6222 Sayılı Kanun m. 14 Kapsamında Tezahürat Suçları ve Seyirden Yasaklama Tedbirinin Ceza Yargılamasındaki Pratik Sonuçları
Kamu Güvenliği ve Kamu Barışı SuçlarıYazar: EmsalDava Editör Ekibi

6222 Sayılı Kanun m. 14 Kapsamında Tezahürat Suçları ve Seyirden Yasaklama Tedbirinin Ceza Yargılamasındaki Pratik Sonuçları

6222 sayılı Kanun uyarınca hakaret ve tehdit içeren tezahürat suçlarında suçun maddi unsurları, "spor alanı" kavramının dijital mecralara teşmili ve seyirden yasaklama koruma tedbirinin re'sen uygulanabilirliği içtihatlar ışığında incelenmektedir. İlgili yaptırımların şikayete tabi olmaması ve kolluğun imza yükümlülüğü denetimi uyuşmazlıkların çözümünde belirleyici rol oynamaktadır.

6222 Sayılı Kanun Madde 14 Kapsamında Suçun Oluşumu ve Maddi Unsurların Analizi

6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun m. 14, spor alanlarında gerçekleştirilen hakaret veya tehdit içerikli eylemleri özel bir suç tipi olarak düzenlemektedir. Bu suçun oluşması için eylemin "spor alanlarında" ve "aleni" olarak gerçekleştirilmesi temel şarttır. Kanun koyucu, 7182 sayılı Kanun ile yaptığı değişiklikle, suçun sadece fiziksel stadyum çevresinde değil, kitle iletişim araçlarıyla işlenmesini de madde kapsamına dahil etmiştir. Ancak Yargıtay, eylemin 6222 sayılı Kanun kapsamında kalabilmesi için eylemin doğrudan bir spor organizasyonuyla illiyet bağı içinde olmasını ve kanunda belirtilen aleniyet sınırlarını aşmasını aramaktadır.

Maddi unsur açısından failin "taraftar" sıfatına haiz olması zorunlu değildir; münferiden veya grup halinde hareket edilmesi suçun oluşumunu etkilemez. Önemli olan husus, söz veya davranışın dışarıdan bakan, duyan veya gören kişilerce "hakaret" veya "tehdit" olarak algılanabilecek nitelikte olmasıdır. Burada TCK m. 125 anlamındaki matufiyet şartı (belirli bir kişiyi hedef alma) 6222 m. 14/1 uyarınca aranmamaktadır; belirli bir kişi hedef alınmasa dahi toplu küfürler veya tehditvari tezahüratlar suçun tamamlanması için yeterlidir.

"6222 sayılı Yasanın 14. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında düzenlenen suçun hareket unsurunun, birinci fıkradaki '… taraftarların grup halinde veya münferiden belirli bir kişiyi hedef veya muhatap alıp almadığına bakılmaksızın duyan veya gören kişiler tarafından tehdit veya hakaret olarak algılanacak tarzda aleni olarak söz ve davranışlarda bulunmaları…' ve dördüncü fıkradaki '… her türlü yazılı, görsel, işitsel veya elektronik kitle iletişim aracıyla işlenmesi…' şeklinde belirlendiği, dosyanın tetkikinde ise evinde müsabaka izleyen şüphelinin görüntülerinin üçüncü bir kişi tarafından kaydedilerek paylaşıldığı, dolayısıyla suçun unsurlarının oluşmayacağı anlaşılmaktadır."

Kaynak: Yargıtay 7. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/29343 - Karar No: 2022/947

Belgeyi Gör: 7. Ceza Dairesi 2021/29343 E. , 2022/947 K.

Elektronik Kitle İletişim Araçlarıyla İşlenen Tezahürat Suçlarında Aleniyet Sorunu

6222 sayılı Kanun m. 14/4 uyarınca, hakaret veya tehdit içeren fiillerin her türlü yazılı, görsel, işitsel veya elektronik kitle iletişim aracıyla işlenmesi halinde de özel hükümler uygulanır. Bu düzenleme, özellikle sosyal medya üzerinden kulüplere, hakemlere veya sporculara yönelik gerçekleştirilen paylaşımların spor hukuku ceza davasına konu edilmesinin önünü açmıştır. Ancak adliye pratiğinde, paylaşımın yapıldığı platformun niteliği ve paylaşım anındaki irade "suç kastı" ve "aleniyet" açısından titizlikle incelenmektedir.

Sosyal Medya Paylaşımlarında Mekan ve Fail Ayrımı

Bir eylemin 6222 m. 14 kapsamında değerlendirilebilmesi için failin bu fiili bilerek ve kitlelere ulaştırma iradesiyle gerçekleştirmesi gerekir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, bir kişinin kendi mahrem alanında (örneğin evinde) maç izlerken sarf ettiği sözlerin, rızası dışında veya üçüncü bir kişi tarafından kaydedilip sosyal medyada paylaşılması durumunda 6222 sayılı Kanun anlamında bir suç oluşmamaktadır. Bu noktada suçun "aleni olarak söz ve davranışlarda bulunma" unsuru, failin kendi iradesiyle kamuya açık bir mecrada veya statta bu eylemi gerçekleştirmesini gerektirir.

İnceleme Tutanakları ve Delil Tespiti Usulü

Soruşturma aşamasında, sosyal medya üzerinden işlendiği iddia edilen suçlarda video içeriğinin bilirkişi marifetiyle incelenmesi ve çözümleme tutanağına bağlanması zorunludur. CD veya dijital veri incelemesi yapılmadan, sadece şikayet dilekçesi ekindeki ekran görüntüleriyle iddianame düzenlenmesi eksik soruşturma olarak nitelendirilmektedir. Cumhuriyet Savcısı, CMK m. 160 uyarınca hem lehe hem de aleyhe delilleri toplamakla yükümlü olup, videodaki şahsın kimlik tespiti ve sözlerin içeriğinin netleştirilmesi bu sürecin çekirdeğini oluşturur.

Ayrımcılık Temelli Hakaret Suçlarında Ağırlaştırılmış Müeyyideler

Kanun'un 14. maddesinin ikinci fıkrası, toplum kesimlerini hedef alan nefret söylemlerini daha ağır bir yaptırıma tabi tutmuştur. Din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet veya mezhep farkı gözeterek gerçekleştirilen hakaret oluşturan söz ve davranışlar, fiil daha ağır bir suçu (örneğin TCK m. 216 Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik) oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu fıkra kapsamında kalan suçlar, basit hakaret içeren tezahürattan farklı olarak adli para cezası değil, hapis cezası öngörmektedir. Uygulamada, tribünlerde açılan pankartların veya söylenen marşların içeriğinde yer alan "cinsiyetçi" veya "etnik köken" odaklı ifadeler bu kapsamda değerlendirilmektedir. Bu suç tipinde şikayet şartı aranmaz ve soruşturma re'sen yürütülür.

6222 Sayılı Kanun’da Cezayı Artıran Nitelikli Haller ve Yazılı Materyaller

Suçun işleniş biçimi, kanun koyucu tarafından cezanın belirlenmesinde bir ölçüt olarak kabul edilmiştir. Özellikle görsel ve yazılı materyallerin kullanımı, suçun etki alanını genişlettiği gerekçesiyle cezada artırım sebebidir.

Tribünde asılı pankart ve spor hukuku yaptırımları görseli.

  1. Pankart ve Duvar Yazıları: 6222 m. 14/3 uyarınca, hakaret veya tehdit içeren fiillerin yazılı pankart taşınması, asılması veya duvarlara yazı yazılması suretiyle işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
  2. Kitle İletişim Araçları: m. 14/4 uyarınca televizyon, radyo, internet haber siteleri veya sosyal medya kanalları üzerinden gerçekleştirilen fiiller de m. 14/1 ve 14/2 hükümlerine göre cezalandırılır.
Suç Tipi Temel Ceza Nitelikli Hal (Pankart/Yazı)
Basit Hakaret/Tehdit (m.14/1) En az 50 Gün Adli Para Cezası Ceza Yarı Oranında Artırılır
Ayrımcılık Temelli Hakaret (m.14/2) 1 Yıldan 3 Yıla Hapis Ceza Yarı Oranında Artırılır
Alkol/Uyuşturucu ile Giriş (m.13/6) 30 Gün Adli Para Cezası -

Seyirden Yasaklama Tedbirinin Hukuki Niteliği ve Uygulanma Zamanı

6222 sayılı Kanun m. 18 uyarınca düzenlenen "seyirden yasaklama", klasik bir hürriyeti bağlayıcı ceza değil, bir koruma tedbiridir. Bu tedbirin en temel özelliği, bir mahkeme kararına ihtiyaç duyulmaksızın, kanun kapsamındaki bir suçtan dolayı soruşturma başlatılmasıyla birlikte "derhal" ve "re'sen" uygulanmaya başlanmasıdır.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin müstakar kararlarında vurgulandığı üzere, kolluk birimleri bir suçun işlendiğini tespit edip soruşturma işlemlerine başladığında, ilgili şahıs hakkında seyirden yasaklama formunu düzenleyerek merkezi bilgi bankasına işler. Bu aşamada hakimin onayına sunulması zorunlu değildir; zira bu tedbir "özgün ve önleyici amaçlı" bir koruma tedbiri olarak tanımlanmıştır.

"6222 sayılı Kanun'un 18/3. maddesi uyarınca uygulanan 'seyirden yasaklama' tedbiri, Kanun'da tanımlanan veya yollamada bulunan ilgili kanunlardaki suçlardan birinin işlendiği şüphesinin olması durumunda hiçbir karara gerek olmaksızın Kanun gereği derhal uygulamaya konulan 'özgün ve önleyici amaçlı koruma tedbiri'dir. Seyirden yasaklama tedbiri bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki koruma tedbirlerine ilişkin genel kuralların dışına çıkılmıştır."

Kaynak: Yargıtay 19. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/33810 - Karar No: 2017/4524

Belgeyi Gör: 19. Ceza Dairesi 2015/33810 E. , 2017/4524 K.

Seyirden Yasaklama Tedbirinin İnfazı ve Kolluğa Başvuru Yükümlülüğü

Hakkında seyirden yasaklama kararı verilen kişi için sadece stadyuma girmeme yasağı getirilmemiştir; aynı zamanda pasif bir denetim mekanizması olan "imza yükümlülüğü" (başvuru yükümlülüğü) öngörülmüştür.

Seyirden yasaklama tedbiri kapsamında karakola başvuru yükümlülüğü.

Editörün Notu: Uygulamada en çok hataya düşülen nokta, yasaklı kişinin hangi müsabakalarda imza vereceğidir. Kişi, sadece taraftarı olduğu takımın maçlarında değil, yasaklanmasına neden olan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan her iki takımın da maç saatlerinde en yakın kolluk birimine başvurmak zorundadır.

Başvuru Zamanı ve Usulü

Yasaklı kişi, ilgili müsabakanın başlangıç saatinde ve başlangıçtan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine (Polis Merkezi veya Jandarma Karakolu) gitmekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, kişinin yurt içinde bulunduğu her durum için geçerlidir.

Yükümlülüğe Aykırılığın Cezai Sonucu

m. 18/9 uyarınca, başvuru yükümlülüğüne aykırı hareket eden kişi hakkında yeni bir kamu davası açılır. Bu eylemin yaptırımı, yirmibeş günden az olmamak üzere adli para cezasıdır. Bu ceza, ana davadan (hakaret/tehdit davası) bağımsız olarak hükme bağlanır.

Tedbirin Kaldırılması Halleri ve Süreleri

Seyirden yasaklama tedbiri, ana davanın sonucuna sıkı sıkıya bağlıdır. Kanun m. 18/5, tedbirin sona ereceği durumları tahdidi olarak saymıştır:

  • Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı (KYOK): Savcılık aşamasında verilen bu kararla tedbir derhal kalkar.
  • Beraat veya Düşme Kararı: Mahkemece verilen beraat veya düşme kararlarının verilmesiyle birlikte (kesinleşmesi beklenmeksizin) tedbir kaldırılır.
  • Önödeme: m. 18/6 uyarınca, önödemede bulunulması halinde tedbir bir yıl daha devam eder ve süre sonunda kalkar.
  • Mahkumiyet: Hükmün kesinleşmesiyle infaz aşamasına geçilir. Ceza infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle tedbir sona erer.

"Koruma tedbiri olarak uygulanan spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbiri; a) Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kaldırılmasına karar verilmesi, b) Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi, c) Sanık hakkında beraat veya düşme kararı verilmesi, halinde derhal kaldırılır."

Kaynak: 6222 sayılı Kanun m. 18/5

Belgeyi Gör: SPORDA ŞİDDET VE DÜZENSİZLİĞİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN

6222 Sayılı Kanun’da Lehe Kanun Uygulaması ve Zamanaşımı Esasları

04/07/2019 tarihli 7182 sayılı Kanun değişikliği ile 6222 m. 14/1'deki alt sınır "onbeş" günden "elli" güne çıkarılmıştır. Bu durum, suç tarihi değişikliğin öncesine dayanan dosyalarda TCK m. 7/2 uyarınca lehe kanun değerlendirmesi yapılmasını zorunlu kılmaktadır.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, suç tarihi 12/05/2019 olan bir olayda temel cezanın 50 gün üzerinden belirlenmesini "aleyhe uygulama" olarak nitelendirerek bozma kararı vermiştir. Dolayısıyla, 2019 öncesi işlenen suçlarda alt sınır 15 gün olarak dikkate alınmalıdır.

Ayrıca, 6222 m. 14 ve m. 13 kapsamındaki suçlar için öngörülen ceza miktarları dikkate alındığında, TCK m. 66/1-e uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresi uygulanmaktadır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2016 tarihli kararlarda 8 yıllık sürenin dolması nedeniyle düşme kararları vermektedir.

Uygulama Notu: Spor Alanı Dışında İşlenen Fiiller ve Görevli Mahkeme

6222 sayılı Kanun'un uygulanabilmesi için fiilin "spor alanı"nda veya bu alana gidiş-geliş güzergahlarında işlenmesi gerekir. Sporda Şiddet Yönetmeliği m. 2, kapsamı müsabaka öncesi, esnası ve sonrasını kapsayacak şekilde geniş tutmuştur. Eğer bir hakaret fiili, maçla hiçbir ilgisi olmayan bir zamanda ve mekanda gerçekleşmişse, 6222 sayılı Kanun değil, TCK m. 125 genel hükmü uygulanır.

6222 sayılı Kanun'dan kaynaklanan davalarda görevli mahkeme, Kanun'un 23. maddesi uyarınca Asliye Ceza Mahkemeleri'dir. Ancak suça sürüklenen çocuklar (SSÇ) bakımından Çocuk Mahkemeleri görevlidir.

"25/11/2012 tarihinde ...- ... futbol takımları arasında yapılan spor müsabakası sırasında sanığın stadyum içerisinde 6222 sayılı Kanun'un 14/1. maddesi kapsamında hakaret içeren tezahürat eylemi sonrası başlatılan soruşturma gereğince derhal uygulamaya konulan spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin gereklerine uymayıp, 08/12/2012 tarihinde... maçını izlemek üzere stada geldiği ve yakalandığı iddiasıyla açılan kamu davasında... müracaat yükümlülüğünün ihlali suç oluşturur."

Kaynak: Yargıtay 19. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/13065 - Karar No: 2016/14215

Belgeyi Gör: 19. Ceza Dairesi 2015/13065 E. , 2016/14215 K.

Kanun Yararına Bozma ve Kesinleşmiş Hükümlere Karşı İtiraz Yolu

6222 m. 14/1 uyarınca verilen adli para cezaları, miktarı itibarıyla genellikle kesin niteliktedir. 5320 sayılı Kanun Geçici m. 2 uyarınca 3.000 TL altındaki adli para cezalarına karşı istinaf yolu kapalıdır. Bu durumda, hukuka aykırı olduğu düşünülen hükümler ancak "Kanun Yararına Bozma" (CMK m. 309) yoluyla Yargıtay önüne taşınabilir.

Savunma stratejisinde, özellikle kolluğun re'sen uyguladığı seyirden yasaklama tedbirinin haksızlığı iddia ediliyorsa, ana davadaki kesinleşme beklenmeksizin Sulh Ceza Hakimliğine veya davanın açıldığı mahkemeye tedbirin kaldırılması için talepte bulunulması elzemdir.

Soruşturma Aşamasında Müdafinin Dikkat Etmesi Gereken Usul Hataları

Savunma makamı için 6222 sayılı Kanun dosyalarında en kritik aşama, delillerin sıhhatinin denetlenmesidir. Çoğu zaman stadyum kamera kayıtları veya sosyal medya videoları üzerinden kimlik tespiti yapılmaktadır.

  • Teşhis İşlemi: Kolluğun fotoğraf üzerinden yaptığı teşhisin, CMK m. 52 ve PVSK Ek-6 hükümlerine uygun olup olmadığı denetlenmelidir.
  • Aleniyet Denetimi: Eylemin "spor alanında" mı yoksa özel bir mülkte mi yapıldığı (Örn: Stat otoparkı spor alanı mıdır?) tartışılmalıdır.
  • Tebligat Usulü: Seyirden yasaklama tedbirinin kişiye usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, imza yükümlülüğünün başladığı tarihin tespiti açısından hayati önem taşır. Tebliğ edilmemiş bir yasaklama kararı nedeniyle imza atmayan kişi cezalandırılamaz.

6222 Sayılı Kanun Uygulamasında İspat Yükü ve Delil Türleri

Spor ceza davalarında en güçlü delil "müsabaka gözlemci raporları", "stat kamera kayıtları" ve "gözlemci polis tutanakları"dır. Ancak tanık beyanları, özellikle toplu tezahürat eylemlerinde bireysel failin tespiti için tek başına yeterli görülmemektedir.

Spor ceza davalarında kamera kayıtlarının delil olarak incelenmesi.

Yargıtay, failin dudak hareketlerinin incelenmesini, küfürlü sözlerin o şahıs tarafından sarf edildiğinin teknik olarak (gerektiğinde bilirkişi aracılığıyla) ispatlanmasını aramaktadır. Özellikle kalabalık gruplar içinde yapılan tezahüratlarda "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği, somut olarak o şahsın o sözü söylediği kanıtlanmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Maç izlerken evimde ettiğim küfür nedeniyle 6222'den ceza alır mıyım?
Hayır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2022/947 sayılı kararı uyarınca, evde müsabaka izleyen şüphelinin görüntülerinin rızası dışında paylaşılması durumunda suçun "aleniyet" ve "spor alanı" unsurları oluşmadığından 6222 m. 14 kapsamında ceza verilmez. Ancak bu durum genel hükümler uyarınca TCK m. 125 kapsamında bir hakaret davasına konu olabilir (kişi matufiyeti varsa).

2. Seyirden yasaklama kararı ne zaman kalkar?
Seyirden yasaklama bir koruma tedbiridir. Hakkınızda kovuşturmaya yer olmadığı (takipsizlik), beraat veya düşme kararı verildiği anda tedbir derhal kalkar. Eğer mahkumiyet alırsanız, cezanın infazı bittikten 1 yıl sonra tedbir kendiliğinden sona erer. Önödeme yapılması durumunda ise önödeme tarihinden itibaren 1 yıl sonra kalkar.

3. İmza atmaya gitmezsem ne olur?
6222 sayılı Kanun m. 18/9 uyarınca, seyirden yasaklı olup da maç saatinde karakola giderek imza vermeyen (başvuru yükümlülüğünü ihlal eden) kişi hakkında, her bir ihlal için ayrı bir ceza davası açılır. Bunun yaptırımı 25 günden az olmamak üzere adli para cezasıdır.

4. 6222 davasında şikayetten vazgeçme davayı düşürür mü?
Hayır. 6222 sayılı Kanun m. 14/1 açık hükmü gereğince, hakaret veya tehdit içeren tezahürat suçu "şikayet şartı aranmaksızın" takip edilen bir suçtur. Mağdur olan kulüp veya kişi şikayetten vazgeçse dahi kamu davası devam eder.

Kaynakça

  • 6222 Sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun.
  • Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik.
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/29343 - Karar No: 2022/947.
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/33810 - Karar No: 2017/4524.
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/25316 - Karar No: 2021/13664.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2024/1971 - Karar No: 2024/4874.
  • Anayasa Mahkemesi - Esas No: 2013/157 - Karar No: 2014/138.
  • Anayasa Mahkemesi - Esas No: 2014/169 - Karar No: 2014/167.

Yasal Uyarı: Bu makale, spor ceza hukuku alanındaki mevzuat ve Yargıtay içtihatlarının teknik bir analizi olup, genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Somut olayların kendine özgü dinamikleri (suç tarihi, aleniyet derecesi, delil durumu vb.) hukuki sonucu tamamen değiştirebilir. Bu metin profesyonel bir hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti yerine geçmez; uyuşmazlıklarda uzman bir hukukçudan destek alınması tavsiye edilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş:
6222 Sayılı Kanun m. 14 Kapsamında Tezahürat Suçları ve Seyirden Yasaklama Tedbirinin Ceza Yargılamasındaki Pratik Sonuçları | EmsalDava