TCK 190 Kapsamında Uyuşturucu Kullanılmasını Kolaylaştırma ve Özendirme Suçlarında İlliyet Bağmı ve Aleniyet Unsurları
Uyuşturucu SuçlarıYazar: EmsalDava Editör Ekibi

TCK 190 Kapsamında Uyuşturucu Kullanılmasını Kolaylaştırma ve Özendirme Suçlarında İlliyet Bağmı ve Aleniyet Unsurları

Türk Ceza Kanunu 190. maddesinde düzenlenen uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırma ve özendirme suçlarında, fiilin seçimlik hareketli yapısı ile aleniyet unsuru yargılama sürecinin merkezinde yer almaktadır. Özellikle uyuşturucu ticareti veya kolaylaştırma suçundan açılan davalarda suç vasfının değişmesi durumunda TCK 191/8 uyarınca uygulanan zorunlu HAGB rejiminin ispat yükü ve denetim süresi ihlalleri üzerindeki etkisi, adliye pratiğinde stratejik bir öneme sahiptir.

TCK 190 Kapsamında Uyuşturucu Kullanımını Kolaylaştırma Suçunun Maddi Unsurları

Türk Ceza Kanunu’nun 190. maddesi, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile kullanılması arasındaki ara bölgeleri suç haline getirerek, uyuşturucu maddeye erişimi veya kullanım yöntemlerinin yaygınlaşmasını engellemeyi amaçlar. Bu madde kapsamında düzenlenen suçlar, esas itibarıyla birer tehlike suçudur; yani bir zararın doğmuş olması gerekmez, suç konusu maddenin kullanımının kolaylaştırılması veya buna özendirilmesi yeterlidir. 5237 sayılı TCK m. 190/1 uyarınca, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak için; özel yer, donanım veya malzeme sağlayan, kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alan veya kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi veren kişi beş yıldan on yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.

TCK 190. madde ve hukuk materyalleri.

Uygulamada, "özel yer sağlama" fiili, konut veya işyerinin münhasıran veya geçici olarak uyuşturucu kullanımı için tahsis edilmesini ifade eder. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, failin bu yeri sağlarken uyuşturucu kullanımına yönelik bir kastının bulunmasıdır. "Kullanma yöntemleri konusunda bilgi verme" (TCK m. 190/1-c) ise, maddenin vücuda alınış şekli, dozajı veya etkisini artıracak yöntemler hakkında teknik açıklamalarda bulunmayı kapsar. 694 sayılı KHK ve sonrasındaki kanunlaşma süreciyle bu suçun yaptırımına hapis cezasının yanı sıra bin günden on bin güne kadar adlî para cezası eklenmiştir.

"TCK Madde 190... : c) Kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi veren, Kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Dipnot: 15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı KHK’nin 138 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan 'on yıla kadar hapis' ibaresinden sonra gelmek üzere 've bin günden onbin güne kadar adlî para' ibaresi eklenmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7078 sayılı Kanunun 133 üncü maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır."

Kaynak: TÜRK CEZA KANUNU - Madde 190 - Belgeyi Gör: TÜRK CEZA KANUNU

Özel Sektörel Artırım: Sağlık Mesleği Mensuplarının TCK 190/3 Kapsamındaki Sorumluluğu

Kanun koyucu, uyuşturucu maddelerle mesleki olarak temas etme yetkisi bulunan kişilerin, bu yetkilerini kötüye kullanmalarını daha ağır bir yaptırıma tabi tutmuştur. TCK m. 190/3 uyarınca, suçun tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager veya diğer sağlık hizmeti veren kişiler tarafından işlenmesi durumunda verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu ağırlaştırıcı nedenin uygulanabilmesi için failin sadece bu mesleklere sahip olması yeterli olmayıp, suçu mesleğinin sağladığı kolaylıklardan yararlanarak işlemesi gerekir.

Adliye pratiğinde, bir eczacının reçetesiz uyuşturucu madde temin etmesi ya da bir sağlık memurunun uyuşturucu enjeksiyonu için ekipman sağlaması bu fıkra kapsamında değerlendirilir. Bu noktada failin "ticaret" kastıyla hareket etmesi durumunda TCK 188 uygulanırken, sadece "kullanımı kolaylaştırma" kastı varsa TCK 190 devreye girmektedir. Kastın tayini, sanığın motivasyonu ve maddi menfaat elde edip etmediği üzerinden analiz edilmelidir.

Nitelikli Hallerde Fail Profilinin Belirlenmesi

TCK 190/3'te sayılan meslek grupları tahdidi değil, örnekleyici niteliktedir. "Sağlık hizmeti veren" ibaresi geniş yorumlanarak hastabakıcılar, laborantlar ve diş teknisyenleri de bu kapsamda değerlendirilir. Yargıtay içtihatlarında, failin mesleki bilgi ve tecrübesinin uyuşturucu kullanımını kolaylaştırmada oynadığı kritik rolün, toplumdaki güven ilişkisini sarsması nedeniyle artırımın gerekçesi olduğu vurgulanmaktadır.

Mesleki Kötüye Kullanımın İspatı

İspat sürecinde, failin sunduğu hizmetin veya sağladığı malzemenin tıbbi bir gereklilikten mi yoksa uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma amacından mı kaynaklandığı teknik bilirkişi raporları ile tespit edilir. Örneğin, normal dozajın çok üzerindeki bir maddenin reçete edilmesi veya yasal kayıtların tutulmaması, suçun manevi unsurunun oluştuğuna dair emare sayılabilir.

Uyuşturucu Madde Kullanılmasını Özendirme Suçunda Aleniyet ve Yayın Şartı

Uyuşturucu madde kullanılmasını alenen özendirmek veya bu nitelikte yayın yapmak, TCK 190/2 maddesinde müstakil bir suç tipi olarak düzenlenmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için en temel şart "aleniyet" unsurudur. Aleniyet, eylemin belirsiz sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılanma olasılığının bulunmasıdır. Dolayısıyla, kapalı bir grupta veya özel bir sohbette uyuşturucunun övülmesi bu suçun unsurlarını oluşturmaz.

Adliye binasında aleniyet unsurunu temsil eden görsel.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin güncel kararlarında, arkadaş ortamında söylenen "ben içiyorum bir şey olmuyor, sen de iç" gibi ifadelerin özendirme suçunu oluşturmayacağı, çünkü bu konuşmaların aleniyet taşımadığı belirtilmektedir. Özendirme eylemi; bir görsel, bir şarkı sözü, sosyal medya paylaşımı veya halka açık bir konuşma ile gerçekleştirilebilir.

"Somut olayda ise sanığın, daha önceden tanıdığı, mahalleden arkadaşları olan mağdurların yanında uyuşturucu madde kullandığı ancak, onlara bu maddeyi kullanmaları yönünde teşvik edici nitelikte sözler söylemediği... sanığın bu eyleminin yayın yapmak suretiyle de gerçekleştirmediği, bu sebeple uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını özendirme suçunun unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur."

Kaynak: 8. Ceza Dairesi - Esas No: 2024/13314 - Karar No: 2024/3730 - Belgeyi Gör: 8. Ceza Dairesi 2024/13314 E. , 2024/3730 K.

TCK 190 ile TCK 188 (Ticaret) Arasındaki İlliyet ve Vasıf Ayrımı

Uyuşturucu uyuşmazlıklarında en kritik aşamalardan biri suç vasfının tayinidir. TCK 188 (Uyuşturucu madde ticareti) ile TCK 190 (Kolaylaştırma) arasındaki fark, failin kastı ve fiilin uyuşturucu maddenin devrine mi yoksa sadece kullanımına mı odaklandığıdır. Eğer sanık uyuşturucu maddeyi bir bedel karşılığında veya bedelsiz olarak devrediyorsa, bu durum uyuşturucu ticareti kapsamında değerlendirilir. Ancak sanık sadece yer sağlıyor veya kullanım tekniği öğretiyorsa, eylem TCK 190 kapsamındadır.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2023 tarihli bir kararında, sanıkların eylemlerinin ayrıştırılması neticesinde; uyuşturucu maddeyi satan sanığın TCK 188'den, ancak bu kullanımı kolaylaştıran diğer sanığın TCK 190'dan cezalandırılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu ayrım, ceza miktarları ve infaz rejimleri açısından radikal farklar yaratmaktadır.

"Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası... uyarınca 9 yıl 4 ay hapis ve 18.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına... Sanık ...'in uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri... uyarınca 5 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına..."

Kaynak: 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2023/16387 - Karar No: 2023/9491 - Belgeyi Gör: 10. Ceza Dairesi 2023/16387 E. , 2023/9491 K.

Özendirme Suçunda "Teşvik" ve "Görüş Bildirme" Arasındaki İnce Çizgi

Düşünce açıklaması ve ifade özgürlüğü ile uyuşturucuya özendirme suçu arasındaki sınır, yargılamalarda savunmanın odak noktasını oluşturur. Bir kişinin uyuşturucu maddenin etkileri hakkında bilimsel bir görüş bildirmesi veya sanatsal bir eserde madde kullanımını dramatize etmesi doğrudan özendirme suçunu oluşturmaz. Suçun oluşması için, failde madde kullanımını teşvik etme, meşrulaştırma veya kullanımına yönelik pozitif bir algı oluşturma "özel kastı" bulunmalıdır.

Özellikle sosyal medya etkileşimlerinin yoğun olduğu günümüzde, "uyuşturucu kültürü"ne ait sembollerin paylaşılması veya kullanım anlarının alenen sergilenmesi yargı tarafından özendirme olarak kabul edilme eğilimindedir. Ancak bu paylaşımların "genel bir övgü" mü yoksa "somut bir teşvik" mi içerdiği titizlikle analiz edilmelidir.

Suç Tipi Temel Ceza Aralığı Kritik Şart / Unsur
Kolaylaştırma (TCK 190/1) 5 - 10 Yıl Hapis + Adli Para Özel yer, donanım sağlama veya yöntem öğretme
Özendirme (TCK 190/2) 5 - 10 Yıl Hapis + Adli Para Aleniyet veya yayın yoluyla teşvik
Sağlık Mesleği Mensubu (190/3) Mevcut cezanın 1/2 artırımı Mesleki yetki ve imkanın kullanılması
Vasıf Değişikliği (TCK 191/8) HAGB (Zorunlu) 188 veya 190'dan açılan davanın 191'e dönmesi

Kullanma Yöntemleri Hakkında Bilgi Verme Seçimlik Hareketinin Analizi (TCK 190/1-c)

TCK 190/1-c bendi, uyuşturucu maddelerin "nasıl kullanılacağı"na dair başkalarına rehberlik edilmesini cezalandırır. Bu seçimlik hareket, maddenin etkisini maksimize edecek yöntemlerin anlatılması, maddenin seyreltilmesi veya farklı maddelerle karıştırılmasına ilişkin teknik bilgilerin paylaşılması şeklinde ortaya çıkabilir. Bu suçun tamamlanması için bilginin verilmiş olması yeterlidir; muhatabın bu bilgiyi kullanarak madde tüketmiş olması şart değildir.

Editörün Notu: Uygulamada bu madde, genellikle internet üzerindeki forum sitelerinde veya kapalı mesajlaşma gruplarında paylaşılan "tarifler" ve "hazırlama yöntemleri" üzerinden gündeme gelmektedir. Eğer bu bilgiler alenen (herkese açık) paylaşılıyorsa TCK 190/2 (Özendirme), belirli bir kişiye doğrudan öğretiliyorsa TCK 190/1-c uygulanır.

