TCK 125 Kapsamında Hakaret Suçunun Maddi ve Manevi Unsurları: İhtilat, İleti ve Yaptırım Teorisi
Kişilere Karşı SuçlarYazar: EmsalDava Editör Ekibi

TCK 125 Kapsamında Hakaret Suçunun Maddi ve Manevi Unsurları: İhtilat, İleti ve Yaptırım Teorisi

TCK 125 kapsamında düzenlenen hakaret suçunda, eylemin huzurda veya gıyapta işlenmesi, ihtilat unsuru ve ileti yoluyla tahkir gibi teknik ayrımlar ceza sorumluluğunun sınırlarını belirlemektedir. İspat yükü ve yaptırımın belirlenmesinde özellikle gıyapta hakarette aranan en az üç kişiyle ihtilat şartı, yargılama pratiğinde en sık karşılaşılan bozma nedenidir.

Türk Ceza Hukukunda Şerefe Karşı Suçların Tipiklik Denetimi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçu, bireyin toplum içindeki onur, şeref ve saygınlığını koruma altına alan, soyut tehlike suçu niteliği taşımakla birlikte somut bir zararın varlığını da tartışmaya açan bir düzenlemedir. Maddenin birinci fıkrasına göre; bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Suçun oluşması için failin tahkir etme kastıyla hareket etmesi ve eylemin objektif olarak mağduru küçük düşürmeye matuf olması şarttır.

"Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir. Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur."

Kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 125/1-2

Belgeyi Gör: TÜRK CEZA KANUNU

Tipiklik denetiminde hareketin seçimliliği (isnat veya sövme) büyük önem taşır. Somut bir fiil veya olgu isnadı, ispat edilebilir nitelikte bir iddianın ortaya atılmasıdır; sövme ise mağduru aşağılayan, değersizleştiren soyut ifadelerden ibarettir. Yargıtay uygulamalarında, her kaba hitap tarzının veya nezaket dışı davranışın hakaret sayılmayacağı, ifadenin mağdurun toplumsal itibarını sarsacak yoğunlukta olması gerektiği istikrarlı bir şekilde vurgulanmaktadır.

Hakaret Suçunda Mağdur Unsuru ve Tüzel Kişilerin Durumu

Hakaret suçunun mağduru ancak gerçek kişiler olabilir. Ceza hukukunun şahsiliği ve şerefin ancak bireye özgü bir değer olması hasebiyle, tüzel kişilerin bu suçun mağduru olması mümkün değildir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, bir kuruma, şirkete veya vakfa yönelik sarf edilen sözler, eğer o tüzel kişilikle özdeşleşmiş gerçek bir kişiye matufiyet içermiyorsa hakaret suçunu oluşturmaz.

"TCK'nın 125. maddesine göre hakaret suçunda şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte sözlerin gerçek kişilere yöneltildiğinde hakaret suçunu oluşturabileceği, herhangi bir gerçek kişiyle arasında aidiyet ilişkisi kurulmadan tüzel kişiye söylenen sözlerin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği gözetilmeden, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi... bozmayı gerektirmiştir."

Kaynak: Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Esas No: 2016/18978 - Karar No: 2017/1193

Belgeyi Gör: 18. Ceza Dairesi 2016/18978 E. , 2017/1193 K.

Matufiyet Karinesi ve Mağdurun Belirlenmesi

TCK m. 126 uyarınca, mağdurun ismi açıkça belirtilmese dahi, isnadın niteliği ve kullanılan ifadelerden mağdurun şahsına yönelik bulunduğu duraksanmayacak bir durum varsa, hakaret suçu oluşmuş sayılır. Adliye pratiğinde "hedef belirleme" olarak adlandırılan bu durum, özellikle sosyal medya veya toplu ortamlarda yapılan paylaşımlarda mağdurun kim olduğunun çevre tarafından anlaşılabilir olmasıyla ilgilidir.

Hakaretin Kamu Görevlisine veya Gruplara Yöneltilmesi

Suçun mağduru belirli bir kişi olabileceği gibi, bazen bir grup veya kurul da olabilir. TCK m. 125/5 uyarınca, kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi durumunda, suç kurulu oluşturan tüm üyelere karşı işlenmiş sayılır ancak zincirleme suç hükümleri uyarınca ceza tayin edilir.

Gıyapta Hakaret Teşkil Eden Eylemlerde İhtilat Koşulu

Hakaret suçu, mağdurun yokluğunda işlendiğinde gıyapta hakaret olarak tanımlanır. Kanun koyucu, gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için "ihtilat" unsurunu zorunlu kılmıştır. İhtilat, failin hakaret içeren sözlerini mağdur dışındaki en az üç kişiyle paylaşmasıdır. Bu paylaşım toplu bir ortamda olabileceği gibi, her biriyle ayrı ayrı görüşerek (dağınık ihtilat) de gerçekleşebilir.

Gıyapta hakarette ihtilat şartını temsil eden kavramsal görsel.

"Hakaret suçu mağdurun olmadığı veya mağdurun doğrudan vakıf olamayacağı bir şekilde işlendiğinde gıyapta hakaret suçu oluşmaktadır. Ancak gıyapta hakaret suçunun cezalandırılması için, failin mağdur dışında toplu veya dağınık en az üç kişiyle ihtilat ederek bu suçu işlemesi gerekmektedir. İhtilat kişilerle birebir görüşerek gerçekleşebileceği gibi, üç veya daha fazla kişiye mektup göndermek, telefon etmek, SMS veya e-mail göndermek suretiyle de gerçekleştirilebilir."

Kaynak: Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2013/22480 - Karar No: 2014/9751

Belgeyi Gör: 4. Ceza Dairesi 2013/22480 E. , 2014/9751 K.

İhtilatın İspatı ve Uygulama Yanılgıları

İhtilat unsurunun oluşması için sadece sözlerin söylenmesi yetmez; bu sözlerin en az üç kişi tarafından bizzat algılanması gerekir. Uygulamada, sanığın gıyapta sarf ettiği sözlerin yalnızca bir veya iki kişi tarafından duyulması ve ardından bu kişilerin sözleri mağdura iletmesi durumunda, ihtilat şartı gerçekleşmediğinden beraat kararı verilmesi gerekir.

Örnek Vakalar ve Bozma Nedenleri

Adliye pratiğinde gıyapta hakaret dosyalarının büyük bir kısmı, ihtilat şartının yanlış değerlendirilmesi nedeniyle kanun yararına bozma konusu olmaktadır. Örneğin, sanığın bir tanığın cep telefonuna mağdur hakkında hakaret içerikli mesaj atması (Kaynak 14), müşterek çocuklara ebeveynleri hakkında hakaret etmesi (Kaynak 17) veya bir iş yerinde tanığa mağdur hakkında tahkir edici sözler söylemesi (Kaynak 23) durumlarında, tanık sayısı üçten az ise suçun yasal unsurları oluşmamaktadır.

İleti Yoluyla Hakaret ve İletme Kastının Pratik Etkisi

TCK m. 125/2 uyarınca, hakaretin sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti (SMS, WhatsApp, e-posta, sosyal medya DM vb.) ile işlenmesi, huzurda işlenmiş gibi cezalandırılır. Ancak burada kritik ayrım şudur: İleti doğrudan mağdura gönderilmişse huzurda hakaret; üçüncü bir kişiye mağdur hakkında gönderilmişse gıyapta hakaret söz konusudur.

"Hakaret suçunun huzurda işlenmesinin en tipik örneği, fiilin mağdurun yüzüne karşı işlenmesidir. ... Mağdura verilebileceğinin suçu işleyen tarafından bilinmesi halinde, bunun üçüncü bir kişiye yazılıp gönderilmesiyle de huzurda hakaret işlenmiş olacaktır. ... Şüphelinin beyanında şikayetçilere ulaşamadığı için avukatlarına mesajları attığını beyan etmesi, şikayetçilerin avukatı olması sebebiyle mesajların iletileceğini bilmesi karşısında, yerinde olmayan gerekçeyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi... hukuka aykırıdır."

Kaynak: Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2024/8336 - Karar No: 2025/2307

Belgeyi Gör: 4. Ceza Dairesi 2024/8336 E. , 2025/2307 K.

Editörün Notu: Yargıtay'ın güncel eğilimi, "iletme kastı" kavramını genişletmektedir. Eğer fail, hakaret içerikli mesajı mağdurun avukatına, yakın akrabasına veya o mesajı mağdura ileteceği kesin olan bir aracıya gönderiyorsa, ihtilat şartı aranmaksızın ileti yoluyla huzurda hakaret hükümlerinin uygulanabileceği değerlendirilmektedir.

Kamu Görevlisine Karşı Görevinden Dolayı Hakaret

TCK m. 125/3-a uyarınca, hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için hakaretin mutlaka kamu görevlisinin yürüttüğü kamu görevi ile bağlantılı olması şarttır. Kişisel nedenlerle bir memura hakaret edilmesi bu fıkra kapsamına girmez.

"İnceleme konusu somut olayda; sanığın hakaret suçunu kamu görevlisi olan müştekilere karşı görevinden dolayı işlemesine karşın, TCK'nın 125/3-a maddesi gereğince cezasının belirlenmesi gerekirken aynı Kanunun 125/1. maddesi gereğince ceza tayin edilmesi hukuka aykırıdır."

Kaynak: Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/5110 - Karar No: 2022/11930

Belgeyi Gör: 4. Ceza Dairesi 2022/5110 E. , 2022/11930 K.

Kamu Görevlisinin Eleştiriye Katlanma Yükümlülüğü

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) içtihatları, kamu görevlilerinin, özellikle siyasetçilerin ve üst düzey yöneticilerin, normal vatandaşlara oranla eleştiriye karşı daha toleranslı olmaları gerektiğini vurgular. "Beyni yıkanmış zavallılar" (Kaynak 20) gibi ifadelerin belli bir kişiye matuf olmaması veya genel bir siyasi eleştiri mahiyetinde kalması durumunda suçun oluşmadığına dair yargı eğilimi mevcuttur.

Uygulama Notu: Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ile İlişki

Uygulamada kamu görevlisine hakaret suçu, sıklıkla TCK m. 265 kapsamındaki görevi yaptırmamak için direnme suçu ile birlikte işlenmektedir. Bu durumda gerçek içtima hükümleri uygulanarak her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilir. Ancak sanığın aynı zamanda kamu görevlisini tehdit etmesi veya yaralaması durumunda uzlaşma hükümleri de gündeme gelebilir; fakat kamu görevlisine hakaret suçu resen kovuşturulduğu için uzlaşma kapsamında değildir.

Hakaret Suçunda Aleniyet Unsuru ve Artırım Mekanizması

TCK m. 125/4 uyarınca, hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır. Aleniyet, hakaretin belirsiz sayıda kişinin algılayabileceği bir ortamda yapılmasıdır. Sosyal medya platformlarında herkese açık paylaşımlar, kalabalık cadde veya pazar yerleri, basın yoluyla yapılan açıklamalar aleniyetin tipik örnekleridir.

Hakaret suçunda ceza artırım oranlarını gösteren kanun ve tablo görseli.

Parametre TCK 125/1 (Temel) TCK 125/3 (Nitelikli) TCK 125/4 (Aleniyet)
Hapis Cezası 3 Ay - 2 Yıl 1 Yıl - 2 Yıl %16.6 (1/6) Artırım
Adli Para Cezası Seçenek yaptırım Seçenek yaptırım Uygulanır
Şikayet Tabidir (6 ay) Resen takip edilir Takip usulü değişmez
Uzlaşma Kapsamındadır Kapsam dışıdır Kapsam değerlendirilir

Aleniyetin belirlenmesinde mekanın fiziksel yapısından ziyade, fiilin işlendiği sırada orada bulunabilecek kişi sayısı ve fiilin yayılma potansiyeli esas alınır. Yargıtay, kapalı devre yayın yapan veya sadece belirli kişilerin girebildiği gruplarda yapılan hakaretleri her zaman aleni saymamaktadır.

İfade Özgürlüğü ve Hakaret Arasındaki İnce Çizgi

Demokratik bir toplumda ifade özgürlüğü; sadece hoşa giden, zararsız görülen bilgi ve fikirler için değil, aynı zamanda devletin veya toplumun bir bölümünü rahatsız eden, şoke eden ifadeler için de geçerlidir. Bu kapsamda, ağır eleştiri, kaba hitap veya nezaket dışı sözlerin doğrudan hakaret suçu kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği kabul edilmektedir.

"Davaya konu sözlerin kalıplaşmış sloganlar olduğu, mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, nezaket dışı davranış niteliğindedir. Aksi düşünülecek olursa, suçla korunmak istenen değer ölçüsüz bir şekilde genişleyecek ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebilecektir."

Kaynak: Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/36605 - Karar No: 2022/26584

Belgeyi Gör: 4. Ceza Dairesi 2021/36605 E. , 2022/26584 K.

Olgu İsnadı ve Değer Yargısı Ayrımı

AİHM içtihatlarına göre, hakaret yargılamasında ifadelerin "olgu isnadı" mı yoksa "değer yargısı" mı olduğu ayrıştırılmalıdır. Olgu isnadı (Örn: "Rüşvet aldın") ispat edilebilir bir husustur ve ispat edilemezse ceza sorumluluğu doğar. Değer yargısı (Örn: "Yetersiz bir yöneticisin") ise kişinin sübjektif kanaatidir ve ispatı beklenemez. Değer yargılarının cezalandırılması ifade özgürlüğüne orantısız bir müdahale teşkil edebilir.

Siyasi Eleştiri ve Sloganlar

Özellikle toplumsal olaylarda atılan sloganların (Kaynak 13) veya siyasi figürlere yönelik sert eleştirilerin (Kaynak 20) suç teşkil edip etmediği değerlendirilirken; ifadenin kamu yararına bir tartışmaya katkı sunup sunmadığı ve matufiyetin somut bir kişiye yönelip yönelmediği incelenmelidir.

Hakaret Suçunda Uzlaştırma ve Basit Yargılama Usulü

Hakaret suçunun temel hali (m. 125/1) ve ileti yoluyla işlenmesi (m. 125/2), şikayete tabi suçlar arasında yer alır ve uzlaştırma kapsamındadır. Ancak hakaretin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi (m. 125/3-a) resen takip edildiği için uzlaştırmaya tabi değildir.

"Sanığın üzerine atılı bulunan 5237 sayılı Kanun’un 125/1-4. maddelerinde düzenlenen hakaret suçunun... 5271 sayılı Kanun'un 253/1-a maddesi gereğince uzlaşmaya tâbi olması karşısında, sanık ve katılanlara soruşturma aşamasında... uzlaşma teklifi yapılmadan kamu davasının açıldığı halde, mahkemece uzlaştırma işlemleri yerine getirilmeksizin karar verilmesi... hukuka aykırıdır."

Kaynak: Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Esas No: 2017/5887 - Karar No: 2018/4781

Belgeyi Gör: 18. Ceza Dairesi 2017/5887 E. , 2018/4781 K.

Basit Yargılama Usulünün Uygulanma Sınırı

CMK m. 251 uyarınca, üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulü uygulanabilir. Temel hakaret suçu bu kapsama girmekle birlikte, suçun aleniyet (1/6 artırım) veya kamu görevlisine karşı işlenmesi gibi nedenlerle cezanın üst sınırının 2 yılı aşması durumunda basit yargılama usulü uygulanamaz.

Usul Ekonomisi ve İtiraz Süreci

Basit yargılama usulünde mahkeme duruşma açmaksızın dosya üzerinden karar verir ve mahkumiyet halinde cezada 1/4 oranında indirim yapar. Bu karara itiraz edilmesi halinde genel hükümlere göre duruşma açılır; ancak itiraz eden taraf sanık ise 1/4'lük indirim korunur (itirazın reddi hali hariç).

Seçenek Yaptırımlarda Hukuka Aykırılıklar ve Tekerrür Etkisi

TCK m. 125/1'de hapis cezası ile adli para cezası seçenekli (alternatif) olarak öngörülmüştür. Hakim, somut olayın özelliklerine göre bu iki yaptırımdan birini tercih eder. Ancak sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas bir ilamın bulunması durumunda, kanun koyucu hakimin takdir yetkisini sınırlandırmıştır.

"Tekerrür hâlinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, hapis ve adli para cezasının seçenek yaptırım olarak düzenlendiği suçlarda, hakimin takdir hakkı olmasına rağmen, sanığın mükerrir olması durumunda kanun koyucu hakime takdir hakkı bırakmamış, temel cezanın türünü bizzat kendisi belirlemiştir."

Kaynak: Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Esas No: 2019/23604 - Karar No: 2020/6875

Belgeyi Gör: 18. Ceza Dairesi 2019/23604 E. , 2020/6875 K.

Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi

TCK m. 58 uyarınca, mükerrir sanık hakkında hapis cezası tercih edildikten sonra, bu cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilir. Adli para cezasının infazında tekerrür hükümleri uygulanmayacağından, mükerrir olan sanığa adli para cezası verilmesi açık bir bozma nedenidir.

Hak Yoksunluklarının Uygulanma Şartı

TCK m. 53/1 uyarınca, kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak hak yoksunluklarına hükmedilir. Eğer sanık hakkında doğrudan adli para cezasına hükmedilmişse veya hapis cezası adli para cezasına çevrilmişse, bu durumda hak yoksunluklarına karar verilemez (Kaynak 16).

Adli Para Cezası Hesaplamasında Gün Birim Usulü

Hakaret suçunda adli para cezası tayin edilirken TCK m. 61/8 ve m. 52 hükümlerine riayet edilmesi zorunludur. Ceza belirlenirken önce "gün" üzerinden temel ceza saptanmalı, artırım ve indirimler bu gün sayısı üzerinden yapılmalı ve en sonunda bulunan gün sayısı bir günlük meblağ (20-100 TL arası) ile çarpılmalıdır.

Adli para cezası gün birim usulü hesaplama süreci görseli.

Aşama Doğru Uygulama Sık Yapılan Hata Dayanak
Temel Ceza Gün (Örn: 90 Gün) Ay veya Yıl (Örn: 3 Ay) TCK m. 61/8
Aleniyet Artırımı 90 + 15 = 105 Gün 3 Ay + 1/6 = ? TCK m. 125/4
Takdiri İndirim 105 - 17 = 88 Gün Yıl üzerinden indirim TCK m. 62
Paraya Çevirme 88 x 20 TL = 1760 TL Doğrudan TL belirleme TCK m. 52/2

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hesaplama hatalarını (Örn: 90 gün üzerinden 1/6 artırım yapılırken 105 yerine 107 veya 112 gün hesaplanması) kanun yararına bozma ile düzeltmektedir (Kaynak 5, 8).

Hakaret Suçunda Savunma Stratejisi: İsnadın İspatı ve Haksız Tahrik

TCK m. 127 uyarınca, isnat edilen ve suç teşkil eden fiilin ispat edilmiş olması halinde faile ceza verilmez. Bu hüküm, kamu yararının olduğu durumlarda "gerçeklerin açıklanması" hakkını korur. Eğer bir kimseye rüşvet aldığı isnat edilmiş ve bu durum kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla ispatlanmışsa, rüşvet diyene hakaret cezası verilmez.

Haksız Tahrik ve Karşılıklı Hakaret

TCK m. 129, hakaret suçuna özgü haksız tahrik hükümlerini düzenler. Hakaretin haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. Eğer hakaret karşılıklı olarak işlenmişse, mahkeme olayın mahiyetine göre her iki tarafa veya taraflardan birine ceza vermeyebilir.

İspat Yükü ve Delillerin Değerlendirilmesi

Hakaret suçunda tanık beyanları en önemli delil olmakla birlikte, ileti yoluyla hakarette ekran görüntüleri, log kayıtları ve bilirkişi incelemeleri ön plana çıkar. Özellikle gıyapta hakarette ihtilatın gerçekleştiğinin ispatı yükü iddia makamındadır. Şüphelinin ikrarı tek başına ihtilatın (en az 3 kişi kuralının) gerçekleştiğini ispatlamaya yetmeyebilir; zira ihtilat, suçun maddi unsurudur.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Sosyal medyada bir kuruma (örneğin X Bankası) sövmek suç mudur? Hakaret suçu ancak gerçek kişilere karşı işlenebilir. Bir tüzel kişiye (şirket, vakıf, dernek) yönelik sözler, o kurumla özdeşleşmiş gerçek bir kişiye matuf değilse TCK 125 kapsamında suç oluşturmaz. Ancak bu durum, ilgili kurumun özel hukuk hükümlerine göre tazminat davası açmasına engel değildir.

2. Telefonda bir kişiye, yanında kimse yokken küfür etmek gıyapta hakaret midir? Hayır. Telefonda doğrudan mağdura söylenen sözler "ileti yoluyla huzurda hakaret" sayılır ve cezalandırılır. Ancak telefonda A kişisine, yanında bulunmayan B kişisi hakkında küfür edilirse bu gıyapta hakarettir ve cezalandırılması için o sözlerin A dışında en az 2 kişi (toplam 3 kişi) tarafından duyulması (ihtilat) gerekir.

3. Bir siyasetçiye "Yetersiz ve basiretsiz" demek hakaret mi yoksa ağır eleştiri midir? Yargıtay ve AİHM içtihatlarına göre, kamu görevlilerine ve siyasetçilere yönelik sert eleştiriler, olgusal bir temele dayanıyorsa ve kişisel onura saldırı boyutuna ulaşmıyorsa "değer yargısı" kapsamında ifade özgürlüğü sayılabilir. "Basiretsiz" gibi ifadeler genellikle ağır eleştiri kabul edilmektedir.

4. Karşılıklı hakaret durumunda mutlaka ceza verilir mi? Hayır. TCK 129/3 uyarınca hakaretin karşılıklı olması halinde hakim, olayın gelişimine ve kusur durumuna göre her iki tarafa da ceza vermeyebilir veya cezayı indirebilir. Bu hakimin takdirindedir ancak gerekçelendirilmesi zorunludur.

Kaynakça

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK).
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK).
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2019/23604, K. 2020/6875.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/8336, K. 2025/2307.
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/18978, K. 2017/1193.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2013/22480, K. 2014/9751.
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/45053, K. 2016/18225.
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2017/5887, K. 2018/4781.

Yasal Uyarı: Bu makale, 03.03.2026 tarihi itibarıyla güncel Yargıtay içtihatları ve mevzuat verileri ışığında akademik ve profesyonel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuk dinamik bir alan olup, her somut olayın kendine özgü koşulları (delil durumu, haksız tahrik dengesi, matufiyet vb.) farklı hukuki sonuçlar doğurabilir. Bu içerik hukuki danışmanlık yerine geçmez; hak kayıplarının önlenmesi için profesyonel yardım alınması önerilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş:
TCK 125 Kapsamında Hakaret Suçunun Maddi ve Manevi Unsurları: İhtilat, İleti ve Yaptırım Teorisi | EmsalDava