657 Sayılı Kanun Kapsamında Devlet Memurluğunun Kaybı ve Memnu Hakların İadesinin Hukuki Etkisi
Memur ve Disiplin HukukuYazar: EmsalDava Editör Ekibi

657 Sayılı Kanun Kapsamında Devlet Memurluğunun Kaybı ve Memnu Hakların İadesinin Hukuki Etkisi

Devlet memuriyetinin kaybı, 657 sayılı Kanun'un 48. maddesindeki genel şartların yitirilmesi veya disiplin rejimi uyarınca tesis edilen çıkarma kararlarıyla gerçekleşir. Katalog suçlarda mahkûmiyet süresinden bağımsız olarak ortaya çıkan hak yoksunlukları, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay içtihatları ekseninde memnu hakların iadesi müessesesiyle hukuki bir uyuşmazlık zeminine taşınmaktadır.

Devlet Memurluğunun Sona Ermesinde 657 Sayılı Kanun m. 98 ve m. 48 İlişkisi

Devlet memurluğu statüsünün sona ermesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98. maddesinde tahdidi olarak sayılan hallerin gerçekleşmesiyle vuku bulur. Bu haller arasında en sık uyuşmazlık konusu olan husus, memurluğa alınma şartlarından herhangi birinin kaybedilmesidir. Kanun'un 48/A-5 maddesinde yer alan mahkûmiyet şartları, yalnızca göreve girişte değil, görev süresince de statünün devamı için bir ön şart niteliğindedir. Bu şartların kaybedilmesi durumunda, idarenin bağlı yetki içerisinde memuriyetle ilişiği kesme zorunluluğu doğar.

Memuriyetin kaybına yol açan mahkûmiyetler iki ana kategoride değerlendirilir: Birincisi, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası almak; ikincisi ise ceza süresine bakılmaksızın "katalog suçlar" olarak adlandırılan yüz kızartıcı veya devlete karşı işlenen suçlardan mahkûm olmaktır. İkinci kategorideki suçlar bakımından mahkûmiyet kararı kesinleştiği anda, memurun görevine son verilmesi hukuki bir zorunluluk haline gelir. Bu süreçte idarenin takdir yetkisi bulunmamakta olup, 657 sayılı Kanun m. 98/b uyarınca tesis edilen işlem bir "tespit ve uygulama" niteliğindedir.

"... 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde Devlet memurluğuna başvuru koşulları bulunan vatandaşların belli şartları taşıması halinde memuriyete alınması konusundaki iradeyle bu maddenin (A) bendinde tüm memuriyetler için aranacak genel şartları belirlemiş, (B) bendinde ise yapılacak hizmetin niteliği gereği olan ve ayrıca idarelerin mevzuatında belirtilen özel şartların başvuran kişide bulunması gerektiğini belirtmiştir..."

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu - Karar ID: 01850db7-6180-7c5f-89fe-fed53363108e

Belgeyi Gör: ANAYASA MAHKEMESİ GENEL KURUL

Memuriyete Engel Teşkil Eden Suç Tipleri ve Mahkûmiyet Eşikleri

657 sayılı Kanun m. 48/A-5 bendi, memuriyete engel suçları ve cezaları net bir şekilde kategorize etmiştir. Bu düzenleme, kamu hizmetinin saygınlığını ve güvenilirliğini koruma amacı taşır. Katalog suçlar arasında sayılan zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık ve sahtecilik gibi fiillerde, ceza miktarı ne olursa olsun (örneğin 1 gün hapis veya adli para cezası) memuriyet statüsünün sona ermesi gündeme gelir.

Kasten İşlenen Suçlarda Bir Yıllık Hapis Cezası Sınırı

Kasten işlenen ve katalog suçlar dışında kalan suçlarda (örneğin kasten yaralama veya trafik güvenliğini tehlikeye sokma), memuriyetin kaybı için hükmolunan hapis cezasının bir yıl veya daha fazla süreli olması şarttır. Bu süre, kesinleşen mahkûmiyet kararı üzerinden hesaplanır. Eğer ceza bir yılın altında kalmışsa ve suç katalog suçlardan değilse, memuriyetin devamına engel teşkil etmez. Ancak bu durum, ilgili fiilin disiplin hukuku açısından "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasını gerektirip gerektirmediği analizinden bağımsızdır.

Katalog Suçlar ve Süresiz Hak Yoksunluğu Paradoksu

Kanun metninde "affa uğramış olsa bile" ibaresiyle desteklenen katalog suçlar (zimmet, rüşvet, sahtecilik vb.), mahkûmiyetin hukuki sonuçlarının memuriyet özelinde süresiz kılınmasını amaçlar. Bu suçlardan alınan bir mahkûmiyet, hapis cezası adli para cezasına çevrilse dahi memuriyete engeldir. Adli para cezasının varlığı, suçun niteliğini değiştirmediği için 48/A-5 kapsamında engel olma vasfını korur.

"26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma... suçlarından mahkûm olmamak."

Kaynak: Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği Kapsamında Yapılacak Tasarım Gözetimi Ve Kontrolü Hizmetlerine Dair Tebliğ - Madde 5

Belgeyi Gör: TÜRKİYE BİNA DEPREM YÖNETMELİĞİ KAPSAMINDA YAPILACAK TASARIM GÖZETİMİ VE KONTROLÜ HİZMETLERİNE…

Memnu Hakların İadesi Kararının Memuriyet Statüsüne Etkisi

Memnu hakların iadesi (yasaklanmış hakların geri verilmesi), 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m. 13/A uyarınca, mahkûmiyetten kaynaklanan hak yoksunluklarını ortadan kaldıran bir müessesedir. 657 sayılı Kanun m. 48/A-5’teki "affa uğramış olsa bile" ibaresi, uzun süre memnu hakların iadesinin bu engeli aşamayacağı şeklinde yorumlanmıştır. Ancak Anayasa Mahkemesi’nin güncel yaklaşımı, bu iadenin memuriyete girişte ve devamında engel teşkil etmemesi gerektiği yönündedir.

Memnu hakların iadesi kararı alan bir kişi, suçun niteliği ne olursa olsun (katalog suçlar dahil), memuriyete başvurma veya görevde kalma hakkını yeniden kazanma potansiyeline sahiptir. AYM, memnu hakları iade edilenlerin diğer vatandaşlarla eşit konuma gelmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Ancak burada kritik ayrım, memnu hakların iadesinin "idari işlemin tesis edildiği tarihteki" varlığıdır. İlişik kesme işleminden önce alınan bir iade kararı, işlemi sakatlayabilir; işlemden sonra alınan karar ise ancak yeniden atanma taleplerinde hukuki değer ifade eder.

"Anılan Anayasal kural karşısında, hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararı sonrasında belli kamu haklarını kullanmaktan yoksun kılınan vatandaşların, memnu haklarının mahkeme kararı ile iadesi sonrasında kamu hizmetine alınmada başvuru yapma ve sınavlara katılma hususunda diğer vatandaşlardan farksız oldukları konusunda bir duraksama bulunmamaktadır."

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu - Karar ID: 01850db7-6180-7c5f-89fe-fed53363108e

Belgeyi Gör: ANAYASA MAHKEMESİ GENEL KURUL

Disiplin Hukuku Kapsamında Devlet Memurluğundan Çıkarma

Ceza mahkûmiyetinden tamamen bağımsız olarak, 657 sayılı Kanun m. 125/E bendi uyarınca disiplin soruşturması neticesinde de memuriyet statüsü sona erdirilebilir. Bu ceza, memurun bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere ilişiğinin kesilmesini ifade eder. Disiplin çıkarma kararlarında "fiilin işlendiği tarihten" itibaren başlayan 2 yıllık zamanaşımı ve "öğrenilme tarihinden" itibaren başlayan 6 aylık soruşturma açma süresi hak düşürücüdür.

Disiplin cezalarında usul, en az esasa kadar kritiktir. Yüksek Disiplin Kurulu tarafından verilen kararlarda, memurun savunma hakkının (en az 7 gün süre verilerek) kısıtlanmamış olması gerekir. Ayrıca, disiplin cezasına konu fiilin işlendiğine dair şüpheye yer bırakmayacak somut delillerin bulunması ve "ölçülülük ilkesi" gereği daha alt bir ceza verilip verilemeyeceğinin tartışılması zorunludur. Disiplin cezası ile ceza mahkemesi kararı arasında kural olarak bir bağlılık olmamakla birlikte, ceza mahkemesinin "fiilin işlenmediğine" dair beraat kararı disiplin işlemini doğrudan etkiler.

Memuriyete Geri Dönme Koşulları ve Hukuki Yollar

Memuriyetten çıkarılan veya mahkûmiyet nedeniyle ilişiği kesilen kişilerin geri dönüşü iki temel yolla mümkündür: İdari yargıda iptal davası veya memnu hakların iadesi sonrası yeniden atama başvurusu. İdari yargıda açılacak iptal davasında, işlemin tebliğinden itibaren 60 günlük hak düşürücü süre mevcuttur. Bu sürenin geçirilmesi durumunda, işlemin hukuka aykırılığı iddia edilemez.

Yargı kararıyla dönen memurlar, açıkta kaldıkları süreye ilişkin mali ve özlük haklarını (maaş, derece, kademe ilerlemesi) yasal faiziyle birlikte talep etme hakkına sahiptir. Ancak memnu hakların iadesi yoluyla geri dönüşte, idarenin atama konusunda takdir yetkisi bulunmaktadır. Yani memnu hakların iadesi, kişiyi doğrudan eski görevine iade etmez; sadece memuriyete engel halini ortadan kaldırarak idareye "aday olma" hakkı verir.

İdari Yargıda Yürütmenin Durdurulması Talebi

Memuriyetten çıkarma işlemlerine karşı açılan davalarda, "telafisi güç veya imkansız zararlar" ve "hukuka aykırılığın açık olması" şartları birlikte gerçekleşmişse yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Memuriyetten çıkarma işlemi, kişinin geçim kaynağını doğrudan yok etmesi sebebiyle genellikle telafisi güç zarar kapsamında değerlendirilir.

Adli Sicil Kaydının Sildirilmesi ve Memuriyet

Adli sicil kaydının (sabıka kaydı) silinmiş olması, 657 sayılı Kanun m. 48/A-5’teki engeli tek başına kaldırmaz. Adli sicil kayıtları belirli süreler sonunda silinse de "arşiv kaydı" olarak kalmaya devam eder. Arşiv kaydı, memuriyet gibi hassas görevlerde idare tarafından incelenebilir. Bu nedenle, arşiv kaydındaki bir mahkûmiyetin memuriyete engel olmaktan çıkarılması için mutlaka mahkemeden "memnu hakların iadesi" kararı alınması şarttır.

Suçta Tekerrür ve Memuriyet Statüsüne Etkisi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 58 uyarınca düzenlenen tekerrür hükümleri, ceza infaz rejimiyle ilgili olup memuriyet şartları bakımından dolaylı bir etkiye sahiptir. Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin seçimlik cezalarda hapis cezasının tercih edilmesi, memuriyetin kaybına yol açan "bir yıllık hapis eşiğinin" aşılması riskini artırır. Ancak memuriyet hukuku açısından aslolan hükmolunan cezanın niteliği ve süresidir; tekerrür uygulanmış olması tek başına bağımsız bir çıkarma sebebi teşkil etmez.

"Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur... Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir."

Kaynak: Türk Ceza Kanunu - Madde 58

Belgeyi Gör: TÜRK CEZA KANUNU

Memuriyet Statüsünü Etkileyen Mahkûmiyetlerin Analiz Tablosu

Memuriyet engel suçlar ve mahkûmiyet süreleri analiz tablosu görseli.

Mahkûmiyet Türü Ceza Miktarı Memuriyete Etkisi Geri Dönüş İmkanı
Katalog Suçlar (Zimmet, Rüşvet vb.) Süreden bağımsız Kesin Engel Memnu Hakların İadesi ile
Kasten İşlenen Suçlar (Genel) 1 Yıl ve Üzeri Engel Memnu Hakların İadesi/İptal Davası
Kasten İşlenen Suçlar (Genel) 1 Yıl Altı Engel Değil Statü Kaybı Olmaz
Taksirli Suçlar Süreden bağımsız Engel Değil Statü Kaybı Olmaz
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Süreden bağımsız Engel Değil Statü Kaybı Olmaz

Tutukluluk ve Gözaltı Sürelerinin Memuriyet Sözleşmesine Etkisi

Memuriyet hukukunda tutukluluk, disiplin veya ceza mahkûmiyeti gibi doğrudan bir "çıkarma" sebebi değildir. Ancak kurumların özel yönetmelikleri (örneğin TPAO Personel Yönetmeliği) tutukluluğun belirli bir süreyi aşması durumunda hizmet akdinin münfesih sayılacağını öngörebilir. 657 sayılı Kanun'a tabi devlet memurları bakımından ise tutukluluk süresince memur "görevden uzaklaştırılmış" sayılır ve maaşının bir kısmı kesilir.

Eğer tutukluluk hali beraat, kovuşturmaya yer olmadığı veya kamu davasının düşmesiyle sonuçlanırsa, memur görevine geri dönme hakkına sahiptir. Bu durumda, açıkta geçen sürelere ilişkin mali haklar memura ödenir. Ancak tutukluluğun sona ermesi sonrası memurun belirli bir süre içinde (genellikle 1 hafta) kuruma başvurması usuli bir zorunluluktur.

"Personel herhangi bir suçtan tutuklandığı ve tutukluluğu 30 günü aştığı takdirde, hizmet akdi münfesih sayılır... Tutukluluğun: 1) Kovuşturmaya yer olmadığı, 2) Son tahkikatın açılmasına gerek olmadığı, 3) Beraat kararı verilmesi, 4) Kamu davasının düşmesi veya ortadan kalkması, nedenlerinden biri ile 120 gün içinde son bulması ve personelin bu tarihten itibaren 1 hafta içinde işine dönmek üzere müracaat etmesi halinde, emsallerinin hakları ile işe alınır."

Kaynak: Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Personel Yönetmeliği - Madde 17

Belgeyi Gör: TÜRKİYE PETROLLERİ ANONİM ORTAKLIĞI PERSONEL YÖNETMELİĞİ

Terör Örgütleri ile İrtibat ve İltisak Nedeniyle Çıkarma

657 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeler (Geçici 35. Madde) ve Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK), terör örgütleriyle iltisak veya irtibatı olduğu değerlendirilen personelin kamu görevinden çıkarılmasını düzenlemiştir. Bu tür çıkarmalar, klasik disiplin hukukundan farklı olarak "idari bir tedbir" niteliğinde olup, çoğu zaman savunma hakkının kısıtlandığı eleştirilerine maruz kalmıştır.

Anayasa Mahkemesi ve Danıştay, bu kapsamdaki çıkarmaların yargısal denetiminde; fiili irtibatın somut delillerle desteklenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Sadece istihbari bilgilere dayalı veya soyut değerlendirmelerle tesis edilen çıkarma işlemleri, hukuki güvenlik ilkesine aykırılık teşkil eder. Bu kapsamda ihraç edilenlerin iadesi için kurulan komisyon kararlarına karşı idare mahkemelerinde açılan davalar, 2026 yılı itibarıyla da Türk idari yargısının en yoğun iş yükünü oluşturmaktadır.

"Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; ... personel, ilgili kurumların kararıyla kamu görevinden çıkarılır."

Kaynak: 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu Geçici 35. Madde - Karar ID: 008f3ade-c000-7675-942f-621a4cde4241

Belgeyi Gör: 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU, 926 SAYILI TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU, 2802 SA…

Türk Vatandaşlığının Kaybının Memuriyet Statüsüne Etkisi

657 sayılı Kanun m. 48/A-1 uyarınca devlet memuru olabilmek için Türk vatandaşı olma şartı aranır. Vatandaşlığın herhangi bir sebeple kaybı (çıkma izni, kaybettirme veya iptal), memuriyet şartının yitirilmesi anlamına gelir. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu uyarınca vatandaşlığı kaybettirilen veya kendi isteğiyle çıkan kişilerin, memuriyetle ilişikleri 657 sayılı Kanun m. 98/b uyarınca derhal kesilir.

Mavi Kart sahipleri bakımından özel bir durum mevcuttur. Doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izniyle vatandaşlıktan ayrılanlar, mülkiyet ve miras gibi birçok hakka sahip olsalar da "kamu görevlerine girme" hakları bulunmamaktadır. Dolayısıyla, bir devlet memurunun Türk vatandaşlığından çıkarak başka bir devlet vatandaşlığına geçmesi (izinli olsa dahi), memuriyet statüsünü sona erdirir.

"Doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler... kamu görevlerine girme ve muafen araç veya ev eşyası ithal etme hakları yoktur."

Kaynak: Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik - Madde 52

Belgeyi Gör: TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

İdari Yargı Denetiminde Usul Hataları ve İptal Gerekçeleri

Danıştay içtihatları, memuriyetten çıkarma işlemlerinin denetiminde idarenin usul kurallarına riayetini esastan önce incelemektedir. Özellikle disiplin soruşturmalarında soruşturmacı tayini, tarafsızlık ilkesi, savunma istem yazısındaki eksiklikler veya ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğraması işlemin sakatlanmasına yol açar.

İdari yargıda memuriyetten çıkarma işlemlerinin denetimi ve iptal gerekçeleri.

Uygulamada sıkça karşılaşılan bir diğer iptal gerekçesi "gerekçe ikamesi" yasağıdır. İdare, tesis ettiği bir işlemin gerekçesini dava aşamasında değiştiremez veya genişletemez. Eğer işlem "sahte fatura kullanma" iddiasıyla tesis edilmişse, mahkeme bu işlemin doğruluğunu o iddia üzerinden inceler; idare dava sırasında "ayrıca disiplinsiz davranışları da vardı" diyerek işlemi savunamaz.

"İnceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulması durumunda istinaf başvurusunun reddine; hukuka uygun bulmaması durumunda ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak işin esası hakkında yeniden bir karar verecek olan bölge idare mahkemelerince... gerekçesinin hukuka uygun bulunmadığı hallerde, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek istinaf isteminin reddine karar verilemeyeceğinden..."

Kaynak: Danıştay 3. Daire Başkanlığı - Esas No: 2020/3192 - Karar No: 2021/2024

Belgeyi Gör: Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/3192 E. , 2021/2024 K.

Devlet Memurluğundan Çıkarılma Sonrası Silah ve Demirbaşların İadesi

Silah taşıma yetkisine haiz personelin (Emniyet, Gümrük Muhafaza vb.) memuriyetten çıkarılması durumunda, kendilerine satılan veya zimmetlenen silahların geri alınması özel usullere tabidir. Örneğin, Ticaret Bakanlığı bünyesinde görev yapan ve "zati demirbaş tabanca" sahibi olan personelin, devlet memurluğundan çıkarılması halinde bu silahı geri vermesi zorunludur.

Borç ödemesi devam eden silahların iadesinde, personelin ödediği taksitlerin geri iade edilmesi kuralı işler. Ancak disiplin suçuyla memuriyetten çıkarılanlar bakımından, belirli bir hizmet yılını doldurmuş olsalar dahi silahın mülkiyetini koruma hakkı ortadan kalkabilir. Bu durum, 6136 sayılı Kanun'un ek maddeleri ve ilgili kurum yönetmelikleriyle sıkı bir takip altındadır.

"Devlet memurluğundan çıkarılan personel ile asaleti tasdik olmadan herhangi bir nedenle meslekten veya memuriyetten ayrılan personelden satışı yapılan zati demirbaş tabanca geri alınır... Silahın geri alınması halinde ödeme, ödemenin yapılacağı tarihteki silahın satış fiyatı üzerinden yapılır."

Kaynak: Ticaret Bakanlığı Zati Demirbaş Tabanca Satışına Dair Yönetmelik - Madde 10-12

Belgeyi Gör: TİCARET BAKANLIĞI ZATİ DEMİRBAŞ TABANCA SATIŞINA DAİR YÖNETMELİK

Sıkça Sorulan Sorular

1. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı memuriyetten atılmaya sebep olur mu? Hayır. HAGB kararı, CMK m. 231/5 uyarınca kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Hukuken bir mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmadığından, 657 sayılı Kanun m. 48/A-5 anlamında memuriyete engel teşkil etmez. Ancak HAGB'ye konu fiil, disiplin hukuku açısından ayrıca soruşturulabilir ve "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler" kapsamında disiplin cezasına konu edilebilir.

2. Memnu hakların iadesi kararı geriye dönük olarak çıkarma işlemini iptal eder mi? Memnu hakların iadesi kararı, ileriye dönük sonuç doğurur. Kesinleşmiş bir mahkûmiyet nedeniyle tesis edilen çıkarma işlemi sırasında henüz iade kararı alınmamışsa, o tarih itibarıyla işlem hukuka uygundur. Memnu hakların iadesi, memurun eski görevine "kendiliğinden" iadesini sağlamaz; sadece yeniden memuriyete atanabilme ehliyetini geri kazandırır.

3. İstifa eden memur katalog suçtan ceza alırsa tekrar memur olabilir mi? İstifa etmiş olsa dahi, katalog suçlardan (zimmet, rüşvet vb.) kesinleşmiş bir mahkûmiyeti bulunan kişi, memuriyete giriş genel şartını (m. 48/A-5) kaybettiği için yeniden devlet memuru olarak atanamaz. Bu engel, memnu hakların iadesi kararı alınmadığı sürece süresizdir.

4. Disiplin soruşturması devam ederken istifa etmek çıkarma cezasını engeller mi? Memurun istifası, disiplin soruşturmasının yürütülmesine engel değildir. İdare, memurun statüsü sona ermiş olsa dahi soruşturmayı tamamlayıp "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası tesis edebilir. Bu cezanın sicile işlenmesi, kişinin ileride tekrar devlet memuru olmasını (657 m. 92 anlamında geri dönüşü) kalıcı olarak engeller.

Editörün Notu: Bu içerikte yer alan analizler, 657 sayılı Kanun ve güncel yüksek yargı kararları ışığında hazırlanmış olup, her somut olay kendi özel şartları (suçun tarihi, iade kararının zamanı, disiplin usulü) çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Kaynakça

  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu.
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu.
  • 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu.
  • Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Karar ID: 01850db7-6180-7c5f-89fe-fed53363108e.
  • Danıştay 3. Daire Başkanlığı, Esas No: 2020/3192, Karar No: 2021/2024.
  • Danıştay 8. Daire Başkanlığı, Esas No: 2017/6909, Karar No: 2020/5950.
  • Ticaret Bakanlığı Zati Demirbaş Tabanca Satışına Dair Yönetmelik.
  • Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği Kapsamında Yapılacak Tasarım Gözetimi Ve Kontrolü Hizmetlerine Dair Tebliğ.
  • Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik.

Yasal Uyarı: Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, profesyonel hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her hukuki uyuşmazlığın kendine özgü dinamikleri olduğu ve yargı içtihatlarının zamanla değişebileceği unutulmamalıdır.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Vergi ve İdare Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: