TCK 29 Kapsamında Haksız Tahrik İndirimi: Adliye Pratiğinde Şartlar, İndirim Oranları ve İspat Rejimi
Ceza Genel HükümleriYazar: EmsalDava Editör Ekibi

TCK 29 Kapsamında Haksız Tahrik İndirimi: Adliye Pratiğinde Şartlar, İndirim Oranları ve İspat Rejimi

Haksız tahrik, 5237 sayılı TCK m. 29 uyarınca failin haksız bir fiilin doğurduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisiyle kusur yeteneğinin azalmasını esas alan bir ceza indirimi nedenidir. Yargı pratiğinde bu indirim, haksız fiilin failin iradesi üzerindeki zayıflatıcı etkisinin derecesine göre 1/4 ile 3/4 arasında belirlenir ve ispat yükü noktasında somut olayın özelliklerine göre şekillenir.

TCK 29 Uyarınca Haksız Tahrik Kurumunun Kusur Yeteneği Üzerindeki Etkisi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik, ceza sorumluluğunu tamamen kaldıran değil, failin kusur yeteneğindeki azalma nedeniyle cezada indirim yapılmasını gerektiren bir şahsi nedendir. Adliye pratiğinde haksız tahrik, failin suç işleme kararı almadan önce dış dünyadan gelen haksız bir saldırı veya fiil neticesinde, irade serbestisinin kısıtlanması ve suçtan kaçınma yeteneğinin zayıflaması olarak kabul edilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre, haksız tahrik altında işlenen suçlarda fail, haksız fiilin kendisinde meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisiyle hareket etmektedir.

"Ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak düzenlenen haksız tahrik, kişinin haksız bir fiilin kendisinde meydana getirdiği hiddet ya da şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi durumunda kusur yeteneğindeki azalmayı ifade etmektedir. Bu hâlde fail, suç işleme yönünde önceden bir karar vermeden, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısı üzerinde meydana getirdiği karışıklığın neticesi olarak bir suç işlemeye yönelmektedir. Bu yönüyle haksız tahrik, kusurun irade unsuru üzerinde etkili olan nedenlerden biridir."

Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2022/449 - Karar No: 2022/765

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2022/449 E. , 2022/765 K.

Uygulamada haksız tahrikin varlığı, failin işlediği fiilin hukuki haksızlık içeriğini ortadan kaldırmaz; ancak failin bu fiili işlerken içinde bulunduğu sübjektif durum, ceza adaletinin tesisi açısından bir indirim sebebi olarak değerlendirilir. Haksız tahrik, bir hukuka uygunluk nedeni değil, kusurluluğu etkileyen bir haldir.

Haksız Tahrik İndiriminin Uygulanabilmesi İçin Gerekli Kümülatif Şartlar

Haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için yargı kararlarıyla istikrar kazanmış dört temel şartın eş zamanlı olarak gerçekleşmiş olması gerekir. Bu şartlardan birinin eksikliği durumunda, failin TCK m. 29'dan yararlanması ihtimal dahilinde değildir. Şartlar; tahriki oluşturan haksız bir fiilin varlığı, failin hiddet veya şiddetli elem içinde olması, suçun bu ruhsal halin etkisiyle işlenmesi ve tahrik teşkil eden eylemin mağdurdan sadır olmasıdır.

Tahriki Oluşturan Haksız Fiilin Varlığı ve Niteliği

Haksız tahrikin ilk ve en temel şartı, mağdurun faile veya failin yakınlarına yönelik haksız bir fiil gerçekleştirmiş olmasıdır. Buradaki "haksızlık", fiilin mutlaka bir suç teşkil etmesini gerektirmez; hukuk düzeninin izin vermediği, etik ve sosyal kurallara aykırı olan her türlü davranış bu kapsamda değerlendirilebilir. Ancak, failin kendi haksız hareketiyle başlattığı bir süreçte karşılaştığı tepkiden dolayı tahrik indiriminden yararlanması genel kural olarak mümkün görülmemektedir.

Hiddet veya Şiddetli Elem Etkisinin Sürekliliği

İkinci şart, haksız fiilin fail üzerinde belirli bir yoğunlukta psikolojik etki yaratmasıdır. "Hiddet", failin öfke ve kızgınlık halini; "şiddetli elem" ise derin bir üzüntü ve acı halini ifade eder. Mahkeme, somut olayda bu ruhsal halin gerçekten oluşup oluşmadığını failin kişisel özelliklerini ve olayın oluş şeklini dikkate alarak takdir eder. Tahrik edici fiil ile suç arasında geçen sürenin, bu hiddetin soğumasına elverip vermediği adli tıp ve psikolojik veriler ışığında analiz edilir.

"Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir."

Kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 29/1

Belgeyi Gör: TÜRK CEZA KANUNU

Üçüncü Kişilere Yönelik Haksız Fiillerin Fail Üzerindeki Tahrik Etkisi

Haksız tahrik teşkil eden fiilin bizzat faile karşı işlenmesi zorunlu değildir. Doktrin ve Yargıtay uygulaması, failin yakınlarına, sevdiği kişilere veya toplumsal dayanışma duygusuyla bağlı olduğu kişilere yönelik haksız fiillerin de failde hiddet veya şiddetli elem yaratabileceğini kabul etmektedir. Özellikle aile bireylerine yönelik saldırılar, failin iradesini zayıflatıcı en kuvvetli dış etkenlerden biri olarak görülmektedir.

Dayı-Yeğen ve Akrabalık İlişkilerinde Tahrik Geçişkenliği

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin güncel kararlarında, suça sürüklenen çocuğun (SSÇ) maruz kaldığı şiddetin, olay yerine sonradan gelen dayısı üzerinde yarattığı psikolojik etki tartışma konusu olmuştur. Karşı oylarda, akrabalık bağının doğurduğu koruma içgüdüsünün haksız tahrik indirimi için yeterli bir zemin sunduğu, maktulden kaynaklanan haksız hareketin failin yakınını hedef almasının faili doğrudan etkileyeceği savunulmuştur.

Arkadaş ve Tanıdık Çevresindeki Haksız Fiiller

Sadece kan bağı olan kişiler değil, failin duygusal bağ kurduğu veya durumundan etkileneceği üçüncü kişilere yönelik haksız fiiller de tahrik oluşturabilir. Ancak bu durumlarda mahkeme, fail ile mağdur (haksız fiile uğrayan) arasındaki bağın derecesini ve bu bağın failde yaratacağı hiddetin makul olup olmadığını titizlikle inceler. Tanımadığı bir kişinin haksız fiile uğraması karşısında suç işleyen failin tahrik indiriminden yararlanması, "toplumsal duyarlılık" sınırlarını aşan durumlarda reddedilmektedir.

Haksız Tahrik İndirim Oranlarının Belirlenmesinde Takdir Kriterleri

TCK m. 29, hakime indirim oranının belirlenmesinde geniş bir takdir yetkisi tanımıştır. Kanun, haksız tahrikin derecesine göre cezanın 1/4'ünden 3/4'üne kadar indirilmesini öngörür. Bu oranların tayininde "hafif tahrik" ve "ağır tahrik" gibi kesin kanuni tanımlar bulunmasa da, yargı pratiğinde haksız fiilin vahameti, işleniş şekli ve yarattığı etkinin süresi temel alınır.

TCK 29 haksız tahrik indirim oranlarını simgeleyen adalet terazisi ve kanun kitabı.

Suçun Öngördüğü Ceza Tipi Haksız Tahrik Sonrası Uygulanacak Ceza Aralığı
Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis 18 Yıl - 24 Yıl Hapis
Müebbet Hapis 12 Yıl - 18 Yıl Hapis
Süreli Hapis Cezaları 1/4'ten 3/4'e Kadar İndirim
Adli Para Cezası (Süreli Hapisle Birlikte) 1/4'ten 3/4'e Kadar İndirim

Editörün Notu: İndirim oranının belirlenmesinde "hakkaniyet" ve "orantılılık" ilkeleri (TCK m. 3) esastır. En hafif derecede tahrikte alt sınırdan (1/4), en ağır derecede tahrikte ise üst sınırdan (3/4) indirim yapılması yargısal bir zorunluluktur.

Karşılıklı Tahrik Durumlarında Öncelik ve Orantılılık Analizi

Tarafların birbirine yönelik karşılıklı haksız fiillerde bulunduğu durumlarda, tahrik indiriminin kime uygulanacağı veya her iki taraf için de uygulanıp uygulanmayacağı sorunu ortaya çıkar. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu tür uyuşmazlıklarda "ilk haksız hareketi kimin başlattığı" sorusuna odaklanır. Eğer ilk haksız hareketin kimden geldiği şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilebiliyorsa, bu harekete maruz kalan taraf lehine indirim uygulanır.

"Gerek fail, gerekse mağdurun karşılıklı haksız davranışlarda bulunması hâlinde, tahrik uygulamasında kural olarak, haksız bir eylem ile mağduru tahrik eden fail, karşılaştığı tepkiden dolayı tahrik altında kaldığını ileri süremez. Ancak maruz kaldığı tepki, kendi gerçekleştirdiği eylemle karşılaştırıldığında aşırı bir hâl almışsa... bu tepkinin artık başlı başına haksız bir nitelik alması nedeniyle fail bakımından haksız tahrik oluşturduğu kabul edilmelidir."

Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2021/244 - Karar No: 2023/314

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2021/244 E. , 2023/314 K.

İlk haksız hareketin kimden geldiği belirlenemiyorsa, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği, sanık lehine asgari oranda (1/4) haksız tahrik indirimi uygulanması yargı eğilimidir. Ancak, tepkinin etkiden çok daha ağır olduğu durumlarda, ilk haksız hareketi yapanın da "tepkideki aşırılık" nedeniyle tahrik indiriminden yararlanabileceği unutulmamalıdır.

Haksız Tahrik Altında İşlenen Suçlarda Hata Kurumunun Uygulanması

Fail, ceza sorumluluğunu azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşebilir (TCK m. 30/3). Örneğin, mağdurun kendisine yönelik haksız bir saldırı hazırlığında olduğunu yanlışlıkla zanneden ve bu zannın yarattığı hiddetle suç işleyen failin durumu "hata" kapsamında değerlendirilir.

Maddi Unsurlarda Hata ve Tahrik İlişkisi

Fail, haksız tahriki oluşturan fiilin varlığı konusunda hataya düşmüşse, bu hatası kaçınılmaz olduğu takdirde TCK m. 30/3 uyarınca haksız tahrik hükümlerinden yararlandırılır. Buradaki anahtar kavram "kaçınılmazlık"tır. Failin yerinde olan makul bir insanın da aynı hataya düşeceği kanaati oluşursa, indirim uygulanır.

Koşulların Gerçekleştiği Hususunda Hata

Tahrik eden eylemin aslında faili hedef almadığı veya göründüğü kadar ağır olmadığı durumlarda, failin algısı ile maddi gerçeklik arasındaki fark hatayı oluşturur. TCK m. 30/3 hükmü, bu tür durumlarda failin iradesindeki zayıflamayı koruma altına alır. Ancak failin hatası ağır kusurundan kaynaklanıyorsa (kaçınılabilir hata), bu durum takdiri indirim nedenlerinde veya temel cezanın belirlenmesinde aleyhe değerlendirilebilir.

Adliye Pratiğinde Haksız Tahrik İddiasının İspatı ve Delil Türleri

Haksız tahrik iddiası, savunmanın en önemli argümanlarından biri olup ispat yükü kural olarak iddia edene aittir. Ancak ceza muhakemesinde resen araştırma ilkesi geçerli olduğundan, mahkeme dosya kapsamındaki tüm delilleri haksız tahrik yönünden incelemek zorundadır.

Ceza davasında haksız tahrik delillerini temsil eden dosya ve belgeler.

  1. Tanık Beyanları: Olay anında taraflar arasındaki sözlü tartışmaları veya geçmişteki husumeti bilen tanıkların ifadeleri kritiktir.
  2. Mesaj Kayıtları ve Sosyal Medya: Hakaret, tehdit veya taciz içeren dijital veriler, haksız fiilin ispatında en güçlü deliller arasındadır.
  3. Adli Tıp Raporları: Failin vücudundaki basit yaralanmalar, mağdurdan gelen fiziksel saldırının (tepki öncesi etki) kanıtıdır.
  4. Kamera Kayıtları: Olayın başlangıcını ve tarafların beden dilini gösteren görüntüler, ilk haksız hareketin tespitinde belirleyicidir.

Uygulama Notu: Savunma makamı, haksız tahrikin varlığını iddia ederken sadece olay anına odaklanmamalıdır. Olaydan önceki süreci, varsa süregelen tacizleri veya haksız fiilleri kronolojik bir sırayla mahkemeye sunmalıdır. Zira Yargıtay, "tevali eden" (üst üste gelen) basit haksız hareketlerin birleşerek ağır tahrik oluşturabileceğini kabul etmektedir (Yargıtay CGK 2010/1-65 E.).

Haksız Tahrik İndiriminin Özel Hukuk Tazminat Sorumluluğuna Etkisi

Ceza mahkemesinin haksız tahrik nedeniyle yaptığı indirim, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 74 uyarınca hukuk hakimini de belirli ölçüde bağlar. Hukuk hakimi, ceza mahkemesinin tespit ettiği "maddi vakıa" ile bağlıdır. Yani ceza mahkemesi "mağdur sanığa küfür etmiştir ve bu bir haksız fiildir" tespiti yapmışsa, hukuk hakimi bu vakıayı yok sayamaz.

Ceza ve hukuk mahkemesi kararları arasındaki illiyet bağını temsil eden belgeler.

"Ceza mahkemesinin kabul ettiği olayın gerçekleşme şekli diğer bir deyişle maddi vakıanın kabulü konusunda kesinleşmiş olan bir mahkumiyet... hükmüyle bağlı olacağı hem ilmi hem de kökleşmiş kazai içtihatlarla benimsenmiş bulunmaktadır. Mahkemece; sigortalının haksız davranışı nedeniyle olaya sebebiyet verdiği... ceza davasındaki tahrik indirimi oranına göre... rücu alacağından da indirim yapılması gereği gözetilmelidir."

Kaynak: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi - Esas No: 2016/10351 - Karar No: 2018/8755

Belgeyi Gör: 10. Hukuk Dairesi 2016/10351 E. , 2018/8755 K.

Hukuk hakimi, tazminat miktarını belirlerken mağdurun bu kusurlu hareketini (tahrikini) TBK m. 52 kapsamında "zarar görenin kusuru" olarak değerlendirir ve tazminattan indirim yapar. Ceza davasındaki haksız tahrik oranı, hukuk mahkemesindeki kusur indirimi için güçlü bir referans noktasıdır.

Kasten Öldürme ve Yaralama Suçlarında Tahrik Derecesinin Analizi

Özellikle yaşamsal sonuçlar doğuran suçlarda haksız tahrik, ceza miktarını belirgin şekilde değiştiren bir unsurdur. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, öldürme suçlarında tahrikin vahametini ölçerken, maktulden gelen saldırının türünü (fiziksel saldırı, cinsel taciz, ağır hakaret) ve bu saldırının failin onuru üzerindeki etkisini dikkate alır.

Yaşamsal Bölgeye Saldırı ve Öldürme Kastı

Fail, kendisine yönelik basit bir haksız hareket karşısında öldürme kastıyla hareket etmişse, bu durum "tahrikte orantısızlık" olarak değerlendirilir. Ancak maktulden gelen haksız hareket hayati bir tehlike yaratıyorsa veya failin ailevi onurunu ağır şekilde zedeliyorsa (örneğin eşe yönelik sarkıntılık), indirim oranının üst sınıra yaklaşması muhtemeldir.

Yaralama Suçlarında Alt Sınırdan Uzaklaşma

Yaralama suçlarında temel ceza belirlenirken, birden fazla nitelikli halin ihlali (örneğin silahla ve kemik kırığına yol açacak şekilde yaralama) söz konusu ise mahkeme önce temel cezayı artırır, ardından haksız tahrik indirimini uygular. Bu aşamada tahrikin yarattığı hiddetin yoğunluğu, indirim oranını (1/4 ile 3/4 arası) belirler. Uygulamada, basit bir tokat veya hakaret genellikle asgari oranda (1/4) indirimi beraberinde getirmektedir.

Gürültü ve Çevresel Rahatsızlıklar Nedeniyle Haksız Tahrik Uygulaması

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun güncel kararları, sadece fiziksel saldırıların değil, uzun süreli ve ısrarlı çevresel rahatsızlıkların da haksız tahrik oluşturabileceğini teyit etmektedir. Gece geç saatlere kadar yüksek sesle müzik dinlenmesi, küfürlü konuşulması ve mahalle sakinlerinin uyarılara rağmen rahatsız edilmesi, maktulden kaynaklanan haksız fiiller olarak kabul edilmiştir.

"İş yerinde yol açtığı, çevreye rahatsızlık verici, gürültülü ve küfürlü konuşma, sokak arasında mangal yakıp alkol alma, gece geç saatlere kadar yüksek sesle müzik dinleme gibi haksız eylemler hususunda uyarılmasına karşın bu tutumunu ısrarla sürdüren maktulden kaynaklanan ve sanığa yönelen haksız davranışlar gözetildiğinde, sanık hakkında TCK’nın 29. maddesi uyarınca asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği kabul edilmelidir."

Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2021/244 - Karar No: 2023/314

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2021/244 E. , 2023/314 K.

Bu tür olaylarda sanığın daha önce resmi makamlara (155, Karakol, Belediye) başvurmuş olması, haksız fiilin varlığını ispatlayan en önemli resmi belgelerdir. Sabır eşiğinin aşılması ve maktulün pervasız tutumu, fail lehine tahrik indiriminin kapısını açmaktadır.

Haksız Tahrik İndirimi Uygulanırken Yapılan Tipik Usuli Hatalar

Yargılama sürecinde haksız tahrikle ilgili yapılan usuli hatalar, hükmün bozulmasına sebebiyet veren en yaygın nedenlerdendir. Bu hatalar genellikle gerekçesizlik ve kanun maddesinin gösterilmemesi etrafında toplanır.

  • Gerekçe Yetersizliği: Mahkemenin "haksız tahrik vardır" diyerek indirim yapması yeterli değildir. Hangi somut eylemin tahrik teşkil ettiği, bu eylemin neden haksız kabul edildiği ve indirim oranının neden o seviyede belirlendiği denetime elverişli şekilde açıklanmalıdır.
  • Kanun Maddesinin Gösterilmemesi: CMK m. 232/6 uyarınca, hüküm fıkrasında uygulanan kanun maddelerinin açıkça belirtilmesi zorunludur. TCK m. 29'un gösterilmemesi bir bozma nedenidir (Yargıtay 3. CD 2009/24294 E.).
  • Orantısızlık: Tahrikin derecesi ile indirim oranının çelişmesi (örneğin çok ağır bir tahrike rağmen 1/4 indirim yapılması veya tam tersi) bozma gerekçesidir.
  • Aleyhe Temyiz Yokluğu: Mahkeme haksız yere tahrik indirimi yapmış olsa dahi, katılan tarafın bu hususta temyizi yoksa "kazanılmış hak" (reformatio in peius) kuralı gereği hüküm bu yönden bozulamaz, ancak eleştiri konusu yapılabilir.

Haksız Tahrik İndiriminde Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre Faktörü

TCK m. 29'un uygulanması için haksız fiil ile tepki suçu arasında mutlak bir zaman sınırlaması yoktur. Ancak zaman geçtikçe "hiddet ve şiddetli elem" etkisinin azalacağı karinesi hakimdir. Yargıtay, bir yıl önce gerçekleşen bir "sarkıntılık" fiilinin dahi, failin bu olayı unutmadığı ve hiddetinin taze kaldığı durumlarda tahrik oluşturabileceğini kabul etmiştir.

  1. Hiddetin Soğuması: Olay üzerinden aylar geçmişse, failin suçu önceden planlayıp planlamadığı (tasarlama) tartışılır. Tasarlama varsa haksız tahrikin varlığı genellikle reddedilir.
  2. Sürekli Haksız Fiiller: Haksız hareketler sistematik ve sürekli ise, zamanın geçmesi fail lehine "birikmiş öfke" olarak değerlendirilebilir.
  3. Dava Zamanaşımı: Haksız tahrik indirimi ceza miktarını düşürdüğü için, suçun asli dava zamanaşımı süresini de dolaylı olarak etkileyebilir. Mahsup edilen süreler ve netice ceza üzerinden zamanaşımı hesaplanır.

Editörün Notu: Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2009/1-141 E. sayılı kararında vurgulandığı üzere; haksız fiil ile suç arasında illiyet bağı olması yeterlidir; haksız fiil ile suç arasında belli bir zamanın geçmiş olması haksız tahrikin oluşumunu kendiliğinden engellemez.

Sıkça Sorulan Sorular

Haksız tahrik indirimi alan bir sanığın cezası ertelenebilir mi? Evet, haksız tahrik indirimi uygulandıktan sonra ortaya çıkan netice ceza, TCK m. 51 kapsamındaki yasal sınırların (2 yıl ve altı) içindeyse ve diğer yasal şartlar mevcutsa erteleme hükümleri uygulanabilir. Haksız tahrik, cezanın ertelenmesine engel teşkil eden bir kurum değildir.

Mağdurun hakareti karşısında sanığın silahla ateş etmesi durumunda en üst oranda (3/4) indirim alınabilir mi? Kural olarak hayır. Yargıtay uygulamasına göre, sadece sözlü hakaret "basit tahrik" sayılır ve genellikle 1/4 oranında indirim gerektirir. Silahla ateş etmek gibi ağır bir tepki, sözlü hakaret ile orantısız kabul edilir. En üst oranda indirim için haksız fiilin de aynı derecede ağır ve vahim olması beklenir.

İlk haksız hareketi sanık başlatmışsa hiçbir şekilde tahrik indirimi alamaz mı? İstisnai olarak alabilir. Eğer sanığın başlattığı ilk haksız harekete karşılık mağdurun gösterdiği tepki, sanığın fiiliyle kıyaslanamayacak kadar ağır, orantısız ve vahim ise (örneğin basit bir itmeye karşılık silahla ateş edilmesi), bu aşırı tepki artık yeni bir haksız fiil teşkil eder ve ilk hareketi yapan sanık lehine tahrik indirimi uygulanabilir.

Haksız tahrik indirimi sabıka kaydına (adli sicil) işler mi? Haksız tahrik bir indirim nedenidir, mahkumiyet hükmünün bir parçasıdır. Dolayısıyla verilen ceza adli sicil kaydına işlenir. Ancak cezanın miktarı bu indirim nedeniyle düştüğü için, memuriyet veya diğer hak mahrumiyetleri açısından failin durumu daha lehine sonuçlar doğurabilir.

Kaynakça

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2022/530 - Karar No: 2024/5
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2022/449 - Karar No: 2022/765
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2021/244 - Karar No: 2023/314
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2020/122 - Karar No: 2021/533
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2017/842 - Karar No: 2018/457
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi - Esas No: 2016/10351 - Karar No: 2018/8755
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2012/909 - Karar No: 2012/3748

Yasal Uyarı: Bu metin yalnızca profesyonel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut hukuki uyuşmazlıklara doğrudan çözüm sunma iddiası taşımamaktadır. Her hukuki olay kendi şartları içinde değerlendirilmelidir. Profesyonel hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş:
TCK 29 Kapsamında Haksız Tahrik İndirimi: Adliye Pratiğinde Şartlar, İndirim Oranları ve İspat Rejimi | EmsalDava