CMK Madde 203 Kapsamında Duruşma Düzeni ve Disiplin Hapsinin Hukuki Rejimi: Yargıtay İçtihatları Ekseninde Usul Analizi
Kovuşturma ve Duruşma UsulüYazar: EmsalDava Editör Ekibi

CMK Madde 203 Kapsamında Duruşma Düzeni ve Disiplin Hapsinin Hukuki Rejimi: Yargıtay İçtihatları Ekseninde Usul Analizi

Duruşma düzeninin tesisi ve hâkimin sevk yetkisi, savunma hakkının korunması ile yargılama disiplini arasındaki hassas dengede şekillenmektedir. Disiplin hapsi yaptırımının CMK 223 kapsamında bir hüküm teşkil etmemesi ve avukatların bu yaptırımdan muafiyeti, usuli güvencelerin belirlenmesinde belirleyici rol oynamaktadır.

CMK Madde 203 Kapsamında Duruşma Düzeninin Sağlanmasında Hakim Yetkisinin Sınırları

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 203. maddesi, duruşmanın sevk ve idaresi ile disiplininin sağlanması görevini münhasıran mahkeme başkanı veya hâkime tevdi etmiştir. Bu yetki, yargılamanın makul sürede, sükûnet içinde ve maddi gerçeğe ulaşma gayesiyle yürütülebilmesi için tanınmış kamusal bir yetkidir. Hâkim, duruşma salonunda düzeni bozan herhangi bir kişiyi, savunma hakkını ihlal etmemek kaydıyla salondan çıkarma ve direnç gösterilmesi halinde disiplin hapsi uygulama yetkisine sahiptir. Ancak bu yetkinin kullanımı, keyfilikten uzak ve somut olayın gereklerine uygun bir ölçülülük içerisinde tezahür etmelidir.

Hâkimin Sevk ve İdare Yetkisinin Kapsamı

Duruşma başkanı veya hâkim, duruşmanın başlamasından hükmün tefhimine kadar geçen süreçte salonun mutlak hâkimidir. 5271 sayılı CMK m. 203/1 uyarınca, duruşmanın düzenini sağlama görevi mahkeme başkanına aittir. Bu yetki sadece dinleyicileri değil; sanık, katılan, tanık ve bilirkişi gibi yargılama süjelerini de kapsar. Pratik uygulamada, söz verilmeden konuşmak, mahkeme heyetine veya taraflara yönelik nezaket dışı ifadeler kullanmak ya ama yargılama akışını fiziksel olarak engellemek "düzeni bozma" fiili kapsamında değerlendirilir.

Düzeni Bozan Kişinin Salondan Çıkarılması Usulü

CMK m. 203/2, duruşmanın düzenini bozan kişinin salondan çıkarılmasını emretme yetkisini düzenlerken kritik bir sınır çizmiştir: Savunma hakkının kullanılmasının engellenmemesi. Eğer düzeni bozan kişi sanık ise, onun salondan çıkarılması ancak duruşmanın düzenli yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşıldığında ve CMK m. 204’teki özel şartlar dâhilinde mümkündür. Diğer kişiler (dinleyiciler, tanıklar vb.) için ise doğrudan çıkarma emri verilebilir.

"Duruşmanın düzeninin mahkeme başkanı veya hakim tarafından sağlanacağına ve mahkeme başkanı veya hakimin duruşmanın düzenini bozan kişinin, savunma hakkının kullanılmasını engellememek koşuluyla, salondan çıkarılmasını emredeceğine ilişkin CMK'nun 203. maddesi nazara alındığında, katılanın bu yetkisini kullanmaya yönelik sarfettiği 'çık dışarı' şeklindeki sözlerinin sanık yararına haksız tahrik oluşturmayacağının nazara alınmaması hukuka aykırılık oluşturmaktadır. Kaldı ki... duruşmanın disiplinini sağlamaya yönelik sarf edilen sözlerin sorumluluğu gerektiren bir yönünün bulunmadığı ve duruşmanın sevk ve idaresinin mahkeme hakimine ait olduğu... kabul edilmelidir."

Kaynak: Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Esas No: 2017/7253 - Karar No: 2017/14154

Belgeyi Gör: 18. Ceza Dairesi 2017/7253 E. , 2017/14154 K.

Disiplin Hapsinin Hukuki Niteliği ve 5271 Sayılı Kanun’daki Tanımsal Çerçeve

Disiplin hapsi, Türk ceza adalet sisteminde klasik bir hapis cezası veya idari para cezası mahiyetinde değildir. 5271 sayılı CMK m. 2/1-l bendinde yapılan tanım uyarınca, disiplin hapsi "kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen" özel bir yaptırım türüdür. Bu yaptırımın en belirgin özelliği, seçenek yaptırımlara çevrilememesi, ertelenememesi ve en önemlisi adli sicil kayıtlarına işlenmemesidir.

Ceza Hukuku Yaptırımlarından Farklılaşan Yönler

Disiplin hapsi, failin bir suçu işlemesi nedeniyle değil, kanunla belirlenmiş bir usuli yükümlülüğe aykırı davranması veya kamusal bir düzeni ihlal etmesi nedeniyle uygulanır. 5237 sayılı TCK kapsamında yer alan hapis cezalarından farklı olarak, disiplin hapsinde tekerrür hükümleri uygulanmaz ve şartla salıverilme imkânı bulunmaz. Bu durum, yaptırımın cezalandırma amacından ziyade, kamu otoritesinin ve yargılama düzeninin tesisine yönelik bir "icbar" vasıtası olduğunu göstermektedir.

Tazyik Hapsi ile Kavramsal Benzerlikler ve Farklar

Öğretide disiplin hapsi ile hapsen tazyik (tazyik hapsi) kavramları sıklıkla birbirine karıştırılsa da, her ikisi de bir yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlama amacı güder. Ancak disiplin hapsi, belirli bir süre (örneğin CMK 203 kapsamında 4 güne kadar) için verilirken; tazyik hapsi genellikle yükümlülük yerine getirilene kadar devam eden ve azami sınırı olan bir yaptırımdır. Her iki yaptırımın ortak paydası, CMK m. 223 anlamında bir "hüküm" teşkil etmemeleridir.

"Disiplin hapsi; 5271 sayılı CMK'nun 2.maddesinde; '...Kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, önödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adli sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapsi, ifade eder.' şeklinde tanımlanmıştır."

Kaynak: Yargıtay 19. Ceza Dairesi - Esas No: 2017/6369 - Karar No: 2019/6881

Belgeyi Gör: 19. Ceza Dairesi 2017/6369 E. , 2019/6881 K.

Savunma Hakkı ile Duruşma Disiplini Arasındaki Çatışma ve Salondan Çıkarma Usulü

Duruşma düzeninin sağlanması yetkisi kullanılırken, sanığın savunma hakkı ile yargılamanın selameti arasında mutlak bir denge kurulmalıdır. CMK m. 203/2 uyarınca yapılacak bir çıkarma işlemi, eğer sanığın savunma yapma imkânını tamamen ortadan kaldırıyorsa veya sanığın yokluğunda zorunlu işlemler yapılıyorsa, bu durum adil yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendirilebilir.

Çıkarma Emrinde Ölçülülük ve Gerekçe

Hâkimin çıkarma kararı vermeden önce, düzeni bozan kişiyi uyarması ve eylemin devamı halinde karşılaşacağı yaptırımları ihtar etmesi adliye pratiğinde yerleşik bir usuldür. CMK m. 203 kapsamında verilecek bir disiplin hapsi kararının, kişinin salondan çıkarılmasına direnç göstermesi veya karışıklığa neden olması şartına bağlı olduğu unutulmamalıdır. Yani sadece düzeni bozmak disiplin hapsi için yetmez; çıkarma emrine karşı fiziki veya sözlü direnç de aranır.

Sanığın Dışarı Çıkarılmasında Özel Güvenceler (CMK m. 204)

Sanığın salondan çıkarılması, sadece genel düzenin bozulması değil, "duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlikeye sokacağı" anlaşıldığında gündeme gelir. Bu durumda mahkeme, sanığın müdafii yoksa barodan bir müdafi görevlendirilmesini istemek zorundadır. Sanık tekrar duruşmaya alındığında, yokluğunda yapılan tüm işlemler kendisine açıklanmalıdır. Bu, savunma hakkının kısıtlanmasını önlemeye yönelik mutlak bir usul kuralıdır.

Avukatların Disiplin Hapsinden Muafiyeti ve Mesleki Güvencelerin Kapsamı

CMK m. 203/3’te yer alan "avukatlar hariç" ibaresi, yargılamanın kurucu unsuru olan savunma makamına tanınmış hayati bir güvencedir. Avukatlar, duruşma sırasında düzeni bozucu davranışlarda bulunsalar dahi, mahkeme başkanı tarafından derhal disiplin hapsine konulamazlar. Bu muafiyet, avukatın müvekkilinin haklarını savunurken hâkimin yaptırım baskısı altında kalmamasını sağlamayı amaçlar.

Muafiyetin Sınırları ve Disiplin Sorumluluğu

Avukatların disiplin hapsinden muaf olması, onların duruşma düzenini bozma hakkına sahip oldukları anlamına gelmez. Bir avukatın duruşma disiplinine aykırı davranması halinde, mahkeme başkanı durumu bir tutanakla tespit ederek ilgili baroya ve Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmekle yükümlüdür. Avukatın eylemi aynı zamanda bir suç teşkil ediyorsa, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun soruşturma usulüne ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla genel hükümler uygulanır.

Müdafilik Görevinin Engellenememesi İlkesi

Avukatın salondan çıkarılması, ancak savunma görevini yapmasını imkânsız kılacak derecede ağır bir disiplinsizlik hali varsa ve bu durum tutanakla sabitse tartışılabilir. Ancak pratik uygulamada ve Yargıtay içtihatlarında, müdafiin duruşma salonundan çıkarılmasının savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurduğu sıklıkla vurgulanmaktadır. Bu nedenle, hâkimlerin avukatlara yönelik yetki kullanımı, disiplin hapsi yasağı nedeniyle sadece "çıkarma" veya "suç duyurusu" ile sınırlı kalmaktadır.

İcra Ceza Mahkemelerinde Disiplin Hapsi Uygulaması ve CMK 223/4-d Engeli

İcra ve İflas Kanunu (İİK) kapsamında yer alan mal beyanında bulunmamak veya taahhüdü ihlal gibi eylemlerin yaptırımı da disiplin hapsidir. Ancak bu mahkemelerde verilen kararların hukuki niteliği, CMK anlamındaki genel hükümlerden bazı yönleriyle ayrılmaktadır. Özellikle Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin (Kapatılan) yerleşik içtihatlarına göre, bu kararlar birer "hüküm" değildir.

Haksızlık İçeriğinin Azlığı Tartışması

5271 sayılı CMK m. 223/4-d bendinde yer alan "işlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı dolayısıyla faile ceza verilememesi" kuralı, disiplin hapisleri için uygulanabilir mi? Yargıtay bu soruya kesin bir "hayır" cevabı vermektedir. İcra mahkemelerinin, borcun miktarı az olduğu gerekçesiyle "ceza verilmesine yer olmadığı" kararı vermesi, yasal dayanaktan yoksundur. Çünkü disiplin hapsi bir "ceza" değil, yükümlülüğe icbar vasıtasıdır.

Ekonomik Koşulların Yaptırıma Etkisi

Adliye pratiğinde bazı icra hâkimlerinin, takip miktarının düşüklüğünü (asgari ücretin altında kalması gibi) gerekçe göstererek yaptırım uygulamadığı görülmektedir. Ancak Yargıtay, İİK 337/1 maddesinin emredici olduğunu ve alacaklının alacağını karşılayacak malın haczedilmemesi durumunda 10 günlük disiplin hapsinin zorunlu olduğunu belirtmektedir.

"5271 sayılı CMK'nun 223. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendindeki 'işlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı' hükmünün, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda yer alan disiplin ve tazyik hapsine ilişkin eylemlerde uygulama olanağı bulunmamaktadır. Açıklamalar karşısında... borçlu sanık hakkında... mal beyanında bulunmadığı... böylece atılı mal beyanında bulunmama eyleminin oluştuğu gözetilmeksizin, takibe konu alacağın... haksızlık içeriğinin az olduğu gerekçesiyle verilen ceza tertibine yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddine karar verilmesi isabetsizdir."

Kaynak: Yargıtay 16. Hukuk Dairesi - Esas No: 2008/2074 - Karar No: 2008/2891

Belgeyi Gör: (Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/2074 E. , 2008/2891 K.

Disiplin Hapsi Kararlarına Karşı Kanun Yolları ve İtiraz Usulü

Disiplin hapsi kararları, niteliği gereği "hüküm" olmadıkları için temyiz yoluna tabi değildirler. Bu kararlara karşı başvurulabilecek yegâne kanun yolu "itiraz"dır. İtiraz süreci ve inceleme mercii, yaptırımın hangi kanuna dayandığına göre farklılık gösterebilir.

Mahkeme salonu ve duruşma düzenini temsil eden kurumsal görsel.

CMK 203 Uyarınca Verilen Kararlara İtiraz

Duruşma salonunda verilen disiplin hapsi kararlarına karşı, CMK m. 267 ila 271. maddeleri uyarınca itiraz edilebilir. İtiraz, kararın tefhiminden itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır. İnceleme mercii, kararı veren mahkemenin numarasını takip eden mahkeme veya o yerde tek hâkimli mahkeme varsa en yakın Asliye Ceza/Ağır Ceza Mahkemesi’dir.

İİK Kapsamındaki Disiplin Hapislerinde Özel Usul

İcra mahkemelerince verilen disiplin hapsi kararlarına itiraz, İİK m. 353 uyarınca doğrudan Ağır Ceza Mahkemesi’ne yapılır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, CMK’daki "kararı veren mahkemenin önce kendi kararını düzeltmesi" prosedürünün İİK’da uygulanmamasıdır. İtiraz dilekçesi doğrudan merciine ulaştırılmak üzere icra mahkemesine verilir ancak kararı Ağır Ceza Mahkemesi verir.

Özellik Disiplin Hapsi (CMK 203) Hapis Cezası (TCK) Tazyik Hapsi (İİK vb.)
Hukuki Niteliği Düzen koruma yaptırımı Suç yaptırımı Yükümlülüğe icbar
Adli Sicil Kaydı İşlenmez İşlenir İşlenmez
Seçenek Yaptırım Çevrilemez Çevrilebilir (şartlı) Çevrilemez
Kanun Yolu İtiraz İstinaf/Temyiz İtiraz
Çocuklara Uygulama Yasaktır Uygulanır Yasaktır

Duruşma Esnasında İşlenen Suçlarda Tutuklama ve Suç Duyurusu Prosedürü

Duruşma düzenini bozmak her zaman sadece bir disiplinsizlik hali olmayabilir; bazen bağımsız bir suçun (hakaret, tehdit, yargı görevini yapanı etkileme vb.) vücut bulmasına neden olur. Bu durumda hâkimin yetkisi CMK m. 203’ten CMK m. 205’e evrilir.

Olayın Tespiti ve Tutanak Düzenlenmesi

CMK m. 205 uyarınca, duruşma sırasında bir suç işlenirse mahkeme derhal olayı tespit eder ve bir tutanak düzenler. Bu tutanak, duruşma zaptından ayrı bir evrak olabileceği gibi zaptın içine de derç edilebilir. Düzenlenen bu belge, yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. Bu süreçte mahkeme başkanı "ihbar eden" konumundadır.

Failin Tutuklanması Yetkisi

CMK m. 205’in tanıdığı en ağır yetki, suç işleyen kişinin derhal tutuklanmasına karar verilebilmesidir. Normal şartlarda soruşturma aşamasında tutuklama talebi Cumhuriyet Savcısından gelirken, duruşma sırasında işlenen suçlarda mahkeme bu kararı re’sen (kendiliğinden) verebilir. Ancak bu yetki kullanılırken, işlendiği iddia edilen suçun CMK m. 100’deki tutuklama nedenlerini ve m. 101’deki usulü karşılaması gerekmektedir.

Sanığın Duruşma Salonundan Çıkarılması ve Müdafi Bulundurma Zorunluluğu

Sanığın salondan çıkarılması, onun yargılamayı doğrudan takip etme hakkının kısıtlanması anlamına geldiği için yasada çok sıkı şartlara bağlanmıştır. CMK m. 204, sanığın "davranışları nedeniyle duruşmanın düzenli yürütülmesini tehlikeye sokması" halini esas alır.

Müdafi Görevlendirilmesi ve İşlemlerin Açıklanması

Eğer sanığın bir müdafii yoksa, mahkeme onun yokluğunda duruşmaya devam edebilmek için barodan zorunlu bir müdafi istemek zorundadır. Sanık salonda yokken yapılan tanık dinleme, bilirkişi raporu okunması gibi işlemler, sanık tekrar salona alındığında kendisine özetlenmelidir. Bu yükümlülüğün ihlali, mutlak bozma nedeni olan "savunma hakkının kısıtlanması" sonucunu doğurur.

Oturumu Sanığın Yokluğunda Bitirme İmkanı

Mahkeme, sanığın hazır bulunmasını savunması bakımından zorunlu görmezse ve dosya tekemmül etmişse, sanığı salondan çıkardıktan sonra oturumu onun yokluğunda sürdürüp bitirebilir (hüküm kurabilir). Ancak bu, sanığın son söz hakkı gibi temel haklarının usulüne uygun kullandırılmasından sonra değerlendirilmelidir.

Aleniyet İlkesi ve Kapalılık Kararı Olmayan Duruşmalara Müdahalenin Sınırları

Anayasa m. 141 ve CMK m. 182 uyarınca duruşmalar kural olarak herkese açıktır. Duruşma düzenini sağlama yetkisi, bu aleniyet ilkesini ihlal edecek şekilde genişletilemez. Kapalılık kararı bulunmayan bir duruşmaya girmek isteyen kişilerin engellenmesi, hâkimin görev sınırlarını aşması anlamına gelebilir.

Girişin Engellenmesi ve Haksız Tahrik İlişkisi

Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin analizine göre, eğer bir duruşma hakkında kapalılık kararı yoksa ve bir kişi içeri girmeye çalışırken hâkim tarafından orantısız güç veya hakaretamiz ifadelerle engelleniyorsa, bu durum "hâkimin yetki kullanımı" kapsamında kalmaz. Kişinin buna tepki göstermesi durumunda, hâkimin haksız eylemi nedeniyle "haksız tahrik" hükümleri tartışılabilir hale gelir.

Açıklık İlkesinin İhlali ve Mutlak Bozma Sebebi

CMK m. 289/1-f maddesi, aleniyet ilkesine aykırı olarak duruşma yapılmasını mutlak bir hukuka aykırılık ve bozma nedeni saymıştır. Dolayısıyla, duruşma düzenini koruma bahanesiyle mahkeme salonunun halka veya taraflara haksız yere kapatılması, sadece disiplin yetkisinin aşılması değil, hükmün esastan bozulması riskini de beraberinde getirir.

Disiplin Hapsinin İnfaz Rejimi ve Adli Sicil Kaydıyla İlişkisi

Disiplin hapsi kararları kesinleştiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından infaz edilir. İnfaz süreci, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve ilgili yönetmelik hükümlerine tabidir. Ancak infazın mahiyeti, hükümlülükten farklıdır.

İnfazda Ayrı Kayıt ve Sosyal Haklar

Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi Hakkında Yönetmelik m. 145 uyarınca, disiplin hapsi ve tazyik hapsi kararları için kurumlarda ayrı bir kayıt tutulur. Bu kişiler, normal hükümlülerden ayrı yerlerde tutulabilirler. Disiplin hapsinde olanlar hakkında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz; ancak yaptırımın amacı "icbar" olduğu için, yükümlülük yerine getirilirse (örneğin tanıklıktan çekinen kişinin tanıklık yapması gibi) yaptırım derhal sona erer.

Adli Sicil ve Sabıka Kaydı Durumu

CMK m. 2/1-l bendinde açıkça belirtildiği üzere, disiplin hapsi adli sicil kayıtlarına (sabıka kaydı) işlenmez. Bu, kişinin gelecekteki memuriyet, silah ruhsatı veya benzeri kamusal haklarını etkilemeyeceği anlamına gelir. Disiplin hapsi, sadece o anki usuli süreci yönetmek için verilen geçici bir hürriyeti kısıtlama aracıdır.

Çocuklar Hakkında Disiplin Hapsi Yasağı ve Koruyucu Hukuk Normları

CMK m. 203/3’ün son cümlesi, "Ancak çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanmaz." hükmüyle mutlak bir koruma sağlamıştır. Bu yasak, çocuğun üstün yararı ve çocuk adalet sisteminin rehabilite edici doğasıyla uyumludur.

Çocuk Sanık veya Tanığın Duruşma Düzenini Bozması

Eğer duruşma düzenini bozan kişi bir çocuk ise (18 yaşını doldurmamış), hâkim onu salondan çıkarabilir ancak kesinlikle disiplin hapsi veremez. Çocuğun eylemi bir suç teşkil ediyorsa, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümleri dairesinde işlem yapılır ve suça sürüklenen çocuk sıfatıyla soruşturma başlatılır.

Alternatif Tedbirler ve Pedagojik Yaklaşım

Çocukların duruşma salonundaki davranışları, genellikle korku, kaygı veya gelişimsel özelliklerden kaynaklanır. Bu nedenle, disiplin hapsi yerine çocuğun duruşma salonundan geçici süreyle çıkarılması, sosyal çalışma görevlisi eşliğinde ifadesinin alınması (SEGBİS veya özel oda) gibi yöntemler tercih edilmelidir.

Hukuki Risk Analizi ve Uygulama Pratiğinde Dikkat Edilmesi Gereken Usul Kuralları

Duruşma disiplinine ilişkin yetkiler kullanılırken karşılaşılabilecek riskler, hem mahkeme heyeti hem de taraflar açısından ciddidir. Hatalı bir disiplin hapsi kararı veya savunma hakkını hiçe sayan bir çıkarma işlemi, yargılamanın yenilenmesi veya tazminat davalarına konu olabilir.

Uygulama Notları ve Risk Yönetimi:

  1. Tutanak Hassasiyeti: Disiplin hapsi veya salondan çıkarma kararı verilirken, düzeni bozan eylem zapta "ayrıntılı ve objektif" bir şekilde geçirilmelidir. Sadece "düzeni bozdu" ibaresi, denetim makamı için yetersizdir.
  2. Önce Uyarı, Sonra Karar: Re'sen disiplin hapsi vermeden önce, mutlaka ilgiliye ihtarda bulunulmalı ve bu ihtar zapta geçirilmelidir.
  3. Müdafi Güvencesi: Sanık salondan çıkarıldığında müdafiin salonda kalması ve işlemleri takip etmesi sağlanmalıdır. Müdafiin de çıkarılması, adil yargılanma hakkının mutlak ihlalidir.
  4. İtiraz Süresi Takibi: Disiplin hapsi kararlarına karşı 7 günlük itiraz süresi kaçırılmamalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Duruşma sırasında avukatım mahkemeye itiraz ederken hâkim onu dışarı çıkarabilir mi? Avukatın hukuki mütalaa açıklaması veya usule ilişkin itirazda bulunması duruşma düzenini bozma sayılmaz. Ancak avukat, savunma sınırlarını aşarak mahkeme heyetine hakaret eder veya fiziki olarak duruşmayı durdurursa salondan çıkarılabilir. Yine de avukata CMK 203 kapsamında disiplin hapsi verilemez.

2. Hakkımda verilen disiplin hapsi kararı sabıka kaydımda görünür mü? Hayır. 5271 sayılı CMK m. 2 uyarınca disiplin hapsi adli sicil kayıtlarına işlenmez. Bu nedenle memuriyete engel teşkil etmez veya adli sicil arşiv kaydında yer almaz.

3. İcra mahkemesi "borcun azlığı" nedeniyle disiplin hapsi vermekten vazgeçebilir mi? Yargıtay içtihatlarına göre hayır. İcra mahkemelerinde disiplin hapsi bir ceza değil, bir zorlama vasıtasıdır. Takip konusu alacağın miktarı ne kadar düşük olursa olsun, mal beyanında bulunmama eylemi sabitse yasanın öngördüğü disiplin hapsi verilmelidir.

4. Tanık olarak çağrıldım ancak ifade vermeyi reddediyorum. Bana disiplin hapsi verilebilir mi? Eğer kanuni bir çekinme hakkınız (akrabalık vb.) yoksa ve tanıklık yapmaktan sebepsiz yere kaçınıyorsanız, mahkeme sizi ifade vermeye zorlamak amacıyla CMK m. 60 uyarınca disiplin hapsine koyabilir. İfade verdiğiniz an bu hapis sona erer.

Kaynakça

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 2, 182, 203, 204, 205, 267-271.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 337, 353.
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi, Esas No: 2017/7253, Karar No: 2017/14154.
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi, Esas No: 2017/6369, Karar No: 2019/6881.
  • Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi, Esas No: 2008/2074, Karar No: 2008/2891.
  • Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik.

Yasal Uyarı: Bu metin, CMK m. 203 ve ilgili disiplin hükümleri hakkında genel hukuki bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Her somut olay, kendi özel şartları ve usuli süreçleri dâhilinde değerlendirilmelidir. Bu içerik, profesyonel bir hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti yerine geçmez. Hak kaybına uğramamak için uzman bir hukukçudan destek alınması tavsiye edilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Muhakemesi Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: