CMK Madde 117 Uyarınca Üçüncü Kişilerin Aranmasında Şartlar ve Adliye Pratiği
Koruma TedbirleriYazar: EmsalDava Editör Ekibi

CMK Madde 117 Uyarınca Üçüncü Kişilerin Aranmasında Şartlar ve Adliye Pratiği

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu madde 117, şüpheli veya sanık dışındaki üçüncü kişilerin üstünde, konutunda veya işyerinde arama yapılabilmesini "belirli olguların varlığı" şartına bağlayarak konut dokunulmazlığını koruma altına alır. Bu koruma tedbirinin uygulanmasında makul şüphe kriterinin ötesinde, suç delillerinin o yerde bulunduğunun kabulüne olanak sağlayan somut verilerin varlığı ve arama kararındaki hukuki gerekçenin denetlenebilirliği esastır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) madde 117, ceza muhakemesinde arama tedbirinin kapsamını şüpheli veya sanık olmayan "diğer kişilere" teşmil etmektedir. Bu düzenleme, suçla doğrudan ilgisi saptanmamış bireylerin temel hak ve özgürlüklerine müdahale teşkil ettiğinden, CMK m. 116’daki genel arama rejiminden daha sıkı şartlara tabidir. Uygulamada, üçüncü kişilerin aranabilmesi için sadece genel bir şüphe yeterli görülmemekte; aranan kişinin veya delilin o adreste bulunduğuna dair rasyonel ve somut bir temelin mevcudiyeti aranmaktadır.

CMK 117 Kapsamında Üçüncü Kişilerin Aranmasında Temel Hukuki Eksen

Ceza muhakemesinde üçüncü kişilerin aranması, şüphelinin yakalanması veya suç delillerinin elde edilmesi amacıyla başvurulan istisnai bir koruma tedbiridir. CMK m. 117/1 uyarınca, hakkında soruşturma yürütülmeyen bir kişinin üstü, eşyası, konutu veya işyeri aranabilir; ancak bu işlem ancak CMK m. 117/2’de öngörülen özel şartın gerçekleşmesi halinde hukuka uygundur.

Kanun koyucu, üçüncü kişiler yönünden yapılacak aramayı, "aranılan kişinin veya suçun delillerinin belirtilen yerlerde bulunduğunun kabul edilebilmesine olanak sağlayan olayların varlığına" bağlamıştır. Bu ibare, adliye pratiğinde "belirli olgulara dayalı kuvvetli bir tahmin" olarak yorumlanmaktadır. Şüpheli için geçerli olan "makul şüphe" standardı, üçüncü kişiler söz konusu olduğunda yerini daha somut verilere bırakmalıdır.

"Diğer kişilerle ilgili arama Madde 117: (1) Şüphelinin veya sanığın yakalanabilmesi veya suç delillerinin elde edilebilmesi amacıyla, diğer bir kişinin de üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir. (2) Bu hâllerde aramanın yapılması, aranılan kişinin veya suçun delillerinin belirtilen yerlerde bulunduğunun kabul edilebilmesine olanak sağlayan olayların varlığına bağlıdır."

Kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 117

Belgeyi Gör: CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Şüpheli ile Diğer Kişiler Arasındaki Arama Rejimi Farklılıkları

Hukuk pratiğinde CMK m. 116 (şüpheli/sanıkla ilgili arama) ile CMK m. 117 (diğer kişilerle ilgili arama) arasındaki temel ayrım, müdahalenin ağırlığı ve ispat standardıdır. Şüpheli söz konusu olduğunda "makul şüphe" yeterliyken, üçüncü kişilerde "olguların varlığı" aranır. Bu fark, suçla bağı henüz kurulmamış üçüncü kişilerin Anayasal mülkiyet ve özel hayatın gizliliği haklarının korunması amacına hizmet eder.

CMK 116 ve 117 arasındaki arama rejimi farklarını temsil eden hukuki dökümanlar.

Parametre Şüpheli/Sanık Araması (CMK 116) Diğer Kişilerin Araması (CMK 117)
Temel Şart Makul Şüphe Belirli Olayların/Olguların Varlığı
Amaç Yakalama veya Delil Elde Etme Şüphelinin Yakalanması veya Delil Elde Etme
Kapsam Üst, Eşya, Konut, İşyeri, Diğer Yerler Üst, Eşya, Konut, İşyeri, Diğer Yerler
Gece Araması İstisnai Durumlarda Mümkün İstisnai Durumlarda Mümkün
İstisna Takip Halinde Sınırlama Yok Takip Halinde Sınırlama Yok

Aramanın Maddi Şartı: Kanıtların Belirli Bir Yerde Olduğuna Dair Olguların Varlığı

CMK m. 117/2’de belirtilen "olayların varlığı", soyut varsayımlardan ari, dosya kapsamındaki verilerle desteklenen rasyonel bir temeli ifade eder. Örneğin, bir suç delilinin üçüncü kişinin evine saklandığına dair bir tanık beyanı veya teknik takip sonucu elde edilen bir veri, bu "olayın varlığına" delalet edebilir.

Makale editörü olarak belirtmeliyim ki, kolluk birimlerinin sadece "şüphelinin arkadaşı olması" veya "akrabası olması" gibi genel geçer gerekçelerle üçüncü kişilerin konutunda arama talep etmesi, kanun koyucunun aradığı rasyonel temel şartını karşılamaz. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, arama kararının temelini oluşturan bu olguların karar metninde somutlaştırılmasını emreder.

Arama Kararının Şekli ve Yetkili Mercilerin Belirlenmesi

CMK m. 119 uyarınca arama kararı verme yetkisi kural olarak hâkimdedir. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı, ona da ulaşılamayan hallerde kolluk amiri yazılı emir verebilir. Önemli bir usul kısıtı olarak; konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama yapılabilmesi için mutlaka hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri gereklidir.

Kolluk amirinin konut veya işyeri araması için yazılı emir verme yetkisi bulunmamaktadır. Bu kuralın ihlali, elde edilen delilin "hukuka aykırı delil" niteliği kazanmasına ve yargılamada hükme esas alınamamasına sebebiyet verir.

"...Arama ve elkoyma işlemi Anayasanın 20. maddesi ve CMK'nın 116 ve devamı maddeleri uyarınca istisnasız hakim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı ve Cumhuriyet savcısına ulaşılmaması durumunda ise kolluk amirinin yazılı emri ile yapılabileceği kuşkusuzdur..."

Kaynak: Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2016/851 - Karar No: 2018/619

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2016/851 E. , 2018/619 K.

Yargıtay İçtihatlarında Karar Gerekçesinin Hukuka Uygunluk Denetimi

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun birçok kararında vurgulandığı üzere, her türlü mahkeme kararının gerekçeli olması anayasal bir zorunluluktur (AY m. 141/3). Bu zorunluluk, üçüncü kişiler hakkında verilen arama kararlarını da kapsar. Karar metninde, neden şüpheli değil de üçüncü kişinin yerinin arandığı ve bu yerin seçilmesine neden olan "olguların" neler olduğu açıkça gösterilmelidir.

Yargıtay içtihatlarında arama kararlarının gerekçe zorunluluğunu simgeleyen mahkeme sahnesi.

Gerekçesiz bir arama kararı, denetlenebilirliği ortadan kaldırdığı için hak ihlaline yol açar. Yargıtay, gerekçenin "akla, hukuka ve dosya muhtevasına uygun" olması gerektiğini, aksi durumun keyfiliğe yol açacağını istikrarlı bir şekilde belirtmektedir.

"CMK'nın 230. maddesi uyarınca, hükmün gerekçe bölümünde, suç oluşturduğu kabul edilen fiilin gösterilmesi, nitelendirilmesi ve sonuç (hüküm) bölümünde yer alan uygulamaların dayanaklarının gösterilmesi zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya muhtevasına uygun açıklamasıdır... Kanuni, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi... uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır."

Kaynak: Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2019/300 - Karar No: 2020/419

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2019/300 E. , 2020/419 K.

Gerekçe Zorunluluğunun İspat Hukuku Açısından Önemi

Arama sonucunda elde edilen delilin sıhhati, arama kararının hukuki meşruiyeti ile doğrudan ilintilidir. Eğer bir arama kararı, CMK 117/2’deki "olayların varlığı" şartını karşılayan somut bir gerekçe içermiyorsa, bu arama sonucunda ele geçirilen uyuşturucu madde, silah veya dijital materyal "hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil" statüsüne girebilir.

Denetlenebilir Hüküm Kurma Zorunluluğu

Mahkemelerin, arama kararı sonrasında yapılan yargılamada, neden belirli bir kanıtı kabul edip diğerini reddettiğini de gerekçesinde tartışması gerekir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin uyuşturucu madde bulundurma suçlarına ilişkin kararlarında, olay tutanağının ve delillerin tartışılmadığı, gerekçesiz kurulan hükümlerin bozulduğu görülmektedir.

"Sanığın denetimli serbestlik tedbirine ilişkin karara uymaması nedeniyle verilen mahkûmiyet kararında;... kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin... belirtilmesi suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak hüküm kurulması [bozmayı gerektirir]."

Kaynak: 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2020/7845 - Karar No: 2020/9741

Belgeyi Gör: 10. Ceza Dairesi 2020/7845 E. , 2020/9741 K.

Konut Dokunulmazlığı ve CMK 117 İlişkisi

Konut dokunulmazlığı, bireyin en mahrem alanının devlet müdahalesinden korunmasını sağlar. CMK m. 117, bu dokunulmazlığa getirilen bir istisna olduğundan, dar yorumlanmalıdır. Üçüncü kişinin konutuna girilmesi için aranan "olayların varlığı" şartı, aslında konut dokunulmazlığının korunması için getirilmiş bir "filtre" mekanizmasıdır.

Adliye pratiğinde, üçüncü kişinin rızası olsa dahi, eğer işlem bir "arama" niteliği taşıyorsa (yani bir şeyi gizlendiği yerden çıkarma amacı varsa), usulüne uygun bir kararın veya yazılı emrin bulunması aranmaktadır. Rıza, kanunun emrettiği usuli güvenceleri ortadan kaldıran bir unsur olarak mutlak surette kabul edilmemelidir.

Sıcak Takip ve İzlenti Halinde Arama Sınırlamalarının Kalkması

CMK m. 117/3, üçüncü kişilerle ilgili arama kısıtlamalarına önemli bir istisna getirmektedir. Şüphelinin veya sanığın bulunduğu yerler ile, izlendiği sırada girdiği yerler (sıcak takip hali) hakkında, madde 117/2’deki "olayların varlığı" sınırlaması uygulanmaz.

Takip Altındaki Şüphelinin Üçüncü Kişiye Ait Alana Girmesi

Kolluk kuvvetleri bir şüpheliyi fiziksel olarak takip ederken, şüphelinin bir başkasının evine veya dükkanına girmesi halinde, o yerin sahibi hakkındaki özel şartlar (kanıtların orada olduğuna dair olgu şartı) aranmaz. Bu durumda arama, CMK m. 116’daki genel kurallar çerçevesinde ve suçüstü hükümlerinin verdiği yetkiyle (gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında) gerçekleştirilebilir.

Suçüstü Halinde Arama ve Elkoyma Yetkisi

Suçüstü hallerinde, bazen hakim veya savcı kararı beklenmesi delilin yok olmasına veya failin kaçmasına neden olabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, suçüstü halini sadece o sırada işlenmekte olan suçla sınırlı tutmamış; toplum veya kişiler bakımından hayati tehlikeyi ortadan kaldırmak amacıyla yapılan müdahaleleri de hukuka uygunluk sebepleri içinde değerlendirmiştir.

"...Suçüstü halinde yapılan aramalarda... hakim veya savcı kararı alınmasına gerek bulunmamaktadır... 5271 sayılı CMK'nın m.2/1-j. bendi; suçüstü halini, o sırada işlenmekte olan suçla sınırlı tutmamıştır."

Kaynak: Ceza Genel Kurulu - Esas No: 2016/851 - Karar No: 2018/619

Belgeyi Gör: Ceza Genel Kurulu 2016/851 E. , 2018/619 K.

Gece Vakti Arama Yasağının İstisnaları ve Uygulama Pratiği

CMK m. 118, kural olarak konutlarda, işyerlerinde ve diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılmasını yasaklamıştır. Ancak bu kuralın da suçun niteliğine ve şartlarına göre istisnaları mevcuttur.

  1. Suçüstü Hali: Suçun işlendiği sırada veya hemen sonrasında yapılan aramalarda gece yasağı uygulanmaz.
  2. Gecikmesinde Sakınca Bulunan Haller: Delillerin karartılma ihtimalinin yüksek olduğu veya aciliyet arz eden durumlarda gece araması yapılabilir.
  3. Firar Edenlerin Yakalanması: Yakalanmışken kaçan kişilerin veya hükümlülerin tekrar yakalanması amacıyla yapılan aramalarda gece vakti kısıtlaması yoktur.

Gece araması yapılacaksa, bu durumun arama kararında ayrıca belirtilmesi ve gerekçelendirilmesi gerekir. Gündüz yapılabilecek bir aramanın, geçerli bir neden olmaksızın geceye bırakılması usule aykırılık teşkil eder.

Hukuka Aykırı Aramadan Elde Edilen Delillerin Akıbeti

CMK m. 117’ye aykırı olarak gerçekleştirilen bir arama, elde edilen tüm bulguları "zehirli ağacın meyvesi" ilkesi gereği hukuken geçersiz kılabilir. Anayasa m. 38/6 uyarınca, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.

Editörün Notu: Uygulamada, üçüncü kişilerin aranmasında yapılan usul hataları (örneğin; CMK 117/2'deki olgu şartının kararda tartışılmaması), sanık müdafileri tarafından en güçlü iptal gerekçelerinden biri olarak ileri sürülmektedir. Eğer arama hukuka aykırı ise, bu aramadan elde edilen uyuşturucu madde veya silahın sanığın ikrarı ile dahi meşrulaştırılamayacağı yargı eğilimleri arasındadır.

Adliye Pratiğinde Arama Kararına İtiraz ve Usulü İşlemler

Üçüncü kişiler, kendileri hakkında verilen arama kararlarına veya arama işleminin uygulanış biçimine karşı hukuki yollara başvurma hakkına sahiptir. Bu hak, sadece şüpheliye değil, işlemden etkilenen herkese tanınmıştır.

  • İtiraz Mercisi: Hakim tarafından verilen arama kararlarına karşı, kararı veren hakimliğin yargı çevresi içerisinde bulunduğu bir üst merciye (genellikle Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi) 7 gün içinde itiraz edilebilir.
  • Savcı Emrinin Onayı: Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında verilen arama kararları, konut ve işyerleri söz konusu olduğunda 24 saat içinde hakim onayına sunulmalıdır. Hakim, kararını en geç 24 saat içinde açıklar; aksi halde arama geçersiz kalır.
  • Tazminat Davası: Hukuka aykırı arama nedeniyle maddi veya manevi zarara uğrayan üçüncü kişiler, CMK m. 141 uyarınca Devlet aleyhine tazminat davası açabilirler.

Koruma Tedbiri Nedeniyle Tazminat Talepleri ve Hak Düşürücü Süreler

CMK m. 141/1-i bendi uyarınca, "Hakkında arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen" kişiler maddi ve manevi tazminat isteyebilirler. Üçüncü kişiler bakımından bu madde, mülkiyetin zarar görmesi veya haksız yere konut dokunulmazlığının ihlal edilmesi durumlarında işletilir.

Tazminat davası açma süresi, kararların kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde işlem tarihinden itibaren 1 yıldır. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olup, adliye pratiğinde titizlikle takip edilmelidir.

Operasyonel Risk Analizi ve Hukuki Güvenceler

Bir hukuk profesyoneli olarak, üçüncü şahıslarla ilgili arama taleplerinde ve kararlarında şu risk analizleri yapılmalıdır:

  1. Gereklilik ve Ölçülülük: Aranan kanıt, daha az müdahale içeren bir yöntemle (örneğin; teslim etme tebligatı) elde edilebiliyorsa doğrudan arama kararı verilmesi "ölçülülük" ilkesine aykırıdır.
  2. Karar Gerekçesinin Somutluğu: Kararda "dosya kapsamı" gibi genel ifadeler yerine, üçüncü kişinin konutunda suç eşyası bulunduğuna dair rasyonel temelin (ihbar, takip tutanağı, beyan vb.) belirtilmesi zorunludur.
  3. Arama Tutanağının Sıhhati: Arama sırasında o yer sahibinin veya komşulardan iki kişinin hazır bulundurulması (CMK 119/4), tutanağın ispat gücü ve işlemin meşruiyeti için elzemdir.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin bir kararında vurguladığı üzere, soruşturma belgelerinin (olay tutanağı, ekspertiz raporu vb.) aslı veya onaylı örneğinin dosyada bulunmaması bile denetim imkanını ortadan kaldırdığı için bozma nedenidir.

"...sanığın soruşturma aşamasındaki beyanının, ele geçirilen suç konusu madde ile ilgili ekspertiz raporunun, olay tutanağının fiziki dosya içerisinde bulunmadığı anlaşıldığından... soruşturmaya ilişkin tüm belgelerin aslı veya onaylı örneklerinin getirtilerek denetime imkan verecek şekilde bu dosya içerisinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi [bozmayı gerektirir]."

Kaynak: 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2020/7845 - Karar No: 2020/9741

Belgeyi Gör: 10. Ceza Dairesi 2020/7845 E. , 2020/9741 K.

Uygulama Notu: Avukatlar ve Hukuk Müşavirleri İçin Stratejik Adımlar

Üçüncü kişilerin arandığı vakalarda müdafi veya vekilin izlemesi gereken yol haritası şu şekildedir:

Adliye pratiğinde arama kararlarına itiraz sürecini temsil eden profesyonel ortam.

  • Adım 1: Arama kararının veya emrinin dayanağını (CMK 117/2'deki olguları) inceleyin. Karar gerekçesiz ise derhal itiraz yoluna başvurun.
  • Adım 2: Aramanın icra ediliş biçimini (gece yasağı, hazır bulundurulması gereken kişiler) tutanak üzerinden kontrol edin.
  • Adım 3: Arama sırasında el konulan eşyaların "suç delili" niteliği taşıyıp taşımadığını analiz edin. Üçüncü kişiye ait ve suçla ilgisiz eşyaların iadesi için (CMK 131) talepte bulunun.
  • Adım 4: Eğer arama kararı savcı tarafından verilmişse, hakim onayının süresinde yapılıp yapılmadığını UYAP üzerinden denetleyin.
  • Adım 5: Hukuka aykırı arama tespit edildiğinde, bu aramadan elde edilen delillerin dosyadan çıkarılması ve hükme esas alınmaması yönündeki savunmanızı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun gerekçe zorunluluğuna ilişkin içtihatlarıyla destekleyin.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Üçüncü kişinin evinde yapılan aramada, o yer sahibinin rızası varsa hakim kararı aranmaz mı? Hukuk pratiğinde, işlem bir "arama" (yani kapalı yerlerin, dolapların, eşyaların taranması) ise, rıza olsa dahi hakim kararı veya savcı emri gereklidir. Rıza, sadece içeri girilmesine (mülakata) izin verebilir; ancak cezai yaptırımı olan bir müdahale biçimi olan arama için kanuni usul zorunludur.

2. Polisin sıcak takip sırasında bir apartman dairesine girmesi CMK 117/2'deki şartlara tabi midir? Hayır. CMK 117/3 uyarınca, şüphelinin izlendiği sırada girdiği yerler için "kanıtların orada olduğuna dair olgu şartı" aranmaz. Bu durumda polis, suçüstü hükümlerine dayanarak içeri girebilir ve arama yapabilir.

3. Üçüncü kişinin işyerinde gece vakti arama yapılabilir mi? Kural olarak gece vakti arama yapılamaz. Ancak işyerinin o sırada açık olması, suçüstü hali bulunması veya gecikmesinde sakınca bulunan bir durumun hakim kararında/savcı emrinde belirtilmesi halinde gece araması mümkündür.

4. Gerekçesiz bir arama kararıyla elde edilen uyuşturucu madde mahkumiyete esas alınabilir mi? Yargıtay'ın güncel eğilimi, arama kararının kanuni şartları taşımaması (gerekçesiz olması, CMK 117/2'deki şartın tartışılmaması) halinde elde edilen delilin hukuka aykırı olduğu yönündedir. Hukuka aykırı delil ise, sanığın suçu itiraf etmesi halinde dahi hükme esas alınamaz.


Yasal Uyarı: Bu makale, CMK Madde 117 ve ilgili içtihatlar çerçevesinde profesyonel hukukçular için genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olay, kendi özel şartları içinde değerlendirilmelidir. Bu içerik, spesifik bir hukuki sorun için danışmanlık hizmeti yerine geçmez; yasal süreçlerin takibinde güncel mevzuatın ve yargı kararlarının yetkin bir hukukçu tarafından analiz edilmesi tavsiye edilir.

Kaynakça

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2016/240, Karar No: 2020/250
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2019/300, Karar No: 2020/419
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Esas No: 2020/7845, Karar No: 2020/9741
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2016/851, Karar No: 2018/619
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Esas No: 2023/6558, Karar No: 2023/6047
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2019/549, Karar No: 2020/402
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2022/350, Karar No: 2023/619

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: