5275 Sayılı Kanun m. 17 Kapsamında Hapis Cezasının İnfazının Ertelenmesi ve Yargısal Denetim Sınırları
İnfazın Ertelenmesi ve DurdurulmasıYazar: EmsalDava Editör Ekibi

5275 Sayılı Kanun m. 17 Kapsamında Hapis Cezasının İnfazının Ertelenmesi ve Yargısal Denetim Sınırları

5275 sayılı Kanun m. 17 uyarınca hapis cezasının ertelenmesi, Cumhuriyet Başsavcılığının geniş takdir yetkisinde olup; erteleme talebinin reddi kararlarına karşı infaz hakimliğine şikayet yolunun gidilebilirliği hususundaki içtihat aykırılıkları uygulamanın temel tartışma eksenini oluşturmaktadır.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 17. maddesi, kesinleşmiş hapis cezalarının infazına başlanmadan önce veya infaz sırasında belirli şartlar altında ertelenmesine olanak tanımaktadır. Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemiyle Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir. Bu müessese, cezalandırma disiplini ile hükümlünün sosyal ve ekonomik bütünlüğünün korunması arasındaki dengeyi tesis etmeyi amaçlar.

5275 Sayılı Kanun m. 17 Kapsamında İnfazın Ertelenmesi Rejimi

Hapis cezasının infazının ertelenmesi, kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmünün yerine getirilmesinin, kanunda öngörülen zorunlu haller veya hükümlünün şahsi mazeretleri nedeniyle ileri bir tarihe bırakılmasıdır. 5275 sayılı Kanun m. 17, bu yetkiyi doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına tanımış olup, mahkeme kararı olmaksızın infazın durdurulabildiği nadir usul hükümlerinden biridir. Erteleme kararı verilebilmesi için öncelikle mahkûmiyet süresinin yasal sınırlar dahilinde olması ve hükümlünün infaz için yapılan çağrıya icabet etmesi şarttır.

Kavram: İnfazın ertelenmesi, cezanın ortadan kaldırılması veya değiştirilmesi anlamına gelmez; yalnızca infazın kronolojik olarak ileriye ötelenmesidir. Şartlar: Erteleme talebi ancak infaz başlamadan önce veya Kanun'un 17/4. maddesi uyarınca infaz sırasında zorunlu hallerde ileri sürülebilir. Erteleme süresi her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir.

"5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 17. maddesine göre; (1) Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir. (2) Erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir. (3) Erteleme süresi içinde, hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması hâlinde, erteleme kararı kaldırılarak ceza derhal infaz olunur."

Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 17/1-3

Belgeyi Gör: CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN

Hükümlünün İstemiyle Erteleme Talebinde Süre Sınırları ve Suç Tasnifi

İnfazın ertelenmesi müessesesi her hükümlü için uygulanabilir bir hak değil, belirli suç tipleri ve ceza süreleriyle sınırlandırılmış bir takdir alanıdır. Kasten işlenen suçlarda 3 yıl, taksirli suçlarda 5 yıl üst sınırı emredici niteliktedir. Bu sınırların aşılması durumunda Cumhuriyet Başsavcılığının erteleme kararı verme yetkisi kanunen bulunmamaktadır. Ayrıca suçun işleniş biçimi de bu sürecin belirlenmesinde rol oynar; zira bazı suç tipleri (terör, cinsel dokunulmazlık vb.) madde kapsamı dışında bırakılmıştır.

Uygulama Notu: Ceza miktarının hesaplanmasında birden fazla hükmün içtiması söz konusu ise, içtimadan sonraki toplam ceza miktarı esas alınır. Şayet toplam ceza 3 yıllık sınırı (kasten suçlar için) aşıyorsa, m. 17 kapsamında erteleme mümkün olmayacaktır.

Erteleme Talebinin Kabul Edilebileceği Tavan Sınırlar

Kasten işlenen suçlar için 3 yıl ve altındaki hapis cezaları m. 17/1 kapsamında değerlendirilirken, taksirli suçlarda bu sınırın 5 yıla çıkarılmış olması, kanun koyucunun taksirli eylemlerdeki sübjektif kusur derecesini dikkate aldığını göstermektedir. Ancak bu süreler "kesinleşmiş ilamdaki" sürelerdir; infaz aşamasındaki koşullu salıverilme indirimleri bu sınırın hesaplanmasında dikkate alınmaz.

Erteleme Süresinin Belirlenmesi ve Uzatılması

Erteleme, tek seferde bir yıl olarak verilmek zorunda değildir; mazeretin niteliğine göre daha kısa süreler de takdir edilebilir. Ancak her halükarda toplam erteleme süresi iki yılı (iki kez birer yıl) geçemez. İkinci erteleme talebinde bulunulurken, ilk erteleme gerekçesinin devam etmesi veya yeni bir zorunlu halin ortaya çıkması şartı aranır.

İnfazın Ertelenmesi Kararının Hukuki Niteliği ve Güvenlik Tedbiri Ayrımı

İnfazın ertelenmesi, mülga 765 sayılı TCK dönemindeki "cezanın ertelenmesi" (tecil) ile karıştırılmamalıdır. Güncel sistemde erteleme, davanın esasına veya suçun sübutuna ilişkin bir karar olmayıp, tamamen infaz rejimine dair teknik bir işlemdir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu ayrımı yaparken ertelemenin bir güvenlik tedbiri değil, cezanın infaz yöntemine ilişkin bir kurum olduğunu vurgulamaktadır.

"765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nda bir koşullu af olarak düzenlenmiş bulunan hapis cezasının ertelenmesi müessesesi, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinde hapis cezasının sakıncalarını gidermeye yönelik kurumlar arasında ve bir ceza infaz kurumu olarak öngörülmüştür. ... Dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'daki düzenlemeye göre, erteleme bir güvenlik tedbiri olmayıp cezanın infazına ilişkindir."

Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2022/528 - Karar No: 2023/520

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2022/528 E. , 2023/520 K.

Anahtar Çıkarım: İnfazın ertelenmesi kararı, hükümlünün suçlu olduğu gerçeğini veya ceza miktarını etkilemez; sadece infazın gerçekleştirilme zamanını belirler.

İnfazın Ertelenmesinde Cumhuriyet Başsavcılığının Takdir Yetkisi ve Sınırları

5275 sayılı Kanun m. 17, erteleme kararını Cumhuriyet Başsavcılığının takdirine ("ertelenebilir") bırakmıştır. Bu durum, Başsavcılığın hiçbir gerekçe göstermeksizin talebi reddedebileceği anlamına gelmemekle birlikte, geniş bir serbesti alanını işaret eder. Yargıtay'ın baskın görüşüne göre, bu takdir yetkisi yerindelik denetimine tabi değildir ve bu kararlara karşı kanun yolu öngörülmemiştir.

Editörün Notu: Adliye pratiğinde, Cumhuriyet savcıları genellikle hükümlünün sabıka kaydı, suçun niteliği ve sunulan mazeretin (eğitim, ticari faaliyetlerin aksaması vb.) somut delillerle desteklenip desteklenmediğini inceleyerek karar verirler. Sadece dilekçe verilmiş olması, erteleme için yeterli kabul edilmez.

"5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Hükümlünün İstemiyle İnfazın Ertelenmesi" başlıklı 17. maddesinde kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin infazının hangi şartlarda ertelenebileceği hüküm altına alınmış olup, erteleme veya infaza ara verme konusunda karar verme yönünden infazı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığına tamamen takdir hakkı verildiği, infazı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığının hükümlünün infazın ertelenmesi yönündeki istemine ilişkin olarak verdiği karara karşı herhangi bir yasa yolu öngörülmediği..."

Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2016/6276 - Karar No: 2018/3757

Belgeyi Gör: 1. Ceza Dairesi 2016/6276 E. , 2018/3757 K.

İnfaz Hakimliği Kanunu m. 4 ve 5 Çerçevesinde Şikayet Yolu Tartışması

İnfazın ertelenmesi talebinin reddi kararlarına karşı gidilecek hukuki yol, Türk ceza infaz hukukunda en çok uyuşmazlığa konu olan başlıklardan biridir. 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nun 4. maddesi, hükümlülerin cezalarının infazına ilişkin şikayetleri inceleme görevini infaz hakimliğine vermiştir. Ancak 5275 sayılı Kanun m. 17 bağlamında bu denetimin mümkün olup olmadığı konusunda Yargıtay daireleri arasında farklı yaklaşımlar bulunmaktadır.

1. Ceza Dairesinin Katı Yaklaşımı

  1. Ceza Dairesi, 5275 sayılı Kanun m. 17'de herhangi bir kanun yolu düzenlenmediğini ve bu kararların Cumhuriyet Başsavcılığının "tamamen takdir hakkı" kapsamında olduğunu savunur. Bu görüşe göre, infaz hakimliğinin Başsavcılık kararını kaldırarak infazı erteleme yetkisi bulunmamaktadır.

7. Ceza Dairesinin Denetim Odaklı Yaklaşımı

Buna karşın, 7. Ceza Dairesi gibi bazı daireler, özellikle infazına başlandıktan sonraki ara verme (m. 17/4) taleplerinin reddi halinde, 4675 sayılı Kanun m. 4 ve 5 gereğince infaz hakimliğine şikayet yolunun açık olması gerektiğini kabul etmektedir. Bu yaklaşım, "idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır" ilkesine daha yakındır.

"5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 17/4. maddesine göre cezanın infazına başlandıktan sonra, fıkrada sayılan zorunlu ve ivedi hallerde Cumhuriyet Başsavcılığınca infaza ara verilmesi talebinin reddi halinde, bu işleme karşı genel hüküm niteliğinde olan 4675 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleri gereğince infaz hakimliğine şikayet yoluna başvurulabileceği gözetilmeden..."

Kaynak: Yargıtay 7. Ceza Dairesi - Esas No: 2014/17363 - Karar No: 2014/20586

Belgeyi Gör: 7. Ceza Dairesi 2014/17363 E. , 2014/20586 K.

İnfaza Ara Verme (m. 17/4) ile İnfazın Ertelenmesi (m. 17/1) Arasındaki Usul Farklılıkları

İnfaz hukukunda "erteleme" terimi genellikle infaz başlamadan önceki süreci ifade ederken, "ara verme" (m. 17/4) infazına başlanmış hükümlüler için geçerlidir. m. 17/4 uyarınca infaza ara verilebilmesi için mazeretin "zorunlu ve çok ivedi" olması şarttır. Bu mazeretler; yükseköğrenimin bitirilmesi, birinci derece yakınların ölümü veya sürekli hastalıkları nedeniyle ailenin ticari/tarımsal faaliyetlerinin durma noktasına gelmesi gibi hallerdir.

İnfaz erteleme sürelerini ve kanun maddelerini sembolize eden hukukçu çalışma masası.

Özellik İnfazın Ertelenmesi (m. 17/1) İnfaza Ara Verme (m. 17/4)
Zamanlama İnfaza başlanmadan önce İnfaz devam ederken
Ceza Sınırı Kasten 3 yıl / Taksirle 5 yıl m. 17/1'deki ceza sınırları geçerli
Mazeret Niteliği Genel istem (takdir Başsavcılıkta) Zorunlu ve çok ivedi haller
Süre Maksimum 1 yıl (x2) Maksimum 1 yıl (x2)
Teminat Güvence gösterilmesi istenebilir Güvence gösterilmesi istenebilir

Dikkat Edilmesi Gerekenler: İnfaza ara verme talebi reddedilen hükümlü için 4675 sayılı Kanun kapsamında şikayet yolu teorik olarak daha güçlüdür; zira hükümlü halihazırda cezaevinde olup infaz hakiminin "barındırma ve infaz" üzerindeki asli gözetim yetkisi devreye girer.

Güvence (Teminat) Müessesesi ve Hazineye Gelir Kaydı Usulü

Cumhuriyet Başsavcılığı, infazın ertelenmesi talebini kabul ederken hükümlünün erteleme süresi sonunda teslim olmasını sağlamak amacıyla bir güvence (teminat) gösterilmesini şart koşabilir. Bu güvence genellikle nakdi bir tutarın malmüdürlüğüne yatırılması şeklinde tezahür eder. Şayet hükümlü süre sonunda teslim olmazsa, bu teminatın akıbeti tartışma konusu olmaktadır.

Yargıtay Yaklaşımı: 5275 sayılı Kanun m. 17/5 uyarınca alınan güvencenin hazineye gelir kaydı kararı, infaz hakimliğinin veya hüküm mahkemesinin değil, bu güvenceyi takdir eden Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisindedir. Ancak CMK m. 115/2'ye atıf yapılarak mazeretin geçerliliği tartışılabilir.

"5275 sayılı Yasada ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzük'te hükümlünün erteleme süresi sonunda, cezanın infazı için teslim olması veya olmaması halinde, alınan güvencenin akıbeti hakkında hangi merciinin karar vereceğine ilişkin bir düzenleme olmadığı gibi ... güvencenin akıbeti hakkında infazı erteleyip güvence takdir eden Cumhuriyet Başsavcılığınca bir karar verilmesi gerektiği..."

Kaynak: Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/9345 - Karar No: 2015/18565

Belgeyi Gör: 8. Ceza Dairesi 2015/9345 E. , 2015/18565 K.

İnfazın Ertelenmesini Engelleyen İstisnai Durumlar ve Hak Yoksunlukları

Mazeretin haklılığına veya ceza süresinin uygunluğuna bakılmaksızın, kanun koyucu bazı durumlarda infazın ertelenmesini kesin olarak yasaklamıştır. Bu yasaklar, 5275 sayılı Kanun m. 17/6'da tahdidi olarak sayılmıştır. Bu bentte yer alan bir durumun varlığı halinde Cumhuriyet Başsavcılığının erteleme verme yetkisi tamamen ortadan kalkar.

  • Terör ve Örgüt Suçları: Terör suçları ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan mahkûm olanlar.
  • Cinsel Dokunulmazlık Suçları: Bu kategoriye giren tüm suç tiplerinde erteleme yasağı mevcuttur.
  • Mükerrirler: Hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi (TCK m. 58) uygulanmasına karar verilenler.
  • Disiplin ve Tazyik Hapsi: Disiplin hapsi veya tazyik hapsine (örneğin nafaka ödememe nedeniyle verilen hapis) mahkûm olanlar için erteleme mümkün değildir.

Hukuki Risk Analizi: Hakkında TCK m. 58 uygulanan bir hükümlü için m. 17 kapsamında yapılan başvurular, savcılıkça doğrudan reddedilir. Bu nedenle, infaz dosyasında mükerrirlik kaydının doğru işlenip işlenmediği, erteleme talebinden önce mutlaka denetlenmelidir.

Sağlık Nedeniyle İnfaz Ertelemede AYM ve AİHM Kriterleri

Cezanın infazı sırasında ortaya çıkan ağır hastalıklar, 5275 sayılı Kanun'un 16. maddesi kapsamında "hastalık nedeniyle infazın ertelenmesi" usulüne tabidir. Ancak m. 17 kapsamında yapılan başvurularda da sağlık gerekçesi ileri sürülebilir. Anayasa Mahkemesi (AYM), özellikle cezaevi koşullarında tedavisi mümkün olmayan ve hayati risk taşıyan hastalıklar söz konusu olduğunda, erteleme taleplerinin reddedilmesini "kötü muamele yasağı" kapsamında incelemektedir.

"Başvurucunun ihlal iddialarının temelinde lenf kanseri olmasına rağmen cezasının infaz edilmesinin anayasal hak ve özgürlükleri ihlal ettiği iddiası yer almaktadır. ... başvurunun incelenmesini haklı kılan temel neden, hapis cezasının infazına devam edilmesi olup Muğla İnfaz Hâkimliğinin 24/10/2016 tarihinde herhangi bir süreye bağlanmaksızın başvurucu iyileşinceye kadar infazın geri bırakılmasına karar verdiği ve başvurucunun salıverildiği tespit edilmiştir."

Kaynak: Anayasa Mahkemesi - Başvuru No: 2015/2418 - Karar Tarihi: 8/5/2019

Belgeyi Gör: ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM

Önemli Bilgi: Sağlık mazeretiyle m. 17 yerine m. 16 kapsamında başvurmak, süresiz erteleme imkanı tanıması bakımından (hastalık devam ettiği sürece) daha avantajlıdır. m. 17 başvurularında sunulan sağlık raporları sadece takdiri bir mazeret olarak görülürken, m. 16 başvurularında Adli Tıp Kurumu raporu bağlayıcıdır.

5809 Sayılı Kanun ve Benzeri Özel Mevzuat Kapsamında Erteleme Görev Uyuşmazlıkları

Özel kanunlarla getirilen infaz erteleme düzenlemelerinde, karar verici merciin tespiti karmaşık görev uyuşmazlıklarına yol açabilmektedir. Örneğin, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na eklenen geçici maddelerle getirilen erteleme yetkisinin infaz hakimliğinde mi yoksa hüküm mahkemesinde mi olduğu sorunu Yargıtay kararlarıyla netleştirilmiştir.

Yargıtay Yaklaşımı: Şayet bir kanun değişikliği hükmün "tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasını" veya "düşme kararı verilmesini" öngörüyorsa, bu karar bir infaz işlemi değil, maddi ceza hukukuna ilişkin bir "hüküm" niteliğindedir. Bu durumda yetki infaz hakimliğinde değil, asıl kararı veren mahkemededir.

"Sonradan yürürlüğe giren yasal değişiklik üzerine hükmü veren mahkemece değerlendirme yapılması gerektiği; her ne kadar infaz hakimliklerinin görevleri arasında ... kararları almak sayılsa da; anılan geçici 7/2. maddede ... düşme kararı verileceği hususunun da düzenlendiği, düşme kararının ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'un 223. maddesinde sayılan hüküm çeşitlerinden olması sebebiyle infaz hakimliğinin görevleri arasında değerlendirilemeyeceği..."

Kaynak: Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Esas No: 2024/4447 - Karar No: 2024/6169

Belgeyi Gör: 5. Ceza Dairesi 2024/4447 E. , 2024/6169 K.

İnfazın Ertelenmesi Sürecinde Yeni Suç İşlenmesinin Hukuki Sonuçları

Erteleme süresi, hükümlü için bir "deneme süresi" hükmündedir. Bu süre zarfında hükümlünün kasten bir suç işlemesi halinde, erteleme kararı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derhal geri alınır. Burada kritik nokta, yeni bir suçtan "mahkûmiyet" şartı aranmaması, sadece "kamu davası açılmasının" (iddianamenin kabulü) yeterli olmasıdır.

Risk Analizi: Erteleme süresi içinde kasten bir suç işlendiği ihbar edildiğinde, Başsavcılık ek bir karara gerek duymaksızın infaz işlemlerini başlatır (müddeinamenin infazı). Bu durumda yatırılan teminatın (güvencenin) akıbeti de tehlikeye girer.

"Erteleme süresi içinde, hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması hâlinde, erteleme kararı kaldırılarak ceza derhal infaz olunur. ... Hükümlü hakkında erteli ilâmın aynen infazına ilişkin Mahkemece verilen 11.02.2011 tarihli ek kararda isabetsizlik bulunmadığı hâlde merci tarafından itirazın kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür."

Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2023/1948 - Karar No: 2023/1137

Belgeyi Gör: 1. Ceza Dairesi 2023/1948 E. , 2023/1137 K.

Uygulama Pratiği: İnfaz Bürosu İşlemleri ve Dilekçe Stratejisi

İnfazın ertelenmesi talebiyle yapılacak başvurularda, Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosuna hitaben yazılan dilekçenin sadece soyut iddialar içermemesi gerekir. Teknik olarak başarı şansını artıran unsurlar şunlardır:

Adliye pratiğinde infaz bürosu işlemlerini temsil eden resmi evraklar.

  1. Mazeretin Tevsiki: Öğrenci belgesi, ticaret sicil gazetesi, vergi levhası veya sağlık kurulu raporları dilekçeye mutlaka eklenmelidir.
  2. Süre Talebinin Somutlaştırılması: "Bir yıl ertelensin" yerine "Sınav döneminin bitişi olan XX/XX/2026 tarihine kadar" gibi somut takvim belirlenmelidir.
  3. Güvence Teklifi: Dilekçede "Gerekli görüldüğü takdirde uygun bir güvence miktarı yatırmaya hazır olunduğu" beyan edilerek savcılığın takdir hakkı kolaylaştırılabilir.
  4. Çağrı Kağıdına Uyum: Erteleme talebi, teslim süresi geçmeden (genellikle çağrı kağıdının tebliğinden itibaren 10 gün içinde) yapılmalıdır.

Pratik Not: Erteleme talebi yapılmış olması, infazın durdurulduğu anlamına gelmez. Savcılık erteleme kararı verene kadar yakalama emri veya teslim olma yükümlülüğü devam eder. Bu nedenle başvurunun "ivedilikle" sonuçlandırılması için kalem işlemleri takip edilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Erteleme talebim reddedilirse aynı mazeretle tekrar başvurabilir miyim? Kural olarak aynı mazeretle tekrar başvuru yapılmasına bir engel yoktur; ancak savcılığın takdir yetkisi değişmeyecektir. Mazerete ilişkin yeni bir delil veya gelişme (örneğin hastalığın ilerlemesi veya yeni bir ailevi durum) eklenmedikçe ret kararının değişme ihtimali düşüktür.

2. Adli para cezasından çevrilen hapis cezaları ertelenebilir mi? Hayır. 5275 sayılı Kanun m. 17, kasten veya taksirle işlenen suçlardan doğrudan verilen hapis cezaları için öngörülmüştür. Ödenmeyen adli para cezası nedeniyle hapse çevrilen cezaların infazı, m. 17 kapsamında ertelenemez.

3. Mükerrir olduğum halde m. 17 ertelemesi alabilir miyim? Kanun’un 17/6-b maddesi uyarınca, hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Dolayısıyla mükerrirler için mazeret ne kadar haklı olursa olsun, m. 17 kapsamında bir erteleme kararı verilmesi yasal olarak mümkün değildir.

4. Erteleme süresinde yurt dışına çıkabilir miyim? Savcılık erteleme kararını bir "şarta" bağlayabilir. Genellikle yurt dışı çıkış yasağı bu sürecin bir parçasıdır. Şayet savcılık erteleme kararı ile birlikte adli kontrol benzeri bir yükümlülük getirmişse, yurt dışına çıkış mümkün olmayacaktır. Ayrıca güvence gösterilmişse, teslim olmama riski nedeniyle teminatın yanması söz konusu olabilir.

Kaynakça

  • Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (Kanun No: 5275)
  • İnfaz Hakimliği Kanunu (Kanun No: 4675)
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2022/528 - Karar No: 2023/520
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2016/6276 - Karar No: 2018/3757
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi - Esas No: 2014/17363 - Karar No: 2014/20586
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2018/2590 - Karar No: 2018/4134
  • Anayasa Mahkemesi - Başvuru No: 2015/2418 - Karar Tarihi: 8/5/2019
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Esas No: 2024/4447 - Karar No: 2024/6169
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/9345 - Karar No: 2015/18565
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2023/1948 - Karar No: 2023/1137
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/289 - Karar No: 2022/1929

Yasal Uyarı: Bu makale, hapis cezasının infazının ertelenmesi usulüne dair genel hukuki prensipler ve yargı kararları çerçevesinde bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Her somut olayın kendine özgü koşulları, suç tipi ve hükümlü sicili farklılık gösterebileceğinden, makalede yer alan bilgiler doğrudan hukuki danışmanlık yerine geçmez. İnfaz sürecindeki hak kayıplarının önlenmesi için profesyonel hukuki destek alınması tavsiye edilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için İnfaz Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: