
Terör Örgütü Propagandası Suçunda Şiddet Unsuru ve TMK 7/2 Uygulama Stratejileri
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu m. 7/2 kapsamında düzenlenen propaganda suçu, örgütün cebir ve şiddet yöntemlerini meşru gösterme şartına bağlıdır. İspat yükü ve ifade özgürlüğü dengesinde Yargıtay'ın "şiddete çağrı" kriteri, mahkumiyet ve beraat kararları arasındaki temel ayırıcı çizgiyi belirler.
Terör örgütü propagandası suçu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu (TMK) m. 7/2 uyarınca, örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde yapılması halinde vücut bulur. Adliye pratiğinde bu suçun oluşumu için salt örgüt lehine beyanda bulunulması yeterli görülmemekte; eylemin kamu düzeni açısından somut bir tehlike yaratıp yaratmadığı ve şiddeti teşvik edip etmediği titizlikle incelenmektedir. Özellikle 11.04.2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra, suçun maddi unsurları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) standartlarına yaklaştırılmış, "şiddet metodu" kriteri tipikliğin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir.
Terör Örgütü Propagandası Suçunun Tipiklik Şartları ve Şiddet Unsuru
TMK m. 7/2 kapsamında düzenlenen propaganda suçunun tipiklik kazanabilmesi için failin eyleminin belirli nitelikleri taşıması zorunludur. Kanun koyucu, her türlü düşünce açıklamasını değil, yalnızca örgütün "cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini" konu alan açıklamaları cezalandırmaktadır. Bu bağlamda, bir paylaşımın veya söylemin suç teşkil edebilmesi için örgütün silahsız ideolojik kanadını değil, doğrudan silahlı saldırı, bombalama veya benzeri terör eylemlerini övmesi ya da meşru göstermesi beklenir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında vurgulandığı üzere, suçun oluşabilmesi için üç alternatif hareketten birinin varlığı aranır: Yöntemleri meşru göstermek, yöntemleri övmek veya bu yöntemlere başvurulmasını teşvik etmek. Eğer icra edilen fiil örgütle ilgili olmakla birlikte, örgütün şiddet içeren yöntemlerine ilişkin bir övgü içermiyorsa, ifade özgürlüğü sınırları içerisinde kaldığı kabul edilmelidir.
"Terör örgütünün propagandası suçunun oluşabilmesi için; örgütün 'cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da teşvik edecek şekilde' yapılması zorunlu kılınarak, sınırlamanın AİHS'ne uygun hale getirilmesi amaçlanmıştır... Yazı veya sözler ile verilen mesajın şiddete çağrı, tahrik ve teşvik edici ya da silahlı direnişe ve isyana davet şeklinde veya insanda saldırgan duygular oluşturacak biçimde anlamsız bir nefret yaratarak şiddetin doğmasına uygun bir ortamı kışkırtacak nefret söylemi olup olmadığı değerlendirilmelidir."
Kaynak: Yargıtay 16. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/7841 - Karar No: 2016/942
Suçun Maddi Unsurları ve Hareket Yapısı
Propaganda suçu, serbest hareketli bir suçtur. Söz, yazı, resim, video veya sosyal medya paylaşımı ile işlenebilir. Ancak her somut olayda "muhatap kitle üzerindeki etki" ve "açık ve yakın tehlike" kriterleri analiz edilmelidir. Adliye pratiğinde, failin konumu ve beyanatın yapıldığı platformun erişilebilirliği, kastın belirlenmesinde kritik rol oynar.
Manevi Unsur ve Doğrudan Kast Gerekliliği
Bu suç taksirle işlenemez. Failin, yaptığı açıklamanın bir terör örgütünün şiddet yöntemlerini yaygınlaştıracağını ve bu yöntemlere sempatizan kazandıracağını bilmesi ve istemesi gerekir. Yargıtay içtihatlarına göre, özellikle 6459 sayılı Kanun değişikliği sonrası bu suçun olası kastla işlenemeyeceği, failin doğrudan terör yöntemlerini meşru gösterme amacı gütmesi gerektiği ağırlıklı görüştür.
Sosyal Medya Paylaşımlarında İspat ve Dijital Delil Güvenliği
Günümüzde propaganda suçlamalarının büyük çoğunluğu Facebook, X (Twitter) ve Instagram gibi platformlardaki paylaşımlara dayanmaktadır. Ancak kolluk tarafından tanzim edilen "ekran görüntüsü" veya "link analiz raporu" tek başına mahkumiyet için yeterli kabul edilmemelidir. Dijital delillerin sıhhati, CMK m. 134 uyarınca usulüne uygun el koyma ve imaj alma işlemleriyle desteklenmelidir.
Yargıtay, sosyal medya paylaşımlarının fotokopi veya ekran görüntüsü üzerinden cezalandırmaya konu edilmesini bozma sebebi saymaktadır. Paylaşımların asıllarının dosyada bulunması, hesabın fail tarafından kullanıldığının IP adres tespiti veya içeriksel bağlamla (kendine ait fotoğraflar, özel bilgiler vb.) kesinleştirilmesi elzemdir.
Ekran Görüntülerinin Delil Niteliği
Mahkemelerce paylaşımların sadece kolluk tutanağına dayandırılması, savunma hakkını kısıtlayan bir unsurdur. Sanığın hesabı kabul etmemesi durumunda, içeriklerin sahte hesap (fake account) üzerinden oluşturulup oluşturulmadığı veya hesabın çalınıp çalınmadığı hususları siber suçlar birimlerince araştırılmalıdır.
İçerik Analizinde Bağlamın Önemi
Paylaşılan bir fotoğrafın veya cümlenin hangi tarihte ve hangi olay üzerine paylaşıldığı, suçun oluşup oluşmadığı noktasında tayin edicidir. Örneğin, bir çatışma anına ilişkin "direniş" vurgulu bir paylaşım ile sadece insani yardım vurgulu bir paylaşım arasında şiddeti meşru gösterme kastı açısından fark vardır.
"Sanıklar M.D. ve Z. A. hakkında silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne dayanak facebook paylaşımlarının fotokopi olup, dosya arasında asıllarının bulunmadığı, denetime elverecek şekilde hükme esas alınan facebook paylaşımlarının asıllarının dosyaya eklenerek gönderilmesinin gerekmesi nedeniyle istinaf başvurularının... hükmün bozulmasına karar verilmiştir."
Kaynak: Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/13631 - Karar No: 2023/495
TMK 7/2-b Kapsamında Slogan, Amblem ve İşaretlerin Hukuki Tasnifi
TMK 7/2'nin ikinci fıkrasının (b) bendi, toplantı ve gösteri yürüyüşü dışında dahi olsa belirli davranışları propaganda suçu kapsamında cezalandırmaktadır. Bunlar; örgüte ait amblem/resim taşımak, slogan atmak, ses cihazıyla yayın yapmak ve üniforma giymektir. Adliye pratiğinde en çok tartışılan husus, bu eylemlerin de "şiddet" kriterine tabi olup olmadığıdır.
Editörün Notu: Yargıtay 16. Ceza Dairesi ve güncel olarak 3. Ceza Dairesi, bu bendin de üst fıkradaki "şiddeti meşru gösterme" şartına bağlı olarak yorumlanması gerektiğini kabul etmeye başlamıştır. Salt bir slogan atılmasının, şiddete çağrı içermediği sürece ifade özgürlüğü kapsamında kalabileceği yönünde çok sayıda bozma kararı mevcuttur.
| Eylem Türü | TMK 7/2-1 (Genel) | TMK 7/2-b (Spesifik) | Ceza Miktarı |
|---|---|---|---|
| Yazılı/Sözlü Beyan | Şiddeti övme şartı var | - | 1-5 Yıl Hapis |
| Slogan Atma | - | Örgüt üyesi olduğunu belli etme | 1-5 Yıl Hapis |
| Amblem/Resim | - | Destekçi olduğunu belli etme | 1-5 Yıl Hapis |
| Basın Yoluyla | Cezanın yarısı oranında artırım | Cezanın yarısı oranında artırım | 1.5 - 7.5 Yıl Hapis |
İfade Özgürlüğü Sınırları: Haber Verme ve Eleştiri Amacı
17.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanun ile TMK 7/2 maddesine eklenen fıkra, "Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz" hükmünü amirdir. Bu düzenleme, özellikle gazeteciler ve akademisyenler yönünden önemli bir güvence teşkil eder. Bir olayı aktarmak, örgütün bir açıklamasını haber değeri taşıdığı için yayımlamak veya devletin terörle mücadele politikalarını sert bir dille eleştirmek propaganda suçunu oluşturmaz.
Uygulamada, "şok edici", "rahatsız edici" veya "ayrılık yaratabilen" fikirlerin de ifade özgürlüğü kapsamında olduğu AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla sabitlenmiştir. Eğer bir beyan doğrudan şiddete yönlendirmiyorsa, ne kadar ağır olursa olsun eleştiri sınırları içinde değerlendirilmesi yargısal bir eğilimdir.
"Ayrıntıları kapatılan 16. Ceza Dairesinin 09.02.2016 tarih, 2015/7466 Esas 2016/1025 Kararında açıklandığı üzere, olay tarihi ve yeri, sanığın muhatap kitle üzerindeki etkisi, paylaşımın terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini öven, meşru gösteren ya da bu yöntemlere başvurulmasını teşvik eden bir muhteva da içermediğinin anlaşılması karşısında... eylemin fikir hürriyeti kapsamında kaldığı... kabulü ile suçun yasal unsur ve şartlarının oluşmadığı..."
Kaynak: Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/39659 - Karar No: 2023/543
Mahkeme Salonlarında Atılan Sloganların Hukuki Statüsü
Adliye pratiğinde sıklıkla karşılaşılan durumlardan biri, ağır ceza mahkemelerinde hüküm tefhimi sonrası sanıkların attığı sloganlardır. Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı zaman içinde evrilmiştir. Eski kararlarda bu durum doğrudan propaganda kabul edilirken, yeni içtihatlarda mahkeme salonunun "muhatap kitle üzerindeki etkisi" ve "şiddeti teşvik potansiyeli" düşük görüldüğünden beraat kararları verilmektedir.
Duruşma Salonunun Kapalı Devre Niteliği
Duruşma salonunda atılan sloganın dış dünyada bir infial yaratma veya örgütün şiddet yöntemlerini yayma kabiliyeti sınırlıdır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, duruşma salonunda atılan "Biji Serok..." şeklindeki sloganların ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına ve şiddeti meşru gösterme niteliği taşımadığına hükmetmiştir. Ancak bu kararlarda karşı oyların bulunduğu ve tartışmanın hala devam ettiği unutulmamalıdır.
Suçu ve Suçluyu Övme (TCK 215) İle Farkı
Eğer atılan slogan veya yapılan eylem TMK 7/2'deki şiddet unsurunu taşımıyorsa, mahkemelerce TCK m. 215'te düzenlenen "suçu ve suçluyu övme" suçu yönünden bir değerlendirme yapılması gerekebilir. Ancak TCK 215'in uygulanabilmesi için "kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin" ortaya çıkması şarttır. Çoğu durumda, somut bir tehlike oluşmadığı gerekçesiyle bu suçtan da beraat kararı verilmektedir.
"Sanığın terör örgütünün sözde marşı olan 'bugün devrim çarkı geniş dönüyor' marşını söyleme ve 'be serok jiyan nabe' şeklinde slogan atma eyleminin, 3713 sayılı Kanun'un 7/2 inci maddesinde yazılı, silahlı terör örgütü propagandası suçunun unsurlarını oluşturmadığı gözetilerek... TCK'nın 215 inci maddesinde düzenlenen 'kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde suçu ve suçluyu övme' suçunun oluşacağı... tartışılarak sanığın hukuki durumunun takdiri yerine..."
Kaynak: Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/37997 - Karar No: 2023/1440
Propaganda Suçunda Cezayı Artıran ve Azaltan Nedenler
TMK m. 7/2 kapsamında belirlenen temel ceza bir yıldan beş yıla kadar hapistir. Ancak suçun işleniş biçimine göre bu ceza üzerinde ciddi artırımlar öngörülmüştür. Özellikle basın ve yayın yoluyla işlenen suçlarda ceza yarı oranında artırılır.
Nitelikli Haller ve Artırım Oranları
- Basın ve Yayın Yolu: Gazete, dergi, televizyon veya internet haber siteleri üzerinden yapılan propagandada ceza yarı oranında artar.
- Bina ve Eklentilerde İşleme: Dernek, vakıf, siyasi parti, okul, yurt veya bunların eklentilerinde işlenen propaganda suçlarında ceza iki katına çıkar.
- Kamu Görevinin Kötüye Kullanılması: TMK m. 8/A uyarınca, kamu görevlisinin nüfuzunu kullanarak bu suçu işlemesi halinde ceza yarı oranında artırılır.
Zincirleme Suç Uygulaması (TCK 43)
Failin farklı tarihlerde birden fazla kez propaganda yapması durumunda TCK m. 43/1 uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanır. Örneğin, bir sanığın sosyal medya hesabından bir hafta arayla üç farklı örgüt lehine paylaşım yapması durumunda tek bir ceza verilir ancak bu ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır.
TCK 220/8 Kapsamında Genel Örgüt Propagandası
TMK 7/2 yalnızca terör örgütlerini kapsarken, TCK m. 220/8 genel olarak suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerin propagandasını düzenler. Aradaki fark, örgütün niteliğidir. Eğer propaganda edilen örgüt, terör örgütü listesinde yer almıyorsa ancak suç örgütü niteliğindeyse (organize suç örgütleri gibi), ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir. TCK 220/8'de de 6459 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası "şiddet yöntemi" kriteri getirilmiştir.
Farklılıklar ve Ortak Kriterler
Her iki maddede de amaç, örgütün cebir ve şiddet yöntemlerini toplum nezdinde meşrulaştırmayı engellemektir. Aradaki hiyerarşik fark, terör suçlarının kamu düzenine verdiği ağır zarardan kaynaklanır. Terör örgütü propagandasında dosya her zaman Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülürken, genel suç örgütü propagandası eylemlerinde Asliye Ceza Mahkemeleri görevli olabilir.
Usul Hukuku Detayları: Görev, Yetki ve Zamanaşımı
Terör örgütü propagandası suçları, 5235 sayılı Kanun m. 12 uyarınca Ağır Ceza Mahkemesi'nin görev alanına girer. Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir. İnternet yoluyla işlenen suçlarda, failin ikametgahı veya içeriklerin yüklendiği yer mahkemesi yetkilidir.
Dava Açma ve Zamanaşımı Süreleri
- Dava Zamanaşımı: Suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıldır (TCK m. 66/1-e). Ancak bu süre, durma ve kesilme nedenleri ile uzayabilir.
- Temyiz Süreci: CMK m. 286/3 uyarınca, 2019 yılındaki yasa değişikliğiyle birlikte propaganda suçunda Bölge Adliye Mahkemesi'nin (istinaf) verdiği kararlara karşı Yargıtay yolu (temyiz) açılmıştır. Bu, hak arama özgürlüğü açısından devrim niteliğinde bir usuli gelişmedir.
Arabuluculuk ve Uzlaşma
Propaganda suçu, "Devlete Karşı Suçlar" ve "Kamu Barışına Karşı Suçlar" ile bağlantılı niteliği gereği uzlaşma veya arabuluculuk kapsamında değildir. Cumhuriyet Savcılığı tarafından doğrudan soruşturma yürütülür ve kamu davası açılır.
Savunma Stratejilerinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Etkin bir savunma için sadece suçun unsurlarına değil, dosyadaki teknik detaylara da odaklanılmalıdır. Özellikle dijital materyal incelemelerinde yapılan hatalar, hükmün bozulması için güçlü birer gerekçe oluşturabilir.
Uygulama Notu: Savunma makamı, paylaşılan içeriğin "şiddet metodu" içermediğini, tarihsel bir olaya atıf yaptığını veya sadece haber verme amacı taşıdığını somutlaştırmalıdır. Ayrıca, paylaşımların yapıldığı tarihteki konjonktür ve AİHM'in "açık ve yakın tehlike" testi kullanılmalıdır.
- Paylaşımın aslına (URL yapısına) itiraz edilmeli.
- IP adresi ve cihaz eşleşmesi talep edilmeli.
- İçeriğin "cebir ve şiddet" içermediği akademik/dilbilimsel olarak açıklanmalı.
- 7188 sayılı Kanun değişikliği sonrası "eleştiri hakkı" vurgulanmalı.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Sadece "şehit" ifadesini kullanmak veya öldürülen bir örgüt mensubunun fotoğrafını paylaşmak propaganda mıdır? Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2021/13631 E. sayılı kararında görüldüğü üzere, örgüt mensubuna "şehit" denilmesi ve silahlı fotoğraflarının paylaşılması, örgütün cebir ve şiddet içeren eylemlerini meşrulaştırmak ve teşvik etmek olarak kabul edilebilmektedir. Ancak bu her olayda "şiddete teşvik" bağlamıyla değerlendirilir.
2. Facebook'ta paylaşılan bir haberi "beğenmek" (like) veya "paylaşmak" (RT/Share) suç oluşturur mu? Salt beğenme eylemi genellikle ifade özgürlüğü sınırları içinde kalsa da, paylaşılan içeriğin şiddeti öven niteliği ve failin bu içeriği kendi yorumuyla yayması durumunda propaganda suçu oluşabilir. Ancak failin bu içeriği eleştirmek için paylaştığı veya sadece bilgi edinme amaçlı olduğu ispat edilirse beraat mümkündür.
3. Propaganda suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilebilir mi? Evet, eğer sanığa verilen ceza 2 yıl veya daha az süreli hapis cezası ise ve CMK m. 231'deki diğer şartlar (sabıka kaydı, pişmanlık vb.) mevcutsa HAGB kararı verilmesi mümkündür. Ancak bu durumda sanık 5 yıllık bir denetim süresine tabi tutulur.
4. Yurt dışında yapılan bir paylaşım nedeniyle Türkiye'de yargılanmak mümkün müdür? Evet, TCK m. 8 ve devamındaki hükümler uyarınca, internet ortamında işlenen suçlarda yayın Türkiye'den erişilebiliyorsa ve kamu düzenini etkiliyorsa Türkiye mahkemeleri yetkilidir. Ayrıca vatandaşı olunan ülkenin ceza kanunları da devreye girebilir.
Kaynakça
- 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu m. 7/2, m. 8/A.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 220/8, m. 215, m. 43.
- Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Esas No: 2015/7841, Karar No: 2016/942.
- Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/13631, Karar No: 2023/495.
- Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/39659, Karar No: 2023/543.
- Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/37997, Karar No: 2023/1440.
- Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Esas No: 2019/7741, Karar No: 2021/4173.
- Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Esas No: 2016/3839, Karar No: 2016/7571.
Yasal Uyarı: Bu metin, mülga ve mer'i mevzuat ile yüksek yargı içtihatları çerçevesinde profesyonel hukukçulara yönelik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış bir bültendir. Her somut olay, kendi özel şartları, delil durumu ve hukuki bağlamı içinde değerlendirilmelidir. Bu içerik, profesyonel bir hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti yerine geçmez; içerikteki bilgilerin somut olaylara uygulanmasından doğabilecek riskler kullanıcıya aittir.
Ana Kategori Rehberi
Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.