
CMK Madde 208: Tanığın Duruşma Salonundan Ayrılma Usulü ve Yargısal Denetim
5271 sayılı CMK 208 uyarınca tanıkların dinlendikten sonra salonu terk etmeleri mahkeme başkanının iznine tabidir. Bu kural, doğrudan soru sorma hakkı ve delillerin ikamesi sürecinde tanığın yeniden dinlenme ihtimaline karşı duruşma bütünlüğünü koruyan temel bir usul güvencesidir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 208. maddesi, tanıkların ifade verdikten sonra duruşma salonundan ayrılmalarını mahkeme başkanı veya hakimin açık iznine bağlayarak, yargılamanın doğrudan doğruyalık ve yüzyüzelik ilkelerini teminat altına almaktadır. Bu düzenleme, basit bir idari prosedür değil; savunma hakkının kısıtlanmaması, maddi gerçeğin araştırılması ve gerektiğinde tanığın beyanları arasındaki çelişkilerin (CMK m. 212) anında giderilebilmesi için öngörülmüş emredici bir usul kuralıdır. Uygulamada, tanığın izinsiz ayrılması duruşma disiplinine aykırılık teşkil etmekle kalmaz, aynı zamanda hükmün tesisi aşamasında telafisi güç usuli sakatlıklara yol açma potansiyeli taşır.
CMK Madde 208’in Hukuki Mahiyeti ve Korunan Değer
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 208, "Tanıklar, dinlendikten sonra ancak mahkeme başkanı veya hâkimin izniyle duruşma salonundan ayrılabilir." hükmünü amirdir. Bu kuralın birincil amacı, duruşmanın kesintisizliği ve delillerin tartışılması aşamasında tanığın fiziksel veya SEGBİS ortamındaki varlığına ihtiyaç duyulabilecek olmasıdır. Tanığın dinlenmesiyle işlem bitmiş kabul edilmez; zira CMK m. 216 uyarınca yapılacak delillerin tartışılması aşamasında veya sanığın sorgusu sırasında ortaya çıkacak yeni bir vakıa tanığa derhal sorulabilir.
Maddi Gerçeğin Araştırılması ve Kesintisizlik İlkesi
Ceza muhakemesinde temel hedef maddi gerçeğe ulaşmaktır. Tanığın beyanı alındıktan hemen sonra salondan ayrılmasına izin verilmesi, yargılamanın ilerleyen safhalarında (örneğin diğer tanıkların dinlenmesi veya belgelerin okunması sırasında) ortaya çıkabilecek çelişkilerin giderilmesini imkansız kılabilir. Mahkeme başkanı, duruşmanın seyrini ve delil ikamesinin bütünlüğünü gözeterek tanığın salonda kalmasına veya duruşma kapısında beklemesine karar verebilir.
Duruşma Disiplini ve Yargı Otoritesinin Tesisi
Tanığın izinsiz ayrılması, CMK m. 203 uyarınca düzenlenen duruşma disiplininin ihlali niteliğindedir. Mahkeme başkanı, duruşmanın düzenini sağlamakla yükümlü olup, tanığın bu emre aykırı davranması halinde disiplin hapsi veya adli para cezası gibi yaptırımları (ilgili kanun yolları saklı kalmak kaydıyla) değerlendirme yetkisine sahiptir. Yargıtay uygulamalarında, tanığın izinsiz ayrılması eyleminin mahkemeye hakaret boyutuna ulaşıp ulaşmadığı her somut olayın özelliğine göre titizlikle incelenmektedir.
"Duruşmanın düzeni, mahkeme başkanı veya hakim tarafından sağlanır, yine CMK'nun 208/1. maddesi uyarınca 'Tanıklar, dinlendikten sonra ancak mahkeme başkanı veya hakimin izniyle duruşma salonundan ayrılabilir'. Sanığa CMK'nun 53. maddesi gereği yasal uyarı da yapılmıştır. Bu düzenlemeler karşısında sanığın, tanık sıfatıyla dinlendiği duruşmada ne şekilde ifade vereceği hakimin taktirindedir."
Kaynak: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, Esas No: 2011/38113, Karar No: 2012/48430
Tanığın Duruşma Salonunda Hazır Bulunma Mecburiyetinin Sınırları
Tanığın duruşmada hazır bulunması kuralı mutlak değildir; ancak ayrılma işleminin hukuka uygunluğu mahkemenin takdirine ve belirli usuli şartların gerçekleşmesine bağlıdır. CMK 208, tanığın dinlenmesi tamamlandıktan sonraki süreci kapsar. Dinleme işlemi, tanığın kimlik tespiti, yemini, beyanı ve tarafların (savcı, müdafi, vekil) sorularının cevaplanmasını kapsayan kolektif bir süreçtir.
İzin Verme Yetkisinin Kullanılması
Mahkeme başkanı, tanığın ayrılmasına izin verirken "başkaca soru sorulup sorulmayacağını" taraflara sorar. Eğer iddia makamı veya savunma makamı, tanığın beyanlarına karşı bir diyecekleri olduğunu veya diğer delillerle karşılaştırma yapılması gerektiğini ileri sürerse, izin talebi reddedilebilir. Bu durum, savunma hakkının etkin kullanımıyla doğrudan ilintilidir.
Tanığın Bekletilmesini Gerektiren Haller
Aşağıdaki durumlarda mahkeme tanığın salondan ayrılmasına izin vermeme eğilimindedir: 1. Çelişkili Beyanlar: Tanığın duruşmadaki beyanı ile kolluk veya savcılık ifadesi arasında CMK m. 212/2 uyarınca giderilmesi gereken bir çelişki varsa. 2. Yüzleştirme İhtiyacı: Sanık ile tanık veya tanıklar arasında beyan bazlı uyuşmazlıkların yüzleştirme yoluyla çözülmesi gerekiyorsa. 3. Yeni Delil İkamesi: Duruşma sırasında dosyaya yeni sunulan bir belgenin içeriğinin tanığa sorulması elzemse.
CMK 201 Kapsamında Doğrudan Soru Hakkı ve Tanığın Ayrılması İlişkisi
CMK m. 201, Cumhuriyet savcısına, müdafiye ve vekile; sanığa, katılana ve tanıklara doğrudan soru yöneltme hakkı tanır. Tanığın CMK 208 uyarınca izin almadan ayrılması, bu anayasal ve usuli hakkın kullanılmasını engeller. Doğrudan soru sorma işlemi bitmeden tanığın salondan ayrılmasına müsaade edilmesi, silahların eşitliği ilkesine aykırılık teşkil eder.
Çapraz Sorgu ve Tanığın Fiziksel Varlığı
Modern ceza muhakemesinde tanığın beyanının güvenilirliği, karşı tarafın yönelteceği sorularla test edilir. Tanığın beyanı biter bitmez salondan ayrılması, savunma makamının beyan üzerine yapacağı değerlendirmeleri ve bu değerlendirmeler sonucunda doğacak yeni soru sorma ihtiyacını kadük bırakabilir. Bu nedenle, mahkeme başkanı ancak "soru sorma hakkının tükendiğine" kanaat getirdiğinde izin vermelidir.
Hakimin Soru Sorma Yetkisi
Heyet halinde görev yapan mahkemelerde, heyeti oluşturan her bir hakim, CMK m. 201/1 uyarınca tanığa soru yöneltebilir. Mahkeme başkanının tek başına izin vermesi durumunda dahi, üye hakimlerin soru sorma ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır. Uygulamada, başkan izin vermeden önce heyet üyelerine tanıkla ilgili bir husus olup olmadığını şifahen sormaktadır.
"CMK'nın 201. maddesine göre, Cumhuriyet savcısı, müdafi veya vekil sıfatıyla duruşmaya katılan avukat, sanığa, katılana, tanıklara, bilirkişilere ve duruşmaya çağrılmış diğer kişilere, duruşma disiplinine uygun olarak doğrudan soru yöneltebilir. Sanık ve katılan da mahkeme başkanı veya hakim aracılığı ile soru yöneltebilir."
Kaynak: Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Esas No: 2018/4, Karar No: 2018/1470
Tanığın İzinsiz Ayrılmasının Usul Hukuku Bakımından Sonuçları
Tanığın CMK m. 208'e aykırı olarak salonu terk etmesi, sadece bir disiplin ihlali değil, aynı zamanda yargılamanın sıhhatini etkileyen bir usul hatasıdır. Eğer tanık, tarafların soru sorma hakkı henüz bitmeden veya beyanları tartışılmadan ayrılmışsa, mahkemenin bu tanığı bir sonraki celsede tekrar çağırması veya polis zoruyla getirtmesi gerekebilir.
| Durum | Usuli Sonuç | Hukuki Dayanak |
|---|---|---|
| İzin almadan ayrılma | Duruşma disiplinine aykırılık ve olası disiplin hapsi | CMK m. 203 |
| Sorular bitmeden ayrılma | Savunma hakkının kısıtlanması (Bozma sebebi) | CMK m. 201, 289 |
| Çelişki giderilmeden ayrılma | Maddi gerçeğin eksik araştırılması | CMK m. 212 |
| SEGBİS bağlantısının koparılması | Yüz yüzelik ilkesinin ihlali | CMK m. 196 |
Bozma Sebebi Olarak İzinsiz Ayrılma
Yargıtay, tanığın beyanlarının davanın sonucuna doğrudan etki ettiği dosyalarda, savunma makamının tanığa soru yöneltmesine imkan tanınmadan tanığın salondan ayrılmasını veya beyanlarının tartışılmamasını savunma hakkının kısıtlanması (CMK m. 289/1-h) kapsamında değerlendirebilir. Özellikle tanığın önceki beyanları ile duruşmadaki anlatımları çelişiyorsa, bu çelişki CMK 212 uyarınca giderilmeden tanığın gönderilmesi kesin bir usule aykırılık teşkil eder.
Uygulama Notu: Müdafi ve Vekil Açısından Stratejik Müdahale
Editörün Notu: Duruşma sırasında tanık ifadesini tamamladığında, mahkeme başkanı "ayrılabilirsin" demeden önce müdafi veya vekilin derhal söz alarak "Tanığın beyanlarına karşı diyeceklerimiz ve ek sorularımız mevcuttur, tanığın bekletilmesini talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunması kritiktir. Aksi halde, tanık salondan çıktıktan sonra tekrar getirtilmesi mahkemenin takdirine kalacak ve bu durum yargılamanın uzamasına neden olacaktır.
Çelişkilerin Giderilmesi (CMK 212) ve Tanığın Bekletilmesi
CMK m. 212, tanığın önceki ifadesiyle duruşmadaki ifadesi arasında çelişki bulunması halinde bu çelişkinin giderilmesini emreder. Tanığın salondan ayrılmasına izin verilmesi için bu sürecin tamamlanmış olması şarttır. Eğer tanık "hatırlamadığını" beyan ederse, CMK m. 212/1 uyarınca eski tutanaklar okunarak hatırlamasına yardım edilir.
Beyanlar Arasındaki Çelişkinin Giderilme Usulü
Tanığın huzurdaki beyanı ile hazırlık aşamasındaki beyanı farklılık gösteriyorsa, mahkeme başkanı tanığı hemen salondan çıkarmaz. Önce eski ifade okunur, ardından tanığa neden farklı beyanda bulunduğu sorulur. Bu süreç tamamlanmadan tanığa CMK 208 uyarınca izin verilmesi, delil değerlendirme aşamasında "çelişkili delil" sorunsalına yol açar.
Suç Ortakları ve Tanığın Endişesi (CMK 200)
Bazı durumlarda tanık, sanığın huzurunda gerçeği söylemekten çekinebilir. CMK m. 200 uyarınca sanığın salondan çıkarılmasına karar verilebilir. Ancak bu durumda dahi tanık, dinlendikten sonra hemen gidemez. Sanık tekrar salona getirildiğinde tanığın beyanları kendisine okunur ve sanığın tanığa soru sorma hakkı doğar. Tanığın CMK 208 izni, ancak sanığın bu beyanlara karşı beyanı alındıktan sonra gündeme gelmelidir.
"Sanık ancak suç ortaklarının veya tanığın gerçeği söylemeyeceğinden endişe edilmesi hâlinde, dinleme sırasında mahkeme salonundan çıkarılabilir, ancak tekrar getirildiğinde tutanaklar okunup ve gerektiğinde içeriği anlatılır. CMK’nın 208. maddesi gereğince 'Tanıklar, dinlendikten sonra ancak mahkeme başkanı veya hâkimin izniyle duruşma salonundan ayrılabilir.'"
Kaynak: Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2019/495, Karar No: 2021/116
Tanığın Duruşma Disiplinine Aykırı Davranışları ve Cezai Sorumluluk
Tanığın salonu izinsiz terk etmesi bazen basit bir usul hatasından öteye geçerek, mahkeme heyetine yönelik bir saygısızlık veya hakaret teşkil edebilir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin bir kararında, tanık olarak çağrılan bir kamu görevlisinin izin almadan salondan çıkması ve hakimin uyarılarına rağmen "Sadece amirlerimin huzurunda ayakta beklerim" diyerek salonu terk etmesi tartışılmıştır.
Hakaret Suçu ve Duruşma Düzeni Ayrımı
Tanığın salondan ayrılma biçimi, el-kol hareketleri veya kullandığı ifadeler Türk Ceza Kanunu m. 125/3-a (Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret) kapsamında değerlendirilebilir. Ancak her izinsiz ayrılma hakaret teşkil etmez. Eğer tanık sadece prosedürü bilmediği için veya aceleyle ayrılmışsa, bu durum CMK 203 kapsamında duruşma disipliniyle sınırlı kalır.
Disiplin Hapsi ve Uygulanabilirliği
Tanığın CMK 208 emrine aykırı davranması halinde, duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle mahkeme başkanı tarafından disiplin hapsi kararı verilebilir. Bu karar derhal uygulanır ancak itiraz yolu açıktır. Uygulamada, tanığın geri çağrılmasına rağmen gelmemesi durumunda bu yaptırımın kullanılması yargı otoritesinin korunması açısından tercih edilen bir yoldur.
Tanık Koruma Tedbirleri Altındaki Tanıklarda Ayrılma Usulü
Tanık Koruma Kanunu ve ilgili yönetmelikler kapsamında dinlenen tanıklar için CMK 208 uygulaması daha sıkı güvenlik kurallarına tabidir. Bu kişilerin salondan ayrılması sadece hakimin iznine değil, aynı zamanda koruma birimlerinin koordinasyonuna bağlıdır.
Gizli ve Özel Ortamda Dinleme
Tanığın maske, makyaj veya teknik ses değiştirme yöntemleriyle dinlendiği hallerde, tanığın salondan (veya özel odadan) ayrılması, kimliğinin ifşa edilmemesi için diğer tarafların (sanık, izleyiciler) görmeyeceği şekilde organize edilir. Bu durumda mahkeme başkanı izin vermeden önce koruma biriminden "güvenli çıkış" onayı alır.
SEGBİS Üzerinden Katılımda Ayrılma
Tanık duruşmaya başka bir yerdeki mahkemeden veya cezaevinden SEGBİS yoluyla bağlanıyorsa, bağlantının kesilmesi CMK 208 anlamında "ayrılma" hükmündedir. Tanığın ekrandan kaybolması veya teknik personelin bağlantıyı sonlandırması için mahkeme başkanının "Tanığın dinlenmesi bitmiştir, bağlantıyı sonlandırabilirsiniz" şeklinde açık beyanı tutanağa geçirilmelidir.
"Tanık, duruşma salonunda makyaj, maske, özel kabin veya benzeri yöntemlerden yararlanılarak ses ve dış görünüş bakımından tanınmasını ya da görülmesini engelleyecek şekilde de dinlenebilir. Bu hâlde taraflar, hakkında koruma tedbiri uygulanan tanığa Ceza Muhakemesi Kanununun 201 inci maddesi gereğince doğrudan soru yöneltebilirler."
Kaynak: Tanık Koruma Tedbirlerine İlişkin Yönetmelik m. 12/3
Olayın Tek Delili Olan Tanığın Durumu (CMK 210)
Eğer bir davada maddi gerçeğe ulaşılmasını sağlayacak tek delil bir tanığın açıklaması ise, bu tanığın duruşmadaki varlığı hayati önemdedir. CMK m. 210/1 uyarınca, olayın delili bir tanığın açıklamasından ibaretse bu tanık mutlaka duruşmada dinlenmelidir. Bu nitelikteki bir tanığın CMK 208 uyarınca salondan ayrılmasına izin verilmeden önce, ifadesinin eksiksizliği ve tarafların tüm sorularına yanıt verip vermediği azami titizlikle denetlenir.
İfade Tutanaklarının Okunması Yetersizliği
CMK m. 210, tek tanığın olduğu hallerde eski ifadelerin okunmasını yeterli bulmaz. Dolayısıyla, bu tanık duruşmaya getirtilip dinlendikten sonra, mahkemenin tanığı "ihtiyaten" bekletmesi yargılama stratejisi açısından daha güvenlidir. Zira bu tanığın beyanları üzerine yapılacak savunma, tanığın tekrar dinlenmesini zorunlu kılabilir.
Tanıklıktan Çekinebilecek Kişiler
Tanıklıktan çekinebilecek bir kişi (örneğin sanığın yakını), duruşmada tanıklıktan çekindiğinde, önceki ifadesine ilişkin tutanaklar CMK m. 210/2 uyarınca okunamaz. Bu durumda, tanığın salondan ayrılması için artık hukuki bir engel kalmamıştır ve mahkeme başkanı CMK 208 iznini hemen verebilir.
"Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez."
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu m. 210/1
Duruşma Gün ve Saatinin Bildirilmesi ve Tanığın Hazır Edilmesi
Tanığın salondan ayrılma usulünü anlamak için duruşmaya nasıl çağrıldığına da bakmak gerekir. CMK m. 179 ve 181 uyarınca sanık da tanık getirebilir. Mahkeme, tanığın dinlenmesi için belirlenen gün ve saati taraflara bildirir. Tanığın duruşmada hazır olması sağlandıktan sonra, dinleme işlemi bitene kadar mahkemenin gözetimi altındadır.
Tanığın Yeminli Dinlenmesi (CMK 55)
Tanığa ifadesinden önce veya sonra yemin verdirilir. CMK m. 55 uyarınca yemin edilirken herkesin ayağa kalkması zorunludur. Yeminli dinlenen bir tanığın, ifadesi biter bitmez yeminli sıfatıyla vereceği ek cevaplar için salonda tutulması, delilin hukuki değerini korur. İzin almadan ayrılan tanığın yemini üzerine yapılacak tartışmalar, delilin sıhhatini tartışmalı hale getirebilir.
İstinabe ve Naip Hakim Aracılığıyla Dinleme
Tanığın başka bir yerde dinlenmesi (istinabe) durumunda, CMK 208 yetkisi istinabe olunan mahkeme hakimine aittir. Asıl mahkemenin dosyayı inceleme süreci devam ederken, istinabe hakimi tanığın beyanını alıp tutanağa geçirdikten sonra ayrılmasına izin verebilir. Ancak asıl mahkeme, tanığın beyanlarını yetersiz bulursa tanığın tekrar dinlenmesini veya asıl duruşmaya getirilmesini talep edebilir.
Tanığın Salondan Ayrılmasından Sonra Ortaya Çıkan Eksiklikler
Tanık CMK 208 uyarınca izin alıp ayrıldıktan sonra, duruşmanın ilerleyen aşamalarında sanığın beyanları veya yeni bir belgenin dosyaya girmesiyle tanığın tekrar dinlenmesi gerekebilir. Bu durumda mahkeme, tanığı yeniden çağırmak (davetiye) veya zorla getirme kararı çıkarmak zorundadır.
- Ek Soru İhtiyacı: Savunma makamı, tanık gittikten sonra aklına gelen bir soruyu sorma hakkına sahip değildir; ancak tanığın tekrar çağrılmasını talep edebilir.
- Yüzleştirme Kararı: Başka bir tanığın beyanı ile ayrılan tanığın beyanı çelişirse, mahkeme re'sen veya talep üzerine yüzleştirme için tanığı tekrar celp eder.
- Hüküm Kurma Aşaması: Mahkeme, hüküm vermeden önce tanığın beyanındaki bir boşluğu fark ederse, duruşmayı erteleyerek tanığı yeniden dinleyebilir.
Yargıtay’ın Savunma Hakkı Konusundaki Hassasiyeti
Yargıtay, tanığın dinlenmesi sırasında sanığın veya müdafiinin hazır bulunmamasını, tanığın alelacele dinlenip gönderilmesini bozma nedeni yapmaktadır. CMK 208 uyarınca verilen izin, tarafların tanığın beyanına karşı diyecekleri sorulmadan verilmişse, adil yargılanma hakkı ihlal edilmiş sayılabilir.
"Tanığın kimliğinin gizli tutularak duruşmada hazır bulunması gerekenlerin yokluğunda dinlenilmeleri tanık için başka türlü önlenemeyecek ağır tehlike oluşturması... durumlarında uygulanabileceği göz ardı edilerek koşulları gerçekleşmediği halde, (X) ve (Y) kod adı verilerek kimlikleri gizlenen tanıkların... dinlenilmesi yasaya aykırı ise de; bu husus sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır."
Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Esas No: 2009/6903, Karar No: 2010/3047
Usul Ekonomisi ve Tanığın Ayrılma Zamanlaması
Mahkemeler, usul ekonomisi gereği tanıkların işlerini aksatmamak adına dinleme biter bitmez izin verme eğilimindedir. Ancak bu uygulama, davanın esasına yönelik riskler barındırır. Kıdemli hukukçular, kritik dosyalarda tanığın en azından o celse bitene kadar duruşma kapısında bekletilmesini talep etmelidir.
Çok Tanıklı Dosyalarda Bekletme Stratejisi
Bir olayla ilgili birden fazla tanık varsa, ilk dinlenen tanığın CMK 208 izni alıp gitmesi, sonraki tanıkların ilk tanığın beyanlarına göre ifade verip vermediğinin kontrolünü zorlaştırır. Mahkeme başkanı, tüm tanıkları dinledikten sonra topluca izin vererek, tanıkların birbirleriyle iletişim kurmasını ve beyanlarını senkronize etmesini engelleyebilir.
CMK 208 ve Diğer Kanunlardaki Benzer Maddeler
Hukuk literatüründe "208. madde" sadece CMK'da yer almaz. Örneğin Türk Ticaret Kanunu m. 208 satın alma hakkını, Gümrük Yönetmeliği m. 208 ise nihai kullanım izinlerini düzenler. Hukukçuların araştırma yaparken "CMK 208" vurgusuna dikkat etmesi, usul kurallarının maddi hukuk kurallarıyla karıştırılmaması açısından önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tanık ifadesini verip imzasını attıktan sonra hakim izin vermeden çıkarsa ne olur? Bu durum CMK 208'in açık ihlalidir. Mahkeme başkanı bu durumu tutanağa geçirir. Eğer tanığın beyanları tam olarak alınamamışsa veya ek sorular varsa, tanık hakkında zorla getirme kararı çıkarılabilir. Ayrıca duruşma disiplinini bozduğu gerekçesiyle disiplin hapsi veya para cezası uygulanabilir.
Müdafi olarak tanığın gitmesine itiraz edebilir miyim? Evet. Mahkeme başkanı izin vermeden önce tarafların görüşünü almalıdır. Müdafi, "Dosyadaki belgelerle tanığın beyanı arasında çelişki vardır, diğer tanıklar dinlenene kadar tanığın bekletilmesini talep ediyoruz" diyerek itirazını gerekçelendirmelidir.
SEGBİS ile dinlenen tanık izin almadan kameradan ayrılabilir mi? Hayır. SEGBİS bağlantısı, duruşma salonunun teknik bir uzantısıdır. Tanığın izinsiz olarak kameradan uzaklaşması veya bağlantıyı sonlandırması, duruşma salonunu terk etmekle aynı hukuki sonuçları doğurur.
Tanık izin alıp gittikten sonra tekrar çağrılabilir mi? Evet. Mahkeme, yargılamanın her aşamasında maddi gerçeği aydınlatmak için tanığı tekrar çağırabilir. CMK 208 uyarınca verilen izin, o celse için geçerlidir; davanın bütünü için tanığın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Kaynakça
- 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 55, 179, 181, 200, 201, 203, 208, 210, 212.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2019/495 E., 2021/116 K.
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2011/38113 E., 2012/48430 K.
- Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2018/4 E., 2018/1470 K.
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2009/6903 E., 2010/3047 K.
- Tanık Koruma Tedbirlerine İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik.
Bu makale, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve ilgili yüksek yargı içtihatları temel alınarak hazırlanmış akademik bir analizdir. İçerikte yer alan bilgiler genel mahiyette olup, her somut olayın kendine özgü usuli ve maddi gerçekleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Hukuki uyuşmazlıklarda profesyonel destek alınması tavsiye edilir.
Ana Kategori Rehberi
Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.