Suça Sürüklenen Çocuklarda Cezai Sorumluluk Rejimi ve Adliye Pratiğinde TCK 31 Uygulaması
Ceza Genel HükümleriYazar: EmsalDava Editör Ekibi

Suça Sürüklenen Çocuklarda Cezai Sorumluluk Rejimi ve Adliye Pratiğinde TCK 31 Uygulaması

Çocukların cezai sorumluluğu, yaş gruplarına göre kademelendirilmiş bir kusur yeteneği analizine dayanır. 5237 sayılı TCK’nın 31. maddesi uyarınca 12-15 yaş grubunda algılama ve yönlendirme yeteneğinin uzman raporlarıyla ispatı zorunluyken, 15-18 yaş grubunda ceza indirimleri yaşın ay ve gün hesabı üzerinden orantısallık denetimine tabidir.

Türk ceza hukuku sisteminde çocukların cezai sorumluluğu, biyolojik yaş ile psikolojik olgunluk arasındaki illiyet bağının yargısal denetimi üzerine kurgulanmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 31, çocukları üç ana yaş kategorisine ayırarak her bir grup için farklı bir kusur yeteneği ve yaptırım rejimi öngörmektedir. Adliye pratiğinde "suça sürüklenen çocuk" (SSÇ) olarak adlandırılan bu özneler hakkında yürütülen kovuşturmalarda, mahkemenin yaşı sadece nüfus kaydıyla değil, fiili işlediği andaki algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğiyle birlikte değerlendirmesi şarttır. Bu süreçte sosyal inceleme raporları (SİR) ve adli tıp uzman görüşleri, hükmün hukuki sıhhati açısından kurucu unsurlar niteliğindedir.

TCK 31 Kapsamında Yaş Gruplarına Göre Cezai Ehliyetin Belirlenmesi

Çocukların ceza sorumluluğu, fiilin işlendiği tarihteki yaş sınırlarına göre mutlak sorumsuzluk, nisbi sorumsuzluk ve tam sorumluluk ancak indirilmiş ceza şeklinde tasnif edilir. Yargılamanın her aşamasında, özellikle yaş tashihi (düzeltme) kararlarının mevcudiyeti durumunda, suç tarihinin bu kararın kesinleşmesinden önce mi sonra mı olduğuna dikkat edilmesi usuli bir zorunluluktur.

Çocukların cezai sorumluluğunu simgeleyen hukuk objeleri.

12 Yaşını Doldurmamış Çocuklarda Mutlak Cezasızlık Rejimi

TCK m. 31/1 uyarınca, fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu çocuklar hakkında kamu davası açılamaz; açılmışsa "kusurunun bulunmaması dolayısıyla ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilir. Ancak bu durum, çocuğun tamamen denetimsiz bırakılacağı anlamına gelmez. Bu grup için 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu (ÇKK) kapsamında koruyucu ve destekleyici tedbirler ile çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi ihtimal dahilindedir.

12-15 Yaş Grubunda Algılama ve Yönlendirme Yeteneği Denetimi

12 yaşını bitirmiş ancak 15 yaşını doldurmamış çocuklarda ceza sorumluluğu "ayırt etme gücünün" varlığına endekslenmiştir. TCK m. 31/2 uyarınca bu gruptaki çocukların, işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadıkları veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin gelişip gelişmediği adli tıp uzmanı veya psikiyatrist raporuyla saptanmalıdır. Eğer bu yetenek gelişmemişse ceza verilmez; gelişmişse cezada 1/2 oranında indirim yapılır.

15-18 Yaş Grubunda İndirilmiş Ceza ve Farazi İrade

15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını bitirmemiş olan çocuklar, kural olarak algılama ve yönlendirme yeteneğine sahip kabul edilirler. TCK m. 31/3 uyarınca bu gruptakiler hakkında rapor alınması zorunlu olmamakla birlikte, yaş küçüklüğü nedeniyle kanuni bir indirim uygulanması emredicidir. Bu indirim oranı kural olarak 1/3’tür. Ancak Yargıtay, bu oranın uygulanmasında çocuğun 18 yaşına ne kadar yakın olduğunun (ay ve gün hesabıyla) cezanın bireyselleştirilmesinde dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır.

"Yaş küçüklüğünü düzenleyen 5237 sayılı TCK’nun 31. maddesinde yapılan düzenleme uyarınca yapılacak uygulamada suça sürüklenen çocuğun yaşının ay ve günüyle birlikte gözetilmesi ve bu madde gereğince tayin edilecek cezanın buna göre belirlenmesi gerekmektedir... 15 yaşındaki suça sürüklenen çocuğun 18 yıldan 20 yıla, 16 yaşındaki suça sürüklenen çocuğun 20 yıldan 22 yıla, 17 yaşındaki suça sürüklenen çocuğun 22 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmelidir."

Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2014/2571 - Karar No: 2014/5591

Belgeyi Gör: 1. Ceza Dairesi 2014/2571 E. , 2014/5591 K.

Sosyal İnceleme Raporunun (SİR) Usuli ve Esaslı Değeri

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 35, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkemelerce çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren bir inceleme yaptırılmasını öngörmektedir. SİR, sadece bir formalite değil, hakimin TCK m. 31/2 kapsamında yapacağı "kusur yeteneği" takdirinde dayanacağı temel veridir.

Adliye ortamında hazırlanan sosyal inceleme dosyası görünümü.

Raporun Alınma Zorunluluğu ve İstisnalar

12-15 yaş grubundaki çocuklar ile 15-18 yaş grubundaki sağır ve dilsizler için SİR alınması, kusur yeteneğinin belirlenmesi bakımından zorunludur. Mahkeme, rapor almamaya karar verirse bunun gerekçesini hükümde açıkça göstermek zorundadır. Yargıtay uygulamasına göre, raporun eksikliği veya başka bir dava dosyasından kopyalanarak getirilmesi bozma sebebidir.

SIR ve Uzman Raporu Arasındaki İlişki

SİR, sosyal çalışma görevlisi tarafından hazırlanırken; algılama yeteneğine ilişkin rapor adli tıp uzmanı veya psikiyatrist tarafından verilir. Bu iki raporun birbirini desteklemesi beklenir. Ancak mahkeme, sosyal inceleme raporundaki verileri, uzman hekim raporunu değerlendirirken bir altlık olarak kullanmalıdır.

"Suç tarihinde 14 yaşında bulunan suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı hakaret suçu ile ilgili olarak, TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği konusunda... sosyal inceleme raporu ile birlikte dosya gönderilerek adli tıp uzmanı, psikiyatrist ya da zorunluluk halinde uzman hekimden rapor alınarak ceza sorumluluğu hakkında değerlendirilme yapılması gerekirken eksik kovuşturmayla karar verilmesi hukuka aykırıdır."

Kaynak: Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Esas No: 2019/17901 - Karar No: 2020/6326

Belgeyi Gör: 18. Ceza Dairesi 2019/17901 E. , 2020/6326 K.

Çocuklar Hakkında Hapis Cezasında Seçenek Yaptırımlar ve TCK 50/3 Zorunluluğu

Adliye pratiğinde en sık karşılaşılan hatalardan biri, çocuklar hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesinde takdir hakkı kullanılmasıdır. Oysa kanun koyucu, çocukların ceza infaz kurumlarıyla tanışmasını en son çare olarak görmüş ve belirli şartlarda bu dönüşümü zorunlu kılmıştır.

Hukuk metni üzerinde büyüteç ve seçenek yaptırımlar incelemesi.

TCK 50/3 Uyarınca Zorunlu Çevirme Şartları

Fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan bir çocuk hakkında, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması kaydıyla; hükmedilen 1 yıl veya daha az süreli hapis cezası, TCK m. 50/1’de yer alan adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara zorunlu olarak çevrilmelidir. Burada mahkemenin "kişiliğine göre uygun görülmedi" şeklinde bir takdir hakkı bulunmamaktadır.

Adli Para Cezasının Hapse Çevrilememesi Yasağı

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 106/4 uyarınca, çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezası ödenmediği takdirde hapse çevrilemez. Bu ceza, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre amme alacağı olarak tahsil edilir. Kararda bu hususun aksine (ödenmezse hapse çevrilir şeklinde) ihtar yapılması bozma nedenidir.

Parametre 12 Yaş Altı 12-15 Yaş Arası 15-18 Yaş Arası
Cezai Sorumluluk Yok (Mutlak) Şarta Bağlı (Algılama) Var (İndirimli)
Algılama Raporu Gerekmez Zorunlu Gerekmez (Genellikle)
TCK 31 İndirim Oranı Uygulanmaz 1/2 1/3
SİR Zorunluluğu Evet (Tedbir için) Evet (Zorunlu) Mahkeme Takdirinde
Adli Para Cezası/Hapis Sadece Tedbir Çevrilebilir (TCK 50) Çevrilebilir (TCK 50)

Yaş Küçüklüğü İndiriminde Matematiksel Hatalar ve Yargıtay Denetimi

Yargıtay daireleri, alt derece mahkemelerinin TCK m. 31 uygularken yaptıkları hesap hatalarına karşı hassas bir denetim yürütmektedir. Özellikle 1/2 (TCK 31/2) yerine 1/3 (TCK 31/3) oranının uygulanması veya tam tersi durumlar, doğrudan bozma sebebidir.

Yaş Gruplarının Karıştırılması Riski

01.01.2010 doğumlu bir çocuğun 05.05.2024 tarihinde suç işlemesi durumunda, çocuk 14 yaşındadır ve TCK m. 31/2 kapsamındadır. Eğer mahkeme bu çocuğun 15 yaşından gün aldığını düşünerek TCK m. 31/3’ten (1/3 oranında) indirim yaparsa, suça sürüklenen çocuk aleyhine fazla ceza tayin edilmiş olur.

Birden Fazla Artırım ve İndirim Halinde Sıralama

TCK m. 61 uyarınca yapılacak hesaplamada; önce temel ceza belirlenir, sonra suçun nitelikli halleri uygulanır, ardından yaş küçüklüğü indirimi (TCK 31) ve en son takdiri indirim (TCK 62) yapılır. Bu sıralamanın bozulması, sonuç cezanın hatalı çıkmasına yol açar.

"01.01.2000 doğumlu olup, suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d, son maddeleri uyarınca belirlenen cezasından yaş küçüklüğü sebebiyle TCK'nin 31/2. maddesi uyarınca (1/2) oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde TCK'nin 31/3. maddesinden (1/3) oranında uygulaması suretiyle suça sürüklenen çocuğa fazla ceza tayini... bozmayı gerektirmiştir."

Kaynak: Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Esas No: 2017/18316 - Karar No: 2018/13324

Belgeyi Gör: 3. Ceza Dairesi 2017/18316 E. , 2018/13324 K.

Cezai Sorumluluğu Bulunan Çocuklarda Koruyucu Tedbirlerin Sınırı

Doktrin ve yargı kararlarında tartışılan en kritik konulardan biri, cezai sorumluluğu olan (kusur yeteneği bulunan) çocuklara aynı zamanda 5395 sayılı ÇKK m. 5 uyarınca koruyucu ve destekleyici tedbir uygulanıp uygulanamayacağıdır.

Yargıtay'ın Yerleşik İçtihadı

Yargıtay 13. ve 17. Ceza Dairelerinin yerleşik kararlarına göre, Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca koruyucu ve destekleyici tedbirler, "suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan" çocuklar bakımından güvenlik tedbiri niteliğindedir. Dolayısıyla, cezai sorumluluğu bulunan ve hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan çocuklar için ayrıca "danışmanlık", "eğitim" veya "sağlık" tedbirine hükmedilemez.

Karşı Görüş ve Uygulama Notu

Bazı Yargıtay Ceza Genel Kurulu üyeleri, kanunun amacının çocuğu korumak olduğunu savunarak bu tedbirlerin her çocuk için uygulanabileceğini ileri sürseler de, daire kararları bu tedbirlerin mahkûmiyet kararıyla birlikte verilemeyeceği yönünde ağır basmaktadır. Editörün Notu: Uygulamada, cezai sorumluluğu olan çocuk için ancak cezanın ertelenmesi halinde denetimli serbestlik kapsamında benzer yükümlülükler yüklenebilir.

"5237 sayılı TCK'nın 2/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca... Kanun'da yazılı cezalardan ve güvenliklerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz. Aynı Kanun'un 31. maddesi uyarınca... cezai sorumluluğu bulunan suça sürüklenen çocuklar... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5/1-b. maddesindeki eğitim tedbirine hükmolunması... bozmayı gerektirmiştir."

Kaynak: Yargıtay 17. Ceza Dairesi - Esas No: 2016/8444 - Karar No: 2018/4177

Belgeyi Gör: 17. Ceza Dairesi 2016/8444 E. , 2018/4177 K.

Adli Para Cezası Hesaplamasında TCK 61/8 Faktörü

Çocuklar hakkında adli para cezasına hükmedilirken, yetişkinlerden farklı bir hesaplama usulü izlenmelidir. TCK m. 61/8 uyarınca, artırım ve indirimlerin doğrudan "para miktarı" üzerinden değil, "gün sayısı" üzerinden yapılması esastır.

Gün Sayısı Üzerinden İndirim

Mahkeme, önce suçun karşılığı olan temel gün sayısını belirler (Örn: 100 gün). Ardından TCK m. 31/3 uyarınca yaş küçüklüğü indirimini bu gün sayısı üzerinden yapar (100 - 1/3 = 66 gün). En son aşamada, ulaşılan net gün sayısı ile bir gün karşılığı takdir edilen miktar (Örn: 20 TL) çarpılarak nihai para cezasına ulaşılır.

Hatalı Uygulama Örneği

Eğer mahkeme önce para miktarını belirleyip (100 gün x 20 TL = 2000 TL), indirimi bu para üzerinden yapmaya kalkarsa (2000 TL - 1/3), kuruşlu veya küsuratlı sonuçlar ortaya çıkabilir ki bu durum usul ekonomisine ve TCK m. 61/8’e aykırıdır.

"Adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimlerin hükmedilen tam gün sayısı üzerinden yapılıp, sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı ödenecek miktarın çarpılması suretiyle netice cezanın bulunması gerektiği gözetilmeden... hesaplanan miktar üzerinden TCK’nın 31/3. madde ve fıkrası gereğince yaş küçüklüğü nedeniyle indirim yapılarak sonuç cezanın tayini kanuna aykırıdır."

Kaynak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Esas No: 2020/943 - Karar No: 2020/5904

Belgeyi Gör: 12. Ceza Dairesi 2020/943 E. , 2020/5904 K.

Akıl Hastalığı ve Geçici Nedenlerin Yaş Küçüklüğü ile Birleşmesi

Suça sürüklenen çocuğun aynı zamanda akıl hastası olması veya irade dışı alkol/uyuşturucu madde etkisinde bulunması durumunda, TCK m. 31 ile m. 32 veya m. 34 hükümlerinin yarışması söz konusu olur.

Öncelikli Değerlendirme: Kusur Yeteneği

Mahkeme öncelikle çocuğun yaş küçüklüğü nedeniyle algılama yeteneğini (TCK 31/2) incelemelidir. Eğer çocuk 12-15 yaş grubundaysa ve aynı zamanda akıl hastasıysa, algılama yeteneğinin yokluğu yaş küçüklüğüne mi yoksa akıl hastalığına mı dayanmaktadır? Yargıtay, bu durumda her iki hususun da uzman raporunda (müşahade altına alınarak) netleştirilmesini arar.

TCK 32 Kapsamında Rapor Çelişkileri

Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurullarından gelen raporlar arasında çelişki varsa, bu çelişki giderilmeden hüküm kurulamaz. Özellikle ağır suçlarda (kasten öldürme gibi), çocuğun savunma içeriği ve suçun işleniş biçimi "canavarca his" gibi nitelikli haller içeriyorsa, sadece yaş indirimiyle yetinilmeyip tam bir cezai ehliyet raporu alınması zorunludur.

"Suça sürüklenen çocuğun öncelikle Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi'nde müşahade altına alındıktan sonra 5237 sayılı TCK'nun 32. maddesi kapsamında rapor alınması, raporlar arasında çelişki bulunduğu takdirde, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan rapor alınmak suretiyle çelişki giderildikten sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekir."

Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2015/4637 - Karar No: 2016/3021

Belgeyi Gör: 1. Ceza Dairesi 2015/4637 E. , 2016/3021 K.

Sağır ve Dilsizlerde Yaş Sınırlarının Genişletilmesi

TCK m. 33, sağır ve dilsizlerin ceza sorumluluğunu yaş gruplarına göre üçer yıl ileriye öteleyerek özel bir koruma alanı yaratmıştır. Bu düzenleme "fiili işlediği sırada" sağır ve dilsiz olan çocuklar için geçerlidir.

Yeni Yaş Kademeleri

  • 0-15 Yaş: 12 yaşını doldurmamış çocukların rejimine tabidir (Cezasızlık).
  • 15-18 Yaş: 12-15 yaş grubunun rejimine tabidir (Algılama yeteneği denetimi zorunludur).
  • 18-21 Yaş: 15-18 yaş grubunun rejimine tabidir (Zorunlu indirim).

Bu gruptaki bir failin 17 yaşında suç işlemesi durumunda, mahkeme TCK m. 31/2 uyarınca algılama yeteneği raporu ve SİR aldırmak zorundadır. Aksi durum savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir.

Ceza Erteleme ve HAGB Kurumlarının Çocuklardaki İstisnası

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve cezanın ertelenmesi, suça sürüklenen çocukların topluma kazandırılması için kritik araçlardır. Ancak kanun, çocuk lehine bu kurumlarda bazı esneklikler tanımıştır.

Erteleme Sınırının Genişletilmesi

TCK m. 51 uyarınca, yetişkinlerde erteleme sınırı 2 yıl iken, fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan çocuklar için bu sınır 3 yıl hapis cezasına kadar çıkarılmıştır. Yani bir çocuğa verilen 2 yıl 6 ay hapis cezası ertelenebilirken, yetişkinin cezası ertelenemez.

Hak Yoksunlukları (TCK 53) Yasağı

TCK m. 53/4 uyarınca, fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan çocuklar hakkında TCK m. 53/1’de yer alan hak yoksunluklarına (kamu görevinden yasaklanma, seçme seçilme hakkından mahrumiyet vb.) asla hükmedilemez. Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olsa dahi bu yasak mutlaktır.

"Suça sürüklenen çocuğun suçun işlendiği... tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlamadığı ve 5237 sayılı Kanunun 53/4. maddesi gereğince hakkında hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceği gözetilmeksizin, 5237 sayılı Kanunun 53. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmesinde isabet görülmediğinden... bozulmasına karar verilmiştir."

Kaynak: Yargıtay 16. Ceza Dairesi - Esas No: 2016/2033 - Karar No: 2016/4207

Belgeyi Gör: 16. Ceza Dairesi 2016/2033 E. , 2016/4207 K.

Çocuk Ceza Yargılamasında Duruşma Usulü ve Gizlilik

Çocukların yargılanması, lekelenmeme hakkı ve çocuğun üstün yararı ilkesi gereği özel bir usule tabidir. Bu usul kurallarına aykırılık, doğrudan bozma sebebidir.

Zorunlu Müdafiilik ve Kapalı Duruşma

Suça sürüklenen çocukların yargılamasında müdafi (avukat) bulunması zorunludur. Çocuk kendisi seçmemişse barodan bir müdafi görevlendirilir. Ayrıca, 18 yaşını doldurana kadar çocukların duruşmaları kapalı yapılır ve hüküm de kapalı duruşmada açıklanır.

Sosyal Çalışmacı Katılımı

Duruşmalarda çocuğun beyanı alınırken bir sosyal çalışma görevlisinin (psikolog, pedagog veya sosyal hizmet uzmanı) hazır bulundurulması, çocuğun kendisini güvende hissetmesi ve beyanlarının sıhhati açısından pratikte büyük önem taşır.

Suça Sürüklenen Çocuklar İçin Adliye Pratiği Yol Haritası

Bir müdafi veya çocuk mahkemesi hâkimi açısından, sürecin hatasız yönetilmesi için şu adımlar takip edilmelidir:

  1. Nüfus Kaydı Kontrolü: Suç tarihindeki yaşın ay ve gün olarak tespiti. Eğer yaş düzeltme davası varsa, kesinleşme tarihinin analizi.
  2. Kusur Yeteneği Raporu: 12-15 yaş grubunda mutlaka adli tıptan "algılama ve yönlendirme yeteneği" raporu aldırılması.
  3. Sosyal İnceleme Raporu: Her dava dosyası için güncel ve somut olaya özgü SİR tanzimi.
  4. Matematiksel Denetim: TCK 31/2 (1/2 indirim) veya 31/3 (1/3 indirim) oranının doğru seçilmesi.
  5. Seçenek Yaptırım Analizi: 1 yıl ve altı hapis cezalarında TCK 50/3 uyarınca zorunlu çevirme yapılıp yapılmadığının kontrolü.
  6. İnfaz Rejimi Kontrolü: Adli para cezasının hapse çevrilemeyeceğinin ihtar edilmesi ve TCK 53 hak yoksunluklarının karardan çıkarılması.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuk mahkûm olduğunda adli para cezası hapse çevrilir mi?

Hayır. 5275 sayılı Kanun m. 106/4 uyarınca çocuklar hakkında verilen adli para cezaları ödenmezse hapse çevrilemez. Amme alacağı olarak takip edilir.

15-18 yaş grubu için algılama yeteneği raporu almak zorunlu mudur?

Kural olarak hayır. Ancak çocuğun akıl zayıflığı, sağır-dilsizliği veya fiilin karmaşıklığı nedeniyle şüphe oluşursa mahkeme re'sen rapor aldırabilir.

Sosyal inceleme raporu alınmadan hüküm kurulması bozma sebebi midir?

Evet. Kanun ve yönetmelik gereği rapor alınmaması veya geçerli bir gerekçe gösterilmeden bu zorunluluktan kaçınılması Yargıtay tarafından bozma nedeni sayılmaktadır.

Yaş küçüklüğü indirimi ile takdiri indirim (TCK 62) bir arada uygulanabilir mi?

Evet. Önce yaş küçüklüğü indirimi (TCK 31), ardından diğer indirim nedenleri uygulanır. Bu durum failin lehinedir ve usule uygundur.

Kaynakça

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu.
  • 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu.
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
  • 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun.
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E: 2014/2571, K: 2014/5591.
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E: 2017/18316, K: 2018/13324.
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E: 2020/943, K: 2020/5904.
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E: 2016/8444, K: 2018/4177.
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E: 2019/17901, K: 2020/6326.

Yasal Uyarı: Bu makale, çocuk ceza hukukuna ilişkin genel ilke ve içtihatları profesyonel hukukçular için analiz eden bir metindir. İçerik, somut bir hukuki uyuşmazlığın çözümü için tek başına dayanak yapılamaz; her olay kendi özel şartları içinde değerlendirilmelidir. Profesyonel yardım için bir avukat ile çalışılması önerilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş:
Suça Sürüklenen Çocuklarda Cezai Sorumluluk Rejimi ve Adliye Pratiğinde TCK 31 Uygulaması | EmsalDava