TCK 191/8 Yollamasıyla Uygulanan Zorunlu HAGB Kararlarının Hukuki Niteliği

Hukuk sistemimizde uyuşturucu suçlarına ilişkin en istisnai düzenlemelerden biri TCK 191/8 maddesidir. Bu hüküm, uyuşturucu madde ticareti (TCK 188) veya kullanılmasını kolaylaştırma (TCK 190) suçlarından açılan bir kamu davasında, yargılama sonunda eylemin "münhasıran kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda uygulanır. Bu halde mahkeme, CMK 231'deki genel şartları (sanığın rızası, sabıka durumu vb.) aramaksızın zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar vermek zorundadır.

HAGB dosyası ve resmi mühür.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, bu özel HAGB rejimi, sanığın hukuki durumunu iyileştirmeyi amaçlayan bir kanuni zorunluluktur. Eğer yerel mahkeme, sanığın sabıkasını gerekçe göstererek HAGB uygulamaktan kaçınırsa, bu durum kanun yararına bozma sebebi teşkil eder.

"TCK'nın 191. maddesinin 8. fıkrası uyarınca, 28.06.2014 itibarıyla uyuşturucu madde ticareti suçundan yapılan yargılama esnasında suçun münhasıran TCK'nın 191. maddesinde tanımlanan 'kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak' suçunun kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, CMK'nın 231. maddesindeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi zorunludur."

Kaynak: 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2020/17824 - Karar No: 2022/8549 - Belgeyi Gör: 10. Ceza Dairesi 2020/17824 E. , 2022/8549 K.

Denetim Süresi İçinde İşlenen Yeni Suçların HAGB İnfazına Etkisi

TCK 191/8 uyarınca verilen zorunlu HAGB kararlarının denetim süresi içindeki ihlalleri, genel HAGB rejiminden (CMK 231) farklı bir usule tabidir. Genel HAGB’de beş yıllık denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi hükmün açıklanmasına neden olurken; TCK 191/8 kapsamında verilen kararlarda hükmün açıklanabilmesi için sanığın yine uyuşturucu kullanma veya bulundurma suçu işlemesi veya kendisine yüklenen rehberlik/tedavi yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi gerekir.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, sanığın denetim süresi içinde işlediği "kamu malına zarar verme" veya "6136 sayılı Kanun'a muhalefet" gibi uyuşturucu dışı suçların, uyuşturucu kullanımına ilişkin zorunlu HAGB kararını ortadan kaldırmayacağına hükmetmiştir. Bu ayrım, sanık lehine olan özel düzenlemenin korunması ilkesine dayanır.

"...sanık hakkında verilen hükmün açıklanması koşullarının 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesine tabi olmadığı... sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün, TCK’nın 191/8. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinden sonra deneme süresinde işlenen suçun ancak yine 'kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma' suçu olması halinde hükmün açıklanabileceği, denetim süresi içerisinde '6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet' suçunu işlemesi nedeniyle 'hükmün açıklanmasına yer olmadığına' karar verilmesi gerektiği..."

Kaynak: 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/897 - Karar No: 2022/11800 - Belgeyi Gör: 10. Ceza Dairesi 2022/897 E. , 2022/11800 K.

TCK 190 Kapsamındaki Suçlarda Görevli Mahkeme ve Yargılama Usulü

TCK 190 maddesinde düzenlenen uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırma ve özendirme suçlarında görevli mahkeme, 5235 sayılı Kanun uyarınca Asliye Ceza Mahkemeleri'dir. Ancak, uyuşturucu madde ticareti (TCK 188) iddiasıyla açılan ve Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen bir davada suç vasfı TCK 190 olarak değişirse, Ağır Ceza Mahkemesi davayı sonuçlandırmaya yetkilidir. Bu suçlar şikayete tabi değildir ve savcılık tarafından resen soruşturulur.

Yargılama usulü açısından, TCK 190 suçları için öngörülen hapis cezasının üst sınırı on yıl olduğundan, bu suçlarda "Basit Yargılama Usulü" uygulanması mümkün değildir. Ancak vasfın TCK 191'e (Kullanma) dönüşmesi halinde, TCK 191'in ceza üst sınırı (beş yıl) gözetilerek basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmalıdır. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları sonrası, lehe olan usul hükümlerinin derhal uygulanması ilkesi gereği, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunludur.

Uzlaşma ve Önödeme Yasağı

Uyuşturucu maddelere ilişkin hiçbir suç (TCK 188, 190, 191) uzlaşma kapsamında değildir. Aynı zamanda bu suçlar kamu sağlığına karşı işlenen suçlar grubunda yer aldığı için önödemeye de tabi değildir. Bu durum, yargılamanın mutlaka mahkeme huzurunda yapılmasını zorunlu kılar.

İspat Yükü ve Delillerin Değerlendirilmesi

TCK 190/1-a ve b bentlerindeki "yer ve malzeme sağlama" eylemlerinde kolluk tutanakları, olay yeri inceleme raporları ve teknik takipler (tape kayıtları) birincil delil niteliğindedir. Sanığın savunmasında belirttiği "kişisel kullanım" iddiası, ele geçirilen malzemenin niteliği (örneğin düzeneğin profesyonelliği) ve tanık beyanları ile çürütülebilir.

Uyuşturucu Suçlarında Zincirleme Suç ve TCK 43 Uygulaması

Failin uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırma veya özendirme fiilini farklı zamanlarda aynı kişiye veya tek bir fiille birden fazla kişiye karşı gerçekleştirmesi durumunda zincirleme suç hükümleri (TCK 43) gündeme gelir. Örneğin, bir failin sosyal medyada farklı günlerde uyuşturucuya özendiren yayınlar yapması veya bir eczacının birden fazla kez reçetesiz madde temin etmesi durumunda ceza artırımı uygulanır.

Ancak, Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2023 tarihli bir kararı, uyuşturucu kullanımı suçlarında zincirleme suç uygulamasının sınırlarını çizmiştir. Eğer sanık hakkında daha önce verilmiş bir HAGB veya erteleme kararı varsa ve denetim süresi içinde yeni bir eylem işlenmişse, bu eylem zincirleme suç değil, önceki kararın ihlali veya yeni bir suç olarak değerlendirilmelidir.

"Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin... hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının... kesinleştiği... sanığın 13.01.2020 tarihli eylemini... zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle... bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği... 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür."

Kaynak: 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/13530 - Karar No: 2023/9715 - Belgeyi Gör: 10. Ceza Dairesi 2022/13530 E. , 2023/9715 K.

Tekerrür, Hak Yoksunlukları ve Müsadere Pratiği

TCK 190 kapsamındaki suçlardan mahkumiyet alan kişiler hakkında TCK 53 uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma kararı verilir. Ancak sağlık mesleği mensubu olan failler (TCK 190/3), cezalarının infazından sonra da belli bir süre mesleklerini icra etmekten yasaklanabilirler (TCK 53/5). Ayrıca suçta kullanılan veya uyuşturucu kullanımını kolaylaştırmak amacıyla hazırlanan tüm düzenek ve malzemelerin TCK 54 uyarınca müsaderesine karar verilmesi yasal bir zorunluluktur.

Uygulama Notu: Suçta kullanılan konut veya işyeri gibi taşınmazların müsaderesi, mülkiyet hakkının ölçüsüz ihlaline yol açabileceği için yargıtay tarafından genellikle reddedilmekte; ancak taşınır donanımlar (pipo, enjektör, özel hazırlık kapları vb.) mutlak surette müsadere edilmektedir. Tekerrür hükümleri ise, sanığın adli sicilinde bulunan önceki bir mahkumiyetin infazından sonra belli süreler içinde bu suçu işlemesi halinde, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çekilmesine neden olur.

Adliye Pratiğinde TCK 190 ve 191 Dosyalarında Sık Yapılan Usul Hataları

Savunma stratejisi oluştururken en sık karşılaşılan hata, uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma suçunun "yardım etme" (TCK 39) olarak görülmesidir. Oysa TCK 190, iştirakten bağımsız, faili doğrudan cezalandıran "özel bir suç tipi"dir. Diğer bir önemli usul hatası ise, denetimli serbestlik çağrı yazısının usulüne uygun tebliğ edilmemesidir. Sanığın "ısrar" şartının gerçekleşmesi için en az iki kez ihtar yapılmış olması şarttır.

Editörün Notu: 6545 sayılı Kanun ile getirilen değişiklikler çerçevesinde, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı iddiasıyla dava açılabilmesi için, kendisine yapılan ihtarda "ısrar etmesi halinde davanın açılacağı" uyarısının açıkça bulunması gerekir. Tek bir çağrıya uymamak, Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin kararlarında da belirtildiği üzere "ısrar" olarak kabul edilemez ve doğrudan mahkumiyet hükmü kurulamaz.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Uyuşturucu ticaretinden yargılanırken suçun "kullanım" olduğu anlaşılırsa ne olur? Bu durumda mahkeme, sanığın sabıka kaydına veya rızasına bakmaksızın TCK 191/8 uyarınca zorunlu HAGB kararı vermek zorundadır. Bu özel HAGB rejiminde CMK 231'deki genel engelleyici şartlar uygulanmaz.

2. Sağlık personeli uyuşturucu özendirme suçu işlerse ceza artırımı uygulanır mı? Evet. TCK 190/3 maddesi uyarınca eczacı, doktor, hemşire veya diğer sağlık hizmeti sunanların bu suçları (kolaylaştırma veya özendirme) işlemesi halinde temel ceza yarı oranında artırılarak tayin edilir.

3. Sosyal medyada uyuşturucu ile fotoğraf paylaşmak suç mudur? Aleniyet unsuru gerçekleştiği ve paylaşımın içeriği uyuşturucu kullanımını pozitif bir şekilde sunduğu (teşvik ettiği) takdirde TCK 190/2 kapsamında "Özendirme" suçu oluşabilir. Ancak paylaşımın arkadaş listesine kapalı olması veya özendirme kastı taşımaması savunma konusu yapılabilir.

4. Denetim süresi içinde kavga eden (kasten yaralama) birinin uyuşturucu HAGB kararı bozulur mu? Eğer HAGB kararı TCK 191/8 kapsamında "zorunlu" olarak verilmişse, denetim süresi içinde işlenen uyuşturucu dışı suçlar (örneğin yaralama, hakaret) HAGB'nin açıklanmasına sebep olmaz. Hükmün açıklanması için sanığın tekrar uyuşturucu suçu işlemesi gerekir.

Kaynakça

  • TÜRK CEZA KANUNU (5237 Sayılı Kanun)
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2023/16387 - Karar No: 2023/9491
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Esas No: 2024/13314 - Karar No: 2024/3730
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/897 - Karar No: 2022/11800
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2020/17824 - Karar No: 2022/8549
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/13530 - Karar No: 2023/9715
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/14856 - Karar No: 2022/921
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi - Esas No: 2018/3981 - Karar No: 2019/1716

Yasal Uyarı: Bu makale uyuşturucu suçlarına ilişkin yürürlükteki mevzuat ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde hazırlanmış genel bir bilgilendirme metnidir. Hukuki uyuşmazlıklar somut olayın özelliklerine göre farklılık gösterebileceğinden, bu metin profesyonel bir hukuki danışmanlık yerine geçmez ve herhangi bir davanın sonucuna ilişkin garanti vermez. Hak kaybına uğramamak için bir hukuk profesyoneline başvurulması önerilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: