ictihat
4. Ceza Dairesi 2012/28189 E. , 2013/17810 K.
# 4. Ceza Dairesi 2012/28189 E. , 2013/17810 K.
4. Ceza Dairesi 2012/28189 E. , 2013/17810 K.
"İçtihat Metni"
Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 22/04/2008 gün ve 2006/1151 esas, 2008/339 karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 20.02.2012 gün ve 2010/24720 esas, 2012/3159 sayılı kararıyla;
"Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Katılan ... ile beyanları hükme esas alınan bir kısım tanık anlatımlarını içeren 09/10/2007 tarihli oturuma ait tutanağın 1. ve 2. sayfasının katip tarafından imzalanmayarak CYY.nın 219. maddesine uyulmaması,
Yasaya aykırı ve sank ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen HÜKMÜN BOZULMASINA,"karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/04/2012 tarih ve 2008/275255 sayılı yazısı ile;
"Dosyanın incelenmesinde duruşmanın bitirilip hükmün kurulduğu, 09.10.2007 tarihli oturuma ait duruşma tutanağın 2 sayfadan ibaret olduğu, tutanağın sanık savunması müşteki beyanının bir bölümünün yer aldığı birinci ve ikinci sayfasında zaptı yazan 11842 sicil numaralı Melek Alan adlı zabıt kâtibinin imzasının bulunmadığı, hükmü veren hâkimin tutanağın hem birinci hem de ikinci sayfalarında imzasının bulunduğu görülmüştür.
5271 sayılı CMK.nun 219/1. maddesi uyarınca duruşma tutanaklarının her bir sayfasının mahkeme başkanı veya hakimi ile tutanağı yazan zabıt katibi ve 232/4. maddesi uyarınca karar ve hükümlerin bunlara katılan hakimler tarafından imzalanması gerekir. Bu yasal düzenlemelerin amacı tutanakların değiştirilmesini önlemek ve onlara güven duyulmasını sağlamaktır. Duruşma tutanakları imzalanmak suretiyle ancak sahteciliği iddia olunabilen resmi belge niteliğine kavuşur. 5271 sayılı CMK.nun 222. maddesinde "Duruşmanın nasıl yapıldığı, kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılıp yapılmadığı, ancak tutanakla ispat olunabilir. Tutanağa karşı yalnız sahtecilik iddiası yöneltilebilir." hükmü ile açıkça bu husus belirtmiştir.
Üst norm olarak temel hukuk kurallarını değerlendirilmesinde ve yorumlanmasında dikkate alacağımız Anayasanın 141/4. madde ve fıkrasında yer verilen, "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir" hükmü gereği kabul edildiği gibi CMK'nun da kabul ettiği bir ilkedir. Uzun süren makul sürede tamamlanıp sonuçlandırılmayan yargılamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ilgili hükümlerini de ihlal edeceğinden , geciken adeletin tam bir adalet olmayacağına dair evrensel ilkeler de dikkate alındığında yargılamanın gereksiz uzamaması, için gereken tedbirlerin ilgili mercilerce alınması gerekmektedir.
./..
-2-
İmza eksikliği konusunda taraflarca herhangi bir itiraz olmadığı gibi duruşma tutanakları hakkında da bir tereddüt olmadığı evrakın UYAP portalında kaydı bulunduğu, yukarıda belirtilen hukuka aykırılık hallerinde kesin bozma sebepleri arasında sayılmayan duruşma tutanağındaki sadece zabıt katibi imzası eksikliğinin, temyiz incelemesi öncesinde noksan ikmali suretiyle gidertilmesi, birkaç ay gibi kısa bir sürede sağlanabilecektir. Bu prosedür sonrasında esastan temyiz incelemesi yapılarak bir karar verilmesi mümkün iken,.salt imza noksanlığı nedeniyle bozulması halinde, dosyanın yerel mahkemece yeniden esasa kaydı - taraf teşkili -yargılama süreci -verilecek kararın tebliği - yeniden işleyecek temyiz süreci suretiyle yargılama uzatılacak ve davaların mümkün olan en kısa sürede bitirilememesi nedeniyle adil yargılanma hakkı ihlal edilebilecek veya bir kısım davalar zamanaşımına uğrayabilecektir.
Temyiz incelemesinin 5271 sayılı CMK nın 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 307. maddesi uyarınca, temyiz ancak hükmün yasaya aykırı olması sebebine dayanır. Yasaya aykırılık ise, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanmasıdır. Ancak her yasaya aykırılık mutlak bir bozma nedeni değildir. Mutlak bozma nedeni olan kanuna aykırılık halleri aynı Yasanın 308. maddesinde sekiz bent halinde sayılmıştır. Bu hallerin bozma sebebi sayılıp sayılmaması hususu Yargıtay'ın takdirine de bırakılmamıştır. Bunun dışındaki hallerde yasaya aykırılığın bozma sebebi sayılabilmesi için aykırılığın yine aynı Yasanın 306. maddesindeki "hükme esas alınan", 309. maddesindeki "hüküm için mühim noktalarda" ve 320. maddesindeki "hükme tesiri olacak derecede kanuna muhalefet" ibareleri ile işaret olunduğu üzere son karara hükme tesiri olması gerekir.
Duruşma tutanağındaki imza eksikliğinin 5271 sayılı CMK.nun 219/1 ve 232/4. maddelerine aykırı davranılması, 5271 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 308. maddesinde sayılan mutlak bozma nedenlerinden biri değildir. Bu itibarla her imza eksikliği hükmün bozulmasını gerektirmez. Mevcut imzaların tutanağa yeterli güveni sağlayıp sağlamadığı, tutanağın diğer sayfalarında imza eksikliği bulunup bulunmadığı, eksik imzalı tutanaktaki işlemlerin imza eksikliği bulunmayan başka tutanak veya kararlarla ve var ise UYAP'taki kaydı ile uyumlu olup olmadığı, güvenli elektronik imza kullanılmasına rağmen gerekmediği halde el ile imza atılıp atılmadığı, tutanaktaki kararların oybirliği ile ve ilgilerinin istemlerine uygun olarak alınıp alınmadığı, tutanağın içeriğine yönelik bir itiraz olup olmadığı gibi hususlar gözetilerek mevcut imza eksikliğinin hükmün bozulmasını gerektirecek nitelikte usul ve yasaya aykırılığı teşkil edip etmediği belirlenmelidir. Anayasanın 141/4 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde belirtilen davaların makul sürede bitirilebilmesinin sağlanması ve usul ekonomisi esaslarına uygun olanda budur. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 05.07.2011 gün ve 90/178, 28.09.2011 gün ve 1839/1933 ve 03.10.2011 gün ve 1904/2166 sayılı kararları da esasa etki etmeyen eksikliğin yargılama sürecine olumsuz etkisini destekler mahiyetdedir.
Üst norm olan Anayasamız, Avrupa İnsan hakları kararları, evrensel hukuk ilkelerini birlikte değerlendirdiğimizde itiraz konusu olayımızda her ne kadar 23.03.2006 tarihli duruşma tutanağının bir bölümünü içeren 1. sayfası zabıt katibi tarafından imzalanmamış ve bu suretle 5271 sayılı CMK.nun 219/1 maddesine aykırı davranılmış ise de; aynı zabıt katibinin tutanağın 2. sayfada imzasının bulunduğu , zabıt katibinin imzasının eksik olduğu sayfanın hakim tarafından imzalanarak tutanak içeriğinin doğruluğunun tasdik edildiği, duruşma tutanağının içeriğine yönelik herhangi bir itiraz ileri sürülmediği birlikte gözetildiğinde, tutanağın 1. sayfasının zabıt katibince imzalanmasının unutulduğu değerlendirilerek, eksik imzalı sayfanın hakim tarafından imzalanması, aynı zabıt katibinin tutanağın ikinci sayfasında ve tutanakla aynı içerikli olan gerekçeli kararda imzasının bulunması karşısında, yasanın aradığı ve amaçlanan tutanağa güveninin kafi derecede korunduğu, vüsukun hükmün bozulmasını gerektirecek derecede ihlal edilmediği, mevcut imza eksikliğinin mahallinde tamamlanabileceği anlaşılmaktadır.
./..
-3-
Bu nedenlerle; mahallinde tamamlatılabilecek nitelikte olan mevcut imza eksikliğinin, 5271 sayılı CMK.nun 219/1. maddesine aykırılık oluşturacak mutlak bir bozma nedeni olmadığını gözetmeyen özel Dairenin bozma kararına katılmak mümkün değildir
Yukarıda açıklanan nedenlerle; itirazın kabulüne, Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 20/02/2012 gün ve 2010/24720(E), 2012/3159(K) sayılı bozma kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının esastan incelenmek üzere Özel Dairesine gönderilmesine karar verilmesi, Arz ve talep olunur." isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 20.02.2012 gün ve 2010/24720 esas, 2012/3159 karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 22/04/2008 gün ve 2006/1151 esas, 2008/339 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Katılan ... ile beyanları hükme esas alınan bir kısım tanık anlatımlarını içeren 09/10/2007 tarihli oturuma ilişkin duruşma tutanağının 1. ve 2. sayfalarının, katip tarafından imzalanmadığı gibi elektronik imza ile de imzalanmadığı,
Anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin temyiz davası isteği hakkında şimdilik bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, dosyanın belirtilen imza eksikliği giderilerek, buna ilişkin tutanak düzenlenmesinden sonra Dairemize yollanılmak üzere, incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...