TCK 58 Kapsamında Suçta Tekerrür ve Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin Adliye Pratiğindeki Teknik Analizi
Ceza Genel HükümleriYazar: EmsalDava Editör Ekibi

TCK 58 Kapsamında Suçta Tekerrür ve Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin Adliye Pratiğindeki Teknik Analizi

Suçta tekerrür, mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesiyle vücut bulan ve koşullu salıverilme sürelerini doğrudan ağırlaştıran bir infaz kurumudur. TCK 58 uyarınca oluşan bu statüde, kesinleşme şerhinin usulüne uygunluğu ve kanun yolu bildirimlerindeki eksiklikler mükerrirlik sıfatının tesisi için engel teşkil eden kritik usulü unsurlardır.

TCK 58 Uyarınca Suçta Tekerrürün Oluşması ve Kesinleşme Olgusu

Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, fail hakkında önceden işlenen bir suçtan dolayı verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleşmiş olması ve bu kesinleşmeden sonra yeni bir suçun işlenmesi zorunludur. Adliye pratiğinde sıklıkla hataya düşülen husus, tekerrür için önceki cezanın infaz edilmiş olması gerektiği yönündeki yanlış kanıdır. Oysa kanun koyucu, mükerrirlik sıfatının kazanılması için cezanın infazını değil, hükmün hukuk düzeninde kesin ve değiştirilemez bir hal almasını (kesinleşmesini) yeterli görmüştür.

Anahtar Çıkarım: Tekerrürün yasal temeli, failin önceki mahkûmiyetine rağmen suç işleme iradesini devam ettirmesidir; bu nedenle "kesinleşme" ile "yeni suçun işlendiği tarih" arasındaki kronolojik bağ, mahkemelerce resen denetlenmelidir.

"(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez. (2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz."

Kaynak: Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2012/13-1438 - Karar No: 2013/53

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2012/13-1438 E. , 2013/53 K.

Kesinleşme Şerhinin Usulüne Uygunluğu ve Tebligat Hataları

Uygulamada, bir hükmün UYAP sisteminde "kesinleşmiş" görünmesi her zaman tekerrüre esas alınabileceği anlamına gelmez. Özellikle kanun yolu bildiriminin hatalı yapılması, sanığa başvurabileceği mercilerin veya sürelerin yanlış gösterilmesi durumunda, Anayasa'nın 40/2. maddesi ve CMK'nın 34/2. maddesi uyarınca hükmün usulüne uygun kesinleşmediği kabul edilmektedir.

Suç Tarihi ve Kesinleşme Tarihi Arasındaki Kronolojik Önem

Tekerrür hükmünün kurulabilmesi için ikinci suçun, ilk hükmün kesinleştiği günün ertesi gününden itibaren işlenmiş olması gerekir. Eğer ikinci suç, ilk hükmün kesinleştiği gün işlenmişse veya kesinleşmeden önce işlenmişse TCK 58 uygulanamaz. Bu durum, adliye kalemlerinde kesinleşme tarihlerinin gün bazında titizlikle incelenmesini gerektirir.

Tekerrüre Esas Alınamayacak Mahkûmiyetlerin Tasnifi

Her mahkûmiyet ilamı tekerrüre esas teşkil etmez. Kanun koyucu, suç siyaseti gereği bazı mahkûmiyetleri ve fail profillerini tekerrür uygulamasının dışında tutmuştur. TCK 58/4 ve 58/5 maddeleri, bu sınırları net bir şekilde belirlemiştir. Özellikle yaş küçüklüğü ve suçun işleniş biçimi (kasıt-taksir ayrımı) bu noktada belirleyicidir.

Anahtar Çıkarım: Mükerrirlik değerlendirmesi yapılırken, önceki ilamın içeriği ile mevcut davanın süjesi olan suçun niteliği arasında yasal bir geçişkenlik olup olmadığı mutlaka denetlenmelidir.

"(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. (5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz."

Kaynak: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu - Madde 58

Belgeyi Gör: TÜRK CEZA KANUNU

Kasıtlı ve Taksirli Suçlar Arasındaki Engel

Kasıtlı bir suçtan mahkûm olan failin, sonradan taksirli bir suç işlemesi halinde tekerrür hükümleri uygulanmaz. Aynı şekilde, önceki suçun taksirli, sonraki suçun kasıtlı olması durumunda da mükerrirlik oluşmaz. Ancak failin hem önceki hem sonraki suçu taksirliyse, kendi içinde bir tekerrür ilişkisi kurulabilir; fakat bu durumda TCK 58'in infaz rejimine ilişkin ağırlaştırılmış hükümleri değil, genel hükümler cari olur.

On Sekiz Yaş Altı Faillerin Korunması

Fiili işlediği sırada çocuk (SSÇ) olan kişilerin bu dönemde işledikleri suçlar, kesinleşme tarihi ne olursa olsun, yetişkinlik döneminde işlenen suçlar için tekerrüre esas alınamaz. Bu kural, çocuk adaleti sisteminin faili rehabilite etme ve geçmişin olumsuz etkilerinden arındırma amacı ile paraleldir.

Tekerrürün Süre Bakımından Sınırları ve İnfaz Tarihinin Etkisi

Tekerrür hükümleri sonsuza kadar failin peşinden gelmez. TCK 58/2 maddesinde öngörülen süreler, infazın tamamlanmasından itibaren işlemeye başlar. Beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarında üç yıl, beş yıldan fazla süreli hapis cezalarında ise beş yıl geçtikten sonra işlenen suçlar için tekerrür hükümleri uygulanmaz.

Hukuki takvim ve süre hesaplama araçları

Anahtar Çıkarım: Sürelerin hesabında başlangıç noktası "kararın kesinleşmesi" değil, "cezanın infaz edildiği tarih"tir; bu husus zamanaşımı ile karıştırılmamalıdır.

Hapis ve Adli Para Cezalarında 3 ve 5 Yıllık Sürelerin Hesabı

Mahkûmiyet Türü ve Süresi İnfazdan Sonra Bekleme Süresi Tekerrür Etkisi
5 Yıldan Fazla Hapis Cezası 5 Yıl Bu süre geçince tekerrür uygulanmaz.
5 Yıl veya Daha Az Hapis Cezası 3 Yıl Bu süre geçince tekerrür uygulanmaz.
Adli Para Cezası (Miktarı ne olursa olsun) 3 Yıl Bu süre geçince tekerrür uygulanmaz.
SSÇ Dönemi Mahkûmiyetleri Süresiz Hiçbir zaman tekerrüre esas alınmaz.

İnfazın Tamamlanması ve Koşullu Salıverilme Tarihi

Sürelerin hesabında cezanın bihakkın tahliye tarihi (infazın tam bittiği an) esas alınır. Koşullu salıverilen hükümlü için süre, denetim süresinin başarıyla tamamlanıp cezanın infaz edilmiş sayıldığı tarihten itibaren başlar. Eğer hükümlü denetim süresinde ihlal yaparsa ve şartla tahliyesi geri alınırsa, sürelerin işlemesi durur ve infazın fiilen tamamlandığı yeni tarih dikkate alınır.

Seçimlik Cezalarda Hapis Cezasının Zorunluluğu (TCK 58/3)

Kanun koyucu, mükerrir olan bir failin işlediği sonraki suç için yasada "hapis cezası" ile "adli para cezası" seçenek olarak sunulmuşsa, hakime bu konuda takdir yetkisi tanımamıştır. TCK 58/3 uyarınca bu durumda hapis cezasına hükmedilmesi yasal bir zorunluluktur.

Anahtar Çıkarım: Mükerrir failler bakımından adli para cezası bir "seçenek" olmaktan çıkarılmış, cezanın caydırıcılığı hapis yaptırımı üzerinden kurgulanmıştır.

"Tekerrür hâlinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur. (6) Tekerrür hâlinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır."

Kaynak: Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2012/13-1438 - Karar No: 2013/53

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2012/13-1438 E. , 2013/53 K.

Hakimin Takdir Yetkisinin Sınırlandırılması

Hakaret, tehdit veya basit yaralama gibi suçlarda sıklıkla karşımıza çıkan seçimlik ceza durumunda, sanığın adli sicil kaydı incelenerek tekerrür şartlarının varlığı tespit edildiği an, mahkeme doğrudan hapis cezasını temel ceza olarak belirlemelidir. Bu kurala aykırı olarak adli para cezasına hükmedilmesi, Yargıtay tarafından bozma nedeni sayılmaktadır.

Adli Para Cezasına Çevirme Yasağı (TCK 50/2)

Hapis cezası seçildikten sonra, bu cezanın TCK 50. maddesi uyarınca tekrar adli para cezasına çevrilip çevrilemeyeceği sorunu doktrinde tartışılmışsa da, TCK 50/2 maddesi bu yolu kapatmıştır. Suç tanımında hapis ve adli para cezası seçenek olarak öngörülmüş ve hapis seçilmişse, bu ceza artık paraya çevrilemez. Mükerrirler için bu durum, kaçınılmaz bir hapis yaptırımı anlamına gelir.

Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi ve Koşullu Salıverilme Oranları

Tekerrürün en somut yaptırımı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinde düzenlenen ağırlaştırılmış infaz rejimidir. Mükerrirler, normal hükümlülere göre cezaevinde daha uzun süre kalmakta ve şartla tahliye imkanından daha geç yararlanmaktadırlar.

İnfaz kurumu ve koşullu salıverilme süreci temsili

Anahtar Çıkarım: Mükerrirlere özgü infaz rejimi, cezanın miktarını artırmayan ancak cezaevinde geçirilmesi gereken süreyi (koşullu salıverilme süresini) uzatan bir "infaz hukuku" kurumudur.

"(1) Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının, b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının, c) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki yılının, d) Süreli hapis cezasının üçte ikisinin, İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir."

Kaynak: 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun - Madde 108

Belgeyi Gör: CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN

Süreli Hapis Cezalarında 2/3 Oranı

Genel infaz rejiminde (bazı istisna suçlar hariç) koşullu salıverilme oranı 1/2 iken, mükerrirler için bu oran 2/3 olarak uygulanmaktadır. Bu, failin mahkûm olduğu cezanın üçte ikisini fiilen cezaevinde geçirmesi gerektiği anlamına gelir. Ancak, suçun türüne göre (örneğin uyuşturucu ticareti veya cinsel saldırı) zaten 2/3 veya 3/4 gibi daha ağır oranlar öngörülmüşse, mükerrirlik bu oranları daha da yukarı çekmez; hangi oran daha ağırsa o uygulanır.

Koşullu Salıverme Süresine Eklenecek Miktar ve Sınırı

5275 sayılı Kanun m. 108/2 uyarınca, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan (önceki) cezanın en ağırından fazla olamaz. Bu kural, failin geçmişte aldığı küçük cezaların, sonraki büyük cezasının infazını ölçüsüz şekilde ağırlaştırmasını engeller. Adliye pratiğinde bu sınırın hesabı, müddetnamelerin denetiminde en kritik noktadır.

İkinci Defa Tekerrür ve Koşullu Salıverilme Yasağı

Hukuk sistemimizdeki en ağır infaz yaptırımlarından biri "ikinci defa mükerrirlik" durumudur. Failin, hakkında daha önce tekerrür hükümleri uygulanmış bir mahkûmiyetin kesinleşmesinden sonra tekrar suç işlemesi halinde, artık koşullu salıverilme hakkı tamamen ortadan kalkar.

Anahtar Çıkarım: İkinci kez tekerrür, failin "ıslah olmaz" kabul edildiği ve cezasının bihakkın tahliye tarihine kadar cezaevinde çektirilmesini öngören istisnai bir durumdur.

"İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez. Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir. (4) İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler."

Kaynak: Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2022/151 - Karar No: 2023/175

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2022/151 E. , 2023/175 K.

İkinci Kez Tekerrürün Şartları ve Mahkeme Kararı

İkinci kez tekerrür uygulanabilmesi için, mahkeme kararında açıkça "ikinci kez mükerrir olduğu" belirtilmelidir. Bu uygulama için sadece failin sabıkasında çok sayıda suç olması yeterli değildir; sabıka kaydındaki ilamlardan en az birinde daha önce "TCK 58" maddesinin uygulanmış ve bu hükmün kesinleşmiş olması gerekir. Yargıtay, bu ibarenin hüküm fıkrasında yer almamasını, infaz aşamasında resen düzeltilemeyecek bir eksiklik olarak görmektedir.

İnfaz Rejiminin Sertliği ve Denetimli Serbestlik

İkinci kez mükerrir olan kişi, cezasının tamamını (bihakkın tahliye tarihine kadar) cezaevinde çeker. Ancak bu durum, hükümlünün açık cezaevine ayrılmasına veya denetimli serbestlikten yararlanmasına engel teşkil edip etmediği hususunda mevzuat değişiklikleri ile farklı uygulamalar doğmuştur. Kural olarak, koşullu salıverilme hakkı olmayan hükümlünün kapalı kurumda kalma süresi çok daha uzundur.

Adli Para Cezalarında Tekerrür Uygulamasının İmkansızlığı

Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere, neticeten adli para cezasına hükmedilen durumlarda TCK 58. maddesi uygulanamaz. Tekerrür, doğası gereği hürriyeti bağlayıcı cezaların infazına ilişkin bir güvenlik tedbiridir.

Anahtar Çıkarım: Para cezası, infaz rejimi açısından tekerrürün ağırlaştırılmış sonuçlarına konu edilemez; ancak para cezası tekerrüre "esas" alınabilir.

"Sanığın mükerrir olması nedeniyle TCK'nın 58/3. maddesi gereği hakaret suçundan TCK'nın 125/3-a. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlardan hapis cezası tercih edilerek hüküm kurulması gerekirken, adli para cezası seçilerek hüküm kurulması ile adli para cezası tercih edilmesine rağmen mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır."

Kaynak: 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2020/19894 - Karar No: 2021/2114

Belgeyi Gör: 4. Ceza Dairesi 2020/19894 E. , 2021/2114 K.

Seçenek Yaptırım Olarak Adli Para Cezası

Eğer mahkeme, failin mükerrir olduğunu gözden kaçırarak hapis yerine adli para cezasına hükmetmişse, bu karar kesinleşse dahi infaz aşamasında "mükerrirlere özgü infaz rejimi" uygulanamaz. Çünkü adli para cezasının 5275 sayılı Kanun m. 106'daki infaz usulü, mükerrirler için özel bir ayrım öngörmemiştir.

Tekerrüre Esas Alınan Adli Para Cezası ve Miktar Sınırı

Önceki mahkûmiyetin hapis değil de adli para cezası olması, sonraki suçta tekerrür uygulanmasına engel değildir. Ancak bu durumda, 1412 sayılı CMUK m. 305 uyarınca kesinlik sınırı altında kalan adli para cezaları tekerrüre esas alınamaz. 3.000 TL (veya suç tarihindeki yasal sınır) altındaki doğrudan verilen adli para cezaları, sanığın sabıkasında görünse bile mükerrirlik değerlendirmesinde yok sayılır.

Birden Fazla Tekerrüre Esas İlam Bulunması Halinde Uygulama

Sanığın adli sicil kaydında birden fazla kesinleşmiş mahkûmiyet bulunması durumunda, mahkemenin hangisini tekerrüre esas alacağı önemli bir usul sorunudur. Yargıtay ve Ceza Genel Kurulu, bu durumda en ağır cezayı içeren ilamın esas alınması gerektiğini belirtmektedir.

Anahtar Çıkarım: En ağır ilamın seçilmesi, hem infazda koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın belirlenmesi hem de sanığın hukuki güvenliği açısından elzemdir.

"Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında... sanığın adli sicil kaydında yer alan çok sayıda ilamın tekerrür uygulamasına esas olduğu belirtilerek denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması... birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde ise bunlardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır."

Kaynak: Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2012/6-1546 - Karar No: 2013/241

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2012/6-1546 E. , 2013/241 K.

"En Ağır İlam" Kriteri ve Uygulama Yanlışlıkları

Mahkeme kararında bazen sanığın tüm sabıkaları listelenerek "mükerrirdir" denilmektedir. Bu durum, infaz aşamasında infaz savcılığının takdir yetkisi kullanmasına neden olduğu için usule aykırıdır. Mahkeme, hüküm fıkrasında tekerrüre esas aldığı ilamın mahkemesini, esas/karar numarasını ve ceza miktarını net bir şekilde belirtmelidir.

Kazanılmış Hak (Reformatio in Peius) ve Tekerrür

Eğer yerel mahkeme, sanığın sabıkasındaki daha hafif bir cezayı tekerrüre esas almışsa ve bu hüküm sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmişse; Yargıtay, aleyhe değiştirme yasağı uyarınca en ağır cezanın esas alınması gerektiğini belirterek hükmü bozamaz. Bu durumda sanık, mahkemenin yaptığı "lehe hatadan" dolayı kazanılmış hak sahibi olur.

İnfazdan Sonra Denetimli Serbestlik Tedbiri (TCK 58/6)

Mükerrirler için hapis cezasının infazı ile süreç sona ermez. Kanun, cezanın infazından sonra da failin belirli bir süre denetim altında tutulmasını zorunlu kılmıştır. Bu, bir ceza değil, kişinin sosyal hayata uyumunu denetleyen bir güvenlik tedbiridir.

Anahtar Çıkarım: Denetimli serbestlik, mükerrir failler bakımından hakimin takdirinde olan bir kurum değil, yasal bir zorunluluktur.

Denetim Süresinin Belirlenmesi ve Yetki

TCK 58/7 uyarınca, mahkûmiyet kararında mutlaka "infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı" belirtilmelidir. Ancak denetim süresinin ne kadar olacağı mahkeme tarafından değil, infaz aşamasında İnfaz Hakimi tarafından belirlenir. Bu süre kural olarak bir yıldan az olamaz.

Denetim Süresinin İhlali ve Sonuçları

Denetimli serbestlik süresinde failin yeni bir suç işlemesi veya yükümlülüklerine aykırı davranması, koşullu salıverilmenin geri alınması gibi ağır sonuçlar doğurabilir. Mükerrirler için bu denetim, adeta bir "test süreci" işlevi görerek failin suçtan uzaklaşıp uzaklaşmadığını ölçer.

Özel Tehlikeli Suçlular ve Örgüt Mensupları (TCK 58/9)

TCK 58/9 maddesi, mükerrirlere özgü infaz rejiminin sadece tekerrür halinde değil, aynı zamanda itiyadi suçlular, suçu meslek edinenler ve örgüt mensupları hakkında da uygulanmasını emreder. Bu durumda failin daha önce mahkûmiyeti olup olmaması önem arz etmez.

Anahtar Çıkarım: Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda "mükerrir" sıfatı, failin geçmişinden bağımsız olarak, işlenen suçun niteliği ve failin suç örgütü içindeki konumu nedeniyle kanun gereği tesis edilir.

İtiyadi Suçlu ve Suçu Meslek Edinen Kişi Kavramı

Bir kişinin itiyadi suçlu sayılabilmesi için, belirli bir süre içinde kasıtlı bir suçu birden fazla kez işlemiş olması gerekir. Bu kişiler hakkında mahkeme, herhangi bir tekerrür şartı aramaksızın TCK 58/9 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verebilir.

Örgüt Üyeliğinde Otomatik Mükerrirlik

Terör örgütü üyeliği (TCK 314) veya suç işlemek amacıyla kurulan örgüt üyeliği (TCK 220) gibi suçlardan mahkûm olanlar için mükerrir rejimi yasal bir otomatiğe bağlanmıştır. Bu kişiler, ilk kez suç işlemiş olsalar dahi 2/3 oranında infaza tabi tutulurlar.

Adliye Pratiğinde Tekerrür Uygulama Notları

Tekerrür hükümlerinin uygulanması aşamasında karşılaşılan pratik zorluklar ve çözüm yolları, ceza muhakemesinin sağlıklı yürütülmesi için kritiktir. Avukatların ve hakimlerin adli sicil kayıtlarını okuma ve yorumlama kabiliyeti, hatalı infazların önüne geçer.

Adli sicil kaydı ve UYAP sorgulama ekranı

Uygulama Notu - 1: Sanığın adli sicil kaydı alınırken "silinme koşulları oluşmuş" ancak henüz silinmemiş kayıtlar mutlaka elenmelidir. Arşiv kaydındaki mahkûmiyetlerin, suç tarihi itibarıyla tekerrüre esas olup olamayacağı her celse kontrol edilmelidir.

Uygulama Notu - 2: Tekerrüre esas alınan ilamın "uyarlama yargılaması" görüp görmediği UYAP üzerinden sorgulanmalıdır. Eğer uyarlama yapılmışsa, kesinleşme tarihi değişmiş olabilir ve bu durum mükerrirliği ortadan kaldırabilir.

İtiraz ve Kanun Yolu Stratejileri

Tekerrür hükmünün yanlış kurulması, hükmün esasına etkili bir hukuka aykırılıktır. Özellikle seçimlik cezalarda hapis seçilmemesi veya SSÇ dönemi suçun esas alınması gibi durumlarda, istinaf veya temyiz dilekçelerinde bu hususların ayrı bir başlık altında ve içtihat desteğiyle sunulması gerekir.

İnfaz Aşamasında Müddetname Denetimi

Müddetname tebliğ alındığında, infaz savcılığının tekerrür oranını (1/2 yerine 2/3) doğru uygulayıp uygulamadığı, m. 108/2'deki üst sınırı gözetip gözetmediği matematiksel olarak hesaplanmalıdır. Hatalı müddetnamelere karşı İnfaz Hakimliğine yapılacak şikayetler, hürriyetin haksız kısıtlanmasını engeller.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Kesinleşme tarihinden önce işlenen suçlar için tekerrür uygulanabilir mi? Hayır. Tekerrürün oluşması için yeni suçun mutlaka önceki hükmün kesinleşmesinden sonra işlenmiş olması gerekir. Suçun kesinleşme tarihinde işlenmiş olması dahi tekerrüre engeldir.

2. Adli para cezası tekerrüre esas alınabilir mi? Evet, miktarı kesinlik sınırı (3.000 TL) üzerinde olan ve hapis cezasından çevrilmeyen doğrudan adli para cezaları tekerrüre esas alınabilir. Ancak bu durum, sonraki suçun cezasının adli para cezası olarak belirlenmesine engel değildir (hakim hapsi seçmek zorunda olsa da).

3. Taksirli suçlarda mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanır mı? Hayır. TCK 58/4 maddesi uyarınca taksirli suçlar ile kasıtlı suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Ancak failin hem eski hem yeni suçu taksirliyse, bu durum infaz rejimini 2/3 oranına çekmez, sadece hakimin temel cezayı belirlerken alt sınırdan uzaklaşmasına gerekçe olabilir.

4. İkinci kez mükerrir olan biri denetimli serbestlikten yararlanabilir mi? İkinci kez mükerrirler hakkında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz (5275 m. 108/3). Bu durum, bihakkın tahliye tarihine kadar cezaevinde kalmayı gerektirse de, iyi hal ve açık cezaevine ayrılma gibi şartların varlığında denetimli serbestlikten yararlanma hususu dönemsel infaz yasaları ve infaz hakimliği kararları ile farklılık göstermektedir; kural olarak süreç çok daha kısıtlıdır.

Kaynakça

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu.
  • 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2012/13-1438, Karar No: 2013/53.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2022/151, Karar No: 2023/175.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas No: 2020/19894, Karar No: 2021/2114.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/12804, Karar No: 2022/12031.
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/8349, Karar No: 2022/7779.

Yasal Uyarı: Bu makale, suçta tekerrür ve mükerrirlere özgü infaz rejimi konularında genel hukuki bilgilendirme amacıyla kaleme alınmış olup, hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır. Her somut olayın kendine has usulü özellikleri ve infaz rejimine etkisi farklılık gösterebilir. Hak kaybına uğramamak adına profesyonel hukuki destek alınması tavsiye edilir. Metin içerisinde yer alan vaka analizleri anonimleştirilmiştir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş:
TCK 58 Kapsamında Suçta Tekerrür ve Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin Adliye Pratiğindeki Teknik Analizi | EmsalDava