
6100 Sayılı HMK m. 408 Çerçevesinde Tahkime Elverişlilik Sınırları ve Tahkim Sözleşmesinin Geçerlilik Koşulları
HMK 408 uyarınca tahkime elverişlilik, kamu düzeni ve taşınmaz ayni hakları ekseninde şekillenmektedir. İspat yükü ve tahkim ilk itirazı usulü, adliye pratiğinde tahkim şartının ayakta tutulması veya hükümsüz kılınması noktasında belirleyici rol oynar.
Tahkime Elverişlilik Kavramı ve HMK 408 Kapsamındaki Sınırlandırmalar
Tahkime elverişlilik, bir uyuşmazlığın devlet yargısı yerine hakemler vasıtasıyla çözülüp çözülemeyeceğini belirleyen kamu düzenine ilişkin bir ehliyet kriteridir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 408, tahkime elverişliliği iki ana negatif sınırlama ile tanımlamaktadır: Taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan kaynaklanan uyuşmazlıklar ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği (iradelerine tabi olmayan) işler.
Tahkim, tarafların üzerinde sulh veya kabul yoluyla serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıkları için geçerlidir. Kamu düzenini ilgilendiren, devletin münhasır yargı yetkisinde olan veya üçüncü kişilerin haklarını doğrudan etkileyen alanlarda tahkim sözleşmesi yapılamaz. Bu kuralın ihlali, uyuşmazlığın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gereken bir dava şartı eksikliği veya hakem kararının iptali/tenfiz reddi sebebidir.
"Tahkim sözleşmesi, tarafların iradesine tabi olan uyuşmazlıklar için mümkündür (6100 sayılı HMK m. 408/I). Başka bir deyişle, tarafların dava konusu üzerinde kabul veya sulh yolu ile serbestçe tasarruf edemeyecekleri hallerde, tahkim mümkün değildir. Örneğin, boşanma ve ayrılık davaları, iflas davaları ve çekişmesiz yargı işleri için tahkim sözleşmesi yapılamaz. Aynı şekilde taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan veya iki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar tahkimin konusu olamaz."
Kaynak: Yargıtay 15. Hukuk Dairesi - Esas No: 2019/3450 - Karar No: 2020/1932
Taşınmaz Mallar Üzerindeki Ayni Haklara İlişkin Tahkim Yasağı
HMK m. 408/1 uyarınca, taşınmaz üzerindeki ayni haklara (mülkiyet, irtifak, rehin, sükna vb.) ilişkin uyuşmazlıklar mutlak surette tahkime elverişsizdir. Bu yasak, tapu sicilinin devletin sorumluluğu ve gözetimi altında tutulması, mülkiyet güvenliğinin kamu düzeninden sayılması prensibine dayanır. Ancak, taşınmazın aynına ilişkin olmayan, sadece taşınmazdan kaynaklanan alacak iddiaları (örneğin kira bedeli, ecrimisil, taşınmaz satış vaadinden kaynaklanan tazminat) kural olarak tahkime elverişlidir.
Tapu İptal ve Tescil Davalarında Tahkim Engeli
Tapu iptal ve tescil davaları, doğrudan mülkiyet hakkının el değiştirmesini hedeflediği için hiçbir şekilde hakem kurulunda görülemez. Taraflar bu konuda bir tahkim şartı düzenlemiş olsalar dahi, mahkeme bu şartı geçersiz sayarak yargılamaya devam eder. Eğer bir hakem kurulu taşınmazın ayni hakkına dair hüküm kurarsa, bu karar HMK m. 439/2-g uyarınca kamu düzenine aykırılık teşkil eder ve iptal davasına konu olur.
Sınai Mülkiyet Hakları ve Mülkiyet Paralelliği
Adliye pratiğinde tartışmalı olan bir husus, marka ve patent gibi sınai mülkiyet haklarının transferine ilişkin uyuşmazlıklardır. Yargı eğilimi, Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdindeki tescil ve terkin işlemlerinin devletin egemenlik tasarrufu olduğu yönündedir. Özellikle markanın hükümsüzlüğü veya tescil yetkisine ilişkin uyuşmazlıklar, ayni hak benzeri bir koruma gerektirdiği için tahkime elverişsiz kabul edilebilmektedir.
"Netice itibariyle Fikri Sınai Mülkiyet hakkı tanıyan marka tescilinin de ayni hak niteliğinde olduğu, taşınmazlar yönünden tanınan ayrıcalığın mülkiyet hakkı içermesi sebebiyle markalar yönünden de sağlanması gerektiği bu sebeple mahkememizde oluşan kanaat sebebiyle herhangi bir markanın hükümsüzlüğü devri veya iptali gibi hususlarının Sınai Mülkiyet Hakkı içermesi ve tek yetkili kurumun TPMK ve Türk Mahkemeleri olması sebebiyle tahkime elverişli olmadığı..."
Kaynak: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi - Esas No: 2020/332 - Karar No: 2023/195
Belgeyi Gör: T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarafların İradelerine Tabi Olmayan İşler ve Kamu Düzeni Sınırı
Tahkime elverişliliğin ikinci bacağı olan "tarafların iradelerine tabi olmayan işler", uyuşmazlık konusunun sulh ve kabul yoluyla sonuçlandırılamayacağı alanları ifade eder. Ceza davaları, idari yargı yetkisindeki uyuşmazlıklar, iflas kararları, çekişmesiz yargı işleri ve aile hukukuna ilişkin (velayet, vesayet, boşanma) konular bu kapsamdadır.
İflas Davalarında Tahkim ve Alacak Tespiti Ayrımı
İflas davası, tüm alacaklıları ilgilendiren kolektif bir tasfiye süreci başlattığı için tahkime elverişli değildir. Ancak, iflas takibine konu olan bir alacağın varlığına ilişkin uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli bir tahkim şartı varsa hakem önünde çözülebilir. Hakemden alacağın varlığına dair karar alındıktan sonra, iflas kararını verme yetkisi münhasıran ticaret mahkemelerindedir.
İş Hukuku ve Tüketici Hukukunda Sınırlı Tahkim
İş sözleşmesinden doğan bireysel uyuşmazlıklarda tahkim, ancak uyuşmazlık doğduktan sonra yapılan bir anlaşma ile mümkün olabilir (Tahkim öncesi tahkim şartı yasağı). Tüketici hukukunda ise, tüketici hakem heyetlerinin zorunlu görev alanındaki uyuşmazlıklar için tüketici aleyhine tahkim şartı konulması, haksız şart niteliğinde olup geçersizlik riski taşır.
| Uyuşmazlık Türü | Tahkime Elverişlilik Durumu | Dayanak / Gerekçe |
|---|---|---|
| Kira Bedeli Alacağı | Elverişli | Şahsi hak niteliğindedir. |
| Tapu İptal ve Tescil | Elverişsiz | HMK m. 408 (Taşınmaz ayni hak). |
| Boşanma ve Velayet | Elverişsiz | Kamu düzeni / İradeye tabi değil. |
| Eser Sözleşmesi Tazminatı | Elverişli | Tasarrufa açık ticari uyuşmazlık. |
| Marka Hükümsüzlüğü | Elverişsiz (Yargı Eğilimi) | TPMK'nın inhisari yetkisi. |
| Ortaklığın Giderilmesi | Elverişsiz | Taşınmaz ayni hak / Paylı mülkiyet. |
Tahkim Sözleşmesinde İrade Beyanının Kesinliği ve "Mutlaklık" Kuralı
Tahkim sözleşmesinin veya şartının geçerli sayılabilmesi için tarafların uyuşmazlığı "kesin" ve "münhasır" olarak hakem önünde çözme iradesini ortaya koymuş olmaları gerekir. Eğer sözleşme metni uyuşmazlık halinde hem hakemi hem de devlet mahkemelerini yetkili kılıyorsa veya mahkemeye başvurma hakkını saklı tutuyorsa, tahkim iradesi zayıflamış kabul edilir.
"Hem Tahkim Hem Mahkeme" Karışıklığının Hukuki Sonucu
Sözleşmelerde sıkça görülen "Uyuşmazlık durumunda X Hakem Heyeti yetkilidir, uyuşmazlık çözülemezse İstanbul Mahkemeleri yetkilidir" şeklindeki kademeli veya alternatifli ifadeler, Yargıtay tarafından tahkim şartının geçersizliği olarak yorumlanmaktadır. Tahkim yolu seçilmişse, mahkemenin yetkisi tamamen ve istisnasız olarak bertaraf edilmelidir.
"Dairemiz ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında geçerli bir tahkim şartı varlığı veya tahkim anlaşmasının geçerli sayılabilmesi için uyuşmazlığın kesin olarak hakemde çözüleceğinin kararlaştırmış olması gerektiği kesin iradeyi ortadan kaldıran ya da zayıflatan kayıtların tahkim sözleşmesi veya şartını geçersiz-hükümsüz kılacağı kabul edilmektedir... 'kontrolörün hakemliğinde demek suretiyle sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümünü kararlaştırdıktan sonra, bu konuda bir çözüm bulunamadığı takdirde İstanbul mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir' demek suretiyle tahkim iradelerinin mutlak ve kesin olmadığını ortaya koymuşlardır."
Kaynak: Yargıtay 15. Hukuk Dairesi - Esas No: 2016/1522 - Karar No: 2017/1522
Tahkim İlk İtirazı: Usulü, Süresi ve Hak Düşürücü Etkisi
Geçerli bir tahkim sözleşmesine rağmen mahkemede dava açılması durumunda, davalı taraf "tahkim ilk itirazında" bulunmalıdır. Tahkim itirazı, HMK m. 116/1-b uyarınca bir ilk itirazdır ve davanın esasına girilmeden önce çözümlenmelidir. Mahkeme bu itirazı resen gözetmez; taraflarca ileri sürülmelidir.
Cevap Süresinin Hak Düşürücü Niteliği
Tahkim ilk itirazı, HMK m. 117/1 gereğince cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır. Cevap süresi (2 hafta veya ek süre) geçirildikten sonra yapılan tahkim itirazı dinlenmez. Bu durumda mahkemenin yetkisi kesinleşmiş olur ve davalı taraf tahkim şartına dayanarak davanın reddini isteyemez.
İtirazın Kabulünün Hukuki Sonucu
Mahkeme, tahkim sözleşmesinin geçerli ve uygulanabilir olduğuna kanaat getirirse, davanın usulden reddine karar verir. Bu ret kararı, uyuşmazlığın esası hakkında bir hüküm içermez; sadece uyuşmazlığın çözüm yerinin "hakem" olduğunu tespit eder.
Uygulama Notu: İcra takibine itirazın iptali davalarında, davalının icra dairesindeki borca itirazı sırasında tahkim itirazında bulunmamış olması, mahkemede açılan itirazın iptali davasında tahkim ilk itirazında bulunmasına engel değildir. Devletin cebri icra gücü tahkimle bertaraf edilemeyeceği için takibe itiraz aşamasında tahkim şartının ileri sürülmemesi feragat anlamına gelmez.
Kira Sözleşmelerinde Tahkime Elverişlilik ve Tahliye Davaları
Kira sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar, kural olarak şahsi hak niteliğinde olup tahkime elverişlidir. Ancak, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıyı koruyucu hükümlerin kamu düzeninden sayılması, tahliye davalarında tahkimin sınırlarını tartışmalı hale getirmiştir.
Kira Bedelinin Tespiti ve Uyarlama Davaları
Kira bedelinin tespiti ve uyarlanması davaları, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri ekonomik değerlere ilişkin olduğu için tahkime elverişlidir. Hakem, sunulan deliller ve emsal kira bedelleri ışığında bedel tespiti yapabilir.
Tahliye Davalarında Tahkim Engeli Tartışması
Kira sözleşmesine dayalı tahliye davalarında, tahliyenin kamu düzenini ilgilendiren emredici hükümlere (örneğin TBK'daki tahliye sebepleri) dayanması sebebiyle tahkimin mümkün olup olmadığı tartışılmaktadır. Ancak yerleşik içtihatlar, kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıkların tahkime elverişliliğini engelleyen mutlak bir kanuni düzenleme olmadığını belirtmektedir. Burada kıstas, uyuşmazlık konusunun taraf iradelerine mi yoksa emredici kamu düzenine mi dayandığıdır.
"Kira sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların tahkime elverişliliğini açıkça engelleyen kanuni bir düzenleme yoktur. Bu türden uyuşmazlıkların tahkime elverişli olup olmadığının tayininde, uyuşmazlık konusu olan işin taraf iradelerine tabi olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda kiraya veren ve kiracı iradelerine tabi olmayan kamu düzenine ilişkin olan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar tahkime elverişli olarak kabul edilmez."
Kaynak: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi - Esas No: 2025/893 - Karar No: 2025/3205
Eser Sözleşmelerinden Kaynaklanan Uyuşmazlıklarda Tahkim Uygulaması
Eser sözleşmeleri (inşaat, imalat, tadilat), tahkimin en yoğun kullanıldığı alanlardan biridir. Hukuki niteliği itibariyle tamamen tarafların serbest iradesine tabi olan bu sözleşmelerden doğan bedel alacağı, ayıplı ifa, gecikme tazminatı gibi uyuşmazlıklar tahkime tam elverişlidir.
Protokol ve Ek Sözleşmelerin Tahkim Şartına Etkisi
Asıl sözleşmede yer alan tahkim şartı, uyuşmazlığın çözümünü kapsar. Tarafların asıl sözleşmeden sonra imzaladıkları "tasfiye protokolü" veya "ek sözleşme" gibi belgeler, asıl sözleşmenin eki niteliğindeyse, bu belgelerden doğan uyuşmazlıklar da asıl sözleşmedeki tahkim şartına tabi olur. Ancak protokolün asıl sözleşmeden tamamen bağımsız yeni bir hukuki ilişki kurduğu durumlarda, protokolde ayrıca tahkim şartı aranır.
Ayıplı İfa ve Tazminat Talepleri
Eserin ayıplı teslimi nedeniyle açılacak tazminat davalarında, davalı tarafın tahkim itirazı mahkemece incelenirken tahkim şartının "geçerli, uygulanabilir ve tesirsiz" olup olmadığı denetlenir. Eğer tahkim şartı sadece bir tarafın (örneğin iş sahibinin) seçimine bırakılmışsa (asimetrik kloz), bu durum hak arama özgürlüğü bağlamında geçersizlik riski taşır.
"Davacı şirket yüklenici, davalı şirket ise iş sahibidir... mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesindeki düzenleme gereğince, davalı süresi içinde tahkim ilk itirazında bulunduğu ve itirazında haklı olduğundan HMK'nın 408 ve 412. maddesi gereğince tahkim itirazının kabulüne ve davanın reddine dair verilen karar..."
Kaynak: Yargıtay 15. Hukuk Dairesi - Esas No: 2016/1522 - Karar No: 2017/1522
Asimetrik Tahkim Kayıtları ve Silahların Eşitliği İlkesi
Asimetrik tahkim kaydı, uyuşmazlık çözüm yolunun seçim yetkisini veya mahkemeye başvurma hakkını sadece bir tarafa tanıyan sözleşme hükümleridir. Örneğin; "Franchise veren dilediği mahkemede dava açabilir ancak franchise alan sadece tahkime başvurabilir" şeklindeki kayıtlar bu kategoriye girer.
Eşitlik İlkesine Aykırılık ve Geçersizlik Riski
Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri, tahkim yargılamasında tarafların eşitliği ilkesini (HMK m. 423) ve dürüstlük kuralını esas alır. Bir tarafa hem tahkim hem mahkeme seçeneği sunulurken diğer tarafın sadece tahkime mecbur bırakılması, tahkim iradesinin "kesin ve karşılıklı" olması şartını zedeleyebilir.
Güncel Yargı Eğilimi
Son dönem BAM kararlarında, özellikle güçlü ticari konumdaki şirketlerin (bankalar, global markalar) sunduğu matbu sözleşmelerdeki asimetrik kayıtların, tahkim iradesini sakatladığı gerekçesiyle geçersiz sayıldığı görülmektedir. Bu tip kayıtlarda uyuşmazlığın çözümünde tek yetkili mercii belirlenmemiş sayılmakta ve devlet mahkemelerinin yetkisi kabul edilmektedir.
"BAUR, söz konusu taleplerle ilgili olarak tahkim mahkemesine başvurulmadığı sürece distribütör için yargı yetkisine sahip başka bir mahkeme önünde distribütör aleyhinde iddialarda bulunabilir... bu şekliyle uyuşmazlığın çözümünde tek yetkili olarak hakemin kabul edilmediği, tahkim iradesi açık ve kesin olmadığından tahkim şartının geçersiz olduğu anlaşılmakla..."
Kaynak: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi - Esas No: 2022/1559 - Karar No: 2023/320
Belgeyi Gör: T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
Yabancı Hakem Kararlarının Tenfizi ve Tahkime Elverişlilik Denetimi
Yabancı bir hakem kararının Türkiye'de icra edilebilmesi için 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) ve New York Sözleşmesi uyarınca tenfiz edilmesi gerekir. Tenfiz davasında mahkemenin yapacağı en kritik resen inceleme, uyuşmazlığın "Türk hukukuna göre tahkime elverişli" olup olmadığıdır.
New York Sözleşmesi m. V/2-a Uygulaması
Yabancı ülkede verilen bir hakem kararı, Türkiye'deki mülkiyet rejimini veya kamu düzenini etkiliyorsa tenfiz edilemez. Örneğin, İsviçre'de verilen bir hakem kararı Türkiye'deki bir taşınmazın tapu kaydının düzeltilmesine hükmediyorsa, bu karar HMK m. 408 engeline takılır ve Türk mahkemeleri tenfiz talebini reddeder.
Kamu Düzenine Aykırılık Denetimi
Tenfiz mahkemesi uyuşmazlığın esasına giremez (Esasa giriş yasağı - révision au fond). Ancak hakem kararının uygulanması durumunda ortaya çıkacak sonucun Türk hukukunun temel değerlerine, genel ahlaka ve anayasal haklara aykırı olup olmadığı denetlenir. Yargılama masrafları ve avukatlık ücretlerine ilişkin hakem kararları genellikle kamu düzenine aykırı bulunmaz ve tenfize konu edilir.
"Dava konusu tahkim kararına konu uyuşmazlığın hizmet ve satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle tahkime elverişli olduğu ve NYS m. V-2-a'daki şartı sağladığı... davalıya tebligatın usulüne uygun yapıldığı göz önüne alındığında tahkim yargılamasında davalının davaya katılmamasının kararın tenfizi bakımından kamu düzenine aykırılık oluşturmadığı ve sonuç itibariyle hakem kararının tenfiz şartlarını taşıdığı..."
Kaynak: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi - Esas No: 2021/55 - Karar No: 2021/667
Şirketler Hukuku Uyuşmazlıkları ve Tahkim
Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında anonim ve limited şirketlerde çıkan uyuşmazlıkların tahkime elverişliliği, pay sahipleri arasındaki sözleşmeler (SHA) bazında değerlendirilir. Şirket organlarının kararlarının iptali (örneğin genel kurul iptali) gibi doğrudan şirketin tüzel kişiliğini ve tüm pay sahiplerini etkileyen uyuşmazlıklarda tahkimin sınırı, şirket ana sözleşmesinde tahkim şartının bulunup bulunmadığına göre değişir.
Pay Sahipleri Sözleşmeleri ve Borçlandırıcı İşlemler
Pay sahiplerinin birbirlerine karşı üstlendikleri borçlar (hisse alım-satım opsiyonları, kar payı paylaşım esasları vb.) tamamen tarafların serbest tasarrufuna tabi olduğu için tahkime elverişlidir. Bu konularda yabancı tahkim merkezlerinde (ICC, LCIA) verilen kararlar Türkiye'de tenfiz edilebilir.
TTK m. 561 Gerekçesi ve Tahkim Yolu
6102 sayılı TTK'nın 561. maddesinin gerekçesi, şirket uyuşmazlıkları bakımından tahkim yolunun açık olduğunu açıkça teyit etmektedir. Kurucular, yöneticiler ve denetçiler aleyhine açılacak sorumluluk davalarında tahkim ve yetki sözleşmesi yapılması mümkündür.
"Kanun koyucunun, şirket uyuşmazlıklarının tahkime elverişli olduğuna dair iradesini, 6102 sayılı TTK'nın 561. madde gerekçesinde açıkça dile getirdiği görülmektedir... Tahkim ve yetki sözleşmesi yapmak yolu açıktır. Gerekçe açıkça, şirket uyuşmazlıkları bakımından tahkim yolunun açık olduğunu ifade etmektedir."
Kaynak: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi - Karar No: 2023/610
Belgeyi Gör: T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
Tahkim Şartının Ayakta Tutulması: Adliye Pratiğinde Dikkat Edilmesi Gereken 5 Kritik Nokta
Tahkim yoluyla uyuşmazlık çözmek isteyen profesyonellerin, tahkim şartının geçersiz sayılmaması için şu hususları göz önünde bulundurması stratejik öneme sahiptir:
- Yazılı Şekil Şartı: Tahkim sözleşmesi mutlaka yazılı olmalıdır. Faks, e-posta veya elektronik ortamdaki teati de yazılı şekil yerine geçer (HMK m. 412/3).
- Referans Yoluyla Tahkim: Asıl sözleşmede tahkim şartı içeren başka bir belgeye (örneğin genel işlem şartlarına veya FIDIC kurallarına) yollama yapılması durumunda, bu yollamanın açık ve tahkim şartını asıl sözleşmenin bir parçası haline getirecek nitelikte olması gerekir.
- Hakem Seçim Usulü: Sözleşmede hakemlerin nasıl seçileceği belirsizse veya taraflar anlaşamazsa, HMK m. 416 uyarınca mahkemeye başvurularak hakem tayini istenebilir.
- Tahkim Yeri ve Dili: Özellikle yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda tahkim yerinin Türkiye olarak belirlenmesi, HMK'nın tahkim hükümlerinin uygulanmasını sağlar (HMK m. 407).
- Bağımsızlık ve Tarafsızlık: Hakemlerin tarafsızlığından şüphe duyulması durumunda hakemin reddi prosedürü (HMK m. 418) süresinde işletilmelidir.
Editörün Notu: Tahkim yargılaması devam ederken taraflardan birinin mahkemede dava açması durumunda, hakem heyeti yargılamayı durdurmak zorunda değildir. Mahkemenin tahkim ilk itirazı hakkında vereceği karar beklenirken tahkim süreci de paralel olarak ilerleyebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Tahkim şartı içeren bir sözleşmeye rağmen açılan davada cevap süresini kaçırırsam ne olur? Tahkim itirazı bir ilk itirazdır. HMK m. 117 uyarınca cevap süresi içinde ileri sürülmezse, davalı tahkim itirazında bulunma hakkını kaybeder. Mahkeme bu durumu resen gözetmez ve davayı esastan görmeye devam eder.
2. Sözleşmede "Uyuşmazlık durumunda İstanbul Mahkemeleri veya Tahkim yetkilidir" yazıyorsa ne yapılmalı? Bu tip alternatifli veya seçimlik kayıtlar Yargıtay tarafından "tahkim iradesinin kesin olmadığı" gerekçesiyle geçersiz sayılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlık genel mahkemelerde çözümlenir. Tahkim iradesi mutlak ve kesin (münhasır) olmalıdır.
3. Taşınmazın tapu kaydını değiştirmeyen bir hakem kararı tenfiz edilebilir mi? Evet. Eğer hakem kararı mülkiyetin nakline değil, sadece bir borcun ifasına veya tazminata hükmediyorsa bu karar tahkime elverişli kabul edilir ve tenfiz edilebilir. Elverişsizlik, taşınmaz üzerindeki ayni hakların doğrudan hakem kararıyla değiştirilmeye çalışılması durumunda ortaya çıkar.
4. Franchise veya distribütörlük gibi zayıf tarafın olduğu sözleşmelerde tahkim şartı her zaman geçerli midir? Hayır. Özellikle asimetrik klozlar (sadece güçlü tarafa seçim hakkı veren kayıtlar) veya zayıf tarafın hak arama özgürlüğünü aşırı zorlaştıran (tahkim masraflarının fahiş olması, tahkim yerinin çok uzak olması gibi) düzenlemeler, mahkemelerce "dürüstlük kuralına aykırılık" veya "irade sakatlığı" gerekçesiyle geçersiz sayılabilmektedir.
Kaynakça
- 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 407, 408, 412, 413, 416).
- 4686 Sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu.
- 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun.
- Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, Esas No: 2019/3450, Karar No: 2020/1932.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Esas No: 2025/893, Karar No: 2025/3205.
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, Esas No: 2022/1559, Karar No: 2023/320.
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, Karar No: 2023/610.
Yasal Uyarı: Bu metin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve güncel yargı kararları çerçevesinde profesyonel hukukçulara yönelik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut uyuşmazlığın kendine özgü koşulları, sözleşme hükümleri ve usulü süreleri bulunmaktadır. Bu içerik, doğrudan bir hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti teşkil etmez; somut olaylarda uzman görüşü alınması tavsiye edilir.
Ana Kategori Rehberi
Bu konunun genel çerçevesi için Tahkim Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.