Radyasyon Yayma Suçu ve Nükleer Düzenleme Mevzuatının Cezai Sorumluluk Rejimi
Kamu Güvenliği ve Kamu Barışı SuçlarıYazar: EmsalDava Editör Ekibi

Radyasyon Yayma Suçu ve Nükleer Düzenleme Mevzuatının Cezai Sorumluluk Rejimi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 172. maddesinde düzenlenen radyasyon yayma suçu, somut tehlike suçu mahiyetinde olup; nükleer maddelerin izinsiz bulundurulması ve ticaretiyle olan içtima ilişkisi, 7381 sayılı Kanun kapsamındaki özel hükümlerle birlikte değerlendirilmelidir.

Radyasyon Yayma Suçunun Hukuki Mahiyeti ve Korunan Hukuki Değer

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 172. maddesinde düzenlenen radyasyon yayma suçu, kamu güvenliğine karşı suçlar bölümünde, genel tehlike yaratan suçlar kategorisinde yer almaktadır. Bu suçun temel amacı, kişilerin hayatını, sağlığını ve çevre değerlerini iyonlaştırıcı radyasyonun yıkıcı etkilerinden korumaktır. Suçun oluşması için bir zarar doğması şart olmayıp, belirsiz sayıda kişinin sağlığının bozulması veya çevrenin zarar görmesi tehlikesinin ortaya çıkması yeterlidir.

Hukuki doktrin ve yargı pratiği, bu suçu bir "somut tehlike suçu" olarak nitelendirmektedir. Madde metninde yer alan "belirsiz sayıda kişilerin sağlığını bozmak amacıyla" ifadesi, suçun manevi unsurunun özel bir amaç (saik) ile donatıldığını göstermektedir. Ancak 172. maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen ağırlaştırılmış hal, radyasyonun belirsiz sayıda kişinin sağlığını bozacak şekilde yayılmasını cezalandırırken, burada neticenin gerçekleşmiş olması aranmaktadır.

"Aynı neviden fikri içtimanın şartlarını, hareket ya da fiilin hukuki anlamda tek olması, tek fiille birden fazla aynı suçun işlenmiş olması, suç mağdurlarının farklı olması, işlenen suçun 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen suçlardan olmaması, suç tipinde özel olarak aynı neviden fikri içtima hükmüne yer verilmemesi şeklinde belirlemek mümkündür. Farklı neviden fikri içtima ise 5237 sayılı Kanunun 44. maddesinde; '(1) İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır' şeklinde düzenlenmiştir."

Kaynak: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Esas No: 2019/1908 - Karar No: 2019/3880

Belgeyi Gör: 1. Ceza Dairesi 2019/1908 E. , 2019/3880 K.

TCK 172 Kapsamında Radyasyon Yayma Eyleminin Maddi Unsurları

Radyasyon yayma suçunun maddi unsuru, iyonlaştırıcı radyasyonun bilerek ve isteyerek çevreye veya kişilere yöneltilmesidir. Kanun koyucu, suçun işleniş biçimini "radyasyona tabi tutmak" olarak belirlemiştir. Bu eylem, radyoaktif maddelerin sızdırılması, bir cihaz vasıtasıyla ışınlama yapılması veya radyoaktif atıkların usulsüz şekilde terk edilmesi şeklinde tezahür edebilir.

Radyasyon yayma suçu teknik kanıt raporu görseli

Radyasyona Tabi Tutma Fiilinin Kapsamı

Radyasyona tabi tutma eylemi, hem doğrudan bir kişiye yönelik olabilir hem de çevresel bir kirlilik yaratarak dolaylı yoldan genel bir tehlike oluşturabilir. Suçun oluşması için kullanılan kaynağın "iyonlaştırıcı radyasyon" yayma kapasitesine sahip olması zorunludur. Manyetik alanlar veya iyonlaştırıcı olmayan radyasyon türleri (örneğin düşük frekanslı radyo dalgaları) kural olarak bu madde kapsamında değerlendirilmez; bu tür eylemler somut olayın özelliklerine göre TCK m. 181 (Çevrenin kasten kirletilmesi) kapsamında kalabilir.

Mağdur Kavramı ve Belirsiz Sayıda Kişi Unsuru

TCK 172/1 uyarınca suçun mağduru "belirsiz sayıda kişi"dir. Eğer fail, sadece belirli bir kişiyi hedef alarak onu radyasyona tabi tutarsa, eylem TCK 172 kapsamından çıkarak kasten yaralama (m. 86) veya kasten öldürmeye teşebbüs (m. 81) suçlarını oluşturabilir. Buradaki "belirsizlik", tehlikenin yayılma potansiyelinin kontrol edilemezliğini ve etki alanındaki kişilerin önceden tefrik edilememesini ifade eder.

Radyoaktif Maddelerin İzinsiz Bulundurulması ve Nakledilmesi (TCK 174)

Radyasyon yayma suçu ile sıkça karıştırılan ancak bağımsız bir suç tipi olan TCK 174, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması, imal edilmesi veya nakledilmesini cezalandırır. Radyasyon yayma suçu bir "yayma/etki altına alma" fiiliyken, m. 174 bir "hazırlık/bulundurma" suçudur.

"Yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın, patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeyi imal, ithal veya ihraç eden, ülke içinde bir yerden diğer bir yere nakleden, muhafaza eden, satan, satın alan veya işleyen kişi, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır."

Kaynak: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu m. 174/1

Belgeyi Gör: TÜRK CEZA KANUNU

Bu madde kapsamında, radyoaktif maddenin miktarının "önemsiz" olup olmadığı ceza miktarını doğrudan etkiler. TCK 174/3 uyarınca, önemsiz tür ve miktardaki maddeler için bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Ancak nükleer maddeler söz konusu olduğunda "önemsiz miktar" kriterinin dar yorumlanması yargı eğilimi gereğidir.

Nükleer Düzenleme Kanunu (7381) Kapsamındaki Özel Ceza Hükümleri

2022 yılında yürürlüğe giren 7381 sayılı Nükleer Düzenleme Kanunu, TCK'daki genel hükümlere nazaran "lex specialis" (özel kanun) niteliğindedir. Bu kanun, nükleer tesisler ve radyasyon tesislerine yönelik spesifik eylemleri çok daha ağır yaptırımlara bağlamıştır. Özellikle tesislerin sabote edilmesi veya nükleer silah imalatı gibi eylemler bu kanun kapsamında müebbet hapse varan sonuçlar doğurabilir.

Sabotaj ve Yetkisiz Müdahale Suçları

7381 sayılı Kanun m. 24, nükleer maddelere veya tesislere yönelik yetkisiz müdahaleleri, saldırıları ve sabotaj eylemlerini düzenler. Bu maddede yer alan suçlar, TCK 172'deki genel tehlike suçundan farklı olarak, stratejik altyapıya yönelik saldırıları da cezalandırma amacı güder.

"Nükleer tesisler, radyasyon tesisleri, radyoaktif atık tesisleri ile nükleer madde, radyoaktif kaynak veya radyoaktif atıklara ilişkin yazılımlara yetkisiz müdahalede bulunan, saldıran, zarar veren veya bunları sabote eden kişiler üç yıldan on yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır."

Kaynak: 7381 Sayılı Nükleer Düzenleme Kanunu m. 24/1-f

Belgeyi Gör: NÜKLEER DÜZENLEME KANUNU

Nükleer Silah ve Radyolojik Silah İmalatı

Kanun koyucu, radyoaktif maddelerin silah olarak kullanılmasını en ağır yaptırıma tabi tutmuştur. 7381 sayılı Kanun m. 24/1-ğ uyarınca, bu amaçla madde bulundurmak dahi yirmi beş yıldan otuz yıla kadar hapis cezası gerektirir. Bu hüküm, TCK 174'teki "tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması" suçunun nükleer silah bağlamındaki özel ve ağırlaştırılmış halidir.

Radyasyon Güvenliği ve İdari Yaptırımların Ceza Yargılamasına Etkisi

Radyasyon yayan bir faaliyetin hukuka uygunluğu, Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) tarafından verilen izin ve lisanslara bağlıdır. Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği ve ilgili alt mevzuat, doz sınırlarını ve güvenlik standartlarını belirler. Bu standartların ihlali, kasten radyasyon yayma suçunun değil, somut olayın şartlarına göre taksirle yaralama veya çevrenin taksirle kirletilmesi suçlarının öncülü olabilir.

Doz Sınırlarının Aşılması ve Bildirim Yükümlülüğü

Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği m. 13/10, kişisel dozimetre sonuçlarında belirlenen sınırların aşılması durumunda yapılacak işlemleri düzenler. Bir sağlık kuruluşunda çalışan personelin doz sınırlarının üzerinde radyasyona maruz kalması, iş sağlığı ve güvenliği ihlali yanında, ihmali davranışla işlenen bir suçun (TCK 172/1'deki amacın varlığı halinde) veya taksirli bir eylemin delili olabilir.

"Kişisel dozimetre sonuçlarında aylık 2 mSv değerinin aşılması durumunda merkez sorumlusu ve radyasyondan korunma sorumlusu sorunun kaynağını inceleyip değerlendirir, varsa eksiklik ve aksaklıkların düzeltilmesi için gerekli tedbirleri alır ve NDK mevzuatı kapsamında işlem yapılır."

Kaynak: Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği m. 13/10

Belgeyi Gör: RADYOLOJİ HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ

İdari Para Cezaları ve Kabahatler

NDK İdari Yaptırımlar Yönetmeliği uyarınca, lisans koşullarına aykırı hareket eden tesislere ağır idari para cezaları uygulanır. Ceza yargılaması bakımından bu idari yaptırımlar, failin "kusur" durumunun tayininde referans noktası teşkil eder. Bir tesisin defalarca idari yaptırıma maruz kalmasına rağmen güvenlik açıklarını gidermemesi, "olası kast" (dolus eventualis) değerlendirmesinde mahkemelerce dikkate alınmaktadır.

Fikri İçtima ve Suçların Birleşmesi Sorunsalı

Radyasyon yayma eylemi sırasında birden fazla suçun oluşması durumunda TCK m. 43 (Zincirleme suç) ve m. 44 (Fikri içtima) hükümleri devreye girer. Yargıtay uygulamasına göre, failin tek bir fiiliyle hem radyasyon yayması hem de mülkiyete zarar vermesi durumunda, farklı neviden fikri içtima gereği en ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulmalıdır.

TCK ve Nükleer Düzenleme Kanunu karşılaştırmalı analiz görseli

Suç Tipi Kanun Maddesi Korunan Değer İçtima Durumu
Radyasyon Yayma TCK 172 Kamu Sağlığı / Çevre Kendi içinde özel içtima (172/2)
Tehlikeli Madde Bulundurma TCK 174 Kamu Güvenliği Radyasyon yaymanın hazırlığı ise içtima edebilir
Sabotaj (Nükleer Tesis) 7381 S.K. m. 24 Milli Güvenlik / Enerji Arzı Özel kanun gereği öncelikli uygulanır
Çevrenin Kirlenmesi TCK 181/182 Ekolojik Denge Radyasyon yayma ile fikri içtima ilişkisi kurulur

Editörün Notu: Radyasyon yayma suçu (TCK 172/2), belirsiz sayıda kişinin sağlığının bozulması neticesini içerdiği için, mağdur sayısınca ayrı ceza verilmesini engelleyen özel bir içtima kuralı barındırır. Ancak kişi ölürse, kasten öldürme hükümleriyle gerçek içtima kuralları uygulanabilir.

Radyoaktif Maddelerin Taşınması ve Havayolu Güvenliği

Radyoaktif maddelerin nakliyesi, yüksek riskli bir faaliyet olması sebebiyle çok sıkı usullere bağlanmıştır. Tehlikeli Maddelerin Havayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik, göndericiden taşıyıcıya kadar her kademedeki sorumluluğu belirler. Bu kuralların ihlali sonucu bir radyoaktif sızıntı meydana gelmesi, TCK 174 kapsamında cezai sorumluluğu tetikleyeceği gibi, sızıntının bilerek gizlenmesi TCK 172'deki "yayma" fiilinin ihmali suretiyle icrasına neden olabilir.

"Radyoaktif madde taşınırken, taşınan radyoaktif maddeden kaynaklanan veya bu maddenin karıştığı/karışabileceği herhangi bir acil durum halinin meydana gelmesi veya acil durum emarelerinin fark edilmesi halinde söz konusu durumun sırasıyla göndericiye, ilgili otoritelere ve İdareye ivedi olarak bildirilmesinden... sorumludur."

Kaynak: Tehlikeli Maddelerin Havayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik m. 21/n

Belgeyi Gör: TEHLİKELİ MADDELERİN HAVAYOLUYLA TAŞINMASI HAKKINDA YÖNETMELİK

Taşıma sırasında meydana gelen kazalarda, personelin eğitimi (Radyoaktif Maddenin Güvenli Taşınması Yönetmeliği m. 7) ve acil durum planlarının varlığı, taksir-kast ayrımında kilit rol oynar. Gerekli eğitimi almamış personelin tehlikeli madde sevkiyatında görevlendirilmesi, kurum yetkilileri için "taksirle genel tehlikeye sebebiyet verme" suçunu oluşturabilir.

İspat Hukuku ve Bilimsel Delillerin Değerlendirilmesi

Radyasyon yayma suçlarında ispat, tamamen teknik ve bilimsel verilere dayanır. Mahkemenin, sanığın eyleminin "radyasyona tabi tutma" olup olmadığını ve bu eylemin "belirsiz sayıda kişinin sağlığını bozmaya elverişli" olup olmadığını saptaması için bilirkişi raporu alması zorunludur.

Radyasyon ölçümü ve bilirkişi incelemesi canlandırması

  1. Ölçüm Kayıtları: Tesislerdeki alan izleme cihazları ve kişisel dozimetre kayıtları (Radyasyon Tesisleri Yönetmeliği m. 33) temel delildir.
  2. NDK Denetim Raporları: Kurumun yaptığı rutin veya baskın denetimlerde tutulan tutanaklar, resmi belge niteliğinde olup suçun maddi unsurunu kanıtlamaya yarar.
  3. Sağlık Raporları: Eğer TCK 172/2 kapsamında bir sağlık bozulması iddiası varsa, Adli Tıp Kurumu'nun radyasyon maruziyeti ile sağlık sorunu arasındaki illiyet bağını kurması gerekir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında vurgulandığı üzere, delillerin eksik toplanması veya suçun işlendiği yerin (locus delicti) niteliğinin tam olarak saptanmaması bozma nedenidir. Örneğin, bir barakadaki hırsızlık eylemiyle ilgili 13. Ceza Dairesi'nin (Kaynak 19) vurguladığı üzere, suçun işlendiği yerin fiziki özellikleri, suçun nitelendirilmesini doğrudan etkiler; bu durum radyasyon yayan cihazın bulunduğu alanın "radyasyon alanı" olup olmaması bakımından da geçerlidir.

TCK 172 Uygulamasında "Amaç" Unsurunun İspatı

TCK 172/1'de yer alan "belirsiz sayıda kişilerin sağlığını bozmak amacıyla" ibaresi, failin kastının ötesinde özel bir saiki işaret eder. Pratik uygulamada failin bu amacı taşıyıp taşımadığı şu kriterlerle analiz edilir:

  • Maruziyet Süresi ve Şiddeti: Çok yüksek dozda radyasyonun, insanların yoğun bulunduğu bir alana bilerek yöneltilmesi, amacın varlığına karine teşkil eder.
  • Gizleme Çabası: Radyoaktif kaynağın, fark edilmesi imkansız bir yere (örneğin bir kamu binasının havalandırmasına) saklanması suç işleme iradesini somutlaştırır.
  • Failin Mesleki Bilgisi: Bir radyoloji teknisyeni veya nükleer fizikçinin, radyasyonun etkilerini bilerek güvenlik bariyerlerini devre dışı bırakması, genel bir vatandaşa göre kastın yoğunluğunu artırır.

"Failin mağduru birden fazla yumruk ve tekme vurmak suretiyle yaralaması... ortaya konulan bu davranışlar suçun kanuni tanımında yer alan hukuki anlamdaki 'tek bir fiili' oluşturmaktadır... Bazı suç tiplerinde ise, kanundaki tanımda belirtilen birbirinin alternatifi olan birden fazla hareketin gerçekleştirilmesiyle suç işlenebilmektedir."

Kaynak: Yargıtay 13. Ceza Dairesi - Esas No: 2019/8219 - Karar No: 2019/19097 (Muhalefet Şerhi)

Belgeyi Gör: 13. Ceza Dairesi 2019/8219 E. , 2019/19097 K.

Radyasyon Tesislerinde Acil Durum Yönetimi ve Cezai Sorumluluk

Radyasyon Tesislerine ve Radyasyon Uygulamalarına İlişkin Yetkilendirmeler Yönetmeliği m. 32 uyarınca, her tesisin bir "Radyasyon Acil Durum Planı" olması ve bu planın güncel tutulması zorunludur. Bir kaza anında bu planın uygulanmaması veya planın hiç yapılmamış olması, sorumlular (lisans sahibi ve radyasyondan korunma sorumlusu) açısından "ihmali davranışla genel tehlike yaratma" suçunun zeminini hazırlar.

Acil durum yönetimi sadece teknik bir zorunluluk değil, aynı zamanda cezai sorumluluğun sınırlarını çizen bir "özen yükümlülüğü"dür. Planın tatbikatlarla sınanmaması ve personelin eğitilmemesi (Radyoaktif Maddenin Güvenli Taşınması Yönetmeliği m. 7), olası bir sızıntıda taksirin yoğunluğunu belirleyen temel unsurlardır.

Uygulama Notu: Savunma ve İddia Stratejileri

Radyasyon yayma suçuyla ilgili bir dosyada savunma veya iddia makamı, mevzuat hiyerarşisini ve teknik sınır değerleri merkezine almalıdır.

  • Cihazın Niteliği: Suça konu edilen cihazın iyonlaştırıcı radyasyon yayıp yaymadığı TAEK/NDK raporuyla kesinleştirilmelidir. Lazer veya kızılötesi cihazlarla işlenen eylemler bu suçun konusunu oluşturmaz.
  • Süreklilik Arz Etmeyen Durumlar: Kazara meydana gelen ve anında müdahale edilen sızıntılarda, "yayma" fiilinin sürekliliği ve "sağlık bozma amacı" sorgulanmalıdır.
  • Yetki Belgeleri: Sanığın faaliyeti yürütmek için gerekli lisanslara sahip olup olmadığı, TCK 174 (İzinsiz bulundurma) suçunun oluşup oluşmadığını belirler.

Uygulama Notu: Mahkemeler genellikle nükleer/radyoaktif maddelerle ilgili davalarda NDK'dan teknik görüş (mütalaa) sormaktadır. Bu görüş, suçun maddi unsurlarının (tehlikenin boyutu, maddenin türü) sübutu açısından bağlayıcıya yakın bir etkiye sahiptir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Bir hastanedeki röntgen cihazının güvenlik kapısının açık unutulması TCK 172 suçunu oluşturur mu?
Hayır, TCK 172 kasten işlenen bir suçtur ve "belirsiz sayıda kişinin sağlığını bozma amacı" aranır. Kapının açık unutulması, bir ihmaldir ve eğer bir zarar doğmamışsa idari yaptırıma tabidir. Bir zarar (yaralanma) doğmuşsa, somut olayın özelliklerine göre "taksirle yaralama" suçu gündeme gelebilir.

2. Radyoaktif madde içeren bir parça yolda düşürülürse hangi suç oluşur?
Eğer bu madde yetkisiz makamlardan izinsiz taşınıyorsa TCK 174 (Tehlikeli maddelerin izinsiz nakli) oluşur. Eğer taşıma izinliyse ancak dikkatsizlik sonucu düşürülmüşse, bu durum TCK 173'teki "Radyasyon yayma suçunun taksirle işlenmesi" kapsamında (eğer böyle bir fıkra mevcutsa veya genel taksirli suçlar kapsamında) değerlendirilir. Ancak TCK 172'de taksirli hal ayrıca düzenlenmediğinden, eylem TCK 170 (Genel tehlikeyi taksirle yaratma) kapsamında kalabilir.

3. Evinde antika saatlerdeki radyum boyasını kazıyıp toplayan kişi cezalandırılır mı?
Burada "önemsiz miktar" kriteri devreye girer. TCK 174/3 uyarınca, radyoaktif maddenin türü ve miktarı tehlike yaratmayacak kadar az ise (örneğin sadece birkaç saatteki boya), ceza bir yıla kadar hapis olup çoğu zaman seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya HAGB kararı verilebilir.

4. Radyasyon yayma suçu ile çevrenin kasten kirletilmesi suçları arasındaki fark nedir?
Radyasyon yayma (TCK 172) özel bir suç tipidir ve sadece iyonlaştırıcı radyasyonun yayılmasını kapsar. Çevrenin kirletilmesi (TCK 181) ise atık veya artıkların çevreye bırakılmasıyla ilgilidir. Radyoaktif atıkların toprağa gömülmesi durumunda, özel hüküm olması sebebiyle TCK 172 veya 7381 Sayılı Kanun hükümleri uygulanır.

Kaynakça

  • 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 172, 174, 43, 44).
  • 7381 Sayılı Nükleer Düzenleme Kanunu.
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Esas No: 2019/1908, Karar No: 2019/3880.
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi, Esas No: 2019/8219, Karar No: 2019/19097.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2018/142, Karar No: 2020/329.
  • Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği (RG: 24/03/2000 - 23999).
  • Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği (RG: 25/07/2021 - 31542).
  • Tehlikeli Maddelerin Havayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik.
  • Nükleer Düzenleme Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği.

Yasal Uyarı: Bu makale, 2026 yılı güncel mevzuatı ve yargı içtihatları çerçevesinde profesyonel hukukçular için hazırlanmış teknik bir analizdir. Metinde yer alan bilgiler genel mahiyette olup, somut olayın özelliklerine göre hukuki sonuçlar değişkenlik gösterebilir. Bu içerik hukuki danışmanlık yerine geçmez; spesifik uyuşmazlıklarda ilgili mevzuatın ve güncel yargı kararlarının titizlikle incelenmesi önerilir.

Ana Kategori Rehberi

Bu konunun genel çerçevesi için Ceza Hukuku Genel Rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş: