5271 Sayılı CMK Madde 114 Kapsamında Önceden Ödetme ve Güvencenin Mağdura Tahsisi Rejimi
Koruma TedbirleriYazar: EmsalDava Editör Ekibi

5271 Sayılı CMK Madde 114 Kapsamında Önceden Ödetme ve Güvencenin Mağdura Tahsisi Rejimi

Ceza muhakemesinde güvence altına alınan bedellerin mağdura veya nafaka alacaklısına ödenmesi, şüphelinin rızası veya kesinleşmiş bir yargı kararına dayanır. CMK 114. maddesi, koruma tedbirleri kapsamında yatırılan teminatın infaz aşamasını beklemeden hak sahiplerine aktarılmasına imkan tanıyan istisnai bir önceden ödetme usulünü düzenler.

Ceza Muhakemesi Hukukunda Güvence ve Önceden Ödetme Mekanizması

Ceza muhakemesinde güvence (teminat), kural olarak sanığın veya şüphelinin yargılama sürecindeki usuli yükümlülüklerini yerine getirmesini temin etmek amacıyla alınan bir koruma tedbiridir. Ancak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 114, bu klasik teminat fonksiyonunun ötesine geçerek, "önceden ödetme" müessesesi ile mağdurun haklarının korunmasını ve nafaka borçlarının ifasını önceliklendiren bir mekanizma öngörmektedir. Bu mekanizma, kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmünü beklemeden, şüphelinin rızasıyla veya bir mahkeme ilamına istinaden güvence bedelinin hak sahiplerine aktarılmasına cevaz verir.

Uygulamada CMK m. 113 ile düzenlenen güvencenin kapsamı; katılanın masrafları, suçun neden olduğu zararların giderilmesi, nafaka borçları, kamusal giderler ve para cezalarını içermektedir. CMK m. 114 ise bu kalemler arasından özellikle mağdur haklarını ve nafaka alacaklarını ayırarak, yargılamanın herhangi bir aşamasında (soruşturma veya kovuşturma) bu bedellerin ödenmesinin yolunu açar. Bu durum, ceza adaleti sisteminin yalnızca cezalandırma değil, aynı zamanda onarıcı adalet ilkeleri doğrultusunda mağdurun zararını ivedilikle giderme amacına da hizmet eder.

"Güvence: Madde 113 - ... (1) Güvence, aşağıda gösterilen öncelik sırasına göre ödemelerin yapılmasına özgülenir: a) Katılanın yaptığı masraflar, suçun neden olduğu zararların giderilmesi ve eski hâle getirme; şüpheli veya sanık nafaka borçlarını ödememeleri nedeniyle kovuşturuluyorlarsa nafaka borçları. b) Kamusal giderler. c) Para cezaları. (2) Şüpheli veya sanığı güvence göstermeye zorunlu kılan kararda, güvencenin karşıladığı kısımlar ayrı ayrı gösterilir."

Kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 113

Belgeyi Gör: CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

CMK Madde 114 Kapsamında Önceden Ödetme Rejimi ve Uygulama Şartları

Önceden ödetme kararı verilebilmesi için kanun koyucu iki temel senaryo öngörmüştür: Şüphelinin/sanığın rızası veya mağdur/nafaka alacaklısı lehine verilmiş bir yargı kararı. Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında ise hâkim veya mahkeme bu ödemeye karar verme yetkisine sahiptir. Bu yetkinin kullanılması takdiridir; ancak yasal şartlar oluştuğunda mağdurun talebi üzerine bu yönde bir değerlendirme yapılması adil yargılanma hakkının bir gereğidir.

Önceden ödetme, mülkiyet hakkına müdahale niteliği taşıdığından, CMK m. 114/1 uyarınca rıza unsurunun varlığı halinde şüphelinin iradesi sakatlanmamış olmalıdır. Eğer ortada kesinleşmiş bir hukuk mahkemesi kararı veya icra takibi neticesinde alınmış bir ilam varsa, CMK m. 114/2 uyarınca sanığın rızası aranmaksızın güvence bedeli alacaklıya ödenebilir. Bu düzenleme, ceza ve hukuk mahkemeleri arasındaki kararların birbirini tamamlaması (integration) ilkesinin somut bir tezahürüdür.

Güvencenin Mağdura Verilmesinde Rıza Unsuru ve İrade Beyanının Şekli

CMK m. 114'ün birinci fıkrası, şüphelinin veya sanığın rızasını merkezi bir noktaya koymaktadır. Bu rıza, "önceden ödetme" işleminin hukuki temelini oluşturur. Şüpheli, güvence bedelinin bir kısmının veya tamamının mağdura verilmesini kabul ederek, hem mağdurun zararını giderme iradesini sergiler hem de ileride hükmedilmesi muhtemel hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi veya alt sınırdan tayini noktasında bir takdiri indirim nedeni oluşturabilir.

Rıza beyanının tutanağa geçirilmesi usuli bir zorunluluktur. Müdafi huzurunda verilen rıza beyanı, ileride yapılacak itirazların önüne geçmek adına kritik öneme sahiptir. Editörün Notu: Uygulamada, şüphelinin "zararın giderilmesini kabul ediyorum" şeklindeki genel beyanı, CMK m. 114 kapsamında güvence bedelinin ödenmesine yönelik spesifik bir rıza olarak yorumlanmamalı; bedelin doğrudan aktarımı konusunda açık bir muvafakat aranmalıdır.

Yargı Kararı Bulunması Halinde Re'sen Ödeme Emri ve Rıza Aranmayan Haller

Eğer mağdur veya nafaka alacaklısı lehine, soruşturma veya kovuşturma konusu olan olayla ilgili bir yargı kararı (örneğin bir hukuk mahkemesinin tazminat ilamı veya ara kararı) mevcutsa, CMK m. 114/2 uyarınca sanığın rızası artık hukuki bir şart olmaktan çıkar. Bu durumda hâkim veya savcı, mağdurun veya alacaklının talebi üzerine, güvencenin bu kısımlarının ödenmesine emredebilir.

Bu durum, özellikle nafaka borçları nedeniyle açılan ceza davalarında sıkça karşımıza çıkar. Nafaka borçlusunun (sanığın) yargılama devam ederken yatırdığı teminat, mevcut nafaka ilamı uyarınca alacaklıya aktarılabilir. Burada önemli olan husus, yargı kararının konusu ile ceza davasının konusunun aynı olaydan kaynaklanması zorunluluğudur. Farklı bir hukuki ilişkiden doğan alacak için CMK 114 kapsamında teminattan ödeme yapılması hukuka aykırı olacaktır.

"Önceden ödetme: Madde 114 - (1) Hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı, şüpheli veya sanığın rızasıyla güvencenin mağdurun haklarını karşılayan veya nafaka borcuna ilişkin bulunan kısımlarının, istedikleri takdirde, mağdura veya nafaka alacaklılarına verilmesini emredebilir. (2) Soruşturma ve kovuşturmanın konusunu oluşturan olaylar nedeniyle, mağdur veya nafaka alacaklısı lehinde bir yargı kararı verilmiş ise, şüpheli veya sanığın rızası olmasa da ödemenin yapılması emredilebilir."

Kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 114

Belgeyi Gör: CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Karşılıksız Yararlanma Suçlarında Zararın Tespiti ve CMK 114 Etkisi

6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonrası, karşılıksız yararlanma suçlarında (elektrik, su, doğalgaz hırsızlığı gibi) zararın giderilmesi, bir dava şartı veya etkin pişmanlık nedeni olarak kurgulanmıştır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatları uyarınca, bu suçlarda soruşturma aşamasında "vergili ve cezasız gerçek zarar" miktarının bilirkişi marifetiyle tespiti ve şüpheliye bu miktarı ödemesi için süre verilmesi zorunludur.

Karşılıksız yararlanma suçlarında zarar tespit sürecini simgeleyen bilirkişi raporu ve dökümanlar.

Her ne kadar karşılıksız yararlanma suçlarındaki ödeme TCK m. 168/5 kapsamında bir "etkin pişmanlık" ödemesi olsa da, şüphelinin bu miktarı yatırması için CMK m. 114 mekanizması kıyasen veya idari bir kolaylık olarak kullanılabilir. Ancak teknik olarak, CMK 114'teki güvence, bir koruma tedbirinin (tutuklama yerine geçen adli kontrol veya serbest bırakılma şartı) parçasıdır. Karşılıksız yararlanma suçlarında ise ödeme, doğrudan ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran bir maddi hukuk kurumudur.

"6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca müşteki kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, şüpheliye miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle 'bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına' dair bildirimde bulunulması gerektiği..."

Kaynak: Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/7586 - Karar No: 2022/19584

Belgeyi Gör: 2. Ceza Dairesi 2022/7586 E. , 2022/19584 K.

Ön Ödeme (TCK 75) ile CMK 114 Arasındaki Sistematik Farklar

Ön ödeme ve önceden ödetme terimleri sıklıkla karıştırılsa da, hukuk terminolojisinde tamamen farklı kurumlara işaret ederler. TCK m. 75 kapsamında düzenlenen "ön ödeme", yalnız adli para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı altı ayı geçmeyen suçlarda, belirlenen miktarın ödenmesi halinde kamu davasının açılmamasını veya düşmesini sağlayan bir soruşturma/kovuşturma şartıdır. CMK m. 114'teki "önceden ödetme" ise, mevcut bir güvence bedelinin mağdura aktarılması işlemidir.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin vurguladığı üzere, suçun niteliği ön ödemeye tabi ise bu işlemin usulüne uygun yapılması bir zorunluluktur. Eğer sanık ön ödemeyi yaparsa dava düşer; oysa CMK 114'teki ödeme davanın seyrini her zaman doğrudan sona erdirmez, yalnızca tazmin yükümlülüğünü öne çeker.

"5237 sayılı TCK'nın ön ödeme başlıklı 75. maddesi... soruşturma ve kovuşturma aşamasında ön ödeme hükümlerinin uygulanması usulleri düzenlenmiştir. ... Suçun vasıf ve mahiyetinin değişmesiyle bir soruşturma ve kovuşturma şartı olan ön ödeme kapsamında kaldığı, ancak mahkemece ön ödeme işlemlerinin usulüne uygun şekilde yerine getirmedği anlaşılmakla... kararın bozulmasına..."

Kaynak: Yargıtay 19. Ceza Dairesi - Esas No: 2017/3397 - Karar No: 2018/765

Belgeyi Gör: 19. Ceza Dairesi 2017/3397 E. , 2018/765 K.

Güvencenin Geri Verilmesi ve Devlet Hazinesine Gelir Kaydedilmesi

CMK m. 115, güvencenin hangi durumlarda sanığa iade edileceğini, hangi durumlarda ise hazineye irat kaydedileceğini düzenler. Hükümlü, m. 113/1-a bendindeki "katılanın masrafları, suçun neden olduğu zararlar ve nafaka" yükümlülüklerini yerine getirmişse, güvencenin bu kısmı kendisine geri verilir. Ancak, geçerli bir mazereti olmaksızın yükümlülüklere uymazsa, güvence hazineye gelir yazılır.

CMK m. 114 uyarınca önceden mağdura ödenen kısımlar, doğal olarak sanığa iade edilecek bedelden düşülür. Eğer sanık hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse, CMK m. 114 kapsamında (eğer daha önce rıza ile ödenmemişse) güvence iade edilir. Fakat sanık rızasıyla bu parayı mağdura vermişse, beraat etse dahi bu bedeli geri alamaz; zira bu bir "ifa" niteliğindedir.

Güvence Türleri ve Uygulama Karşılaştırması

Aşağıdaki tablo, CMK kapsamındaki güvence kalemlerinin önceden ödetme (m. 114) ve genel iade (m. 115) rejimleri arasındaki farkları özetlemektedir:

Ceza muhakemesinde güvence ve önceden ödetme usullerini temsil eden hukuki döküman.

Güvence Kalemi Önceden Ödetme (m. 114) Şartı Beraat Halinde İade Durumu Mahkumiyet Halinde Kullanım Sırası
Mağdur Zararları Rıza veya Yargı Kararı Ödenmişse İade Edilmez 1. Sırada (Öncelikli)
Nafaka Borçları Rıza veya Yargı Kararı Ödenmişse İade Edilmez 1. Sırada (Öncelikli)
Kamusal Giderler Uygulanmaz İade Edilir 2. Sırada
Adli Para Cezası Uygulanmaz İade Edilir 3. Sırada

Soruşturma Aşamasında Erteleme Kararları ve Tebligat Usulsüzlükleri

Güvence ve ön ödeme gibi kurumlarda tebligatın usulüne uygun yapılması, kovuşturma şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tayini açısından hayatidir. Özellikle uyuşturucu madde kullanma suçlarında (TCK m. 191) verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" (KDAE) kararlarının şüpheliye itiraz hakkı tanınarak tebliğ edilmesi gerekir.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, KDAE kararında itiraz mercii ve süresi gösterilmeden yapılan tebligatları hukuki sonuç doğurmayacağını belirtmektedir. Bu durum, şüphelinin mali yükümlülük altına girdiği (güvence veya ön ödeme gibi) her türlü işlemde, aydınlatma yükümlülüğünün yargı makamlarında olduğunu gösterir.

"Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı... itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı... Mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilmesi gerekirken..."

Kaynak: Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2024/242 - Karar No: 2025/3941

Belgeyi Gör: 10. Ceza Dairesi 2024/242 E. , 2025/3941 K.

İcra ve İflas Kanunu m. 114 ile CMK m. 114 Karşılaştırması

Literatürde ve uygulamada "Madde 114" dendiğinde sıklıkla İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 114 ile CMK m. 114 karıştırılabilmektedir. İİK m. 114, "Artırma hazırlık tedbirleri" başlığı altında, ihale alıcısının bedeli yatırmaması halinde teminatın iade edilmeyip masraflardan düşülerek hak sahiplerine ödeneceğini düzenler.

Her iki madde de "teminatın/güvencenin hak sahiplerine aktarılması" gibi benzer bir mantığa sahip olsa da, CMK 114 bir ceza muhakemesi koruma tedbiri aracıyken, İİK 114 bir cebri icra satış usulüdür. Ceza davalarında mağdur zararlarının giderilmesi süreci, İİK'daki satış ve paylaştırma mantığından farklı olarak "rıza" ve "yargı kararı" dengesi üzerine kuruludur.

"İhale alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması hâlinde, alınan teminatın iade edilmeyip öncelikle satış masraflarından düşülmek üzere alacaklarına mahsuben hak sahiplerine ödeneceği. ... İhale alıcısının, satış bedelinin tamamını... en geç yedi gün içinde icra dairesi hesabına ödemesi gerektiği."

Kaynak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 114

Belgeyi Gör: İCRA VE İFLAS KANUNU

Amme Alacakları ve Adli Para Cezalarının İnfazında Güvence İlişkisi

Güvencenin kullanıldığı üçüncü sıra, 6183 sayılı Kanun kapsamındaki kamu alacakları ve adli para cezalarıdır. Eğer şüpheli veya sanık mahkum olursa ve güvence bedeli henüz iade edilmemişse, CMK m. 115/3 uyarınca bu bedel kamusal giderlerin ve para cezalarının tahsilinde kullanılır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m. 114 ise, malı olmadığı bildiriminde bulunan borçluların vermesi gereken bilgileri ve bu bilgileri vermemenin yaptırımını düzenler. Görüldüğü üzere, mevzuatımızda 114. maddeler genellikle mali yükümlülükler ve şeffaflıkla ilgilidir. Ceza muhakemesinde bu şeffaflık, mağdurun zararının giderilip giderilmediğinin netleştirilmesiyle sağlanır.

Adliye Pratiğinde Güvence İşlemleri ve Kalem Süreçleri

Adliye pratiğinde güvence işlemleri genellikle Cumhuriyet Savcılığı infaz kalemi veya mahkeme kalemi üzerinden yürütülür. Şüpheli tarafından yatırılan güvence bedeli (teminat), emanet hesabına alınır. CMK m. 114 kapsamında bir "önceden ödetme" kararı verildiğinde, ilgili karar bir müzekkere ile Saymanlık Müdürlüğü'ne veya bankaya gönderilir.

Uygulama Notu: Mağdur veya nafaka alacaklısı, CMK 114 kapsamında bir ödeme alabilmek için elindeki mahkeme kararını (ilamı) doğrudan ceza davasının görüldüğü mahkemeye bir dilekçe ile sunmalı ve bu ilamın ceza davasına konu fiille illiyet bağını açıklamalıdır. Hâkimin rıza olmaksızın re'sen ödeme kararı verebilmesi için bu illiyet bağının "şüpheye yer bırakmayacak" derecede açık olması aranır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Sanığın beraat etmesi durumunda, CMK 114 kapsamında mağdura yapılan ödeme geri alınabilir mi? Hayır, ceza davasından beraat edilmesi, mağdura yapılan ödemenin hukuk hukuku anlamında "sebepsiz zenginleşme" teşkil ettiği anlamına gelmez. Eğer ödeme sanığın rızasıyla yapılmışsa, bu rıza geçerli bir hukuki sebeptir. Eğer yargı kararı ile (sanığın rızası olmaksızın) yapılmışsa, o yargı kararının (örneğin tazminat ilamı) akıbetine bakılır. Karar kesinleşmişse iade söz konusu olmaz.

2. Güvence bedeli, avukatlık ücretini (vekalet ücretini) kapsar mı? CMK m. 113/1-a bendi "katılanın yaptığı masrafları" güvence kapsamına almıştır. Karar verilmiş bir vekalet ücreti, yargılama gideri (masraf) kaleminde değerlendirildiğinden, hükümle birlikte güvenceden tahsil edilebilir. Ancak CMK 114 kapsamındaki "önceden ödetme" aşamasında, genellikle asıl alacak (zarar/nafaka) önceliklidir.

3. Şüphelinin rızası yoksa ancak mağdurun elinde kesinleşmemiş bir yerel mahkeme tazminat kararı varsa ödeme yapılır mı? CMK m. 114/2 "bir yargı kararı verilmiş ise" ifadesini kullanmaktadır. Kanun maddesi "kesinleşmiş yargı kararı" demediği için, tehiri icra kararı alınmamış bir yerel mahkeme ilamı veya nafaka gibi derhal icra edilebilir ara kararlar uyarınca ödeme emri verilebilir. Ancak bu noktada hâkimin takdir yetkisini, sanığın mülkiyet hakkını da gözeterek kullanması beklenir.

4. Güvence bedeli mağdurun tüm zararını karşılamaya yetmiyorsa ne yapılır? CMK 113 ve 114 mekanizması, sadece yatırılan teminat miktarı ile sınırlıdır. Güvenceyi aşan zararlar için mağdurun genel hükümlere göre icra takibi yapması veya tazminat davası açması gerekir. Güvence, sadece hızlı ve garantili bir tahsilat imkanı sunar; borcun tamamını tasfiye etme zorunluluğu yoktur.

Kaynakça

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 113, 114, 115.
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 75, 168/5, 191.
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi - Esas No: 2017/3397 - Karar No: 2018/765.
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Esas No: 2022/7586 - Karar No: 2022/19584.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi - Esas No: 2024/242 - Karar No: 2025/3941.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 114.
  • 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m. 114.

Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlı olup, somut hukuki olaylara doğrudan uygulanması hak kayıplarına yol açabilir. Her vakanın kendine özgü koşulları ve usuli detayları mevcuttur. Bu içerik profesyonel bir hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti yerine geçmez.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: