CMK 219 ve 222 Ekseninde Duruşma Tutanağının Geçerliliği: İmza Eksikliklerinin Hükme Etkisi ve Teknik Kayıt Usulü
Kovuşturma ve Duruşma UsulüYazar: EmsalDava Editör Ekibi

CMK 219 ve 222 Ekseninde Duruşma Tutanağının Geçerliliği: İmza Eksikliklerinin Hükme Etkisi ve Teknik Kayıt Usulü

CMK 219 uyarınca duruşma tutanağının kurucu unsuru olan imza noksanlıklarının, ispat gücüne ve hükmün sıhhatine etkisi uyuşmazlığın temelini oluşturmaktadır. Teknik araçlarla kayıt usulünde metinleştirme zorunluluğu ve imza noksanlığının mutlak bozma nedeni olup olmadığına dair içtihat gelişimi, usul ekonomisi ve adil yargılanma hakkı dengesiyle çözümlenmektedir.

Duruşma Tutanağının Hukuki Niteliği ve CMK 219 Kapsamında Kurucu Unsurlar

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 219, ceza yargılamasının "sözlülük" ve "doğrudan doğruyalık" ilkelerinin bir tecellisi olarak duruşmada cereyan eden tüm işlemlerin kayıt altına alınmasını amirdir. Duruşma tutanağı, yargılama faaliyetinin tek geçerli belgesi olup, mahkemenin vicdani kanısının oluştuğu süreci denetlenebilir kılar. Kanun koyucu, m. 219/1 gereğince tutanağın mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanmasını zorunlu tutarak, belgenin resmiyetini ve vüsukunu (güvenilirliğini) bu iki kurucu imza üzerine inşa etmiştir.

Duruşma tutanağının geçerliliği, sadece bir şekil şartı değil; aynı zamanda davanın taraflarının haklarının korunması ve üst mahkeme denetiminin sağlıklı yapılabilmesi için bir sıhhat şartıdır. Uygulamada, tutanağın her sayfasının imzalanması gerektiği kuralı, sahtecilik iddialarının önüne geçilmesi ve tutanak içeriğinin sonradan değiştirilme riskinin bertaraf edilmesi amacını taşır. Bu bağlamda, imza eksikliği sadece usuli bir hata değil, belgenin "resmi belge" niteliğini zedeleyen bir eksiklik olarak kabul edilmektedir.

"Duruşma için tutanak tutulur. Tutanak, mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır. Duruşmada yapılan işlemlerin teknik araçlarla kayda alınması halinde, bu kayıtlar vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülerek mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır. Mahkeme başkanının mazereti bulunursa tutanak, üyelerin en kıdemlisi tarafından imzalanır."

Kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 219

Belgeyi Gör: CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Tutanağın İmzalanmasında Şekli Şartlar: Hakim ve Zabıt Katibinin Sorumluluğu

CMK m. 219/1’deki imza yükümlülüğü, kolektif bir onay mekanizmasıdır. Mahkeme başkanı veya hâkimin imzası, yargılama faaliyetinin otoritesini ve hukuka uygunluğunu; zabıt kâtibinin imzası ise beyanların ve işlemlerin aslına uygun olarak yazıya döküldüğünü tevsik eder. Uygulama pratiğinde, özellikle çok sayfalı tutanaklarda sayfaların bir kısmının imzasız bırakılması, Yargıtay nezdinde uzun süre "mutlak bozma nedeni" olarak değerlendirilmiştir. Ancak son yıllardaki içtihat değişimi, bu eksikliğin "mahallinde giderilebilir" bir noksanlık olup olmadığına odaklanmaktadır.

Hakim ve katip imzalarının eksikliği arasında hukuki sonuçlar bakımından hiyerarşik bir fark gözetilmektedir. Zabıt katibinin imza eksikliği, tutanağın diğer sayfalarında veya gerekçeli kararda imzasının bulunması durumunda "maddi hata" veya "unutma" kapsamında değerlendirilerek doğrudan bozma sebebi yapılmayabilmektedir. Buna karşın, hükmü veren hakimin imza eksikliği, yargısal iradenin somutlaşmadığı karinesini güçlendirdiği için daha ağır bir usuli sakatlık teşkil eder.

Uygulama Notu: İmza Eksikliği Tespitinde İzlenecek Yol

Duruşma tutanağının incelenmesi sırasında bir sayfanın imzasız olduğu fark edildiğinde, profesyonel hukukçunun yapması gereken ilk işlem, bu eksikliğin UYAP sistemi üzerindeki "güvenli elektronik imza" ile ikmal edilip edilmediğini kontrol etmektir. Eğer UYAP üzerinde onaylı bir tutanak mevcutsa, fiziksel nüshadaki imza eksikliği tek başına bozma nedeni yapılamaz. Ancak hem fiziksel hem de dijital ortamda imza yoksa, bu durumun istinaf veya temyiz dilekçesinde "belgelendirme zorunluluğuna aykırılık" olarak ileri sürülmesi elzemdir.

Teknik Araçlarla Kayıt ve SEGBIS Tutanaklarının Tekemmül Süreci

CMK m. 219/1'in üçüncü cümlesi, teknolojik imkanların yargılamaya entegrasyonunu düzenler. Duruşmadaki işlemlerin (beyanlar, çapraz sorgu, delil tartışmaları) teknik araçlarla kaydedilmesi halinde, bu kayıtların "vakit geçirilmeksizin" yazılı tutanağa dönüştürülmesi şarttır. Bu düzenleme, ham ses veya görüntü kaydının tek başına "duruşma tutanağı" yerine geçemeyeceğini, mutlaka metinleştirilmesi ve yetkililerce imzalanması gerektiğini ortaya koyar.

SEGBİS kayıtlarının metinleştirme sürecini temsil eden teknik ekipmanlar.

SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) üzerinden yapılan kayıtlar, çözümleme işlemi yapıldıktan sonra mahkeme başkanı ve katip tarafından imzalandığında resmiyet kazanır. Kayıtların çözümlenmemesi veya çözümlenen metnin imzalanmaması, CMK m. 222 anlamında ispat gücü olmayan bir metin ortaya çıkarır. Uygulamada, SEGBİS çözümlerinin gecikmesi veya hatalı yapılması, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurabilir.

"Duruşmada yapılan işlemlerin teknik araçlarla kayda alınması halinde, bu kayıtlar vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülerek mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır."

Kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 219/1

Belgeyi Gör: CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Duruşma Tutanağının İspat Gücü ve Sahtecilik İddiasının Sınırları

CMK m. 222, ceza muhakemesinde "tutanakla ispat" kuralını kesin bir dille vazetmiştir. Duruşmanın kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun yapılıp yapılmadığı, ancak tutanakla ispat olunabilir. Bu düzenleme, tutanağın içeriğinin mutlak doğru kabul edildiği ve aksinin ancak "sahtecilik" iddiası ile kanıtlanabileceği bir yasal karine yaratır. Dolayısıyla, tutanakta yer alan bir beyanın aslında öyle söylenmediği iddiası, sahtecilik davası açılmadığı sürece dinlenemez.

Resmi mühürlü ve ıslak imzalı duruşma tutanağının yakın çekimi.

Bu ispat gücü, tutanağın CMK m. 219’daki şekli şartlara uygun olarak tanzim edilmiş olmasına bağlıdır. İmzasız veya onaysız bir tutanak, m. 222’deki imtiyazlı ispat gücünden yararlanamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında vurgulandığı üzere; duruşma tutanakları imzalanmak suretiyle ancak sahteciliği iddia olunabilen resmi belge niteliğine kavuşur.

İşlem Türü İspat Aracı İtiraz Yolu
Duruşmanın Usulüne Uygunluğu Sadece Duruşma Tutanağı Yalnızca Sahtecilik İddiası
Sanık Sorgusu / Beyanlar Tutanaktaki Yazılı Metin Sahtecilik veya Tutanak Düzeltme
Karar ve Hüküm İmzalı Hüküm Fıkrası Kanun Yolu (İstinaf/Temyiz)

İmza Eksikliğinin Hükme Etkisi: Mutlak Bozma mı Teknik Kusur mu?

Yargıtay içtihatlarında uzun yıllar boyunca duruşma tutanağındaki imza eksikliği, "belgelendirme yükümlülüğünün ihlali" olarak görülmüş ve hükmün esasına girilmeksizin mutlak bozma nedeni sayılmıştır. Ancak 2012 yılından itibaren özellikle usul ekonomisi ve adil yargılanma hakkının "makul sürede yargılanma" ayağı gözetilerek bu katı yaklaşımdan dönülmeye başlanmıştır. Güncel yaklaşım, imza eksikliğinin "vüsuku" (doğruluğu) zedeleyip zedelemediğine bakmaktadır.

Özellikle Yargıtay 4. Ceza Dairesi ve Ceza Genel Kurulu'nun (CGK) uyuşmazlıklarında, tutanağın bir sayfasının imzasız olmasının, eğer diğer sayfalar imzalıysa ve içerik konusunda taraflarca bir sahtecilik iddiası ileri sürülmemişse, doğrudan bozma nedeni yapılmayacağı yönünde bir eğilim oluşmuştur. Bu noktada "noksan ikmali" müessesesi devreye girmekte; dosya mahkemesine gönderilerek imza eksikliğinin giderilmesi sağlanmaktadır.

"Duruşma tutanağındaki imza eksikliğinin 5271 sayılı CMK'nun 219/1 ve 232/4. maddelerine aykırı davranılması, 5271 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 308. maddesinde sayılan mutlak bozma nedenlerinden biri değildir. Bu itibarla her imza eksikliği hükmün bozulmasını gerektirmez."

Kaynak: Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2012/28189 - Karar No: 2013/17810

Belgeyi Gör: 4. Ceza Dairesi 2012/28189 E. , 2013/17810 K.

Zabıt Katibi İmzasının Eksikliği Durumunda Yargıtay’ın Güncel Yaklaşımı

Zabıt katibi imzası, hakimin imzasına nazaran "tamamlayıcı" bir nitelik arz eder. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazları sonucunda verilen kararlarda; zabıt katibinin tutanağın bir sayfasını imzalamayı unutması, ancak sonraki sayfaları ve gerekçeli kararı imzalamış olması durumunda, tutanağa duyulan güvenin sarsılmadığı kabul edilmektedir. Bu durum, yargılamanın uzamasını engellemek adına "mahallinde giderilebilir eksiklik" olarak nitelendirilmektedir.

Editörün Notu: Profesyonel pratikte, zabıt katibi imzasının eksikliği nedeniyle bir hükmün bozulması artık istisnai bir durumdur. Ancak imzasız sayfada sanığın ikrarı veya mahkumiyete esas teşkil eden kritik bir tanık beyanı varsa ve bu beyana itiraz ediliyorsa, imza eksikliği belgenin sıhhatini etkileyen asli bir unsura dönüşür.

"...aynı zabıt katibinin tutanağın 2. sayfasında imzasının bulunduğu, zabıt katibinin imzasının eksik olduğu sayfanın hakim tarafından imzalanarak tutanak içeriğinin doğruluğunun tasdik edildiği... mevcut imza eksikliğinin mahallinde tamamlanabileceği anlaşılmaktadır."

Kaynak: Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2012/28152 - Karar No: 2013/17804

Belgeyi Gör: 4. Ceza Dairesi 2012/28152 E. , 2013/17804 K.

Kısa Karar ile Duruşma Tutanağı Arasındaki İmza Hiyerarşisi

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarına göre, duruşma tutanakları ile hüküm (kısa karar) arasında imza yetkisi bakımından keskin bir ayrım bulunmaktadır. CMK m. 219 kapsamında tutulan ara celse tutanaklarının sadece mahkeme başkanı/hakimi ve zabıt katibi tarafından imzalanması yeterlidir. Heyet halinde çalışan mahkemelerde, üye hakimlerin ara celse tutanaklarını imzalama zorunluluğu yoktur.

Ancak, hükmün açıklandığı son oturumda durum değişir. CMK m. 232/4 uyarınca "karar ve hükümler bunlara katılan hâkimler tarafından imzalanır." Bu, kısa kararın (hüküm fıkrasının) heyetteki tüm hakimler tarafından imzalanması gerektiği anlamına gelir. Kısa kararda üye hakim imzasının eksikliği, duruşma tutanağındaki imza eksikliğinden çok daha ağır bir hukuki sakatlık teşkil eder ve kural olarak bozma nedenidir.

"Duruşma sürecini saptamak için tutulan tutanakların mahkeme başkanı ile zabıt katibi tarafından imzalanmasının yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Duruşma sürecinin sonunda verilen ve tutanağa geçirilip duruşmada okunan son kararın da, karara katılan tüm hâkimler ve tutanağı yazan kâtiplerce imzalanması zorunludur."

Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2011/1-391 - Karar No: 2012/91

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2011/1-391 E. , 2012/91 K.

Hakimin Mazereti veya Görevden El Çektirilmesi Halinde Tutanak Tanzimi

Yargılama süreci devam ederken mahkeme başkanının mazeretli olması durumunda, CMK m. 219/2 uyarınca tutanak, üyelerin en kıdemlisi tarafından imzalanır. Bu düzenleme, yargılamanın sürekliliğini sağlamayı amaçlar. Ancak daha kritik bir senaryo, hüküm verildikten sonra ancak tutanak veya gerekçeli karar imzalanmadan önce hakimin görevden el çektirilmesi, ölümü veya emekli olması durumudur.

2024 tarihli güncel bir Ceza Genel Kurulu kararı (Esas 2022/508, Karar 2024/153), bu tip durumlarda izlenecek yolu netleştirmiştir. Eğer hüküm tefhim edilmiş (açıklanmış) ancak imzalanmamışsa, yeni atanan hakim tefhim edilen hükme uygun olarak gerekçeli kararı yazar ve imzalar. Önceki hakimin imza atamamış olması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi veya tekrar duruşma açılması usule aykırıdır.

"Hüküm sonucu tefhim edildikten sonra gerekçeli karar imzalanmadan hâkim ölür veya herhangi bir sebeple kararı imzalayamayacak hâle düşerse, yeni hâkim, tefhim edilen hükme uygun olarak, gerekçeli kararı bizzat yazarak imzalar... tekrar bir duruşma faaliyeti yürütülmeyeceği anlaşılmaktadır."

Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2022/508 - Karar No: 2024/153

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2022/508 E. , 2024/153 K.

UYAP Kayıtları ve Güvenli Elektronik İmzanın Islak İmza Eksikliğine Etkisi

Modern ceza muhakemesinde UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi), fiziksel dosyanın bir kopyası değil, aslı haline gelmiştir. Yargıtay 4. ve 9. Ceza Dairelerinin güncel kararları, fiziksel duruşma tutanağında imza eksikliği bulunsa dahi, tutanağın UYAP ortamında hakim tarafından güvenli elektronik imza ile onaylanmış olması durumunda bu eksikliğin "hükme etkili bir hukuka aykırılık" oluşturmayacağını kabul etmektedir.

UYAP sistemi üzerinden güvenli elektronik imza ile onaylanmış dijital dosya.

Elektronik imza, CMK m. 219'daki imza zorunluluğunu hukuken karşılar. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, zabıt katibinin de elektronik imzasının bulunup bulunmadığıdır. Sadece hakimin elektronik imzasıyla onaylanan ancak katibin imzasının (hem ıslak hem elektronik) bulunmadığı durumlarda, belgenin oluşumu henüz tamamlanmamış sayılabilir.

"İmza eksikliği konusunda taraflarca herhangi bir itiraz olmadığı gibi duruşma tutanakları hakkında da bir tereddüt olmadığı evrakın UYAP portalında kaydı bulunduğu... güvenli elektronik imza kullanılmasına rağmen gerekmediği halde el ile imza atılıp atılmadığı... gözetilerek mevcut imza eksikliğinin hükmün bozulmasını gerektirecek nitelikte usul ve yasaya aykırılığı teşkil edip etmediği belirlenmelidir."

Kaynak: Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas No: 2012/28146 - Karar No: 2013/17811

Belgeyi Gör: 4. Ceza Dairesi 2012/28146 E. , 2013/17811 K.

Usul Ekonomisi İlkesi ve İmza Noksanlığının Mahallinde Giderilmesi

Anayasa m. 141/4 uyarınca "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir." Usul ekonomisi olarak adlandırılan bu ilke, ceza muhakemesinde salt şekli eksiklikler nedeniyle yıllarca süren davaların boşa gitmesini engellemeyi amaçlar. Duruşma tutanağındaki imza eksikliği, dosyanın esasına etkili değilse ve ikmali mümkünse, Yargıtay dosyayı "noksan ikmali" için geri gönderir.

Geri gönderme işlemi, bir "bozma" değildir. Mahkeme, sadece eksik imzayı tamamlatır ve dosyayı tekrar Yargıtay’a yollar. Bu prosedür, davanın zamanaşımına uğramasını engellediği gibi, tarafların adil yargılanma haklarını da korur. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, sorgu tutanaklarındaki katip imza eksikliğinin hakim huzurunda giderilmesini ve buna dair ek bir tutanak düzenlenmesini yeterli bulmaktadır.

"...suça sürüklenen çocukların sorgusunun yapıldığı 21.07.2009 tarihli oturuma ait duruşma tutanağının 1. sayfasında... zabıt katibinin imzası bulunmadığı... bu eksikliğin aynı katip tarafından hakim huzurunda giderilerek, buna dair düzenlenecek tutanakla birlikte iade edilmesi istenilmiş... itiraz yerinde görülerek..."

Kaynak: Yargıtay 9. Ceza Dairesi - Esas No: 2012/8283 - Karar No: 2013/4894

Belgeyi Gör: 9. Ceza Dairesi 2012/8283 E. , 2013/4894 K.

Tutanak Tanziminde İçtihat Çatışmaları: 4. Ceza Dairesi ve Ceza Genel Kurulu Analizi

Duruşma tutanağındaki imza eksikliği hususunda Yargıtay bünyesinde geçmişte ciddi bir görüş ayrılığı yaşanmıştır. 4. Ceza Dairesi, uzun süre boyunca katip imzasının bir sayfada dahi eksik olmasını CMK m. 219’a kesin aykırılık ve mutlak bozma nedeni (1412 sayılı CMUK m. 308 anlamında) olarak görmüştür. Bu yaklaşım, usul kurallarının katı bir şekilde uygulanmasını savunurken, yargılamanın hızını sekteye uğratmıştır.

Ceza Genel Kurulu ise, "vüsuk" ve "güven" kavramlarını merkeze alarak daha esnek bir tutum sergilemiştir. Eğer tutanağın diğer sayfalarında veya mahkemenin diğer resmi belgelerinde (gerekçeli karar, tensip zaptı) aynı katibin imzası varsa, tek bir sayfadaki imza eksikliğinin "unutma" olduğu ve bu durumun belgenin doğruluğunu şüpheye düşürmeyeceği vurgulanmıştır. 2013 yılından itibaren 4. Ceza Dairesi de CGK görüşüne yaklaşarak, itirazlar sonucunda eski bozma kararlarından dönmüştür.

"...mahallinde tamamlatılabilecek nitelikte olan mevcut imza eksikliğinin, 5271 sayılı CMK'nun 219/1. maddesine aykırılık oluşturacak mutlak bir bozma nedeni olmadığını gözetmeyen Özel Dairenin bozma kararına katılmak mümkün değildir..."

Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2012/6-1433 - Karar No: 2013/56

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2012/6-1433 E. , 2013/56 K.

Uygulama Notu: Eksik İmzalı Tutanaklara Karşı İzlenecek Defi Stratejileri

Yargılama makamı veya müdafi/vekil sıfatıyla dosyayı inceleyen hukukçu, imza eksikliğini tespit ettiğinde şu hiyerarşik denetimi yapmalıdır: 1. Zamanlama Denetimi: İmza eksikliği hükmün kurulduğu "kısa karar" sayfasında mı yoksa sıradan bir ara celse sayfasında mı? Kısa karardaki eksiklik, mahkemenin iradesinin eksik oluştuğu iddiasına dayanak yapılır. 2. İçerik Denetimi: İmzasız sayfada yer alan beyanlar hükme esas alınmış mı? Eğer mahkumiyet hükmü doğrudan o sayfadaki bir tanık beyanına dayanıyorsa, imza eksikliği "ispat gücü" noktasında sakatlık yaratır. 3. UYAP Karşılaştırması: Fiziksel tutanakla UYAP’taki "onaylı" sürüm arasında fark var mı? Fark varsa, CMK m. 222 uyarınca sahtecilik iddiası gündeme gelebilir. 4. İtiraz Stratejisi: İstinaf aşamasında imza eksikliği ileri sürülürken, bu eksikliğin savunma hakkını nasıl kısıtladığı veya hükmün sıhhatini nasıl etkilediği somutlaştırılmalıdır. Sadece "imza yoktur" demek, güncel içtihatlar karşısında "mahallinde giderilebilir" cevabıyla karşılaşacaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Duruşma sırasında SEGBİS kaydı alınmışsa ayrıca tutanak tutulması zorunlu mudur? Evet. CMK m. 219/1 uyarınca teknik araçlarla kayıt yapılsa dahi, bu kayıtlar vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülmeli ve imzalanmalıdır. Sadece ses/görüntü kaydı duruşma tutanağı yerine geçmez.

2. Zabıt katibinin imzasının eksik olması her durumda kararın bozulmasını gerektirir mi? Hayır. Güncel Yargıtay içtihatlarına göre, katip imzası eksikliği "mutlak bozma nedeni" değildir. Eğer tutanağın diğer sayfalarında imza varsa ve sahtecilik iddiası yoksa, bu eksiklik mahallinde giderilebilir.

3. Üye hakimler duruşma tutanağını imzalamak zorunda mıdır? Heyet halinde çalışan mahkemelerde ara celse tutanaklarının sadece mahkeme başkanı ve zabıt katibi tarafından imzalanması yeterlidir (CMK m. 219/1). Ancak hükmün açıklandığı son oturumdaki kısa kararın ve gerekçeli kararın son sayfasının tüm üyelerce imzalanması zorunludur (CMK m. 232/4).

4. Hakimin duruşmadan sonra görevden uzaklaştırılması halinde imzasız kalan tutanaklar ne olur? Hüküm açıklanmış (tefhim edilmiş) ise, yeni atanan hakim tefhim edilen hükme uygun olarak tutanağı veya gerekçeli kararı imzalar. İmza eksikliği nedeniyle yargılama tekrarlanmaz.

Kaynakça

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 218, 219, 220, 221, 222, 231, 232.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2011/1-391, Karar No: 2012/91.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2012/6-1433, Karar No: 2013/56.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2022/508, Karar No: 2024/153.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas No: 2012/28189, Karar No: 2013/17810.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas No: 2012/28146, Karar No: 2013/17811.
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Esas No: 2012/8283, Karar No: 2013/4894.
  • Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 218.

Yasal Uyarı: Bu içerik 2026-03-05 tarihi itibarıyla yürürlükte olan mevzuat ve erişilebilir yargı kararları çerçevesinde, profesyonel hukukçular için akademik bir inceleme ve genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut uyuşmazlığın kendine özgü dinamikleri (delil durumu, usuli işlemler, zamanaşımı vb.) farklılık gösterebilir. Bu metin, hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti yerine geçmez; doğrudan bir dava veya hukuki işlemde kullanılmadan önce profesyonel yardım alınması önerilir. Oluşabilecek hak kayıplarından editör veya yayıncı sorumlu tutulamaz.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: