TCK 91 Organ ve Doku Ticareti Suçunda Tamamlanma Anı ve Zorunluluk Hali Analizi
Kişilere Karşı SuçlarYazar: EmsalDava Editör Ekibi

TCK 91 Organ ve Doku Ticareti Suçunda Tamamlanma Anı ve Zorunluluk Hali Analizi

Organ ve doku ticareti suçu, menfaat karşılığı anlaşmanın kurulduğu veya tedavülün başladığı an tamamlanan, neticesi harekete bitişik bir tehlike suçudur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatları uyarınca, organın fiziksel olarak alınması veya naklinin gerçekleşmesi suçun tamamlanması için şart olmayıp, menfaat temini üzerine kurulan irade birliği yaptırımın uygulanması için yeterli kabul edilmektedir.

TCK 91 Kapsamında Organ ve Doku Ticareti Suçunun Hukuki Niteliği ve Yaptırım Rejimi

Türk Ceza Kanunu’nun 91. maddesinde düzenlenen organ ve doku ticareti suçu, bireyin vücut dokunulmazlığı ile kamu sağlığını koruma amacı güden, çok failli ve teknik unsurları yoğun bir suç tipidir. Kanun koyucu, organ veya doku alınmasını, satılmasını, satın alınmasını, aracılık edilmesini ve saklanmasını ayrı ayrı seçimlik hareketler olarak tanımlamıştır. Bu suçun temel şekli için öngörülen hapis cezası beş yıldan dokuz yıla kadar olup, suçun konusunun doku olması halinde ceza miktarı üçte bir oranında indirilir. Suçun oluşumu için mutlaka bir "bedel" veya "menfaat" unsurunun varlığı gerekmektedir. İnsani amaçlarla, hukuka uygun şekilde yapılan bağışlar bu suçun kapsamı dışındadır.

Yargılama pratiğinde uyuşmazlıkların merkezi, suçun ne zaman tamamlanmış sayılacağı ve hangi hallerin "zorunluluk hali" kapsamında değerlendirileceğidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 91/1 uyarınca, hukuka aykırı olarak organ veya doku alan kişi cezalandırılırken, m. 91/3 hükmü bu organ veya dokuların para veya sair bir maddi menfaat karşılığında "tedavüle tabi tutulması" halini özel olarak yaptırıma bağlamaktadır. Adliye pratiğinde, tarafların bir bedel üzerinde anlaşarak hastaneye nakil için başvurmuş olmaları, nakil henüz gerçekleşmemiş olsa dahi suçun tamamlandığı şeklinde yorumlanmaktadır.

"Organ veya doku ticareti yapılmasının suç olarak tanımlandığı TCK'nın 91/3. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, burada önemli olan hususun organ veya dokunun para veya sair bir maddi menfaat karşılığında tedavüle tabi tutulması olup, suçun oluşması için ödemenin ne zaman yapıldığının ya da yapılıp yapılmadığının öneminin olmaması, hatta organ veya dokunun alınmasına dahi gerek bulunmaması karşısında, somut olayda yasa maddesinde öngörülen suçun tamamlandığı anlaşılmakla..."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/6153, Karar No: 2025/2665

Belgeyi Gör: 12. Ceza Dairesi 2021/6153 E. , 2025/2665 K.

Suçun Maddi Unsurları ve Seçimlik Hareketlerin Hukuki Tasnifi

Organ ve doku ticareti suçu, tipik bir seçimlik hareketli suçtur. TCK m. 91/1'de sayılan "alma, satma, satın alma, aracılık etme, saklama, nakletme veya aşılama" eylemlerinden herhangi birinin gerçekleştirilmesi suçun oluşumu için yeterlidir. Bu hareketlerin birden fazlasının aynı olay örgüsü içinde gerçekleştirilmesi, kural olarak tek suç oluşmasına sebebiyet verir; ancak ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşma nedeni olarak dikkate alınabilir.

Hareketin Kapsamı ve İcra Başlangıcı

Suçun icrai hareketleri, tarafların rızası olsa dahi hukuka aykırılık teşkil eder. Zira 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun m. 3 uyarınca, bir bedel veya çıkar karşılığı organ alınması kesin surette yasaklanmıştır. Uygulamada, verici ile alıcının bir aracı (organ mafyası veya simsarı) vasıtasıyla bir araya gelmesi ve maddi şartlarda mutabık kalması "tedavüle tabi tutma" iradesini saklar.

Suçun Konusu Olarak Organ ve Doku Ayrımı

Hukuki değerlendirmede "organ" ve "doku" terimleri arasındaki tıbbi fark, cezai müeyyidenin belirlenmesinde doğrudan etkilidir. TCK m. 91/1-2. cümle uyarınca, suçun konusunun doku olması halinde temel ceza üzerinden indirim yapılır. Yargıtay, örneğin bir "böbrek" nakli söz konusu olduğunda, bu eylemin doku değil organ ticareti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, aksine bir uygulamanın (doku üzerinden ceza tayini) eksik ceza tayini nedeniyle bozma sebebi olacağını vurgulamaktadır.

"Olaya konu ticareti yapılan böbreğin organ vasfını taşımasına rağmen TCK’nın 91/1- 1. cümlesi gereğince sanık hakkında hüküm kurulması gerekirken, sanığın ticaretini yapıtığı böbreğin vasfının doku olarak kabulü ile sanık hakkında TCK’nın 91/1-2. cümlesi gereğince hüküm kurulmak suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi..."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2018/959, Karar No: 2021/797

Belgeyi Gör: 12. Ceza Dairesi 2018/959 E. , 2021/797 K.

Suçun Tamamlanma Anı ve Teşebbüs Hükümlerinin Uygulanabilirliği

Organ ticareti suçlarında en sık karşılaşılan hukuki hata, nakil işleminin tıbbi veya adli nedenlerle (örneğin hastane yetkililerinin ihbarı veya doku uyuşmazlığı) gerçekleşmemesi durumunda eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının kabul edilmesidir. Ancak yüksek mahkemenin güncel eğilimi, TCK m. 91/3'teki "tedavüle tabi tutma" kriterini esas alarak suçun çok daha erken bir aşamada tamamlandığını kabul etmektedir.

Organ ticareti suçunda menfaat anlaşmasının hukuki tamamlanma etkisini temsil eden görsel.

Tedavüle Tabi Tutma Kriteri

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’ne göre, tarafların organın satışı konusunda anlaşması, kaparo verilmesi veya sahte belgelerle hastaneye başvurulması suçun tamamlanması için yeterlidir. Bu aşamadan sonra operasyonun yapılamamış olması, suçun tamamlanmış olduğu gerçeğini değiştirmez. Dolayısıyla TCK m. 35 (teşebbüs) hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı kabul edilmekte ve yerel mahkeme kararları bu yönden bozulmaktadır.

Teşebbüs ve Tamamlanma Arasındaki İnce Çizgi

Eğer taraflar arasındaki süreç sadece hazırlık hareketleri seviyesinde kalmışsa veya icra hareketlerine doğrudan geçilmemişse teşebbüs tartışılabilir. Ancak "tedavül" kavramı geniş yorumlanmakta; menfaat vaadiyle organın nakil sürecine sokulması, suçun hukuki olarak bitmiş kabul edilmesine yol açmaktadır.

Suçun Aşaması Hukuki Niteliği Teşebbüs İndirimi
Bedel Anlaşması Yapılması Tamamlanmış Suç (m. 91/3) Uygulanmaz
Sahte Belgeyle Hastane Başvurusu Tamamlanmış Suç (m. 91/3) Uygulanmaz
Nakil Öncesi Tıbbi İnceleme Tamamlanmış Suç (m. 91/3) Uygulanmaz
İcra Hareketine Başlanamaması Hazırlık veya Eksik Teşebbüs Şarta Bağlı

TCK 92 Uyarınca Ekonomik ve Sosyal Koşulların Zorunluluk Hali Olarak Değerlendirilmesi

Kanun koyucu, organını satan kişinin içinde bulunduğu çaresizliği gözeterek TCK m. 92’de özel bir şahsi cezasızlık veya indirim nedeni düzenlemiştir. Bu hüküm, "Zorunluluk hali" başlığını taşısa da doktrin ve içtihatta "özel bir cezasızlık hali" olarak kabul edilir. Ancak yargı bu maddeyi uygularken son derece muhafazakar bir tutum sergilemektedir.

Ekonomik zorunluluk hali değerlendirmesinde kullanılan delil ve dosyalar.

Maddi Sıkıntıların Cezasızlık Nedeni Sayılma Şartları

Her ekonomik darboğaz veya borçluluk hali TCK m. 92 anlamında bir zorunluluk teşkil etmez. Yargıtay’ın yerleşik görüşüne göre, kişinin ekonomik sıkıntısını organ satmak dışında başka bir yolla (örneğin kredi yapılandırması, borç öteleme vb.) giderme imkanı varsa, bu madde uygulanamaz. Kişinin bedeni üzerindeki tasarruf yetkisinin sınırlarını aşması, hukukun genel ilkeleri gereği korunmaz.

Yargıtay’ın Daraltıcı Yorumu

Yüksek mahkeme, "bilerek ve isteyerek neden olunan ekonomik sıkıntılar" (örneğin lüks tüketim kaynaklı borçlar veya ticari riskler) için TCK m. 92’nin uygulanamayacağını hükme bağlamıştır. Bu noktada "tehlikenin ağırlığı ile kullanılan vasıta arasındaki orantı" aranmaktadır.

"Sanığın savunmalarında belirttiği üzere, bir araba alış-verişi sebebiyle borçlanarak borcunu ödemek için böbreğini satmaya karar verip... kendi eylemiyle bilerek ve isteyerek neden olduğu ekonomik sıkıntısını, hayati önem taşıyan bir organını para karşılığında satmak dışında başka bir yolla giderebilme imkanının bulunması... TCK'nın 92. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesine yeterli şartların oluşmadığı..."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/8807, Karar No: 2023/6026

Belgeyi Gör: Kaynak

TCK 25/2 Kapsamında Tıbbi Zorunluluk ve Meşruiyet Sınırı

Organ alıcısı (hasta) yönünden ise genel zorunluluk hali olan TCK m. 25/2 gündeme gelmektedir. Burada alıcının içinde bulunduğu "ağır ve muhakkak tehlike" (ölüm riski veya kalıcı sakatlık) ile suça konu eylem arasındaki denge gözetilir. Ancak her hasta sanığın bu hükümden yararlanması mümkün değildir; tıbbi raporlarla ispat yükü sanık üzerindedir.

Adli Tıp Kurumu Raporunun Zorunluluğu

Mahkemece, sanığın hastalığının hayati tehlike arz edip etmediği, gelişen tıp bilimi çerçevesinde suç teşkil eden organ nakli dışında başka bir tedavi yönteminin bulunup bulunmadığı titizlikle araştırılmalıdır. Sadece "diyalize giriyor olmak" veya "yaşam kalitesinin düşmesi" her zaman TCK m. 25/2 kapsamında mutlak bir zorunluluk olarak görülmeyebilir.

Tıbbi Zaruret ve İlliyet Bağı

Yargıtay, bu tür vakalarda üniversite hastanelerinden veya Adli Tıp Kurumu ilgili dairelerinden rapor alınmasını şart koşmaktadır. Eğer nakil, hastanın yaşaması için tek ve zorunlu yol ise ceza verilmesine yer olmadığına (CMK m. 223/3-b) karar verilebilir. Ancak alternatif tedaviler (düzenli diyaliz gibi) yaşamı sürdürmek için yeterliyse, suçun manevi unsuru oluşmuş kabul edilir.

"Böbrek hastası olanların hastalıklarının hayati tehlike arz edecek derecede olması, organ nakli dışında başka bir tedavi imkanlarının bulunmaması ve organ naklinin, hastanın yaşaması için zaruret teşkil etmesi neticesinde atılı suçu işleyenlerin anılan madde kapsamında zorunluluk hallerinin oluştuğundan bahsedilebileceğinin kabulü ile..."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/2355, Karar No: 2021/6901

Belgeyi Gör: 12. Ceza Dairesi 2021/2355 E. , 2021/6901 K.

İştirak Şekilleri ve Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma İlişkisi

Organ ticareti suçu genellikle tek başına işlenen bir cürüm değil, alıcı, verici ve aracıların iştirak ettiği kolektif bir eylemdir. Özellikle aracıların sistematik bir faaliyet yürütmesi durumunda TCK m. 220 kapsamında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçu ile TCK m. 91/4 uyarınca suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hali iç içe geçmektedir.

Örgüt Faaliyeti Kapsamında Ağırlaştırılmış Ceza

Eğer suç bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmişse, TCK m. 91/4 uyarınca faillere verilecek ceza yarı oranında artırılır. Burada örgütün varlığı için en az üç kişinin suç işleme amacı etrafında, hiyerarşik bir ilişki içinde ve süreklilik arz edecek şekilde bir araya gelmesi gerekir. Aracıların verici bulması, sahte belgelerle noter ve hastane işlemlerini takip etmesi, bu "disiplin" ve "iş bölümünün" kanıtı sayılır.

Aracıların Hukuki Statüsü: Fail mi Yardım Eden mi?

Organ ticaretinde aracılık eden şahıslar, TCK m. 91/1 uyarınca müstakil bir seçimlik hareketin failidirler. Dolayısıyla, bu kişilerin eylemi "yardım etme" (TCK m. 39) olarak değil, doğrudan "aracılık etme" fiili nedeniyle "asli faillik" (TCK m. 37) kapsamında cezalandırılır.

Zincirleme Suç Hükümleri ve Gerçek İçtima Kurallarının Uygulanması

TCK’nın hazırlanmasında benimsenen "kaç fiil varsa o kadar suç" ilkesi, organ ticareti suçunda da geçerlidir. Ancak birden fazla eylemin "tek bir suç işleme kararı" altında icra edilmesi halinde zincirleme suç hükümleri (TCK m. 43) tartışılmaktadır.

Mağdur Sayısınca Cezalandırma İstisnası

Yargıtay, organ ticareti suçunda alıcı ve vericilerin farklı olması ve eylemlerin farklı tarihlerde gerçekleştirilmesi durumunda, her bir eylemin ayrı bir suçu oluşturacağını ve gerçek içtima hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunmaktadır. Bu durumda sanık, her bir operasyon veya teşebbüs için ayrı ayrı hapis cezasına çarptırılır.

"Sanığın mahkumiyetine esas alınan eylemlerin farklı tarihlerde işlenmesi, eylemin tarafları olan organ alıcı ve vericilerinin farklı kişiler olmaları, her bir eylemin ayrı suç işleme kastı ile işlenmeleri karşısında, sanık hakkında kabule esas alınan her eylemin ayrı suçu oluşturduğu kabulüyle suç sayısı kadar TCK'nın 91/1. maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği..."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2014/2204, Karar No: 2015/3376

Belgeyi Gör: 12. Ceza Dairesi 2014/2204 E. , 2015/3376 K.

Organ Ticareti Suçunda Etkin Pişmanlık ve Cezasızlık Nedenleri

TCK m. 93, organ veya doku satan kişi için özel bir etkin pişmanlık rejimi öngörmüştür. Bu hükmün amacı, gizli yürütülen ticaret ağlarının (organ simsarlarının) deşifre edilmesini sağlamaktır. Hüküm, suçun niteliğine göre iki aşamalı bir koruma sağlar:

  1. Haber Alınmadan Önce Bildirim: Suç resmi makamlarca öğrenilmeden önce, organını satan kişi durumu ihbar eder ve diğer suçluların yakalanmasını sağlarsa hakkında cezaya hükmolunmaz (m. 93/1).
  2. Haber Alındıktan Sonra Yardım: Suç öğrenildikten sonra gönüllü olarak suçun ortaya çıkmasına hizmet eden satan kişi için cezada dörtte birden yarıya kadar indirim yapılır (m. 93/2).

Şikayet ve İhbarın Hukuki Değeri

Eğer organ satan kişi, vaat edilen paranın ödenmemesi üzerine "dolandırıldığı" gerekçesiyle şikayetçi olursa ve bu sayede suç ortaya çıkarsa, TCK m. 93/1 uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilebilir. Bu durum, failin kendi suçunu da ikrar etmesi anlamına gelse de, devletin "suçla mücadele" politikası gereği satan kişi korunmaktadır.

"Sanığın ameliyattan sonra kendisine havale yoluyla ödeme yapıldığını, ancak vaatlerin tam yerine getirilmemesi üzerine şikayetçi olduğunu beyan etmesi üzerine... sanık hakkında TCK'nın 93/1 maddesi ile organ veya doku satan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce durumu merciine haber vererek suçluların yakalanmasını kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükolunamayacağı..."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2020/10398, Karar No: 2022/6011

Belgeyi Gör: 12. Ceza Dairesi 2020/10398 E. , 2022/6011 K.

İlan ve Reklam Yasağı Kapsamında Bilişim Sistemlerinin Kullanımı

2238 sayılı Kanun m. 4 uyarınca her türlü organ alım-satım reklamı yasaktır. TCK m. 91/6 ise organ veya doku teminine yönelik ilan veya reklam veren kişileri doğrudan cezalandırmaktadır. Teknolojinin gelişimiyle birlikte, bu suç tipi artık gazete ilanlarından ziyade internet siteleri ve sosyal medya platformları üzerinden işlenmektedir.

Haber ve İlan Ayrımı: Gazetecilik Faaliyeti mi Suç mu?

Uygulamada, "satılık böbrek" başlığıyla yapılan bir haberin içeriği, eğer kişiyi suça teşvik ediyor veya alıcı/satıcı bulmasına aracılık ediyorsa basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmez. Gazete yetkililerinin veya internet sitesi yöneticilerinin, bu tür ilanların yayınlanmasına onay vermesi, m. 91/6 kapsamında mahkumiyet sebebidir.

Sosyal Medya ve Forumlarda Organ Temini

İnternet forumlarında "borcum var, böbreğimi satıyorum" şeklinde paylaşımlar yapmak, m. 91/6 uyarınca yaptırıma tabidir. Bu suçun oluşması için birinin ilana yanıt vermesi veya naklin gerçekleşmesi gerekmez; ilanın yayınlanmış olması yeterlidir.

Usul Hukuku: Görevli Mahkeme, Savunma Hakkı ve İstinabe Yasağı

Organ ticareti suçunun cezalandırılmasında usul kuralları, sanığın savunma hakkının korunması açısından kritiktir. TCK m. 91/1 kapsamında açılan davalarda hapis cezasının alt sınırının 5 yıl olması, yargılama usulünde belirli zorunlulukları beraberinde getirir.

Ceza yargılamasında bizzat savunma ve usul kurallarını simgeleyen adli evrak.

Bizzat Savunma Alınma Zorunluluğu

CMK m. 196/2 uyarınca, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda sanığın sorgusunun yargılamayı yapan mahkemece bizzat yapılması gerekir. Sanığın başka bir şehirde olması halinde istinabe yoluyla (talimatla) alınan savunması, hükme esas alınamaz. Bu kuralın ihlali, "savunma hakkının kısıtlanması" gerekçesiyle mutlak bozma nedenidir.

Görevli Mahkeme ve Heyet Yapısı

Kural olarak organ ve doku ticareti suçlarında görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi’dir (TCK m. 91/1-3 ve örgütlü suçlar söz konusu olduğunda). Ancak suçun yalnızca "ilan/reklam" aşamasında kalması gibi (m. 91/6) alt sınırı düşük hallerde Asliye Ceza Mahkemeleri görevli olabilmektedir.

"Sanığın üzerine atılı organ ticareti suçu için öngörülen cezanın alt sınırının beş yıl hapis cezası olması nedeniyle... savunmasının yargılamayı yapan Mahkemece bizzat alınması gerektiği dikkate alınmadan istinabe suretiyle alınan savunmasının hükme esas alınması suretiyle CMK'nun 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması..."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2021/6153, Karar No: 2025/2665

Belgeyi Gör: 12. Ceza Dairesi 2021/6153 E. , 2025/2665 K.

Zamanaşımı Süreleri ve Hak Düşürücü Engeller

Organ ve doku ticareti suçunda zamanaşımı, suçun niteliğine ve TCK m. 66’daki ceza üst sınırlarına göre belirlenir. TCK m. 91/1 ve 3 kapsamındaki suçlar, 8 yıllık asli zamanaşımı süresine tabidir. Kesen nedenlerin (ifade alımı, dava açılması vb.) varlığı halinde bu süre en fazla yarı oranında uzayarak 12 yıla çıkar (TCK m. 67/4).

İşkence ile İçtima Halinde Zamanaşımı

Eğer organ alımı süreci, kişiye işkence (m. 94) teşkil edecek boyutlarda gerçekleşmişse, kanun koyucunun özel düzenlemesi uyarınca bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez. Ancak klasik organ ticareti uyuşmazlıklarında 12 yıllık süre (uzamış haliyle) dolduğunda kamu davasının düşmesine karar verilir.

Adli Tıp Süreçlerinin Zamanaşımına Etkisi

Rapor alınması için geçen süreler zamanaşımını durdurmaz. Bu nedenle, özellikle çok sanıklı dosyalarda Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek raporların gecikmesi, davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesi riskini doğurmaktadır.

Uygulama Notu: Müdafi Stratejisi ve Delil Planlaması

Editörün Notu: Organ ticareti dosyalarında avukatların odaklanması gereken en önemli nokta, müvekkilin rolünün (alıcı, verici, aracı) netleştirilmesi ve TCK m. 92-93 ile m. 25/2 arasındaki geçişlerin doğru kurgulanmasıdır.

  • Verici Müdafii İçin: Müvekkilin ekonomik çaresizliğini sadece beyanla değil; icra dosyaları, banka borçları ve sosyal inceleme raporları ile desteklemelidir. TCK m. 93 kapsamındaki etkin pişmanlık şartlarının oluşup oluşmadığı (resmi makamlar öğrenmeden önce ihbar vs.) öncelikle sorgulanmalıdır.
  • Alıcı Müdafii İçin: Müvekkilin kronik hastalığının seyrini gösteren tüm epikriz raporları dosyaya sunulmalı ve mutlaka ATK'dan "başka tedavi imkanı olup olmadığı" yönünde ek rapor talep edilmelidir.
  • Usul Denetimi: Sanığın savunmasının istinabe ile alınıp alınmadığı, ceza tayininde organ/doku ayrımının yapılıp yapılmadığı ve teşebbüs indirimi yapılıp yapılmadığı (aleyhe temyiz yoksa sanık lehine durum yaratabilir) kontrol edilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Organ satmak isteyen birinin internete ilan vermesi suç mudur? Evet, TCK m. 91/6 uyarınca organ veya doku teminine yönelik ilan veya reklam vermek suçtur. Bu suçun oluşması için organın gerçekten satılması veya bir alıcıyla görüşülmesi şart değildir; ilanın yayınlanmasıyla suç tamamlanır.

2. Hastalık nedeniyle organ satın alan kişi hapis cezası alır mı? Hastalığı nedeniyle organ satın alan kişi hakkında normal şartlarda TCK m. 91/1-3 uyarınca hapis cezası verilir. Ancak sanık, hastalığının hayati tehlike arz ettiğini ve nakil dışında başka tedavi şansı kalmadığını ATK raporuyla ispat ederse, TCK m. 25/2 (Zorunluluk hali) uyarınca ceza almayabilir.

3. Borçlarımı ödemek için organımı sattım, ceza alır mıyım? Prensip olarak organ satmak suçtur. Ancak TCK m. 92 uyarınca, kişinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar "aşırı çaresizlik" boyutundaysa cezada indirim yapılabilir veya ceza verilmesinden vazgeçilebilir. Yargıtay, "başka yolla ödenebilecek" borçlar için bu maddeyi uygulamamaktadır.

4. Organ nakli gerçekleşmeden polis baskın yaparsa ceza düşer mi? Hayır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, organın satışı konusunda menfaat birliği sağlanıp hastane süreci başladığı an suç "tamamlanmış" sayılır. Bu aşamada yakalanmak "teşebbüs" değil, "tamamlanmış suç" olarak değerlendirilir.

Kaynakça

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu.
  • 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun.
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2021/6153 E., 2025/2665 K.
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2022/8807 E., 2023/6026 K.
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2021/2355 E., 2021/6901 K.
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2014/2204 E., 2015/3376 K.
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2018/959 E., 2021/797 K.

Yasal Uyarı: Bu metin, 2026-03-04 tarihindeki güncel mevzuat ve içtihatlar ışığında genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olayın kendine özgü koşulları (delil durumu, failin kusuru, usul işlemleri) farklılık gösterebileceğinden, hukuki uyuşmazlıklarda profesyonel yardım alınması zorunludur. Metin içeriği profesyonel hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş:
TCK 91 Organ ve Doku Ticareti Suçunda Tamamlanma Anı ve Zorunluluk Hali Analizi | EmsalDava