleyen dosya ve tokmak görseli.

Kesinlik sınırı belirlenirken davanın açıldığı tarihteki değil, bölge adliye mahkemesi karar tarihindeki miktar esas alınır. Eğer dava birden fazla kalemden oluşuyorsa veya ihtiyari dava arkadaşlığı varsa, her bir talep veya her bir dava arkadaşı yönünden kesinlik sınırı ayrı ayrı değerlendirilir.

Yıl Kesinlik Sınırı (Tahmini/Örnek) Yasal Dayanak
2020 72.070 TL HMK m. 362/1-a
2024 378.290 TL HMK m. 362 (YDO Artışı)
2026 Güncel Limit HMK m. 362 Kapsamı

"HMK’nın 366/1 maddesi yollamasıyla HMK'nun 346/1 maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kesin bir karara karşı yapılan temyiz isteminin bu mahkeme tarafından reddine karar verilmesi gerekir... Temyize konu edilen miktarın 17.739,27 TL olması nedeniyle 20.02.2020 tarihli karar kesin niteliktedir."

Kaynak: Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi - Esas No: 2020/878 - Karar No: 2020/1219

Belgeyi Gör: (Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2020/878 E. , 2020/1219 K.

Temyiz Edilemeyen Kararların İstisnası

HMK m. 362 kapsamında; kira ilişkisinden doğan bazı davalar (tahliye hariç), çekişmesiz yargı işleri, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalar (soypağına ilişkin olanlar hariç) gibi bazı dava türleri miktara bakılmaksızın temyiz edilemez. Bu noktada avukatın, dosyanın türüne göre temyiz kabiliyetini önceden analiz etmesi usul ekonomisi açısından kritiktir.

Yargıtay Karar Türleri ve Hukuki Etkileri

Temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay üç ana karar türünden birini tesis eder: Onama, Bozma veya Düzelterek Onama. İstatistiksel olarak en sık karşılaşılan onama kararları, yerel mahkeme veya BAM kararının hukuka uygun bulunduğunu gösterir. Bozma kararı ise hükmün hukuka aykırı bir temel üzerine kurulduğunu ifade eder.

Yargıtay yüksek mahkeme binasının görkemli mimari detayları.

Onama ve Düzelterek Onama

Eğer hükümdeki aykırılık, kararın sonucunu değiştirmiyorsa veya yeniden yargılama yapılmasını gerektirmiyorsa Yargıtay "düzelterek onama" kararı verir. Örneğin, vekalet ücretinin yanlış hesaplanması veya kanun maddesinin isminde hata yapılması gibi durumlarda Yargıtay hükmü bozmaz, hatayı kendisi düzelterek kesinleştirir.

Bozma Kararının Mahiyeti

Bozma kararı ile birlikte dava, ilgili alt derece mahkemesine geri döner. Bu aşamada mahkeme, Yargıtay'ın bozma ilamına uymak veya direnme kararı vermek seçeneklerinden birini kullanır. Yargıtay incelemesinde bozma sebepleri ilamda ayrı ayrı ve gerekçeli olarak gösterilmek zorundadır.

"Yargıtay, temyiz edilen hükmü, temyiz başvurusunda gösterilen, hükmü etkileyecek nitelikteki hukuka aykırılıklar nedeniyle bozar. Bozma sebepleri ilâmda ayrı ayrı gösterilir. Hüküm, temyiz dilekçesinde gösterilen sebeplerle bozulduğunda, dilekçede açıklanmış olmasa bile saptanan bütün diğer hukuka aykırılık hâlleri de ilâmda gösterilir."

Kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 302/2-3

Belgeyi Gör: CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Duruşmalı Temyiz İncelemesi ve Usuli Şartlar

Yargıtay’da temyiz incelemesi kural olarak dosya üzerinden (evrak üzerinde) yapılır. Ancak hem HMK hem de CMK, belirli şartlar altında duruşma açılmasını öngörmüştür. Hukuk davalarında miktarı belirli bir sınırı (2026 yılı için belirlenen limit) aşan alacak davalarında veya aile hukukuna ilişkin bazı davalarda tarafların talebi üzerine duruşma yapılması zorunludur.

Ceza yargılamasında ise 10 yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümlerde, Yargıtay ilgili dairesi uygun görürse duruşma açabilir. Duruşmalı temyiz incelemesinde taraflar iddia ve savunmalarını sözlü olarak açıklar, ancak yeni delil sunamazlar.

Hukuk Muhakemesinde Duruşma Talebi ve Giderler

HMK m. 369 uyarınca duruşma talep eden tarafın tebligat ve duruşma giderlerini yatırması şarttır. Bu giderlerin eksik olması halinde mahkeme tarafından bir haftalık kesin süre verilir; süre içinde tamamlanmazsa duruşma talebinden vazgeçilmiş sayılır.

"Yargıtay temyiz incelemesini dosya üzerinde yapar. Ancak... miktar veya değeri altmışbin Türk Lirasını aşan alacak ve ayın davalarında taraflardan biri temyiz veya cevap dilekçesinde duruşma yapılmasını talep etmiş ise Yargıtayca bir gün belli edilerek taraflara usulen davetiye gönderilir... Tebligat gideri verilmemişse duruşma talebi dikkate alınmaz."

Kaynak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 369/2

Belgeyi Gör: HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

Ceza Muhakemesinde Duruşma Usulü

CMK m. 300 uyarınca duruşmadan önce bir tetkik hakimi raporunu sunar. Duruşmada Yargıtay Cumhuriyet Savcısı, sanık müdafii ve katılan vekili dinlenir. Temyiz incelemesinin doğası gereği tanık dinlenmesi veya keşif yapılması duruşmada mümkün değildir; sadece hukuki argümanlar tartışılır.

Ön İnceleme Aşaması ve Kabul Edilebilirlik Kriterleri

Dosya Yargıtay dairesine ulaştığında, esasa girilmeden önce bir "ön inceleme" (kabule değerlik incelemesi) yapılır. Bu aşamada; temyiz süresine uyulup uyulmadığı, kararın temyiz kabil olup olmadığı ve başvuranın temyiz yetkisinin bulunup bulunmadığı araştırılır. Şartlardan biri eksikse "temyiz isteminin reddine" karar verilir.

Uygulamada, kesin olan bir kararın temyiz edilmesi durumunda Yargıtay'ın dosyayı BAM'a geri mi göndereceği yoksa doğrudan kendisinin mi reddedeceği konusunda içtihat ayrılıkları yaşanmıştır. 19. Hukuk Dairesi'nin bazı üyeleri, usul ekonomisi adına Yargıtay'ın doğrudan ret kararı vermesi gerektiğini savunurken, çoğunluk görüşü dosyanın BAM'a iadesi yönündedir.

"İstinaf kararlarında temyiz kesinlik sınırı yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2020 yılı için 72.070 TL’dir. Temyize konu edilen miktarın 17.739,27 TL olması nedeniyle 20.02.2020 tarihli karar kesin niteliktedir... Dairemizce bu seçeneğin kullanılmamasının uygun olacağı düşünülmüş ve dosyanın... İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12 Hukuk Dairesi’ne tetkiksiz iadesine karar vermek gerekmiştir."

Kaynak: Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi - Esas No: 2020/878 - Karar No: 2020/1219

Belgeyi Gör: (Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2020/878 E. , 2020/1219 K.

Ön İncelemede Reddi Gerektiren Durumlar:

  1. Süre Aşımı: Temyiz süresi hukuk davalarında 2 hafta, ceza davalarında 15 gündür.
  2. Kararın Kesinliği: Miktar veya konu itibarıyla temyiz yolunun kapalı olması.
  3. Harç ve Gider Eksikliği: Hukuk davalarında temyiz harcının yatırılmaması.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarına Karşı Direnme Usulü

Yargıtay'ın bozma kararı üzerine dosya BAM'a döndüğünde, BAM dairesi bozmaya uymak yerine kendi kararında "direnebilir". Direnme kararı verilmesi halinde dosya Yargıtay Ceza veya Hukuk Genel Kurulu'na gider. Genel Kurul'un verdiği karar nihai olup, alt derece mahkemesi bu karara uymak zorundadır.

Ancak direnme kararı verilebilmesi için mahkemenin "eylemli uyma" yapmamış olması gerekir. Eğer mahkeme, bozma ilamı doğrultusunda yeni bir araştırma yapar veya yeni bir delil toplarsa bu artık bir direnme değil, yeni bir hükümdür ve temyiz incelemesi tekrar ilgili daire tarafından yapılır.

"Dairemizce verilen bozma kararı usul ve kanuna uygun olup, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesince direnilerek kurulan esastan redde dair kararda belirtilen gerekçeler yerinde görülmemiştir... direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE..."

Kaynak: Yargıtay 9. Ceza Dairesi - Esas No: 2023/3030 - Karar No: 2023/4403

Belgeyi Gör: 9. Ceza Dairesi 2023/3030 E. , 2023/4403 K.

Direnme Kararının Sınırları

BAM dairesi direnme kararı verirken, Yargıtay dairesinin maddi vakıayı değerlendirme yetkisini aştığını veya hukuk kuralını yanlış yorumladığını iddia edebilir. 9. Ceza Dairesi'nin yukarıdaki kararında da görüleceği üzere, Yargıtay bazen "delil değerlendirmesi" yaparak vaka incelemesi sınırına girdiğinde, alt derece mahkemeleri bu durumu direnme gerekçesi yapabilmektedir.

İspat Kuralları ve Delil Takdirinde Hukuki Hata Denetimi

Yargıtay’ın en hassas denetim alanlarından biri "delil takdiri"dir. Hâkimin delilleri serbestçe takdir etme yetkisi olsa da, bu yetki keyfilik içermez. Yargıtay, hâkimin delilleri değerlendirirken mantık hatası yapıp yapmadığını, hayataın olağan akışına aykırı sonuçlara varıp varmadığını ve delil toplama sürecinde usul kurallarını ihlal edip etmediğini denetler.

Hukuk Genel Kurulu'na göre, dosyada bulunan bir delilin tamamen gözden kaçırılması veya taraflarca ileri sürülmeyen bir vakıanın resen dikkate alınması "hukuki hata" teşkil eder ve Yargıtay bu durumda maddi vakıa denetimi yasağına sığınamaz.

"Mahkemenin vakıayı tespit ederken kanuna aykırı davranmış olması, örneğin taraflarca ileri sürülmeyen bir vakıanın re'sen dikkate alınarak hüküm verilmesi, vakıa tespitinin dosyada ki delillerle çelişik bulunması... hâlinde pek tabi Yargıtay bu hatalı tespit ile bağlı olmayacak ve hatalı kararı denetleyecektir."

Kaynak: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu - Esas No: 2022/1120 - Karar No: 2022/1702

Belgeyi Gör: Hukuk Genel Kurulu 2022/1120 E. , 2022/1702 K.

Uygulamada Karşılaşılan Delil Hataları

Uygulama pratiğinde; senede karşı tanıkla ispat yasağının delinmesi, yemin teklif etme hakkının hatırlatılmaması veya ceza yargılamasında "şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin yanlış uygulanması gibi durumlar, Yargıtay tarafından doğrudan bozma sebebi yapılır. Bu noktada Yargıtay, maddi olayı yeniden inşa etmez; sadece inşa sürecindeki mühendislik (hukuk) hatalarını düzeltir.

Temyiz Yolunda Usul Ekonomisi ve Hak Düşürücü Süreler

Temyiz süreci, adalet mekanizmasının en yavaş işleyen çarklarından biridir. Bu nedenle usul hataları nedeniyle dosyanın iade edilmesi veya temyiz isteminin reddedilmesi taraflar için telafisi imkansız zararlar doğurabilir. Hukuk davalarında temyiz süresi tebliğden itibaren 2 hafta, ceza davalarında ise 15 gündür.

Harçların yatırılmaması durumunda 1 haftalık kesin süre verilmesi (HMK m. 344 delaletiyle 366) taraflar için son şanstır. Bu sürenin kaçırılması halinde temyiz başvurusu "yapılmamış" sayılır.

Temyiz Başvurusunda "Sebep Gösterme" Zorunluluğu

Hukuk davalarında temyiz dilekçesinde sebep gösterilmesi zorunlu değildir; Yargıtay resen hukuki denetim yapar (HMK m. 369/1). Ancak ceza davalarında durum farklıdır; CMK m. 294 uyarınca "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." Sebep içermeyen ceza temyiz dilekçeleri, sanık lehine olan mutlak bozma sebepleri hariç, reddedilme riski taşır.

İvedilik ve Öncelik Sırası

Yargıtay Kanunu ve usul kanunları uyarınca, tutuklu işler ve ivedi olduğu kanunda belirtilen davalar (Örn: İşçi alacakları, bazı aile hukuku davaları) öncelikle incelenir. Uygulamada bu öncelik, dosyanın Yargıtay arşivine giriş sırasını doğrudan etkiler.

Sıkça Sorulan Sorular

Yargıtay maddi bir delili "hiç tartışılmamış" diyerek bozarsa bu bir vakıa denetimi midir? Hayır, bu bir "gerekçeli karar hakkı" denetimidir. Anayasa m. 141 ve HMK m. 297 uyarınca hâkim, tüm delilleri tartışıp hangisine neden üstünlük tanıdığını belirtmek zorundadır. Yargıtay delilin içeriğini tartışmaz; mahkemenin o delili görmezden gelerek "eksik gerekçe" kurduğunu tespit eder.

Kesinlik sınırı altında kalan bir karar "hukuka aykırı şekilde kesin" verilmişse temyiz edilebilir mi? Kural olarak hayır. Kesinlik sınırı mutlaktır. Ancak kararın içeriğinin değil, "temyiz edilemezlik" niteliğinin usule aykırı olduğu durumlarda (Örn: Mahkemenin yanlışlıkla kararı kesinleştirmesi) kanun yararına bozma gibi istisnai yollar denenebilir. Fakat standart temyiz incelemesi bu dosyalar için mümkün değildir.

Temyiz dilekçesinde yeni delil sunulması mümkün müdür? Yargıtay incelemesi dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerle sınırlıdır (HMK m. 367). Yeni delil sunulması "vakıa incelemesi" gerektireceğinden Yargıtay tarafından dikkate alınmaz. Yeni bir delilin ortaya çıkması ancak "yargılamanın yenilenmesi"ne konu olabilir.

Yargıtay bozma kararı üzerine mahkeme direnirse süreç nasıl işler? Mahkeme direnme kararı verirse dosya Yargıtay Hukuk veya Ceza Genel Kurulu'na gönderilir. Genel Kurul direnme kararını yerinde bulursa BAM kararı onanmış olur; bozmayı haklı bulursa mahkeme artık Yargıtay'ın kararına uymak zorundadır. Bu aşamadan sonra tekrar direnme hakkı yoktur.

Kaynakça

  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası.
  • 2797 sayılı Yargıtay Kanunu.
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2019/562 - Karar No: 2021/425.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu - Esas No: 2021/1023 - Karar No: 2022/403.
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Esas No: 2018/4573 - Karar No: 2018/4414.
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi - Esas No: 2023/3030 - Karar No: 2023/4403.
  • (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi - Esas No: 2020/878 - Karar No: 2020/1219.

Yasal Uyarı: Bu içerik, Türkiye'deki adli yargı sistemi ve Yargıtay uygulamaları hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut hukuki uyuşmazlıklara doğrudan uygulanabilir nitelikte bir danışmanlık teşkil etmez. Her davanın kendine özgü usuli ve maddi şartları bulunduğu için hak kaybına uğramamak adına profesyonel hukuki destek alınması tavsiye edilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: