İş Yerinde Meydana Gelen Kalp Krizi Vakalarında İş Kazası Tespiti ve Tazminat Sorumluluğu
Ceza Genel HükümleriYazar: EmsalDava Editör Ekibi

İş Yerinde Meydana Gelen Kalp Krizi Vakalarında İş Kazası Tespiti ve Tazminat Sorumluluğu

İş yerinde kalp krizinin iş kazası sayılma şartları, 5510 sayılı Kanun m. 13 uygulaması, illiyet bağı ve tazminat sorumluluğuna dair güncel Yargıtay analizi.

5510 Sayılı Kanun m. 13 Uyarınca Kalp Krizinin İş Kazası Sayılma Kriterleri

Kalp krizi vakalarının iş kazası olarak nitelendirilmesi, olayın meydana geldiği yer ve zaman diliminin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesinde sayılan tahdidi hallerden birine uygunluk göstermesine bağlıdır. Adliye pratiğinde en sık karşılaşılan hata, kalp krizinin "işle ilgili bir nedenden" kaynaklanıp kaynaklanmadığının sorgulanmasıdır. Oysa ki sosyal güvenlik hukuku açısından bir olayın iş kazası sayılabilmesi için illiyet bağının varlığı yeterli olup, bu bağın doğrudan işin yürütümü ile ilgili olması zorunlu değildir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada geçirdiği kalp krizi, başka hiçbir şart aranmaksızın iş kazasıdır. Burada kanun koyucu, "iş yerinde bulunma" kriterini mekana dayalı bir karine olarak kabul etmiştir. Krizin tetikleyicisi sigortalının kronik rahatsızlığı, genetik yatkınlığı veya yaşam tarzı olsa dahi, olayın iş yerinde gerçekleşmiş olması onu iş kazası vasfına sokar.

"Yasanın iş kazasını sigortalıyı zarara uğratan olay biçiminde nitelendirmiş olması illiyet (nedensellik) bağını iş kazasının bir unsuru olarak ele almayı gerektirmiştir. Ne var ki, burada aranan 'uygun illiyet (nedensellik) bağı' olup, bu da yasanın aradığı hal ve durumlardan herhangi birinde gerçekleşme olgusu ile sonucun birbiriyle örtüşmesi olarak anlaşılmalı, yasada olmadığı halde, herhangi başkaca kısıtlayıcı bir koşulun varlığı aranmamalıdır."

Kaynak: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi - Esas No: 2013/3429 - Karar No: 2013/26001

Belgeyi Gör: 10. Hukuk Dairesi 2013/3429 E. , 2013/26001 K.

Editörün Notu: Sosyal güvenlik hukukunda "dar yorumdan kaçınma" ilkesi esastır. Eğer kriz iş yerinde başlamış ancak vefat hastanede gerçekleşmişse, sürecin kesintisiz devam etmesi halinde olay yine iş kazası olarak tescil edilir.

Uygun İlliyet Bağı ve Sosyal Güvenlik Hukukunda Geniş Yorum İlkesi

Kalp krizi vakalarında illiyet bağı kavramı, genel borçlar hukuku prensiplerinden farklı olarak "uygun illiyet bağı" şeklinde tezahür eder. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) genellikle krizin dışsal bir etkiyle (travma, aşırı efor) meydana gelmediği durumlarda iş kazası bildirimlerini reddetme eğilimindedir. Ancak yargısal denetimde, olayın 5510 sayılı Kanun m. 13'teki durumlardan birine (örneğin işverence sağlanan taşıtta geçirilmesi veya görevli olarak başka bir yere gönderilme) girmesi kafi görülmektedir.

Bünyevi Faktörlerin İlliyet Bağına Etkisi

Sigortalının sigara kullanımı, alkol tüketimi, obezite veya genetik kalp rahatsızlığı gibi "içsel" nedenleri, olayın iş kazası sayılmasını engellemez. Yargıtay, bu faktörlerin ancak işverene açılacak tazminat davasında "kusur dağılımı" veya "müterafık kusur" başlığı altında değerlendirilebileceğini hüküm altına almıştır.

Dışsal Etki Unsurunun Yokluğu

İş kazası tanımında "ani bir dışsal olay" şartı aranmaz. Kalp krizi veya beyin kanaması gibi içten gelen süreçler, iş yerinde veya iş saatinde gerçekleşmişse, yargı organları "iş yeriyle bağlantı" karinesini işleterek illiyet bağının kurulduğunu kabul eder.

"Kalp krizinde kişinin yaşının, beslenme şekli ve kültürünün, genetik özelliklerinin ve bünyevi yapısının, tütün bağımlılığı, alkol kullanımı, egzersiz durumunun, cinsiyetinin de faktör olduğu... sigortalının bünyevi yatkınlığı ve genel sağlık durumunun bir araya gelerek miyokart enfarktüsünün ortaya çıkabileceği ortadadır."

Kaynak: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi - Esas No: 2023/3946 - Karar No: 2024/4687

Belgeyi Gör: 10. Hukuk Dairesi 2023/3946 E. , 2024/4687 K.

İş Kazası Tespiti Davasında Usulü Ön Koşullar ve Kuruma Başvuru Şartı

Kalp krizi vakası sonrası SGK'nın olayı iş kazası olarak kabul etmemesi durumunda, hak sahipleri veya sigortalı tarafından "İş Kazasının Tespiti Davası" açılmalıdır. Bu dava, niteliği gereği bir tespit davası olup, tazminat davası için bekletici mesele yapılır.

SGK Tahkikat Süreci ve İtiraz

İşveren veya sigortalı tarafından yapılan bildirimin ardından SGK müfettişleri yerinde inceleme yapar. Eğer Kurum, krizin iş ile bağını kuramazsa "Ünite Kararı" ile talebi reddeder. Bu aşamada davanın açılabilmesi için öncelikle Kurum'a yasal başvurunun yapılmış ve bu başvurunun reddedilmiş olması gerekir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Bu davalarda görevli mahkeme 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca İş Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise, iş kazasının meydana geldiği yer mahkemesi veya davalı SGK'nın bulunduğu yer mahkemesidir.

Uygulama Notu: Tespit davası, tazminat davasından bağımsız olarak açılabileceği gibi, tazminat davası içerisinde de talep edilebilir. Ancak adliye pratiğinde, karmaşıklığı önlemek adına tespit davasının müstakil olarak yürütülmesi ve kesinleşmesinin beklenmesi tavsiye edilir.

Pasif Husumet ve Mecburi Dava Arkadaşlığı: İşveren ile SGK'nın Konumu

İş kazası tespit davalarında husumet, hem Sosyal Güvenlik Kurumu'na hem de işverene yöneltilmelidir. Yargıtay içtihatları, bu iki taraf arasında "maddi bakımdan mecburi dava arkadaşlığı" olduğunu açıkça vurgulamaktadır.

"İş kazasının tespiti istemine ilişkin dava sonucunda mahkemece verilecek hüküm gerek işverenin, gerekse Sosyal Güvenlik Kurumu'nun hak alanını etkileyeceğinden işveren ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmaktadır."

Kaynak: Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi - Esas No: 2012/5639 - Karar No: 2013/10645

Belgeyi Gör: (Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/5639 E. , 2013/10645 K.

Eğer dava sadece SGK'ya karşı açılmışsa, mahkeme davacıya işvereni davaya dahil etmesi (dahili davalı sıfatıyla değil, taraf teşkili yoluyla) için mehil vermelidir. İşverenin davada yer alması, ileride SGK'nın işverene rücu edebileceği tazminat miktarları ve işverenin kusur tespiti açısından kritik öneme sahiptir.

İş Kazası Tespiti ile Tazminat Sorumluluğu Arasındaki Keskin Ayrım

Bir olayın "iş kazası" olarak tespit edilmesi, işverenin otomatik olarak "tazminat ödemekle yükümlü" olduğu anlamına gelmez. Bu ayrım, kalp krizi davalarının en karmaşık noktasıdır. İş kazası tespiti, sigortalının sosyal güvenlik yardımlarından (ölüm geliri, sürekli iş göremezlik geliri) yararlanmasını sağlar. Tazminat sorumluluğu için ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde işverenin bir "kusuru" veya "ihmali" aranır.

İş kazası tespiti ve tazminat sorumluluğu farklarını gösteren hukuki analiz görseli.

Parametre İş Kazası Tespiti Tazminat Davası
Hukuki Dayanak 5510 Sayılı Kanun m. 13 TBK m. 417 ve 6331 Sayılı Kanun
Kusur Şartı Aranmaz (Olayın oluşu yeterli) İşverenin kusuru/ihmali zorunludur
İlliyet Bağı Uygun illiyet bağı (Geniş yorum) Doğrudan illiyet bağı (Dar yorum)
Bilirkişi Heyeti Sosyal Güvenlik Uzmanı İSG Uzmanı + Kardiyolog
Sonuç Kurumdan gelir bağlanması Maddi/Manevi tazminat tahsili

İşverenin tazminat sorumluluğundan bahsedilebilmesi için, kalp krizini tetikleyen bir çalışma koşulunun (aşırı çalışma, yüksek stres, dinlenme sürelerinin ihlali) varlığı ispat edilmelidir.

Adli Tıp ve Uzman Bilirkişi İncelemesinde Kardiyolojik Verilerin Değerlendirilmesi

Kalp krizi davalarında hükme esas alınacak raporun sadece İSG uzmanlarından değil, mutlaka bir kardiyoloji uzmanının da yer aldığı heyetten alınması gerekir. Mahkemeler, krizin "iş yerindeki çalışma şartlarından mı" yoksa "tamamen bünyevi faktörlerden mi" kaynaklandığını bu tıbbi veriler ışığında belirler.

Hukuki dosya ve kardiyolojik verilerin bir arada bulunduğu bilirkişi incelemesi teması.

Dosyaya Sunulması Gereken Tıbbi Belgeler

Sigortalının geçmişe dönük tüm hastane kayıtları, SGK provizyon detayları, eczane kayıtları ve varsa daha önce konulmuş hipertansiyon/diyabet teşhisleri dosyaya celp edilmelidir. Ayrıca, işe giriş periyodik muayene formlarında bu rahatsızlıkların belirtilip belirtilmediği denetlenir.

Tetikleyici Unsur Analizi

Kardiyolog bilirkişi; kriz anındaki hava sıcaklığı, işçinin o günkü iş yükü, maruz kaldığı psikolojik baskı veya fiziksel efor ile enfarktüs arasındaki zamansal ve tıbbi bağı analiz eder. Eğer kriz hiçbir tetikleyici olmadan, rutin bir bekçilik hizmeti veya masa başı iş sırasında meydana gelmişse, işverenin kusursuzluğuna karar verilebilir.

"Dosyayı kardiyoloji uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetine tevdi ederek... davacıya kalp pili takılması ile çalıştığı iş arasında uygun illiyet bağı bulunup bulunmadığı ortaya konulduktan sonra varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir."

Kaynak: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi - Esas No: 2016/5596 - Karar No: 2017/2025

Belgeyi Gör: 21. Hukuk Dairesi 2016/5596 E. , 2017/2025 K.

Görevli Olarak İşyeri Dışına Gönderilme Halinde Meydana Gelen Kalp Krizleri

5510 sayılı Kanun m. 13/c bendi uyarınca; sigortalının, işveren tarafından görevli olarak başka bir yere gönderilmesi durumunda asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelen kazalar da iş kazasıdır. Bu kapsamda, bir iş seyahatinde otelde uyurken veya akşam yemeği yerken geçirilen kalp krizi de iş kazası olarak nitelendirilir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2024 tarihli bir kararında; iş için başka bir şehre gönderilen ve akşam arkadaşlarıyla yemek yediği sırada (alkol almış olsa dahi) kalp krizi geçiren işçinin ölümü iş kazası olarak kabul edilmiştir. Burada kritik olan, işçinin o şehirde bulunma sebebinin "işverenin talimatı" olmasıdır.

Uygulama Notu: Eğer işçi seyahat sırasında işin kapsamı dışına tamamen çıkarak (örneğin izinsiz bir yan aktivite sırasında) kriz geçirirse, illiyet bağının kesildiği savunulabilir. Ancak Yargıtay'ın eğilimi, görev süresince geçen tüm süreyi (uyku ve dinlenme dahil) 13/c kapsamında koruma altında tutmaktır.

İşyerinde Dinlenme ve İzin Sırasında Geçirilen Krizlerin Hukuki Statüsü

Sigortalının iş yerinde bulunduğu sürece, o an fiilen çalışıp çalışmamasının bir önemi yoktur. Çay molası, yemek arası veya vardiya sonrası koğuşta dinlenme sırasında meydana gelen krizler, m. 13/a uyarınca "iş yerinde bulunduğu sırada" gerçekleşmiş sayılır.

Koğuştaki Krizler

Şantiye ortamında işçilere tahsis edilen yatakhane veya koğuşlar "iş yeri" eklentisi sayıldığından, buralarda uykuda geçirilen kalp krizleri iş kazasıdır.

Yıllık İzin İstisnası

Eğer sigortalı fiilen yıllık izindeyse ve iş yeriyle hukuki/fiili bağı o süre zarfında kopmuşsa, kaza iş kazası sayılamaz. Ancak "izin formu" imzalatılmış olmasına rağmen işçinin fiilen çalışmaya devam ettiği (bordro tanıklarıyla ispatı halinde) durumlarda, kağıt üzerindeki izin geçerli kabul edilmez.

"Sigortalının... 17.6.2004 tarihinde odasında dinlenirken kalp krizi geçirdiği anlaşılmaktadır... Mahkemece, öncelikle davacı murisinin kalp krizi sonucu ölümü ile yaptığı iş arasında illiyet bağının kesilmediği gözetilmeli, olayın işyerinde gerçekleştiği de göz önünde tutularak davanın kabulüne karar verilmelidir."

Kaynak: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi - Esas No: 2014/9043 - Karar No: 2014/25593

Belgeyi Gör: 21. Hukuk Dairesi 2014/9043 E. , 2014/25593 K.

İşverenin Kusuru ve Kaçınılmazlık (Unavoidability) Savunmasının Analizi

İş kazası tespiti sonrası açılan tazminat davalarında işverenlerin en sık başvurduğu savunma mekanizması "kaçınılmazlık" ve "bünyevi faktör" itirazıdır. İşveren, her türlü İSG önlemini aldığını, işçinin sağlık kontrollerini yaptırdığını ve krizin öngörülemez bir tıbbi olay olduğunu ileri sürer.

Kaçınılmazlık İlkesi

Hukukumuzda kaçınılmazlık; olayın meydana gelmesini engellemek için her türlü teknik ve bilimsel önlemin alınmış olmasına rağmen, olayın önüne geçilememesi durumudur. Kalp krizinde kaçınılmazlık payı genellikle yüksektir ancak Yargıtay son kararlarında kalp krizinde %100 kaçınılmazlık atfedilmesini hatalı bulmaya başlamıştır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Denetimi

İşveren, kalp rahatsızlığı bilinen veya periyodik muayenelerde risk grubunda olduğu anlaşılan bir işçiyi ağır efor gerektiren bir işte çalıştırmaya devam ederse, kusur oranı artar. Aksine, işçinin görev tanımını hafifletmiş ve tıbbi tavsiyelere uymuşsa kusurundan bahsedilemez.

"Mahkemece kalp krizi sonucu gerçekleşen iş kazalarında kaçınılmazlığın söz konusu olmayacağı dikkate alınmadan... davanın reddine karar verilmiş olması hatalı ise de sonuca bir etkisi olmadığından... onanmasına."

Kaynak: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi - Esas No: 2022/4512 - Karar No: 2023/12361

Belgeyi Gör: 10. Hukuk Dairesi 2022/4512 E. , 2023/12361 K.

İspat Yükü, Delil Listesi ve Adliye Pratiğinde Karşılaşılan Tıkanıklıklar

İş kazası tespit davasında ispat yükü davacı (sigortalı/hak sahibi) üzerindedir. Ancak iş kazası kamu düzenine ilişkin bir husus olduğundan, hakim resen araştırma ilkesini de işletmelidir.

İş kazası davasında ispat sürecini ve gerekli delilleri simgeleyen dosya düzeni.

  1. Tanık Beyanları: Olay anında işçinin yanında olan mesai arkadaşları, işçinin krizden önceki şikayetleri ve iş yerindeki stres faktörleri hakkında dinlenmelidir.
  2. Mesai Kayıtları: Takograf kayıtları, turnike giriş-çıkışları ve maaş bordroları; işçinin kriz öncesi aşırı çalışıp çalışmadığını belirlemek için hayati önem taşır.
  3. Epikriz Raporları: İlk müdahalenin yapıldığı hastaneden alınan "hastanın öyküsü" kısmındaki ifadeler, illiyet bağının başlangıç noktasını belirler.
  4. İş Yeri Özlük Dosyası: İşe giriş sağlık raporları ve varsa periyodik muayene kayıtları işverenin özen yükümlülüğünü denetlemek için istenir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler: Adliye pratiğinde en büyük tıkanıklık, krizin üzerinden uzun zaman geçtikten sonra açılan davalarda tanıkların olayı hatırlamaması veya hastane kayıtlarının arşivden silinmiş olmasıdır. Bu nedenle, kalp krizi sonrası derhal delil tespiti yaptırılması veya savcılık soruşturmasındaki tutanakların muhafazası elzemdir.

Zamanaşımı Süreleri ve Hak Düşürücü Sürelerin Hesaplanması

İş kazası tespit davalarında kural olarak bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Ancak olayın üzerinden uzun yıllar geçmesi, ispat zorluğunu beraberinde getirir. Diğer yandan, tespit davası sonucunda hükmedilecek haklar (gelir bağlama vb.) bakımından SGK mevzuatındaki 5 yıllık zamanaşımı süreleri devreye girebilir.

Tazminat davalarında ise zamanaşımı süresi, Borçlar Kanunu uyarınca olayın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıldır. Eğer kalp krizi sonucu vefat gerçekleşmişse, bu süre ölüm tarihinden itibaren işlemeye başlar. Şayet kriz sonucu bir maluliyet (felç, beyin hasarı) oluşmuşsa, zamanaşımı süresi maluliyet raporunun kesinleştiği tarihten itibaren başlatılabilir.

Uygulama Notu: Sigortalının krizden sonra bir süre yaşayıp sonra vefat etmesi durumunda, ölümle kriz arasındaki illiyet bağının Adli Tıp Kurumu tarafından teyit edilmesi gerekir. Aradan geçen süre (örneğin 6 ay) illiyet bağını tek başına kesmez; tıbbi komplikasyonların takibi esastır.

Rücu Davaları ve SGK'nın Peşin Sermaye Değeri Talepleri

İş kazası kesinleştikten sonra SGK, hak sahiplerine bağladığı gelirlerin peşin sermaye değerini kusuru oranında işverene rücu eder. Bu davalarda işveren, tespit davasında belirlenen "iş kazası" nitelemesine itiraz edemez ancak "kusur oranına" itiraz edebilir.

İşverenler için mali risk analizinde; sadece işçiye ödenecek manevi tazminat değil, aynı zamanda SGK'nın rücu edeceği ve bazen milyonlarca lirayı bulabilen peşin sermaye değeri hesaplamaları da dikkate alınmalıdır. İş güvenliği önlemlerinin eksiksiz alınmış olması (İSG eğitimleri, periyodik kontroller), rücu davasında işverenin mali yükünü %0'a kadar indirebilir.

"İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminattan işverenin sorumlu tutulabilmesi için olayın iş kazası olması yeterli olmayıp, işverenin... önlemleri alma ve özen gösterme yükümlülüğüne aykırı davranışı veya ihmal gösterdiğinin kanıtlanması gerekmektedir."

Kaynak: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu - Esas No: 2012/1121 - Karar No: 2013/386

Belgeyi Gör: Hukuk Genel Kurulu 2012/1121 E. , 2013/386 K.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Sigortalı iş yerinde kalp krizi geçirip hastaneye yürüyerek girmiş ancak orada ölmüşse bu durum iş kazası sayılır mı? Evet. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin kararlarına göre, olayın başlangıcı iş yerinde gerçekleşmişse ve tıbbi süreç kesintisiz devam etmişse, vefatın hastanede gerçekleşmesi olayın iş kazası vasfını değiştirmez. Önemli olan krizin iş yerinde veya iş yürütümü sırasında başlamış olmasıdır.

2. İşçinin görevli gittiği şehirde akşam yemeği sırasında alkol almış olması kalp krizinin iş kazası sayılmasını engeller mi? Hayır. 5510 sayılı Kanun m. 13/c uyarınca görevli gönderilen işçinin asıl işini yapmaksızın geçen zamanları da koruma altındadır. Yemek sırasında alkol alınması, olayın iş kazası niteliğini ortadan kaldırmaz; ancak işverenin kusur sorumluluğunda veya rücu davasında "müterafık kusur" olarak tartışılabilir.

3. Kalp krizi geçiren işçinin daha önceden bypass ameliyatı olduğu gizlenmişse işverenin sorumluluğu ne olur? Eğer işçi işe girişteki sağlık formunda bu bilgiyi gizlemişse (yanıltıcı beyan), bu durum işverenin kusur oranını ciddi şekilde düşürür. Hatta kriz tamamen bu kronik süreçten kaynaklanmışsa ve iş yerinde tetikleyici hiçbir unsur yoksa, iş kazası tespiti yapılsa dahi işverenin tazminat ödememesine karar verilebilir.

4. İş kazası tespit davası açmadan doğrudan tazminat davası açılabilir mi? Açılabilir ancak mahkeme, olayın iş kazası olup olmadığının tespiti için SGK'ya bildirim yapılmasını ve SGK'nın kararının beklenmesini "dava şartı" veya "bekletici mesele" olarak kabul eder. SGK "iş kazası değildir" derse, tespit davası açmak zorunlu hale gelir.

Kaynakça

  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu.
  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu.
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Kararları (2024/4687 K., 2024/8655 K., 2023/12361 K.).
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi Kararları (2017/2025 K., 2014/25593 K.).
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları (2013/386 K., 2019/457 K.).

Yasal Uyarı: Bu metin yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut her olay kendi özel şartları içinde değerlendirilmelidir. Metin içeriği profesyonel hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti yerine geçmez. Hak kaybına uğramamak için uzman bir hukukçudan destek alınması tavsiye edilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: