5199 Sayılı Kanun m. 28/A Kapsamında Hayvana Karşı İşlenen Suçlar ve Muhakeme Şartları: İçtihat Odaklı Teknik Analiz
Kişilere Karşı SuçlarYazar: EmsalDava Editör Ekibi

5199 Sayılı Kanun m. 28/A Kapsamında Hayvana Karşı İşlenen Suçlar ve Muhakeme Şartları: İçtihat Odaklı Teknik Analiz

7332 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu ve 5199 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler, sahipli hayvanı eşya statüsünden çıkararak can varlığı olarak tanımlamış; mülga TCK m. 151/2 yerine getirilen m. 28/A ile yeni bir ceza rejimi ihdas etmiştir. Bu dönüşüm, soruşturma usulünde Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yazılı başvurusu gibi spesifik muhakeme şartlarını ve lehe kanun değerlendirmelerinde Yargıtay'ın katı içtihat kriterlerini beraberinde getirmiştir.

5199 Sayılı Kanun m. 28/A ile Gelen Yeni Ceza Sistemi ve TCK m. 151/2’nin Mülga Olması

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda 7332 sayılı Kanun ile yapılan köklü değişiklikler, Türk Ceza Hukuku’nda hayvanların hukuki statüsünü "mal" (eşya) kategorisinden "can" varlığı statüsüne taşımıştır. Bu hukuki paradigma değişimi, mülga 5237 sayılı TCK m. 151/2’de düzenlenen "sahipli hayvanı öldürme veya işe yaramaz hale getirme" suçunun yürürlükten kaldırılmasına ve yerine 5199 sayılı Kanun m. 28/A maddesinin ihdas edilmesine yol açmıştır. Yeni düzenleme ile sadece sahipli hayvanlar değil, sahipsiz hayvanlara yönelik kasten öldürme, işkence ve kötü muamele fiilleri de adli suç kapsamına alınmıştır.

5199 sayılı Kanun ve TCK mülga hükümlerini temsil eden hukuki dökümanlar.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında vurguladığı üzere, suç tarihi itibarıyla lehe kanun değerlendirmesi yapılırken mülga TCK m. 151/2 ile yeni 5199 m. 28/A hükümleri karşılaştırılmalıdır. Ancak yeni düzenlemenin hapis cezasının alt ve üst sınırlarını artırması, çoğu somut olayda suç tarihi 14.07.2021 öncesi olan dosyalar için TCK m. 151/2’nin uygulanmaya devam edilmesini zorunlu kılmaktadır. Uygulamada, bu geçiş sürecindeki en kritik mesele, suçun "mala zarar verme" mi yoksa "hayvana karşı suç" mu olarak nitelendirileceğidir.

"Her ne kadar 14/07/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hayvanları Koruma Kanunu ile TCK’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 17. maddesi uyarınca 5237 sayılı TCK’nın 151/2. maddesi yürürlükten kaldırılmış, anılan Kanun hükümleri uyarınca sahipli hayvan mal (eşya) olmaktan çıkartılıp, can olarak kabul edilmiş ve 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na eklenen “Adli Cezalar” başlıklı 28/A maddesi ile de bu nevi sahipli hayvanı kasten yaralama ya da öldürme suçunun cezaları artırılmış ise de; suç tarihi itibariyle daha lehe hükümler içeren TCK’nın 151/2. maddesinin somut olayda uygulanmasının hukuka uygun olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede..."

Kaynak: Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/1614 - Karar No: 2022/15219

Belgeyi Gör

Evcil Hayvanı veya Ev Hayvanını Kasten Öldürme Suçunda Kastın Tespiti ve Tipiklik

5199 sayılı Kanun m. 28/A uyarınca bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldüren kişi, altı aydan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun maddi unsuru hayvanın yaşamına son verilmesi iken, manevi unsuru doğrudan kasttır. Taksirle hayvan öldürme eylemi bu madde kapsamında suç olarak tanımlanmamıştır; bu tür durumlarda ancak şartları varsa özel hukuk kapsamında tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir.

Adliye pratiğinde kastın tespiti, failin hayvanın "sahipli" veya "evcil" olduğunu bilip bilmediği noktasında düğümlenmektedir. Özellikle sokakta yaşayan ancak bir sahibi bulunan (tasmalı/küpeli) hayvanlara yönelik eylemlerde, failin hayvanın sahipsiz olduğunu zannettiğine dair savunmaları, kastın kapsamını belirlemektedir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin eski tarihli bir kararında, tasmasız bir kedinin öldürülmesi olayında sanığın kedinin sahipli olduğunu bilmemesi nedeniyle beraat kararı verilmesi, mülga TCK 151/2 dönemindeki "başkasına ait mal" bilincinin önemini vurgulasa da, yeni 28/A maddesinde sahipsiz hayvanların da korunması bu savunmanın etkisini zayıflatmıştır.

Öldürme Fiilinde Silah Kullanımı ve Fikri İçtima Sorunsalı

Hayvan öldürme suçu işlenirken ateşli silah veya kesici alet kullanılması, eylemin vahametini artırsa da 5199 m. 28/A'da silah kullanımı için spesifik bir artırım maddesi öngörülmemiştir. Ancak fiil aynı zamanda 6136 sayılı Kanun'a muhalefet veya "genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması" suçunu oluşturuyorsa, TCK m. 44 uyarınca fikri içtima hükümleri değerlendirilmelidir.

Canavarca Hisle Öldürme ve İşkence Arasındaki Sınır

Failin hayvanı öldürürken uyguladığı yöntem, aynı zamanda "işkence" suçunu (m. 28/A-2) da oluşturabilir. Eğer öldürme fiili, hayvana acı çektirilerek, uzuvları kesilerek veya yakılarak gerçekleştirilmişse, burada tek bir fiil ile birden fazla suçun oluşup oluşmadığı tartışılmalıdır. Yargıtay'ın genel eğilimi, öldürme kastı varsa işkencenin bu kastın içinde eriyeceği yönündedir; ancak eylem sürecindeki sadistçe yaklaşımlar alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi yapılmaktadır.

Hayvana İşkence ve Acımasızca Muamele Suçunda Cezai Sorumluluk Sınırları

5199 sayılı Kanun m. 28/A’nın ikinci fıkrası, bir ev hayvanına veya evcil hayvana işkence eden veya acımasız ve zalimce muamelede bulunan kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. "İşkence" kavramı kanunda tanımlanmamış olsa da, doktrin ve içtihatlarda hayvanın bedensel veya ruhsal acı çekmesine neden olan, süreklilik arz eden veya yoğunluğu yüksek saldırgan fiiller bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Suç Tipi (5199 m. 28/A) Ceza Miktarı Muhakeme Şartı Şikayetçi / Başvurucu
Kasten Öldürme 6 Ay - 4 Yıl Hapis Bakanlık Başvurusu Tarım ve Orman Bakanlığı
İşkence / Kötü Muamele 6 Ay - 3 Yıl Hapis Bakanlık Başvurusu Tarım ve Orman Bakanlığı
Hayvan Dövüştürme 3 Ay - 2 Yıl Hapis/APC Genel Hükümler Resen / Şikayet
Cinsel Saldırı / Tecavüz 6 Ay - 3 Yıl Hapis Bakanlık Başvurusu Tarım ve Orman Bakanlığı

Editörün Notu: Tablodaki "Bakanlık Başvurusu" şartı, Anayasa Mahkemesi'nin 2022/36 sayılı kararı sonrası, suçun hayvanın sahibi tarafından işlenmesi durumunda mülkiyet hakkı gereği istisnaya uğramıştır.

"Hayvanları Koruma Kanunu’na adli cezaları düzenleyen 28/A maddesi eklenmiştir. Suç ve cezaya ilişkin anılan amir hükmün 8. fıkrası, cezai soruşturmanın usul ve esaslarını düzenlemektedir. Buna göre sahibi tarafından işlenen suçlar da dahil olmak üzere anılan 28/A maddesinde belirtilen suçların işlenmesi halinde soruşturma yapılması, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın il veya ilçe müdürlükleri tarafından Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazılı başvuruda bulunulmasına bağlı olacaktır... Ancak anılan 28/A maddesinin 8. fıkrasının ‘‘sahibi tarafından işlenen suçlar da dahil olmak üzere...’’ hükmünü havi birinci cümlesi, Anayasa’ya aykırıdır."

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararı - Esas No: 2021/97 - Karar No: 2022/36

Belgeyi Gör

Soruşturma Usulü ve Muhakeme Şartı Olarak Bakanlık Başvurusu

5199 sayılı Kanun m. 28/A fıkra 8 uyarınca, bu maddede düzenlenen suçların soruşturulması Tarım ve Orman Bakanlığı’nın il veya ilçe müdürlükleri tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak "yazılı başvuruya" bağlanmıştır. Bu başvuru, teknik anlamda bir muhakeme şartıdır (dava şartı). Başvuru yapılmadan açılan davalarda mahkemece durma kararı verilerek başvurunun tamamlanması beklenmelidir.

Muhakeme şartı olan yazılı başvuru usulünü temsil eden resmi evraklar.

Ancak, kanun koyucunun bu sınırlamasına Anayasa Mahkemesi müdahale etmiştir. 2022/36 sayılı karar ile "sahibi tarafından işlenen suçlar" yönünden Bakanlık başvurusunun zorunlu tutulması iptal edilmiştir. Bu durum, hayvan sahibinin kendi hayvanına işkence etmesi veya onu öldürmesi halinde soruşturmanın genel hükümlere göre (resen veya ihbarla) yürütüleceği anlamına gelmektedir. Sahipsiz hayvanlara yönelik suçlarda ise Bakanlık başvuru şartı halen geçerliliğini korumaktadır.

Suçüstü Halinde Soruşturma Usulü

Madde 28/A-8'in üçüncü cümlesi açık bir istisna getirmektedir: "Suçüstü halinde ise soruşturma genel hükümlere göre yapılır." Bu hüküm uyarınca, failin eylemi gerçekleştirirken yakalanması durumunda Bakanlık başvurusu beklenmeksizin kolluk ve savcılık makamları derhal soruşturma işlemlerini (ifade alma, gözaltı vb.) başlatabilir.

Üçüncü Kişiler Tarafından Sahipli Hayvana Karşı İşlenen Suçlar

Eğer suç, bir başkasına ait hayvana karşı işlenmişse, m. 28/A-8'in son cümlesi uyarınca hayvan sahibinin şikayeti üzerine de soruşturma yapılabilir. Burada Bakanlık başvurusu ile sahibin şikayeti arasında paralel bir yetki söz konusudur. Sahibin şikayeti, Bakanlık başvurusunun eksikliğini giderebilmektedir.

Hayvan Öldürme Suçunda Haksız Tahrik İndirimi ve Yargıtay'ın Katı Sınırları

Ceza yargılamasında en sık karşılaşılan savunma mekanizmalarından biri TCK m. 29 kapsamında haksız tahrik hükümleridir. Sanıklar genellikle hayvanın kendilerine saldırdığını, mülklerine zarar verdiğini veya tarım ürünlerini yediğini iddia ederek indirim talep etmektedir. Ancak Yargıtay, hayvanların içgüdüsel hareketlerinin fail üzerinde "haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elem" oluşturmayacağı görüşündedir.

Özellikle büyükbaş veya küçükbaş hayvanların başkasının tarlasına girmesi veya otlarını yemesi, hayvanın sahibinin kusuru olsa dahi, hayvana yönelik şiddeti meşru kılan bir tahrik unsuru olarak kabul edilmemektedir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2024 tarihli kararı bu konudaki güncel ve sert duruşu özetlemektedir:

"Katılanın ineğinin sanığın hayvanlarına ait otları yediği gerekçesiyle haksız tahrik koşulları oluşmadığı hâlde, sanığın cezasından TCK’nın 29. maddesi uyarınca indirim yapılması... Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA..."

Kaynak: Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/12954 - Karar No: 2024/3835

Belgeyi Gör

Uzlaştırma Müessesesinin Uygulanabilirliği ve 5199 m. 28/A Engel Analizi

Mülga TCK m. 151/2 döneminde "mala zarar verme" suçu kapsamında kalan sahipli hayvan öldürme eylemi, 02.12.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun değişikliği ile uzlaşma kapsamına alınmıştır. Ancak, 5199 sayılı Kanun m. 28/A ile düzenlenen suçlar, CMK m. 253'te sayılan uzlaşmaya tabi suçlar listesinde yer almamaktadır. Ayrıca, bu suçlar kamu sağlığı ve çevre bilinci ile ilişkilendirildiğinden, şikayete bağlı olsalar dahi uzlaşma kapsamında değerlendirilmemeleri gerektiği baskın görüş haline gelmiştir.

Uygulamada, suç tarihi 2021 öncesi olan ve TCK 151/2'den yargılanan sanıklar için uzlaştırma işlemi yapılması zorunludur. Ancak suç tarihi 14.07.2021 sonrası ise, eylem 5199 m. 28/A kapsamında kalacağından uzlaştırma hükümleri uygulanmayacaktır. Bu durum, sanık aleyhine bir usuli sonuç doğursa da kanun koyucunun hayvan haklarını koruma iradesinin bir yansımasıdır.

Uzlaşmaya Engel Olan "Birlikte İşlenen Suç" Kuralı

CMK m. 253/3 uyarınca, uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi halinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Örneğin, fail mağduru sopa ile yaralarken (TCK 86/3-e silahla yaralama - uzlaşmaya tabi değil) aynı zamanda mağdurun köpeğini de öldürmüşse, hayvan öldürme suçu (TCK 151/2 döneminde dahi) uzlaşma dışı kalacaktır.

5199 m. 28/A'da Uzlaşma Tartışmaları

5199 sayılı Kanun'un 28/A maddesinde yer alan suçların niteliği gereği "şahsa karşı suç" mu yoksa "topluma karşı suç" mu olduğu tartışmalıdır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, suç tarihi itibarıyla lehe olan hükmü belirlerken uzlaşma imkanını da dikkate almaktadır. Eğer eski kanun uzlaşma yoluyla davanın düşmesini sağlıyorsa, bu durum sanık lehine bir "hukuki sonuç" olarak kabul edilmelidir.

Suçun Nitelikli Halleri: Mesleki Görev ve Birden Fazla Hayvana Karşı İşleme

5199 sayılı Kanun m. 28/A'nın son fıkraları, suçun belirli kişiler tarafından veya belirli bir yoğunlukta işlenmesini ağırlaştırıcı neden olarak düzenlemiştir. Bu artırım oranları, failin hayvana karşı koruma veya bakım yükümlülüğünün bulunduğu durumlarda hukuki sadakat borcuna aykırılığı cezalandırmaktadır.

  • Mesleki Nitelik: Suçun veteriner hekim, veteriner sağlık teknisyeni veya hayvanları korumakla görevlendirilen kişiler tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır (m. 28/A-5).
  • Birden Fazla Hayvan: Suçun birden fazla hayvana karşı aynı anda (tek bir fiil ile) işlenmesi durumunda ceza yarı oranında artırılır (m. 28/A-4). Bu hüküm, TCK m. 43'teki zincirleme suç hükümlerinden farklı olarak "aynı anda" olma kriterine dayanmaktadır.

El Koyma ve Hayvanın Koruma Altına Alınması Tedbiri

5199 sayılı Kanun m. 24 ve m. 28/A-9 hükümleri uyarınca, suçun konusu olan hayvanlara el konulması mümkündür. Özellikle işkenceye veya kötü muameleye maruz kalan kedi ve köpekler, Bakanlıkça uygun görülen diğer hayvanlarla birlikte koruma altına alınır.

Bu tedbir süreci şu adımları izler: 1. Tespit: Kolluk veya Bakanlık görevlileri suçun işlendiğini tespit eder. 2. El Koyma: Hayvana mülkiyet durumuna bakılmaksızın el konulur. 3. Nakil: Hayvan, bakımevi bulunan en yakın belediye bünyesindeki barınağa götürülür. 4. Mülkiyetin Geçişi: Mahkumiyet kararı ile birlikte hayvanın failin mülkiyetinde kalması kamu vicdanı ve hayvanın can güvenliği açısından risk oluşturduğundan, mülkiyetin sona erdirilmesi ve hayvanın sahiplendirilmesi gündeme gelir.

Hayvan Dövüştürme Suçunda Seçimlik Cezalar ve Hukuki Nitelendirme

5199 m. 28/A-3 uyarınca hayvanları dövüştüren kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suç tipinde cezanın hapis veya para cezası olarak seçilmesi hakimin takdirindedir. Ancak eylemin organize bir suç faaliyeti çerçevesinde işlenmesi durumunda adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşması ve hapis cezasının tercih edilmesi yargı pratiğinde gözlemlenmektedir.

Hayvan dövüştürme suçunda dikkat edilmesi gereken istisna, 5199 m. 11/2 uyarınca "folklorik amaca yönelik, şiddet içermeyen geleneksel gösteriler"dir. Ancak bu gösterilerin de Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan izinli olması ve hayvanın sağlığına zarar verecek nitelikte olmaması şarttır. İzin alınmaksızın yapılan her türlü dövüş, doğrudan adli suç teşkil eder.

Uygulama Notu: İspat Araçları ve Delillerin Hukuki Değerlendirmesi

Hayvana karşı işlenen suçlarda delillendirme süreci, genellikle görgü tanıkları ve dijital kayıtlara dayanmaktadır. Adli tıp raporu (veteriner hekim bilirkişi raporu), ölümün veya yaralanmanın nedenini (zehirlenme, darp, ateşli silah vb.) netleştirmek adına zorunludur.

Hayvan hakları davalarında kullanılan teknik delil ve raporlama araçları.

  • Kamera Kayıtları: Suç mahallini gören MOBESE veya özel işyeri kameraları en güçlü delildir.
  • Tanık Beyanları: Özellikle hayvanın sahibi veya mahalle sakinlerinin beyanları, failin "kastını" (hayvanı bilerek mi hedef aldığı yoksa korkutma amaçlı mı hareket ettiği) aydınlatmada kritiktir.
  • Nekropsi Raporu: Hayvanın ölümünden sonra yapılan otopsi (nekropsi), failin iddialarını (örneğin: "sadece bir kez vurdum") çürütmekte veya doğrulamaktadır. İşkence suçunda, vücuttaki yara izlerinin zamanı ve oluşum şekli bu raporla sabitlenir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Kendi sahipli hayvanını öldüren kişi hakkında dava açılabilir mi? Evet. 5199 m. 28/A uyarınca evcil veya ev hayvanını öldürmek suçtur. Anayasa Mahkemesi'nin 2022/36 sayılı kararı sonrası, kişi kendi hayvanını öldürdüğünde Tarım ve Orman Bakanlığı'nın başvurusu beklenmeksizin doğrudan kamu davası açılabilmektedir.

2. Sokak köpeğini kasten öldüren failin cezası ertelenebilir mi? TCK m. 51 uyarınca iki yıl veya daha az süreli hapis cezaları ertelenebilir. 5199 m. 28/A-1'de alt sınır 6 aydır. Eğer mahkeme hapis cezasını 2 yılın altında belirlerse ve failin daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti yoksa erteleme veya Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi ihtimal dahilindedir.

3. Birine ait ineği tüfekle öldürmek hangi suç kapsamına girer? Eğer ineğin mülkiyet sahibi belliyse ve eylem "evcil hayvan" tanımına giriyorsa 5199 m. 28/A uygulanır. Ancak suç tarihi 14.07.2021 öncesi ise, TCK m. 151/2 uyarınca "mala zarar verme" suçu oluşur. İneklerin evcil hayvan statüsü tartışmasızdır.

4. Hayvanın tarla mahsulüne zarar vermesi öldürmeyi hukuka uygun kılar mı? Hayır. Türk Ceza Kanunu'ndaki meşru müdafaa hükümleri insana yönelik saldırılarda geçerlidir. Hayvanın mala zarar vermesi, TCK m. 25 (Zorunluluk Hali) kapsamında değerlendirilebilir ancak bu durumun oluşması için failin veya bir başkasının canına yönelik o anki ağır bir tehlikenin bulunması gerekir. Tarla mahsulü gibi malvarlığı değerlerini korumak için hayvan öldürmek zorunluluk hali oluşturmaz ve haksız tahrik indirimi de Yargıtay tarafından reddedilmektedir.

Kaynakça

  • 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
  • Anayasa Mahkemesi Kararı - Esas No: 2021/97 - Karar No: 2022/36
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/1614 - Karar No: 2022/15219
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/12954 - Karar No: 2024/3835
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi - Esas No: 2021/2000 - Karar No: 2021/17377
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi - Esas No: 2012/6123 - Karar No: 2012/41089

Yasal Uyarı: Bu makale, 2026 yılı güncel mevzuat ve içtihatları çerçevesinde profesyonel hukukçular için genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Somut olayın kendine has özellikleri, zamanaşımı süreleri ve usul kuralları davanın seyrini değiştirebilir. Bu metin hukuki danışmanlık yerine geçmez; yasal süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önerilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: