Hukuk Muhakemeleri Kanunu Uyarınca İstinaf Kanun Yolu: Usulü Denetim Rehberi
Kanun YollarıYazar: EmsalDava Editör Ekibi

Hukuk Muhakemeleri Kanunu Uyarınca İstinaf Kanun Yolu: Usulü Denetim Rehberi

İstinaf kanun yolu, ilk derece mahkemesi kararlarının hem maddi vakıa hem de hukuki denetimini kapsayan iki dereceli yargılama sisteminin temel mekanizmasıdır. İki haftalık kesin başvuru süresi, parasal kesinlik sınırları ve kamu düzenine ilişkin re'sen inceleme yetkisi, istinaf yargılamasının adliye pratiğindeki en kritik usul eksenlerini oluşturur.

İstinaf kanun yolu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) sistematiğinde ilk derece mahkemesi kararlarının hem vakıa denetimi hem de hukukilik denetimi aracılığıyla yeniden incelenmesi sürecidir. Yargıtay denetiminden farklı olarak Bölge Adliye Mahkemeleri (BAM), somut olayın maddi vakıalarını inceleme, delil toplama ve gerektiğinde duruşma açarak uyuşmazlığın esası hakkında yeni bir hüküm kurma yetkisine haizdir. Ancak bu yetki, HMK m. 355 uyarınca kural olarak istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olup, kamu düzenine aykırılık halleri bu sınırlamanın tek yasal istisnasını teşkil etmektedir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu Çerçevesinde İstinaf Denetiminin Mahiyeti

Bölge adliye mahkemelerince gerçekleştirilen istinaf incelemesi, ilk derece mahkemesi ile temyiz incelemesi arasında yer alan ikinci derece bir denetim mekanizmasıdır. HMK sisteminde yargılama üç aşamalı bir yapıya kavuşturulmuştur: ilk derece yargılaması, istinaf denetimi (vakıa ve hukukilik) ve son olarak temyiz incelemesi. Bu aşamalı yapının temel amacı, hatalı kararların üst mahkemece düzeltilmesini sağlayarak hukuki güvenliği tesis etmektir.

İstinaf mahkemesi, önüne gelen dosyada sadece hukuki hataları değil, aynı zamanda mahkemenin vakıa tespitlerindeki eksiklikleri veya delillerin takdirindeki hataları da inceleyebilir. Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarında vurgulandığı üzere, istinaf incelemesi sonucunda mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunursa başvurunun esastan reddine; aksi halde kararın kaldırılmasına karar verilir. Kararın kaldırılması durumunda BAM, ya dosyayı ilgili mahkemeye geri gönderir ya da uyuşmazlığı kendisi karara bağlar.

"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki yeni düzenleme ile getirilen istinaf kanun yolu, İlk Derece Mahkemesi ile temyiz incelemesi arasında, ikinci derece bir denetim mekanizması ve kanun yoludur. İstinaf kanun yolu uygulamasında, İlk Derece Mahkemesi kararından sonra, karar önce istinaf denetimine tâbi tutulmakta, istinaf denetiminden sonra temyiz yolu açıksa temyize başvurulmaktadır. Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle yargılama üç aşamalı hale gelmiştir."

Kaynak: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi - Esas No: 2021/1324 - Karar No: 2021/5483

Belgeyi Gör: 9. Hukuk Dairesi 2021/1324 E. , 2021/5483 K.

İstinaf İncelemesinin Sınırları ve Kapsamı

Bölge adliye mahkemesi, HMK m. 355 gereğince incelemesini istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak yapar. Bu sınırlamanın temel amacı, tarafların iradesine üstünlük tanımak ve mahkemenin taraflarca ileri sürülmeyen hususlarda inceleme yapmasını engellemektir. Ancak, kararın kamu düzenine aykırı olması durumunda mahkeme bu hususları kendiliğinden (re'sen) gözetmekle yükümlüdür.

Vakıa ve Hukukilik Denetimi Ayrımı

İstinaf aşamasında mahkeme, ilk derece mahkemesinin delilleri toplarken veya değerlendirirken hata yapıp yapmadığını denetler. Eğer ilk derece mahkemesi eksik araştırma yapmışsa, BAM bu eksikliği gidermek için kendisi tanık dinleyebilir veya keşif yapabilir. Bu durum, istinafın temyizden ayrılan en belirgin özelliğidir; zira temyiz mercii olan Yargıtay sadece hukuki denetim yapar, yeni delil toplayamaz.

İstinaf Başvuru Süreleri ve Tebliğ Esasına İlişkin Yeni Düzenlemeler

7518 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler neticesinde, istinaf başvuru süreleri ve bu sürelerin başlangıç anı konusunda yeknesaklık sağlanmıştır. HMK m. 345 uyarınca istinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, kural olarak ilamın usulen taraflardan her birine tebliğ edilmesiyle işlemeye başlar.

Hukuk mahkemelerinde istinaf başvuru süresi ve tebligat sürecini temsil eden görsel.

01/06/2024 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeler ile sürelerin tefhim (kararın yüze karşı okunması) ile değil, tebliğ ile başlaması kuralı genel ilke haline getirilmiştir. Bu tarihten önce verilen kararlar bakımından eski hükümlerin (bazı özel kanunlarda tefhimle başlayan sürelerin) uygulanmasına devam edilecekse de, 1 Haziran 2024 sonrası kararlar için tebliğ esastır.

Kanun Türü Başvuru Süresi Başlangıç Tarihi (01/06/2024 Sonrası)
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 2 Hafta Kararın usulen tebliği
İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) 30 Gün Kararın usulen tebliği
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 2 Hafta Kararın usulen tebliği
İcra ve İflas Kanunu (İİK) 2 Hafta Kararın usulen tebliği

Özel Kanun Hükümlerinin Saklılığı

HMK m. 345/1 son cümlesi gereğince istinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır. Ancak güncel yasal değişiklikler ile birçok özel kanundaki süreler de "iki hafta" olarak revize edilmiş ve başlangıç anı "tebliğ" olarak sabitlenmiştir. 7524 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin temel amacı, usul hukukundaki karmaşıklığı gidererek hak kayıplarının önüne geçmektir.

Sürenin Kaçırılması ve Eski Hale Getirme

İstinaf süresinin kaçırılması durumunda başvuru, HMK m. 352 uyarınca ön inceleme aşamasında usulden reddedilir. Mücbir bir sebeple sürenin kaçırıldığı durumlarda HMK m. 95 ve devamındaki "eski hale getirme" prosedürü işletilebilir. Ancak bu durumda mücbir sebebin ispatı ve sebebin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde başvurunun yapılması şarttır.

Parasal Sınırlar ve Kararların Kesinliği Kriteri

Malvarlığı davalarında istinaf yoluna başvurulabilmesi için dava konusunun veya hüküm altına alınan miktarın yasal sınırın üzerinde olması şarttır. HMK m. 341/2 uyarınca belirlenen bu sınır, her yıl yeniden değerleme oranında artırılmaktadır. Kesinlik sınırı kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re'sen gözetilir.

Dava değeri ve istinaf kesinlik sınırlarını simgeleyen hukuki çalışma alanı.

Dava değerinin kesinlik sınırının altında kalması durumunda, tarafların istinaf talepleri BAM tarafından ön inceleme aşamasında reddedilir. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi'nin bir kararında vurgulandığı üzere, kesinlik sınırı belirlenirken kararın verildiği tarihteki limitler esas alınır.

"İlk derece mahkemesinin karar tarihi olan 02/06/2022'de kesinlik sınırı HMK'nın 341/2. maddesi gereğince 8.000,00 TL olup, bu miktarın altında kalan red veya kabul kararları kesin olup, bu kararlara karşı istinaf yolu kapalıdır. ... Somut olayda, dava değeri 6.822,40 TL olduğundan, ilk derece mahkemesince verilen karar kesin olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2. Maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir."

Kaynak: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi - Esas No: 2022/1823 - Karar No: 2022/1601

Belgeyi Gör: T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

Kısmi Dava ve Islah Durumunda Kesinlik Sınırı

Alacağın bir kısmının dava edilmesi durumunda kesinlik sınırı, alacağın tamamına göre değil, mahkemece hüküm altına alınan veya reddedilen miktara göre belirlenir (HMK m. 341/4). Ancak alacağın tamamı dava edilmişse, asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü veya kabul edilen bölümü sınırın altında kalan taraf istinaf yoluna başvuramaz.

Manevi Tazminat Taleplerinde Kesinlik

Manevi tazminat taleplerinde, talebin bir kısmının reddine dair kararlar miktar ne olursa olsun istinaf edilebilir. Ancak manevi tazminatın tamamının reddi veya kabulü halinde parasal sınırların uygulanıp uygulanmayacağı doktrinde tartışmalı olsa da, Yargıtay uygulaması manevi tazminatın miktarı üzerinden kesinlik değerlendirmesi yapılması yönündedir.

İstinaf Dilekçesinin Verilmesi ve Harç Tamamlama Usulü

İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemeye veya başka bir yer mahkemesine verilebilir. Başvuru sırasında istinaf karar harcı, başvuru harcı ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm masrafların yatırılması zorunludur. HMK m. 344 uyarınca, harçların hiç yatırılmadığı veya eksik yatırıldığı durumlarda mahkeme başvurana bir haftalık kesin süre verir.

Eksik Harçların İkmal Edilmemesinin Sonuçları

Verilen kesin süre içerisinde eksik harç ve giderlerin tamamlanmaması halinde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karar bir nihai karar olup, kendisine karşı ayrıca istinaf yoluna başvurulabilir. İstanbul BAM kararlarında görüldüğü üzere, harç eksikliği durumunda dosya doğrudan incelenmeyip eksikliğin giderilmesi için yerel mahkemesine geri çevrilmektedir.

"Nisbi harca tabi karşı davanın istinaf edilmesi halinde karar ilam harcının 1/4'ü oranında nisbi istinaf harcının yatırılması gerekir. ... Bu itibarla davacı karşı davalı vekilince eksik yatırıldığı anlaşılan nisbi İstinaf karar harcının ... ikmali için HMK'nın 344. maddesi uyarınca işlem yapıldıktan sonra yeniden Dairemize gönderilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine çevrilmesine karar vermek gerekmiş..."

Kaynak: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi - Esas No: 2019/2543 - Karar No: 2019/2379

Belgeyi Gör: T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

İstinaf Başvuru Harcı ve Karar Harcı Ayrımı

Başvuru harcı maktudur ve her başvuruda alınır. Karar harcı ise davanın niteliğine göre maktu veya nisbi olabilir. Alacak davalarında hüküm altına alınan miktarın binde 68,31'inin dörtte biri nisbi istinaf karar harcı olarak peşin alınır. Kararın bozulması veya kaldırılması halinde bu harç iade edilir.

Ön İnceleme Aşaması ve Usulden Red Sebepleri

BAM hukuk dairesi, dosya kendisine ulaştığında esasa girmeden önce bir ön inceleme yapar. HMK m. 352 uyarınca yapılan bu inceleme, heyetçe veya görevlendirilen bir üye tarafından gerçekleştirilir. Ön inceleme aşamasında tespit edilen bir eksiklik, başvurunun doğrudan reddine veya dosyanın geri gönderilmesine yol açabilir.

Ön İncelemede Kontrol Edilen Hususlar:

  1. Görev ve Yetki: İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olup olmadığı.
  2. Kesinlik: Kararın yasal olarak kesin olup olmadığı (parasal sınır veya kanun hükmü).
  3. Süre: Başvurunun iki haftalık yasal süre içinde yapılıp yapılmadığı.
  4. Başvuru Şartları: Harç ve giderlerin yatırılıp yatırılmadığı, vekaletname aslı veya örneğinin bulunup bulunmadığı.
  5. Gerekçe: İstinaf sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi (Bu durum ancak kamu düzenine aykırılık yoksa ret sebebidir).

Ön İnceleme Sonrası Verilecek Kararlar

Eğer ön inceleme aşamasında bir eksiklik tespit edilirse, BAM esasa girmeden başvurunun reddine karar verir. Eksiklik bulunmadığı takdirde dosya incelemeye alınır ve HMK m. 353 kapsamında duruşmalı veya duruşmasız inceleme safhasına geçilir.

Kamu Düzenine Aykırılık ve Re'sen İnceleme Yetkisi

İstinaf yargılamasının en karakteristik özelliklerinden biri, dilekçede belirtilen sebeplerle bağlılık kuralının kamu düzeni lehine esnetilmesidir. HMK m. 355 uyarınca bölge adliye mahkemesi, tarafların ileri sürüp sürmediğine bakmaksızın, kamu düzenine aykırı gördüğü hususları kendiliğinden dikkate alır.

Kamu Düzeni Kapsamına Giren Haller

Hukuk yargılamasında kamu düzeni kavramı, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri, yargılamanın temelini oluşturan usul kurallarını ifade eder. Örneğin; görevsiz mahkemede davanın görülmesi, dava şartlarının (taraf ehliyeti, hukuki yarar vb.) bulunmaması, hakimin davaya bakmaktan yasaklı olması veya arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi kamu düzenindendir.

"Ancak her durumda kamu düzenine aykırı hususlar istinaf mahkemesince re’sen dikkate alınmaktadır. HMK'nın 352. maddesinde istinaf kanun yolunda ön inceleme düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre; ... Kararın kesin olması, başvurunun süresi içinde yapılmaması ... d) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi hallerinden birinin tespiti halinde öncelikle gerekli karar verilir."

Kaynak: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu - Esas No: 2020/6 - Karar No: 2021/342

Belgeyi Gör: Hukuk Genel Kurulu 2020/6 E. , 2021/342 K.

Arabuluculuk Dava Şartının Kamu Düzeni Niteliği

6325 sayılı Kanun ve HMK hükümleri uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi dosyalarda, bu şartın yerine getirilmemiş olması bir dava şartı noksanlığıdır. İstanbul BAM 40. Hukuk Dairesi'nin kararlarında vurgulandığı üzere, arabuluculuk tutanağının dosyada bulunmaması veya davetiye çıkarılmaması kamu düzenine aykırılık teşkil eder ve BAM bu hususu re'sen inceler.

İstinaf Aşamasında Yeni Delil ve İddia Yasağı

İstinaf kanun yolu, kural olarak ilk derece mahkemesinde yürütülen yargılamanın bir devamı niteliğinde olsa da, tarafların diledikleri her zaman yeni iddia ve savunma ileri sürmelerine izin vermez. HMK m. 357 uyarınca, bölge adliye mahkemesinde yeni delillere dayanılamaz ve yeni iddialar dinlenemez.

Yasağın İstisnaları:

  1. Mücbir Sebep: İlk derece mahkemesinde mücbir bir sebeple gösterilmesine olanak bulunmayan deliller istinafta sunulabilir.
  2. Mahkemece Reddedilen Deliller: Usulüne uygun gösterildiği halde ilk derece mahkemesince haksız yere reddedilen deliller BAM tarafından incelenebilir.
  3. Re'sen Gözetilecek Hususlar: Kamu düzenine ilişkin deliller her zaman sunulabilir ve mahkemece araştırılabilir.

Islah Yasağı

İstinaf aşamasında dava ıslah edilemez. Yani davanın konusu değiştirilemez, artırılamaz veya yeni bir talep eklenemez. Bu kural, davanın makul sürede sonuçlandırılması ve ilk derece yargılamasının bypass edilmesini önleme amacını taşır.

Duruşma Yapılmadan Verilecek Kararlar ve Usuli Bozma

HMK m. 353, bölge adliye mahkemesinin hangi durumlarda duruşma yapmadan dosya üzerinden karar verebileceğini tahdidi olarak saymıştır. Bu kararlar kural olarak kesindir.

Esasa Girilmeden Kararın Kaldırılması Halleri (HMK m. 353/1-a)

Aşağıdaki durumlarda BAM, dosyayı incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verir: * Davaya bakması yasak olan hakimin karar vermiş olması. * Görevli veya yetkili olmayan mahkemenin karar vermesi. * Dava şartlarının bulunmaması. * Mahkemenin usule aykırı olarak davanın esası hakkında karar vermesi. * Kararın gerekçesiz olması.

Esastan Red veya Düzelterek Red Kararları (HMK m. 353/1-b)

İnceleme sonucunda kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılırsa başvurunun esastan reddine karar verilir. Eğer kararda sadece gerekçe hatası varsa veya maddi bir yanlışlık mevcutsa, BAM kararı düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurar.

"Bölge adliye mahkemesince yapılacak istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanaatine varılması halinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilecektir (HMK md. 353/b-1). ... Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunda ileri sürülen sebeplerin doğru olduğuna kanaat getirirse bu durumda ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kurar."

Kaynak: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu - Esas No: 2024/569 - Karar No: 2025/9

Belgeyi Gör: Hukuk Genel Kurulu 2024/569 E. , 2025/9 K.

Usuli Kazanılmış Hak ve Temyiz İlişkisi

İstinaf yoluna başvurmayan taraf bakımından, ilk derece mahkemesi kararı kesinleşir. Bu durum, istinaf eden taraf lehine "usuli kazanılmış hak" oluşturur. İstinaf etmeyen tarafın, karşı tarafın istinafı üzerine verilen BAM kararını temyiz etme hakkı kural olarak bulunmamaktadır.

İstinaf Etmeyenin Temyiz Hakkı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen taraf, BAM'ın istinaf başvurusunu reddetmesi durumunda bu kararı temyiz edemez. Ancak, BAM ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp aleyhe yeni bir hüküm kurarsa, istinaf etmeyen tarafın bu "yeni" bölüme karşı temyiz hakkı doğar.

Katılma Yoluyla İstinaf

Asıl istinaf süresini geçiren taraf, karşı tarafın istinaf dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde "katılma yoluyla istinaf" başvurusunda bulunabilir. Ancak asıl istinaf başvurusu herhangi bir sebeple (feragat, süre vb.) reddedilirse, katılma yoluyla istinaf başvurusu da otomatik olarak düşer.

İhtiyati Tedbir Kararlarında İstinaf Denetimi

HMK m. 341/1 uyarınca, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi veya bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bu denetim, tedbirin yerindeliği ve hukuka uygunluğu ile sınırlıdır.

Durum ve Koşulların Değişmesi Halinde İstinaf Yasağı

HMK m. 396 kapsamında, durum ve koşulların değişmesi nedeniyle ihtiyati tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi talepleri üzerine verilen kararlara karşı istinaf yolu kapalıdır. İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi'nin kararında belirtildiği üzere, yasa koyucu bu tür ara kararları istinaf denetimi dışında tutmuştur.

"HMK 396. maddesinde 'Durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına' ilişkin düzenleme yapılmış ise de Kanun'un 396. maddenin ikinci fıkrasında, kanun yollarını düzenleyen HMK.'nın 391. maddesinin son fıkrasına veya 394. maddesinin beşinci fıkrasına atıf yapılmamış olduğundan, durum ve koşulların değişmesi sebebine dayalı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması istemi ile ilgili mahkemece verilecek kararın istinafı olanaklı değildir."

Kaynak: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi - Esas No: 2019/2066 - Karar No: 2019/1956

Belgeyi Gör: T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

Tedbir Kararlarında Teminat Sorunu

İhtiyati tedbir kararlarında teminat miktarının artırılması veya azaltılmasına ilişkin itirazlar sonucunda verilen kararlar da istinaf denetimine tabidir. HMK m. 209 uyarınca sahtecilik iddiası bulunan belgelerin takibe etkisi ve bu kapsamdaki durdurma kararları, uygulamada en çok istinaf edilen konuların başında gelmektedir.

İdari Yargıda İstinaf ve 2024 Parasal Sınırları

İdari yargıda istinaf usulü, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m. 45'te düzenlenmiştir. İdari yargıda istinaf süresi kararın tebliğinden itibaren 30 gündür. Hukuk yargılamasından farklı olarak, idari yargıda istinaf başvurusu kural olarak yürütmeyi durdurmaz; bunun için ayrıca talepte bulunulması gerekir.

İdari Yargıda Kesinlik Sınırı

7524 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik neticesinde, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesindir. Bu sınırın altındaki uyuşmazlıklarda BAM incelemesi yapılamaz.

İdari İstinafta Usul ve Karar Türleri

Bölge İdare Mahkemesi (BİM), ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine; hukuka aykırı bulursa başvurunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesine hükmeder. İdari yargıda "bozma" ve dosyayı geri gönderme yetkisi, hukuk yargısına oranla çok daha kısıtlıdır.

Adliye Pratiğinde İstinaf Süreci ve Kalem İşlemleri

İstinaf başvurusu yapıldığında, dilekçe ve ekleri karşı tarafa tebliğ edilir. Karşı tarafın cevap süresi (iki hafta) dolduktan veya cevap verildikten sonra dosya yerel mahkeme kalemi tarafından UYAP üzerinden Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilir.

Bölge adliye mahkemesine dosya gönderim süreci ve kalem işlemlerini betimleyen görsel.

Dosya Gönderme ve Sıralama

Kararı veren mahkeme, istinaf dilekçesinde gösterilen BAM dairesi ile bağlı değildir. Dosya, BAM ilgili hukuk dairesine tevzi edilir. Adliye pratiğinde "müracaat sırasına göre" inceleme yapılması esas olsa da; ihtiyati tedbir, nafaka, iş davaları veya ivedi işler öncelikli olarak incelenir.

Editörün Notu: Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

Pratikte en sık karşılaşılan hata, istinaf dilekçesinde "tüm kararın" istinaf edildiğinin belirtilip somut gerekçelere yer verilmemesidir. Her ne kadar kamu düzeni re'sen incelense de, vakıa denetimi taleple sınırlı olduğundan; hatalı değerlendirilen delillerin, dinlenmeyen tanıkların veya yanlış hesaplanan tazminat kalemlerinin tek tek ve gerekçeli olarak dilekçede belirtilmesi davanın seyri açısından hayati önem taşır. Ayrıca, eksik harç yatırılması durumunda mahkemenin verdiği bir haftalık kesin sürenin kaçırılması, istinaf hakkının tamamen kaybına yol açmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. İstinaf süresi kararın yüze karşı tefhim edilmesiyle başlar mı? Hayır. 01/06/2024 tarihinden itibaren verilen kararlar bakımından istinaf süresi, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğ edilmesiyle başlar. Eski "tefhimle başlama" uygulaması genel kural olarak kaldırılmıştır.

2. Parasal sınırın altında kalan bir karar kamu düzenine aykırı ise istinaf edilebilir mi? Hayır. Kesinlik sınırı (parasal sınır) kamu düzenine ilişkin mutlak bir engeldir. Karar içeriği ne kadar hatalı veya kamu düzenine aykırı olursa olsun, yasal sınırın altındaki kararlar kesin niteliktedir ve istinaf incelemesine konu edilemez.

3. İstinaf aşamasında davanın miktarını ıslah yoluyla artırabilir miyim? Hayır. HMK m. 357/1 uyarınca bölge adliye mahkemesinde ıslah yapılamaz. Dava konusu artırılamaz veya yeni talepler eklenemez. Bu işlemlerin ilk derece mahkemesinde tahkikat sona erene kadar yapılmış olması gerekir.

4. İstinaf dilekçesinde hiçbir gerekçe göstermezsem ne olur? Eğer davanın esası kamu düzenine ilişkin bir husus barındırmıyorsa, gerekçesiz istinaf dilekçesi HMK m. 352/1-d uyarınca ön inceleme aşamasında usulden reddedilir. Ancak BAM, dilekçede gerekçe olmasa bile kamu düzenine aykırılık (örneğin görevsizlik veya dava şartı noksanlığı) tespit ederse kararı kaldırabilir.

Kaynakça

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2024/569 E., 2025/9 K.
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2021/1324 E., 2021/5483 K.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2021/936 E., 2022/1662 K.
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2019/2543 E., 2019/2379 K.
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2022/1823 E., 2022/1601 K.

Yasal Uyarı: Bu içerik sadece genel bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olaylardaki süreler, usul işlemleri ve yasal riskler için bir avukattan hukuki destek alınması zorunludur.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Medeni Usul Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: